x
11 Eylül 2017- Deloitte, 26. Futbol finans raporu, "Annual Review of Football Finance, 2017" yi yayınladı. Rapora göre, Avrupa Futbol piyasasının büyüklüğü 24.6 Milyar Euro'ya ulaştı. Avrupa'nın en fazla kazanan ligi ise 4.8 Milyar Euro... 31 Ağustos 2017-  Barcelona Neymar Jr’dan boşalan 11 numaraya, Borussia Dortmund’dan bonuslarla birlikte yaklaşık 150 milyon Euro’ya Ousmane Dembele'yi transfer etti. 27 Ağustos 2017- Beşiktaş Kulübü'nün Divan Kurulu toplantısında toplam borcunun 1 milyar 766 milyon 209 bin 342 TL olduğu açıklandı. 5 Ağustoa 2018- Fransız PSG kulübü, tarihin en yüksek maliyetli transferini gerçekleştirdi. PSG 220 Milyon Euro bedelle Barça'nın yıldızı Neymar'ı transfer etti. 20 Temmuz 2017- İspanyol Futbol federasyonu başkanı Angel Maria Villar, polisin federasyona ilişkin yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı. 3 Temmuz 2017- FIFA Konfederasyon Kupası'nı Şili'yi 1-0 yenen Almanya kazandı. 4 Haziran 2017- Juventus'u Gallerin başkenti Cardiff'te 4-1 yenen Real Madrid, 2016-17 sezonunun Şampiyonlar Ligi Kupasını kazandı. 1 Haziran 2017- Normal süresi 0-0 biten Ziraat Bankası Türkiye Kupası'nı penaltılarla rakibi Başakşehirspor'u 4-1 yenen Konyaspor kazandı.  29 Mayıs 2017- Beşiktaş Lig'in bitimine bir hafta kala Süper Lig'de 15.Şampiyonluğuna ulaştı. 23 Mayıs 2017- Futbolun kurumsal ve yönetsel gelişimine çok büyük emek veren, futbolekonomi'nin kurucularından Doç.Dr.Kutlu Merih'i kaybettik. Başımız sağ olsun....
Futbol Ekonomisi

 

futbol ekonomisi 

Tuğrul Akşar ve Kutlu Merih'in yazdığı kitap tüm kitapçılarda

 
Futbol Yönetimi

futbol-yonetimi

 Hak ettiği ve gerektiği gibi yönetilemeyen futbol sektörünün içinde bulunduğu sorunlardan kurtulabilmesi için yeniden yapılanması gerekiyor.

 Bu kitapta futbolun yeniden yapılanmasına ilişkin alternatif çözüm yolları araştırılıyor. Bu kitap diğer kardeşleri olan "ENDÜSTRİYEL FUTBOL" ve "FUTBOL EKONOMİSİ" adlı kitapları

 

"Kurumsal Yönetişim" açısından tamamlıyor.  Burada futbol organlarının yeniden yapılanması yanında Avrupa Birliği organlarının çalışmaları sonunda oluşan "Futbolun Avrupalılaştırılması" olayı da bütün ayrıntıları ve resmi dökümanların Türkçeleri yardımı ile göz önüne seriliyor. Futbolu bir endüstriyel sektör olarak ciddiye alanların vazgeçemeyeceği bir başvuru kitabı olacağını öngörüyoruz.

 

Futbol nasıl yönetiliyor?
AHMET ÇAKIR
Çevrenizde futbolla ilgilenmeyen biri var mı? Kimimiz onun için çıldırıyor, kimimiz oynamayı, çoğumuz konuşmayı ölesiye seviyoruz. En azından onunla ilgili bitmez tükenmez tartışmalara zaman zaman kulak veriyor, kimileyin biz de katılıyoruz. Peki futbol hakkında gerçekte ne biliyoruz?

Hele futbolun ekonomisi, yönetimi denildiğinde peş peşe dizebileceğimiz kaç cümlemiz var dağarcığımızda? Galiba bizim futbolla ilişkimiz, İngilizlerin şu atasözüyle daha kolay açıklanabilir: İnsanlar bilmedikleri konularda daha çok konuşurlar... Üstelik bu eksiklerimizi gidermek için çırpınan insanlar varken...

Tuğrul Akşar ve Doç. Kutlu Merih adeta Türk futbolunun temel eserlerini yazmaya soyunmuş gibiler. Tabii ki bu iş 100 Temel Eser boyutuna kadar varacak değil ama bu kitaplarla yapılmaya çalışılan gerçekten son derece anlamlı ve önemli. Futbolun ve sporun dışındaki alanlarda da toplum olarak kitapla yoğun bir ilişki içinde olmadığımız biliniyor. Bu alanınsa özellikle bir çöl olduğunu söyleyebilmek olanaklıydı. Son yıllarda bu durum biraz değişti. Nitelik ve nicelik olarak yabana atılmayacak çalışmalar ortaya çıkmaya başladı.

Bu kapsamdaki en kapsamlı çalışmalarda Tuğrul Akşar’ın imzası var. Bu dizinin ilk kitabı Endüstriyel Futbol (2005) tek başına Akşar’ındı. Sonraki Futbol Ekonomisi kitabını Doç. Kutlu Merih ile birlikte yazdılar. Bu dizinin son kitabı Futbol Yönetimi adıyla yayımlandı. Akşar ve Merih, iktisatçı kökenlerinden de kaynaklanan bir durum olarak futbolun ekonomisiyle daha derinden ilgileniyorlar. Yalan yanlış bilinen ya da biliyormuş gibi görünmeye daha çok özen gösterilen bu alanda pek çok temel kavramı yerli yerine oturtmaya ve bunları öğretmeye çalışıyorlar.

Akşar ve Merih’in en ağırlıklı olarak üzerinde durdukları konu, futbol pastasının paylaşımındaki adaletsizlik. Biliyorsunuz, bugünkü en büyük gelir kalemi olan naklen yayın parası ağırlıklı olarak dört büyüklere gidiyor. Bu da var olan çarpık düzenin sürüp gitmesinde temel etken oluyor. Bu konuda yıllardır adil paylaşım için çaba gösteren ve bunun yolunu yöntemini anlatmaya çalışan Akşar-Merih’in vardığı nokta şu: “Bu durum Türk futbolu için kanayan bir yaradır. Futbol gelirlerinin adil paylaşımı belki de hiçbir zaman mümkün olmayacaktır. Ama rekabeti öldürmeyecek ve dengede rekabeti oluşturabilecek bir yapıyı kuramadığımız sürece Türk futbolunda rekabete ve kaliteye hasret kalacağımız görülüyor. Bu yapının oluşturulması, sadece lokal rekabeti getirmiyor, Avrupalı devlerle de baş edebilmenin yolu buradan geçiyor.”

Sağda solda bu rakamlar hep değişik şekilde çıktığından doğrusunun bilinmesi için şu bilgiyi aktarmakta yarar var: “2005-06 sezonu itibarıyla Süper Lig’in yaratmış olduğu yıllık futbol pastasının büyüklüğü 472 milyon dolar civarında. Ülkemizde profesyonel olarak 153 kulüp faaliyet gösteriyor. Bu kulüplere yapılan mahalli destekler de dikkate alındığında; Türk futbol pastasının büyüklüğü 600 milyon dolara ulaşıyor. Bu büyüklük 17,5 milyar dolarlık Avrupa futbol pastasının % 3’üne karşılık geliyor.”

Futbolumuzda sorunların bir türlü çözülmeyip biriktirildiği kitaptaki en önemli saptamalardan biri. Ne yazık ki bu sadece futbolla ilgili bir durum değil; biz toplum olarak sorunlarımızı çözmek yerine o sorunlarla birlikte çürümeyi yeğliyoruz. Kulüplerin dernekler yasasıyla yönetilmesinin olanaksızlığının çözümü gibi gösterilmeye çalışılan şirketleşme işinde yaşanan fiyaskolar da bu kitapta bir kez daha ele alınıyor.

Bugün ısrarla en iyi yönetilen kulüp olarak gösterilen Fenerbahçe’nin bile çok üzerinde durulan kurumlaşma yolunda nerede olduğu tartışmalı. Çünkü bu konuda da sürekli başkan Aziz Yıldırım’dan söz ediliyor. Bizdeki kurumlaşma da böyle çağdaş padişahlar üreterek oluyor galiba. Bu yolda atılan önemli adımlara karşın kulüplerin hala kişilere bağlı yönetim modelinden kurtulamadıkları biliniyor. Bunun da sonucu çok çarpıcı oluyor: O kulübün batışında çok ciddi payları olan kişiler kurtarıcı olarak da görülebiliyor... Son yıllarda hayatımıza daha çok giren FIFA’da neler olup bittiğine kitapta yer verilmesi benim için hoş bir sürpriz oldu. Bu konuda da bilmemiz gereken noktalar kitapta yer alıyor. Başkan Blatter’in insanı ürpertecek kadar çok olan kirli çamaşırları, Andrew Jennings’in Faul adlı kitabına göndermelerle zenginleştirilmiş... Taraftar ilişkilerinden Brezilya futbolunun dönüşümüne kadar aklınıza takılan bütün soruların yanıtları bu kitapta var.

 

 {jcomments on}

 
Futbolun Ekonomi Politiği
futbolun ekonomi politiği
futbolun-ekonomi-politigi
 

Tuğrul Akşar'ın  Futbola referans olacak kitaplarından Futbolun Ekonomi Politiği yeni çıktı. Şimdi kitapçılarda ve on line satış sitelerinde

 kitap6_a1   1962 Niğde doğumlu olan Tuğrul AKŞAR, 1988 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Aynı fakültede yüksek lisans yaptı. Evli ve iki kızı olan AKŞAR, halen ülkemizin büyük bankalarından birisinde yönetici  olarak çalışıyor. Tuğrul AKŞAR’ın, Literatür Yayıncılık’tan 2005 yılında yayımlanan Endüstriyel Futbol, 2006 yılında yayına çıkan, Doç Dr. Kutlu MERİH ile birlikte kalem aldıkları Futbol Ekonomisi ve yine Kutlu MERİH ile birlikte 2008 yılında yazdıkları Literatür Yayıncılıktan çıkan Futbol Yönetimi isimli kitapları futbol sektörünün ve yönetiminin referans kitapları olmaya devam ediyor. Bu anlamda Futbolun Ekonomi Politiği Üzerine Yazılar kitabı Tuğrul AKŞAR’ın dördüncü kitabı oluyor. Kutlu MERİH ile birlikte futbolun yönetsel, iktisadi, mali ve hukuksal sorunlarına yönelik çözüm önerilerini araştırdıkları Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin de (FESAM) kurucularından olan AKŞAR’ın futbolun sosyo-ekonomik, finansal ve yönetsel sorunlarına ilişkin yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunuyor. Şu anda Dünya Gazetesi’nde Eko Spor başlığı ile yazılarına devam eden AKŞAR 2010 yılından itibaren çalışmalarını www.futbolekonomi.com da yayınlamaya başladı.
 

Futbolun günümüzde hızla parasallaşıp ticarileşmesi ortaya yüzmilyar dolarlara ulaşan bir ekonomi çıkartıyor. Bu parasal gelişim doğal olarak kendi bölüşüm ve gelir dağılımı sorununu da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda futbol gelirlerinin dağıtımı, paylaşımı doğrudan kulüplerin rekabet güçlerini de belirliyor. İşte Futbolun Ekonomi Politiği Üzerine Yazılar, sorunun bu yönünü analiz ediyor, irdeliyor, sorguluyor. Endüstriyel Futbol, Futbol Ekonomisi, Futbol Yönetimi’nden sonra Futbolun Ekonomi Politiği Üzerine Yazılar, Tuğrul AKŞAR’ın dördüncü kitabı. Futbolun ekonomisini ve politikasını birlikte ele alan bu kitap, araştırmacılar için bulunmaz bir referans kitabı niteliğinde…

 

“Tuğrul Akşar’ı futbol sevgisi, çalışkanlığı ve enerjisi için bir kere daha kutluyorum ve “Futbolun Ekonomi Politiği Üzerine Yazılar” kitabının futbol severler için yararlı ve el altında tutulması gereken referans bir kaynak olacağını umuyorum.” (Doç.Dr.Kutlu MERİH) 

 

“Futbolun Ekonomi Politiği kitabının bir bütün olarak ortak yanı, futbola yakışır zevk ve akıcılıkta olması. Sayın Akşar, futbol gibi kitlelere malolmuş, zevkli bir sporu ona yakışır bir biçimde sunuyor.” (Dr.Levent BIÇAKCI) 


“Birçok can alıcı saptamaların, yapıcı eleştiri ve önerilerin en yeni sayısal verilerle desteklendiği futbolun ekonomi politiği üzerine bu kitap, okuyucusunu hem düşündürecek hem de Avrupa futbolu ve Türk futbol ligleri üzerine geniş bilgi verecek taze bir kaynaktır.” (Doç.Dr. Aylin SEÇKİN)

 

"Futbolun Ekonomi Politiği"
Ayak topunun arkasındaki iktisat
14 Ağustos 2010 Cumartesi,  

Bu yıl Dünya Kupası sayesinde yaz aylarını da futboldan mahrum olmadan geçirdik. Lig başlamak üzere, formadan maç yayın hakkına, transferden vuvuzelaya kadar futbol, paranın adının git gide daha sık anıldığı bir alana dönüşüyor. Futbolun ekonomisi üzerine yıllardır çalışan Tuğrul Akşar’ın Futbolun Ekonomi Politiği adlı kitabını okumanın tam zamanı...

BERK İNAN BERKANT

Futbol asla yalnızca futbol değildir.” Kulper’in bu sözü, önce televizyonun sonra da dijital yayın platformlarının devreye girmesiyle gittikçe endüstrileşen futbolun spor niteliğinin egemen vasatların baskısıyla örselendiğini anlatan belki de en güzel söz...

Gerçekten de, dünya futboluna göz gezdirildiğinde, özellikle 1992’den beri futbolda birtakım değişikliler yapıldığını gözlemek hiç de zor değil. Şampiyon Kulüpler Kupası’nın Şampiyonlar Ligi’ne, Türkiye Birinci Lig’ininse Turkcell Süper Lig’e evirilmiş olması bu konuda verilebilecek iki örnek. Elbette ki değişiklikler isim değişiklikleriyle sınırlı değil; örneğin Türkiye’deki değişim aynı zamanda sponsorluk anlaşmalarının da devreye girdiği yeni bir dönemi simgelemesi bakımından da önemli.

Büyük bir bankada yönetici

Yadsınamaz şekilde futbol artık bir iş kolu, oynanmak için düzenlenen bir oyun olmaktan çok seyredilmek için düzenlenen akılcılaştırılmış kapitalist bir etkinlik, bu da futbolu iktisat gibi bilimler için önemli kılmaktadır.

Futbola merakı izlemekle sınırlı olan büyük çoğunluğunun bildiği bir isim değil belki Tuğrul Akşar fakat futbol üzerine iki yüzden fazla makale yazmış; futbol yönetimi, futbolda iktisat gibi daha çok kulüp yönetimlerini ilgilendiren konularda bilinen bir finans uzmanı. Ülkemizin büyük bankalarından birisinde bölge müdürü olarak çalışmaya devam eden; daha önce Endüstriyel Futbol, Kutlu Merih ile birlikte kaleme aldığı Futbol Ekonomisi ve Futbol Yönetimi isimli futbol sektörünün referans kitaplarının yazarı olan Akşar yaptığı işi ve işe yaklaşımını bir röportajda şöyle anlatıyor:

Bıkmadan, para almadan yazıyor

“Futbolun asla sadece futbol olmadığının bilincinden hareketle, olayın görünmeyen yüzü olan endüstriyel, mali ve sosyal kısmı üzerinde yayınlanmış yüzün üzerinde makalem bulunuyor. Dünya gazetesinde ‘Ekospor’ köşesinde her pazartesi yazılarıma devam ediyorum. Ayrıca çok sayıda üniversite dergisinde yayınlanmış makalem bulunuyor. Bununla birlikte bir süre Bahçeşehir Üniversitesi’nde Spor Finansı ve Ekonomisi, Kadir Has Üniversitesi’nde Spor Ekonomisi ve Galatasaray Üniversitesi’nde Spor Yönetimi ve Finansı dersleri verdim. Ayrıca İstanbul’da birçok üniversitede, Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi’nde ve Anadolu’da birçok üniversitede Spor Ekonomisi ve Yönetimi konferanslarına katıldım. Dünya ve Türk futbolunun sorunlarına çözüm önerileri üretebilmek ve futbolu yeniden yapılandırabilmek amacıyla 2005 yılında Doç.Dr. Kutlu Merih ile birlikte “Futbol ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi-FESAM”i kurduk. Burada 11 uzman ile 250’ye yakın makale yayınladık. Bir hobi olarak başladığım futbol bugün artık benim için bir hobi olmaktan çıkmış durumda. Bu işten para kazanıyor muyum? Kesinlikle hayır. Ama bunu ben bir tarihsel gönüllülük olarak görüyorum. Sadece ülkemiz futboluna karşı değil, aynı zamanda dünya futboluna karşıda toplumsal ve tarihsel sorumluluklarımın olduğu bilinciyle yazmaya, ama bıkmadan ve para kazanmadan yazmaya devam ediyorum.”

Futbolun Ekonomi Politiği de bu yaklaşımın hakkını teslim ediyor. Makaleler halinde düzenlenmiş olan kitapta; detaylı finansal analizler, dünyanın beş büyük ligi olan, Premier Lig, Bundesliga, La Liga, Premiére Ligue ve Serie A’nın gelir- gider, kâr- zarar/borçluluk tabloları, gelirlerin kaynaklarının bütündeki payına kadar detaylı grafikler kitapta ağırlıklı olarak yer bulmuş. 

İddaa’dan Super Lig’e hem büyük bir endüstri hem de gerçek show business

Futbolun Ekonomi Politiği; futbolun ekonomisi, futbol ve kriz, yönetim ve rekabet şeklinde üçe ayrılmış: İlk bölümünde futbolun iktisadi ve mali genel görünümü, beş büyük lig ve bu liglerdeki başat kulüplerde borçluluk ve sebepleri, Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası gibi uluslararası organizasyonların önemi ve getirileri, en önemli gelir kaynağı olarak naklen yayın gelirleri ve bunları sağlayan dijital yayın platformlarının futbolun endüstirileşmesindeki etkisi, markalaşmanın ve buna bağlı gelişen sponsorluğun ekonomik katkısı detaylı olarak inceleniyor. İddaa’ya da geniş yer verilmiş ve kaynağını futboldan alan bu sektörün futbola az kaynak sağlaması ile getirilmek istenen yeni düzenlemeyle daha küçük kulüplere daha da az gelir sağlayacak olması şiddetle eleştiriliyor. İkinci bölümse 1929’den sonra ikinci küresel ekonomik kriz olarak nitelenen krizin sponsor gelirleri, bilet satışları gibi önemli gelir kaynaklarını nasıl etkileyeceği, zaten hali hazırda yüksek ücretlerle transfer yaptığı için borçlu olan futbol kulüplerinin kapanma veya satılma risklerine dikkat çekiyor. Üçüncü bölümse daha çok yönetsel olarak yapılması gerekenlere ve önerilere ayrılmış. Yine bu bölümdeki bir makalede; kitap basıldığı sırada çoktan belli olmuş olsa da, belli ki yazıldığı sırada henüz belli olmayan 2009-2010 futbol sezonunun şampiyonunun Bursaspor olup olamayacağı tartışılıyor.  Bilindiği gibi yakın zamanda Sivasspor’un neredeyse ucu ucuna kaybettiği şampiyonluğun ardından bu sene Bursaspor’la, Trabzon’dan sonra ikinci kez bir Anadolu takımının şampiyon olduğuna şahit olduk. Andığımız makale, futbolun sürprizli yapısının Anadolu takımlarının şampiyon olmasına engel olmadığını fakat futbol gelir pastasının paylaşımının yarattığı adaletsizliğin sportif başarıyı üç -veya dört- büyüklerin lehine etkilediğini bu yüzden Anadolu kulüplerinin şampiyon olabileceklerini; fakat başarılarını sürekli kılmalarının bu düzenlemeler sebebiyle neredeyse imkansız olduğunu ima etmesi bakımından ilginç bir makale... Yine aynı makalede bölgelere ve nüfuslarına göre, 53 yıllık lig tarihinde hangi bölgelere ait takımların daha fazla yer aldığı ve/veya şampiyon olduğuna da yer verilmiş, yani sosyo-ekonomik ve demografik şartlarla birinci ligde bulunma ve/veya şampiyonluk arasında bir bağ kurularak Bursaspor’un coğrafi konumu sebebiyle şampiyonluk için söz gelimi Sivaspor’un sahip olmuş olduğu şanstan daha şansa sahip olduğu öne sürülüyor.

Güncel tartışmaları da ele alan kitap, beş büyükten sonra en büyük lig olan Turkcell Süper Lig’in yine beş büyük ligden (Bundesliga hariç) dördünde olduğu gibi gibi 18 yerine 20 takım olması gerekip gerekmediğini de tartışıyor. Futbol pastasının gelişmesi ve demografik dağılımın daha dengeli olması açısından bunun bir gereklilik olduğunu anlatıyor.

Her ne kadar endüstirileşen futbol üzerine kurulu bir kitap olsa da Akşar’ın futbolun kendi sportif ve sosyal değerini yok edecek şekilde kapitalistleşmesine karşı olduğu da belirtilmesi gereken bir detay. Kitabın bütününe yayılmış olan öneriler hem futbol kulüplerinin gelirlerinin daha doğru kullanılmasını hem de endüstriyel futbolun “show bussiness” yönünün futbolun olumlu anlamda toplumsal dayanışmanın ve mücadelenin üretilebildiği bir kültürlenme süreci olmasının önüne geçmemesine yönelik...{jcomments on} 

 

 

 
Futbol Ekonomisi Ekonomist Gözüyle Futbol

Yrd. Doç. Dr. Güneş, 'Futbol Ekonomisi'ni Kitaplaştırdı
Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İsmail Güneş'in
kaleme aldığı "Futbol Ekonomisi Ekonomist Gözüyle Futbol" adlı kitap
Karahan Yayınları tarafından piyasaya sunuldu.futbol-ekonomisiYrd. Doç. Dr. İsmail Güneş, günümüzde futbolun artık endüstri halini

Devamını oku...
 
Endüstriyel Futbol İlgiyi Hakediyor

 

Endüstriyel Futbol

 

Futbol, sportif bir eylem olmaktan endüstriyelliğe doğru hızlı bir devinim içinde görülüyor. Futbolun gösteri niteliğinin, endüstriyel bir niteliğe evrilmesi ile, onu artık kendine özgü bir ekonomik sektör ve ticari bir iş kolu olarak da düşünmemiz gerekiyor. "Yeni futbol ekonomisi"  olarak nitelendirilebilecek bu gelişme, doğal olarak kendi mali değerlerini de peşi sıra yarattı.   

 
Krizdeki Futbol

Krizdeki-Futbol

 

4 Nisan 2013- Tuğrul Akşar'dan futbol sektörüne referans yeni bir kitap daha...Futbol kulüpleri neden krize girer? Krizden çıkmak için ne yapmalı? Tüm sorunlar ve bunlara yönelik çözüm önerileri "Krizdeki Futbol''da...

 

Futbolun gelirleri–giderleri, rekabet koşulları ve aksaklıkları, futbol fonları, transfer harcamaları, sponsorlar, futbolcu ücretleri, anti–futbol unsurlar, finansal fair play gibi çeşitli konuların futbolun gelişimini ve kurumsallaşmasını ne şekilde etkilediği en ince ayrıntılarıyla ele alan bu kitabı, ülkemizde yapılmış en kapsamlı çalışma olarak değerlendiriyorum. Bu nedenle de, çok sevdiğimiz “güzel oyun” futbolun güncel ve gelecekte karşılaşacağı önemli sorunlarını tüm açıklığıyla anlatan Tuğrul Akşar’ı kutluyorum. 
(Şenes Erzik) 
Bugün beni spor ve futbolun ekonomisi konusunda konuşmaya çağıran her kişi ve kuruma Tuğrul Akşar’ı 
çağırmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü ülkemizin bir numaralı ve en üretken futbol ekonomisi uzmanı o! Elinizdeki kitap bunun delilidir! Çocuklarımız ve gelecek kuşaklar futbol ekonomimizin erozyonunun ve şike skandalımızın neden, boyut ve gerçeklerini, ancak Tuğrul Akşar’ın kitaplarından okuyup anlayabilirler. 
(Deniz Gökçe) 
Tuğrul AKŞAR inanılmaz enerjisi ve verimliliğiyle endüstriyel futbol sektöründe yeni sorunları teşhis edip bunları ve çözümlerini bu kitaba saklamış. Aklına, eline, bilgisine, deneyimine ve enerjisine sağlık. Sektör yönetişimi şimdilik bunları görmezden gelse de, sonunda haklının hakkını teslim etmek durumunda olacaktır. 
(Kutlu Merih) 
“Krizdeki Futbol”, futbolu bozan ve milyonlarca insanın futboldan uzaklaşmasına neden olan olaylar bütününü, krizin nedenlerini, temellerini ve sonuçlarını bizlere sunuyor. Dünya genelini de içine alan geniş perspektifiyle önemli tespitler yapıp çözüm önerilerini bizlerle paylaşan bu kitap, spor bilimcilerine referans niteliği taşıyacak bir yapıt olmayı da hak ediyor. 
(Lale Orta)

 

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.09.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104.395

0,38

 bjk BJKAS

4,65

0,65

 fb FENER

35,24

0,40

 gs GSRAY

7,79

-1,27

 trabzon TSPOR

2,81

0,78

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 15423769

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 5  4   1    0   13  3   10    13 
2 Beşiktaş  5  4  1  0 9  3  6  13
3 Göztepe

 5

 3  1  1  10  7  3  10
4

Kayserispor

 5  3  1  1  8

 6

 2  10
5 Başakşehir
 5  3  1  1  9  8  1

 10

6

Akhisarspor

 5  3  1  1  7  7  0  10
7

Bursaspor

 5  3  0  2  11  7  4  9
8

Fenerbahçe

 5  2  2  1  12  9  3  8
9

Trabzonspor

 5  2

 2

 1  11  9  2  8
10

Kasımpaşa

 5  2  1  2  9  9  0  7
11 Sivasspor  5  2  0  3  6  8  -2  6
12 Karabükspor  5  1  2   2   6  6  0  5
13  Malatyaspor  5  1  1  3  8  11  -3  4
14 Alanyaspor  5  1  1  3  7  11  -4  4
15 Konyaspor

 5

 1  0  4  5  8  -3  3
16 Antalyaspor

 5

 0  3  2  4  8  -4  3
17 Gençlerbirliği  5  0  1  4  5  12  -7  1
18 Osmanlıspor  5   0  1  4  6  14  -8  1

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

8 5 1 2 12 3 16 9
2 izlanda-bayrak İzlanda 8 5 1 2 11 7 16 4
3 turk-bayrak TÜRKİYE

8

4 2 2 12 8 14 4
4

ukrayna-bayrak Ukranya

8 4 2 2
11

7

14 4
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
8 2 1
5 6 10 7

-4

6

kosova-bayrak Kosova

8 0 1 7
3

20

1 -17

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.