x
19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Ekonomi Tuğrul AKŞAR Transfer Nasıl Yapılma(ma)lı?

Transfer Nasıl Yapılma(ma)lı?

Tuğrul AKŞAR/5 Temmuz 2010

Transfer taraftarı uyutan bir illüzyon mu yoksa?

Her sezon bitiminde futbol düşkünleri için yeni ve heyecanlı bir dönem başlar. Bu heyecanlı bekleyişin ana nedeni ise “Transfer”dir. Taraftarın dört gözle beklediği transfer haberleri gazetelerin manşetlerinden okuyucuya servis edilirken, taraftar çok da kendisine sunulan bu haberlerin doğruluğunu irdeleme ihtiyacı hissetmez.

Çünkü bu haberlerin önemli bir kısmının gerçek olmadığının bilincindedir ancak yine de  bu haberleri görmek ve rüya yıldızların takımının kadrolarını süsleyeceğini düşünmek ona tarifi mümkün olmayan bir keyif verir. Rüya görür hülya kurar. Hatta yapılmayan transferlerden mutsuz bile olmaz.

Transferin taraftarı böylesine mest edici ve uyuşturucu bir özelliği vardır ki, takımlarımız bunu ne yazık ki çok iyi kullanıyorlar. Ortaya atılan ya da gazete sayfalarına düşen sayısız futbolcu transferinin nasıl gerçekleşeceği ise ayrı bir muamma konusudur. Adı geçen oyuncuların hangi bütçeye, kaç paraya, nasıl ve şekilde satın alınacağı üzerinde çok da durulmaz. Oysa, bu taraftarın rüyadan uyanması için çalar saatin zilidir, ne var ki, yine de taraftar bu haberleri tüketmeye devam eder. İşte bu tüketim doğal olarak kendi ekonomisini de beraberinde getiriyor.

Toz duman bulutu içinde takımlarımız transfer mevsimini açarlar ve bir önceki senenin gerisinde kalmadan transfer dönemini tamamlamaya çalışırlar.

İşte küplerimiz transfer mevsimini bu sene de hızlı açtı. Tüm kulüpler gereksinimi olan mevkilerine oyuncu transfer etmeye çalışıyor ve inanılmaz paralar harcıyorlar. Gün geçmiyor ki, gazetelerimizin manşetlerini transfer bombaları süslemesin…

Transfer borsasına Dünya Kupası’nın etkisi henüz yansımadı. Şüphesiz ki, Dünya Kupası sonrası transfer piyasası daha da hareketlenecek.

Transfer mevsiminde harcanan paralar transferin tozunu attırıp okuyucuya ulaştırılırken, ben de gayri ihtiyari bu değirmenin suyunun nereden geldiğini araştırmak istedim. Sadece transfere harcanan parayı araştırmak değil amacım, kulüplerimizin transferleri hangi mantık ve bütçe ile yaptıklarını da incelemek, irdelemek.

Bunu incelerken aslında kulüplerimiz nasıl transfer yapmamaları gerektiğini bir kez daha görmüş oldum.

Yapılan transferler önemli bütçeler gerektiriyor. Bu bütçeler nereden ve nasıl sağlanıyor, nasıl finanse ediliyor? İşin finansal kısmı bir yana, kulüplerin transfer ettikleri oyuncular ne ölçüde onların dertlerine çare olacak? Transfer edilen oyuncu yeni takımında ortaya ne performans koyacak? Hayal kırıklığı mı yaratacak yoksa yeni ufuklar mı açacak?

İşte biz bu sütunlarda bu sorulara yanıt bulmaya çalışacağız…

Her gün bir gazetede bir transfer haberiyle karşılaşıyoruz. Bunları olağan karşılamak gerekiyor ama transfere harcanan paralar , içinde yaşadığımız küresel kriz ortamında gerçekten düşündürücü…transfere harcanan milyonlarca Euro,  akla bu paraların nasıl ödeneceğini sorusunu da beraberinde getiriyor. Gerçekten de hiçbir fayda maliyet analizi yapılmadan ve  finansman kaynağı bulunmadan transfere oluk gibi akıtılan bu paralar, kulüplerimizin başını fena ağrıtacak gibi görünüyor.

Bu çılgınlık sadece ülkemizde değil, aynı zamanda Avrupa’da da devam ediyor. Ancak şu anda Avrupa’da transfer hareketi Dünya Kupası yüzünden  geçen yıla göre biraz sönük gidiyor. Aslında geçen yaz Real Madrid ile başlayan hızlı transfer dönemi, geçen yıl daha hareketliydi. 2009/10 sezonunda daha çok Avrupa kulübü transfere para harcamış ve daha çok futbolcu sirkülasyonu olmuştu. Bu sene transferin birkaç kulüp ve futbolcu dışında çok hareketli geçmemesinde şüphesiz ki, ekonomik krizin olduğu kadar Dünya Kupası’nın da büyük etkisi bulunuyor. 

İki Yeni Kitap ve Transfer Konusuna İki Farklı Yaklaşım

Transfer konusunu gündemime alırken size iki yeni kitaptan bazı önemli tespitler aktararak yazıma devam etmek istiyorum. Bunlardan ilki, “Soccernomics”, diğeri ise “Futbolun Ekonomi Politiği”. İzninizle kitapları burada kısaca sizlere tanıtmak istiyorum.

“Soccernomics”, ünlü futbol ekonomisti  Prof.Dr.Stefan Syzmanski ile  çok popüler gazeteci Simon Kuper’in birlikte kaleme aldıkları bir kitap. Bu kitap bu ay içinde İthaki yayınlarından “Futbolun Şifreleri” başlığıyla yayımlandı. Akıcı dili ve konulara yaklaşımı ile okuması çok kolay, futbola hayranlık uyandıran güzel ve yararlı bir çalışma…Bu çalışmanın ele aldığı konulara istatistiksel yaklaşımı gözünüzü korkutmasın, kitap gerçekten bir çok önemli konuya cesurca ve keyifle yaklaşmış.  İlginç yaklaşımlar sergilemiş ve daha şimdiden bir başucu kitabı olmaya aday bir kitap…

   

   
futbolun_sifreleri  

İkinci kitap ise ben denize ait…Haziran ayı içinde Literatür yayınları tarafından basılan “Futbolun Ekonomi Politiği”…Futbolun sadece paraya dönüşen bir show business olmadığını, rekabetin içinde önemli politik dinamiklere yer vererek, çoğu önemli ve güncel konuyu sizlere sunuyor. Özellikle futbolun küresel ekonominin krize girmesiyle birlikte karşılaştığı sorunlar, yönetim ve rekabet dengesi ile Futbolun ekonomisi ve politiği üzerine temel konular bu kitapta yer alıyor…

 

Ancak biz bu kitapların özellikle transfere ilişkin bölümlerinde yer alan ilginç olduğu kadar çarpıcı tespitlerle konumuza kaldığımız yerden devam edelim.

Transfer Piyasasındaki Sistemik Hatalar

“Futbolda transfer işi başlı başına incelenmesi gereken bir olgu. Avrupa kulüpleri her yıl birbirlerine transfer ücreti olarak 1-2 milyar dolar arası para ödüyor. Ancak bu paranın büyük bir kısmı yanlış transferlerle çarçur ediliyor.” (Futbolun Şifreleri, sh. 79).

Transfer piyasasında boşa harcanan paralar ciddi bir savurganlık yaratıyor ve verimsizliğe yol açıyor. Bu savurganlığa neden olan sistemik transfer yanlışları olarak karşımıza çok farklı ögeler çıkmakla birlikte bunların içinde en önemlileri:

  1. Yeni teknik direktörün takımına damgasını vurmak için yaptığı transferler.  Acaba şu sırada Beşiktaş’a yeni gelen Schuster de bu taktiği izliyor olabilir mi? Ne dersiniz?
  2. Dünya Kupası veya Avrupa Şampiyonası’nda yıldızı parlayan oyuculara asıl değerlerinden daha yüksek meblağlar ödenmesi. (Bir oyuncu almanın en kötü zamanı, yaz aylarında büyük bir turnuvada parlak bir performans gösterdiği dönemdir.)
  3. Bazı milletlerin oyuncularına asıl değerlerinden daha fazla tutarlar ödenmesi. (Kulüpler daha revaçta olan futbol ülkelerinden gelen oyunculara daha fazla para öderler. Özellikle Brezilyalı, Hollandalı, Fransız oyuncular için her zaman daha çok transfer ücreti/bonservis bedeli ödenir.)
  4. Emekliliğinin sonuna gelmiş, sadece paranın konsantrasyonu ve motivasyonuyla ayakta kalan eski popüler oyuncuların yüksek ücretlere transfer edilmesi. (Bu konuda tüm takımlarımız ne yazık ki çok büyük hatalar içindeler. )

Doğru Transfer İçin Fırsatlar

  1. Transfer  piyasasında altın kural bir futbolcuyu değerini bulduğunda satmaktır. Formunun zirvesine çıkmış, yaşı ilerlemeye yüz tutmuş, tam olgunluk çağında ancak hala takım için iş yapan oyunculara talip çıktığında hemen satman, transferin altın kuralı olarak karşımıza çıkıyor. (Acaba Galatasaray Arda’yı böylesi bir konjonktürü yakaladığında satsaydı çok daha mı fazla para kazanırdı? Ne dersiniz?)
  2. Sorunlu ama yetenekli futbolcuyu ucuza al, rehabilite et ve değerini bulduğunda sat…(Bu konuda Avrupa’da ve ülkemizde bir çok örnekle karşılaşabiliriz. Örneğin, Beşiktaş’ın asi ve sorunlu, ancak yetenekli oyuncusu Batuhan’a bu kapsamda yaklaşabilir miyiz? Beşiktaş bu fırsatı daha iyi değerlendirebilir miydi acaba?
  3. Her zaman başkalarının görmediği oyuncuları sapta, onları izle, çok genç yaşta atın al, hatta memleketlerinden ailesiyle birlikte onu kulübe getir, öğrenimini karşıla, ailesine destek ol. (Barcelona’nın bugün ele avuca sığmayan süper bücürü Messi’nin Arjantin’den daha onüç yaşındayken İspanya’ya getirilip, kulübe kazandırılması buna çok tipik örnektir. Bizde ise daha birkaç yıl öncesine kadar geleceğin Maradonası olarak gösterilen ve Barcelona’ya gideceği konuşulan  Beşiktaşlı küçük Muhammet acaba şimdi nerde, ne yapıyor? Neden bir Messi olamayacak?)
  4. Arsenal’de Arsen Wenger’in gösterdiği cesareti göster. Gerekirse yetenekli “çocuklar”dan kurulu bir takımla mücadele etmeyi göze al.
  5. Kesinlikle scouting (Futbolcu izleme-değerlendirme) uygulamasının kulüplerde hayata geçirilmesi ve bu şekilde daha çok genç yaşta, değişik iklimlerdeki oyuncuların takıma kazandırılması.

Transferde O.Lyon Kuralları

O.Lyon daha bundan on yıl öncesine kadar 10 milyon Euro bütçesi ve sıradan bir ikinci lig takımıyken, bugün piyasa değeri 200milyon Euro’ya bütçsi 300 milyon Euro’ya ulaşan, Fransız Lig 1’i üst üste sekiz kez kazanan ve Şampiyonlar Ligi’nde hemen hemen her yıl ortalama en az çeyrek final oynayan bir takım nasıl oldu da bu noktaya geldi?

İşte bu sorulara yanıtlar, futbolun şifrelerinde detayıyla yer alıyor. Şimdi kısaca bunların üzerinde duralım.

  1. Kitlelerin erdemlerinden yararlan…Bu teori tamamen Olympique Lyonnais (Olimpik Lyon) damgasını taşıyor. O.Lyon’un efsane başkanı Aulas’a göre, farklı görüşteki insanları bir araya getirerek, onların görüşlerinden bir uzlaşmaya ve en iyi fikre ulaşmak, tek bir uzmanı dinleyerek yapılan transferden daha iyi ve isabetlidir.
  2. Bir başka O.Lyon kuralı ise: Bir oyuncunun alınacağı en iyi dönem, yirmili yaşların başıdır. Genelde 20-22 yaşları arasında  üniversitede okuyan  veya lisde öğrenim gören oyuncular transferde çok avantajlıdır.
  3. Özellikle ümit milli ve 17 yaş altında oyuncuların oynadığı turnuvaları sıkı takip et ve yetenekli oyuncuları hemen ikna edip, takımın kadrosuna kat.
  4. Yabancı transferlerin yerleşmesine ve adaptasyonuna özel önem ver. Onların yanına onları anlayacak menejerler ver. Sorunlarını hallet.
  5. Eğer bir kulüp bir oyuncunuza değerinden fazla para ödüyorsa, oyuncuyu hemen sat. O.Lyon başkanı Aulas’a göre “oyuncu almak ve satmak, futbol performansını geliştirmekle ilgili bir şey değil. Bu büyük bir kar elde edilen ticari bir aktivite” (Futbolun Şifreleri, sh.108)

Transferin nasıl ve ne şekilde yapılması gerektiğini Futbolun Şifreleri isimli kitaptan aldığımız bilgi ve ip uçlarıyla zenginleştirerek sizlerle paylaştık. Paranız olsa bile transfer yapmak gerçekten meşakkatli bir iştir. Ancak tüm bu sıkıntıların sonucunda bir fiyasko ile de karşılaşma olasılığı her zaman mevcut…bunu da göz ardı etmemek gerekiyor. 

Peki transferin ekonomisi nasıl çalışacak? Transfer için ne kadar bütçe ayırıyoruz ve bütçeye uyuyor muyuz?

Transferin Ekonomi Politiği

Transferin teknik, taktik ve yönetsel ip uçları üzerinde yukarıda kısaca durduk. Peki bu işin ekonomini nasıl ayarlamak gerekiyor?

UEFA’nın en son almış olduğu “Finansal fair Play” kararları doğrultusunda, artık bir futbol kulübü gelirinin üzerinde gider yapamayacak ve futbol dışı fonları futbolda kullanamayacak…

Ülkemizde de Türkiye Futbol Federasyonu’nun en son aldığı mali kararlar çerçevesinde de bir futbol kulübünün transfere harcayacağı tutar, bütçesinin 1.5 katından fazla olamayacak…

Transferin ekonomisi ve politikasına ilişkin benim kaleme aldığım ve literatür yayınlarından çıkan Futbolun Ekonomi Politiği isimli kitabımızda bu konuya bir bölüm ayırmış durumdayız.

futbolun_ekonomi_politigi

Son Beş Yılda Transfere Ne Kadar Harcadık?

Turkcell Süper Lig’de son beş yılın transferine ilişkin hazırladığımız tablo aşağıda dikkatlerinize sunuluyor. Söz konusu tabloya göre Türkcell Süper Lig son beş yılda toplam 310 milyon 791 bin Euroluk transfer harcaması gerçekleştirmiş. 2009/10 sezonu  yapılan transfer harcamaları 31,4 milyon euroya ulaşırken; son beş yıllık süreçte en fazla transfer harcamasının yapıldığı  sezon olarak karşımıza 2008/09 sezonu çıkıyor. Bu dönemde TSL ekipleri toplam 102 milyon 643 bin TL’lık transfer gideri yapmışlar ve bir rekora imza atmışlar. 2008 yılı futbol pastamızın büyüklüğü dikkate alındığında bu tutar, toplam büyüklüğün %21’ine karşılık geliyor.

Yine aynı tablo bize son beş yıllık  süre içinde TSL ekiplerinin yapmış oldukları toplam 310 milyon 791 bin Euroluk transfer harcaması karşılığında, oyuncu satımından sadece 84 milyon Euroluk bir transfer geliri elde ettiklerini; buna göre net 226 milyon 715 bin Euro cari transfer açığına yer verdiklerini; TSL’nin ithal ettiği oyuncuların dışsatımından para kazanamadığını (yani net borçlanmak durumunda kaldığını) gösteriyor.

Bu süreçte yabancı oyuncu transferine giden toplam tutar 178 milyon euroya ulaşmış durumda. Bu tutar ise transfer açığımızın yüzde 79’unu oluşturuyor.

 

Turkcell Süper Lig Ekiplerinin Son Beş yıllık Transfer Harcamaları ve Gelirleri Konsolide Açık Tablosu (Bin Euro)

 

2009/10

2008/09

2007/08

2007/06

2006/05

Son Beş yıl

 

Gelir

Gider

Gelir

Gider

Gelir

Gider

Gelir

Gider

Gelir

Gider

Gelir Toplamı

Gider Toplamı

 

4.681

-31.447

9.165

-102.643

24.628

-51.386

31.280

-77.872

14.322

-47.443

84.076

-310.791

Net Açık

-26.766

-93.478

-26.758

-46.592

-33.121

-226.715

 

Yukarıdaki tablodan çıkan genel sonuçlar:

  1. TSL transferde net borçlu bir lig. Yani transfer gelirleri, transfer giderlerini karşılamakta yetersiz kalıyor.
  2. Transferde ithalatçı bir yapımız var. Oyuncu dışsatım gelirlerimiz, giderlerimizin sadece üçte biri kadar(%27). Yani transfer bütçemizin üçte ikisini transfer harcamaları oluştururken; transfer gelirlerimiz bütçenin sadece üçte birine yakın bir kısmını oluşturuyor.
  3. Transferde net borçlu olmak, kulüplerimizde önemli finansal sorunları beraberinde getiriyor. Transfer gelir ve gider dengesindeki, gider fazlası durumu, süreç içinde kulüplerin borçlanmalarını artırıyor.
  4. Bu kapsamda kulüplerimizin son beş yılda transfer açıklarının 226.7 milyo euroya ulaşması, kulüplerimizin transfer finansmanında yabancı kaynağa yöneldiğini ortaya koyuyor.
  5. Son beş yılda kulüplerimiz yabancı oyuncu transferine toplam 226,7 milyon euro para harcamış durumda.
  6. Kulüplerimiz genelde transfer ettikleri yabancı oyuncuları tekrar nakde dönüştüremediklerinden, (son sahibi olduklarından) transfer gelir ve giderleri arasındaki farkın, giderler lehine daha da açılmasına neden oluyor.
  7. Transferde net açığın yıllar itibariyle giderek büyümesi, kulüplerin finansman ihtiyaçlarının artmasına yol açıyor. (Bu dinamik kulüplerimizin sürdürebilecekleri bir durum değildir.)
  8. Kulüplerimizin sağlıklı ve sürdürülebilir bir transfer bütçesi yönetimi sergilemediklerini, artan cari açıktan gözlemliyoruz.
  9. Ülkemizde transfer ekonomisi, doğal olarak futbol pastasının büyümesine yol açmakla birlikte; futbol ekonomimizdeki toplam borçluluk oranının yükselmesine; net borçluluğun artmasına neden olmaktadır. Yani kulüplerin net borçlulukları giderek artmaktadır.

Sonuçta; transfer ekonomisinde kulüplerimizin futbol gelirlerini ve kıt olan kaynaklarını verimli ve karlı kullanamadıklarını; bu nedenle transferin futbol ekonomisine sağlayacağı marjinal katkının giderek azaldığını gözlemliyoruz. Yani transfer ekonomisinin futbol ekonomisine sağladığı toplam fayda, katlanılan toplam maliyetin altında kaldığından bu süreç,  kulüplerin net borçluluğunu artırıcı bir etki yaratmaktadır. Bu durum ise, zaman içinde transfer ekonomisinin futbol ekonomisine olan katkısını negatife dönderebilecektir. Çünkü, artan transfer maliyetleri nedeniyle giderek büyüyen  kümüle  transfer zararları(açıkları) süreç içinde kulüplerin aktiflerini zayıflatacağı için rekabet güçlerini de geriletebilecekir.

Transferde Üç Büyükler’in Yıkılmaz Egemenliği

TSL’nin sportif, iktisadi ve mali egemenliğini elinde bulunduran Üç Büyükler aynı zamanda transferi de domine ediyor.

Yıllar itibariyle Üç büyüklerin transfer harcamalarını ve bunların TSL’nin toplam transfer harcamaları içindeki paylarını gösteren aşağıdaki tablo bize burada da, İstanbul triosu lehine amansız ve haksız bir rekabetin olduğunu ortaya koyuyor. Aşağıdaki tabloya göre Üç Büyükler, son beş yılda toplam 205 milyon Euroluk bir transfer harcaması yapmışlar. Aynı dönemde TSL’nin yapmış olduğu kümüle transfer harcamaları ise 333 milyon 44 bin Euro olarak gerçekleşmiş. Buna göre toplam transfer harcamaları içinde üç büyüklerin payı %62’ye ulaşmış durumda. Yani 18 takımın bulunduğu Süper Lig transfer bütçesinin %62’si Üç büyüklere gitmiş.  Diğer 15 takımın toplam transfer bütçesinden aldığı pay ise %38’te kalmış.

Süper Lig Pahalı Transfer Yapıyor

Bir başka farklı konu da transfer harcamalarının, takımın piyasa değerinin gelişimine ve sportif performansına ne kadar katkıda bulunduğu konusudur. Olaya bu açıdan bakıldığında Süper Ligimizin bu konuda çok yol alamadığını gözlemliyoruz. Özellikle kariyerinin sonuna; yeteneklerinin  sınırına gelmiş, sakat ve çoğu zaman da yaşlı futbolcuların TSL’ne transferi, kıt kaynaklarımızın heba olup gitmesine neden olmaktadır.

Transfer gelirlerimizin giderlerimizle kıyaslanmayacak kadar düşük kalması, zaman içinde futbol kulüplerimizin finansal bir darboğaza ve sıkıntı içine girmesine neden olmaktadır. Yani transfer ettiğimiz oyuncuların son sahibi olmak; onları yeni pazarlara satamamak transferlerin hem pahalı yapıldığının (paraya tahvil edilemeyen her şey, son kullanıcı için her zaman  çok pahalıdır), hem de kaynaklarımızın yerli yerinde kullanılmadığının bir göstergesidir. 

Bu anlamda baktığımızda Süper lig’in transfer politikası “pahalı bir transfer politikası” olarak karşımıza çıkıyor. Bu sürdürülebilir ve kabul edilebilir sınırların üzerinde bir orandır. Bu yükün altından kalkabilen kulüp sayısı da Avrupa dahil çok az sayıdadır. 

Sonuç

Bugün gelinen noktada TSL önemli bir parasal büyüklüğe ve piyasa değerine ulaşmıştır. Bu süreç içinde futbol kulüplerimizin gelirleri ve giderlerinde önemli artışlar yaşanmıştır. Gelirlerde yaşanılan bu artış en çok transfer harcamalarının artmasına neden olmuştur. Kendi içinde bakıldığında normal olarak değerlendirilecek bu durumun, doğal sonucunun da sportif performans olması beklenir. Özellikle günümüz endüstriyel futbolunda sportif performansın mali performansa, mali performansın da tekrar sportif performansa dönüşmesi kulübün orta ve uzun vadeli geleceği açısından çok önemlidir. Çünkü bu süreç içinde takımın piyasa değeri ve buna bağlı olarak ta futbol gelirlerinin büyümesi sağlanmış olur. Bu kapsamda olaya bakıldığında TSL’nin parasal gelirlerinde önemli artışlar kaydedilmiş olmakla birlikte; sportif performansta istenilen noktaya gelinememesi, süreç içinde önemli sıkıntılara yol açabilir. Çünkü, borca dayalı bir büyüme modeliyle futbolumuzun finansmanının sağlamaya çalışıyoruz. Bu başarı döngüsü içinde mali performans sportif performansı getirmezse, kulüplerimiz önemli finansal sıkıntılara katlanmak durumunda kalır. Bu bağlamda kulüplerimizin yapmış olduğu transfer harcamaları bugünkü yapısıyla sürdürülebilir bir dinamik olarak görünmüyor. Naklen yayın gelirlerinin neredeyse tamamı bugün transfere harcanıyor ve kulüplerimiz isabet yüzdesi düşük çok pahalı/maliyetli transferler yapıyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik konjonktürün olumsuz etkisi de dikkate alındığında; elimizdeki kıt kaynakları çok etkin ve verimli kullanmak durumundayız. Oysa  bugünkü uygulama tam anlamıyla bir transfer çılgınlığına doğru yol almaktadır. Fayda maliyet analizinin yapılmadığı; kurumsal yönetişim temelinde varlık ve risk yönetiminin gerçekleştirilemediği futbolumuzda, içinde soluklandığımız dinamikler sürdürülebilir dinamikler değildir. Yapılan transfer çılgınlıklarının logolu ürün satımı, reklam ve sponsorluk geliri gibi gelirlere çıkartılabileceği savı da çok gerçekçi görünmemektedir. Nitekim, bu sorun aynı zamanda UEFA’nın da gündemindedir. UEFA Başkanı Michel Platini, her platformda futbol kulüplerinin abartılı derecede yüksek transfer harcamalarının önünü geçmek istediklerini belirterek, “Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde getireceğimiz sıkı finansal düzenlemelerle futboldaki bu büyük harcama alemine de son verileceğini” dile getiriyor.

Transfer ekonomisi çok sağlıklı ve sıkı kontrollerle yürütülmesi gereken bir ekonomidir. Bu konuda yapılacak yanlışlıklar, otomatikman kulüplerimizi etkileyecektir. Burada yapılacak hatalı uygulamalar, bir yandan kıt kaynakların heba edilmesini gündeme gelirken; diğer taraftan yetenek havuzumuzdaki gençlerimizin önlerinin kesilmesine de neden olmaktadır.

Özellikle yanlış transferleri en aza indirebilecek scouting uygulamasının kulüplerimizde olmayışı; bu işe gerekli kaynağın ayrılmaması, bizleri çok daha büyük maliyetlere katlanmak durumunda bırakıyor. Federasyon tarafından bir zorunluluk olarak Bu uygulamanın kulüplerin bütçeleri içinde yer alması sağlanmalıdır.

 

 

 

 

 

Bu İçerik  14551  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

06.07.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

118.050

1,99

 bjk BJKAS

3,58

0,32

 fb FENER

12,98

0,38

 gs GSRAY

2,84

-0,09

 trabzon TSPOR

7,41

0,67

   SPOR ENDEKSİ  77,104 5,06

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25551125

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 30   18   9  3    57   27  30  63
2 Trabzonspor
 30  17  10 68  33  35  61
3 Sivasspor

 30

 15  9 6 50  33  17  54
4

Galatasaray

 30  14  10 6  49

 29

 20  52
5 Beşiktaş 
 30  15  5 10  50  38  12

 50

6

Fenerbahçe

 30

 14

 7 9  53  40

 13

 49
7

Alanyaspor

 30

 13

 9 8  53  33  20  48
8

Göztepe

 30  10  8 12  37

 40

 -2  38
9

Gaziantep

 30  9

 11

10  42  46  -4  38
10

Antalyaspor

 30  9  10 11  35  48  -13  37
11 Kasımpaşa
 30

 10

 6 14  44  51  -7  36
12 Gençlerbirliği
 30  8  8 14  35  49  -14

  32 

13 Denizlispor
 30  8  8 14  29  43  -14  32
14 Kayserispor
 30  8  7 15  36  65  -29  31
15 Konyaspor

 30

 6  12  12  25  40

 -15

 30
16

Malatyaspor

 30

 7  8  15  43  46  -3  29
17 Rizespor
 30  8  5  17  31  50  -19  29
18 Ankaragücü
 30  5  10  15  27  53  -26  25

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.