x
22 Nisan 2017- UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final eşleşmeleri belli oldu. Lyon-Ajax, Manchester United-Celta Vigo karşılaşmalar 4 ve 11 Mayıs'ta, Avrupa Ligi'nin final maçı da 24 Mayıs'ta İsveç'in başkenti Stockholm'deki Friends A... 22 Nisan 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final eşleşmeleri belli oldu. Real Madrid-Atletico Madrid, Monaco-Juventus karşılaşmalarında,  ilk maçlar 2-3 Mayıs'ta, rövanşlar ise 9-10 Mayıs'ta oynanacak. Final maçına ise 3 Hazir... 6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 19 Mart 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalan takımlar belli oldu. Bayern Münih-Real Madrid, Barcelona-Juventus, Atletico Madrid-Leicester City, Borussia Dortmund-Monaco, yarı final için mücadele edecekler. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti.  28 Ocak 2017- Deloitte'un 2015-16 sezonuna ilişkin düzenlediği Para Ligi raporunda Manchester United 689 Milyon Euro'luk geliriyle, 11 yıl aradan sonra tekrar lider oldu. 2,ve 3. Sırada 620'şer Milyon Euro ile Barcelona ve R.Madrid yer aldı. 24 Ocak 2017- Türk futbolunun duayenlerinden Gençler Birliği kulüp başkanı İlhan Cavcav 81 yaşında yaşamını yitirdi. 23 Ocak 2017- Para Ligi'nde iki Türk takımı. Deloitte'un 2015-16 Para Ligi'ne FB 25. Galatasaray ise 30.sıradan girdi.   2 Ocak 2017- Türk futbolu 10 yılda 5 kat büyüdü, gelirler 2 milyar TL'yi aştı. 5 Aralık 2016- Football Leaks ile Jose Mourinho ve C.Ronaldo başta olmak üzere, bir çok ünlü oyuncu vergi kaçırmakla itham ediliyor.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Olimpiyatları Alamadık Diye Üzülelim mi?

Olimpiyatları Alamadık Diye Üzülelim mi?

Tuğrul Akşar/8 Eylül 2013

Cumartesi akşamı televizyon karşısında nefeslerimizi tutarak izlediğimiz 2020 Yaz Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları'na ev sahipliği yapma hakkı seçimini Tokyo kazandı.

 

İlk turda adaylardan Madrid elendi, İstanbul ve Tokyo finale kaldı. Yapılan final oylaması sonucunda da İstanbul'a 60-36 üstünlük sağlayan Tokyo, 2020 Olimpiyat Oyunlarını kazanan şehir oldu.

 

Ne yapmalıyız? Olimpiyatları alamadık diye üzülmeli miyiz? Yoksa, “her işte bir hayır vardır” diye, olumsuzluğun olumlu yanlarını mı düşünmeliyiz?

 

Olimpiyat Düzenlemek te, Olimpiyat Ev Sahipliği Kararı da Siyasi Bir Karardır

En son oylamada da görüldü ki, Olimpiyat kararı verip buna talip olmak tek başına yeterli değil.  Tüm IOC üyelerine Olimpiyat talebinizi etkin bir şekilde anlatmak, sunmak, onları ikna etmek te, bu organizasyonları almaya tek başına yetmiyor. Bu kararların arkasında herkesin çok farklı siyasi amaçları var. Her ülke kendi çıkarlarını, ilişkilerini ve gelecekteki hesaplarını düşünerek oy kullanıyor. Kendinize çok yakın sandığınız ülkelerden bile oy alamama olasılığı hep var.

 

Yine görüldü ki, Olimpiyat düzenleme kararı o ülke için siyasi bir karar. Yoksa, bu işten parasal gelir elde edebilme mantığıyla bu etkinliklere talip olmak çok mantıklı değil. Ortaya konulan başarılı örneklere bakıldığında ise, çok başarılı gösterilen Barcelona’nın bile makro ekonomik dengesizlikler nedeniyle bugün başı fena dertte. Madrid’te ise insanlar işsiz güçsüz ve parasız iken, hükümetin bu işe milyar dolarlar yatırmak istemesini protesto ettiler. Başarılı sunulan Londra örneği ise iki ülke arasındaki kültürel, ekonomik, sosyal ve finansal farklılıklar yüzünden bize örnek oluşturmuyor. Yanı başımızdaki Atina ise olimpiyat nedeniyle katlanmış olduğu ağır maliyetlerin bedelini, Yunanistan’ın içinde bulunduğu sosyo-ekonomik olumsuzluklar nedeniyle çarpan etkisiyle daha ağır yaşıyor.

 

Alsaydık Ne Olacaktı?

Hükümetin ve bazı kimselerin görüşüne göre: Olimpiyatlar ülkemize sınıf atlatacak, olimpiyat düzenlemiş bir ülke olarak bu etkinliğin orta ve uzun vadede  ülkemize katkılarını pozitife çevirecektik. Bu olumlu etkiyle, başta İstanbul olmak üzere ülke ekonomisine, görselliğine, tanıtımına, turizmine çok önemli katkılar sağlayacak ve yükselen Türk ekonomisinin gerek bölgede, gerekse dünyada önemli bir ekonomi olma yolundaki adımlarını pekiştirecektik. Yaşadığımız bölgedeki güç dengesinde daha etkin bir ülke konumuna gelecek, sıkıntılı bölgeye bu sayede barışı getirecektik. (Bunun nasıl yapılacağına ilişkin IOC üyelerinden birisi sayın başbakana soru da yöneltti) İstanbul çok önemli sportif tesislere kavuşacak, çok büyük alt yapı yatırımlarına girişilecekti. İstanbul adeta yeniden yaratılacaktı. Tabi bu arada olimpiyatların mirasını da iyi değerlendirerek, bir spor ülkesi konumuna da gelecektik.

 

Olimpiyatları almış olsaydık 2013 ile 2020 arası planlanmış 19.4 milyar dolarlık alt ve üst yapı yatırımları için harcama yapacaktık. Ancak bu yapacağımız alt yapı yatırımlarında İstanbul’un en önemli sorunu olan ulaşım altyapısına, (mevcut yeterli görüldüğünden) ilave bir yatırım gelmeyecek, yani  İstanbul’da metro ağımız daha uzayamayacak, sadece Olimpiyat tesislerine ulaşıma yönelik 9,4 milyar dolarlık bir yatırım yapılacak,  fakat Haydar Paşa Limanı yakınlarında denize nazır devasa bir olimpik  stadımız, İstanbul’un değişik yerlerinde 36 değişik spor tesisimiz ve olimpiyatlar bittikten sonra TOKİ’nin satışa çıkartacağı bir Olimpiyat Köyümüz olacaktı(!)

 

Ekonomik Fatura Ne Olacaktı?

Olimpiyatı alabilseydik, aslında şundan kesinlikle eminim ki, her ne kadar 19,2 milyar dolar gibi bir maliyetten bahsedilse de,  bütçe 2020’de gerçekleştiğinde bu tutar planlanın çok üzerinde bir tutara 25-30 milyar dolara kadar çıkabilecekti. Geçen sene gerçekleşen doğrudan yabancı yatırımın (FDI) 8 milyar dolar civarında olduğunu düşünürsek, İstanbul’daki Olimpiyatların gerçekleşmesinin Türkiye bütçesinde yaratacağı açık çok daha büyük olacaktı. Ülkemizde bütçe açığının 15 Milyar dolar civarında olduğu dikkate alındığında, gerçekleşecek yatırım harcamalarının öngörülen olimpiyat yatırımlarının da 2020’ye kadar yedi yıllık süreçte yıl başına ortalama 4 ila 4,5 milyar dolarlık bütçeye ilave yük gelecekti. Bunun anlamı bugünkü kurlardan ortalama her yıl 8-9 milyar TL ilave bütçe açığı demekti.

 

Artan bütçe açığının ekonomiye etkilerinin ne olacağını ve bu açığı karşılamak için ne gibi önlemlere başvurulacağını hepimiz çok iyi biliyoruz. Özelikle giderek bozulan konjonktürde daralacak gelirler nedeniyle, gelir ve gider dengesizliğinin ne noktaya geleceğini düşünmek bile insanı rahatsız ediyor.

Londra Olimpiyatları %3 Bütçe açığına Neden Oldu

Londra Olimpiyatlarının 17 Milyar Dolara ulaşan harcamaları, İngiliz ekonomisinde geçen sene %3 gibi bir bütçe açığına neden oldu. İstanbul Olimpiyatları’nda ileri sürülen toplam maliyeti Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya oranlanacak olursak, İstanbul Olimpiyatları’nın Türkiye ekonomisi üzerinde yaratacağı maliyet ya da finansal açığın  Londra’nınkinden 3-4 kat daha fazla olacağını hesaplamak zor değil.

 

Yani hep vurgulandığı gibi Olimpiyatların maliyeti çok yüksek ve bu maliyetlerin kendi finansal gelirleriyle karşılanması da çok mümkün görünmüyor. Burada bilemediğimiz, tahmin edemediğimiz bir başka önemli konu da, bu organizasyonun mirasının, yani olimpik ruhun toplum içindeki genel yaygınlığının ne ölçüye ulaşacağı ve ülkemizi spor ülkesi konumuna çıkartıp çıkartmaya yetip yetmeyeceğinin yanı sıra, oyunlar sonrası  kullanılmayan, atıl ve çürümeye terk edilmiş, milyar dolarlara mal olan tesislerin ne olacağı sorunuydu.

 

Olimpiyat Düzenlemek İçin Yılmamak Lazım

Günümüzde bir spor ülkesi olmaktan uzak bulunan Türkiye’de, bugüne kadar olimpiyatlar bizim için aslında televizyon karşısında geçirdiğimiz üç haftalık bir etkinlikten başka bir şey olmadı. Olaya bu yönden bakıldığında, mevcut spor politikamız,  sahip olduğumuz spor kültürümüz, parasal gelirimiz ve olmayan olimpik ruhumuz,  bize  Türkiye’nin bu olimpiyatlarla kabuk değiştirip bir spor ülkesi olması için daha uzun yıllara ihtiyacının olduğunu gösteriyor .

 

Olimpiyat Düzenlemek Sportif Refahı Geliştirmeye Yönelik Olmalı

Bu olumsuzluklara karşın, Olimpiyat düzenlemek, o ülkenin gelecekte spor ülkesi olabilmesi ve spor mantalitesinin dağdaki çobana kadar ulaşıp gelişmesi açısından çok büyük bir işleve ve öneme sahip. Olimpiyat mirasının, olimpiyat sonrası iyi değerlendirilmesi, o ülkeyi sportif anlamda çok ilerilere taşıyor. Kaldı ki, bizim gibi ekonomisi ve nüfusu çok hızlı gelişen, potansiyeli yüksek ülkelerde Olimpiyatların gelecekteki sportif ve ekonomik etkisi beklenenden daha yüksek olabiliyor. Ama bunun için de çok ciddi stratejik gelişim ve değerlendirme planlarına, politikalarına gereksinimimiz var. Bu bağlamda başbakanın Buenos Aires’teki konuşmasında da vurguladığı, “Bu olimpiyatları alamasak bile, biz bu yatırımlara devam edeceğiz” cümlesinin, o anki ruh haliyle söylenmemiş olmasını ümit ediyorum. Gerçekten de, “Az zamanda, çok iş yapabilme” potansiyeline, her yönüyle yüksek değişim ve gelişim esnekliğine sahip bir ülke olarak Olimpiyatlara adaylığımızı, olimpizm felsefesini toplum içinde yaygınlaştırıp bir yaşam biçimine dönüştürerek,  bıkmadan ve usanmadan daha ileriki yıllara taşımaya çalışmalıyız. Bunu sadece IOC için değil, kendi vatandaşımızın sportif refah düzeyini daha yukarılara çekmek, Türkiye’yi bir spor ülkesi yapabilmek için önümüze koymalıyız.  {jcomments on}

Bu İçerik  8584  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

28.04.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

94.023

-0,28

 bjk BJKAS

4,84

2,11

 fb FENER

35,56

1,14

 gs GSRAY

24,26

-0,08

 trabzon TSPOR

2,70

0,37

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 13604965

Spor Toto Süper Lig 2016-17 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

BEŞİKTAŞ

28 19 7 2 57 25 32 64
2 BAŞAKŞEHİR 28 16 9 3 54 25 29 57
3 FENERBAHÇE

28

15 8 5 51 26 25 53
4

GALATASARAY

28
15
4
9
50

33

17
49
5 TRABZONSPOR
28
14
5
9
34
27
7

47 

6

ANTALYASPOR

28
12
7
9
32
35
-3
43
7

GENÇLERBİRLİĞİ

28
10
9
9
28
28
0
39
8

KONYASPOR

28
10
9
9
33
35
-2
39
9

OSMANLISPOR

28
9

10 

9
36
32
4
37
10

KASIMPAŞA

28
10
7
11
38
37
1
37
11

KARABÜKSPOR

28

10
5
13
30
37
-7
35
12

BURSASPOR

28
10
5

13

30
40
-10
35
13

ALANYASPOR

28
10
4
14
45
51
-6
34
14

AKHİSAR BLD.

28
9
6

13 

26
39
-13
33
15

KAYSERİSPOR

28
7
6
15
36
51
-15
27
16

GAZİANTEPSPOR

28
7
4
17
28
47

-19

25
17

Ç.RİZESPOR

28
6
6
16
30
46
-16
24
18

ADANASPOR

28
5
5
18
26
50
-24
20

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

5 4 1 0 11 1 13 10
2 izlanda-bayrak İzlanda 5 3 1 1 8 6 10 2
3 ukrayna-bayrak Ukranya

5

2 2 1 7 4 8 3
4

turk-bayrak Türkiye

5 2 2 1
7

5

8 2
5 kosova-bayrak Kosova
5 0 1
4 2 14 1

1

6

finlandiya-bayrak Finlandiya

5 0 1 4
3

8

1 -5

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.