x
6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 19 Mart 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalan takımlar belli oldu. Bayern Münih-Real Madrid, Barcelona-Juventus, Atletico Madrid-Leicester City, Borussia Dortmund-Monaco, yarı final için mücadele edecekler. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti.  28 Ocak 2017- Deloitte'un 2015-16 sezonuna ilişkin düzenlediği Para Ligi raporunda Manchester United 689 Milyon Euro'luk geliriyle, 11 yıl aradan sonra tekrar lider oldu. 2,ve 3. Sırada 620'şer Milyon Euro ile Barcelona ve R.Madrid yer aldı. 24 Ocak 2017- Türk futbolunun duayenlerinden Gençler Birliği kulüp başkanı İlhan Cavcav 81 yaşında yaşamını yitirdi. 23 Ocak 2017- Para Ligi'nde iki Türk takımı. Deloitte'un 2015-16 Para Ligi'ne FB 25. Galatasaray ise 30.sıradan girdi.   2 Ocak 2017- Türk futbolu 10 yılda 5 kat büyüdü, gelirler 2 milyar TL'yi aştı. 5 Aralık 2016- Football Leaks ile Jose Mourinho ve C.Ronaldo başta olmak üzere, bir çok ünlü oyuncu vergi kaçırmakla itham ediliyor. 21 Kasım 2016- Önümüzdeki 5 sezonun Süper Lig ve TFF 1. Lig müsabakaları yayın haklarının devri için düzenlenen ihaleyi 500 milyon dolarla Digiturk kazandı. 17 Kasım 2016- Barcelona, Japon internet firmalarından Rakuten ile 2017-18 sezonu için 58 milyon Dolarlık forma sponsorluğu için anlaştı. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Alex Ferguson: Kazanmaya Adanmış Bir Ömür (II)

Alex Ferguson: Kazanmaya Adanmış Bir Ömür (II)

 

 

Tuğrul Akşar/23 Aralık 2013 Alex Ferguson’un temel felsefesi “Kazanmayı bir alışkanlık ve yaşam biçimi haline getirmek” şeklinde özetlenebilir. Geçen hafta bu konu üzerinde çok durmuş ve “kazanmanın” Alex Ferguson’un karakteri olduğunu vurgulamıştık.

 

Onu, çoğu insan tarihteki en başarılı ve büyük koçlardan birisi olarak nitelendiriyor. Onu bu üne iten, hırslı genel karakteri, futbola olan katkıları ve kazanma tutkusu…

  

Alex Ferguson’un genç futbolculara verdiği önem biliniyor. Bir çok genç oyuncuyu stara dönüştürebilme yeteneği ve becerisi onu eşsiz kılıyor bir bakıma.. Ama onun enteresan bir özelliği daha var ki,  o da: Yıldız yaptığı oyuncuyu, değerini buldu mu hemen satmasıdır. Nitekim, geçen hafta Alex Ferguson’un sadece bir teknik adam olmadığını, onun aynı zamanda kulübün aktiflerini yöneten ve önemli gelirler kazandıran bir portfolyö yöneticisi gibi çalıştığını da sizlerle paylaşmıştık.

 

Değerini Buldu mu Sat!

 

Alex Ferguson, bir yandan genç oyunculara çok önem vermesi ve alt yapıdan Gary Neville, Phil Neville, David Beckham, Paul Scholes, Nicky Butt, Wayne Rooney gibi yıldızları genç yaşta takıma kazandırarak gelişmelerinde büyük rol oynamasına karşın, diğer taraftan çok başarılı bulunan kadroları ve oyuncuları sürpriz şekilde hızla değiştirmesi ile de tanınan bir teknik adam.

  

  

En büyük yıldızları bile değerini bulduğunda, satmaktan çekinmeyen bir kararlığa sahip bir teknik direktör. Bu bağlamda, 1991yılında Shaktar Dontesk'ten 650 bin Sterlin'e aldığı Rus Yıldız Andrei Kanchelkis'i

1995 yılında Everton'a 5 milyon Sterlin'e, altyapıdan gelen Galli oyuncu Mark Hughes'i 1986 yılında Barcelona'ya 2 milyon Sterlin'e,  West Ham'dan 1989 yılında 1 milyon Sterlin'e aldığı İngiliz futbolcu Paul İnce'i, 1996'da Inter'e 7.5milyon Sterlin'e,  1998'de PSV'den 10.3 milyon Sterlin'e aldığı Jaap Stam'ı, 2002'de  Lazio'ya 15.6 milyon Sterlin'e, altyapıdan yetiştirdiği David Beckham'ı Real Madrid'e 2003 yılında 52 milyon Sterlin'e,

  

2001'de PSV'den 19 milyon Sterlin'e satın aldığı Hollandalı Ruud Van Nistelroy'u 2006 yılında 24 milyon Sterlin'e Real Madrid'e  

ve 2003'te Sporting Lizbon'dan 12.4 milyon Sterlin'e satın aldığı Portekizli yıldız Cristiano Ronaldo'yu zirvedeyken 2009'da 80 milyon Sterlin'e (yaklaşık 94 milyon Euro) Real Madrid'e sattı.

  

  

Bu al, oynat, parlat ve sat stratejisini çok iyi uygulayan Alex Ferguson kulübüne bu sayede çok önemli paralar kazandırdı.

 

Disiplin ve Sıkı Çalışmaktan Uzaklaşma

 

Alex Ferguson, “Ben oyuncularıma teknik beceri kazandırmaktan daha çok, onları kulübün yüksek standartlarına ulaşmalarını sağlayacak, asla kazanmaktan vazgeçmeyecekleri bir tutkuya, yüksek performansa odaklarım, onlara  ilham veririm” diyor. Tüm antrenmanlarda, maçlarda, oyuncularına yaptığı motivasyon konuşmalarında, taktik hazırlıklarda Alex Ferguson bunu dikkate alıyor. Disiplinden ve sıkı çalışmadan taviz vermeyen bir teknik adam olarak, “bir futbolcu ne kadar yetenekli bile olsa, çalışmıyor ve bir ayrıcalık bekliyorsa”, bu futbolcunun Alex Ferguson’un takımında yeri bulunmuyor.

 

 

İlerlemiş yaşına rağmen her antrenmana sabah saat yedide gelme alışkanlığını asla kaybetmeyen Alex Ferguson, “Benim erken geldiğimi gören oyuncular, benim işime ne kadar önem verdiğimi görürler ve işlerine saygıları artar”diyor.

 

 

“Asla Kontrolu Elden Kaybetme”

 

“Her şeyi kontrol edemezsiniz ama önünüzde milyonlar kazanan ve her birinin egosu tavan yapmış oyucular varsa, onları yönetmek, otoritenizi tesis etmek için disiplini ve sıkı çalışmayı elden bırakamazsınız” diyor, Alex Ferguson. “Başarıya ulaşmak için her birinin karşı çıkış ve meydan okumalarına karşılık vermek ve onlara burada patronun teknik direktör olduğunu hatırlatmak zorundasınız” diyen Alex Ferguson, yeri geldiğinde oyuncularına eleştiri yapmaktan, ceza vermekten ve hatta takımdan uzaklaştırmaktan kaçınmayan bir teknik adam. “2005 yılında, uzunca süre takımda kaptanlık yapmış Roy Keane medya önünde takım arkadaşlarını eleştirdiğinde, ertesi gün takımla ilişiğini kestiğini" dile getiren Alex Ferguson, yukarıda da belirttiğimiz gibi yıldızlarını satmaktan çekinmeyen bir koç.

 

 

Futbolcuların Beklentilerini Yönet

 

Manchester United'da geçirdiği 27 yıllık süreçte Alex Ferguson hep yüksek egolu yıldızlarla çalıştı. Bu yıldızlardan çoğunu kendisi yarattı, bazıları da o geldiğinde takımda bulunmaktaydı.

  

  

  

  

Tüm futbolcularının beklentilerini yönetmek, onun en öncelikli görevleri arasındaydı. Onlara sadece teknik ve taktik değil, aynı zamanda özgüven ve kazanma ruhu da  aşılıyordu. Onları hep ortak çıkarlar doğrultusunda daha iyiye, daha mükemmele yönlendirdi. Bunu yaparken de klasik yönetim araçlarını çok fazla kullandı.

  

Yeri geldi eleştirdi, yeri geldi “aferin” çekti. Saha içinde başarılı olabilmenin yolunun soyunma odasından geçtiğini çok iyi biliyordu. Bu nedenle, maç öncesi ve sonrası hep onları dinledi ama kendi bildiğini uyguladı. Futbolcuların beklentilerini takımın beklentileriyle çakıştırdı ve star olabilmek için öncelikle kulübün beklentilerinin gerçekleşmesi gerektiğini onlarla paylaştı.

Karşılanamayacak beklentileri yönetmek için asla fazla zaman harcamadı. Takım içinde huzursuzluk çıkartılmasına hiçbir zaman izin vermedi. Bu oyuncularla yollarını ayırdı. Beklenti yönetiminde başarılı olabilmek için mesajlarını hep doğrudan verdi. Özellikle, beklentisi yüksek olan oyuncuların maç performanslarını hemen maç bitiminde, ertesi güne bırakmadan değerlendirdi, eleştirdi.

  

Bu süreçte oyuncularına hep etik davrandı ve onlardan da bunu bekledi. Takımın başarısı ile beklenti yönetimi arasında bir ilişki olduğuna dikkat çeken Alex Ferguson, bunu yaparken de, “farklı zamanlarda farklı rolleri üstlenmek zorundasınız. Kimi zaman bir doktor, kimi zaman bir öğretmen, kimi zaman da baba olmak zorundasınız” diyor.

 

Risk almaktan Korkma

 

Kazanmayı doğal karakteri olarak gören Alex Ferguson, kendisini “gerektiğinde risk almaktan korkmayan bir kumarbaz” olarak nitelendiriyor. Ferguson, en sıkıntılı anlarda bile panik yapmadan her şeyi iyi planlayıp bazı riskleri almanın takımın kazanma kültürü açısından önemli olduğunu söylüyor. “Eğer ilk yarıda geriye düşmüşsek, mesaj çok açık ve basit” diyen Alex Ferguson bu durumda oyuncularına “panik yapmamalarını, sadece herkesin kendi görevlerine odaklanmalarını” istiyor ve ekliyor “eğer herkes kendi görevini eksiksiz yaparsa, bu maçı çevirebiliriz. Bunu daha önce yaptık, şimdi de yapabiliriz” diyor ve “gerekirse, defanstan bir oyuncuyu çıkartıp forvete oyuncu alabileceğini” sözlerine ekliyor. Bu tür durumlarda, “pozitif maceracı bir yaklaşımla riskler almanın kendi tarzı” olduğunu ifade ediyor. “Tüm takımlarının çok azimli olduğunu ve bu duygudan asla ödün vermediğini” belirten Alex Ferguson, “yenilirken, kazanmanın ise fantastik bir şey olduğunu” ifade ediyor.

 

Delegasyon ve Gözlemleme Futbolda Çok Önemli

 

“Her zaman antrenmanlar olmak üzere, nihai olmayan bazı şeylerde asistan koçlarına yetki ve sorumluluk verdiğini, ancak bu delegasyon sonrası asistanlarının performanslarını ve onların oyuncularının yeteneksel gelişimlerine katkılarını saha içinde ve dışında yakından gözlemlediğini” ifade eden Alex Ferguson, “bunun kendi yönetsel anlayışının en önemli parçalarından birisi olduğunu” belirtiyor.

Gözlemlemeyi, sadece antrenmanın bir parçası olarak değerlendirmeyen Alex Ferguson,  “aynı zamanda bir oyuncunun ailesel, finansal ve sosyal problemleri olup olmadığı konularında da onu yakından gözlemlemenin, varsa problemlerin çözümüne yönelik aksiyonların alınmasının, o oyuncunun performansının artırılmasında ve onun takıma katkısının maksimize edilmesinde çok önemli bir rol oynadığının” altını çiziyor.

 

Yeniliklere Her zaman Açık Ol ve Kendini Buna Adapte Et

 

Alex Ferguson Avrupa ve dünya futbolunu yakından takip eden, kendi takımının performansını daha da artırabilmek için sürekli arayışlar içerisinde olan, kendisini yetmişinde de olsa devamlı geliştiren bir teknik adamdı. “Değişimlere asla karşı koymaya çalışmadığını, aksine onlara adapte olmaya çalıştığını” belirten, Alex Ferguson’un bu bağlamda futbola enteresan katkıları bulunuyor. Manchester United’ın eski CEO’su David Gill, onu “futbolun gelişimine, potansiyelinin artırılmasına ve bazı modern değişimlerin oyunda gerçekleştirilmesinde önemli katkıları olan birisi” olarak niteliyor.

Futbolun gelişimine katkıda bulunmayı bir felsefe olarak önüne koyan, her başarıyı aynı coşkuyla yaşayan, mesleğinin ve kulübünün ona, futbolu değiştirme ve geliştirme olanağı sağladığını ve bundan çok mutlu olduğunu belirten Alex Ferguson'un, ilk kez dört merkez forvetle takım oynatan ilk hoca olduğunu ve bu sistemle 1998-99 sezonunda Premier Lig ve Şampiyonlar Ligi’ni kazandığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra Alex Feguson'un bazı uygulamalarının da Avrupalı bazı elit kulüplerce daha sonra uygulandığını burada vurgulayalım.

Bunlardan bazılarını sayacak olursak, bunlar: 1) Manchester’daki yeterli güneş ışığı alamayan oyuncularına soyunma odalarının yanında D vitamini alabilecekleri solaryumların yaptırılması, 2) Oyuncuların konsantrasyonlarının en üst noktaya taşımak için kulübe yogo hocalarının kulübe kiralaması, 3) Oyuncuların saha içinde görüş yeteneklerini artırabilmek için kulüpte bir göz doktorunun istihdam edilmesi, 4) Oyuncuların antrenmanlarda performanslarını ölçmeye yönelik GPS’li yeleklerin oluşturulması, 5)Kulüp içinde küçük çapta operasyonları yapılabilecek yetenekte bir sağlık merkezinin oluşturulmasıdır.

 

  

 

Ne Dersler Çıkıyor?

 

Alex Ferguson’un Manchester United’da geçen 27 yıllık yaşam öyküsü bize bazı önemli dersler veriyor. Buradan teknik adamlara, futbolculara, kulüp yöneticilerine ve taraftara önemli mesajlar var.  Aslında Alex Ferguson yeni bir şey söylemiyor. Hepimizin bildiği şeyleri bizimle paylaşıyor ama onun bir farkı var, hepimizin bildiği şeyleri sıkı bir şekilde uygulayabilen, hayata geçirebilen ve başarıya ulaşabilen birisi olması. O çoğu kişinin bildiği, hayal ettiği şeyleri uygulayan ve başarıya ulaşan bir “kazanan”.

 

Teknik adamlara; Kendinizi geliştirin, takımınızın ve oyuncularınızın özelliklerini iyi gözlemleyin, takıma kazanma kültürünü yerleştirin, asla vazgeçmeyin, baskı altında sakin kalarak takımınızı başarıya ulaştırın, yeniliklere açık olun diyor.

 

Yöneticilere ve taraftara daçok farklı mesajlar veriyor. Bugün Manchester United ile  kazanmadık kupa bırakmayan, Premier Lig tarihinin en başarılı teknik adamının başlangıçta pamuk ipliğine bağlı bir teknik yaşamı bulunduğunu da aşağıda kendi sözlerinden anlıyoruz. Kolay değil, 1986’da Manchester United’a gelen Alex Ferguson tam dört sene boyunca hiçbir kupa kazanamadığı gibi Lig’de de çok başarılı olamamıştı. Eleştiriler o kadar fazlaydı ki, zaman zaman bu işi bırakmayı düşündüğünde bile Kulübün ona olan inancı ve kendisinin pes etmeyen inatçı karakteri Alex Ferguson’u sonunda bir efsane yaptı.

 

İşte, kendi ağzından Alex Ferguson’un, bize çok önemli dersler veren kısa öz yaşam öyküsü: 

 

1990'ın Ocak ayında Mark Robins'in golüyle Nothingham Forest'ı geçip FA Kupası finaline doğru yol alırken, aslında Manchester United kariyerimin sonuna o kadar yaklaşmıştım ki... Uzun zamandır maç kazanamıyor olmak benim de tüm özgüvenimi yıkmıştı.



Cyrstal Palace'a karşı FA Kupası'nı kaldırdığımızda, Manchester United'a hiçbir elle tutulur başarı kazandırmadan 4 yıl boyunca o koltukta oturabilmiş olmam, bu işin benim boyumu aştığını düşündürüyordu herkese... Kovulmaya ne kadar yakın olduğumu ben bile bilmiyordum. 1990'da o kupayı kazanamamış olsaydım, kimse beni Manchester United'ın başında tutamayacaktı.

 

O günlerde en büyük destekçim Bobby Charlton oldu ve gönderilmeme asla izin vermedi. Ne yapmaya çalıştığımı, nasıl bir altyapı sistemi kurma mücadelesi verdiğimi, günlerimi Manchester United'ın geleceği için nasıl harcadığımı biliyordu.

 

 

1990'da kazandığımız FA Kupası, birbirinden ihtişamlı başarılarla dolu bir geleceğin ilk adımı olacaktı. Oysa medyanın bana o günlerde tahammülü yoktu. Kupa finalinin ertesi günü bir gazetede benim için şöyle yazmışlardı; "Pekala, FA Kupasını kazanabileceğini gösterdin, şimdi İskoçya'ya geri dön!"

 

Oysa, benim işim bitmemişti. 1995'te yine bir FA Kupası finalindeydik ancak Everton'a kaybettik. Takımda değişikliğe gitmeye karar verdim. Bugün adına 92 sınıfı dedikleri o genç oyunculardan yeni bir takım kurdum. Unutmayın ki, Manchester United'da çok zor günler geçirdim. Ama kulüp hep arkamda durdu. Tüm ekibim arkamda durdu. Futbolcular arkamda durdu. Şimdi sizin göreviniz, yeni teknik direktörünüzün arkasında durmaktır.

Eğer, kaybettiğimiz zamanlarda, bizi desteklemeyecekseniz, o h
alde, kazandığımız zaman da desteklemeyin."

Alex Ferguson’lu Manchester United 1986-2013

Premiership Şampiyonlukları  (13 kez) 1992–93, 1993–94, 1995–96, 1996–97, 1998–99, 1999–2000, 2000–01, 2002–03, 2006–07, 2007–08, 2008–09, 2010-11, 2012-13

    FA Kupası: (5 kez) 198990, 199394, 199596, 199899, 200304

    Community Shield: (8 kez): 1990, 1993, 1994, 1996, 1997, 2003, 2007, 2008

    UEFA Şampiyonlar Ligi: (2 kez) 1998-1999, 2007-2008

    Avrupa Kupa Galipleri Kupası: (1 Kez) 1990-1991

    talararası Kupa: (2 Kez) 1999,2008

    UEFA Süper Kupa: (1 Kez) 1991

Teknik Direktörlük Ödülleri

    UEFA'da Yılın Teknik Direktörü: (2 Kez) 2007, 2008

    Premier Lig Yılın Teknik Direktörü: (6 Kez) 1993-1994,1995-1996,1996-1997,1998-1999,1999-2000,2002-2003,2006-2007,2007-2008,2008-2009

{jcomments on}

Bu İçerik  10899  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

21.04.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

92.439

0,43

 bjk BJKAS

5,05

-2,70

 fb FENER

34,32

0,06

 gs GSRAY

24,20

-0,41

 trabzon TSPOR

2,64

-0,75

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 13497637

Spor Toto Süper Lig 2016-17 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

BEŞİKTAŞ

27 18 7 2 54 23 31 61
2 BAŞAKŞEHİR 27 16 8 3 51 22 29 56
3 FENERBAHÇE

27

14 8 5 50 26 24 50
4

GALATASARAY

27
15
4
8
50

32

18
49
5 TRABZONSPOR
27
13
5
9
31
27
4

44 

6

ANTALYASPOR

27
12
7
8
32
32
0
43
7

KONYASPOR

27
10
9
8
32
33
-1
39
8

KASIMPAŞA

27
10
6
11
38
37
1
36
9

GENÇLERBİRLİĞİ

27
9

9
26
27
-1
36
10

BURSASPOR

27
10
5
12
29
35
-6
35
11

OSMANLISPOR

27

8
10
9
35
32
3
34
12

ALANYASPOR

27
10
4

13

45
50
-5
34
13

KARABÜKSPOR

27
10
4
13
30
37
-7
34
14

AKHİSAR BLD.

27
8
6

13 

21
38
-17
30
15

KAYSERİSPOR

27
7
6
14
35
49
-14
27
16

Ç.RİZESPOR

27
6
5
16
27
43

-16

23
17

GAZİANTEPSPOR

27
6
4
17
26
46
-20
22
18

ADANASPOR

27
5
5
17
24
47
-23
20

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

5 4 1 0 11 1 13 10
2 izlanda-bayrak İzlanda 5 3 1 1 8 6 10 2
3 ukrayna-bayrak Ukranya

5

2 2 1 7 4 8 3
4

turk-bayrak Türkiye

5 2 2 1
7

5

8 2
5 kosova-bayrak Kosova
5 0 1
4 2 14 1

1

6

finlandiya-bayrak Finlandiya

5 0 1 4
3

8

1 -5

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.