x
4 Haziran 2017- Juventus'u Gallerin başkenti Cardiff'te 4-1 yenen Real Madrid, 2016-17 sezonunun Şampiyonlar Ligi Kupasını kazandı. 1 Haziran 2017- Normal süresi 0-0 biten Ziraat Bankası Türkiye Kupası'nı penaltılarla rakibi Başakşehirspor'u 4-1 yenen Konyaspor kazandı.  29 Mayıs 2017- Beşiktaş Lig'in bitimine bir hafta kala Süper Lig'de 15.Şampiyonluğuna ulaştı. 23 Mayıs 2017- Futbolun kurumsal ve yönetsel gelişimine çok büyük emek veren, futbolekonomi'nin kurucularından Doç.Dr.Kutlu Merih'i kaybettik. Başımız sağ olsun.... 21 Mayıs 2017 -Eurolig Final Four final maçında Olympiakos'u 80-64 yenen Fenerbahçe Avrupa'nın en büyüğü oldu.  11 Mayıs 2017- Şampiyonlar Ligi finalistleri Real Madrid ve Juventus oldu. Final 3 Haziran'da Galler'in başkenti Cardiff'te Millennium Stadyumu 'nda oynanacak. 22 Nisan 2017- UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final eşleşmeleri belli oldu. Lyon-Ajax, Manchester United-Celta Vigo karşılaşmalar 4 ve 11 Mayıs'ta, Avrupa Ligi'nin final maçı da 24 Mayıs'ta İsveç'in başkenti Stockholm'deki Friends A... 6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 19 Mart 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalan takımlar belli oldu. Bayern Münih-Real Madrid, Barcelona-Juventus, Atletico Madrid-Leicester City, Borussia Dortmund-Monaco, yarı final için mücadele edecekler. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Süper Ligimiz Rekabette Ne Kadar Süper?

Süper Ligimiz Rekabette Ne Kadar Süper?

SUPERLIG

Tuğrul Akşar/23 Ağustos 2015 Bir ligin kalitesini, o ligin rekabet düzeyi belirliyor. Rekabetçi denge yükseldikçe, yani dengede rekabet arttıkça, ligin kalitesi ve izlenilirliği de artıyor.

 

Buna bağlı olarak süreç içinde o ligin iktisadi ve finansal rekabet gücü de artmaya başlıyor.


Bu hafta Süper Lig ve Avrupa’nın üst düzey liglerinde, takım değerleri ve bazı rekabet göstergeleri üzerinden bir rekabet analizi yapacağız.


Süper Lig Parasal Rekabette Önemli Yol Aldı!


Avrupa futbolunun parasal gelişiminden Türk futbolu son 18 yılda önemli bir pay aldı. Gerek yıllık 700 Milyon Euro’ya ulaşan geliri, gerekse 1.1 Milyar Euro’ya yaklaşan değeriyle Süper Lig, parasal büyüklükler bakımından Avrupa’nın en değerli altıncı ligi haline geldi.


Bununla birlikte, Süper Ligimizde finansal rekabet açısından kopmalar da yaşanmaya başladı. Rekabette, takımların yıllık gelirlerinin yanı sıra, sahip oldukları takım değerleri de çok önemli.


Süper Lig’imizde takım değerleri bakımından rekabet analizine geçmeden önce, Süper Lig’in Avrupalı liglerle rekabet güçlerine kısaca bir bakalım.


Rekabette de Zenginlikte de Premier Lig


Premier Lig şüphesiz ki, gerek sportif anlamda, gerekse iktisadi ve mali olarak hala Avrupa’nın ve Dünya’nın en önemli futbol ligi.


Premier Lig 2014-15 sezonunda yıllık yarattığı 3.9 Milyar Euro geliri ve 4.030 Milyon Euro’ya ulaşan değeriyle finansal olarak, UEFA kulüp futbolunda Avrupa'nın ve Dünya'nın en değerli ve en önemli ligi konumunda.

 

Premier Lig'in futbolun sadece sportif yanına değil, aynı zamanda show-business yönüne de odaklı yaklaşımı, bu ligi adeta bir Dünya Ligi'ne dönüştürmüş durumda.  Futbolu yeşil sahalardan parasal alana taşıma başarısı gösteren Premier Lig, futbolu tam bir gösteri endüstrisine dönüştürmesi sonucu, her hafta sonu 176 ülkede yayınlanıyor ve yaklaşık 600 milyon insan tarafından izleniyor. Buradan bu ligin değerini ve önemini çok net anlıyoruz.


Gerçekten de Premier Lig bugün modern endüstriyel ve finansal futbolun kabesi konumunda. Bu ligde 20 takımda 544 oyuncu top koşturuyor. Oyuncuların %68’i yabancı ve ortalama takım değeri 201.5 Milyon Euro’ya ulaşıyor.


Premier Lig’e parasal olarak en yakın lig 3.090 Milyon Euro’luk değeriyle İspanyol La Liga. Premier Lig’le arasında yaklaşık 1 milyar Euroluk bir değer farkından bahsediyoruz. Yıllık 1.9 Milyar Euro bir gelir yaratan La Liga ile Premier Lig arasındaki 2 Milyar Euro’luk finansal fark, bu iki lig arasında büyük bir uçurum olduğunu da bize gösteriyor. Premier Lig yıllık, La Liga’nın iki katına yakın daha fazla gelir elde ediyor. İki Lig arasındaki farkın kısa vadede kapanması çok da mümkün görünmüyor.  La Liga’da ortalama takım değeri ise 154.5 Milyon Euro düzeyinde.


Son on yılın iktisadi, finansal ve sportif anlamda en istikrarlı gelişen, yıldız liginin Alman Bundesliga olduğunu söyleyebiliriz. Almanlar sportif, yönetsel ve finansal anlamda bu süreçte çok önemli yol kat ettiler. Alman Bundesliga her ne kadar 2.2 Milyar Euro’luk değeriyle İspanyol La Liga’dan sonra geliyor olsa bile, yıllık yarattığı 2.3 Milyar Euro gelirle, Premier Lig’den sonra Avrupa’nın ne fazla gelir yaratan ikinci ligi durumunda.


Süper Ligimize baktığımızda ise; Süper Lig beş büyük merkez ligin dışında sahip olduğu 1.020 Milyon Euro parasal değeri ve yıllık 720 Milyon Euro’ya yaklaşan geliriyle Avrupa’nın en fazla gelir yaratan ve en değerli altıncı ligi konumunda.


Süper Lig Finansal Olarak Değerli ama Önemli Bir Lig Değil!


Bir lig çok büyük değerlere ve gelirlere sahip olabilir ama önemli liglerden birisi olamayabilir. Çünkü, parasal büyüklük eğer sportif performans temelinde yükselmiyorsa, muhtemelen o lig sübvansiyonla büyümüş bir ligdir. Bir lig ancak kendi dinamikleriyle belirli bir finansal performansa ulaşıyorsa, bu lig zaten süreç içinde sağlayacağı rekabet avantajlarıyla önemli bir lig haline gelebilir.


Bu bağlamda Süper Lig analizimize bakıldığında, Süper Lig finansal olarak Merkez Liglere en yakın Çevre Liglerin başında geliyor.


Nitekim, bu anlamda Süper Lig son onsekiz yılda parasal gelirlerini %480 arttırarak, 725 Milyon Euro’ya taşıdı. Bu gerçekten çok büyük bir başarı olmakla birlikte, Süper Lig sportif olarak Çevre Ligler içinde en düşük performans sergileyen Liglerden birisi. Bu nedenle, Avrupa’nın finansal olarak en fazla gelir yaratan altıncı ligi olmasına karşın, önemli liglerinden birisi değil.


Süper Lig açısından burada yanıtlanması gereken en önemli soru şu: Parasal olarak Çevre Ligler içinde en fazla gelir yaratan Süper Ligimiz, neden sportif olarak Avrupa’nın önemli ligleri arasına giremiyor? Bu soruya arayacağımız yanıtlar bizi futbolda ciddi bir makas ayrımına getiriyor. Futbolumuzu sadece finansal anlamda değil, aynı zamanda sportif, yönetsel ve tesis olarak da Avrupalılaştırmamız gerekiyor.

 

 

 aksar-tablo1

 

Liglerde Yoğunlaşma ve Rekabet Kalitesi

 

Tablo:2’de Avrupa’nın önemli Merkez Ligleri ve Çevre Ligleri arasında rekabet düzeylerini sizlerle paylaştık. Bu tabloyu yaparken özellikle o ligi domine eden ve 2014-15 sezonu itibariyle ligi ilk beş sırada tamamlayan takımlar bazında lig yoğunlaşmalarına odaklandık. Örneğin, Premier Lig’de 2014-15 sezonunu ilk beş sırada tamamlayan beş takımın (Chelsea- Manchester City, Arsenal, Manchester United ve Tottenham Hotspur) parasal değerlerini topladığımızda ilk beş takımın değeri 2.121 Milyon Euro’ya ulaşıyor. (Takım değerleri transfermarkt sitesinden alınmıştır) Bu takımların toplam değeri, Premier Lig değerinin %53’üne karşılık geliyor. Bir diğer deyişle, kalan 15 takımın değeri Premier Lig değerinin yarısından az.


Yine, Premier Lig’i birinci sırada bitiren Chelsea ile sonuncu sırada tamamlayan QPR arasında değer olarak tam 9.9 kat fark var. Takım başına değerlerin ortalaması baz alındığında ise, Premier Lig’de ortalama 201.5 Milyon takım değerinin altında kalan 14 takım olduğunu görüyoruz. Bir diğer ifadeyle, Premier Lig’de takımların %70’i (sahip oldukları değerleri itibariyle) ortalama değerin altında kalmıştır.

 

Süper Lig’de Rekabet Düzeyi Düşüyor, Yoğunlaşma Artıyor!


Süper Ligimizdeki yoğunlaşma ve rekabet kalitesine baktığımızda ise, Süper Ligi 2014-15 sezonda ilk beş sırada tamamlayan takımların değerleri toplamının (Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor ve Bursaspor) 598 Milyon Euro’ya ulaştığını görüyoruz. Bu bağlamda, ilk beş takımın değeri, Süper Lig’in toplam değerinin %59’unu oluşturuyor. Diğer ifadeyle kalan 13 takımın toplam değeri Süper Lig değerinin yüzde kırkı civarında.


Süper Ligde 56.7 Milyon Euro ortalama takım değerinin altında kalan takım sayısı ise 14. Buna göre takımların yüzde yetmişsekizi ortalama değerin altında kalmış durumda. Süper Lig’de şampiyon Galatasaray ile lig sonuncusu Balıkesirspor arasında takım değeri olarak tam 6.8 kat fark bulunuyor.

 

Tablo:3 Süper Lig’de 23 Ağustos 2015 itibariyle Takım ve Oyuncu Değerleri

 

 Kulup degerleri

 

Tablolar Bize Yoğunlaşma ve Rekabet Kalitesi Açısından Neyi Söylüyor?
 

 

Tablo:1 ve Tablo:2 bize yoğunlaşma ve rekabet düzeyleri hakkında bazı ip uçları veriyor. Önce, bu tabloları kısa başlıklarla yorumlamaya çalışalım.


1. Ligleri genel olarak sportif ve finansal olarak ilk beş takım domine ediyor. Bu nedenle bu takımlar sahip oldukları parasal üstünlüğü sportif performansa çevirebilme avantajına sahipler. Bu da onlara rekabet üstünlüğü sağlıyor.


2. İlk beş takımın toplam değerleri, lig değerinin ortalama %63’ünü oluşturuyor. Kadrolarında en kaliteli oyuncu ve teknik damları barındırıyorlar. Bu nedenle yüksek kadro değerleri her zaman onlara sportif ve parasal rekabet üstünlüğü sağlıyor.


3. Lig birincisi ile sonuncusu arasında takım değerleri bakımından 18.5 kat fark bulunuyor. Bu nedenle bu takımlar arasında derin rekabet uçurumu bulunuyor.


4. Liglerde ortalama takım değerinin altında kalan takım sayısı 13’e ulaşıyor. Bu takımlar ile ilk beş takım arasındaki dengesiz güç üstünlüğü nedeniyle, daha lig bitmeden kopmalar yaşanıyor.


5. Liglerde takımların yüzde yetmişbiri, sahip oldukları takım değeri itibariyle ortalama değerin altında kalıyor. Genel olarak bu takımlar ligi domine edemeyen, başaltı takımları ya da rekabete katkıda bulunan takımlar olarak karşımıza çıkıyor.


6. Beş büyük ligde ilk beş takımın toplam değerleri ortalaması 1.6 Milyar Euro’ya ulaşırken, Çevre Liglerde diğer beş takımın ortalama değerleri 490.5 Milyon Euro civarında. Yani, Merkez Lig ilk beş takım ortalama değerleri, Çevre Lig ilk beş takım ortalama değerinden 2.26 kat daha değerli. Bu nedenlerle, Beş Büyük Lig takımları Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nde sportif olarak daha başarılılar.

 

Süper Lig’de Yoğunlaşma ve Rekabet Ne Düzeyde?


Yukarıdaki verilerden hareket edersek, Süper Ligimizde yoğunlaşma ve rekabet düzeylerine ilişkin aşağıdaki sonuçlarla karşılaşırız.


1. Süper Lig’de ilk beş takım değeri, diğer Çevre Liglerden Rusya ve Portekiz’in gerisinde. Süper Lig’in konsolide değeri, bu iki ligin üzerindeyken, ilk beşteki takımların değerinin diğer iki ligin gerisinde olmasını, yoğunlaşma ve rekabet açısından daha olumlu olarak değerlendirebiliriz.


2. Süper Lig’de ilk beş takımın, konsolide lig değerinin %59’unu oluşturuyor olması, Ligler ortalaması %63’ün altında kaldığı için daha olumlu olarak karşılanabilir.


3. Süper Lig’de lig birincisi ile sonuncusu arasındaki takım değeri farkı 6.8 kat ile analizimize konu aldığımız top ligler içinde en iyi oranı oluşturuyor.. Bu oran aynı zamanda tüm ligler ortalaması olan 18.5 kat oranından da çok daha iyi durumda. Yoğunlaşma ve rekabet açısından bu rasyoyu da olumlu olarak değerlendirebiliriz.


4. Süper Lig’de takım değeri olarak ortalamanın altında kalan takım yüzdesi, %78 ile ligler ortalama değeri olan %71’in üzerinde. Bu nedenle bu oranı olumsuz olarak değerlendirmemiz gerekiyor.


5. Tüm liglerde ortalama 13 takım, sahip oldukları takım değerleri itibariyle ortalama takım sayısının altında kalırken, bu sayı Süper Lig’de 14. Bu nedenle, bu sayıyı da olumsuz değerlendirmemiz gerekiyor.


Sonuç


Süper Lig’de gerek gelirlerin paylaşımı ve gerekse takım değerlerinin oluşumunda önemli farklılıklar bulunuyor. Bu farklılıklar, süreç içinde büyüklerin lehine, küçüklerin aleyhine haksız ve dengesiz bir rekabetin oluşmasına neden oluyor. Bu dengesizlik, dengede rekabete çok izin vermediği için de, rekabet ve buna bağlı olarak futbol kalitemiz düşmeye başlıyor.


Bu durum aslında, 1990’lardan itibaren endüstriyelleşip 2000’lerden sonra da finansallaşmaya başlayan futbolun genel karakteristiğinden kaynaklanıyor. Finansallaşan futbol anlayışı liglerde genel olarak bir yoğunlaşmaya yol açıyor. Bu da, liglerde takımlar arasında finansal ve sportif büyük uçurumların oluşmasına neden oluyor.


Endüstriyel ve finansal futbol, reytingi yüksek takımları futbolun lokomotifi konumuna getirmiş durumda.


Gösteri endüstrisinin daha çok para kazanabilmesi, rekabette küçük takımların öldürülmeden, büyük takımların birer payandası olarak rekabette bulunmalarına bağlı. Hal böyle olunca da, dengesiz rekabet temelindeki futbol yapılanması, bir süre sonra futbol seyircisini/taraftarını/müşterisini televizyon başlarında, statlarda büyük takımların kazanma duygusunu körükleyen, arzulayan, haksız rekabeti yücelten içsel bir olgu haline getiriyor…


Finansallaşan futbolda yukarıdaki belirlediğimiz olumsuzluklar, lig bazında belli başlı takımlara bazı finansal ve sportif rekabet üstünlükleri sağlıyorsa da, makro düzeyde genel olarak lig karşılaştırmaları yaptığımızda, bu dengesizlikler belirli ölçülerde ligler arasında normalize oluyor gibi görünüyor. Yani, Süper Lig’de dengesiz ve haksız rekabet takımlar arasında derin uçurumlar oluştururken, diğer taraftan bu dengesizlikleri Avrupalı ligler arasında da gözlemliyor olmamız; hatta bu ligler arasında da benzeri farklılıkların olduğunu ortaya koyuyor olmamız, bu sıra dışılığın sıradanlaştırılması gibi bir algının yaratılmasına neden oluyor. Bazı istatistiki veriler demeti içinde bu analize bakıldığında, ligler arasında bazı olumsuzluklar sanki normalmiş gibi algılanabilir. Hatta bizim analizimizde olduğu gibi bazı verilerde Süper Lig değerleri daha iyi, daha rekabetçi ve adil bir rekabete sahipmiş gibi de görülebilir.

 

Ancak, her lig bazında mikro ölçekteki (takım bazında) farklılıklar derin olmakla birlikte, karşılaştırmalı analizler yaptığımızda, bazı konularda bu dengesizliğin ve farkların Ligler arasında normalize olduğunu görüyoruz. Bu aslında istatistik biliminin neden olduğu bir yanılsamadan başka bir şey değildir.


Ancak, ne olursa olsun bugün Süper Lig’de parasal gelişimin, sportif gelişimin önüne çıkmış olması, futbolumuzda rekabetsizliği ve kalitesizliği beraberinde getiriyor. Yani, siyaseti arkasına almış bugünkü futbol yapılanması Süper Lig’i bir şekilde sübvanse ederek para yaratıyor olsa ve değerini maksimize edip Avrupa’nın en değerli altıncı ligi haline getirse bile, önemli lig olma özelliğini ona kazandıramıyor.


İşte, Türk futbolunun çözülmeyi bekleyen başat sorunu bu. Bu çelişkiyi çözmeden, Süper Ligi önemli ligler arasına sokamayız. Bunun için sadece tesadüfü sportif başarıların peşinden koşmaktan çok, istikrarlı ve sürdürülebilir büyümeyle futbol kalitemizin kalıcı bir şekilde arttırılmasını sağlayacak stratejilerle Süper Ligimizi Avrupa’nın önemli ligleri arasına sokabiliriz. Bu nedenle hem altyapıda, hem de üst yapıda çok önemli sorunlar Türk futbolunun önünde bekliyor.{jcomments on}

 

 

Bu İçerik  2804  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.06.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.951

0,56

 bjk BJKAS

4,34

1,40

 fb FENER

36,08

0,28

 gs GSRAY

29,40

1,10

 trabzon TSPOR

2,67

0,38

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 14607507

Spor Toto Süper Lig 2016-17 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

BEŞİKTAŞ

34 23 8 3 73 30 43 77
2 BAŞAKŞEHİR 34 21 10 3 63 28 35 73
3 FENERBAHÇE

34

18 10 6 60 32 28 64
4

GALATASARAY

34
20
4
10
65

40

25
64
5 ANTALYASPOR
34
17
7
10
47
40
7

58 

6

TRABZONSPOR

34
14
9
11
39
34
5
51
7

AKHİSAR BLD.

34
14
6
14
46
42
4
48
8

GENÇLERBİRLİĞİ

34
12
10
12
33
34
-1
46
9

KONYASPOR

34
11

10 

13
40
45
-5
43
10

KASIMPAŞA

34
12
7
15
46
50
-4
43
11

KARABÜKSPOR

34

12
7
15
38
48
-10
43
12

ALANYASPOR

34
12
4

18

54
65
-11
40
13

OSMANLISPOR

34
9
11
14
37
45
-8
38
14

BURSASPOR

34
11
5

18 

34
58
-24
38
15

KAYSERİSPOR

34
10
8
16
47
58
-11
38
16

Ç.RİZESPOR

34
10
6
18
44
53

-9

36
17

GAZİANTEPSPOR

34
7
5
22
30
65
-35
26
18

ADANASPOR

34
6
7
21
33
62
-29
25

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

6 4 1 1 11 2 13 9
2 izlanda-bayrak İzlanda 6 4 1 1 9 6 13 3
3 turk-bayrak TÜRKİYE

6

3 2 1 11 6 11 5
4

ukrayna-bayrak Ukranya

6 3 2 1
9

5

11 4
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
6 0 1
5 4 10 1

1

6

kosova-bayrak Kosova

6 0 1 5
3

18

1 -15

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.