x
5 Ağustoa 2018- Fransız PSG kulübü, tarihin en yüksek maliyetli transferini gerçekleştirdi. PSG 220 Milyon Euro bedelle Barça'nın yıldızı Neymar'ı transfer etti. 20 Temmuz 2017- İspanyol Futbol federasyonu başkanı Angel Maria Villar, polisin federasyona ilişkin yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı. 3 Temmuz 2017- FIFA Konfederasyon Kupası'nı Şili'yi 1-0 yenen Almanya kazandı. 4 Haziran 2017- Juventus'u Gallerin başkenti Cardiff'te 4-1 yenen Real Madrid, 2016-17 sezonunun Şampiyonlar Ligi Kupasını kazandı. 1 Haziran 2017- Normal süresi 0-0 biten Ziraat Bankası Türkiye Kupası'nı penaltılarla rakibi Başakşehirspor'u 4-1 yenen Konyaspor kazandı.  29 Mayıs 2017- Beşiktaş Lig'in bitimine bir hafta kala Süper Lig'de 15.Şampiyonluğuna ulaştı. 23 Mayıs 2017- Futbolun kurumsal ve yönetsel gelişimine çok büyük emek veren, futbolekonomi'nin kurucularından Doç.Dr.Kutlu Merih'i kaybettik. Başımız sağ olsun.... 21 Mayıs 2017 -Eurolig Final Four final maçında Olympiakos'u 80-64 yenen Fenerbahçe Avrupa'nın en büyüğü oldu.  6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR Türk Futbolu İçin Sapere Aude!

Türk Futbolu İçin Sapere Aude!

immanuel-kant

 

Tuğrul AKŞAR/20 Mart 2016 İnsanlığın bugünlere ulaşmasında, kendi aklını kullanmaya cesaret etmesinin çok büyük rolü bulunuyor.

 

Aydınlanma mücadelesinde insanoğlu çok önemli bedeller ödeyerek, kendi aklıyla düşünmeye cesaret etti ve bugünlere geldi.

Öncelikle, başlığımızı kısaca açıklayalım.

Sapere aude (Latince: "Bilmeye cesaret et!") İlk defa Horatius tarafından kullanılan Latince deyiş. Horatius'un kullandığı haliyle Dimidium facti qui coepit habet: sapere aude yani, "Kendi aklınla düşünmeye cesaret et!" dir. Immanuel Kant ve Aydınlanma Çağı ile özdeşleşmiştir. Kant "Aydınlanma Nedir?" adlı denemesinde aydınlanma çağının felsefesini bu deyiş ile özetlemiştir.

Bu iki sözcüğün yaşamımızda kültürden sosyolojiye, psikolojiden felsefeye, pozitif bilimlerden spora kadar çok geniş yaşam alanlarımızda çok önemli yer tuttuğuna inanırım. Bu bağlamda, bugün de Türk Futbolunun kendi aklını kullanarak ya da buna cesaret ederek, içinde bulunduğu sorunlardan çıkacağına inanan bir iyimserliğe sahibim. Çoğu aşılmaz gibi görünen sorunların çözüme kavuşturulmasında, Arşimet’in dünyayı değiştirmek için aradığı kaldıracın aslında bu olduğuna inanıyorum. Çünkü, her türlü zorluk ve sıkıntının üstesinden gelinmesinin yolunun öncelikle, özgür düşünme yetisinin harekete geçirilmesine bağlı olduğunu düşünürüm. Bu sayede insanın, doğayı ve toplumu değiştirmek için aklını kullanmaya cesaret etmek zorunda olduğunu, kendi bireysel yaşamımda da deneyimlemiş birisi olarak görür ve değerlendiririm.

Bugün Türk Futbolunun Temel Problemi Altyapı Değil, Üst Yapı Sorunudur!

Bugün her yönüyle dibe vurmuş Türk futbolunda temel sorunun, bir üst yapı sorunsalı olduğu saptamasıyla konuya başlayalım.

Türk futbolu son onbeş yılda parasal gelirlerini yaklaşık % 360 arttırarak, 700 Milyon Euro’ya ulaştırmasına karşın, bu gelişimini yönetsel alanda üst yapıda sağlayamadı. Parasal büyümenin gerektirdiği yönetsel yeniden yapılanma ne yazık ki gerçekleşmedi. Kulüpler yüz milyon Eurolara ulaşan bütçelerini, konvansiyonel yöntemlerle sürdürmeye çalıştı. Parasal genişlemenin ihtiyacı olan finansal değişim ve gelişim süreci Türk futbolunda sağlıklı yaşanamadı. Bu nedenle de, finansal karaktere bürünen endüstriyel futbol, Türk futbolunun sportif ve mali anlamda Avrupa ve Dünya futbolundan daha fazla pay almasının önünü kesti.

Nitekim, sportif olarak bakıldığında, Türk futbolunun bugünkü UEFA sıralamasındaki yerinin (11. Sıra), onbeş yıl önceki sıralamasının gerisinde  kaldığını görüyoruz. Son Euro 2016 grup elemelerindeki başarımız olmasaydı, aynı olumsuz performansı FIFA sıralamamızda da görüyor olacaktık.

Kulüp yönetimlerinin küresel gelişiminin gerisinde kalması, Türk futbolunu rekabette geriye düşürdü. Yeterli yönetsel yetkinlik ve olgunluğa ulaşamayan Türk futbolu, sahip olduğu yönetim anlayışıyla bu süreçte yoluna ‘’idare eden’’ bir yapılanma ile devam etti. Kurumsal yönetim ve yönetişimden öcü gibi kaçan Türk futbol yapılanması, Türk futbolunun kötü yönetilmesini de beraberinde getirdi.

Bu olumsuz gelişim sonuç olarak, iyi denetlenmeyen, hesap vermeyen, şeffaf olmayan ve paydaşlarına karşı sorumluluk taşımayan patolojik bir üst futbol yapısını oluşturdu.   Ortaya çıkan bu yapı nihayetinde Türk futbolunu sportif anlamda ilerilere taşıyamadı.

Devlet Futbolun Ana Sponsoru Olduğu Sürece, Siyaset Hep Futbola Nüfuz Eder!

Türk futbolunun bu transformasyonu gerçekleştirememesinin temel nedeni ise: Sahip olduğu parasal büyüklüğe kendi dinamikleriyle ulaşamamış olmasıdır. Yeterli rekabetçi dengeye ve futbol kalitesine sahip olmayan Süper Lig yapılanması,  düşük izlenilirliğiyle, Avrupa ve Dünya futbol pazarında kendi ürününü satar konuma gelemediği için, uluslararası parasal gelir yaratmaktan çok, devlet destekli yaratılan domestik gelirlerle yetinmek zorunda kaldı.  

Süper Lig’in sponsorunun Spor Toto, 1.Lig sponsorunun PTT, Federasyon Kupası sponsorunun Ziraat Bankası olduğu ve 500 milyon Dolara ulaşan naklen yayın haklarının TMSF'nin mülkiyetindeki bir yayıncı kuruluşa ait olduğu dikkate alındığında, ülkemizde futbolun temel sponsorunun devlet olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Bu sayede devletin futbola nasıl nüfuz ettiğini net olarak görebiliyoruz.  

Türk Futbol Yapılanması Kendi Potansiyellerini Harekete Geçirememiştir

Türk futbolu her ne kadar, kendi dinamikleriyle olmasa da önemli bir parasal gelire ulaşmasına karşın, bu büyüklüğün yaratacağı sinerjiyle, sahip olduğu sportif, mali ve entelektüel anlamda potansiyelini harekete geçiremedi, sağlıklı gelişimini sağlayacak uzun erimli stratejilerini oluşturamadı. Rekabetçi dengeyi yükselterek futbol kalitesini arttırıp Türk futbolunun küreselleşmesine olanak sağlayacak stratejilerini ve yol haritalarını oluşturacak üst yapılanmayı tesis edemedi.

Bu bağlamda, bugünkü kulüp ve mevcut federasyon yapılanmamız, finansal futbolun gereklerini yerine getirecek yetkinlikten uzak yapılardır.

Futbolun Bugün Bir Finans İşi Olduğu Gerçeği Kavranamamıştır!

En son Galatasaray’ın Finansal Fair Play uygulaması kapsamında UEFA tarafından, Avrupa Kupalarından men edilmesi de, günümüz futbolunun aynı zamanda bir finans işi olduğu gerçeğini bize gösteriyor.

Süper Lig’deki 18 kulübün toplam gelirlerinin 2 Milyar, borçlarının ise 4 Milyar TL civarında gerçekleşmesi, ortada  ciddi bir finansman sorunu olduğunu gösteriyor. Yani, bugünkü başarısız futbol yapılanması süreç içinde bize, net olarak varlıkları borçlarını karşılayamayan,  1.7 Mia TL düzeyinde öz kaynak açığı bulunan, yaklaşık 500 Mio TL zarar eden bir lig ekonomisini hediye etmiş durumda.

 

Yukarıda dile getirdiğimiz olumsuzluklar, futbolumuzda bir finans problemi olduğunu gerçeğini göz önüne seriyor. Günümüz futbolunda, finansal sorunlarını çözümleyemeyen futbol ligleri ve kulüplerinin, rekabette geriye düşeceklerini sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Sonuçta;

 

Türk futbol yapılanması endüstriyel dönüşüm sürecinde, finansal futbolun gerektirdiği üst yapı reorganizasyonunu gerçekleştiremediği için, Avrupa ve Dünya futbolunda rekabette geriye düşmüştür.

 

Bu yapı kısacası, gelirlerinden fazla gider yaratan, bunun için de yoğun olarak borçlanmaya yönelen, katlandıkları finansman maliyetleri, kur farkları ve genel takım giderleri nedeniyle zarara dönen, seyirci sayısı düşen, maç günü gelirleri azalan, sponsorluk gelirleri bitmek üzere olan, sadece naklen yayın gelirlerine dayalı, bir Süper Lig inşa etmiştir.  

 

Sahip olduğumuz futbol yapısı, Türk futbolunu sportif ve mali anlamda ileriye taşıyabilecek yetkinlikten uzaktır. Bu nedenle, Türk futbolu merkez liglerin etrafında bir çevre lig olarak, onlara payanda olmaya devam etmek zorundadır.

Oysa, Kant’ın yüz yıllarca önce söylediği gibi ‘’Sapare Aude!’’ diyerek, futbol aklımızı kullanmaya cesaret edip futbolumuzda yeni bir aydınlanma çağı başlatabiliriz. Bunun için Türk futbolu gereken potansiyele sahiptir. Yeter ki, buna niyetimiz olsun… {jcomments on}

Bu İçerik  2119  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

15.08.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

107.567

-1,80

 bjk BJKAS

4,80

-2,24

 fb FENER

36,76

-1,76

 gs GSRAY

6,82

-0,29

 trabzon TSPOR

2,88

-2,70

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 14991666

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 1  1   0    0   4  1   3    3 
2 Yeni Malatyaspor  1  1  0  0  3  1  2  3
3 Kasımpaşa

 1

 1  0  0  3  1  2  3
4

Beşiktaş

 1  1  0  0  2

 0

 2  3
5 Trabzonspor
 1  1  0  0  2  1  1

 3

6

Akhisar Bld.

 1  1  0  0  1  0  1  3
7

 Başakşehir

 1  1  0  0  1  0  1  3
8

Fenerbahçe

 1  0  1  0  2  2  0  1
9

Göztepe

 1  0

 1

 0  2  2  0  1
10

Gençlerbirliği

 1  0  1  0  1  1  0  1
11 Karabükspor  1  0  1  0  1  1  0  1
12 Konyaspor  1  0  0   1   1  2  -1  0
13 Bursaspor  1  0  0  1  0  1  -1  0
14 Sivasspor  1  0  0  1  0  1  -1  0
15 Alanyaspor

 1

 0  0  1  1  3  -2  0
16 Osmanlıspor

 1

 0  0  1  1  3  -2  0
17 Antalyaspor  1  0  0  1  0  2  -2  0
18 Kayserispor  1  0  0  1  1  4  -3  0

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

6 4 1 1 11 2 13 9
2 izlanda-bayrak İzlanda 6 4 1 1 9 6 13 3
3 turk-bayrak TÜRKİYE

6

3 2 1 11 6 11 5
4

ukrayna-bayrak Ukranya

6 3 2 1
9

5

11 4
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
6 0 1
5 4 10 1

1

6

kosova-bayrak Kosova

6 0 1 5
3

18

1 -15

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.