x
5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz."
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Tuğrul AKŞAR NBA: Basketboldan Daha Fazlası

NBA: Basketboldan Daha Fazlası

alt

Tuğrul AKŞAR/15 Kasım 2010

Geçen hafta bir seminere katılmak üzere gittiğim Amerika’da seminer sonrası iki NBA maçı izleme fırsatım oldu.

Bunlardan ilki oyuncumuz Ömer Aşık’ın da forma giydiği Chicago United Center’daki Chicago Bulls- Portland Trail Blazers maçı ile  bir diğer oyuncumuz Ersan İlyasova’nın  forma giydiği Milwaukee’de Bradley Center’da Milwaukee Bucks- New Oerlans Hornets maçıydı. İlk maçı Chicago Bulls kazanırken, İlyas’ın takımı Milwaukee kendi evinde “eşek arıları”na yani New Oerlans Hornets’e yenildi. Burada bu maçların teknik, taktik analizini yapacak değilim. İzlediğim iki maçın inanılmaz atmosferi, ortamı ve profesyonelliği beni olağanüstü etkiledi. Dünyanın en çok para kazanan sporcularının ve en çok gelir elde eden basketbol liginin üzerine farlı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Maç öncesi etkinliklerden tutun da, maç devam ederken, periyot aralarında ve maç sonlarında olağanüstü showlar izleme fırsatım oldu. Olayı sadece pon pon kızlara da indirgemiyorum. Onların görsel ziyafeti şüphesiz ki mükemmeldi ancak özellikle seyirci ile kurulan olağanüstü iletişim, insana buraya sadece maç izlemeye gelmediğini anımsatıyor. Bu etkinlikler ve görsel şölenin sonuçta paraya çevrilmesi ise olayın ayrı bir başarı hikayesi. Bugün NBA 205 ülkede  43 farklı dilde milyara yakın insan tarafından canlı izlenebiliyor ve insanların çoğu saat farkından dolayı gecenin üçü dördünde  uykusuz kalıp bu maçları izliyorsa, bu pazarlama ve satış harikasını mercek altına almak gerekiyor. Kısacası, oyuncusundan, hakeminden, statlarından, oyun esnasında çalınan müziklerden, seyirciden ve de en önemlisi maç öncesi ve esnasında yayın yapan, onu izlemekten zaman zaman maçı kaçırdığım, stadın tam ortasında tavana asılı  360 derece dev ekran televizyondan kendinizi alamıyorsunuz. Tüm bunlar basketbolun nasıl da bir gösteri endüstrisine dönüştüğünün açık göstergeleri. Bu konuyu özellikle basketbolun markalaşması ve pazarlama/satış konularındaki olağanüstü başarısının arka planında neler olduğunu, tüm dünyada en büyük gelir yaratan bu müthiş organizasyonun nasıl çalıştığını gelecek hafta sizlerle bu sütunlarda paylaşıyor olacağım.

Bugün bir pazarlama harikası olarak Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi veya orijinal adıyla National Basketball Association’un genel tarihi, örgütsel gelişimi ve bunların sonucunda 4 milyar dolara ulaşan yıllık devasa gelirler ile yaratılan milyarlık marka değerlerinden, Türk basketbolu ve sporu açısından çıkartılacak önemli dersler olduğunu düşünüyorum.  

Önce NBA’in bugünkü duruma gelinceye kadar geçirdiği değişim, gelişim ve dönüşüm sürecine birlikte bir bakalım isterseniz.

Dünya Basketbol Zirvesinin Temelleri Atılıyor

Dünya basketbolunun zirvesini oluşturan NBA’i bugünkü bulunduğu yere getiren gelişme  bundan tam altmışdört yıl önce  6 Haziran 1946′da ilk olarak “Basketball Association of America”nın, yani BAA’nin kurulmasıyla başladı. Bugünkü "National Basketball Association" (NBA,Ulusal Basketbol Birliği) ismi ise 1949 yılında ABD'de kurulmuş bir diğer profesyonel lig olan "National Basketball League" (NBL) ile birleşmesinden sonra bu lige verildi.

Bu birleşme sonucu büyük şehirlerdeki büyük takımlar ile küçük kasaba takımlarının karışımı dengesiz bir lig oluştu. Bunda, BAA'nın ülke çapında büyük şehirlerde yaygın bir lig olması önemli bir sebepti. 1949 yılında bu iki ligin birleşmesinden dolayı 17 takımlı bir lig oluştu. BAA ve NBL’nin birleşimini ile lig 17 takımlı oldu; ancak BAA ve  NBL takımları arasında da büyük kalite farkları vardı. Büyük şehirlerin takımları, küçükleri eziyordu. Bu durum da takımların büyük şehirlere taşınmasına neden oldu. Bazıları da silindi gitti. Günümüzde, kurulduğu günden beri şehirlerini ve adını değiştirmeyen sadece 2 takım hala NBA’de oynamaya devam ediyor. Bu iki takım ligin en çok şampiyon olan takımı Boston Celtics ile ligin en zengin takımı olan New York Knicks.

ABD Ulusal Basketbol Birliği (NBA), ABD'de kurulmuş profesyonel basketbol ligi olmasına karşın, tüm dünyada en çok izlenen spor organizasyonlarından birisi olma özelliğine sahip…NBA'in resmi logosunda eski Los Angeles Lakers'lı oyuncu Jerry West'in silüeti bulunuyor.

NBA’de Kilometre Taşları

İlk Afroamerikan oyuncuların kontrat imzalamaya başladığı 1950'ler 5 kez şampiyonluk kazanan Minneapolis Lakers'ın bariz bir üstünlüğü ile geçti.

1954 yılında lig maçlarındaki mücadeleyi hızlandırmak için hücum süresi 24 saniyeye ilk kez NBA'de indirildi.

1956 yılında çaylak pivot Bill Russell'ın Boston Celtics'e transfer olmasıyla ligin görünümü birden değişti. Zaten elinde Bob Cousy gibi yıldız bir guard bulunan Celtics, ligi domine etmeye başladı ve 13 sezonda 11 şampiyonluk kazandı. 1959 yılında başka bir efsane Wilt Chamberlain NBA'de oynamaya başladı ve tüm rekorları alt üst etti. Russell ile Chamberlain'in çekişmesi halen takım sporlarında gelmiş geçmiş en ünlü çekişmelerden biri olarak kabul edilir.

Bu dönemde Lakers'ın Los Angeles'e taşınması ve bazı yeni takım eklemeleri ile ligin güç dengesi biraz oturmaya başladı.

1967 yılında ABA uzun adıyla "American Basketball Association" isimli başka bir lig kurulması ile ligin geleceği bir kez daha tehlikeye girdi. Çünkü ABA’de şov daha ön plandaydı ve seyir zevki yüksek maçlar oynanıyordu. Ayrıca 3 sayılık atış kuralı da ABA patentli bir kuraldı. Ancak daha sonra, New York Knicks, Denver Nuggets, Indiana Pacers ve San Antonio Spurs gibi bugün NBA'de mücadele eden takımları da içeren bu lig 1976'da NBA ile birleştirildi. Bu katılım sonucunda ligdeki takım sayısı 22 olurken, 1979 yılında da ABA’deki 3 sayılık atışlar NBA’de yürürlüğe girdi. 1989 yılında ise takım sayısı 27′ye çıkartıldı.

Bu dönemde NBA'in Kareem Abduljabbar, Oscar Robertson gibi oyuncuları kendi bünyesine katabilmesi belki de NBA'in bu rekabetten üstün çıkmasını sağladı.

Bu yıllardaki lig için bir diğer önemli olay ise lige katılan yeni oyuncular Larry Bird ve Magic Johnson idi. Bu iki oyuncu hem lige yeni bir rekabet katmış hem de pek çok yeni izleyiciyi tribünlere çekmişti. Bu dönemde Bird, Celtics’in; Magic Johnson ise Lakers’ın kadrosuna dahil oldu ve bu oyuncular sayesinde Celtics 3, Lakers ise 5 şampiyonluk kazandı. 1989 yılında ligdeki takım sayısı NBA yönetimince  27'ye çıkarıldı.

1980'ler bu şekilde geçtikten sonra 1985 yılında Michael Jordan'ın lige girmesi ile NBA yepyeni bir görünüm kazandı ve 1990'lar Chicago Bulls'un etkinliğinde geçdi. Bulls Jordan'ın önderliğinde 6 şampiyonluk kazandı.

1990'larla birlikte NBA dünya çapında en çok tanınan ve izlenilen bir lig konuma ulaştı. 1995 yılında ABD dışında Kanada'da Toronto Raptors ve Vancouver Grizzlies takımları kuruldu ve takım sayısı 29 oldu. 1992 yılında Rüya Takım (Dream Team) adıyla ilk defa NBA'in profesyonel oyuncuları Barselona'daki olimpiyatlara katıldı. Michael Jordan, Larry Bird ve Magic Johnson'lı ABD milli takımı her maçını farklı kazanarak Olimpiyat altın madalyası kazandı.

Uzun süre yabancı oyuncu almakta tereddüt eden takımlar bu dönemde Dražen Petrović, Vlade Divac gibi oyuncuların başarılı olmasıyla tüm dünyadaki ligleri taramaya ve yetenekli oyuncuları bünyelerine katmaya başladılar. 1994 yılında NBA'de MVP ödülünü Nijeryalı Hakeem Olajuwon kazandı. 2002 yılında İspanya vatandaşı Pau Gasol yılın çaylak oyuncusu ödülünü kazandı. Yine 2002 yılında Çin'li Yao Ming NBA Draftı'nda ilk sıradan seçildi.

1996 yılında bayanlar ligi "Women's National Basketball Association" (WNBA), 2002 yılında ise genç oyuncuların gelişmesi için rezerv lig konumunda "NBA Development League" kuruldu.

2004 senesinde daha önce Hornets takımına ev sahipliği yapan Charlotte'da Bobcats takımı kuruldu ve takım sayısı 30'a yükseldi. 2007'de Alman oyuncu Dirk Nowitzki NBA normal sezon MVP'si oldu. Aynı sene içinde lige 1. sıradan bir İtalyan, Andrea Bangniani seçildi ve NBA finallerinin MVP'si de bir Fransız, Tony Parker oldu.

2007 de ise NBA'in globalleşmesi sonucunda 50'den fazla uluslararası oyuncu, NBA takımların da oynuyor. Ayrıca Toronto Raptors ilk defa bir NBA takımına Avrupalı bir genel menajer getirerek, bir ilke imza attı.

MBA’de Son 21 Yılın Şampiyonları

1989’dan itibaren NBA’de şampiyon olan takımlar aşağıda görülüyor. Parantez içindeki sayılar, o kulübün kaçıncı şampiyonluğunu gösteriyor.

  • 1988-1989 : Detroit Pistons (1)
  • 1989-1990 : Detroit Pistons (2)
  • 1990-1991 : Chicago Bulls (1)
  • 1991-1992 : Chicago Bulls (2)
  • 1992-1993 : Chicago Bulls (3)
  • 1993-1994 : Houston Rockets (1)
  • 1994-1995 : Houston Rockets (2)
  • 1995-1996 : Chicago Bulls (4)
  • 1996-1997 : Chicago Bulls (5)
  • 1997-1998 : Chicago Bulls (6)
  • 1998-1999 : San Antonio Spurs (1)
  • 1999-2000 : Los Angeles Lakers (12)
  • 2000-2001 : Los Angeles Lakers (13)
  • 2001-2002 : Los Angeles Lakers (14)
  • 2002-2003 : San Antonio Spurs (2)
  • 2003-2004 : Detroit Pistons (3)
  • 2004-2005 : San Antonio Spurs (3)
  • 2005-2006 : Miami Heat (1)
  • 2006-2007 : San Antonio Spurs (4)
  • 2007-2008 : Boston Celtics (17)
  • 2008-2009 : Los Angeles Lakers (15)
  • 2009-2010 : Los Angeles Lakers (16)

2010-11 Sezonu Takımlar

Doğu Konferansı :

Güneydoğu Grubu

Atlanta Hawks

Charlotte Bobcats

Miami Heat

Orlando Magic

Washington Wizards

   

Merkez Grubu

Chicago Bulls

Cleveland Cavaliers

Detroit Pistons

Indiana Pacers

Milwaukee Bucks

   

Atlantik Grubu

Boston Celtics

New Jersey Nets

New York Knicks

Philadelphia Sixers

Toronto Raptors

   

Batı Konferansı :

Güneybatı Grubu

Dallas Mavericks

Houston Rockets

Memphis Grizzlies

New Orleans Hornets

San Antonio Spurs

   

Kuzeybatı Grubu

Denver Nuggets

Minnesota Timberwolves

Oklahoma City Thunder

Portland Trail Blazers

Utah Jazz

   

Pasifik Grubu

Golden State Warriors

Los Angeles Clippers

Los Angeles Lakers

Phoenix Suns

Sacramento Kings

   

 

Şampiyonluklar [değiştir]

Unvan sayısı

Unvan sahibi

17

Boston Celtics

16

Los Angeles Lakers

6

Chicago Bulls

4

San Antonio Spurs

3

Detroit Pistons • Golden State Warriors

2

Houston Rockets • New York Knicks • Philadelphia 76ers

1

Atlanta Hawks • Miami Heat • Milwaukee Bucks • Portland Trail Blazers • Sacramento Kings • Oklahoma City Thunder • Washington Wizards

 

En Fazla  Şampiyonluk Kazanan Koç

NBA şampiyonu unvanını 11 şampiyonlukla en çok Phil Jackson kazandı. Ardından 9 şampiyonlukla Red Auerbach, 5 şampiyonlukla John Kundla ve Pat Riley geliyor. Ayrıca, sadece üç antrenör değişik takımlarla şampiyon oldu : Chicago Bulls ve Los Angeles Lakers'le Phil Jackson ; Los Angeles Lakers ve Miami Heat'le Pat Riley ; Saint-Louis Hawks ve Philadelphia 76ers'le Alex Hannum.

NBA’i Bir Show Business’a  Dönüştüren Adam:  David Stern

alt

NBA’deki en temel dönüm noktalarından belki de en önemlisi 1984 yılında David Stern’in NBA Başkanı olarak göreve gelmesidir. Aslında NBA’yi Stern öncesi ve sonrası olarak iki ayrı dönemde değerlendirebiliriz. Özellikle Stern öncesi dönemde lig bir türlü küreselleşememiş, son derece sınırlı gelir kaynaklarıyla, oyuncuların ücret ödemeleri dahil çoğu giderleri karşılamakta zorlanıyor, lig oyuncuları arasında disiplinsizlik had safhada, yeterli sponsor bulunamadığı için Avrupa ve diğer ülkelerden oyuncu transferleri çok fazla yapılamıyor, ciddi kalite eksikliği var ve ligin yayın hakları çok küçük tutarlara satılıyor ancak dünya genelinde yayın söz konusu değil, kısacası çöküş döneminde olan bir lig ile karşı karşıyayız. Ligin kalitesi ve lige olan ilgi yok denecek kadar azdı. Öyle ki 1981 NBA Finalleri, kendisini canlı yayınlamak isteyen bir kanal bulamamış ve final karşılaşmaları gece yarısı banttan yayınlanmıştı.

Stern’in yarattığı NBA, sadece bir spor aktivitesi değil, tamamen bir marka olmak üzerinedir. David Stern önce sahadaki oyunculardan başlayıp ligin görünümünü tepeden tırnağa değiştiren kişidir. Lig bugün, buralarda ise Stern’in payı büyüktür.

Stern’in olaylara çok çabuk müdahele edebilmesi, yanlışlıklara karşı gerekli önlemleri hızla alabilmesi, yaptığı yenilik ve kural değişiklikleriyle izlenilirliği ve heyecanı artıracak yeni uygulamaları cesurca karar verebilmesi NBA’yi daha izlenir hale getirdi.

David Stern, 22 Eylül 1942 New York City doğumlu.  Yahudi bir aileden geliyor.  New Jersey'de büyüdü ve Teaneck Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1966 yılında Columbia Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.

1978 yılında NBA'e  Genel Danışman, 1980’de  de  NBA Genel Müdür Yardımcısı oldu. Bu dönemde en dikkat çekici uygulaması NBA Oyuncuları Derneği aracılığıyla ligde oynayan bazı oyunculara uyuşturucu testi uygulamasını başlatmasıdır. Çünkü o yıllarda NBA’deki en önemli problemlerden birisi oyuncular arasında yaygın uyuşturucu kullanımıydı. Kendi ifadesiyle de bu uygulamaya başladığında en çok sevilen ve popüler olan oyuncuların bile uyuşturucu testlerinin pozitif çıkması onu çok üzmüştü.

 

1 Şubat 1984 tarihinde, Stern, NBA dördüncü Komiseri oldu. Michael Jordan, Hakeem Olajuwon, Charles Barkley ve John Stockton gibi efsanelerin ligde mücadele etmelerine olanak sağladı ve bu dönem  (1984-1985) NBA'in aynı zamanda en büyük dört superstarın aynı ligde mücadele ettiği bir dönem oldu.

 

Yıldıza Dayalı Model NBA’yi Daha Çok Popüler Yaptı

 

Özellikle Michael Jordan gelişi, NBA için ticari bir lütuf oldu. İzlenilirliğin ve buna bağlı olarak parasallaşmanın belki de en önemli kilometre taşlarından birisini  Michael Jordan gelişi oluşturuyor. Bu yeni dönemle birlikte, onun oyun için yaptığı özel yetenek ve beceri  gösterileri, önde gelen diğer iki basketbol yıldızı 1980'lerin Larry Bird ve Magic Johnson efsanelerinin daha da pekişmesine olanak sağladı.  Ve bu sinerji bu ulusal lige sponsorların daha fazla önem vermesine neden oldu. Belki de Stern ile bu ulusal lig, uluslar arası bir kimliğe bürünmeye başladı.. İlk olarak Nike, ayakkabı sözleşmeleriyle lige adım attı. Nike ile birlikte NBA’de popülerlik ve kar yeni zirvelere yol aldı. 2004 yılına gelindiğinde, Stern NBA’e bayilik sistemi getirerek, NBA ürünlerinin tüm dünyada pazarlanıp satılmasına yönelik bayii sayısını 30’a kadar çıkarttı. İlk işlerinden birisi Kanada’ya yeni bayilikler vermek ve oyunu tüm dünyaya satmak, bu amaçla televizyonla yeni kontratlar imzalamak oldu. Stern NBA’in geleceğini Amerika dışında, televizyonlarda olacağını daha önceden görmüştü ve buna uygun adımlar attı.

alt

Michael Jordan
Stern ayrıca NBA’in yanı sıra WNBA, profesyonel bayan basketbol liginin de oluşturulmasına öncülük yaptı.

 

Stern'in bu uygulamaları NBA’i tüm dünyada eşi benzeri görülmemiş bir uluslararasılaşmaya taşıdı. Bugün NBA şimdi Amerika Birleşik Devletleri dışında, 43 farklı dilde, dünya çapında 205 ülke televizyonundan insanlarla buluşuyor. Bu sihirli oyunu milyarlarca insan aynı zamanda izliyor. Kısacası Stern’in akıl dolu hamleleri ve televizyon NBA karakterinin küreselleşmesine ve tam anlamıyla bir show business olmasında önemli bir rol oynadı.

 

Ücret Tavanı Uygulamasıyla Dengede Rekabet Sağlandı!

 

Stern’in ikinci önemli uygulaması ise NBA’in ilk sezonunda yani 1946-47 sezonunda kullanılmış fakat daha sonra rafa kaldırılmış olan Ücret Tavanı (Salary Cap) uygulamasını 1984-85 sezonunda tekrar uygulamaya aldırtmasıdır. Bu uygulamayla, ligde mücadele eden takımlar arasında güçlü olanlara karşı güçsüz takımları korumaya yönelik, tamamen korumacı ve eşitlikten yana bir sistem yeniden uygulamaya alındı. Bu sisteme göre Ücret tavanı NBA’de bir takımın oyuncularına ödeyebileceği para miktarına koyulan sınırı ifade ediyor. Bu uygulamayla ligdeki rekabetçi ortamı korumak ve mali açıdan güçlü olan takımların bu güçlerini kullanmak suretiyle diğer takımları ezmelerini önlemek temel amacı oluşturuyor.  Aslında MBA’yi NBA yapan bu sistemdir.  Bu sisteme göre her takımın tüm oyuncularına senede verecekleri maksimum ücret bellidir.  Bir üst sınır bulunuyor. Sanılanın aksine oldukça adil ve uygulanabilir bir sistemdir. Oyunculara ödenecek ücret her yıl NBA’in  tüm gelirinin %51'lik kısmının takım sayısına bölünmesi ile hesaplanıyor. Ancak şunu da beliertmeliyim ki, Ücret tavanı (Salary cap), “Draft sistemiyle” bir bütün olarak ele alınmalıdır.

 

NBA’de gelirler, en iyi-en kötü, en zengin-en fakir kulüp ayırımı yapılmadan eşit şekilde paylaştırılıyor.

 

Bu iki uygulama Stern’in NBA’daki yerini daha da sağlamlaştırdı ve pekiştirdi. Bu nedenle organizasyon adil bir gelir dağılımı temelinde, dengede rekabeti sağlayarak yıllık 4 milyar dolara yakın bir parasal gelir yaratabildi.

Gelecek hafta bu sütunlarda NBA’in 25 Yıl Boyunca nasıl markalaşıp, dünyanın en önemli ve en fazla parasal gelir yaratan bir organizasyonu olabildiği üzerinde durmaya çalışacağım. Bu vesileyle tüm okurlarımın kurban bayramlarını da kutluyorum. Gelecek hafta görüşmek üzere…{jcomments on}

 

Bu İçerik  20583  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

31.05.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104,539

2,11

 bjk BJKAS

2,46

1,27

 fb FENER

10,69

0,81

 gs GSRAY

2,64

0,07

 trabzon TSPOR

5,46

1,48

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25324523

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 26   15   8  3    59   28  31  53
2 Başakşehir
 26  15  8 50  25  25  53
3 Galatasaray

 26

 14  8 4 44  20  24  50
4

Sivasspor

 26  14  7 5  47

 29

 18  49
5 Beşiktaş 
 26  13  5 8  40  32  8

 44

6

Alanyaspor

 26

 12

 7 7  44  25

 19

 43
7

Fenerbahçe

 26

 11

 7 8  46  34  12  40
8

Göztepe

 26  10  7 9  31

 30

 1  37
9

Gaziantep

 26  8

 8

10  36  41  -5  32
10

Denizlispor

 26  8  7 11  26  34   -8  31
11 Antalyaspor
 26

 7

 9 10  29  43  -14  30
12 Gençlerbirliği
 26  7  7 12  33  44  -11

  28 

13 Kasımpaşa
 26  7  5 14  38  50  -12  26
14 Konyaspor
 26  5  11 10  21  33  -12  26
15 Malatyaspor

 26

 6  7  13  38  40

 -2

 25
16

Rizespor

 26

 7  4  15  26  44  -18  25
17 Ankaragücü
 26  5  8  13  23  45  -22  23
18 Kayserispor
 26  5  7  14  28  62  -34  22

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.