x
5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek. 27 Mayıs 2019- Süper Lig 2018-19 sezonunda tamamlanan maçlar sonrasında Bursaspor, Akhisarspor ve Erzurumspor küme düştü. 27 Mayıs 2019- Türkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig'in 2019-20 sezonunun  16, 17, 18 ve 19 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayacağını, 17 Mayıs 2020'de de sezonun sona ereceğini açıkladı.&n...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Sebahattin DEVECİOĞLU Futbolda Haz ve Elem Teorisi

Futbolda Haz ve Elem Teorisi

1213393087_9972 

Sebahattin Devecioğlu- 4 Ocak 2011

Bugün bilim olarak nitelediğimiz bilgi ve düşünme türü uygarlığımızın oldukça yeni sayılan bir ürünü olmakla birlikte kökleri çok eskilere kadar uzanmaktadır.

 Tarih öncesi çağlara baktığımızda; felsefe, din, efsane gibi ruhsal, el sanatları gibi pratik yaşam ihtiyaçlarına yönelik uğraşlar dışında, gözleme dayalı olarak kavramsal düşünme demek olan bir bilimden söz etmek zordur. Ancak şu da söylenmelidir ki bu tür uğraşların dayandığı bilgi, teknik ve kavramlar sonraki çağlarda daha belirgin olarak ortaya çıkan bilimsel kavram ve işlemlere kaynaklık etmiştir. Buradan bilimsel düşünme ve bulma çabasının kökeninde biri; gündelik yaşamı rahat ve güvenilir kılma, diğeri de dünyayı anlama gibi iki temel ihtiyaç yattığı görülmektedir. Bu ihtiyaçlardan ilki insanlığın uzun tarihinde kuşaktan kuşağa aktarılan çeşitli yaşantı ve beceri biçimlerini kapsayan bir teknik geleneği; ikincisi insanoğlunun duygu, inanç ve düşüncelerini içinde toplayan bir kültürel geleneği oluşturmuştur. Bilimin doğuşu için doğayı denetim altına almaya yönelik katı bir faydacılık dışında yarar amacı gütmeyen katıksız bir anlama ve bilme tutkusuna da ihtiyaç vardır İktisat en genel anlamda sonsuz insan ihtiyaçlarını sonlu kaynaklarla nasıl karşılanmaya çalışıldığını inceleyen bir bilimdir. Dolayısıyla iktisadın temel amacı insanin maddi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik faaliyetleri araştırmaktır. Burada söyle bir ilişki karşımıza çıkar. Bu ilişki birinci derecede insan madde ilişkisidir. Fakat iktisadi olaylar da bireyle birey, bireyle toplum arasında cereyan ettiği için iktisadi olaylarda ayni zamanda bir sosyal olay olarak görülmelidir. Çünkü ekonomik olaylar insanları karşılıklı sosyal ilişkide bulunmaya sevk eder (1).

İnsanoğlunun yeryüzünde yaşama başlamasından itibaren çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak için, üretimde bulunmak, ticaret yapmak ve elindeki ürünleri korumak gibi, esas itibariyle ekonomik karakterli çeşitli faaliyetlerde bulunduğu kuşkusuzdur (2).

İktisadın çalışma alanı: üretim, tüketim, dağıtım gibi iktisadi olayların yanı sıra, iktisadi kurum ve organizasyonları, gelirin elde edilme süresi, paranın fonksiyonları, kredi, borçlanma gibi ulusal ve uluslar arası iktisadi olaylardır. İktisat ekonomik olaylar sonucu ortaya çıkan miktar ya da tutarların büyüklüğünü küçüklüğünü etkileyen güçleri inceler (3).

Ekonomide İhtiyaç: tatmin edildiğinde haz, edilmediğinde acı ve elem veren duygu olarak tanımlanmıştır.

Antik Yunan’da M.Ö. 300’lerde Aristippos, Hazcılık (hedonizm) olarak adlandırılan ahlak öğretisini öne sürmüştür.. Epikuros’un devam ettirdiği bu felsefe, insanın esas amacının, alınan hazzı en yüksek düzeye çıkarırken, acı ve korkulardan kaçınmak olması gerektiğini savunarak, onlara göre haz veren her şey iyi, elem ise kötüydü. Mutluluğun ölçümü için geriye kalan, basit bir çıkarma işlemiydi. Buna karşın Aristo, bu yaklaşımı insanları şehvetlerinin peşinden körü körüne sürükleyen, bir adi ülkü olarak nitelemiştir. “Ulaşabileceğimiz en yüksek iyi nedir” sorusunu Aristo, eudaimonia kavramıyla yanıtlar. Mutluluk olarak çevrilen bu sözcük, esasen kişinin hedefleri doğrultusunda ilerlediğinde, edindiği hakiki içsel mükâfattır Yani kısaca bireyin kendisini veya ereğini gerçekleştirirken tattığı mutluluktur. Bu iki görüşün mücadelesi iktisat teorilerini derinden etkilemiştir (4).

Faydacı hazcılık, A.Smith'deki iktisadi davranışın doğalcı temelini, zevk ilkesiyle ilişkilendirerek, genişletti. A.Smith'e göre sürekli daha fazla para kazanma arzusu iktisadi öz-çıkarın peşinde koşulmasının doğal bir sonucuydu. Bu, doğuştan gelen insani bir özellikti. Faydacılar ise bunu, insanı zevk peşinde koşturan ve acıyı önlemeye sevk eden daha geniş bir doğal ilkeyle yorumladılar. Bu iki yorum birbirine çok yakındır. Faydacılar, insan davranışının amaçları ve nihai hedefleri üzerinde daha fazla durdular. "Zevk" ilkesinin insanın doğasından kaynaklandığını öne sürerek, insan davranışına ilişkin doğalcı ve görünürde deneyci bir kuram oluşturdular. Liberalizmin temelinde faydacılık yatmaktadır. Faydacılığın temsilcisi ise Bentham'dır. Buna göre insanlar haz-elem ilkesine göre davranır. İnsanlar haza koşar, elemden ise uzaklaşır (5).

Bentham, Ricardo dahil, Smith sonrası klasik iktisatçılar üzerinde sosyal siyasal fikirleri ile etkili olmuş bir kişidir. Temel eseri “Kanunlar ve Ahlakın Prensiplerine giriş” adını taşır. Bentham iktisatta rasyonalist faydacılık geleneğinin ilk sistematik teorisini geliştirmiştir. bu bağlamda Bentham kişisel mutluluğun peşinde olmayı bir davranış ilkesi olarak öneren hazcılık ile en büyük sayıda insan için en büyük mutluluğu sağlama ülküsü anlamındaki faydacılığı birleştiren bir sistem meydana getirmeye çalışmıştır. Ona göre tabiat insanları mutlak kudret sahibi iki efendinin hükmü ve yönetimi altında tutmaktadır. Bunlar haz ve elemdir. İnsanın ne yapması gerektiğini yalnız bunlar gösterir. Haz ve elem doğrunun ölçüsüdürler. Bu çerçevede evrensel olarak bütün fertler maximum haz peşinde olup elemden kaçınırlar. Fert bu davranışlarını kendi aklı ile yapar. Yani fert aklıyla mutluluğu arayan bir tabiata sahiptir (6).

Çağımızda iktisat biliminin temel kaygısı, ekonomik kalkınma sorunu ile Üçüncü Dünya olarak adlandırılan ülkelerde yaşayan milyonların kişi başına düşen gelirlerinde sürekli bir artışın elde edilmesinde başarı sağlamak olmuştur. Ekonomistler, önceki yüzyıl boyunca, kaynakların paylaşımı ve istihdam ve gelirin dengede tutulması ile ilgili araştırmaları terk etmişti. Yakın zamanlarda yeniden canlanan bu alana dikkat çekici katkılarda bulunan çok sayıda seçkin ekonomist arasında Princeton Üniversitesi’nde tanınmış bir şahsiyet olan Prof. Dr. W. Arthur Lewis de bulunmaktadır. Lewis’in en ünlü “Theory of Economic Growth” adlı çalışma, yalnızca sermaye birikimi, teknik gelişme ve nüfus artışını değil, ayrıca coğrafya, sosyal yapı, dini ve kültürel değerler, politik kurumlar ve insan güdü psikolojisini de tartışmaktadır. Kitap, gelişmenin her düzeyinden bulunan toplumları ilgilendiren ekonomik büyüme ve sosyal değişim problemleriyle ilgilenmiştir. Lewis, e göre ekonomik büyümenin sağladığı yarar, eşittir artan mutluluk demek değildir ve bunun böyle olduğuna dair hiçbir delil de yoktur; aksine ekonomik büyüme, insana kendi çevresi üzerinde daha fazla kontrol vererek, seçim alanını genişletmekte, böylece özgürlüğü artırmaktadır (7).

David Rowe’nin “Popüler Kültürler, Rock ve Sporda Haz Politikası” isimli kitabında; Rock müziği ve sporun, popüler kültür biçiminin kapitalizmin fordist ve postfordist evrelerinde oluşma, yapılanma, birbiriyle yöndeşme ve ayrılma koşullarını analiz ederek, bunu yaparken kültürün hem anlamların kurulduğu hem belli bir üretim, dağıtım ve tüketim sürecine maruz olduğunu göz ardı etmemiştir. Rock ve Sporun toplumsal kimliklerin oluşturulmasında uluslararası itibar mücadelelerine kadar uzanan karmaşık eklemlenişlerini analiz ederken, ne iktisadi ne de kültürü fetişleştirmediğini anlatmaktadır (8).

İktisat teorisinde tanımlanan insanlara ve topluma ilişkin haz ve elem kavramının, futboldaki haz ve elem duygusuyla eş değer anlam kazanması, Futbolun profesyonelleşmesi, şirketleşmesi ve ticarileşmesine denk gelmektedir. Bu günkü anlamı ile futbol, ekonomini ürün ve hizmet tanımı ile örtüşmekle birlikte, üretim-tüketim, kar-zarar, arz-talep, fiyat-kazanç gibi kavramlarla da değerlendirilmektedir. Artık günümüzde futbol ekonomik bir aygıt olarak insanların ve toplumların kullanımına sunulmaktadır.

futbol2 

Genelde sporda özelde futbolda var olan tepkimeler, heyecanlar, arzular, sevinçler, mutluluklar, üzüntüler karşımıza birer ekonomik anlam olarak çıkmaktadır. Kitlelerin futbolla birlikte harekete geçirilmesi, coşkulu ortamlara dönüşmesi aynı zamanda tüketimi de tetiklemektedir. Stadyuma maça giden insanlar bilet satın almakla birlikte, taraftarı olduğu takımın ürünlerini de, satın almakta aynı zamanda yiyip, içerek, hoşça vakit geçirmeyi para harcayarak yapmaktadır. Aynı durum evde izlenen maçlar için de geçerlidir.  Buna benzer birçok üretim ve tüketim döngüsünü tanımlayacak, insanların futbolla olan ilişkilerinin sosyo-psikolojik ve ekonomik anlamda değerlendirilmesi yapılacak binlerce örnek verilebilmektedir.

Futbol günümüz çağdaş toplumunun haz ve elem politikalarının belirlenmesinde önemli bir ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanlar ve tolumlar futbolla birlikte duygularının şekillenmesine sevinçlerini, kederlerini futbolla paylaşmakta ağlamakta, gülmekte ve eğlenmektedirler. İnsanlar tuttukları takımları galip geldiğinde inanılmaz sevinç gösterilerinde bulunurken, kaybettiklerinde ise anlaşılması güç tepkiler göstererek üzülmektedirler. Futbolla birlikte açığa çıktığını var saydığımız, haz ve elem denklemi, iktisat teorisinde üretim ve tüketim dengesine fayda sağlamaktadır. İnsanlar futbola mutlu olmak yada haz duymak için yöneliyorlarsa veya tam tersi üzüntüden yada elem den uzaklaşmak istiyorlarsa, futbolla birlikte hem haz duyduklarında,  hem de eleme kapıldıklarında tüketime yönelmektedirler. İktisadın bu faydalıcılık özelliği futbol ile birlikte her iki şekilde gerçekleştiği yakından incelendiğinde görülmektedir.

Futbolun günümüzde gittikçe showa, eğlenceye ve haza dönüşen organizasyon yapısı, ekonomik anlam kazanarak gelişim kaydetmesinin temelinde, futbol sektörünün aktörlerinin, futbolu insanların duygularına hitap edecek şekilde örgütlemelerinden kaynaklanmaktadır. İnsanların “futbol ihtiyacı” giderilmesi gereken bir haz iken, bu ihtiyaç giderilmediğinde acı ve elem veren duygu olarak karşımıza çıkıyorsa, iktisadın haz ve elem politikalarına uyum sağlamaktadır. Öyleyse günümüzde futbol, iktisadın haz ve elem politikalarına, hizmet edecek şekilde gelişimini sürdürmektedir. Futbola ait sevinç ve üzüntülerimizin beklide farkında olmadan futbol ekonomisine hizmet ettiğini söylemek yanlış olmayacaktır.{jcomments on}

 

Kaynaklar

1-http://www.baktabul.net/nedir/68953-sosyoloji-nedir-sosyolojinin-anlami-sosyoloji-hakkinda.html

2-http://www2.aku.edu.tr/~kgungor/kamil_gungor.pdf

3-http://www.muhammetkocak.com/?p=94

4-http://www.uniaktivite.net/kampusmeydani/blog/665/otistik_iktisat

5-http://www.muhteva.com/bilim-nedir-t83781.html

6-http://www.mikroekonomi.com/iktisadi-dusunceler-ve-akimlar

7-http://calismatoplum.org/sayi26/findlay-ozdemir.pdf

8-http://www.kitapturk.com/books/Kitap/56847/Populer_Kulturler_Rock_Ve_Sporda_Haz_Politikasi.htm

 

Bu İçerik  8645  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Sebahattin Devecioğlu Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

08.08.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.140

0,00

 bjk BJKAS

1,47

0,68

 fb FENER

7,42

0,13

 gs GSRAY

1,48

0,68

 trabzon TSPOR

1,06

0,00

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22026578

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

                 
2 Antalyaspor
               
3 Beşiktaş

 

             
4

Çaykur Rizespor

         

 

   
5 Fenerbahçe
             

 

6

Galatasaray

 

   

       

  

 
7

Gazişehir GFK

 

  

           
8

Gençlerbirliği

         

 

   
9

Göztepe

   

 

         
10

İM Kayserispor

               
11 Kasımpaşa
 

 

           
12 Konyaspor
 
              
13 Medipol Başakşehir
               
14 MKE Ankaragücü
               
15 DG Sivasspor

 

         

 

 
16

Trabzonspor

 

             
17 Yeni Malatyaspor
               
18 Yukatel Denizlispor
               

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.