x
Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu. Futbolekonomi- 12 Temmuz 2018 Real Madrid'in Portekizli yıldızı Chiristiano Ronalda 99.2 Milyon Sterlin (yaklaşık 112 Milyon Euro) karşılığı İtalyan devi Juventus'a transfer oldu. Juventus'a imza atan Ronaldo 4 yıllık imza kar... 15 Haziran 2018-  FIFA 21.Dünya Kupası başladı. Bir ay sürecek turnuva Rusya’da 11 kentte ve 12 farklı statda oynanacak. FIFA 32 takıma 400 Milyon $ dağıtacak. Şampiyon takım 38 Mio $ kazanacak.  4 Haziran 2018- Aziz Yıldırım'ın 20 yıllık başkanlık dönemine son veren Ali Koç, Fenerbahçe'nin yeni başkanı oldu. Resmi sonuçlara göre geçerli oy sayısı 20 bin 736 olarak açıklanırken oyların 16 bin 92'sini Ali Koç, 4 bin 644'... 27 Mayıs 2018-Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen genel kurulda , 2525 oy alan Mustafa Cengiz yeniden Galatasaray'ın başkanı oldu.  27 Mayıs 2018- Real Madrid Kiev'de oynanan Şampiyonlar Ligi final maçında Liverpool'u 3-1 yenerek, üst üste üç kez Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. 20 Mayıs 2018 - Galatasaray Süper Lig'in 2017-18 sezonunu şampiyon olarak tamamlayıp 21.şampiyonluğuna ulaştı.  6 Mayıs 2018- Real Madrid ve Liverpool rakiplerini eleyerek, Şampiyonlar Ligi finaline yükseldiler. Şampiyonlar Ligi finali  26 Mayıs 2018 günü Kiev'de oynanacak. 19 Nisan 2018 Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, maçın ikinci yarısında çıkan olaylar nedeniyle tatil edildi. 13 Nisan 2018- Galatasaray'dan varlık satışına devam...Riva'dan sonra Florya'da satıldı. Bu satıştan Galatasaray'a gelecek tutar 237,8 Milyon TL. Riva ile birlikte Galatasaray'ın kasasına süreç içinde toplam 999,4 Milyon TL  gi...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Diğer Yazarlar Türkiye'de Futbolun Geleceği

Türkiye'de Futbolun Geleceği

futbol

Acar Baltaş- 2 Temmuz 2018 Türkiye’de futbol uzun yıllardır geniş kitleler tarafından birinci derecede ilgi konusudur. Futbol hem Türkiye’de hem de Dünya’da büyük çoğunlukla arka sokaktan gelen çocukların egemenliği alanındadır. Bu egemenlik hem oyuncu olarak sahada hem de hoca ve antrenör olarak kulübede devam etmektedir.

 

Türkiye’de futbolun bu kadar sevilmesine rağmen gerilemesinin objektif göstergelerinden birincisi Dünya sıralamasındaki sürekli gerileyen konumudur. İkincisi Türkiye birinci liginde oynayan yabancı sayısıdır. Bu yılın şampiyonu Galatasaray’ın onbir yabancı ile çıktığı maçlar vardır. Ayrıca birinci ligde Türk statüsünde oynayan oyuncuların yarısından çoğunun Avrupa’da yaşayan Türklerin üçüncü kuşak çocukları olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek gerekir. Türkiye adına yakın gelecek için de umutlu olmak için sebep yoktur. Çünkü özlü bir deyişle dile getirilmiş olan, “aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemenin” ne anlama geldiği herkesin malumudur.

Bu sonucu doğuran çok sayıda neden vardır. Ancak bunların hepsinin kök nedeni “bilimden uzak” durmaktır. Bu uzaklığın da iki nedeni vardır. Birincisi konuyla ilgilenenlerin bilime yabancı olmaları ve dolayısıyla yabancı olanı düşman sayma anlayışı vardır. İkincisi de buna bağlı olarak her sorunun hızlı, kolay ve ucuz çözümünün olduğu inancıdır. Oysa gerçekte bu çözüm, daha sonra ortaya çıkacak daha büyük bir sorunun kök nedenini oluşturur.

Yatırımın en yüksek geri dönüşünün olduğu alan, alt yapıdan futbolcu yetiştirmektir. Alt yapıdan futbolcu yetiştirmek için bilimsel yöntemleri anlayacak ve kullanacak hocalara imkan ve beş yıl zaman vermek gerekir. Basit gibi gözüken bu çözüm kendi içinde çok sayıda imkansızlık içerir. Bunlar arasında ilk akla gelenler bilimsel yöntemi anlayacak yönetici, uygulayacak hoca, beş yıl bekleyecek sabır ve bütün bu süre içinde gerekli finansmandır.

Türkiye’de sayısı bir elin parmağını geçmeyecek kulüp dışındaki tüm kulüpler fiilen iflas etmiş durumdadır ve yoğun bakımdaki hastanın suni solunumla yaşatılması gibi hayatta tutulmaktadır. İflas etmiş kulüplerin başında büyük kulüpler gelmektedir ve bunlar arasındaki rekabet kimin daha çok batık olduğu yönündedir. Kulüplerin mali sorunlarını çözmek için devlet, belediye ve kamu kurumlarının açık veya örtük olarak bütçelerinden aktarılan kaynaklar sorunu çözmemekte, tam tersine bu kaynaklar yolsuzluğun ve hesapsız harcamaların artmasına neden olmaktadır.

Türkiye’nin futbolda yaşadığı zorlukların başında yöneticiler ve hocalar gelmektedir. (Bu konuda geniş bilgi  http://www.acarbaltas.com/turkiyede-futbol-neden-ilerleyemez/). Ayrıca yazılı ve görsel medyanın ve hakemlerin payı ayrı yazıların konusudur. Bu yazı, yaşadığım ve gözlemlerimden kalkarak nispeten gözden uzak olan menajerlerle ilgilidir.

Futboldaki Kambur

Futbol dünyasındaki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin sıfır noktası, menajerler ve bunların kulüplerin içindeki ve dışındaki işbirlikçileridir. Oyuncuları temsil karşılığında makul bir ücret alması gereken ve gazetelerde boy gösteren birkaç tanesi hariç kimsenin tanımadığı, bu Türk ve yabancı menajerler kimdir ve nasıl insanlardır?

TFF’nun menajerlik talimatının 4. Maddesi bu işlevi yerine getirecek olan kişiyi şöyle tanımlamaktadır: “Lisans başvurusunda bulunan bir menajerin mesleki, sosyal ve ahlaki yönden iyi anılması ve ‘kusursuz bir itibara’ sahip olması gerekir.”. Atilla Türker’in 31 mayıs 2018 Habertürk’deki yazısındaki bilgilere göre kusursuz itibara sahip lisanslı menajer olmaya; defalarca cezaevine girmek, şike ve dolandırıcılıktan yargılanmak, uluslararası bahis skandalından dolayı tutuklanmak, FİFA tarafından menajerlik lisansı iptal edilmiş olmak, menajerlik sınav sorularını çalmak engel olmamaktadır (Türkiye Spor Yazarları Derneğinin 2017 yılının en iyi köşe yazısı ödülünü alan yazının bütünü için  http://www.haberturk.com/yazarlar/atilla-turker/1993009-kusursuz-itibar-sahibi-menajerler)

Gerçekler/Veriler

Bir büyük kulübün menajerlere birikmiş on yıllık borcu 18 milyon Euro’dur. Bir büyük kulüpte bir menajerin oyuncusunun beş yıllık anlaşması karşılığında aldığı ücret 1 920 000 Euro’dur. Bu ücretin yarısı peşin, kalan yarısı da izleyen dört ay içinde ödenmiştir. Bir başka büyük kulübün bir yıl içinde transfer ettiği oyuncular için menajerlere ödemesi gereken tutar10 milyon Euro’dur. Bir büyük kulüpte sıradan sayılabilecek bir oyuncunun, yıllar sürecek anlaşması için eski kulübüne ödenmesi gereken yıllık bonusların toplamı 2 milyon Euro’yu geçmektedir. Bir başka deyişle neredeyse oyuncunun sahada attığı adımların toplamı belirli bir sayıya ulaşınca eski kulübüne on iş günü içinde ödeme yükümlülüğü veya ağır gecikme bedeli tahakkuk etmektedir. Böyle bir oyuncuyu transfer edecek olan kulübün bu koşulları kabul etme zorunluluğu, oyuncuyu elinde bulunduran kulübün ondan kurtulmasını imkansız kılmaktadır.

Menajerlerin anlaşmalara koydurdukları maddeler arasında oyuncunun ülkesine gidiş-dönüş ailesiyle birlikte çok sayıda business class uçak bileti, evinin kirası, imaj hakkı, maç başı ücreti, takımın aldığı puan başına prim, takımın dereceye girmesi durumunda ayrıca prim, oynadığı her on maçı için ayrı prim, takımın topladığı her 25 puan için ayrı prim… Ayrıca bütün ödemeler yabancı para cinsindendir ve bu ödemelerden doğan yasal vergi yükünün kulüpler tarafından karşılanacağı önemle belirtilir. Bir büyük takımda Türkiye’ye gelene kadar kimsenin tanımadığı bir oyuncu yıllık 850 bin Euro imaj parası almaktadır

Trabzon’un açıkladığına göre oyuncuları Kucka’ya 5 milyon bonservis, kendisine 2 250 milyon yıllık ücret ve ayrıca her yıl 1.500 Euro imaj ücreti ödenmektedir. Sosa’ya 4.750 milyon bonservis, kendisine yıllık 3 200 milyon ve 2 milyon Euro imza parası verilmiştir.

Okuyucunun inanmakta güçlük çekeceği bu listede yer alan maddeler her oyuncunun anlaşmasında bulunmayabilir. Ayrıca bütün ödemeler yabancı para cinsindendir ve bu ödemelerden doğan yasal vergi yükünün kulüpler tarafından karşılanacağı özenle belirtilmiştir. Hiçbir aklı başında insanın kendi adına kabul etmeyeceği bu koşullar bütünüyle kulüplerin aleyhine, oyuncu, menajer ve onunla kulüp içinde işbirliği yapanların çıkarınadır. Sonuç olarak bu anlaşmalar kulüpleri iflasa sürüklemektedir ve kulüplerin mali yapılarını düzeltmek ve onları düze çıkartmak için yapılan kaynak aktarımları, yolsuzluğun ve borç yükünün büyümesi sonucunu doğurmaktadır.

İddialı bir değişim programı ile Başkanlığa aday olan Ali Koç, kulübün ekonomisini düzeltmenin altı yıl gerektirdiğini söylemiştir. Fenerbahçe’nin en son kongrede açıklanan bir yıllık geliri 148, gideri 397 milyon liradır. Borsa’ya açık üç İstanbul kulübü 1.06.2017-30.11.2017 tarihleri arasında; Beşiktaş 3.902 milyon, Galatasaray 116.632 milyon, Fenerbahçe 95.052 milyon zarar beyan etmiştir. Beşiktaş’ın finansman gideri 87.500 milyon, Galatasaray’ın 61.690 milyon, Fenerbahçe’nin 82.176 milyon liradır. Böylece üç kulübün zararının 215.586 milyon lira olduğu görülmektedir.

Bu bilançolar borcun borçla kapatıldığını göstermektedir ve sürdürülemez bir durumdur. Ancak kongre üyeleri ve taraftar başka bir dünyada yaşamakta, başkan ve yöneticilerden kulüplerinin dev transferler yapmalarını, “uçaklar indirip kaldırmalarını”, kadrolarını ‘çilekler’le süslemelerini ve sadece futbolda değil, diğer dallarda da şampiyonluğa oynayan takımlar talep etmektedir. Şampiyonlar Liginde oynayacak bir takım bu düzeyde mücadele etmek için ihtiyacı olan oyuncularla üç-beş yıllık anlaşmalar yapmaktadır. Ancak Beşiktaş’ın bu yıl yaşadığı gibi, bu hedefin dışında kaldığında oyuncuya taahhütlerini karşılamasına imkan olmayan bir yükle karşılaşmaktadır.

Öneriler

Türkiye’de futbolun gelişme sağlaması için seçeneklerden bazıları şunlardır:

  • Yöneticileri kendi dönemlerinde yaptıkları harcamalardan sorumlu tutmak.
  • Kulüpleri şirketleştirmek ve sahipleri tarafından yönetilmelerini sağlamak.
  • 1930 larda yapıldığı gibi, gençleri yurt dışındaki üst düzey spor bilimleri fakültelerine göndermek ve döndüklerinde akademisyen olarak çalışma imkanı vermek.
  • Yurt dışından birkaç yıllık anlaşmalarla getirilen akademisyenlerin, pilot seçilen bir spor bilimleri fakültesinde ders vermelerini sağlamak.
  • Altyapı hocalarının lisanslarını yenilemek için her üç yılda bir, sonunda ciddi bir sınavla biten, iki haftalık teknik ve pedagojik güncelleme eğitimi almalarını zorunlu kılmak.
  • Bu etkinliklerin bütçesinin bir bölümünün TFF bütçesinden karşılamak.
  • Belediyelerin ve yerel yönetimlerin, birinci ligde oynayacak bir takımı finanse etmek yerine, spor alanları yapmaları ve sporun bilimsel esaslara dayanarak geniş kitlelere yayılmasına yardımcı olmaları konusunda teşvik etmek.
  • Tüm kulüpleri altyapılarında tüm yetkiyi eski futbolcularına vermekten vazgeçirmek ve spor biliminin sunduklarını anlayacak ve bundan yararlanacak personelle çalışmalarını özendirmek.
  • Altyapı, gençlerin sadece teknik becerilerini geliştirmelerine imkan sağlayan bir yer olmayıp aynı zamanda gençleri zihinsel ve karakter gelişimi açısından geliştirecek bir yerdir. Bu nedenle Barselona’nın La Mesia’sını örnek alacak uygulamaları başlatmak. Altınordu benzeri uygulamaları desteklemek. (Bu konuda daha fazla bilgi için  http://www.acarbaltas.com/barselonanin-basarisindan-alinacak-dersler/).

Sonuç

Türkiye halkının ve gençlerinin futbola ilgisini Dünya sıralamasındaki rekabete yansıtması ve uluslararası turnuvalarda düzenli olarak yer alması için atılacak ilk ve önemli adım alt yapıdan oyuncu yetiştirmektir. Bu sağlandığı takdirde mali yapının düzelmesi daha kolay gerçekleşecek ve kulüpler sağlıklı mali yapıları nedeniyle devlete, belediyelere, kamu kurumlarına yük olmaktan kurtulacaktır. Bunun için en büyük ümidim kulüplerin alt yapıya yatırım yapmak ve bu konuya bilimsel perspektiften bakacak kişileri iş başına getirmekten başka çarelerinin kalmamış olmasıdır. Ali Koç’un alt yapı için atmaya niyetlendiği adımların Türkiye’de futbolun dönüm noktası olmasını dilerim.{jcomments on}

Bu İçerik  125  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Futbol Ekonomi Site Yetkilisi Perşembe, 22 Eylül 2011.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

17.07.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

91.359

1,80

 bjk BJKAS

2,46

1,23

 fb FENER

28,84

0,49

 gs GSRAY

1,67

1,83

 trabzon TSPOR

1,33

1,53

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 18616489

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  24   3    7   75  33   42    75 
2  Fenerbahçe  34  21  9  4  78  36  42  72
3 Başakşehir

 34

 22  6  6  62  34  28  72
4

Beşiktaş

 34  21  8  5  69

 30

 39  71
5 Trabzonspor
 34  15  10  9  63  51  12

 55

6

Göztepe

 34

 13 

 10  11  49  50  -1  49
7

Sivasspor

 34  14  7  13  45  53  -8  49
8

Kasımpaşa

 34  13  7  14  57  58  -1  46
9

Kayserispor

 34  12

 8

 14  44  55  -11  44
10

Malatyaspor

 34  11  10  13  38  45  -7  43
11 Akhisarspor  34  11  9  14  44  53  -9  42
12 Alanyaspor  34  11  7   16   55  59  -4  40
13 Bursaspor  34  11  6  17  43  48  -5  39
14 Antalyaspor  34  10  8  16  40  59  -19  38
15 Konyaspor

 34

 9  9  16  38  42  -4  36
16 Osmanlıspor

 34

 8  9  17  49  60  -11  33
17 Gençlerbirliği  34  8  9  17  37  54  -17  33
18 Karabükspor   34   3  3  28  20  86  -66  12

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

izlanda-bayrak İzlanda

10 7 1 2 16 7 22 9
2 hirvatistan-bayrak Hırvatistan 10 6 2 2 15 4 20 11
3 ukrayna-bayrak Ukranya

10

5 2 3 13 9 17 4
4

turk-bayrak Türkiye

10 4 3 3
14

13

15 1
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
10 2 3
5 9 13 9

-4

6

kosova-bayrak Kosova

10 0 1 9
3

24

1 -21

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.