x
12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek. 27 Mayıs 2019- Süper Lig 2018-19 sezonunda tamamlanan maçlar sonrasında Bursaspor, Akhisarspor ve Erzurumspor küme düştü. 27 Mayıs 2019- Türkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig'in 2019-20 sezonunun  16, 17, 18 ve 19 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayacağını, 17 Mayıs 2020'de de sezonun sona ereceğini açıkladı.&n... 19 Mayıs 2019- Galatasaray Başakşehirspor’u 2-1 yenerek Süper Lig 2018-19 şampiyonu oldu. Bu şampiyonlukla Galatasaray 22.şampiyonluğuna ulaştı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Hüseyin ÖZKÖK Hazırlık Maçı Yasağının Ardındaki Gerçek

Hazırlık Maçı Yasağının Ardındaki Gerçek

 

Hüseyin Özkök- 31 Temmuz 2012 Her sezon başında olduğu gibi 2012-2013 sezonu öncesinde de başta büyük takımlar olmak üzere Türk takımları Almanya, Avusturya gibi ülkelerde kamp yapmak üzere yurt dışına çıkmak üzere programlarını yaptılar.

Ancak tam bu sırada Almanya’da yabancı takımların hazırlık maçı oynamalarının yasaklandığına dair bir haber Türkiye’de gündeme oturdu. Bu haberin ardından medya ve bir çok yorumcu yine klasik reflekslerini göstererek bunu Türk olmakla ilişkilendirdiler. Yurt dışında başımıza her gelen durumda mutlaka bunu Türk olmakla bağdaştıran çok yüzeysel bir yaklaşım ne yazık ki hep hakim. Olaylara geniş açıdan bakmayı karşı tarafın haklı olabileceği noktalar var mı yok mu, sormayı pek çok kimse akıl edemiyor. Çünkü kolay yoldan davranıp her zaman ve her yerde olduğu gibi tribünlere oynamak çok daha kolay geliyor bu insanlara. Aynaya bakıp kendimizi sorgulamak, lügatlarda yazmıyor. Aynaya bakıldığında görülen tek şey eşsiz bir güzellik. Oysa hayatın her alanında başı bozukluğun hakim olduğu bir ülkede yaşayıp, sürekli düzensizlikten şikayet ederken, yabancılarla ilgili böyle bir durumda masumane tavırlar takınıp bunu Türk düşmanlığı ile bağdaştırmak, bana göre çok sığ bir yaklaşımdır.

 

Bunu belirttikten sonra konumuza dönersek, olayın bambaşka boyutları olduğunu görürüz. Almanya’da son yıllarda futbolda şiddet ve taşkınlık önemli ölçüde artış gösterdi. Stat içinde olmasa da dışında çıkan büyük kavgalar, stat içinde yasak olmasına karşın yoğun şekilde meşale yakılması ve bunların sahaya atılması, tribünlerden inerek sahaya girme olaylarının artış göstermesi ve bu durumun geçtiğimiz sezonda zirve yapması, ardından da son olarak Düsseldorf-Hertha Berlin play-out maçında yaşananlar, başta siyaset olmak üzere federasyon ve lig yönetimini çok rahatsız etti. Bu bağlamda Avrupa’nın en çok seyirci çeken ligi olan Bundesliga’nın imajının zedelenmemesi ve insanların can güvenliğinin daha fazla tehlikeye girmemesi için önlem alma ve cezaların arttırılması konusundaki çalışmalar sezonun bitimi ile hız kazandı.

 

Hatta öyle ki, Almanya İçişleri Bakanlığı, lig maçlarında geleneksel olarak koltuk bulunmayan kale arkalarına koltuk koyulması için baskı yapmaya başladı. Bundesliga ceza kurulundan da bir çok takıma seyircisiz maç oynama, kısıtlı sayıda seyirci ile maç oynama cezaları geldi. Taşkınlık yapan ve olay çıkaran çok sayıda seyirciye polisin tespitlerinin ardından statlara girmeme yasakları geldi. Bütün bunların sonucunda 17 Temmuz 2012 günü Berlin’de Almanya Federal İçişleri Bakanı Dr. Hans-Peter Friedrich, eyaletlerin içişleri bakanlarının ortak komisyon başkanı Lorenz Caffier, Bundesliga Başkanı Reinhard Rauball, Federasyon Başkanı Wolfang Niersbach ve 3 profesyonel ligin temsilcilerinin tamamının katıldığı bir güvenlik toplantısı yapıldı. Toplantıdan çıkan ilk karar şiddet ve taşkınlığa sıfır tolerans gösterilmesi konusunda oldu. İçişleri Bakanı şimdilik kaydıyla kale arkası tribünlere koltuk koyulması konusunda ısrarcı olmadı. Ancak toplantıdan başka sert önlemlerin uygulanması kararı çıktı. Daha önce 3 yıla kadar olan stadyuma giriş yasağının 5 yıla özel durumlarda ise 10 yıla kadar çıkartılması karara bağlandı. Oysa bu yasak 2007 yılında yumuşatılmış ve indirimler yapılmıştı. Bir başka sıfır tolerans uygulanacak konu ise statlarda meşale yakılması oldu. Statlarda bundan böyle kesinlikle meşale bulundurulamayacak ve girişlerde çok sıkı kontroller uygulanacak. Hatta eğitimli köpeklere meşale aratılması da uygulamalar arasında olacak. Buna engel olamayan kulüplerin ise ağır cezalara çarptırılması söz konusu. Üç kulübün temsilcileri bu kararların altına imza atarken, taraftar oluşumlarının da büyük bir kısmı karara tepkilerini dile getirdiler.

 

Kim futbolsever ise şiddete karşıdır, sloganı bütün kulüplerce benimsendi. Federasyon başkanı Niersbach, “kulüpler, arkalarındaki milyonlarca iyi taraftara karşı sorumluluk taşıyorlar ve şiddete karşı dik durmak zorundalar” diyerek, işin ciddiyetini bir kez daha vurguladı.

 

Türkiye’de de futbolun içindeki şiddet ve taşkınlık yaratan unsurların yıllardır önüne geçilemiyor. Ancak Almanya, siyaseti de işin içine katarak bu sorunun üzerine top yekun giderken, bizde mevcut kanunlar dahi uygulanamamakta. Hem de futbol dibine kadar siyasetin içine gömülmüş durumdayken bile.

 

Yasak mağduru olan yurt dışında yaşayan Türklerin futbol takımlarımıza olan hasreti gayet anlaşılabilir bir durum. Yıllardır hazırlık maçları sonunda veya sonrasında sahaya girilir ve futbolcular adeta kaçarcasına soyunma odasına giderlerdi. Bizler de bunu tebessümle izlerdik. Ancak bu durum öyle bir hal aldı ki, Türk Milli Takımı’nın bile maçı yarım kalır duruma geldi (Avusturya’daki Finlandiya karşılaşması). Artık orada yaşayan insanlarımızın da kendilerini sorgulayıp aynaya bakmaları gerekmekte diye düşünüyorum. Eğer bu mağduriyeti yaşamak istemiyorlarsa futbolun düzenin uymak zorundalar. Tüm dünyada sürekli ortaya çıkan manyakların insanları katlettiğine şahit olduğumuz bir ortamda, değişen jenerasyonlarla birlikte şiddet eğilimleri artan insanların sahadaki futbolcular için bir tehdit unsuru olabileceği asla göz ardı edilemez. Dolayısıyla da sahaya fütursuzca atlayan yığınların futbolculara zarar vermeyeceğinin garantisini kimse veremez kanaatindeyim. Bu durum tam anlamıyla bir taşkınlıktır ve güvenlik unsurlarınca tehlikeli olarak değerlendirilmektedir.

 

İşte Almanya’da yukarıda özetlemeye çalıştığım güvenlik tehditleri nedeniyle hazırlık maçlarının yasaklanması da, bu genel önlemler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu işi Türklüğe bağlayıp işin içinden çıkmak büyük resmi görememekten öte, yanlış bir resme bakmak anlamını taşır. Bu yasak elbette sürekli olmayacaktır. Bu tür maçlar belli koşullar ve güvenlik önlemleri sağlandığı takdirde mutlaka oynanabilecektir{jcomments on}.

Bu İçerik  6648  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Hüseyin Özkök Salı, 15 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

12.07.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.386

2,03

 bjk BJKAS

1,44

-2,04

 fb FENER

7,44

-2,36

 gs GSRAY

1,41

-2,76

 trabzon TSPOR

1,01

-1,94

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 21662121

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  20  9    5   72  36   36   69
2 Başakşehir  34  19  10   5  49  22  27  67
3 Beşiktaş

 34

 19 8  7  72  46  26  65
4

Trabzonspor

 34  18 9  7  64

 46

 18  63
5 Malatyaspor  34  13  8  13  47  46  1

 47

6

Fenerbahçe

 34

  11 

 13  10  44  44

  0 

 46
7

Antalyaspor

 34

  13 

 6  15  39  55  -16  45
8

Konyaspor

 34  9  17  8  40

 38 

  2  44
9

Alanyaspor

 34  12

 8

 14  37  43   -6  44
10

Rizespor

 34  9  14  11  48  50   -2  41
11 Sivasspor  34

  10 

 11  13  49  54   -5  41
12 Kayserispor  34
 10  11   13   35  50  -15  41
13 Ankaragücü  34  11  7  16  38  53  -15  40
14 Kasımpaşa  34  11  6  17  53  62  -9  39
15 Göztepe

 34

 11  5  18  37  42

  -5 

 38
16

Bursaspor

 34

 7  16  11  28  37  -9  37
17 Erzurumspor  34  8  11  15  36  43  -7  35
18 Akhisarspor   34   6  9  19  33  54  -21  27

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.