x
25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Hüseyin ÖZKÖK İflastan Sıfır Borca: Bir Yeniden Doğuş Hikayesi

İflastan Sıfır Borca: Bir Yeniden Doğuş Hikayesi

Hüseyin Özkök- 5 Kasım 2012  Tarih 25 Mayıs 1997. Şampiyonlar Ligi finali. Yer Münih Olimpiyat Stadı. Yani Bayern Münih’in evi.

Finaldeki takımlardan biri Bayern’in Almanya’daki en büyük rakiplerinden biri olan Borussia Dortmund. Sarı siyahlılar, İtalyan devi Juventus ile oynadıkları büyük finali 3-1 kazanarak kupayı müzelerine götürüyorlar. Ancak kazanılan bu zafer, Dortmund için bir anlamda sonun sa başlangıcı oluyor aynı zamanda. Çünkü, o zamanki başkan Gerd Niebaum’un büyük zaferin sarhoşluğu içinde adeta ‘büyüklük kompleksine’ girip Bayern Münih’i kopyalayarak geçmeye çalışması, Dortmund’u krize sürükleyen etkenlerin başında geliyordu.

 

Kulübü iflasın eşiğine getiren bu süreçte, Borussia Dortmund’un plansız bir şekilde borsaya açılması, gelecek düşünülmeden yapılan gereksiz pahalı transferlerle mali disiplinden hızla uzaklaşılması, bu işin sonunun iyi olmayacağının da habercisi gibiydi. Nitekim beklenen oldu ve kulüp iflas noktasına geldi. Bu noktada Bundesliga için lisans alamayacak duruma gelen Dortmund’a hayat öpücüğü eski Bayernli bir futbolcudan, Uli Hoeness’ten geldi. Hoenes’in verdiği kredi Dortmund’u tekrar yaşama döndürdü.  

 

Dortmund en başarılı sonuçlara kendi bünyesinden yetiştirdiği futbolcuların çoğunlukta olduğu dönemlerde elde etti. Örneğin, 1997’de Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Dortmund’un  final maçında Juventus’a 3’üncü golü atan Lars Ricken, Borussia alt yapısında yetişen ve o gün 21 yaşında olan bir oyuncuydu.

Özünden uzaklaşmak kulübe yarar sağlamazken, takım Bundesliga’da sadece 2001/2002 sezonunda şampiyon olabildi. Bu şampiyonluğun ardından Dortmund için artık borcun giderek arttığı başarısızlıklarla geçen yıllar başladı. Büyük tribün potansiyeline, borsaya açılmasına ve stadyumun satışına rağmen kulübün borcu 2005’de 183 milyon euro’ya kadar yükselmişti. Bunun sonucunda çıkmaza giren başkan Gerd Niebaum ve menajer Michael Meier istifa ettiler. 15 Şubat 2005’de kulüp başkanlığına Galatasaraylılar’ın da Neuchatel davasından yakından tanıdığı Reinhard Rauball, kulübün idari direktörlüğüne ise 1959 doğumlu iş adamı Hans-Joachim Watzke getirildi.  Watzke göreve başlar başlamaz ilk iş olarak, kulübü içinde bulunduğu darboğazdan kurtarmaya yönelik 5 basamaklı bir plan hazırladı.

 

Bu plana göre;

 

1- İflası engelleme

2- Yeniden yapılanma

3- Felsefe değişikliği

4- Uygulama

5- Sürdürebilirlilik

 

Konularında hemen aksiyon alan Watzke, kulübü ilk etapta küçültmeye yönelik bir eylem planı hazırladı. Bu amaçla kulüpteki yüksek maaşlı tüm oyuncuları satıp yeniden alt yapıya dönmeye ve genç oyunculara yatırım yapmaya başladı. Bunu yaparken de, kulüp sadece elinde olan parayı harcadı ve kesinlikle yeni borçlanmaya yönelmedi. Bu sürece müdahale konusunda kimseye de taviz vermedi. Kendi bildiği yolundan gitti. Böylece, ilk aşamada kulübün iflası engellenmiş oldu.

 

Artık yeniden yapılanma başlamıştı. Ancak bu süreç borçların azalmasına, stadyumun tekrar kulübe kazandırılıp geri alınmasına ve kulübün sallanarak da olsa yeniden ayakları üzerinde durmasına rağmen sancılı geçti. Bu zaman sürecinde takım 7’incilikten yukarı çıkamazken 2007/2008 sezonunu ancak 13’üncü sırada bitirdi ve sürede bir çok teknik direktör gelip gitti. Bunların içinde Nuri Şahin’e 16 yaşında iken forma vererek Bundesliga tarihinin en genç oyuncusu ve en genç gol atan oyuncu unvanlarını kazanmasını sağlayan Hollanda Milli Takımı eski Teknik Direktörlerinden Bernd van Marwijk da vardı.

 

Kulüpteki değişimin en önemli dönemeçlerinden birisini kulüp felsefesinin değiştirilmesi süreci oluşturuyordu. Bu değişimi sağlamaya yönelik 2008 yazında Watzke, çok önemli bir hamle yaparak Mainz’da futbolcu ve teknik adam olarak yıllarını geçirmiş ama takımdan ayrılacağını açıklayan, hem kulübün yeni politikasına uygun bir tarzı olan, hem de seyirci ile çok iyi iletişim kurabilen Jürgen Klopp ile anlaşarak bugünlerin temelini attı. Mainz gibi mütevazı bir kulüpte çok başarılı olan ve gençlerin temeli oluşturduğu takım yaratan Klopp, Dortmund gibi alt yapısı sağlam ve müthiş bir seyirci potansiyeli olan bir takım için adeta bulunmaz bir nimetti. İşi bilen yardımcıları ve çok başarılı bir scout ekibi ile işe koyulan Dortmund Teknik Direkörü, geldikten sonra transfer döneminde kulübün ekonomik politikasına sadık kalarak ilk etapta Dortmund’un amatör takımından, içlerinde bugün değeri 30 milyon Euro’ya ulaşan 17 yaşındaki Götze dahil 6 oyuncuyu kadroya aldı. Nuri Şahin gibi kulüpten yetişmiş genç oyuncuya sorumluluk vererek, onu kaptanlığa kadar yükseltti. Bunun yanında Japonya 2’nci Lig’den 2012-13 sezonu başında 20 milyon Euroya Mainchester United’a satılan Kagawa’yı, o dönem 350 bin Euro’ya transfer etmişti. Rayiç piyasa değeri 12,5 milyon Euro’ya gelen Polonyalı milli oyunculardan sağ kanat savunucusu Piszczek, bonservis bedelsiz transfer olundu. 24 milyon değerindeki Hummels B.Münih’ten 4 milyona, 18 milyon değerindeki Subotiç Mainz’dan 4,5 milyona alınırken, 2012-13 sezonunda 7,5 milyon Euro değerindeki sol kanat savunmacısı Schmelzer alt yapıdan takıma monte edildi. Cari değeri 4 milyon olan 1860 Münih’in 17 yaşındaki yıldızı Leitner 800 bin Euro’ya, aynı takımdan bugün 14 milyon değerindeki Sven Bender ise bedelsiz olarak alındı. Şu an değeri 25 milyon Euro’ya ulaşan 21 yaşındaki Polonyalı milli santrfor Lewandowski 4 milyon 750 bin euroya, 10 milyona ulaşan vatandaşı Blaszczykowski 3 milyona alınırken, 8 milyon değere yaklaşan Grosskreutz, de Ahlen’den bedelsiz olarak transfer edildi.  

 

Klopp’un Dortmund’u, daha ilk sezonunda ligin son haftasında Avrupa Ligi’ne katılma hakkını son anda kaçırdı. Bir sonraki sezon yükselen grafik ile Dortmund bu defa ligde 5’inci sırayı alarak, Avrupa’ya dönüş yaptı. Klopp’un kaliteli çalışma metotları ve yarattığı ‘takım olma’ olgusu ile her sezon biraz daha üzerine koyan Dortmund, son 2010-11 ve 2011-122 sezonlarını şampiyon olarak tamamladı. Son Almanya Kupası’nı da, Almanya’nın en büyüğü B.Münih’i hezimete uğratarak müzesine götürdü. 2012-13 sezonu yaş ortalaması 24,2 olan sarı-siyahlı ekipte 28 kişilik kadroda sadece 4 oyuncu 30 yaş ve üzerinde bulunuyor. Bunlardan yalnızca kaleci Weidenfeller ve kaptan Kehl ilk 11 oyuncusu durumunda.

 

Sempatik ve cana yakınlığı ile de öne çıkan Klopp, Almanya’da öylesine bir fenomen oldu ki, yarattığı takımla taraflı tarafsız herkesin sevgisini ve takdirini kazandı, ünü ülke sınırlarını aştı.

 

Dortmund’un bu krizden çıkmasındaki en büyük etkenlerden biri olan müthiş seyircisini de unutmamak gerekiyor. Şampiyon olduğu sezon stadyum kapasitesi nedeni ile 62 bin seyirci ortalaması ile oynayan sarı-siyahlılar, bunu bir sonraki sezon 67 bine yükselttiler. 2003-2004 sezonunda stadyumun büyütülmesi ve kapasitesinin 80 bine çıkartılması ile ortalama biranda 80 bine yükseldi ve onca başarısız geçen yıla rağmen 72 binin altına hiç düşmedi.

 

Dortmund’u 7 yıl önce 180 milyon Euro borçla alan Watzke’nin kontratı kısa bir süre önce 2016’ya kadar uzatıldı. Göreve geldiğinde 87 milyon olan gelir son sezonda 215 milyon Euro’ya çıktı. Sponsorlardan elde edilen gelirler tavan yaptı.

 

2011-12 sezonu sonunda 40 milyon Euro’ya inen borç, bu yıl elde edilecek gelirlerle neredeyse sıfırlanma noktasına geldi. Kulüp borsaya açıldığından bu yana ilk kez kar payı dağıttı ve ayakları üzerinde durabilen sağlam bir yapıya kavuştu. Artık sıra sürdürebilirlilik olgusunun yerleşmesinde. Watzke şimdi bunun için planlarını yapıyor.  Hedef  tabii ki bir gün yine Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak. Ama artık kimse 1997 şampiyonluğunun ardından yapılan pahalı hataları ve sonuçlarını hatırlamak dahi istemiyor ve geleceğe umutla bakıyor.

Bu İçerik  10833  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Hüseyin Özkök Salı, 15 Haziran 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

11.10.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.100

0,32

 bjk BJKAS

1,64

3,80

 fb FENER

11,15

1,36

 gs GSRAY

1,52

1,33

 trabzon TSPOR

1,25

2,46

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22690171

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

 7   4   2   1   13   8  5  14
2 Sivasspor
 7  3  3  1  12  7  5  12
3 Trabzonspor

 7

 3  3 1 13  9  4  12
4

Konyasspor

 7  3  3 1  10

 6

 4  12
5 Fenerbahçe 
 7  3  2 2  11  7  4

 11

6

Başakşehir

 7

 3

 2 2  12  9

 3

 11
7

Antalyaspor

 7

 3

 2 2  9  9  0  11
8

Gaziantep FK

 7  3  2 2  12

 13

 -1  11
9

Malatyaspor

 7  3

 1

3  16  10  6  10
10

Galatasaray

 7  2  4 1  6  6  0  10
11 Göztepe
 7

 2

 3 2  6  5  1  9
12 Beşiktaş
 7  2  2 3  10  12  2  8
13 Denizlispor
 7  2  2  3  6  8  -2  8
14 Rizespor
 7  2  2  3  6  11  -5  8
15 Ankaragücü

 7

 2  2  3  6  11

 -5

 8
16

Kasımpaşa

 7

 2  1  4  7  11  -4  7
17 Gençlerbirliği
 7  0  3  4  6  12  -6  3
18 Kayserispor
 7  0  3  4  7  14  -7  3

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.