x
23 Mayıs 2017- Futbolun kurumsal ve yönetsel gelişimine çok büyük emek veren, futbolekonomi'nin kurucularından Doç.Dr.Kutlu Merih'i kaybettik. Başımız sağ olsun.... 21 Mayıs 2017 -Eurolig Final Four final maçında Olympiakos'u 80-64 yenen Fenerbahçe Avrupa'nın en büyüğü oldu.  11 Mayıs 2017- Şampiyonlar Ligi finalistleri Real Madrid ve Juventus oldu. Final 3 Haziran'da Galler'in başkenti Cardiff'te Millennium Stadyumu 'nda oynanacak. 22 Nisan 2017- UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final eşleşmeleri belli oldu. Lyon-Ajax, Manchester United-Celta Vigo karşılaşmalar 4 ve 11 Mayıs'ta, Avrupa Ligi'nin final maçı da 24 Mayıs'ta İsveç'in başkenti Stockholm'deki Friends A... 6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 19 Mart 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalan takımlar belli oldu. Bayern Münih-Real Madrid, Barcelona-Juventus, Atletico Madrid-Leicester City, Borussia Dortmund-Monaco, yarı final için mücadele edecekler. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti.  28 Ocak 2017- Deloitte'un 2015-16 sezonuna ilişkin düzenlediği Para Ligi raporunda Manchester United 689 Milyon Euro'luk geliriyle, 11 yıl aradan sonra tekrar lider oldu. 2,ve 3. Sırada 620'şer Milyon Euro ile Barcelona ve R.Madrid yer aldı. 24 Ocak 2017- Türk futbolunun duayenlerinden Gençler Birliği kulüp başkanı İlhan Cavcav 81 yaşında yaşamını yitirdi. 23 Ocak 2017- Para Ligi'nde iki Türk takımı. Deloitte'un 2015-16 Para Ligi'ne FB 25. Galatasaray ise 30.sıradan girdi.  
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Meğer Tamamen Duygusalmış

Meğer Tamamen Duygusalmış

a-milli-takim-kampini-sarsan-tartisma-53226

Ahmet Talimciler- 23 Haziran 2016  Biz bitti demeden bitmez diyerek geldiğimiz şampiyona finallerinde milli takım kampında prim tartışmaları yaşandığını ve futbolcular arasında bir ayrışma olduğunu bugünkü gazetelerden öğrendik.

 

 

Turnuvaya katılım için 500’er bin Euro primi az bulan milli futbolcuların kendi aralarında da anlaşamadığını ve hak ettikleri paraları almak için Fatih Terim’le görüştüklerini görünce, işin tamamen duygusal olduğunu bir kez daha anlamış olduk.

 

Katıldığımız ya da katılamadığımız bütün turnuvalarda prim şampiyonluğunu hiç kimseye bırakmayan bir milli takımımız var. 2008 yılındaki Avrupa şampiyonasını kazanan İspanyol futbolcular ya da finalde kaybeden Alman futbolcular, yarı finalde turnuvaya veda eden futbolcularımızdan çok daha az prim kazanmışlardı. Bu prim meselesini milli formanın her şeyin üzerinde olduğu ve ona göre davranılması gerektiği anlayışından ayırmayı çok iyi becerdiğimiz için nedense işin sadece milliyetçi boyutu bizi ilgilendiriyor. Buna karşın abartılı primler üzerinden durumu kurtarma çabalarımız ise her defasında duvara toslamayı sürdürüyor.

 

Benzer durumun ülke sporcularına vermeyi sürdürdüğümüz ödül yönetmeliğimiz çerçevesinde doping sorunu ile yakından ilgili oluşturduğu ayıpları hala kapatamadığımızı da belirtmeliyiz. Milyon Euro’luk transfer ücretlerinin konuşulduğu, süper lig futbolcularımızın ve eşlerinin milyon liralık arabalara bindiği görüntüler sık sık gazetelere konu oluyor. Futbolcuların ücretlerindeki vergilendirme oranlarının ülkenin çalışanlarına uyguladığı oranlardan daha düşük olması, kulüplerin yıllar içerisinde sık sık vergi indirimleri peşinde Meclis’te kamp kurmaları, işin sadece bir oyun olmanın ötesinde işlevleri de olduğunu ve bu durumun kamu vicdanında yankı bulduğunu ortaya koyuyor. Hatta ülkemizin önde gelen kulüplerimizin mali tablolarına yakından bakıldığında önümüzdeki dönem için yeni bir mali af paketi isteğinin kaçınılmaz olacağını bile söyleyebiliriz. Peki bu kadar allanıp pullanan ve üzerine titrenen, devletin tüm imkanlarıyla desteklediği futbol alanında elimizde ne var? Son anda katılmayı başardığımız ancak katılmanın ötesinde şu ana kadar herhangi bir varlık gösteremediğimiz bir turnuvanın içinde yer alıyoruz.

 

Gerek kulüp takımları, gerekse de milli takımlar düzeyinde 78 milyonluk bir ülke olmamıza karşın yeşil sahalara yansıttığımız performansımız son derece kötü. Futbol bizim ülke içindeki milli hassasiyetlerimiz ve oyalanmamız açısından bir hayli önemli bir enstrüman olarak varlığını sürdürüyor. Balon gibi şişirilen naklen yayın ihaleleri, milyon Euro’luk transfer bedelleri, yabancı teknik direktör ve futbolcuların mahkemelerden kazandıkları ekstradan paralar, hepsi birlikte ülke sporunun üzerini örten kocaman bir futbol örtüsünü oluşturuyor. Bu durum öylesine verimli bir öykü sunuyor ki başta siyasetçiler olmak üzere, toplumsal hayat içerisindeki pek çok kesim açısından vazgeçilmez bir alan olma vasfının korunmasına olanak sağlıyor. Tüm bu olup bitenleri saatlerce konuşarak futbol gevezeliğini hayata geçiren bir futbol medyamız ve oradan nemalanan onlarca insan var. Buradaki kanaat önderlerinin her fırsatta ülke futbolunun ne kadar etkili ve önemli olduğunu açıklayan yorumlarını, yazdıkları yazılara tanık oluyoruz. İstenilen sonuçlar kazanılmadığı takdirde ise aynı isimlerin durumu kurtaracak hazır reçeteler ya da klişeler üzerinden yorumlarını/yazılarını sürdürmekte olduklarını da biliyoruz. Aynı medya mensupları, maç bitimindeki basın toplantısında yaşanan kötü sonuca rağmen milli takım sorumlusuna durumun nedenlerini bile soramıyorlar! Herkes gibi onlar da evirip çeviriyorlar, kral çıplak diyemiyorlar!

 

Var olan düzenin aynen sürmesini ve bulundukları pozisyonlarda herhangi bir sakınca yaşanmaması için suskunluk yasasına biat etmeyi tercih ediyorlar. Ama bir taraftan da diğer maçlarla kıyaslandığında durumun ne kadar kötü olduğunun da farkındalar. Bu turnuvada yaşadıklarımız üzerinden hesabın Arda Turan’a kesileceği gibi bir durum var ortada. Zaten İspanya maçının ikinci yarısı boyunca da tribünlerin takımın kaptanını ıslıkladığını ve onun da bu duruma sinirlenip defansa geri geldiği bir maç yaşadık. Maçın bitiminde futbolcuların, teknik heyetin ve medya mensuplarının bu ıslıklama hadisesine vurgu yapmaları şaşırtıcı olmadı. Ancak şurasını unutmamak gerekiyor ki bu toprakların insanı için kahramanlaştırma süreci çok hızlı gerçekleştirilebildiği gibi yerden yere vurma süreci de bir o kadar hızlı olabilmekte.

 

Sosyal medyadaki eleştirilerin sahadakilerden çok daha ağır olduğunu çünkü insanların reklamda oynayan kaptanlarının sahada da oynamasını istediği gerçeğini de es geçmemeliyiz. Tabii burada milli takımımızın sorumlusu olan Fatih Terim’e yönelik eleştirilerin dozajının hakaret sınırlarını kat be kat aştığı gerçeğini de vurgulamalıyız. Hocaya sinirlenip onun hamile olan kızına yönelik ağza alınmayacak hakaretler yağdırmak, doğmamış çocuğa yönelik beddualar da bulunmak ne akla ne de vicdana sığar. Bu ülke insanın çok ciddi bir vicdan sorunu var ve güçlüden yana olma sevdası nedeniyle kendisi gibi olmayan, düşünmeyen, giyinmeyen, inanmayan, cinsel tercihi benzer olmayan her türlü kesime karşı hoşgörüyü tercih etmiyor. Bu ikiyüzlü yapıdan en çok da ülke gündeminden inmeyen isimlerin ders alması gerekiyor, çünkü insanımızın uçlarda gidip gelme duyguları en tepedeyken bile tepe taklak olmanıza yol açabilir. Daha altı ay öncesine kadar Bayrampaşalı Arda Turan’ın ıslıklanacağını kim düşünebilirdi.

 

Milli formanın 78 milyonun ruhunu temsil ettiğini reklamlarda dile getiren Fatih Terim’in, oynanan iki karşılaşmada bırakın bu ruhu, takım ruhunu bile veremediğini gördük. Bu ülkede gerçekten milli formanın ağırlığını hisseden, hocanın göreve geldiği gün kullandığı ‘gönüllerin milli takımını’ oluşturabilmek için aslında en az futbolu konuşmamız gerekiyor. Ülke içindeki yaşanan ayrışma, hoşgörüsüzlük, vicdansızlık hali futbola da yansıyor, milli formayı gerçekten ıslatacak, canını başını ortaya koyacak futbolculara ihtiyacımız var. Ancak bu durumun yaratılabilmesi için futbolumuzun içinde bulunduğu bu hayalet alemden ve devlet sponsorluğundan da kurtarılmasına ihtiyacımız bulunmakta. Oyunun içinde ve dışındaki her türlü farklılığı konuşamadığımız ve bunları sahaya yansıtamadığımız sürece, seyrettiğimiz milli takımın forması bile bize tanıdık gelmeyecektir. Duygusallığı sadece maddiyata indirgeyen bir futbol mantalitesi sayesinde futbolumuzun ne kadar kısır, anlaşılmaz ve sevimsiz olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz. Bu ülke insanı için futbol önemli bir alandır ve bu alan hakkını verecek şerefiyle oynayacak insanlar tarafından idare edilmelidir. {jcomments on}

   

Bu İçerik  500  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

26.05.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.647

-0,07

 bjk BJKAS

4,66

0,43

 fb FENER

35,76

1,59

 gs GSRAY

28,30

-3,74

 trabzon TSPOR

2,77

1,84

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 14071150

Spor Toto Süper Lig 2016-17 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

BEŞİKTAŞ

32 21 8 3 65 30 35 71
2 BAŞAKŞEHİR 32 19 10 3 60 27 33 67
3 FENERBAHÇE

32

17 9 6 56 30 26 60
4

GALATASARAY

32
18
4
10
60

37

23
58
5 ANTALYASPOR
32
15
7
10
40
39
1

52 

6

TRABZONSPOR

32
14
8
10
37
31
6
50
7

AKHİSAR BLD.

32
13
6
13
41
39
2
45
8

KASIMPAŞA

32
12
7
13
46
46
0
43
9

KONYASPOR

32
11

10 

11
39
40
-1
43
10

GENÇLERBİRLİĞİ

32
10
10
12
30
33
-3
40
11

ALANYASPOR

32

12
4
16
52
61
-9
40
12

KARABÜKSPOR

32
11
6

15

33
44
-11
39
13

OSMANLISPOR

32
9
11
12
36
39
-3
38
14

KAYSERİSPOR

32
10
7

15 

45
55
-10
37
15

BURSASPOR

32
10
5
17
31
55
-24
35
16

Ç.RİZESPOR

32
8
6
18
41
52

-11

30
17

GAZİANTEPSPOR

32
7
5
20
29
57
-28
26
18

ADANASPOR

32
6
7
19
31
57
-26
25

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

5 4 1 0 11 1 13 10
2 izlanda-bayrak İzlanda 5 3 1 1 8 6 10 2
3 ukrayna-bayrak Ukranya

5

2 2 1 7 4 8 3
4

turk-bayrak Türkiye

5 2 2 1
7

5

8 2
5 kosova-bayrak Kosova
5 0 1
4 2 14 1

1

6

finlandiya-bayrak Finlandiya

5 0 1 4
3

8

1 -5

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.