x
15 Mart 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek ve yarı final kura çekimi yapıldı. Kuraya göre: Ajax- Juventus, Liverpool-Porto, Tottenham- Manchester City ve Barcelona- Manchester United birbirleriyle oynayacaklar. ilk... 6 Mart 2019- İlk maçı deplasmanda 2-1 kazanan Real Madrid (evinde) St.Barnebau'da oynanan maçta Ajax'a 4-1 yenilerek, Şampiyonlar Ligi'nde 2.Turunda elendi. . 1 Mart 2019- Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,  İddaa oyunun Şans Girişim Ortak Girişimi üzerinden 10 yıl süreyle oynatılmasını onayladı. 1 Mart 2019- Lucescu’dan boşalan Milli takımlar teknik direktörlüğüne Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş getirildi. Şenol Güneş 31 Mayıs 2019’a kadar Beşiktaş’ı çalıştırmaya devam edecek.  28 Mart 2019- Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören istifa etti. Haziran ayındaki  Genel Kurulu'a kadar Türkiye Futbol Federasyonu'na Başkanvekili Hüsnü Güreli vekaleten başkanlık edecek. 14 Şubat 2019- Spor Toto İddaa ihalesini Şans Girişim Ortaklığı (Demirören-Scientific Games) Kazandı.  4 Şubat 2019- Deloitte Para Ligi'nin 2017-18 Lideri 750 Milyon Euro'luk geliriyle Real Madrid oldu. İkinci sırada ise  690 Milyon Euro'luk geliriyle Barcelona yer alıyor. Türkiye'den tek takım Beşiktaş ise 167 Milyon Euro geliriyle 26.s... 10 Ocak 2019- Süper Lig kulüplerinin borçları, kredilerin bulunduğu  bankalar tarafından yapılandırılacak. 26 Aralık 2018- Ligin ilk yarısını Medipol Başakşehir 35 Puanla zirvede bitirdi. 17 maçta 16 puan toplayarak Ligin ilk yarısını 17. sırada tamamlayan Fenerbahçe ise 2018-19 sezonunun en büyük sürprizini yaptı. Süper Lig'de ... 12 Aralık 2018- 27 Kasım 2018'de yapılan ve inteltek firmasının 10 yıllığına 200 Milyar TL ciro taahhüdü vererek kazandığı  İDDAA ihalesine yeterli firma katılmadığı ve yeterli rekabet oluşmadığı için Spor Toto Teşk...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER İçimizdeki İrlandalılar

İçimizdeki İrlandalılar

page burak-yilmazin-gol-sevincine-attigi-tweetle-fenomen-oldu 649686690

Ahmet Talimciler- 27 Haziran 2016  Çek Cumhuriyetine karşı elde edilen galibiyet sonrası yeşeren umutlar dün gece sona erdi.

 

Burası hakikaten çok enteresan bir ülke, her alanda olduğu gibi futbol alanında da yaşadıklarımız ve birbirimize hissettirdiklerimiz tam anlamıyla bize özgü.

 

Son maç öncesi morallerin dip yaptığı, Türkiye futbol direktörünün ‘utanması gereken birisi varsa bu ben değilim’ diyerek, bileti futbolcularına kestiği bir basın toplantısı gördük. Arada bir de yaşananlar üzerine yorum yapma gereğini hisseden Cumhurbaşkanının açıklamalarına şahit olduk. Bu arada ülke içinde teknik direktör ve futbolcularımıza sahip çıkmamızı salık veren çok sayıda açıklama yapıldı. Sanki oynanan karşılaşmalar sonrasında işi tamamen duygusala bağlayıp, gaz yetersizliğinden oynayamayan bizlermişiz gibi ‘sahip çıkma’ şiarı dolaşıma sokuldu.

 

Her nedense, daha öncede belirtmiştim bu ülkede hiç kimse yaptıklarının sorumluluğunu almak durumunda olmadığı ve aynı zamanda rezil de olmadığı için yaşadığımız her şey sanki suya yazılıyor gibi oluyor. Neden böyle oynanıyor ya da bu futbolcu tercihleri doğru mu? Diye soranlar ise adeta vatan haini ilan ediliyorlar. Kendisi gibi olmayan, düşünmeyen ve bu doğrultuda davranmayan herkesi düşman gibi görmeyi çok seven duygu halimiz burada da devreye girdi ve ‘içimizdeki İrlandalılar’ yüzünden bu hallere geldik. Maç günü yüzlerinden düşen bin parça olan futbolcular, saha kenarında her zamanki gibi gerginlik abidesi bir teknik direktör ve durumu nasıl aktaracağını bir türlü çözemeyen bir medya vardı.

 

Maçın henüz onuncu dakikasında bu turnuvadaki tek olumlu hareketimiz olan Emre Mor’un harika pasını gol yapan ama attığı gol sonrasında yine kendini belli eden bir Burak Yılmaz’ın, buram buram argo kokan hareketine maruz kaldık. Bir tarafta son derece temiz, masum ve futbol oynamaya çalışan daha 18 yaşında bir çocuk, öbür tarafta ise feleğin çemberinden geçmiş ve ne derseniz deyin ben bildiğimi okurum diyen bir futbolcu yer alıyordu.

 

Atılan golden sonraki hareketin sadece gol sevinci olmadığını, bu gol ile birlikte mesaj vermek için nasıl çırpındığına da lütfen dikkat edin! Maç boyunca Çek’lerin kontrolünde oynanan oyuna karşın sonuç bizim istediğimiz gibi iki farklı galibiyet ile sonuçlandı. Tabii işin, atmış olduğumuz ikinci gol öncesinde hakemin pozisyonu nasıl kestiği ve gol pasını veren Mehmet Topal’ın ofsayt pozisyonunda olduğu meselesi ise neredeyse futbol medyamızın tamamı tarafından görmezden gelindi.

 

Amaç hasıl olmuş ve milli takımımız grup üçüncüsü olarak ‘üzerine düşeni’ yerine getirmişti! Maç bitiminde kahraman imparatorumuz basın toplantısında kendisine soru soran TRT muhabirine yönelik tepkisini dile getirmek suretiyle toplantıyı bitirdi. Turnuvanın naklen yayınını üstlenen kuruluşu ülkenin futbol koordinatörü tarafından protesto ediliyordu. Takım kaptanı ‘…Annemi ağlattılar, adamlığıma laf ettiler. Buna kimsenin hakkı yok, tek tek hesap soracağım’ açıklaması yapıyordu. İmam-Cemaat ilişkisini anlatan çok özlü bir sözümüz vardır ve bu günlerde tam da bunu yaşıyoruz. Gücü elinde bulunduranların istedikleri gibi konuşabildikleri, asıp kesebildikleri buna karşın ise eleştirilmeye tahammül edemedikleri bir dönemden geçiyoruz.

 

Tarih yazma hastalığımızın en çok karşılık bulduğu futbol alanında da bu tip insanlardan fazlasıyla bulunmakta ve tarih istedikleri kadar güçlülerin, muktedirlerin tarihini yazar anlayışına sahip olurlarsa olsunlar: bütün bu tuhaflıkları, pespayelikleri de yazacak! Turnuvaya katılmak için verilen paraları az bulan ve bunun için takım olmaktan vazgeçenleri de yazacak! Turnuvaya turnuvada hazırlanılmayacağını, yaşananlardan kendisinin sorumlu olmadığını belirtenleri de bu vesile ile bir kez daha görmüş olduk.

 

Uçlarda yaşayan insanımız açısından turnuvanın ikinci karşılaşmasında yuhalanma da, üçüncü karşılaşmasındaki ‘bu ülke seninle gurur duyuyor’ sloganları da aynı derecede acayiptir. Bu durum bizim ‘kol kırılır yen içinde kalır’ anlayışımızın halen nasıl devam etmekte olduğunu da bir kez daha ortaya koymuştur.

 

Elinden geleni yapmanın haklı gururunu taşıyan milli takım oyuncuları ve onların yaptıklarını acaba nasıl aktarabilirim diye ne yapacağını şaşıran futbol medyası açısından asıl büyük sınav, bir gün sonra çok kötü bir şekilde verildi. ‘Bu Gece Belçikalı’yız, İtalya’nız’ başlıkları atıp 78 milyonun kalbinin bugün İtalya, Belçika ve Macaristan ile atacağını’ öğrenmiş olduk.

Hani Hepimiz Türküz ifadesinin dışındaki bütün ifadelerden nefret ediyorduk! Bu nasıl bir başarıdır ki biz üzerimize düşeni yapıyoruz ama bizim yaptıklarımız yetmiyor, bizim yerimize Belçika, İtalyan ve Macar futbolcuların da istediğimiz sonuçları almaları gerekiyor. Karışık matematik denklemleri üzerinden programlar yaparak bir üst tura çıkarsak önümüzün açık olduğu hatta kupayı bile alabileceğimiz söylendi.

Umutlarını başkalarının eline bırakanların sonunun her zaman hayal kırıklığı olduğu gerçeği ile bir kez daha karşı karşıya kaldık. Son ana kadar her şeyin istediğimiz gibi gittiğini hatta Avrupa’nın bütün takımlarının bize çalıştığını söylediler. Son dakika şansımız gülmedi ve turnuva dışında kaldık. Maçları bize aktarmakla görevli olan, ancak bunu propaganda malzemesi yapmadan gerçekten futbol anlatacak spikerlere ihtiyaç giderek artıyor. Hamaset edebiyatının boyutları milli takım sınırlarını aştığından bu yana bu kez farklı ülke milli takımları için içlenen spikerler de görmüş olduk. Macaristan-Portekiz karşılaşmasında ‘Gerçekten ah dediğimiz bir an’, Belçika-İsveç karşılaşmasında ise ‘Bizim istediğimiz gol bu’ ifadeleriyle maçları anlatan ve hayal kırıklığını katlayan yayıncılık anlayışı da tarihe not düşülecektir. Maçların bitimindeki futbol programlarında yine klişeler üzerinden bir yayıncılık anlayışı hayata geçirildi: ‘biz aslında ilk iki maçta kaybetmiştik-canınız sağ olsun- yine de teşekkürler-dünya kupası elemelerine odaklanmalıyız’.

Bugün futbol medyasının attığı başlıklar yine harika malzemeler içeriyordu. “Gözümüz kulağımız İsveç-Belçika ve İtalya-S.İrlanda maçlarındaydı. Belçika üzerine düşeni yaptı. İtalyanlar maça asılmayınca milliler son 16 dışında kaldı” Milli takım üzerine yapılması gereken tartışmaların aynı zamanda bu ülkenin futbol medyasındaki pespayelik üzerine de yapılması gerekmektedir.

Belçika üzerine düşeni yapmış, Türkiye için görevini yerine getirmişmiş böyle bir futbol zihniyeti nerede var? İtalya yedek kadroyla sahaya çıkmış ve bizi arkamızdan hançerlemiştir. Hayatı kendinden menkul ve sadece kendisi için değerli gören zihniyet kalıpları sürekli olarak komplolar üretmeye ve düşman yaratmaya bayılırlar. Kendileri için gerekli olan biteni yerine getirmeyi başaramadıkları anlarda bile suçlayacak başkaları daima olacaktır. ‘İçimizdeki İrlandalılar’ ifadesini yıllar önce Mustafa Denizli kullanmıştı ve o dönemde de çok konuşulmuştu. Ülkemizin siyasal, toplumsal, kültürel alanlarında yaşanan ayrışma çizgisinin artması sonrasında ‘İçimizdeki İrlandalılar’ ifadesinin karşılığı daha da artmaktadır.

Gezi-Ramazan-Futbol-Kızlı Erkekli-LGBT-Liseliler-Yaşam Tarzı-Dokunulmazlıklar-10. Yıl Marşı-Nöbetçi Editörlerin Cezalandırılması vb. gibi pek çok alanda yaşadıklarımız ülkenin birlik ve beraberlik edebiyatıyla uzaktan yakından ilgili olmadığı tam tersine sürekli olarak gerilim ve kutuplaştığının göstergeleridir. Mutluluk birbirimiz hakkında neler hissettiklerimizdir ve ne yazık ki bu coğrafyada hissedilenler her geçen gün biraz daha azalıyor!{jcomments on}

 

Bu İçerik  1361  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

25.03.2019 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.292

-0,54

 bjk BJKAS

1,48

-3,27

 fb FENER

6,48

-1,52

 gs GSRAY

1,24

-2,36

 trabzon TSPOR

0,92

-1,08

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 20560695

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 26  17  7    2   41  13   28   58
2 Galatasaray  26  15  7   4  55  27  28  52
3 Beşiktaş

 26

 13 8  5  51  34  17  47
4

Trabzonspor

 26  12 7  7  45

 36

 9  43
5 Malatyaspor  26  10  7  9  37  33  4

 37

6

Konyaspor

 26

  8 

 11  7  32  30  2  35
7

Antalyaspor

 26

  10 

 5  11  29  41  -11  35
8

Rizespor

 26  8  10  8  37  33   4  34
9

Sivasspor

 26  9

 7

 10  38  39  -1  34
10

Kasımpaşa

 26  10  4  12  44  48  -4  34
11 Alanyaspor  26

  10 

 4  12  28  33  -5  34
12 Kayserispor  26
 8  9   9   24  34  -10  33
13 Fenerbahçe  26  7  10  9  32  37  -5  31
14 Ankaragücü  26  9  4  13  27  41  -14  31
15 Bursaspor

 26

 5  13  8  24  31

  -7 

 28
16

Göztepe

 26

 8  3  15  26  34  -8  27
17 Erzurumspor  26  4  10  12  26  35  -9  22
18 Akhisarspor   26   5  6  15  27  44  -17  21

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.