x
Futbolekonomi- 9 Ocak 2020- Beşiktaş'ın eski başkanı Fikret Orman, 1 Haziran 2018 ila 31 Mayıs 2019 tarihleri arasındaki hesap dönemine ilişkin faaliyet ve işlemlerden dolayı oy çokluğu ile ibra edilmedi. 4 Ocak 2020- Türkiye Futbol Federasyonu 2019-20 sezonuna ilişkin takım harcama limitlerini belirledi. 2.4 Milyar TL'na yaklaşan harcama limitlerinin yüzde kırkı Beşiktaş Fenerbahçe ve Galatasaray'a ait.  6 Aralık 2019 Emlak Konut ile Galatasaray arasında devam eden anlaşmazlık sonunda Galatasaray'ın Florya'yı geri almak için 120 Milyon TL ödemeyi taahhüt etmesi sonrası çözüldü. Buna göre Riva projesi devam edecek. Futbolekonomi- 2 Aralık 2019 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) kura çekimi Romanya'nın başkenti Bükreş'te gerçekleştirildi. A Milli Futbol Takımı, İtalya, İsviçre ve Galler'in bulunduğu İtalya ve Azerbaycan'ın ev sahipliği... 26 Kasım 2019- Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın “Kimsenin borcunu silmedik, piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Kulüplere nefes aldırdık” dedi. 6 Kasım 2019- Futbolda oyunculara ödenecek ücretten kesilen Stopaj oranı %20'ye çıkartılırken, 500 Bin TL'nın üzerinde gelir elde eden oyuncular ve teknik adamlar ise yıllık beyanname ile %40 vergi ödeyecekler. 25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Kendimizi/Yaşadıklarımızı Sorgulama

Kendimizi/Yaşadıklarımızı Sorgulama

 Ahmet Talimciler- 7 Ağustos 2016 Tam üç hafta önce ülkemiz daha önce yaşadıklarına hiç ama hiç benzemeyen bir yönetime el koyma hareketi ile felaketin eşiğinden döndü.

O günden bugüne kadar ise hemen her gün ekranlarda Fethullah Gülen Terör Örgütü(Fetö) ile ilgili görüntüler, tanıklıklar, geçmişte yapılan kumpaslara ilişkin açıklamalara bir yenisi ekleniyor. Karşımızda dinsel duyguları kullanmakla kalmayan aynı zamanda bu ülkenin pek çok kavramını da yerle bir eden bir örgüt var. İmanı olan, alnı secdeye değen insanlardan zarar gelmez sözü 15 Temmuz sonrası acaba? Öylemidir sorusuyla karşı karşıyadır. Dini ve ahlakı sürekli olarak birleştiren ve bu iki kavramı bunun üzerinden bir potada eriten bir anlayışın hepimizi getirmiş olduğu nokta maalesef korkunç bir ahlaksızlık ve kötülük içermekte. Askeri okullarda okuyan gençlerin başına neler geldiğini bizzat onların tanıklıklarında günlerdir dinliyoruz. Hiç kimsenin kendilerine inanmadığını anlatıyorlar, bazılarının gözleri yaşararak üniformalarını bıraktıklarınıöğreniyoruz, bazıları ise üzerlerine atılan iftiralar karşısında canlarına kıyıyorlar. Belirli bir hizmet, himmet karşılığında devletin her bir köşesine adeta sülük gibi yapışan ve devletin, vatandaşın iliğini kemiğini emen bir örgüt ile karşı karşıyayız. Kendi ulvi çıkarları uğruna her türlü hayasızlığı yapmaktan çekinmemişler. İnsanların en mahrem duygularını bile faş etmekten, asılsız dedikodular üretmeye, yolsuzluk yapmaya, şantaja kadar giden her türlü yolu gözlerini kırpmadan uygulayabilmişler. Peki bir taraftar din, iman, ahlak duyguları üzerinden yapılan açıklamalar öte yandan hiç kimsenin aklına bile gelmeyecek kadar kötücül bir ruh hali, bütün bunlar nasıl bir araya gelebiliyor? Ve nasıl böylesi bir tuhaflık sadece din, iman, Allah sevgisi üzerinden rahatça devletin her bir kurumuna yerleşebiliyor. Tüm bu yaşadıklarımızın arkasında bu ülke insanın da büyük bir katkısı olduğu gerçeğini göz ardı etmemeliyiz. Başta ahlak kavramı olmak üzere ki onun içinde de büyük sıkıntılar olduğunu göz ardı etmeden, hem kendimizi hem de yaşadıklarımızı sorgulamak durumundayız. Kendinden menkul yaşamaya alışan ve dünyayı bu minvalde görmek suretiyle yaşadıklarını normalleştiren insanlar açısından ahlakın, din ile örtüştürülmesi ve bu şekilde yansıtılması sıradan bir durumdur. Burada çıkarlara uyan ya da uymayan durumlar üzerinden ahlaki ya da değil tanımlamaları kolaylıkla insanların üzerlerine yapıştırılabilir. Ama aynı zamanda bu bakış açısıyla gücün ve iktidarın devamı açısından pek çok olumsuzluk da yine ahlakın ya da yeri geldiğinde dinsel hurafelerin içine katılarak insanların hayatına müdahale aracı olarak kullanılabilinir. Son kırk yıl içinde söz konusu örgütlenmenin bir tarafında hep paranın olduğunu ve bu paranın güç ile iktidar arasında önemli bir geçişi sağladığını şimdi daha iyi anlıyoruz. Hatta bunun sağlanabilmesi için sadece paranın değil yeri geldiğinde seks kasetlerinin yeri geldiğinde hamili kart yakınımdır anlayışının ve bazen de soru çalmanın kullanıldığını son yirmi günde öğrenmiş olduk. 

Yaşananların ardından geriye binlerce insanın hayal kırıklığı, ülkesine ve sisteme olan inançlarının zayıflaması ile daha önce olan bitenlerden mağduriyetlerinden ötürü hayatlarını yitirenler kalacak. Ahlak kadar yaşadıklarını da sadece kendisinin çıkarları için isteyen insanların olduğu yerde bu tip sıkıntılar farklı gerekçeler ve farklı isimlerle olmaya devam edecektir. Bu açıdan başta liyakat sistemi olmak üzere toplumun kılcal damarlarını tıkayan her türlü defoyu, ortadan kaldırmak zorundayız. Alnı secdeye değen ya da değmeyen ikilemi kadar farklı inanç, değer ve ideoloji sahiplerinin de bu devletin birer parçası olduğu gerçeğini kabullenmek ve hepsine eşit mesafede durmayı başaran bir devlet mekanizmasını hayata geçirmeyi başarmalıyız. Aksi takdirde üç hafta önce yaşadığımız ve iki yüz otuz sekiz yurttaşımızı kaybettiğimiz ülkeye el koyma girişimlerini farklı isimlerle yeniden yaşamak durumunda kalırız. Bizim çocuklarımızı iyi şekilde yarınlara hazırlayacak bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Ülke içi kamplaşmaları ortadan kaldıracak, siyaseti mevki, makam sahibi olmanın bir aracı olmaktan çıkaracak bir siyaset kültürüne şimdi her zamankinden daha fazla muhtacız. Farklılıkların bu ülkenin zenginliği olduğu gerçeğini, hepimizin aynı potada erimememiz gerektiğini ve insanların inançları temelinde iyi ya da kötü olarak etiketlenmemesi gerektiğini anlamalıyız. Önümüzdeki süreçte sel ortadan kalktıktan sonra geriye kalacak olan kumun içinde yine bir arada yaşayacağımızı ve ister AKP’li ister CHP’li ister MHP’li isterse de HDP’li ya da diğer partilere mensup olalım/gönül verelim, olanlar hepimizi derinden etkilemiş olacak. Gerçekten herkesin etrafında birleşebileceği bir adalet sistemini ve devlet kurumlarını yeniden evrensel standartlar çerçevesinde kurmanın yollarını hepimiz aramalıyız. Kötülük yapmanın, insanların hayatlarını karartmanın dini, imanı olmadığını tüm yasadışı örgüt yapılanmalarının kendi çıkar ve iktidarları uğruna hareket ettiklerini bu yaşadıklarımız sayesinde bir kez daha öğrenmiş olduk. Kötüler harbi kötülük şebekeleri kurup tüm devleti ve onun yetkililerini kandırmayı başarmış olabilirler ama safları sıklaştırmaya ve vatandaşları artık gerçekten bu devletin birer parçası, egemenliğin tek hakimi yapmanın da tam zamanıdır.

Bu İçerik  1719  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

24.01.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

122.065

-0,39

 bjk BJKAS

2,50

0,01

 fb FENER

16,39

-0,24

 gs GSRAY

2,24

-0,02

 trabzon TSPOR

3,00

-0,03

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 23849316

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Sivasspor

 18   12   4  2    37   17  20  40
2 Başakşehir
 18  10  6  2  36  18  18  36
3 Trabzonspor

 18

 10  5 3 41  19  22  35
4

Fenerbahçe

 18  10  4 4  36

 21

 15  34
5 Alanyaspor 
 18  9  5 4  36  17  19

 32

6

Galatasaray

 18

 8

 6 4  25  16

 9

 30
7

Beşiktaş

 18

 9

 3 6  28  24  4  30
8

Göztepe

 18  7  5 6  22

 20

 2  26
9

Malatyaspor

 18  6

 6

6  33  26  7  24
10

Gaziantep

 18  6  6 6  26  30  -4  24
11 Rizespor
 18

 7

 2 9  19  27  -8  23
12 Denizlispor
 18  6  4 8  20  25  -5

  22 

13 Gençlerbirliği
 18  4  6 8  28  34  -6  18
14 Konyaspor
 18  4  6 8  16  24  -8  18
15 Kasımpaşa

 18

 4  3  11  26  40

 -14

 15
16

Antalyaspor

 18

 3  5  10  15  36  -21  14
17 Ankaragücü
 18  2  6  10  15  35  -20  12
18 Kayserispor
 18  2  4  12  17  47  -30  10

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.