x
4 Haziran 2017- Juventus'u Gallerin başkenti Cardiff'te 4-1 yenen Real Madrid, 2016-17 sezonunun Şampiyonlar Ligi Kupasını kazandı. 1 Haziran 2017- Normal süresi 0-0 biten Ziraat Bankası Türkiye Kupası'nı penaltılarla rakibi Başakşehirspor'u 4-1 yenen Konyaspor kazandı.  29 Mayıs 2017- Beşiktaş Lig'in bitimine bir hafta kala Süper Lig'de 15.Şampiyonluğuna ulaştı. 23 Mayıs 2017- Futbolun kurumsal ve yönetsel gelişimine çok büyük emek veren, futbolekonomi'nin kurucularından Doç.Dr.Kutlu Merih'i kaybettik. Başımız sağ olsun.... 21 Mayıs 2017 -Eurolig Final Four final maçında Olympiakos'u 80-64 yenen Fenerbahçe Avrupa'nın en büyüğü oldu.  11 Mayıs 2017- Şampiyonlar Ligi finalistleri Real Madrid ve Juventus oldu. Final 3 Haziran'da Galler'in başkenti Cardiff'te Millennium Stadyumu 'nda oynanacak. 22 Nisan 2017- UEFA Avrupa Ligi'nde yarı final eşleşmeleri belli oldu. Lyon-Ajax, Manchester United-Celta Vigo karşılaşmalar 4 ve 11 Mayıs'ta, Avrupa Ligi'nin final maçı da 24 Mayıs'ta İsveç'in başkenti Stockholm'deki Friends A... 6 Nisan 2017- Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkanvekili Servet Yardımcı, 34 oyla UEFA yönetim kurulu üyesi seçildi. UEFA'nın 41. genel kurulunda alınan kararla Şenes Erzik'in UEFA'yı FIFA'da temsil etme görevi de sona erdi. 19 Mart 2017- UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek finaline kalan takımlar belli oldu. Bayern Münih-Real Madrid, Barcelona-Juventus, Atletico Madrid-Leicester City, Borussia Dortmund-Monaco, yarı final için mücadele edecekler. 10 Şubat 2017- Galatasaray Başkanı Özbek, kulübün bankalara olan borcunun, Riva ve Florya projeleri sonrası kulüp kasasına giren son ödemelerle birlikte 750 milyon TL 'den  430 milyon TL civarına gerilediğini ifade etti. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Kaş Yapalım Derken!

Kaş Yapalım Derken!

Ahmet Talimciler- 12 Ağustos 2016 Yaklaşık olarak bir aydır her gün FETÖ ile yatıp yine onun yaptıkları ile uyanmaya başladık.

Tüm devlet kurumlarına işleyen yapının el atmadığı, içinde kendisine yer bulmadığı bir alan kalmamış gibi gözüküyor. Futbol/spor alanı da bu durumdan bağımsız değil ve hatta bu alan yıllardır belki de en bilinen alanlardan bir tanesini oluşturmakta. Örgütün eskilerinin kanal kanal gezerek yaptıkları ifşaatlar sonrasında siyasal, toplumsal alana dair pek çok şey öğrendik. Benzer durum futbol imamı olarak adlandırılan bir kişinin açıklamalarında da yaşanmaya devam etti. Arada kendi takımlarını neden sevdiğini söylemenin ötesine geçerek ezeli rakibini söz konusu örgütle eşleştirmekten çekinmeyen spor yazarları da işin tuzu biberi oldular. Tüm bu yaşadığımız tuhaflıkların sadece bugüne ve 15 Temmuz’a ya da 17/25 Aralık sürecine özgü olmadığını daha öncesinde olup bitenlere kimilerinin deyimiyle göz yumulduğu ya da kasten yapılanmalarına olanak sağlandığı gerçeğini atlamadan olanları değerlendirmek durumundayız. Spor teşkilatına başvuruda bulunan adaylara alanları ile hiçbir ilgisi olmayan sorular sorulmak suretiyle teşkilat içi yapılanmanın nasıl teşekkül edildiği ile spor bakanlığının işe başlaması gerekiyor. Ama belki de hepsinden önce ülke olarak özellikle spor/futbol alanında yıllardır milliyetçi/muhafazakar damarın nasıl korunup kollandığını da tartışmak durumundayız. 2002 dünya kupası sırasındaki imanlı attı, ya da imansız attı tartışmalarını hatırlayın lütfen. Cuma namazı krizinin o dönem gazetelere nasıl konu olduğunu ve bunun üzerinden nelerin yaşandığı, dönemin gazete arşivlerinde saklı duruyor. Çok bilindik Hakan Şükür figürüyle başlayalım; kendisinin Sakarya’dan Galatasaray’a gelişi ile başlayan ve önce İnter’e ardından yeniden Galatasaray’a dönüşüyle süre gelen yolculuğunda Fethullah Gülen hep önemli bir figürdü. Hatta Şükür’ün ilk eşi olan Esra Elbirlik’leimam nikahınınFethullah Gülen tarafından kıyıldığı gazetelere yansımıştı. Nikahtöreninde ise nikah şahitliğini Fethullah Gülen ve Yurdaşen Karahasan yaparlarken, nikahlarını dönemin İstanbul büyükşehir belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan kıymıştı.Bu nikaha ilişkin görüntüler youtube’da bulunmaktadır. Bugünlerde futbol imamının açıklamaları olarak gazetelere yansıyan haberlerden çok önce Galatasaray kulübündeki bazı futbolcuların dönemin Hizmet hareketi olarak adlandırılan Gülen hoca efendi!ile yakın bir gönül bağları söz konusuydu. Benzer durumun ülkedeki siyaset, sanat, akademi ve iş dünyasındaki isimleri açısından da geçerli olduğu gerçeğini tekrarlamak durumundayım. Tüm ülkeyi sarmaşık gibi sarmak suretiyle bütün hücrelerine kadar nüfuz eden ve dönemler boyunca destek gören/yaptıkları hizmet olarak nitelenen bir hareketten söz ediyoruz. 

Ülkenin adalet ve yönetim kurumları başta olmak üzere her sinir ucuna temas eden ve son bir aydır bize aktarılanlara bakılırsa iktidarını sağlamlaştırmak için her türlü yolu uygulayabilen bir hareket var karşımızda. Bu hareketin spor teşkilatının içi kadar kulüp yapılanmalarında ve hakem camiası içerisinde ne kadar ağırlığı olduğunu yine bu dönemde yapılacak soruşturmalarla daha yakından öğreneceğiz. Ancak etkisinin ülkedeki en yetkili kişilerin bile tahmin edemediği kadar güçlü olan bir hareketin, sadece sızma yoluyla değil gayri resmi yollardan çok daha fazla güç ve iktidar kazanabileceğini daha iyi anlamak zorundayız. Bu açıdan doğrudan doğruya işin içerisinde yer alanlardan çok daha fazlası sempatizan boyutuyla ya da çıkarların ön planda tutularak kendi tarafına çekilmiş olabilir. İşte tam da bu yüzden şimdi faş edilen bir takım futbolcu isimleriyle iş bitmiyor/bitemez! Asıl mesele çok daha derinlerde ve ülkenin kültürel kodlarında gizli duruyor. Bu yüzden de özellikle şike süreci ile başlayan ve bu sürecin devamında ortaya çıkan gelişmeler referans gösterilmek suretiyle tüm bir camiayı, örgüt sempatizanı hatta örgütün yuvası olarak göstermek insafa sığmaz. Hatta tam da bu davranış şekli daha önce Fenerbahçelilerin kendilerine yapıldığını düşündüğü davranışın farklı bir versiyonundan ibaret hale dönüşür. Şike süreci ile ilgili olarak Cemaatin Fenerbahçe kulübünü ele geçirme açıklamaları ya da Gülen’in kulüp başkanı Aziz Yıldırım’a yönelik tepkisi üzerine, bu operasyonu başlattığı ifadesi durumu açıklamaya yetmemektedir. Fenerbahçe kulübünün tüm bu süreç boyunca vermiş olduğu sınavın ne kadar mühim ve etkili olduğuna tüm ülke şahit oldu. Yine şike süreci sonrasında yaşanan gelişmeler nedeniyle ülkenin önde gelen iki kulübü arasındaki gerilimin ne kadar arttığını da hep birlikte izlemek zorunda bırakıldık. İşte tam da bu noktada kendi kulübünün ne kadar demokratik ve kararlı olduğunu ileri sürerken ezeli rakibinin tam tersi şekilde bu örgüte yataklık ettiğini ve ondan nemalanarak bugünlere geldiğini belirtmek ‘bel altı vurmak’tır. Milyonlarca taraftarı olan böylesi camiaların içerisinde farklı ideolojik görüşten insanların bulunduğunu ve her birinin kulübüyle kurmuş olduğu bağın dışında dünyaya farklı noktalardan bakmakta olduğu gerçeğinden hareket etmeliyiz. Bu sayede futbolun bir bölen değil tam tersine bir birleştiren işlevi yerine getirebilen sosyolojik bir yanının olduğunu kavrayabiliriz. Öyle bir ülkeyiz ve öyle bir zamandan geçiyoruz ki, olan biten tüm kötülüklerin arkasında bir günah keçisi şu anda elimizde mevcut. Kendi hata ve yanlışlarımızı ona atfederek temize çıkabiliriz. Ancak bunun ötesine geçerek daha geniş bir hesaplaşmayı gerçekleştirebilirsek bugüne kadar yaşadığımız tüm bu tuhaflıkların önünü kesebilme olanağına kavuşabiliriz. Kaş yapalım derken sürekli olarak insanların gözlerini çıkartmanın, suçluyla suçsuzu birbirinden ayırmadan bir potada eritmenin son derece kolay olduğunu yıllardır yaşadıklarımız, hepimize fazlasıyla gösterdi. 

Spor/Futbol alanında yaşananlar sadece zikredilen futbolcularla sınırlı değildir sorunumuz çok daha derinlerde bulunmaktadır. Çözüm hayatın her alanında olduğu gibi bu alanda da daha fazla demokratik değerlerin hakim kılınmasından geçmektedir. Sporun/futbolun siyasetle olan etkileşimi arttıkça bu ülkede işin içerisine öyle ya da böyle mutlaka ‘hassas’ vatandaşlık anlayışının temsilcilerinin müdahilliğine ortam yaratılmaktadır. Geleneğin zaman zaman dinsel zaman zaman milliyetçi/muhafazakar damarlarla iç içe geçirildiği bize özgü bir spor ve sporcu tiplemesinin önü eninde sonunda şimdi yerden yere vurduğumuz FETÖ tipi yapılara açılacaktır. Bu yüzden spor örgütlenmesi, kulüpler, federasyonlar, futbolcular, teknik direktörler/heyetler, taraftarlar kadar futbol/spor medyası da kendine çeki düzen vermelidir. Geleneğin spor/futbolla birleşiminde özellikle abilikmüessesesi etkili olmakta ve onlar alttan gelenler üzerinde birer baskı grubu olarak yer almaktadırlar. Bu mekanizmanın da sorgulanması ve çağın gereklerine göre yeniden düzenlenmesinin vakti çoktan gelmiştir. Son olarak spor/futbol yazarlarının kendi takımlarına şirin görünmek uğruna rakiplerini kötüleyen, aşağılayın yazılar yazmaları sadece nefreti bilemekten öteye geçmemek anlamına gelmektedir. Fairplay kavramını dillerinden düşürmeyenlerin gerçek anlamda fair(dürüst) davranmadıkları sürece hayatlarımız gündelik koşuşturmalar içerisinde saygıyı, sevgiyi ıskalamayı sürdürecektir.{jcomments on}

Bu İçerik  710  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.06.2017 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.951

0,56

 bjk BJKAS

4,34

1,40

 fb FENER

36,08

0,28

 gs GSRAY

29,40

1,10

 trabzon TSPOR

2,67

0,38

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 14619108

Spor Toto Süper Lig 2016-17 Puan Durumu

Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

BEŞİKTAŞ

34 23 8 3 73 30 43 77
2 BAŞAKŞEHİR 34 21 10 3 63 28 35 73
3 FENERBAHÇE

34

18 10 6 60 32 28 64
4

GALATASARAY

34
20
4
10
65

40

25
64
5 ANTALYASPOR
34
17
7
10
47
40
7

58 

6

TRABZONSPOR

34
14
9
11
39
34
5
51
7

AKHİSAR BLD.

34
14
6
14
46
42
4
48
8

GENÇLERBİRLİĞİ

34
12
10
12
33
34
-1
46
9

KONYASPOR

34
11

10 

13
40
45
-5
43
10

KASIMPAŞA

34
12
7
15
46
50
-4
43
11

KARABÜKSPOR

34

12
7
15
38
48
-10
43
12

ALANYASPOR

34
12
4

18

54
65
-11
40
13

OSMANLISPOR

34
9
11
14
37
45
-8
38
14

BURSASPOR

34
11
5

18 

34
58
-24
38
15

KAYSERİSPOR

34
10
8
16
47
58
-11
38
16

Ç.RİZESPOR

34
10
6
18
44
53

-9

36
17

GAZİANTEPSPOR

34
7
5
22
30
65
-35
26
18

ADANASPOR

34
6
7
21
33
62
-29
25

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

hirvatistan-bayrak Hırvatistan

6 4 1 1 11 2 13 9
2 izlanda-bayrak İzlanda 6 4 1 1 9 6 13 3
3 turk-bayrak TÜRKİYE

6

3 2 1 11 6 11 5
4

ukrayna-bayrak Ukranya

6 3 2 1
9

5

11 4
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
6 0 1
5 4 10 1

1

6

kosova-bayrak Kosova

6 0 1 5
3

18

1 -15

Money Football League

    

Deloitte-Money-League-17

   

“Yirmincisi yayınlanan 2017 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 689 Milyon Euro’luk geliriyle tekrar zirvenin sahibi oldu. Fenerbahçe ve Galatasaray da, 25. ve 26.sıradan tekrar Para Ligi’ne girdiler.”
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.