x
14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu. Futbolekonomi- 12 Temmuz 2018 Real Madrid'in Portekizli yıldızı Chiristiano Ronalda 99.2 Milyon Sterlin (yaklaşık 112 Milyon Euro) karşılığı İtalyan devi Juventus'a transfer oldu. Juventus'a imza atan Ronaldo 4 yıllık imza kar... 15 Haziran 2018-  FIFA 21.Dünya Kupası başladı. Bir ay sürecek turnuva Rusya’da 11 kentte ve 12 farklı statda oynanacak. FIFA 32 takıma 400 Milyon $ dağıtacak. Şampiyon takım 38 Mio $ kazanacak.  4 Haziran 2018- Aziz Yıldırım'ın 20 yıllık başkanlık dönemine son veren Ali Koç, Fenerbahçe'nin yeni başkanı oldu. Resmi sonuçlara göre geçerli oy sayısı 20 bin 736 olarak açıklanırken oyların 16 bin 92'sini Ali Koç, 4 bin 644'... 27 Mayıs 2018-Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen genel kurulda , 2525 oy alan Mustafa Cengiz yeniden Galatasaray'ın başkanı oldu. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Barışa Özlem

Barışa Özlem

world-peace-day-2

Ahmet Talimciler- 2 Eylül 2016 Öylesine hızla yaşıyoruz ki her şeyi, durup olan bitenler hakkında kafa yormaya, hayatlarımıza dokunan insanlarla ilgili olarak seslerimizi yükseltmeyi bile ıskalıyoruz.

Önümüze konulan ve ülkemizin ‘olağanüstü’ koşulları bahane edilerek olağanlaştırılan uygulamaları kanıksamak suretiyle ‘mış gibi’ yapmanın rahatlığı/huzuru içerisinde evlerimize kapanıyoruz. Son bir yıl içerisinde yaşadığımız olayları alt alta dizmeye kalksak tüm Avrupa ülkelerinden çok daha fazla olayla karşı karşıya kaldığımızı ve bütün bu olaylarda da binlerce insanımızı kaybettiğimizi görebiliriz. Bir yerlerde işler hiç de istediğimiz gibi gitmiyor ve aynı çözüm yollarını uygulamayı sürdürdüğümüz sürece de gitmeyecek! Çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek her yaştan insanımızı hızla kaybediyoruz. Ölenlerin arkasından ağıtlar yakıyor, yaralılarımız için acil şifalar diliyoruz. Birilerinin sürekli olarak cennet yurdumuzdaki huzur ve güven ortamını bozmak istediğini ve bunun için de sürekli olarak aramıza nifak tohumları ektiğini yıllardır öğretip duruyoruz. Tarihimizle, ecdatlarımızla övünmeyi onları yerlere göklere sığdıramamayı çok ama çok seviyoruz. Nedense konu başkalarının ecdatları ve tarihi olduğunda ise aynı hassasiyeti ve samimiyeti göstermiyoruz. Başkalarına kendi ülkelerindeki halklara karşı nasıl demokratik bir tutum göstermeleri gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz hatta zaman zaman tavsiyeden de öteye geçiyoruz. Ancak aynı tavsiyeler bize yapıldığında birden bire iç işlerimize karışma ifadeleri ile içeriye dönük hamasi nutuklara sarılıyoruz.

 

Nüfusunun %99’u Müslüman olan, aynı dinden gelen büyük çoğunluğu aynı etnik kökene mensup olan ama bütün bunlara karşın bir araya gelmeyi bir türlü beceremeyen bir topluluk olma özelliğini sürdürüyoruz. Kimsenin kimseyi sevmediği ve güvenmediği, herkesin birbirine kuşku ile yaklaştığı bir ülkede sürekli olarak ‘birlik ve beraberlik’ ifadeleri ile karşı karşıya bırakılıyoruz. ‘Biz eğer bir araya gelirsek üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yok’ cümlesini iktidarı da muhalefeti de aynı minvalde kullanıyor ve sonuç olarak bir araya gelemiyor ve sorunlarımızı çözemiyorsak bir yerlerde hata üstüne hata yapıyoruz demektir. ‘Adalet mülkün temelidir’ cümlesini adliyelerimizde görürüz ve yine bu cümleyi de siyasilerimiz kullanmayı çok severler. Adalet dairesi geleneğinden gelen bir ecdatın çocukları olmamıza rağmen bu ülkede bir türlü adalet sorununu çözememiş olmamız ve gücün/güçlünün adaletin önüne geçmesinin başımıza ne gibi sorunlar açabileceğini bir buçuk ay önce acı bir tecrübe ile görmüş olduk. Acaba tüm bu olan bitenlere rağmen akıllandık mı? Pek öyle düşünmüyorum. İnsan profilimiz son otuz yıl içerisinde öylesine sakat bir biçimde dizayn edildi ki, yaşanan her mağduriyet beraberinde yeni rant kapıları açtığı için eller oğuşturularak bekleniyor. Liyakat sistemini hayata geçiremediğiniz, hakkaniyetli bir devlet modelini tesis edemediğiniz sürece ülke olarak yaşadığımız sıkıntılar şekil değiştirmenin dışında aynen sürmeye devam edecektir. Adaletini tamamen çıkar gruplarının-isterseniz buna cemaatler de diyebilirsiniz-ellerine teslim ettiğiniz ve her çıkar grubu kendi yandaşlarına dönük bir anlayışı hayata geçirmeye gayret ettiği sürece ‘bir ve birlik’ olmak mümkün olmayacaktır.

 

Bu topraklar çok uzun zamandan bu yana barışa hasret sürekli olarak kan kaybediyor, can kaybediyor ve hepsinden öteye ileriye dönük umutlarını kaybediyor. Barışa her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Bir arada yaşamak ve birlikte hayatlarımızı sürdürmek istiyorsak huzurlu bir ülkeye ve bunu gerçekleştirecek bir barışa ihtiyacımız bugün her zamankinden çok daha fazla bulunmaktadır. Bulunduğumuz coğrafya ve etrafımızda yaşananları düşündüğümüzde, işin sadece lafla yürüyemeyeceğini mutlaka asgari müşterekler çerçevesinde buluşabilmemiz gerektiğini görmek durumundayız. Sürekli kan ağlayan anaların olduğu, insanların yarınlarına umutla bakamadığı bir ülke olmaktan çıkmalıyız. Bir örnek insan tipinin ne kadar tehlikeli ve sinsi yapılanmaları beraberinde getirdiğini hep birlikte 15 Temmuz’da gördük ve o günden bu yana bir örnek modelin neler yaptığını dinlemeyi sürdürüyoruz. Farklı seslere, farklı renklere, farklı fikirlere ihtiyacımız var ve hepsinden önemlisi barışa, barışmaya ihtiyacımız var. {jcomments on}

 

Bu İçerik  1088  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

21.09.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.244

1,17

 bjk BJKAS

2,19

-1,35

 fb FENER

22,20

-1,07

 gs GSRAY

1,62

0,62

 trabzon TSPOR

1,34

-0,74

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19093102

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 5  4   0    1   14  6   8    12 
2 Başakşehir  5  4  0  1  13  3  8  12
3 Kasımpaşa

 5

 4  0  1  11  8  3  12
4

Beşiktaş

 5  3  1  1  10

 7

 3  10
5 Konyaspor
 5  2  2  1  8  7  1

 8

6

Kayserispor

 5

 2 

 1  1  5  4  1  8
7

Trabzonspor

 5  2  1  2  9  6  3  7
8

Malatyaspor

 5  2  1  2  5  4  1  7
9

Ankaragücü

 5  2

 1

 2  7  7  0  7
10

Antalyaspor

 5  2  1  2  8  12  -4  7
11 Fenerbahçe  5

  2 

 0  3  5  6  -1  6
12 Göztepe  5  2  0   3   4  5  -1  6
13 Alanyaspor  5  2  0  3  2  9  -7  6
14 Sivasspor  5  1  2  2  5  9  -4  5
15 Bursaspor

 5

 0  4  1  4  5

 -1 

 4
16 Rizespor

 5

 0  3  2  5  7  -2  3
17 Erzurumspor  5  0  2  3  5  9  -4  2
18 Akhisarspor   5   0  2  3  4  8  -4  2

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.