x
19 Mayıs 2019- Galatasaray Başakşehirspor’u 2-1 yenerek Süper Lig 2018-19 şampiyonu oldu. Bu şampiyonlukla Galatasaray 22.şampiyonluğuna ulaştı. 12 Mayıs 2019- Başkan Fikret Orman’ın, Beşiktaş’ın 2018 Yılı İdari ve Mali Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamaya göre Beşiktaş’ın net borcu 2.4 Milyar TL.  19 Nisan 2019- 2018-19 Sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi Yarı Final maçlarını  Ajax- Tottenham, Barcelona- Liverpool arasında oynanacak. Maçlar 1-8 Mayıs 2019 tarihlerinde oynanacak. 4 Nisan 2019- Almanya Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Grindel pahalı bir kol saatini hediye olarak kabul ettiğini doğrulayarak istifa ettiğini açıkladı. 1 Mart 2019- Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,  İddaa oyunun Şans Girişim Ortak Girişimi üzerinden 10 yıl süreyle oynatılmasını onayladı. 1 Mart 2019- Lucescu’dan boşalan Milli takımlar teknik direktörlüğüne Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş getirildi. Şenol Güneş 31 Mayıs 2019’a kadar Beşiktaş’ı çalıştırmaya devam edecek.  28 Mart 2019- Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören istifa etti. Haziran ayındaki  Genel Kurulu'a kadar Türkiye Futbol Federasyonu'na Başkanvekili Hüsnü Güreli vekaleten başkanlık edecek. 14 Şubat 2019- Spor Toto İddaa ihalesini Şans Girişim Ortaklığı (Demirören-Scientific Games) Kazandı.  4 Şubat 2019- Deloitte Para Ligi'nin 2017-18 Lideri 750 Milyon Euro'luk geliriyle Real Madrid oldu. İkinci sırada ise  690 Milyon Euro'luk geliriyle Barcelona yer alıyor. Türkiye'den tek takım Beşiktaş ise 167 Milyon Euro geliriyle 26.s... 10 Ocak 2019- Süper Lig kulüplerinin borçları, kredilerin bulunduğu  bankalar tarafından yapılandırılacak.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Gerginlik var Futbol Yok!

Gerginlik var Futbol Yok!

Ahmet Talimciler-11 Şubat 2017 Çok daha farklı olması beklenen bir müsabakanın sonucunda yine aynı şeyleri konuşuyor olmak ve bir arpa boyu yol gidememek herhalde ülke futbolunun kaderi olsa gerek!

Biz uzun zamandan bu yana oynanan futbolu, futbolun içindeki güzel hareketleri ve yine futbola özgü olan hataları konuşmayı unuttuk. Her defasında hakemleri, maç içerisindeki yanlış kararları ve bunun sonucunda önce sahaya ardından ekranlara taşan gerginlikleri konuşup durur olduk. 

Kim kimi ne kadar sinirlendirecek ve hangi taraf daha fazla sinir harbinde ayakta kalabilecek üzerine kurulu stratejilerle sürüp giden bir futbol mantalitemiz var. Hiçbirimizin derdi gerçek anlamda futbol ve sonuç olarak zevkli bir oyun seyretmek olmadığı için sürekli olarak kendimizin tarafını haklı çıkartacak uygulamaları alkışlayıp duruyoruz. 

Böyle olduğu için de üzerinde uzlaşabildiğimiz ne bir spor yazarı var ne de bir spor yorumcusu bulunuyor. Tutulan takımların renkleri üzerinden yapılan değerlendirmeler nedeniyle objektiflik denilen mesele zaten kimsenin de umurunda değil. Hal böyle olunca oynanan oyundan ziyade neden galibiyetin gelmediği meselesi kolaylıkla ön plana çıkartılabilmekte ve bunun üzerinden saatlerce konuşulabilecek bir ortam kolaylıkla sağlanabilmekte.

Zaten böylesi durumların kaçınılmaz günah keçisi hakemlerimiz elimizin altında bulunduğu için, ilk iş onların yanlış kararları üzerinden yorumları sıralamaktan geçiyor. Hakem faslı bittiğinde takımınızın teknik direktöründen başlayarak futbolcularına oradan başkanı ve yönetim kuruluna doğru bir güzergah izlemeye başlıyorsunuz. Arada rakip takımın saha içerisindeki futbolcularına yönelik giydirmeler de işin tuzu biberi şeklinde sıralanıyor. Futbol nerede derseniz futbol aslında hem hiçbir yerde hem de bu kadar çok işin içerisine dahil edildiği için her yerde.

Dün gece yine en çok hakemlerin konuşulduğu bir karşılaşmaya tanıklık ettik. Saha içerisinde gerilim arttıkça futbolun adım adım kaybolduğu bir doksan dakika izledik. Bir tarafta gerilimi tırmandıran futbolcular öte tarafta ise bu olup bitenin farkında olmayan bir hakem dörtlüsü yer almaktaydı.

Şenol Güneş ile Simon Kjaer arasında yaşanan olay üzerine Fenerbahçe yöneticisi İlhan Ekşioğlu’nun yaptığı ‘hesabını soracağız’ açıklamasının yanıtı Beşiktaş teknik direktöründen sert bir biçimde geldi. Güneş; ‘Hesabı veremeyenler, hesap soramazlar. Tapelerde neler var onları konuşalım’ sözleri ile Ekşioğlu’nun 3 Temmuz sürecindeki pozisyonuna ilişkin bir açıklamada bulundu.

Ev sahibi takımın taraftarlarına yönelik dil gösterme hareketi yapan ve rakibini alt eden Robin Van Persie sayesinde Beşiktaş maçı on kişi tamamlamak zorunda kaldı. Ve aslında bu gerilimle birlikte Beşiktaş’ın maçla olan tüm bağlantısı da koptu. Gerilimden etkilenenlerin sadece saha içerisindeki futbolcular olmadığı aynı zamanda teknik heyetin de benzer biçimde olayların etkisinden kurtulamadıklarını daha sonra gazetelere yansıyan devre arası görüntülerde gördük. Maçın bitiminde Beşiktaş tribünlerinin takımlarının oyuncularını alkışlamaları son derece güzel görüntüler olarak tarihteki yerini alacaktır. Buna karşın bu iki takım arasındaki gerilim bu maç öncesinde başkanlar düzeyindeki açıklamalarla zaten başlamıştı. Buradan sonra ligin gidişatı içerisinde durumun daha da alevlenmesini sağlayacak ortamın oluşacağını ön görmek için kahin olmak gerekmiyor.

Fenerbahçe idari menajeri Hasan Çetinkaya’nın başının yarılması ile ilgili olarak da yine İlhan Ekşioğlu’nun twitter üzerinden yaptığı ‘bu akan kanın takipçiyiz’ açıklamaları, olan bitenin sadece bu maçla sınırlı kalmayacağını net bir biçimde ortaya koyuyordu.

 

Sporun ülkemizde futbolun yaşadığı ekonomik dönüşümle birlikte rekabetin boyutları rakibini alt etme mantığı içerisine hapsedilmiş olup yeni dönem bambaşka bir anlayışın yaşanmasına neden olmuştur. Buradaki en önemli figürler hiç kuşkusuz yöneticilerdir, ilginç olan nokta ise yöneticilerden başlayan şiddet dalgasının faturasının her defasında taraftarlara kesiliyor olmasıdır. Tribünlerin her defasında daha fazla gerilmesine yol açanların yöneticiler olduğu ve onların konuşmanın şehvetine aldanmalarının ardından mücadelelerin her defasında daha fazla hakkaniyetten uzak hale dönüşmesinin önü açılmaktadır.

 

Kartopu etkisi ile her maç -sadece futbol maçları değil- dostluğun yerini biraz daha fazla düşmanlığa bıraktığı ve bir sonraki maçta yaşanacak nefretin dozajını arttırdığı bir hale bürünmektedir.

 

Ezeli rakibimiz ebedi dostumuz masalı/yalanı hangisini isterseniz kullanabileceğiniz bir klişe olarak medya tarafından her defasında dolaşıma sokulmaktadır. Ezeli rakipleri için kapalı kapılar arkasında söylemediğini bırakmayanların, kameraların önünde beyaz dişlerini göstermek suretiyle sırıtmaları, aslında ne kadar yapmacık olduklarını ortaya koymaktadır.

 

Ancak bu yönetici modeli ile birlikte ülke tarihinin en eski rekabetinin geleceğinin altına biraz daha fazla dinamit taşınmaktadır. Kendimizi aldatmaktan vazgeçmemiz gerektiğini daha öncelerde de belirttim, fakat gelmiş olduğumuz noktanın geriye döndürülebilmesi artık pek mümkün gözükmemektedir. Kendi yönetsel hatalarının bedellerini rakipleri üzerinden ödetmek isteyen zihniyet sayesinde, birbirlerine düşman takımlar yaratmayı sürdürüyoruz ve kendimizi rahatlatmak için de ezeli rekabet masalına başvuruyoruz.

 

Sahaya futbolcuların yanında çıkan çocukların üzerlerindeki formanın rengi bile problem teşkil ediyor. Oynanan karşılaşma sonrasında gazetelere yansıyan haberlerin altına yapılan yorumlara şöyle bir göz gezdirin, işin ne kadar sıkıntılı bir noktaya geldiğini rahatlıkla göreceksiniz. Herkesin kendi haklılığı üzerinden ötekini haksızlığa mahkum ettiği bir anlayış giderek daha fazla benimseniyor.

 

Küfür, hakaret ve aşağılamanın bini bin para şeklinde yorumlar yapılıyor. Nefret saha içinde olup bitenler sonrasında klavye başındakiler tarafından sürdürülüyor ve bir sonraki karşılaşma da tüm bu yaşananların intikamının alınacağı düşünülüyor. Böylesi bir sakat bir ruh halinden ne ezeli rekabet çıkar ne de gerçekten bir futbol sevgisi üretilebilir. Yöneticilerinden futbolcularına, teknik heyetinden medya mensuplarına oradan da taraftarlarına kadar futbolun bütün bileşenlerinin sorumluluklarının olduğu gerçeğini sürekli olarak göz ardı ediyoruz. Lütfen olup bitenleri kendi takımlarınızın renklerinin penceresinin dışından görebilmeye çalışın aksi takdirde bu anlamsız gidişatın parçası olmak suretiyle sizler de olup bitenlerin sorumluluğuna ortak olacaksınız. Zihinsel dünyanızın sınırları ve sınırlılıkları futbol ufkunuzun sınırlarını da belirlemekle kalmaz onun içerisindeki rakibinize bakış açınızı da yeniden biçimlendirir.

 

Ötekisi olmayan futbol, futbol değildir. Ne yazık ki biz her geçen gün biraz daha futbolu da tıpkı hayatımızın diğer alanlarında olduğu gibi tek tipleştirmeye çalışıyoruz.

 

Oysa ki futbol, bu ülke insanlarının kendilerini bulabildiği ender alanlardan bir tanesi olarak son derece önemli bir alan olma özelliğine haizdir. Futbol sahalarının gerilmesi ve rakiplerin birbirlerine karşı tutumlarının giderek daha fazla agresifleşmesi sadece futbola zarar vermekle kalmayacaktır.{jcomments on}

 

 

Bu İçerik  1317  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.05.2019 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

84.117

-1,40

 bjk BJKAS

1,34

0,00

 fb FENER

7,06

3,98

 gs GSRAY

1,36

-0,73

 trabzon TSPOR

0,84

1,20

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 21081007

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 33  20  9    4   69  32   37   69
2 Başakşehir  33  19  9   5  48  21  27  66
3 Beşiktaş

 33

 18 8  7  69  44  25  62
4

Trabzonspor

 33  17 9  7  61

 44

 17  60
5 Malatyaspor  33  13  8  12  46  44  2

 47

6

Antalyaspor

 33

  13 

 6  14  38  52

  14 

 45
7

Konyaspor

 33

  9 

 16  8  40  38   2  43
8

Fenerbahçe

 33  10  13  10  41  43  -2  43
9

Alanyaspor

 33  12

 7

 14  36  42   -6  43
10

Rizespor

 33  9  14  10  46  47   -1  41
11 Kayserispor  33

  10 

 11  12  35  48  -13  41
12 Ankaragücü  33
 11  7   15   37  51  -14  40
13 Kasımpaşa  33  11  6  16  51  59  -8  39
14 Sivasspor  33  9  11  13  45  51  -6  38
15 Göztepe

 33

 10  5  18  35  41

  -6 

 35
16

Bursaspor

 33

 6  16  11  26  36  -10  34
17 Erzurumspor  33  7  11  15  34  43  -9  32
18 Akhisarspor   33   6  8  19  33  54  -21  26

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.