x
20 Mayıs 2018 - Galatasaray Süper Lig'in 2017-18 sezonunu şampiyon olarak tamamlayıp 21.şampiyonluğuna ulaştı.  6 Mayıs 2018- Real Madrid ve Liverpool rakiplerini eleyerek, Şampiyonlar Ligi finaline yükseldiler. Şampiyonlar Ligi finali  26 Mayıs 2018 günü Kiev'de oynanacak. 19 Nisan 2018 Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, maçın ikinci yarısında çıkan olaylar nedeniyle tatil edildi. 13 Nisan 2018- UEFA Avrupa Ligi Yarı Finallerinde Arsenal- A.Madrid ile O.Marsilya da Salzburg ile eşleşti. İlk maçlar 26 Nisan'da, rövanşlar ise 3 Mayıs'ta oynanacak. Final ise 16 Mayıs'ta Lyon'da oynanacak. Futbolekonomi- 13 Nisan 2018 Şampiyonlar Ligi Yarı Final Eşleşmeleri belli oldu. Buna göre Bayern Münih - Real MadridLiverpool - Roma yarı final maçları 24-25 Nisan/1-2 Mayıs'ta oynanacak. Şampiyonlar Ligi finali ise 26 Mayıs'ta Ukra... 13 Nisan 2018- Galatasaray'dan varlık satışına devam...Riva'dan sonra Florya'da satıldı. Bu satıştan Galatasaray'a gelecek tutar 237,8 Milyon TL. Riva ile birlikte Galatasaray'ın kasasına süreç içinde toplam 999,4 Milyon TL  gi... 29 Mart 2018- Yeni yasal düzenlemeyle oyuncularına ücret ödeyen kulüplerin, oyuncularından yaptıkları tevkifatlar, ilgili kulübün amatör branşlarında kullanılmak üzere, söz konusu kulüplere iade edilecektir. 2 Mart 2018- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş'nin 432 milyon lira tutarındaki bedelli sermaye arttırımı başvurusunu onayladı. 20 Şubat 2018- Uluslararası transferde geçen yıl en fazla para harcayan ülkeler listesinde 7`nci sırada bulunan Süper Lig, 2016'ya oranla 2017'de transfere %141 daha fazla  kaynak ayırarak 159,4 milyon dolar harcadı. 20 Ocak 2018- Galatasaray'ın olağanüstü seçimli genel kurulunda Dursun Özbek yerini yeni  başkan Mustafa Cengiz'e devretti. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Futbolun Marka Değeri Erozyona Uğruyor

Futbolun Marka Değeri Erozyona Uğruyor

soccer-picks

Ahmet Talimciler- 29 Mayıs 2017 Marka değeri lafını son on yıldır futbol federasyonu başkanları ağızlarından hiç ama hiç düşürmediler.

 Futbolumuzun içinde bulunduğu pozisyonun yarattıkları ve geleceği hakkında konuşmak yerine bir illüzyonun ardından gitmeyi tercih ettiler. Her seferinde ortada olmayan buna karşın varmış gibi davranılan bir yapıyı allayıp pullamayı sürdürdüler. İşin en az federasyon kanadı kadar ilginç olan kısmı ise adına futbol medyası denilen kesimin de aynı minvalde övgüler düzmek suretiyle tüm bu olup bitenlere ortak olmasıydı.

 

Türkiye’de futbolun yaşadığı dönüşüm sürecini öylesine sakat bir noktadan ele aldık ki, abartılı naklen yayın ihaleleri sonrasında ortaya çıkan gelişmelerle kendi ligimizi Avrupa’nın önde gelen liglerinden birisi olarak konumladık. Futbola akan para miktarı arttıkça bu alandaki sponsorluklar da çoğalmaya başladı ve biz birden bire adeta bir balon gibi şişirilen bir lige sahip olduk. Bu ligin keçiboynuzu tadındaki konumunu, yaratılan tartışmaları, dünya derbisi martavallarını kısacası bizim bize propagandamızı bile görmezden geldik. Çilek transferler ile birlikte ülkemizin medarı iftarı konumundaki süper ligimizde ‘kaliteli yabancılar’ın sayısı arttı buna karşın kaliteli bir futbol izleme şansımız da arttı mı? Maalesef hayır çünkü var olan handikaplarımızın üzerine hiç gitmeden, sıkıntılarımızı hiç ama hiç ortadan kaldırmadan yola devam etme kararı almıştık. Arada bir de şike davası patlayınca işler tamamen arapsaçına döndü ve futbolun siyaset ile olan bağlantısının daha da perçinlendiği bir dönem başladı. Kendi kulübünden alacakları konusunda defalarca haber olmuş bir kişi ‘yumurtayı dik tutmak’ için federasyon başkanı koltuğunun yeni sahibi oldu. Ve o da tıpkı eski seleflerinin yapmış olduğu gibi sihirli sözcüğü ağzından hiç ama hiç düşürmedi: Marka değeri.

Memleketi futbol tarlasına çevirecekleri iddiası ile göreve gelenlerin çok kısa süreler zarfında önce yabancı sayısını azalttıklarına ardından da serbest bıraktıklarına şahit olduk. Neden böyle yapıldığı konusunda hala bilgi sahibi değiliz zaten olmamız da pek mümkün gözükmüyor çünkü bunun takibini yapabilecek olan bir futbol medyamız yok! Bir diğer bilmediğimiz husus 80 milyonluk ülkenin neden hala Almanya futbolunun alt yapılarında yetişen Türklere muhtaç olduğumuz meselesidir. Orada yetiştirilen gençlerimizi kendi formamıza kapmak için uğraştığımız kadar kendi ülkemizin çocuklarını yetiştirmek için çaba sarf etmiyoruz. Ama tabii ki şekille uğraşmaya gerek yok, tepedekilerin yapacakları açıklamalar kafidir ve futbolun en üstündekiler her şeyin en iyisini bilirler. Hatta çok iyi bildikleri için de zirvenin dibini bile en iyi onlar yaparlar! Örneğin geçen yılki Avrupa şampiyonasındaki prim tartışmaları sonrasında ne olduğunu da hala bilmiyoruz. Çünkü prim meselesi ile ilgili olarak bize verilen bilgi, sponsorların bu paraları verdikleri yönünde. Tabii dünya şampiyonu Almanya’nın ya da Avrupa şampiyonu olan Portekiz’in marka değeri bizden çok daha aşağıda olduğu için onların sponsorları bu kadar astronomik paralar veremiyorlar ki bu takımlar şampiyon olmalarına karşın bizim milli takımlarımızdan daha az para pardon prim alıyorlar!

Marka değeri lafının arkasına sığınanlar son iki yıl içerisinde gözle görülür bir biçimde tribünlerde yaşanan seyirci kaybı hususunda her nedense hiç topa girmemeyi tercih ediyorlar. Ya da girmek zorunda kalırlarsa ‘istemediğimiz seyirci gelmiyor’ lafının arkasına sığınıyorlar. Halbuki asıl görevlerinin her türlü seyircinin oraya getirilmesi olduğunu ve asıl meselenin orada sıkıntı yaratanların da can güvenliklerinin korunması şeklinde gerçekleşmesi gerektiğini söyleyemiyorlar. Yasal düzenlemelerin ardına sığınıp hala tribün kapatmayı ve seyircisiz maç oynatmayı maharet sayıyorlar. Türkiye’de futbol çok ciddi bir şekilde kan kaybediyor ve bunun arkasında yatan en büyük etmen futbol federasyonunun ve kulüpler birliğinin olup bitenler konusunda hiç ama hiçbir şekilde samimi davranmamalarıdır. Hiçbir taraftar futbol federasyonunun adaletli bir kurum olduğuna ve bütün takımlara eşit bir şekilde davrandığına inanmıyor. Adaletin olmadığı yerde şiddet eksik olmaz ve taraftarları tribünlere çekemezsiniz. Bütün bunların sonucunda ise çok sevdiğiniz marka değeri her geçen yıl biraz daha erimeye başlar. Sakın ola ki abartılı naklen yayın ihalesi bedelleri sizi kandırmasın, tribünlerde bambaşka bir maçın oynandığı gerçeği ayan beyan ortada. Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında oynanan müsabakada bile tribünler bomboş ve sadece 8 bin 636 kişi karşılaşmayı izlemişse durum çok ama çok ciddidir.

 Öylesine plansız ve alakasız bir lig yapılanması izliyoruz ki ligin bitiminin ardından milli maç var. Ligin en tepesinde ve düşme potasındaki mücadele içinde yer alan takımların karşılaşmaları aynı gün aynı saatte başlatılmıyor. Takımlara verilen cezalar, uygulamalar kısacası futbola dair her türlü yaklaşım soru işaretlerini arttırmaya yarıyor. Beşiktaş kulübü şampiyonluğu garanti olmadan Gaziantep deplasmanında 27 bin bilet alabiliyor ve bu yaklaşım ilerde oluşabilecek problemlerin önünü ardına kadar açıyor. Bir diğer güncel tartışma konumuz sayın cumhurbaşkanımız stadyumların önündeki Arena ifadelerinin kaldırılması konusunda talimat verdiğini söylüyor. Ardından Galatasaray kulübü bu kelimeyi kaldırdığını açıklıyor ve arkadan Futbol federasyonumuz üç takımın stadyumundaki Arena kelimelerini kaldırdığını beyan ediyor. Peki bu isimler verilirken aklınız neredeydi ey federasyon yetkilileri, size bağlı olan birimlerin verdikleri bu isimleri o zaman neden kabul ettiniz? Bir başka deyişle neden her defasında marka değerini küçültecek uygulamaların içinde yer alıyorsunuz da önüne geçemiyorsunuz?

 Dünyada futbol hızla değişiyor ve değişen yapılara ayak uydurabilmek amacıyla organizasyon şemaları da küçülme ve işlevsel birimler haline getiriliyorlar. Türkiye’de futbol federasyonun her şeyden önce nasıl bir futbol zihniyetine sahip olduğu meselesi üzerinde durması ve bu doğrultuda küçülmesi gerekiyor. Markayı parlatmak ve büyütmek istiyorsanız daha adaletli olmakla işe başlamak durumundasınız. Kısır çekişmelerin damga vurduğu bir futbol iklimi, sağlıklı bir futbol ortamının oluşmasına müsaade etmez. Kişiler kurumların önüne geçmeye ve çirkinlikler, güzellikleri gölgelemeye başlar. Bu ülkede futbolu, futbolseverlerin tutkusu olarak yeniden hayata sokamadığınız sürece istediğiniz kadar marka lafları edin fark etmez. Sorun ne tek başına pasolig ne yasal düzenlemeler ne de futbol medyasının halidir. Çok daha derinlerde yatan bir problemi önce konuşmak ardından da çözmek durumundayız. Bunun için ise futbolun bütün paydaşlarını bir araya getirebilecek bir yapıyı oluşturmak zorundayız. Sadece takımların, kulüplerin, yöneticilerin veyahut para verenlerin, siyasal omuz verenlerin değil futbola gönül veren her kesimin içinde yer alacağı bir yapı. Eğer bunu gerçekleştiremezsek futbolun ilerleyen safhalarda yaşayacağı problemleri aşabilmesinin çok ama çok zor olacağını şimdiden söylemeliyim. Gemi su almaya devam ediyor ve bu ülkenin insanlarının tek eğlence kaynağı olan futbol, federasyonun deyimiyle marka değeri hızla eriyor. Eğer böyle giderse futbol oynayan çocukların sırtındaki formalarda Ronaldo ve Messi dışında isim görmemeye başlayacağız. Bir sonraki aşama ise yurt dışındaki takımların karşılaşmalarının takip edilmesi ve taraftarlığı olacaktır. Bütün bu süreç futbol medyasını da küçültecek etkilerde bulunacak ve gazeteler, televizyonlar kendi futbol markalarını daha az konuşur hale dönüşeceklerdir. {jcomments on}

Bu İçerik  679  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

18.05.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

102.211

0,34

 bjk BJKAS

2,37

1,72

 fb FENER

34,88

-0,57

 gs GSRAY

2,16

-0,92

 trabzon TSPOR

1,40

0,72

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 18217627

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  24   3    7   75  33   42    75 
2  Fenerbahçe  34  21  9  4  78  36  42  72
3 Başakşehir

 34

 22  6  6  62  34  28  72
4

Beşiktaş

 34  21  8  5  69

 30

 39  71
5 Trabzonspor
 34  15  10  9  63  51  12

 55

6

Göztepe

 34

 13 

 10  11  49  50  -1  49
7

Sivasspor

 34  14  7  13  45  53  -8  49
8

Kasımpaşa

 34  13  7  14  57  58  -1  46
9

Kayserispor

 34  12

 8

 14  44  55  -11  44
10

Malatyaspor

 34  11  10  13  38  45  -7  43
11 Akhisarspor  34  11  9  14  44  53  -9  42
12 Alanyaspor  34  11  7   16   55  59  -4  40
13 Bursaspor  34  11  6  17  43  48  -5  39
14 Antalyaspor  34  10  8  16  40  59  -19  38
15 Konyaspor

 34

 9  9  16  38  42  -4  36
16 Osmanlıspor

 34

 8  9  17  49  60  -11  33
17 Gençlerbirliği  34  8  9  17  37  54  -17  33
18 Karabükspor   34   3  3  28  20  86  -66  12

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

izlanda-bayrak İzlanda

10 7 1 2 16 7 22 9
2 hirvatistan-bayrak Hırvatistan 10 6 2 2 15 4 20 11
3 ukrayna-bayrak Ukranya

10

5 2 3 13 9 17 4
4

turk-bayrak Türkiye

10 4 3 3
14

13

15 1
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
10 2 3
5 9 13 9

-4

6

kosova-bayrak Kosova

10 0 1 9
3

24

1 -21

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.