Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
6 Ocak 2021- Süper Lig takımlarına toplam 3.069.480.267 TL takım harcama limiti tanımlandı. Kulüpler bu tutarı % 15 fazlasıyla 3.529.902.307 TL'na kadar yükseltebilecekler. 1 Ocak 2020 Futbolekonomi olarak yeni yılınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dileriz. 24 Aralık 2020- Türk futbolunun efsane futbol insanı Özkan Sümer 22 Aralık 2020 tarihinde bir süredir kanser tedavisi gördüğü KTÜ Farabi Hastanesi'nde 80 yaşında hayata gözlerini yumdu. 21 Aralık 2020- Real Madrid: Covid-19 Real Madrid açıkladı: Avrupa futbolu Covid-19 nedeniyle 5,2 Milyar Euro kaybetti. Futbol Çok Kötü Etkilendi. Hiç Bir Şey Eskisi Gibi Olmayacak! Futbolda Devrim İçin Beklenmemeli! 5 Aralık 2020- Premier League Yönetimi, Alt Futbol Liglerine Pandemi Nedeniyle 250 Milyon Sterlin Yardım Paketini Kabul Etti. 19 Kasım 2020 UEFA Uluslar Ligi'nde Milli Takımımız B Ligi 3.Grup ta  Macaristan'a karşı oynadığı maçı 2-0 kaybederek grup sonuncusu oldu ve C ligine düştü. 18 Kasım 2020- Kulüpler ile yayıncı kuruluş arasındaki kriz çözüldü. beinsports kulüplere yıllık 2.650 Milyon TL ödeme yapacak. Bu anlaşma ile kulüplerin kaybı yaklaşık 550 Milyon TL oldu. 15 Ekim 2020- Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un toplam borçları son 8 yılda % 534 artarak 13 Milyar TL'nı geçti.   7 Ekim 2020- Alman Futbol Federasyonu (DFB) binası ve federasyon yetkililerinin evleri vergi sahteciliği soruşturması kapsamında arandı. 28 Eylül 2020- FIFA korona virüs sürecinin futbola maliyetinin 14 milyar dolar olduğunu açıkladı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Fenerbahçe: Bir Takımdan Daha Ötesi!

Fenerbahçe: Bir Takımdan Daha Ötesi!

gf-1530863280

Ahmet Talimciler- 30 Ekim 2018 Fenerbahçe çoğu kez bir takımdan ötesi olarak algılanmış ve sadece taraftarlarının gözünde değil rakip taraftarların gözünde de farklı bir konuma oturtulmuştur.

Fenerbahçe taraftarlarını yapılan transferler, yıldız futbolcular, kupalar, farklı galibiyetler kesmez! Hep daha fazlasını ister ve beklentisi takımı yönetenlerin, kendilerine daima rakiplerinden daha ileride bir konuma yükseltebilecek olan adımları atmaları yönündedir. Bunun farkında olan yöneticiler ve yönetici adayları da çoğu kez kendilerinden istenilenleri hayata geçirebilmeye gayret ederlerken, rakiplerinin gözünde antipatik olduklarını fark bile edemezler.

 

Çubuklu forma aşkıyla yanıp tutuşan milyonlar için tek hedef vardır: her sezon şampiyon olmak veya olamıyorsan bile ezeli rakibi olan Galatasaray’ı yenmek. Yirmi yıl öncesine kadar bu durumun Fenerbahçe lehine işlediği ve hem ezeli rakibi karşında açık ara önde olduğu hem de futbol gündemini belirleme hususunda diğer tüm takımların önünde geçirdiğini rahatça söyleyebiliriz. Ancak 1980’lerin ortasında başlayan futboldaki değişim hamlesini ilk fark eden ve kendisini bu yeni duruma adapte eden takım Fenerbahçe değil, ezeli rakibi Galatasaray olmuştur. 

 

Jupp Derwall’in ülkemize getirilmesi ile başlayan ve ardından Galatasaray’ın Avrupa kupalarında diğer Türk takımlarına ezici bir istatistiksel başarı yakalayacağı sürecin ilk tohumları da yine bu dönemde atılacaktır. Fenerbahçe kulübü ve onu yönetenler alt yapılardan oyuncu yetiştirmek yerine sürekli olarak yüksek bonservis ücretleri ile yıldız oyuncular transfer etmeyi ve ünlü teknik direktörleri takımın başına getirmeyi tercih etmişlerdir. Aykut Kocaman’ın dışında içinden çıkarttığı isimlerle şampiyonluğa ulaşamamış olması da bunun ilginç bir yansımasıdır.

 

Aziz Yıldırım’la birlikte Fenerbahçe’nin yeniden bir spor kulübü olma görünümü hız kazanmış olup bu süre içerisinde başta Şükrü Saracoğlu stadyumu olmak üzere pek çok spor tesisi ve kulübe kazandırılmıştır. Ayrıca futbolda istenilen başarı bir türlü elde edilememiş olmasına karşın basketbol, voleybol, atletizm gibi alanlardaki başarının göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Üstelik burada basketbolun Avrupa’daki en büyük kupası olan Final Four’un ülkemize getirilmesi gibi büyük bir başarı da söz konusudur.

 

Futbol ise bu takımın ve ona gönül verenlerin en büyük tutkusu olmaya devam ettiği gibi aynı futbol takımı, milyonların hayal kırıklığının da kaynağı olarak başköşedeki yerini korumaktadır. Yalçın Doğan ustamızın yerinde tespitlerini içeren Fenerbahçe Cumhuriyeti kitabında olduğu gibi bu takım ve ona güvenen milyonlar açısından futbol olmazsa olmaz bir pozisyon arz etmektedir. Ama tüm bu yanlarına karşın futbolda olup bitenlerin kulübe gönül verenlerin istediği gibi gitmediği uzun bir dönem olduğu gerçeği de ortadadır. İşte bu noktada Ali Koç’la paylaşan beyaz sayfadaki beklentiler ve ulaşılması istenilen hedefler ile şu anki takım arasında herhangi bir örtüşme bulunmamaktadır.

 

Yıllardır futbolu izleyen ve taraftarlık hassasiyetlerini yakından tanıyan birisi olarak Fenerbahçe’nin bu yıl gerçekleştirmiş olduğu transferlerin, taraftarların beklentilerini karşılamanın çok altında kaldığı gerçeğini dile getirmek durumundayım. Her transfer döneminde ezeli rakiplerini adeta yapmış olduğu transferlerle daha en başında ezmeyi başaran ve moralleri bozan bir Fenerbahçe’den, son derece silik ve vasat bir takım kurgusuna doğru geçiş, en başta taraftarlar tarafından çok olumlu karşılanmamıştır. Zaten bu durum takımın yıllar sonra elde ettiği lig istatistikleri ile de ortada olan bir durumu göstermektedir.

 

Türkiye’de futbolun uzun bir zamandan beri kan kaybettiği ve yaratılan balondan ötürü farklı bir şekilde gösterildiği gerçeğini, içinden geçmekte olduğumuz zor ekonomik süreçler sayesinde şimdi daha iyi anlıyoruz. Astronomik bedeller ile futbol oynayan yerli ve yabancı oyuncuların yanı sıra benzer şekilde büyük paralar alan teknik heyet sayesinde, futbola ilişkin algılarımız ne yazık ki bir türlü gerçek bir konuma oturtulamadı!

 

Futbolun içinden geçtiği olumsuzlukların arkasında kötü yönetilen kulüplerin olduğu gerçeğini hiç kimse itiraf edemedi. Adeta hep birlikte büyük bir yalanı görmezden geldik ve itiraf etmekten imtina ettik! Oysa denizin bittiğini, yapılanların göz boyamadan ibaret olduğunu ve attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değmediğini hepimiz gayet iyi biliyorduk. Şimdi şimdi bir şeylerin yanlış gittiğini ve aslında başka türlü olması gerektiğini daha fazla dillendirir olduk. Fakat bu kez kapıda bekleyen astronomik borçlar ve giderek daha fazla sorunlar yumağı haline dönüşen kulüplerle karşı karşıyayız.

 

Fenerbahçe’nin yaşadıkları aslında sadece ona özgü olan işler değil. Bugün ülkemizdeki dört büyükler olarak adlandırılan tüm kulüplerin benzer sıkıntılar içerisinde olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Onların dışında kalan süper lig kulüpleri ve diğer alt liglerdeki bütün takımlarda da işler tıkırında değil! Hatta büyük bir çoğunluğu iflasın eşiğinde bir yerlerde çarkı döndürebilmek için birbirini eziyor. Futbolun böylesine metalaştığı ve paranın egemenliği altına girdiği bir ortamda futbol aracılığıyla yaratılan etkinin yerini olumsuzluklara bırakıyor olması üzerinde düşünmek durumundayız.

 

Fenerbahçe’yi destekleyenler açısından sadece bir kimlik göstereni olarak görülemeyecek kadar değerli bir kavramdan bahsedildiği gerçeğinin altını çizmeliyiz. Bu noktada Ali Koç’un biranda geçmişteki şampiyonlukların sayılması dosyasını açması ve bu durumu dillendirmesi içinde bulunulan durum karşısında bir çıkış yolu denemesidir. Ancak Fenerbahçe’nin büyüklüğüne vurgu yapanlar açısından çok da manidar bulunacak bir girişim olmamalıdır. Çünkü zamanla kendi açısından yaşananlar karşısında adeta bir yön değiştirme taktiği gibi algılanma ihtimali son derece yüksektir.

 

Ev sahibi takımın taraftarlarının kendi futbolcularını protesto etmeleri ve rakip takımın oyuncularının her paslaşması sırasında “oley” çekmeleri alışıldık bir durum değildir. Teknik direktörün basın toplantısına çıkmadan ilişiğinin kesilmesi, yaşananları ortadan kaldırmayacak ve üstelik yüksek tazminat nedeniyle önümüzdeki süreçte takımın elini iyice bağlayacaktır. Ayrıca kendilerini takımla özdeşleştiren milyonlarca çubuklu forma hayranı açısından başkanlarına verilen kredi sayfasına atılan bir çizik anlamına da gelecektir.

 

Fenerbahçe’de işlerin iyi gitmemesi sadece Fenerbahçelileri değil, başta medya sektörü olmak üzere pek çok kesimi yakından ilgilendirecektir. Hatta ezeli rakiplerini de yakından etkileyecektir. Çünkü birbirlerini motive eden takımların yaşadığı hayal kırıklıkları sadece kendilerini değil daha geniş bir çevreyi olumsuzluğa sevk etmektedir. Fenerbahçe’nin gücü ve etkisi sadece kendisinden değil aynı zamanda yaratmış olduğu bu büyük etkiden de kaynaklandığı için Fenerbahçe sadece Fenerbahçe değildir. Umarım bu durumu onu yönetenler de bir an önce idrak ederler.

  

Bu İçerik  1284  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.01.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.541,65

-0,64

 bjk BJKAS

4.21

-0,71

 fb FENER

38.52

-0,87

 gs GSRAY

3.88

 0,00

 trabzon TSPOR

2.51

-0,79

   SPOR ENDEKSİ

1.1027,40

-0,59

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 27033509

SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Beşiktaş

 19 13 2  4 45

22

23  41
2 Fenerbahçe  19  12  3  4 39 23  16   39
3 Galatasaray

 19

 11  3  5 40 17 23  36
4

Gaziantep

 19  9  7  3 33

 23

10  34
5 Alanyaspor  19  9  4  6 30  17  13 

 31

6

Hatayspor

 19

9

4  6 28  24

4

 31
7

Trabzonspor

 19

 8 

6  5 23  22 1  30
8

Karagümrük

 19 7 6  6 31

 28

 3  27
9

Malatyaspor

 19  7

6

 6 27  25  2  27
10

Göztepe

 19  6 7  6 28  22   6  25
11 Antalyaspor  19

 6

7  6  20  26   -6  25
12 Sivasspor  19  5 9  5  21  23   -2

 24

13 Rizespor  19  6 6  7  26  34    -8  24
14 Başakşehir  19  6 5  8  25  31    -6  23
15 Konyaspor

 19

 6 4  9  27  27

   0

 22
16

Kasımpaşa

 19

 6 4  9  21  30   -9  22
17  Kayserispor  19  5 4  10  14  23 -9  19
18 Gençlerbirliği  19  5 4  10  19  38 -19  19
19 Ankaragücü  19  5 3  11  22  30 -8  18
20 Erzurumspor  20  4 5  11  19  35 -16  17
21 Denizlispor  19  3 5  11  18  36 -18  14

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.