x
13 Kasım 2018- Alman basını tarafından 70 milyon elektronik belgenin incelenmesi ile ortaya çıkarılan skandalda UEFA’nın kirli sırları, ve kulüplerin menejerler ile olan uygunsuz ilişkileri belgelendi. 29 Ekim 2018-  10 Maçta 2 Galibiyet, 3 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe'de yönetim teknik direktör Philip Cocu'yu görevinden aldı.  23 Ekim 2018- UEFA 2018/19 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde toplam 1.950 Milyon Euro parasal ödül dağıtacak. Avrupa Ligi'nde ise dağıtılacak tutar 560 Milyon Euro olarak gerçekleşecek. UEFA'nın Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa o... 26 Eylül 2018- Evsahipliğine aday olduğumuz Euro 2024 Organizasyonunu UEFA Almanya’ya verdi.  14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Fenerbahçe: Bir Takımdan Daha Ötesi!

Fenerbahçe: Bir Takımdan Daha Ötesi!

gf-1530863280

Ahmet Talimciler- 30 Ekim 2018 Fenerbahçe çoğu kez bir takımdan ötesi olarak algılanmış ve sadece taraftarlarının gözünde değil rakip taraftarların gözünde de farklı bir konuma oturtulmuştur.

Fenerbahçe taraftarlarını yapılan transferler, yıldız futbolcular, kupalar, farklı galibiyetler kesmez! Hep daha fazlasını ister ve beklentisi takımı yönetenlerin, kendilerine daima rakiplerinden daha ileride bir konuma yükseltebilecek olan adımları atmaları yönündedir. Bunun farkında olan yöneticiler ve yönetici adayları da çoğu kez kendilerinden istenilenleri hayata geçirebilmeye gayret ederlerken, rakiplerinin gözünde antipatik olduklarını fark bile edemezler.

 

Çubuklu forma aşkıyla yanıp tutuşan milyonlar için tek hedef vardır: her sezon şampiyon olmak veya olamıyorsan bile ezeli rakibi olan Galatasaray’ı yenmek. Yirmi yıl öncesine kadar bu durumun Fenerbahçe lehine işlediği ve hem ezeli rakibi karşında açık ara önde olduğu hem de futbol gündemini belirleme hususunda diğer tüm takımların önünde geçirdiğini rahatça söyleyebiliriz. Ancak 1980’lerin ortasında başlayan futboldaki değişim hamlesini ilk fark eden ve kendisini bu yeni duruma adapte eden takım Fenerbahçe değil, ezeli rakibi Galatasaray olmuştur. 

 

Jupp Derwall’in ülkemize getirilmesi ile başlayan ve ardından Galatasaray’ın Avrupa kupalarında diğer Türk takımlarına ezici bir istatistiksel başarı yakalayacağı sürecin ilk tohumları da yine bu dönemde atılacaktır. Fenerbahçe kulübü ve onu yönetenler alt yapılardan oyuncu yetiştirmek yerine sürekli olarak yüksek bonservis ücretleri ile yıldız oyuncular transfer etmeyi ve ünlü teknik direktörleri takımın başına getirmeyi tercih etmişlerdir. Aykut Kocaman’ın dışında içinden çıkarttığı isimlerle şampiyonluğa ulaşamamış olması da bunun ilginç bir yansımasıdır.

 

Aziz Yıldırım’la birlikte Fenerbahçe’nin yeniden bir spor kulübü olma görünümü hız kazanmış olup bu süre içerisinde başta Şükrü Saracoğlu stadyumu olmak üzere pek çok spor tesisi ve kulübe kazandırılmıştır. Ayrıca futbolda istenilen başarı bir türlü elde edilememiş olmasına karşın basketbol, voleybol, atletizm gibi alanlardaki başarının göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Üstelik burada basketbolun Avrupa’daki en büyük kupası olan Final Four’un ülkemize getirilmesi gibi büyük bir başarı da söz konusudur.

 

Futbol ise bu takımın ve ona gönül verenlerin en büyük tutkusu olmaya devam ettiği gibi aynı futbol takımı, milyonların hayal kırıklığının da kaynağı olarak başköşedeki yerini korumaktadır. Yalçın Doğan ustamızın yerinde tespitlerini içeren Fenerbahçe Cumhuriyeti kitabında olduğu gibi bu takım ve ona güvenen milyonlar açısından futbol olmazsa olmaz bir pozisyon arz etmektedir. Ama tüm bu yanlarına karşın futbolda olup bitenlerin kulübe gönül verenlerin istediği gibi gitmediği uzun bir dönem olduğu gerçeği de ortadadır. İşte bu noktada Ali Koç’la paylaşan beyaz sayfadaki beklentiler ve ulaşılması istenilen hedefler ile şu anki takım arasında herhangi bir örtüşme bulunmamaktadır.

 

Yıllardır futbolu izleyen ve taraftarlık hassasiyetlerini yakından tanıyan birisi olarak Fenerbahçe’nin bu yıl gerçekleştirmiş olduğu transferlerin, taraftarların beklentilerini karşılamanın çok altında kaldığı gerçeğini dile getirmek durumundayım. Her transfer döneminde ezeli rakiplerini adeta yapmış olduğu transferlerle daha en başında ezmeyi başaran ve moralleri bozan bir Fenerbahçe’den, son derece silik ve vasat bir takım kurgusuna doğru geçiş, en başta taraftarlar tarafından çok olumlu karşılanmamıştır. Zaten bu durum takımın yıllar sonra elde ettiği lig istatistikleri ile de ortada olan bir durumu göstermektedir.

 

Türkiye’de futbolun uzun bir zamandan beri kan kaybettiği ve yaratılan balondan ötürü farklı bir şekilde gösterildiği gerçeğini, içinden geçmekte olduğumuz zor ekonomik süreçler sayesinde şimdi daha iyi anlıyoruz. Astronomik bedeller ile futbol oynayan yerli ve yabancı oyuncuların yanı sıra benzer şekilde büyük paralar alan teknik heyet sayesinde, futbola ilişkin algılarımız ne yazık ki bir türlü gerçek bir konuma oturtulamadı!

 

Futbolun içinden geçtiği olumsuzlukların arkasında kötü yönetilen kulüplerin olduğu gerçeğini hiç kimse itiraf edemedi. Adeta hep birlikte büyük bir yalanı görmezden geldik ve itiraf etmekten imtina ettik! Oysa denizin bittiğini, yapılanların göz boyamadan ibaret olduğunu ve attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değmediğini hepimiz gayet iyi biliyorduk. Şimdi şimdi bir şeylerin yanlış gittiğini ve aslında başka türlü olması gerektiğini daha fazla dillendirir olduk. Fakat bu kez kapıda bekleyen astronomik borçlar ve giderek daha fazla sorunlar yumağı haline dönüşen kulüplerle karşı karşıyayız.

 

Fenerbahçe’nin yaşadıkları aslında sadece ona özgü olan işler değil. Bugün ülkemizdeki dört büyükler olarak adlandırılan tüm kulüplerin benzer sıkıntılar içerisinde olduğunu herkes gayet iyi biliyor. Onların dışında kalan süper lig kulüpleri ve diğer alt liglerdeki bütün takımlarda da işler tıkırında değil! Hatta büyük bir çoğunluğu iflasın eşiğinde bir yerlerde çarkı döndürebilmek için birbirini eziyor. Futbolun böylesine metalaştığı ve paranın egemenliği altına girdiği bir ortamda futbol aracılığıyla yaratılan etkinin yerini olumsuzluklara bırakıyor olması üzerinde düşünmek durumundayız.

 

Fenerbahçe’yi destekleyenler açısından sadece bir kimlik göstereni olarak görülemeyecek kadar değerli bir kavramdan bahsedildiği gerçeğinin altını çizmeliyiz. Bu noktada Ali Koç’un biranda geçmişteki şampiyonlukların sayılması dosyasını açması ve bu durumu dillendirmesi içinde bulunulan durum karşısında bir çıkış yolu denemesidir. Ancak Fenerbahçe’nin büyüklüğüne vurgu yapanlar açısından çok da manidar bulunacak bir girişim olmamalıdır. Çünkü zamanla kendi açısından yaşananlar karşısında adeta bir yön değiştirme taktiği gibi algılanma ihtimali son derece yüksektir.

 

Ev sahibi takımın taraftarlarının kendi futbolcularını protesto etmeleri ve rakip takımın oyuncularının her paslaşması sırasında “oley” çekmeleri alışıldık bir durum değildir. Teknik direktörün basın toplantısına çıkmadan ilişiğinin kesilmesi, yaşananları ortadan kaldırmayacak ve üstelik yüksek tazminat nedeniyle önümüzdeki süreçte takımın elini iyice bağlayacaktır. Ayrıca kendilerini takımla özdeşleştiren milyonlarca çubuklu forma hayranı açısından başkanlarına verilen kredi sayfasına atılan bir çizik anlamına da gelecektir.

 

Fenerbahçe’de işlerin iyi gitmemesi sadece Fenerbahçelileri değil, başta medya sektörü olmak üzere pek çok kesimi yakından ilgilendirecektir. Hatta ezeli rakiplerini de yakından etkileyecektir. Çünkü birbirlerini motive eden takımların yaşadığı hayal kırıklıkları sadece kendilerini değil daha geniş bir çevreyi olumsuzluğa sevk etmektedir. Fenerbahçe’nin gücü ve etkisi sadece kendisinden değil aynı zamanda yaratmış olduğu bu büyük etkiden de kaynaklandığı için Fenerbahçe sadece Fenerbahçe değildir. Umarım bu durumu onu yönetenler de bir an önce idrak ederler.

  

Bu İçerik  53  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

15.11.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

93.053

-0,25

 bjk BJKAS

1,60

-1,23

 fb FENER

7,03

-0,42

 gs GSRAY

1,22

0,00

 trabzon TSPOR

1,28

0,79

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19567922

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 12  8  3    1   17  5   12    27
2 Galatasaray  12  7  2   3  22  14  8  23
3 Kasımpaşa

 12

 7  1  4  26  19  7  22
4

Malatyaspor

 12  6  3  3  19

 10

 9  21
5 Antalyaspor  12  6  2  4  16  18  -2

 20

6

Ankaragücü

 12

  6 

 1  5  15  13  2  19
7

Beşiktaş

 12

  5 

 3  4  20  16  4  18
8

Göztepe

 12  6  0  6  15  14  1  18
9

Konyaspor

 12  4

 5

 3  17  14  3  17
10

Trabzonspor

 12  4  4  4  19  18  1  16
11 Sivasspor  12

  3 

 5  4  14  18  -4  14
12 Bursaspor  12
 2  7   3   10 11  -1  13
13 Fenerbahçe  12  3  4  5  11  15  -4  13
14 Akhisarspor  12  3  3  6  13  20  -7  12
15 Kayserispor

 12

 3  3  6  10  17

  -7 

 12
16

Alanyaspor

 12

 4  0  8  6  18  -12  12
17 Erzurumspor  12  2  5  5  10  14  -4  11
18 Rizespor   12   1  5  6  13  19  -6  8

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.