x
29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Sterlin'e ulaşacak.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Futbolumuzda İşler Nasıl Gidiyor?

Futbolumuzda İşler Nasıl Gidiyor?

vgba

Ahmet Talimciler- 29 Temmuz 2019  Sezonun başlamasına kısa bir süre kaldı ve ekonomik anlamda işler iyi gitmediği için kulüplerin her yıl gerçekleştirdiği o şaşaalı transferlerden şu an için eser yok.

 

Her yıl transfer dönemi geldiğinde takımlarımızın onlarca futbolcuyu transfer etmek üzere olduğu haberleri spor sayfalarını süsler. Aslında bu durumun gerçeği yansıtmadığını olan biteni biraz yakından takip eden herkes gayet iyi bilir ama yine de bu dönem içerisinde kendi tutmuş olduğu takımın ‘dünya starı’ yıldızları getirme umudunu içeren haberleri görmek ister. Bu yüzden de futbol gazeteleri bu dönemler içerisinde daha fazla tiraj yaparlar. Televizyon ekranlarında yorumcu olarak adlandırılan isimler, söz konusu oyuncuların gelecekleri takıma ne gibi katkılarda bulunacağına ilişkin çıkarsamalarda bulunurlar. Aslında bir anlamda herkesin gerçeği bildiği ama hiç kimsenin var olan durumu itiraf etmediği bir tür ‘suskunluk yasası’ devreye girer.

 

Ülkelerin futbolunun içinde yaşanan ekonomik ve siyasal yapıdan bağımsız olmadığı gerçeği her yerde olduğu gibi bizim ülkemizde de karşımıza çıkar. Hatta bu birliktelik bizdeki futbol iklimini farklı biçimlerde ve şekillerde yeniden dizayn etmek suretiyle, karşımıza bambaşka birliktelikleri çıkartır. Yayıncı kuruluş ile yapılan naklen yayın anlaşmasının arkasında ligimizin çok izlenir ve kar getiren bir lig olduğu gerçeğinin yatmadığını başta futbol federasyonu, kulüpler ve medya olmak üzere tüm futbol camiası biliyordu. Buna karşın yine herkes kulağının üzerine yatarak, yaşananları duymazdan gelmeyi sürdürdü. Ülkede ekonomik anlamda sıkıntılar yaşanması ve doların belirlenen ödeme kurunun üzerine fazlasıyla çıkmasının ardından bütün dengelerini yayıncı kuruluştan gelecek olan paralara bağlayan kulüplerimiz, isyan bayrağını çektiler.

 

Kulüpler Birliği aracılığıyla yayıncı kuruluşla futbol federasyonunun bir araya gelmesi ve yaşanan ekonomik dalgalanma içerisinde özellikle futbolcu transferlerinde gelinen nokta itibariyle zor durumda kalan kulüplerin tekrar kuyruğu dik tutması için gereğinin yapılması istendi. Tabii bu arada Ziraat Bankası aracılığıyla kulüplerimizin içerisine düştükleri borç batağından kurtulabilmelerinin sağlanabilmesi için gereken kredilerin verilmesi meselesini de unutmayalım. Bir taraftan futbol medyasının köpürttüğü futbolcu transferleri için paraya ihtiyaç var, öte yandan ise kulüplerin en önemli gelir kapısı olan naklen yayın bedelleri varolan kur değeri üzerinden artmıyor hatta tam aksine 3,80’e dolar kurunun sabitlenmesi önerisi ile sıkıntıya düşüyor.

 

Kulüplerin tarafından olup bitenlere bakıldığında, ülkemizdeki futbol kulüpleri yıllardır alışageldikleri gibi kötü yönetim anlayışlarının aynen sürmesini ve herhangi bir şekilde hesap verme gibi bir durumun olmaması arzusundalar. Buna karşın UEFA’nın Finansal Fair Play ilkeleri bir anlamda ellerini kollarını bağlıyor ve ülkede ekonomik anlamda yaşanan sıkıntı, futbolcuların ve teknik heyetin ücretlerinin ödenmesinde sorun teşkil ediyor. Zaten bu yüzden de ülkedeki yabancı teknik direktör sayısı son dönemde azaldı ve yerli isimlerle yola devam etme kararı öne çıktı. Buna karşın söz konusu yerli isimlerin aldığı meblağların son derece büyük bir meblağ tutmakta olduğu gerçeği ise yine hiç kimsenin üzerinde durmadığı bir nokta olarak orta yerde durmayı sürdürüyor.

 

Yani ülkemizde hem yerli futbolcular hem yerli teknik direktörlerin maliyeti hiç de göründüğü kadar düşük değil hatta çoğu kez ülkemize getirilen yabancılardan çok daha fazla. Kulüpler bir zamanlar bol keseden yapmış oldukları transfer harcamalarını ve futbolcuların yıllık ödemelerini düşürme telaşı içerisindeler. Buna karşın hala gerçek anlamda alt yapılardan futbolcu çıkartma ve bunlara yer verme konusunda ise hala eski tutucu zihniyetlerini de ısrarla sürdürmekteler. Hatta özellikle Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki ‘ben daha büyüğüm’ rekabeti transfer piyasasını her yıl karıştırmaya devam ediyor. Büyüklüğü gösterme uğruna hiç de verilmemesi gereken meblağlar, havada uçuyor ve kulüpler piyasayı bu şekilde köpürtmeyi sürdürüyorlar.

 

Üzerinde durmamız gereken bir diğer nokta ise madem her alanda söz konusu kulüplerimiz var olan durumdan şikâyetçiler, o halde neden hepsi ısrarla Avusturya’da kamp yapma konusunda birbirleri ile yarışıyorlar. Ülkemizin kaynaklarını yurt dışına çıkartmanın mantığının ne olduğunu kulüp yönetimlerinin bize anlatması gerekiyor. Yurdumuzun farklı coğrafi bölgeleri içerisinde yapılabilecek kamplar yerine niçin ısrarla yurt dışı tercih ediliyor? Amaç yurt dışındaki takımlarla hazırlık maçları yapmak ise bu zaten belirli maç organizasyonları ile sağlanıyor. Gurbetçi yurttaşlarımız bu karşılaşmalara zaten ilgi gösteriyorlar ve takımlarımızı orada destekliyorlar.

 

Ekonomik durumdan şikâyet eden kulüplerimizin kamp masrafları konusunda da daha dikkatli davranmaları ve ülke içerisinde kamp yapmaları çok daha yararlı olacaktır. Bu hem kamp yapılan yerdeki yerel ekonominin canlanmasına yol açacaktır çünkü bu takımların oralara gitmesi beraberinde kendilerini takip edenlerin de oluşmasına yol açmaktadır. Ayrıca buralarda yapılacak olan hazırlık müsabakaları ile yerel anlamda ilgi daha da katlanacaktır. Sezon öncesi ve sezon arası sırasında ortaya çıkan bu durum üzerinde kulüplerin yeni düzenlemeler yapmaları yerinde olacaktır.

 

Sezonun başlamasına kısa bir süre kaldı ve ekonomik anlamda işler iyi gitmediği için kulüplerin her yıl gerçekleştirdiği o şaşaalı transferlerden şu an için eser yok. Bir başka ifade ile bundan sonra önümüzde denk güçlerin mücadelesi şeklinde geçecek olan bir lig bulunuyor. O halde bu ligin daha başlangıcından itibaren hakemler ile VAR(Video Yardımcı Hakem) uygulamasına ilişkin tartışmalar konusunda futbol federasyonunun farklı bir yaklaşımı hayata geçirmesi önem arz edecektir. Bu kez yargılayıcı ve suçlayıcı yaklaşımları devre dışı bırakmak durumundayız. Aksi halde sezonun başından sonuna kadar katlanarak sürecek olan bir kör düğüşünün taraflarının ellerini güçlendirmiş oluruz. Bunun yerine futbol federasyonunun futbolun bütün aktörlerine eşit mesafede durmakta olduğunu göstermesi son derece gereklidir.

 

Bu duygu halini karşı tarafa geçiremediğimiz müddetçe ve gereken yasal düzenlemeleri işletemediğimiz sürece, futbolumuzdaki kaos halinin ortadan kalkabilmesi mümkün olmayacaktır. Futbol, bu ülkenin en önemli alanlarından bir tanesini teşkil ediyor ve burada olup bitenler sadece burası ile sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda gündelik hayatın sosyal dokusu içerisinde de karşılık buluyor ve siyasete ilişkin etkilerde de bulunuyor. İşte bu yüzden futbolu kendi doğal akışı içerisinde varlığını sürdürebilmesine olanak sağlamak kadar futbolun farklı aktörlerini de yanınıza almak bir anlamda zorunluluk.

 

Futbolumuzda geleceğe daha iyi bakmak istiyorsak her şeyden önce şu var olmayan gerçekliği tartışmak durumundayız. Sabun köpüğü görünümündeki ligimizin ekonomik değerini yükseltebilmek için daha kaliteli ve seyredilebilir hale dönüştürmek zorundayız. Bunun yanı sıra ligimizi yerelden uluslararası halde izlenebilir bir konuma yükseltmeliyiz ki yayıncı kuruluşlar açısından cazibeli bir kazanç alanı haline gelsin ve getirisi yükselsin. Bütün bunların yolu ise daha aklı selim düşünmenin yanı sıra futbolu ortak bir payda etrafında birleştirebilmekten geçiyor. Burada sadece kulüpler veya yöneticiler yok futbolun bütün aktörleri yer alıyor ve onların hepsine de kulak vermek gerekiyor.

 

Bu İçerik  650  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

31.05.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104,539

2,11

 bjk BJKAS

2,46

1,27

 fb FENER

10,69

0,81

 gs GSRAY

2,64

0,07

 trabzon TSPOR

5,46

1,48

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25294462

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 26   15   8  3    59   28  31  53
2 Başakşehir
 26  15  8 50  25  25  53
3 Galatasaray

 26

 14  8 4 44  20  24  50
4

Sivasspor

 26  14  7 5  47

 29

 18  49
5 Beşiktaş 
 26  13  5 8  40  32  8

 44

6

Alanyaspor

 26

 12

 7 7  44  25

 19

 43
7

Fenerbahçe

 26

 11

 7 8  46  34  12  40
8

Göztepe

 26  10  7 9  31

 30

 1  37
9

Gaziantep

 26  8

 8

10  36  41  -5  32
10

Denizlispor

 26  8  7 11  26  34   -8  31
11 Antalyaspor
 26

 7

 9 10  29  43  -14  30
12 Gençlerbirliği
 26  7  7 12  33  44  -11

  28 

13 Kasımpaşa
 26  7  5 14  38  50  -12  26
14 Konyaspor
 26  5  11 10  21  33  -12  26
15 Malatyaspor

 26

 6  7  13  38  40

 -2

 25
16

Rizespor

 26

 7  4  15  26  44  -18  25
17 Ankaragücü
 26  5  8  13  23  45  -22  23
18 Kayserispor
 26  5  7  14  28  62  -34  22

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.