x
6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına... 31 Temmuz 2020- Türkiye Futbol Federasyonu'nun aldığı karara göre 2020-21 Sezonunda Süper Lig'de düşme olmayacak ve Süper Lig 21 takımla oynanacak. 20 Temmuz 2020- 2019-2020 Süper Lig Cemil Usta Sezonunun şampiyonu Medipol Başakşehir oldu. 10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet TALİMCİLER Komedi Kaldığı Yerden Devam Ediyor

Komedi Kaldığı Yerden Devam Ediyor

1248111 

Ahmet Talimciler- 30 Haziran 2020 Spor sahasında başkanların yarattığı şiddeti konuşamayan bir futbol medyasının olduğu yerden adaletli, hakkaniyetli ve eşitlik temelli yorumlar beklemek hayalcilik olacaktır.

Uzun bir aradan sonra yeniden başlayan futbolumuzda komedinin kaldığı yerden devamına şahitlik ediyoruz. Ancak var olan durum artık öylesine zıvanadan çıkmış bir görünüm almaya başladı ki olup bitenleri savunabilecek hiç kimse kalmadı! Herkesin şikayetçi olduğu ve kimsenin yaşananlardan memnuniyet duymadığı bir futbol ligini tamamlamaya çalışıyoruz. Fakat ne yaparsak yapalım nafile mızrak çuvala sığmıyor! Yaşanan tuhaflıklar ve şikayetler her geçen karşılaşma ile birlikte biraz daha artıyor. Futbola dair nereye elinizi atsanız elinizde kalan ve hiç kimsenin olup bitenler üzerinden sorumluluğunu kabul etmediği günleri ifa etmeyi sürdürüyoruz.

Süper ligde mücadele etmekte olan takımlardan herhangi birisinin taraftarı değilim ve karşılaşmaları izlerken tek dileğim keyifli, heyecan verici maçlar izleyebilmek ve güzel golleri, hareketleri görebilmek. Her hafta neredeyse oynanan bütün karşılaşmalarda hakemlerin kararlarının yanı sıra VAR (Video yardımcı hakem) kararlarının tartışılmasından hakikaten gına geldi. Verilen kartlar kadar verilmeyen kartlar, çalınan fauller kadar çalınmadan geçilen faulleri maçların bitiminde defalarca konuşmak ve bunun üzerinden futbol yorumladığını zannetmek kadar tuhaf bir durum olamaz! Ancak bu ülkede yıllardır yapılmakta olan tek şey, ekranlardaki bütün futbol programlarında yorumcu kisvesi altındaki takım yorumcularının nabza göre şerbet vermelerinden ibarettir. Kimsenin derdi futbol olmadığı için skorları konuşan ve yarattıkları günah keçileri üzerinden durumu kotaran programlarla sürdürülen bir lig ve buna monte edilmiş olan bir ülke futbolu var karşımızda.

Son üç haftadır oynanan bütün karşılaşmalarda hakemlerden şikayet ediliyor ve geçtiğimiz haftadan bu yana hakemler yine hedef tahtasına oturtulmuş vaziyetteler. Ekranlarda yorumcu olarak görev yapmakta olanlardan bazıları Trabzonspor ile Ankaragücü arasında oynanan karşılaşmada Ankaragücü lehine verilen penaltı ile ilgili olarak kullandıkları kelimelerle tarihe geçtiler.Böyle penaltı olmaz, ben olsam böyle bir penaltı vermemdiyebilirsiniz fakat "şampiyonluğa oynayan bir takımın aleyhine bu kadar kolay penaltı verilmez"dediğiniz anda işler değişiyor. Çünkü siz bu ifadelerinizle şampiyonluğa oynayan ve oynamayanlar diyerek daha baştan ayrımı ortaya koymuş oluyorsunuz. Ardından da bunun içini doldurmak ve söz konusu eşitsizliği normalleştirmek kolaylaşıyor. Halbuki asıl meselemizin hakemler ve federasyonların bütün takımlara eşit mesafede olması gerektiği hususu olması durumu bu yaklaşımla yine es geçilmiş oluyor. Türkiye’de oynanan karşılaşmalarda takımların eşit bir biçimde maçlara başlamadıklarını, bir başka ifadeyle bazılarının daha eşit olduklarını zaten biliyoruz. Fakat böylesi yaklaşımlar eşitsizliği daha da katlamayı ve tüm olup bitenleri sadece bir takım üzerinden -tabii ki o da güçlü, galip, şampiyon adayı veyahut büyüklükle eşitleniyor- açıklamayı seçerek, daha en baştan sağlıksız bir yapılanmanın oluşumuna katkıda bulunuyor.

Sorunumuzun şu anda şampiyonluğa oynayan Trabzonspor, Başakşehir veya yakın bir zamana kadar oynamakta olan Galatasaray, Sivasspor ile daha önce oynuyor olan Beşiktaş ve Fenerbahçe takımlarına verilen/verilmeyen kararlarla bağlantılı olmadığını anlayabildiğimiz gün, işler farklı bir boyuta ulaşacaktır. Asıl meselemiz geride kalan takımların başlarına gelen adaletsizlikler de saklı ve bu adaletsizlikler sürdüğü sürece liglerimizde oynanan bütün karşılaşmaları şaibe altında bırakacak açıklamalar hiç ama hiç eksik olmayacaktır. Çünkü herkes kendi durduğu yer üzerinden durumu temize çekmeye çalışacak ve diğerlerini suçlama yoluna gidecektir. Örneğin Ankaragücü takımına verilen penaltıyı konuşanların bir hafta önce verilmeyen golünü ve yine Trabzonspor maçında çıkartılan kartlardaki hakkaniyeti de konuşmaları gerekmiyor mu? Benzer biçimde İstanbul’da Fenerbahçe ile Malatyaspor arasındaki karşılaşmada Emre Belözoğlu ile Gökhan Töre arasındaki hava topundan sonra çıkartılan ikinci sarı kart ve kırmızı kart ile oyunun kaderinin değişmesinin neticesini Emre’nin doğruyu söyleyip söylemediği üzerinden mi açıklamalıyız. Yoksa hakemin verdiği kararların çoğu kez yukarıda belirtmiş olduğum güçlü, galip, büyük takım imgesi üzerinden yürütülmekte olduğuna mı dayandırmalıyız.

Geçen hafta Alanyaspor ile Trabzonspor arasında oynanan karşılaşma bitiminde ortalık birbirine girmiş ve başkanlar arasında yaşanan gelişmeler sonrasında olay sahanın içerisine kadar uzanmıştı. Spor sahalarında şiddetin asıl sorumluları olarak yöneticileri ve başkanları göz ardı eden yaklaşım her nedense iş bu kesimin mensuplarına ceza vermeye geldiğinde de işlemeye devam ediyor. Örneğin geçen hafta saha içerisinde hakemin verdiği kararı protesto ettiği için tribüne gönderilen Malatyaspor teknik direktörü Hikmet Karaman’a profesyonel disiplin kurulundan hemen 1 maçlık ceza verilebiliyor ve cezası Fenerbahçe ile oynanan karşılaşmada takımının başında sahaya çıkmamak olarak gerçekleşiyor. Buna karşın tribünlerde seyirci olmadan birbirlerine giren ve sahaya dalan yöneticilerin, başkanın hakkında hiçbir şey yapılmıyor! Bu büyük eşitliği nasıl gerçekleştirdiğini futbol federasyonu yetkilileri açıklamak zorundalar, neden bir teknik direktöre hemen cezai işlem uyguluyorsunuz da iş yöneticilere ve başkanlara geldiğinde ceza vermekten imtina ediyorsunuz?

Ortada oyunun asli unsurlarını oluşturan taraftarların olmadığı buna karşın geri kalan başta yöneticiler ve medya olmak üzere futbol federasyonunun da rol kapma yarışına girdiği bir komediyi seyretmeyi sürdürüyoruz. Her geçen yıl biraz daha fazla trajediye doğru kayan ve ayaklarının altındaki zeminin yok olduğu bir futbol ligine sahibiz. Üstelik böylesi bir futbol anlayışı beraberinde son derece kısıtlı ve bir o kadar da boş bir futbol zihniyetinin kökleşmesine de katkıda bulunuyor. Futbola dair konuştuklarını zannedenlerin büyük bir kısmı futbolu ve orada olup bitenleri değil bambaşka şeyleri konuşmayı futbol yorumculuğu olarak pazarlamaya devam ediyorlar. Son yirmi yıl içerisinde futbolseverlere medya aracılığıyla benimsetilen on ikinci adam imgesinin de etkisiyle resmin tamamı yerine sadece kendi renklerini görmeyi alışkanlık haline getiren bir kitle yaratılmış vaziyette. Bu durum ise o renklerin hoşuna gidecek şeyleri söyleyen, rakibi aşağılayıcı ifadeler kullanan maço yorumcular sayesinde kör topal sürdürülüyor. Gazetelerin attığı başlıkların yirmi beş yıl boyunca hiç ama hiç değişmeden aynı klişelerle sürdürülmesinin başka bir açıklamasını yapabilecek birisi var mıdır acaba!

Bir ülkenin futbolu sadece futbol sahalarında olup bitenleri karşılamaz yani futbolu konuşmaya, düşünmeye, tartışmaya başladığınızda karşınıza çıkan sadece yeşil saha çizgileri içerisinde yaşananlar değildir. İşte bu yüzden ülkemizde de futbolun altını biraz kazıdığınızda karşınıza çıkan tablonun bu ülkeye dair zihniyet kalıpları olacağı gerçeğini unutmamalısınız. Burada işler hep farklı bir temel üzerinde yükseldi ve yükselmeye devam ediyor. İşte bu yüzden de resmin tamamını görmeye çalıştığınız andan itibaren karşınıza çıkan tablo son derece tuhaf ve bir o kadar da garip ilişkileri bünyesinde barındırmaktadır. Spor sahasında başkanların yarattığı şiddeti konuşamayan bir futbol medyasının olduğu yerden adaletli, hakkaniyetli ve eşitlik temelli yorumlar beklemek hayalcilik olacaktır. Üzerinden neredeyse on yıl geçen TÜBİTAK tarafından desteklenen Futbolda Taraftarlık, Fanatizm ve Şiddet isimli çalışmamda (Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor takımları taraftarlarından) 1500 kişiyle görüşme gerçekleştirmiştik)Taraftarların hakemlerin vermiş oldukları kararlarla maçın kaderini etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 88.7, federasyonun bütün takımlara eşit mesafede olduğunu düşünenlerin oranı ise sadece yüzde 12.4 oranındaydı (fikrim yok diyen yüzde 2.1) yani taraftarların yüzde 85.5’i bu eşitliğin olmadığını beyan ediyorlardı. Aradan geçen zaman içerisinde oranların düşmediği hatta tam tersine daha da yükseldiği bu yıl yaşanan tuhaflıklar sonrasında rahatlıkla söylenebilir. {jcomments on}

Bu İçerik  89  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

29.07.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.132,19

-1,78

 bjk BJKAS

2,83

-0,12

 fb FENER

13,35

0,14

 gs GSRAY

2,47

0,02

 trabzon TSPOR

4,03

0,10

   SPOR ENDEKSİ  588,17 0,30

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25813278

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 34   20   9  5    65 

34

 31  69
2 Trabzonspor
 34  18  11 76  42  34  65
3 Beşiktaş

 34

 19  5 10 59  40  19  62
4

Sivasspor

 34  17  9 8  55

 38

 17  60
5 Alanyaspor 
 34  16  9 9  61  37  24

 57

6

Galatasaray

 34

 15

 11 8  55  37

 18

 56
7

Fenerbahçe

 34

 15

 8 11  58  46  12  53
8

Gaziantep

 34  11  13 10  49

 50

 -1  46
9

Antalyaspor

 34  11

 12

11  41  52  -11  45
10

Kasımpaşa

 34  12  7 15  53  58  -5  43
11 Göztepe
 34

 11

 9 14  44  49  -5  42
12 Gençlerbirliği
 34  9  9 16  39  56  -17

  36 

13 Konyaspor
 34  8  12 14  36  52  -16  36
14 Denizlispor 
 34  9  8 17  31  48  -17  35
15 Rizespor

 34

 10  5  19  38  57

 -19

 35
16

Malatyaspor

 34

 8  8  18  44  51  -17  32
17 Kayserispor
 34  8  8  18  40  72  -32  32
18 Ankaragücü
 34  7  11  16  31  56  -25  32

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.