x
20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Sterlin'e ulaşacak. 4 Ocak 2020- Türkiye Futbol Federasyonu 2019-20 sezonuna ilişkin takım harcama limitlerini belirledi. 2.4 Milyar TL'na yaklaşan harcama limitlerinin yüzde kırkı Beşiktaş Fenerbahçe ve Galatasaray'a ait.  26 Kasım 2019- Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın “Kimsenin borcunu silmedik, piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Kulüplere nefes aldırdık” dedi. 4 Şubat 2019- Deloitte Para Ligi'nin 2017-18 Lideri 750 Milyon Euro'luk geliriyle Real Madrid oldu. İkinci sırada ise  690 Milyon Euro'luk geliriyle Barcelona yer alıyor. Türkiye'den tek takım Beşiktaş ise 167 Milyon Euro geliriyle 26.s...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Lucescu ve Arda Bir Sonuçtur!

Lucescu ve Arda Bir Sonuçtur!

ardalucescu1

Müslüm Gülhan- 23 Ekim 2018 Toplum içindeki oluşan olgu ve olayların tasarlayıcısı olan unsurlar, birbiri içerisinde bağımsız sayılırlar, ama sebep sonuç ilişkisi içinde bir bütünün parçası olarak incelenirler.

 

Lucescu’nun Milli Takım’ın başına geçtiği dönemdeki futbola yön veren koşulları incelediğimiz zaman, her biri Lucescu’dan bağımsız fakat sistemli (!) bir kaosun parçalarını oluştururlar. Lucescu’ya yapılan davet ve sonucunda yapılan anlaşma ise, sadece o kaosun bütün olumsuzluklarının sebep-sonuçtan ziyade, kısa vadeli rahatlama sürecine hizmet edecek bir anlaşmadır. Çünkü bu ‘kaotik yapı’ ‘diyalektik’ içeriğe sahip değildir.

Peki, Lucescu’ya giden süreci oluşturan unsurların sebepleri nelerdi ki sonuç olarak Lucescu’ya gidildi.

Galatasaray’a giderken aniden Milli Takıma gelmesindeki panik ve kaygılar bu sürecin Lucescu’ya bağlı olmadığının en önemli kanıtıydı.

İşin ilginç yanı; TV’lerdeki yorumcu kisvesi altında konuşan canlılar ile bu konuda sadece Lucescu üzerinden giderek yorum yapanların kısır görüşlerinin acizliği, olayı çarpıtmaktan ve birilerini Milli Takıma pazarlamaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Tabii ki, Lucescu ile anlaşma yapılmasının yanlışlığı ile taktiksel yönde eleştirilecek yönleri vardır. Bu ayrı bir süreç…
Lucescu bir sonuç ise bunu oluşturan sebeplerin iyi analiz edilmesi gerekir. Süreç başlangıç seviyesinden Lucescu’ya kadar gelir ki, ondan sonra taktiksel yönler tartışılır.

İnanın! Sonuç bölümünde eleştirilecek konu başlıklarının çok cılız kalacağını göreceksiniz.

Bu kadar ahkâmdan sonra sebep üzerine süreci irdelemek gerekir.

Spor, dünya üzerinde bir ‘endüstriyel yapı’ olarak kabul ediliyorsa, bunun yönetim kurallarının devlet mekanizmaları içerisinde ‘politika’ olarak kurgulanması lazım. Bu, spora hâkimiyet ya da siyasallaştırıp ‘özerk’ kurgusunu kaybetmesi anlamına gelmez. Aksine, doğru ilkeler ile ‘küresel’ entegrasyonun altyapısını hazırlar.

Bu bağlamda; ülkemizde ‘küresel’ kurgulara entegre olacak hiçbir ‘spor politikası’ üretilmemiştir.

Spor ‘siyasi’ bir araç haline getirilerek, özerk kurgusu baskı altına alınıp araçsallaştırılmıştır.

Bu politika üretmeyen ‘siyasi tercihler’ neticesinde:

Futbol Federasyonu ‘özerk’ kurgusunu kaybetmiştir. Kötü yönetilmesinin bedelini futbol camiası topyekûn ödemektedir.
Futbol kulüplerinde başkan ve yönetim her türlü parayı kullanma yetkisine sahipken, sorumluluğu olmamaktadır. Haliyle, bir kontrol mekanizması olmadığından (UEFA hariç) bu da bir ‘rant’ kurgusunu oluşturup kulüpleri borç batağına sokmuştur. Artık ahlaki değerlerden de söz etmek mümkün değildir.

Komisyonları yüksek tutmak için, piyasa değerinin üzerinde birçok futbolcuya fahiş fiyatlar ödenmiştir. İşin kötü yanı, bu artık bir kurumsal davranış modeli haline gelmiştir. Tabii ki cesaret kaynağı çok önemli!

Ve en acı olan; tüm bunların bir mekanizma halinde çalışması sonucunda ülkedeki spor alanında ve futbol altyapısında üretim ve imalattan vazgeçilmiştir. Bunun önemli sebebi de, alt yapı oyuncularının ‘komisyon’ değerlerinin çok düşük olması!

Artık sporcu yetiştirmenin hiçbir anlamının olmadığı bu ‘esnaf’ anlayışı tarafından egemen kılınmıştır. İthalata dayalı spor kurgusu ‘cari açığa’ katkı da bulunmaktan da geri kalmamıştır.

Altyapı oyuncularının ihtiyaçları karşılanmadığından, bir simit ile antrenmana gelen ve yürüyerek evine giden sporcuların sağlıklı yetişmemesine neden olmaktadır.

Ama, yıllık komisyonlara ödenen paralara baktığınızda, sadece bir kısmının, değil bir simit, restoran zincirleri kurmaya yetecek ve servis filosu kurmaya yetecek miktarda paralar ödendiğini görüyoruz.

Altyapı antrenörlerine verilen maaş ile donanım eksikliklerinin giderilmesi için yurtdışı eğitim programları oluşturmak gibi bir kaygıyı ne federasyon ne de kulüpler taşımamaktadır. Tüm altyapı kurgusu, skora dayalı beklenti üzerine çok yanlış bir şekilde kurgulanmıştır.

Ve spor kültürü… Olmadığını sandığımız ama maalesef var olan bir kurgumuz var. Yöresel kalan, küresel tüm kodları reddeden, ‘entelektüel kaygı’ taşımayan, ahlak kurgusunu dejenere ederek kullanan bir kültür koduna sahibiz. Bu ‘yöresel kültür’ kodlarının tüm içeriği ‘popülist kültürün’ unsurlarını taşır. Bilgiyi reddeden ve sadece duygulara hitap eden sömürü mekanizmasıdır.

Arda ise, bu bağımsız unsurların sağladığı kaos bütünlüğü içinde ortaya çıkmış bir sonuçtur. Arda’ya yüklenen misyon kisvesi, futbolu ‘popülist kültürün’ unsurlarını kullanarak araç haline gelmesini sağlamak. Kendisi de ‘broker’ rolünü üstlenmiştir.

İşte bu ‘yöresel kodlar’ Arda Turan’ın bu seviyede düşüşe uğramasına neden olmuştur. Madrid ve Barcelona’da yaşasa da oraları İstanbul’a çeviren bu kültür, adeta bir batağa saplanıp kalan bir içeriğe sahiptir.

Arda ile geçerli olan ise silahlı ‘maço’ futbolcu tiplemesi ile, siyasi ranttan medet uman ve bunun üzerinden beklenti oluşan cahil cesaretidir. Futbol ikinci, üçüncü sıradadır.

Gelin şimdi bu günahları toplayalım ve tekrar Lucescu’yu konuşalım. Antrenör olarak anlaşma yapılması yanlış isim olan Lucescu ne kadar suçlu?

Kim gelirse gelsin bu restorasyon kurgusunu uygulamak zorunda. Aksi taktirde skora oynayan antrenör, maaş kazanmak için zaman kazanır. Ama, futbol çok ciddi değer ve zaman kaybeder.

TV’lerde ve medyada, tüm bu gerçekleri bilip es geçen pazarlamacı rolü oynamak hiç kimseye bir katkı sağlamaz.
Gelecek olan her antrenör sadece bir sonuçtan ibaret olacaktır.{jcomments on}

Bu İçerik  1029  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

2.04.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

89.312

-0,24

 bjk BJKAS

1,79

0,00

 fb FENER

8,31

0,01

 gs GSRAY

2.20

0,03

 trabzon TSPOR

3.09

0,04

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 24668972

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 26   15   8  3    59   28  31  53
2 Başakşehir
 26  15  8 50  25  25  53
3 Galatasaray

 26

 14  8 4 44  20  24  50
4

Sivasspor

 26  14  7 5  47

 29

 18  49
5 Beşiktaş 
 26  13  5 8  40  32  8

 44

6

Alanyaspor

 26

 12

 7 7  44  25

 19

 43
7

Fenerbahçe

 26

 11

 7 8  46  34  12  40
8

Göztepe

 26  10  7 9  31

 30

 1  37
9

Gaziantep

 26  8

 8

10  36  41  -5  32
10

Denizlispor

 26  8  7 11  26  34   -8  31
11 Antalyaspor
 26

 7

 9 10  29  43  -14  30
12 Gençlerbirliği
 26  7  7 12  33  44  -11

  28 

13 Kasımpaşa
 26  7  5 14  38  50  -12  26
14 Konyaspor
 26  5  11 10  21  33  -12  26
15 Malatyaspor

 26

 6  7  13  38  40

 -2

 25
16

Rizespor

 26

 7  4  15  26  44  -18  25
17 Ankaragücü
 26  5  8  13  23  45  -22  23
18 Kayserispor
 26  5  7  14  28  62  -34  22

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.