Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
19 Kasım 2020 UEFA Uluslar Ligi'nde Milli Takımımız B Ligi 3.Grup ta  Macaristan'a karşı oynadığı maçı 2-0 kaybederek grup sonuncusu oldu ve C ligine düştü. 18 Kasım 2020- Kulüpler ile yayıncı kuruluş arasındaki kriz çözüldü. beinsports kulüplere yıllık 2.650 Milyon TL ödeme yapacak. Bu anlaşma ile kulüplerin kaybı yaklaşık 550 Milyon TL oldu. 15 Ekim 2020- Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un toplam borçları son 8 yılda % 534 artarak 13 Milyar TL'nı geçti.   7 Ekim 2020- Alman Futbol Federasyonu (DFB) binası ve federasyon yetkililerinin evleri vergi sahteciliği soruşturması kapsamında arandı. 28 Eylül 2020- FIFA korona virüs sürecinin futbola maliyetinin 14 milyar dolar olduğunu açıkladı. 17 Eylül 2020- Süper Lig'de 11 Eylül'de maçlar başlamasına karşın hala yayın bedellerinin kulüplere ödenmesi konusunda belirsizlik devam ediyor. 15 Eylül 2020- Avrupa futbolunun ekonomik, mali ve yönetsel yönden yapılanması ile Merkez Ligler lehine rekabetin yeniden nasıl düzenlendiğinin analizini yapan Finansal Futbol- Tuğrul Akşar kitabı yayımlandı.   26 Ağustos 2020-  Türkiye Futbol Federasyonu 2020-21 sezonunda maçların, stat kapasitesinin yüzde 30'u kadar seyirci alınarak oynanabileceğini açıkladı.  24 Ağustos 2020- 201920 Sezonu Şampiyonlar Ligi şampiyonu, finalde Paris Saint Germain'i 1-0 yenen bayern Münih oldu. Kazandığı bu kupayla Bayern Münih. altıncı kez kupayı müzesine götürdü. 6 Ağustos 2020- 2019/20 sezonunu  33.600 UEFA ülke puanıyla, 11. sırada kapatan Türkiye, Şampiyonlar Ligi'nin 2021-22 sezonuna direkt takım gönderemeyecek. Bu durumda 2020/21  Süper Lig Şampiyonu Şampiyonlar Ligi gruplarına...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Türkiye’de Futbol Siyasi Bir Oyundur

Türkiye’de Futbol Siyasi Bir Oyundur

superlig-de-2019-2020-sezonunun-sampiyonu-basaksehir

Müslüm Gülhan- 26 Temmuz 2020 Bu yazıyı okurken yapılması gereken önemli şey takım taraftarlığını bir süreliğine askıya almak gerekir.

 
Çünkü futbol için bir sorunu tartışacağız. Sporun siyaset üstü kavram olması gerektiğini bir kenara koyarak tartışmayı sürdüreceğiz.

Bu bir sorun ve sorunun içindeki tüm takımların zaman zaman istedikleri sonuçların, skor ya da maddi anlamda kazanımlarının takımlar için uzun vadede hiçbir önemi yoktur. Başarı diye sunulan aslında, kısa vadede başkan, yöneticiler ve siyasilerin kazanımlarının yanında bonustan başka bir şey değildir.

 

Az gelişmişlik sendromu yaşayan feodal toplumlarda, ki biz oralardayız, futbol özellikle yöresel kalması istenilen bir oyundur. Amaç kontrol mekanizmasını, rantı ve sosyal nemaları hiçbir şekilde kaybetmemektir. Kontrolün UEFA başta olmak üzere başkalarının eline geçmesi bir facia olarak algılanır.

İçinde barındırdığı ‘rant’ kurgusu ve toplumu de-politize etme kurgusu, onu aynı zamanda sıkışan toplumsal muhalif birikimi bir topraklama alanı haline getirmektedir. Siyasiler için her ikisi de çok önemli birer argümandır.

İlk golü Kenan Evren Ankaragücü için verdiği anti- demokratik bir kararla attı. O zaman alınan kararın bugünlere gelecek olan bir öncü karar olduğu belki bu kadar ön görülmemişti.

Sonra Mehmet Ağar’ın, Fatih Terim-Milli Takım ve Fatih Terim-Galatasaray ilişkisi başladı ve şampiyonluk posterine korumaları ile birlikte girme cesaretini göstermeye kadar gitti. Şampiyonlukları, sonuçları, hakemleri tartışmak asıl olanı gizlemek anlamına gelir ki, buraları geçmek gerek.

Tudor’un kurduğu iyi takımın kişisel kaprisleri yüzünden kötü neticeler alması, yönetimin Terim için ısrarının ortaya çıkması ile beraber Ankara’ya takılma ihtimali yüksekti. Arda ile Terim arasında yaşananların Ankara taraf bakımından Terim’e cephe alması onun Galatasaray’a dönmesini engelleyecek bir içeriğe sahipti. Ağar’ın 15 Temmuz öncesi ve sonrası ilişkileri, Soylu ve Ala’nın etkin konumları Ankara’da Ağar’ın elinin kuvvetli olduğunu gösteriyordu ki; şu an her ikisinin liste başı olması ile oğlunun aday gösterilmesi, süreci haklı kılmaktadır.

Özbek’in, Aysal gibi yapmayıp Riva ve Florya’yı ihaleye açması, Ada’nın yıkılması ile zaten Anakara ile ilişkilerini mükemmel yapmıştı. Dünyanın aksine, ekonomisini inşaat üzerine kurgulayan (esnaf politikası) ülke için bu büyük jestti.

Hele hele Lucescu tavizi onu ve Galatasaray’ı her şeyin ön planına (!) taşıyordu.

Terim büyük ihtimal Ağar’ın sorunu çözmesi sonucunda Galatasaray’a gelmiştir.

Beşiktaş ve Fikret Orman açısından en önemli kazanç ve kayıp! Gezi eylemleri sonucunda, eylemlerin İnönü Stadı’na taşınmasını önlemek için bir gecede stadın yıkılması ile ilişkilerin üst seviyede kabul görmesiydi.

Olimpiyat Stadı’ndaki 1453 operasyonu ile Çarşı Grubu ve diğer muhalif gurupların tasfiyesi gerçekleştirilmişti. Bu hamle aynı zamanda taraftarın pasifize edilmesini de sağlamıştı. Beşiktaş’ın tüm maçlarını deplasmanda oynaması, onu mazlum kılma ve takdir edilmesi üzerine algı yaratılması bir beklentiydi. Bu kazan-kazan oyununun sonucuydu. Tüm bu takdir ilişkileri neticesinde alınan şampiyonluğu tartışmıyorum bile!

Sadece ilişkileri tartıştığınız zaman; Türkiye Kupası maçında, yönetmelikler önünde Beşiktaş haklıyken, neden Fenerbahçe lehine karar verildiğini tartışmak da gerekir. Ankara’nın Beşiktaş taraftarı ile ilgili kaygısı olmayıp (!), Fenerbahçe taraftarını karşısına almama stratejisi sonucunda bu kararın alınması gerçek bir karşılık buldu. Çünkü bu bir siyasi karardır. Kararın altında kimin imzası olursa olsun.

Fikret Orman’ın Ankara ile güdümlü ilişkileri ve taraftarının pasifleştirilmesi onu ve Beşiktaş’ı bağımlı hale getirerek, masadan kalkmasına ve bekleme odasına gitmesine neden olmuştur. Bu da haliyle itaati zorunlu kılar. O yüzden Beşiktaş’a telefon açılıp maça çıkması dikte edilmektedir.

Fenerbahçe’nin konumu daha farklı.

Cemaatin şike operasyonu kisvesi altında, futbol üzerinden siyasi kurgusunu test etmeye çalışması ve bir güç göstergesi haline gelen iktidar savaşı neticesinde, Fenerbahçe farklı bir konum içine sokulmuştu.

AKP-Cemaat iktidarının Cumhuriyet kurumları üzerindeki tasfiye sürecinde, futbol da bundan nasibini aldı. Cemaatin bu kadar kuvvetlenmesi iktidara ortaklığı sayesinde olmuştu.

Bu oyunu bozan Fenerbahçe taraftarı olmuştur.

Azizi Yıldırım da bu gücü arkasına alarak, Fikret Orman’ın ve Beşiktaş’ın aksine, pazarlık masasında kalmasını sağladı ve kendi adına (Fenerbahçe Kulübüne değil) tavizler alarak Ankara ile bir işbirliğine girdi. Bu işbirliği Fenerbahçe’nin seçim sürecinde hâlâ devam ettiği açık ve nettir.

Aziz Yıldırım’ın Cemaat-hükümet ilişkilerindeki, hükümetten yana tavrı ve onlarla kurduğu ilişkiler, Fenerbahçe’nin başarılarını ve bu konudaki beklentileri ikinci plana iterek, Başkanın beklentilerini ilk sıraya yerleştirmiştir. Sonuçlar, başarılar, tutum ve davranışlar ortadadır.

Türkiye’de futbol yöresel oyundur. Haliyle bunu yönetenler ve teknik adamlar da buna uygun olarak birer yöresel figürlerdir. Bu yüzden kendimiz oynuyor kendimiz eğleniyoruz.

Kulüplerin borç batağında olmaları ve vergi ödeyemeyecek durumları, siyasi yapı için bir kaygı değil aksine bir kazanç olarak algılanır. Bu bir kozdur ve yaptırım gücüdür. Maalesef başkanlar ve yöneticiler bu tavizi vermektedirler.

Bu konuları tartışıp çözüm bulmak gerekir. Aksi halde hepimiz bu sürecin figürleri haline geliriz.

Devletin bu kadar stat yapması futbol adına değildir. Onlar için buralar birer uyku tulumudur.{jcomments on}

Bu İçerik  235  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

27.11.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.336,75

-0,43

 bjk BJKAS

3.23

5,21

 fb FENER

34.74

1,76

 gs GSRAY

3.83

1,86

 trabzon TSPOR

4.40

1,15

   SPOR ENDEKSİ 956,77 2,37

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 26571685

SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

 8 6 2  0 18

3

15  20
2 Fenerbahçe  9  6  2  1 17 9  8   20
3  Galatasaray

 9

 5  2  2 12 7 5  17
4

Gaziantep 

 9  3  5  1 13

 11

2  14
5  Karagümrük  9  3  4  2 17  11  6 

 13

6

Başakşehir

 9

4

1  4 13  12

1

 13
7

Beşiktaş

 8

 4 

1  3 13  14 -1  13
8

Konyaspor

 8 3 3  2 10

 6

 4  12
9

Rizespor

 8  3

3

 2 12  10  2  12
10

Kasımpaşa

 9  3 3  3 11  10  1  12
11 Hatayspor  7

 3

3  1  7  9  -2  12
12 Göztepe  8  2 5  1  14  9   5

 11

13 Malatyaspor  8  3 2  3  8  10  -2  11
14 Sivasspor  8  2 3  3  8  10   -2  9
15  Trabzonspor

 9

 2 3  4  11  15

 -4

 9
16

Antalyaspor

 9

 2 3  4  9  14  -5  9
17  Erzurumspor  8  2 2  4  9  13 -4  8
18 Kayserispor  8  2 1  5  5  11 -6  7
19  Gençlerbirliği  8  1 2  5  6  14 -8  5
20 Denizlispor  8  1 2  5  5  13 -8  5
21 Ankaragücü  7  0 2  5  7  14 -7  2

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.