x
Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu. Futbolekonomi- 12 Temmuz 2018 Real Madrid'in Portekizli yıldızı Chiristiano Ronalda 99.2 Milyon Sterlin (yaklaşık 112 Milyon Euro) karşılığı İtalyan devi Juventus'a transfer oldu. Juventus'a imza atan Ronaldo 4 yıllık imza kar... 15 Haziran 2018-  FIFA 21.Dünya Kupası başladı. Bir ay sürecek turnuva Rusya’da 11 kentte ve 12 farklı statda oynanacak. FIFA 32 takıma 400 Milyon $ dağıtacak. Şampiyon takım 38 Mio $ kazanacak.  4 Haziran 2018- Aziz Yıldırım'ın 20 yıllık başkanlık dönemine son veren Ali Koç, Fenerbahçe'nin yeni başkanı oldu. Resmi sonuçlara göre geçerli oy sayısı 20 bin 736 olarak açıklanırken oyların 16 bin 92'sini Ali Koç, 4 bin 644'... 27 Mayıs 2018-Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen genel kurulda , 2525 oy alan Mustafa Cengiz yeniden Galatasaray'ın başkanı oldu.  27 Mayıs 2018- Real Madrid Kiev'de oynanan Şampiyonlar Ligi final maçında Liverpool'u 3-1 yenerek, üst üste üç kez Şampiyonlar Ligi şampiyonu oldu. 20 Mayıs 2018 - Galatasaray Süper Lig'in 2017-18 sezonunu şampiyon olarak tamamlayıp 21.şampiyonluğuna ulaştı.  6 Mayıs 2018- Real Madrid ve Liverpool rakiplerini eleyerek, Şampiyonlar Ligi finaline yükseldiler. Şampiyonlar Ligi finali  26 Mayıs 2018 günü Kiev'de oynanacak. 19 Nisan 2018 Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, maçın ikinci yarısında çıkan olaylar nedeniyle tatil edildi. 13 Nisan 2018- Galatasaray'dan varlık satışına devam...Riva'dan sonra Florya'da satıldı. Bu satıştan Galatasaray'a gelecek tutar 237,8 Milyon TL. Riva ile birlikte Galatasaray'ın kasasına süreç içinde toplam 999,4 Milyon TL  gi...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Kulüpler neden sermaye artırımına giderler

futbol-kulupleri-para-basiyor-4274845_o

Tuğrul Akşar- 4 Şubat 2013 Ülkemizde önce Galatasaray, daha sonra da Beşiktaş ile gündeme gelen nakit (bedelli) sermaye artırımına ilişkin bu hafta görüşlerimizi sizlerle paylaşacağız.


Anımsanacağı üzere, Galatasaray Sportif A.Ş. geçen yıl ilk bedelli sermaye artırımını 18 Haziran'da gerçekleştirmiş ve sermayesini 2.788.084 TL' den yüzde 400 bedelli artırarak 13.940.422 TL'ye yükseltmişti. Hisse başına rüçhan hakkını 1 TL yerine 25 TL'den kullandıran Galatasaray Sportif A.Ş. bu sermaye artırımı ile toplam 278.8 milyon TL kaynak toplamıştı.

Galatasaray ikinci sermaye artışını gerçekleştirmek için Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderdiği açıklamaya göre, şirket yönetim kurulu, ödenmiş sermayesinin 13 milyon 940 bin liradan, yüzde 300 oranında artırılarak 55 milyon 761 bin 687,60 liraya yükseltilmesine karar vermiş; bu kapsamda bedelli sermaye artırımında 1,00 lira olan beher hisse için rüçhan hakkı kullanım bedelinin 10,00 lira olarak belirlenmesi kararlaştırılmış ve bu amaçla izin alabilmek için Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) başvurulmuştu. Ama bu başvuru SPK tarafından uygun bulunmayarak ret edildi.

Beşiktaş da artırıma gitme kararı aldı

Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. de geçen hafta bedelli sermaye artırım kararı aldı. Beşiktaş, İMKB'de işlem gören Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin çıkarılmış sermayesinin 500.000.000 TL'lik kayıtlı sermaye tavanı içerisinde, tamamı nakden karşılanmak üzere 40.000.000 TL'den 240.000.000 TL'ye yükseltilmesine, rüçhan haklarının nominal değeri üzerinden kullandırılmasına, rüçhan haklarının kullanımından sonra kalan payların İMKB Birincil Piyasası'nda halka arz edilmesine karar verdi.

 

Kulüpler neden sermaye artırımına gitmek Zorunda

Şirketleşen kulüplerde bilançonun pasifinde sermaye kalemini görürüz. Sermaye içinde şirket tarafından kuruluş aşamasında konulan nakit para veya benzeri olmak üzere ayni sermaye olabilir. Ya da şirketin zaman içinde elde ettiği karlar veya şirketin ihtiyari amaçla tuttuğu fonlardan oluşan parasal fonlar, şirketin sahip olduğu menkul ya da gayri menkullerin değerlerindeki artıştan kaynaklanan fonlar, çok genel anlamda şirketin Öz kaynaklarını/Öz sermayesini oluşturur.

Futbol veya Sportif A.Ş.'lerin öz kaynakları zamanla, o şirketin faaliyetlerindeki karlılık ya da zarara göre artar ya da azalır. Kulüp/şirket faaliyetlerinden kar elde ediyorsa, elde olunan bu kar bir süre sonra kulübün öz kaynak yapısını güçlendirmek için sermayeye eklenir. Zarar durumunda da bu sermaye erimeye/azalmaya başlar. Zararın büyüklüğü ya da sürekliliği zamanla sermayenin negatife dönmesine yol açar. Bu da "Sermaye Yetersizliği" olarak değerlendirilir.

Gelir gideri karşılamıyorsa sermaye yetersizliği oluşur

Bizim burada ele alacağımız konu: Kulüplerin sermaye yetersizliklerinin neden kaynaklandığıdır. Temelde faaliyetlerin, yani gelirler ve giderler arasındaki aleyhteki fark zarar olarak ifade edilir. Bu bağlamda, bir kulübün gelirleri, giderlerini karşılamıyorsa, bu durumda faaliyetlerin aksamaması için kulübün aradaki bu farkı gidermesi gerekir. Çünkü, gelir-gider dengesi bozulan kulüpler öz kaynak açığı verir.

Kulüplerin gelirleri temel olarak;

1. Naklen yayın gelirlerinden,

2. Reklam, medya ve sponsorluk gelirlerinden,

3. Maç günü gelirleri,

4. Logolu ürün satışı ve diğer ticari gelirlerden oluşur.

Özkaynak açığına sebep olan giderler ise genelde;

- Toplam oyuncu, teknik adam ve kulüp çalışan maliyetinden,

- Net Transfer giderleri-harcamalarından,

Operasyonel harcamalardan,

- Faaliyet dışı giderlerden, (zarar finansmanı)

- Tesis yatırımı, renovasyonu ve altyapıya yatırımına yapılan harcamalarından oluşmaktadır.

Bu giderlerin/harcamaların giderilmesi finansman gereksinimini ortaya çıkartır. Bu da, temelde dört şekilde karşılanır.

  1. Banka kredisi kullanırlar.
  2. Kısa vadeli bono ya da orta veya uzun vadeli tahvil ihraç ederler.
  3. Kulüp yönetiminden ya da üçüncü kişilerden borçlanırlar.
  4. Şirket hisselerini halka arz ederek gelir elde ederler.

Kulüpler sermaye artışına gitmek zorunda, çünkü;

Şirketleşen kulüpler temel olarak üç nedenle sermaye artışına yönelmek durumundadır. Bunlar;

1 - Yukarıda da belirttiğimiz üzere gelirlerin giderleri karşılamaması nedeniyle, zaman içinde oluşan zararları karşılayabilmek amacıyla. Sermaye artırımına gidilir. Bu anlamda, eski TTK 324, yeni TTK md 376 kapsamında mevcut şirket zararının şirket sermayesini aşması ve/veya şirket sermayesinin üçte ikisinin oluşan zararlar nedeniyle karşılıksız kalması halinde şirketin iflası gündeme geleceğinden, aradaki farkı sermaye olarak koymak gerekecektir.[1]

2 - Kulübün faaliyetlerinin devamını sağlayabilmek için nakit paraya/sermayeye gereksinim duyulması nedeniyle ilave sermayeye gereksinim vardır.

3 - Finansal Fair Play kapsamında öz kaynak yapısını güçlendirmek ve zarar yapan kulüplerde "kabul edilebilir zarar"ı aşan kısmın ilgili kulüplerce giderilmesi zorunluluğundan dolayı sermaye artışı yapmak zorundadırlar. (Nitekim Finansal Fair Play Kapsamında kulüpler 2014-15'e kadar maksimum yıllık 45 milyon Euro, 2015-16 ile 2018-19 arası da maksimum 30 milyon zarar yapabilirler. 2018-19'dan itibaren ise yıllık zarar 30 milyon zararın altına düşmek zorundadır.)

 

Nitekim, bu söylediklerimiz kapsamında, Beşiktaş'ın neden sermaye artışına gittiğini Mali İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Berk Hacıgüzeller'in, Beşiktaş resmi internet sitesine yaptığı değerlendirmeden de görebiliriz.

 

Berk Hacıgüzeller'e göre; "Hedeflenen Beşiktaş; denk bütçeli, gelir-gider dengesinde gelir fazlası veren ve devamlı yatırım yapan bir Beşiktaş'tır. Kulüp bu anlamda sermaye artışına nakit anlamda katılacaktır. Sermaye artışı, Futbol A.Ş.'nin yüksek faizli borçlarının kapatılması ve bunların temliklerinin temizlenmesi ile bazı borçların yapılandırılması için kullanılacaktır. Birinci hedefimiz, karlı olmak ve bu karlılığı sürekli kılmaktır." Galatasaray'ın bedelli artışına gitmesi de, yine mevcut borç tutarının azaltılması ve transfere ilave kaynak sağlanmasını amaçlamaktadır.{jcomments on}

 



[1] Konu ile ilgili olan Yeni TTK 376. Maddesini de aşağıya alıyorum:

   3. Sermayenin kaybı, borca batık

olma durumu

a) Çağrı ve bildirim yükümü

MADDE 376- (1) Son yıllık

bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığıanlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.

(2)

Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığıanlaşıldığıtakdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.

(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığıesasına göre hem de muhtemel satışfiyatlarıüzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarınıkarşılamaya yetmediğinin anlaşılmasıhâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasınıister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığınıkarşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasınıyazılıolarak kabul etmişve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmışolsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmışbaşvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.

 

 
Futbolda Kayıtdışılık Sorunu

Tuğrul Akşar/ 23 Ocak 2012

Kayıt dışı ekonomi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonominin en önemli sorunlarının başında geliyor. Kayıt dışılığın çok yaygın olduğu ekonomilerde kamusal gelirin sağlıklı bir şekilde büyümesi söz konusu olamadığından, toplumsal genel refah seviyesinde de haksız ve dengesiz dağılımlar ortaya çıkıyor.

Devamını oku...
 
Yayıncıları Bekleyen Büyük Tehlike

Tuğrul Akşar/8 Ekim 2011

Geleceğe yönelik doğuracağı sonuçlar bakımından geçen haftanın en önemli gelişmelerinden birisi Premier League maçlarının uydu üzerinden mekanlarda izletilmesi konusunda açılan davada, Avrupa Adalet Divanı’nın, Premier Lig maçlarının  işletmeler tarafından uydu üzerinden izletilebileceğine ilişkin hüküm vermesiydi. 


Aslında bu gelişmeyi Hüseyin Özkök’ün tabiriyle “naklen yayın haklarının Bosman davası” olarak nitelendirmek en doğrusu olacak.

Konunun gelişimi çok sıradan bir olayla başladı aslında. Çoğu ülkede olduğu gibi İngilizlerde publarda biralarını yudumlayarak Premier Lig maçların izlemekteyken,  Premier Lig maçlarının resmi yayıncısı BskyB yetkilileri kırk iki yaşındaki Karen Murphy’nin Portsmouth şehrinde Fratton Park Stadı yakınındaki barına yaptıkları baskınla Premier Lig maçlarının Yunanistan üzerinden yayın yapan bir digital platform üzerinden decoder aracılığıyla bar sakinlerine izlettirildiğini bir tutanakla saptayıp konuyu mahkemeye taşımaları, böylesi bir karar ortaya çıkmasına yol açtı.

Pub sahibi Karen Murphy, yıllık aidatı o zaman 9800 Euro olan BSkyB decoderi yerine, yalnızca yıllık 930 Euro ödediği Yunanistan’ın dijital platformu olan o dönem Premier Lig yayın haklarına sahip Nova decoderi satın alarak işletmesine koymuştu.

Ancak bunu öğrenen Premier Lig ve Sky yönetimleri Karen Murphy’i mahkemeye verdi. Çünkü lokal yasalar ve uygulamalara göre İngiltere’de yayıncı kuruluşun digital platformu dışında başka bir platformun uydusu aracılığıyla Premier Lig maçlarının yayınlanması ve izletilmesine yasak getirilmişti. Bu nedenle İngiltere’de Premier Lig’i uydu vasıtasıyla yayınlayan pub sahiplerine, yayıncı kuruluş tarafından daha önceden açılmış ve pub sahipleri aleyhine sonuçlanmış davalar bulunmaktaydı.

 

Yayıncı kuruluş da doğal olarak Premier League yayın haklarının sadece kendisine ait olduğunu söyleyerek, ticari amaçlı maçların yayınlanmasının sadece kendileri üzerinden gerçekleşebileceğini iddia ediyordu. 

 

Pub Sahipleri Kazandı

 

Ancak,  Murphy Bosman yasasından esinlenerek, Avrupa Birliği hukuk normları kapsamında serbest piyasa ekonomisinde böyle bir yasağın olmaması gerektiğini iddia ederek, AB yasalarının tüm ülkelerde eşit uygulanması konusunda yetkili olan Avrupa Adalet Divanı’na başvurdu. Murphy tek başına da olsa BskyB ve Premier Lig yönetimiyle mücadele etmeye karar vermişti ve bu mücadele tam dört yıl sürdü. 2006-07 sezonunda açılan dava dördüncü yılını bitirmek üzereyken Mahkeme, AB ülkelerinden satın alınan decoderlerin AB sistemine dahil olan başka bir ülkede yasaklanamayacağına karar verdi.

 

Mahkemenin  vermiş olduğu bu kararla, İngiltere'de futbol yayınları konusunda pub sahipleri ve yayıncı kuruluş arasında ortaya çıkan anlaşmazlığı, şimdilik pub sahipleri kazanmış oldu. 

 

Adalet Divanı’nın Kararları Kesin

 

İlk kez böylesi bir davaya tanıklık eden Avrupa Adalet Divanı'nın açıklaması ise şöyle:  "İthalat, satış veya yabancı dekoderlerin kullanımı ile ilgili yerel hukuk, servis sağlama özgürlüğüne aykırı. Bu kısıtlama, fikri mülkiyet haklarının korunması için kullanılamaz. Sadece yayıncı kuruluşa ait özel programlar, Premier League klipleri ve grafikleri yayıncı kuruluş tarafından korunabilir…fikri hakların korunması  ya da stadyumlara daha fazla izleyicinin gitmesini özendirmek, yabancı dekoderlerin yasaklanmasına gerekçe olamaz.”

 

Avrupa Adalet Divanı’nın vermiş olduğu karar kesin hüküm niteliğinde olduğu için itiraz hakkı bulunmuyor. Bununla birlikte, bu kararın yetkili İngiliz mahkemesince de kararı onaylaması gerekiyor. Avrupa Birliği Hukuk Normları çerçevesinde buna da kesin gözüyle bakılıyor. 

 

Kim Haklı?

Premier League maçlarını yayıncı kuruluştan almak yerine, daha az para ödeyerek Yunanistan'da Premier League'i yayınlayan kuruluş üzerinden müşterilerine sunan Karen Murphy, kendisini "Yunanistan'dan aldığımız yayın için zaten belirli bir ücret ödüyoruz. Bu ödediğimiz paradan İngiltere'deki yayıncı kuruluş da belli bir pay alıyor. Dolayısıyla İngiltere'deki yayıncı kuruluşun bize dayattığı pahalı yayını alma mecburiyetimiz yok" şeklindeki savunması tüketici taraftar açısından rasyonel bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

Ancak bir de madalyonun diğer yüzüne bakmak gerekiyor. Premier Lig maçlarını 2010-13 sezonları için yayınlama hakkına sahip Bskytv+ESPN yukarıda belirtilen üç sezon için PL yönetimine 1.996 milyon Euro yayın bedeli ödemeyi taahhüt ve garanti etmişti. Yayıncı kuruluş bu parayı kazanabilmek için PL maçlarını İngiltere içinde ve dışında satıyor. Haftalık 174 farklı ülkede yayınlanan maçlardan elde olunan gelir toplam gelirin yüzde onunu oluştururken, yayıncı kuruluşun esas gelirini ülke içindeki 4 milyona yakın abone ve 44 bin Pub ve Bardan elde olunan naklen yayın geliri oluşturuyor. Bar ve publardan elde olunan 1.3 milyar Euro gelir, toplam yayın gelirinin yüzde altmış dördüne karşılık geliyor. Hal böyle olunca, yayıncı kuruluşun bu konu üzerinde neden bu kadar titiz davranmak zorunda kaldığı da kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Bu karar üzerine, İngiltere Alkollü İşletmeler Derneği yönetim kurulu başkanı Brigid Simmonds, "En azından belirsizlik sona erdi. Artık İngiliz yetkililer de kanunu yeniden düzenlenmeli ve pub sahipleri de ne yapacaklarını bilmeliler" şeklinde konuşarak, yetkili mahkemenin Avrupa Adalet Divanı’nın verdiği karara uygun bir karar vermesini beklediklerini ifade etti.

Şimdi diğer Pub sahipleri de Karen Murphy gibi hareket ederlerse, yayıncı kuruluş parasal anlamda çok büyük bir darbe yemiş olacak. Avrupa Adalet Divanı’nın kararı Premier Lig'in yayım haklarıyla ilgili olarak kurulmuş olan mali modelin sarsılmasına yol açabilecek nitelikte görünüyor.

 

Bu Karar Diğer Ligleri ve Ülkemizi de Etkileyebilir

Geçen haftaki Futbol Ruhunu Televizyona mı Sattı ?” başlıklı yazımızda da belirtildiği  üzere, (http://www.futbolekonomi.com/index.php?option=com_content&view=article&id=1795) halen Avrupa liglerinde en önemli gelir kalemlerinden birisini naklen yayın gelirleri oluşturuyor.  Bu anlamda naklen yayın gelirlerinin toplam gelirler içindeki payı oldukça yüksek. Nitekim, Premier Lig’de toplam gelirlerin %49’u, İtalyan Serie-A’da %60’ı, Fransız Lig 1’de %55’i ve İspanyol La Liga’da %41’i yayın gelirlerinden oluşuyor.

 

Durum böyle olunca, bu karar ister istemez bu liglerdeki yayıncı kuruluşları  önemli parasal bir sıkıntıya sokacak gibi görünüyor. Hüseyin Özkök’e göre, “Bu durumda yayıncı kuruluşlar fiyatlarını indirmek zorunda kalacak. Yeni ihalede ise büyük ihtimalle uğrayacağı zararın karşılığı olan rakamı düşerek teklifini verecek. Ancak diğer yandan da yurt dışı satışları da artacak, fiyatlar öncekine göre yükselecek. Yine de ortaya çıkacak zararın karşılık bulması zor. Bu karar bundan sonra yapılacak olan yayın ihalelerini de oldukça etkileyecek gibi gözüküyor. Özellikle FIFA ve UEFA organizasyonları da bundan nasibini alabilir. Bu durum ayrıca her ülkede ayrı ayrı satılan liglerin AB ülkelerinde toplu ihale ile satılma durumunu da ortaya çıkabilir. Premier League için alınan bu karar,  Şampiyonlar Ligi'nin yayın hakları konusunda da emsal oluşturabilir.”

Bu durumun sadece Publarda değil de, aynı zamanda konutlarda da geçerli olabileceği düşünülürse, yayıncı kuruluşları gerçekten zor günler bekliyor. Bu konuda lokal hukuk ne yapabilecek ya da nasıl bir orta yolcu çözüme gidecek bunu önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Bu durumdan Süper Lig yayıncı kuruluşunun da etkilenmemesi çok mümkün görünmüyor. Aslında konunun bir de internet boyutu var.  Aynı mantıkla bakıldığında internet üzerinden dağıtımı yapılan canlı yayınların televizyonlara aktarılarak ticari amaçlı kullanımı gündeme gelirse bu da bir başka hukuki sorunu beraberinde getirmiş olacak.{jcomments on}

 
Futbolcuların Mülkiyet Sorunu

Tuğrul Akşar- 27 Haziran 2011

Geçen haftaki yazımızda özetle, futbolun giderek endüstriyel bir karaktere bürünmesi  ve çok önemli parasal gelirler yaratmasının, futboldan para kazanma anlayışında yeni değişikliklere yol açtığını ve bunun sonucunda bazı yatırım fonlarının ellerindeki finansal olanakları da kullanarak futbola para plase etmeye başladıklarını ifade etmiştik.

Devamını oku...
 
Yeni Yasa İle Sporda Şiddet Bitecek (mi?) (II)

 

 alt

Tuğrul AKŞAR/ 10 Nisan 2011

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edilen ancak henüz  yasalaşmayan  “Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Yasası” üzerinde durmuş ve sporda şiddetin kökenlerini tartışmıştık.

Devamını oku...
 
Yeni Yasa İle Sporda Şiddet Bitecek (mi?) (I)

 

alt

Tuğrul AKŞAR/ 4 Nisan 2011

 Geçen hafta “Sporda Şiddet ve Düzensizliği Önleme Yasası”, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda kabul edildi. Cumhurbaşkanı da onaylayıp Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra uygulamaya girecek yasa bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Görünen o ki, yasanın uygulamaya geçmesi ile başta kulüpler, taraftar ve medya olmak üzere herkes önemli bir şekilde etkilenecek.

Devamını oku...
 
Spor Kulüplerinin Mali ve Yönetişim Sorunları ve Bunlara İlişkin Çözüm Önerileri'ne İlişkin oturumun Meclis Tutanakları

alt

8 Mart 2011-TBMM Meclis Tutanakları  

Türk futbolunun yeniden yapılanmasında referans olabilecek bir oturumun tutanaklarını,  Futbolekonomi.com yazarlarından Tuğrul AKŞAR'ın, "Spor Kulüplerinin Sorunları ile Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'na Spor Kulüplerinin Mali ve Yönetişim Sorunları ve Bunlara İlişkin Çözüm Önerileri" hakkında verdiği brifingin meclis tutanaklarını sizlerle paylaşıyoruz...

Devamını oku...
 
Türk Futbolunun Finansal Yeniden Yapılanması ve Yönetişimsel Sorunları İçin Toplandılar
alt
8 Mart 2011/ TBMM Araştırma Komisyonu
Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Nazım Ekren başkanlığında toplandı.  Spor Ekonomisti Tuğrul Akşar'ın brief verdiği komisyonda

 

 

Sporda şiddeti bitirmek ve kulüplerin finansal yeniden yapılandırılması ile kulüplerin yönetişimsel sorunlarına çözüm çareleri arandı.

Devamını oku...
 
Futbol Yasaların Üzerinde Olabilir mi?

 

alt

Tuğrul AKŞAR/10 Ocak 2011

Bilindiği üzere Türkiye Futbol Federasyonu(TFF)’nun 6 Ekim 2009 tarihinde almış olduğu bir karar ile Ankaraspor bir alt lige düşürülmüş ve TFF almış olduğu bu kararı  “Kulüplerin ve TFF kapsamındaki birliklerin yapısına ve tesciline ilişkin esaslar ile TFF Statüsü'nün 18/3. ve 76/6. maddelerinde belirlenmiş olan “Hiçbir gerçek veya tüzel kişinin herhangi bir müsabaka ya da turnuvanın dürüstlüğünü herhangi bir biçimde zedeleyecek şekilde birden fazla kulübü yönetemeyecekleri veya kontrollerini elinde bulunduramayacakları" hükmüne bağlayarak gerekçelendirmişti.

Devamını oku...
 
Futbolun Ekumenik Yapısına Ankaraspor Olayı Özelinde Bir Bakış ve TFF Ne Kadar Doğru Yaptı?

alt 

Tuğrul AKŞAR 19.09.2009

 

Bilindiği üzere Türkiye Futbol Federasyonu(TFF)’nun 6 Ekim 2009 tarihinde almış olduğu bir karar ile Ankaraspor bir alt lige düşürüldü.

Devamını oku...
 


Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

17.07.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

91.359

1,80

 bjk BJKAS

2,46

1,23

 fb FENER

28,84

0,49

 gs GSRAY

1,67

1,83

 trabzon TSPOR

1,33

1,53

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 18616430

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  24   3    7   75  33   42    75 
2  Fenerbahçe  34  21  9  4  78  36  42  72
3 Başakşehir

 34

 22  6  6  62  34  28  72
4

Beşiktaş

 34  21  8  5  69

 30

 39  71
5 Trabzonspor
 34  15  10  9  63  51  12

 55

6

Göztepe

 34

 13 

 10  11  49  50  -1  49
7

Sivasspor

 34  14  7  13  45  53  -8  49
8

Kasımpaşa

 34  13  7  14  57  58  -1  46
9

Kayserispor

 34  12

 8

 14  44  55  -11  44
10

Malatyaspor

 34  11  10  13  38  45  -7  43
11 Akhisarspor  34  11  9  14  44  53  -9  42
12 Alanyaspor  34  11  7   16   55  59  -4  40
13 Bursaspor  34  11  6  17  43  48  -5  39
14 Antalyaspor  34  10  8  16  40  59  -19  38
15 Konyaspor

 34

 9  9  16  38  42  -4  36
16 Osmanlıspor

 34

 8  9  17  49  60  -11  33
17 Gençlerbirliği  34  8  9  17  37  54  -17  33
18 Karabükspor   34   3  3  28  20  86  -66  12

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

izlanda-bayrak İzlanda

10 7 1 2 16 7 22 9
2 hirvatistan-bayrak Hırvatistan 10 6 2 2 15 4 20 11
3 ukrayna-bayrak Ukranya

10

5 2 3 13 9 17 4
4

turk-bayrak Türkiye

10 4 3 3
14

13

15 1
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
10 2 3
5 9 13 9

-4

6

kosova-bayrak Kosova

10 0 1 9
3

24

1 -21

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.