x
13 Kasım 2018- Alman basını tarafından 70 milyon elektronik belgenin incelenmesi ile ortaya çıkarılan skandalda UEFA’nın kirli sırları, ve kulüplerin menejerler ile olan uygunsuz ilişkileri belgelendi. 29 Ekim 2018-  10 Maçta 2 Galibiyet, 3 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe'de yönetim teknik direktör Philip Cocu'yu görevinden aldı.  23 Ekim 2018- UEFA 2018/19 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde toplam 1.950 Milyon Euro parasal ödül dağıtacak. Avrupa Ligi'nde ise dağıtılacak tutar 560 Milyon Euro olarak gerçekleşecek. UEFA'nın Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa o... 26 Eylül 2018- Evsahipliğine aday olduğumuz Euro 2024 Organizasyonunu UEFA Almanya’ya verdi.  14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Murat Başaran PROFESYONEL SPORCU OYNAMA HAKLARININ DEVRİNDE YAPILAN ÖDEMELER VE VERGİLEME-II

PROFESYONEL SPORCU OYNAMA HAKLARININ DEVRİNDE YAPILAN ÖDEMELER VE VERGİLEME-II

 

Murat Başaran- 14 Mart 2013 Geçen hafta ilk bölümünü yayınladığımız futbolculara yapılan ödemelerin vergilendirilmesi konusunun vergi kanunları bakımından incelenmesinin bu hafta 2. bölümünü sizinle paylaşıyoruz. Pratikte özellikle kulüp yönetimleri için hayati önem taşıyan bu konuya kaldığımız yerden devam edelim.

III-ÖDEMELERİN VERGİ KANUNLARI KARŞISINDAKİ DURUMU

 

Bilindiği üzere  55 Nolu K.D.V. Genel Tebliği'nde profesyonel sporcuların katıldığı futbol faaliyetleri esas alınmak üzere, bu faaliyetlerin yürütülmesinde taraf olan spor kulüpleri, T.F.F. ve S.G.M.’nin söz konusu faaliyetlerinin K.D.V. karşısındaki durumu hakkında açıklamalar yapılmıştır.

 

Spor kulüplerinin profesyonel futbol şubelerinin faaliyet gelirleri arasında esas olarak karşılaşma hasılatları, karşılaşma yayın haklarının satışından elde edilen gelirler, forma reklam gelirleri, piyango gelirleri, transfer gelirleri ve muhtelif isim hakkı satış gelirleri yer almaktadır.

 

55 nolu K.D.V. genel tebliğinde futbolcu transferleri ve kiralanmasının K.D.V.K. karşısında durumu aşağıdaki şekilde ele alınmıştır:

 

Ticari nitelikten ziyade faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen bedeller K.D.V.K.’nın 1/ 3-g maddesi kapsamında sayılamayacağından verginin konusuna girmemektedir.

 

Ancak, daha sonra ayrıntılı olarak ele alınacağı üzere futbolcu transferleri K.D.V.'nin konusuna girmektedir. Zira futbolcu transferi bir futbolcunun alım-satım işleminden daha çok bir futbolcunun futbol kulübünde futbol oynama hakkının alım-satımıdır. Bu nitelikte bir faaliyeti, kulüplerin yayın hakları satışından farklı olarak ele alınamayacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle futbolcu transferleri, K.D.V.K.’nın 1/ 3-g maddesi (derneklerin futbol şubeleri için ) veya 1/ 1’inci maddesi (anonim şirket şeklinde örgütlenmiş futbol kulübü için ) uyarınca K.D.V'nin konusu girmektedir.

 

“İhtira beratı, telif hakkı,imtiyaz hakkı, alameti farika, marka gibi gayrimaddi mal ve hakların satışında da vergiyi doğuran olay, bunların teslim edilmesidir. Teslim, bu hallerde de mülkiyet hakkının devrini gerektiren sözleşme uyarınca tasarruf hakkının devredilmesini ifade eder. Ancak, bunlarda, çok halde somut bir teslim olayı bulunmadığından, duruma göre sözleşmenin yapılması, gayrimaddi mal veya hakkın devrini de ifade eden maddi bir kıymetin teslimi veya gayrimaddi mal veya hakkın alıcı tarafından kullanılmaya başlanması teslimin göstergeleri olarak alınabilir.”[1]

 

 216 seri numaralı G.V.K. Genel Tebliği'nde gayrimaddi hak bedelleri (ile ciro primi niteliğindeki ödemelerin) tahakkuk ettikleri dönemde gelir ve gider olarak dikkate alınmaları gerektiği vurgulanmıştır.

 

Bonservis bedelleri bir sporcunun belirli bir kulübe bağlı olarak oynatabilme hakkının satın alınmasına karşılık olarak alınan bedeldir. Bu itibarla spor kulüpleri (dernekler veya şirketler ) arasındaki ticari mahiyetteki bir ilişkinin varlığına dayanmaktadır.

 

“Medeni Kanun yönünden en azından genel görüntü itibariyle doğurduğu boşluğa rağmen, konunun G.V.K.’nın 70’inci maddesi çerçevesinde ele alınması mümkündür. Nitekim G.V.K.’nın bahsi geçen   maddesinin beşinci bendinde gayrimaddi haklar için oldukça geniş bir yasal çerçeve sunulmuş ve “gibi” edatı kullanılmak suretiyle bentte ismen belirtilenlere benzerliği olan hakların da gayrimaddi hak olarak ele alınacakları belirtilmiştir. Benzer şekilde, T.T.K.’nın 460’ıncı maddesinde, gayrimaddi hakların kesin bir sınırı çizilmemiş ve “gibi” ifadesi kullanılmak suretiyle uygulamada yaygın olarak bilinen gayrimaddi haklara mahiyeti itibariyle benzerliği olan hakların da gayrimaddi hak olarak değerlendirilmesinin gerektiği ortaya konulmuştur. Bu çerçeve de G.V.K.’nın  70 ve T.T.K.’nın  460’ıncı maddelerinde yer alan esnek ve geniş yasal çerçeve karşısında, sporcu oynatma hakkını elinde bulunduran kulübün ödemiş olduğu bonservis bedelinin bir gayrimaddi hak sağlamaya yönelik olarak yapıldığının kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla bu bedel üzerinden amortisman ayrılacağı, bu bedellerin doğrudan gider olarak dikkate alınamayacakları söylenebilecektir.”[2]

 

Vergi İdaresi’ndeki genel yaklaşım bonservis bedellerinin amortismana tabi varlık olarak değerlendirilmesi yönünde olmakla birlikte, 55 seri numaralı K.D.V.K. Genel Tebliği'nde bonservis bedellerinin K.D.V.’ye tabi olup olmadığı konusunda, “..... Ticari nitelikten ziyade faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen bedeller K.D.V.K.’nın  1/ 3-g   maddesi kapsamında sayılamayacağından verginin K.D.V.’nin konusuna girmemektedir.....” şeklindeki açıklamalar, Vergi İdaresi’ndeki bahsedilen genel yaklaşımdan farklı bir anlayışı ifade eder gibi görünmektedir. Zira bonservis bedellerinin K.D.V.’ye tabi olmamasının gerekçesi açıklanırken, vergi idaresinin bonservis bedellerini ticari bir faaliyet sonucunda elde edilen bir gayrimaddi hak olarak görmüyormuş gibi bir izlenim de edinilmektedir. Ancak, bir kurumlar vergisi mükellefi olarak şirketlerin yaptıkları her türlü faaliyetten elde ettikleri kazancın Kurumlar Vergisine tabi oldukları (K.V.K. md. 1, 6, G.V.K. md. 37 ) düşünüldüğünde, şirketleşen kulüplerin birbirleri arasındaki bonservis devri ilişkisini “ticari kazanç” kapsamı dışında ele almak mümkün değildir. Benzer şekilde şirketleşmeseler dahi yasal açıdan dernek olarak kabul edilen spor kulüplerinin bizzat kendi tüzel kişiliklerince elde edilen gelirler hariç olmak üzere kurulan her bir ayrı organizasyon (futbol şubesi, basketbol şubesi, atletizm şubesi gibi ) nedeniyle spor işlerine özgü faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin vergi idaresince, bir “iktisadi işletmeden elde edilen” gelir olarak “ticari kazanç” kapsamında değerlendirildikleri de bilinmektedir. Dolayısıyla, tebliğ hükümlerinin genişletilerek genel hukuki yapıdan farklı yasal durumlar oluşturulması suretiyle, spor kulüplerinin ödedikleri bonservis bedellerini gayrimaddi bir hak satın alınması işlemi dışında düşünmek bize göre doğru değildir.[3]

 

Yine FIFA tarafından yayımlanan  628 no’lu sirkülere göre; futbolcuların kendi futbol federasyonları tarafından verilecek uluslararası transfer belgesi almaları kaydıyla, kulübü izin vermese dahi sözleşmesini bir başka kulüpte yenilenmeleri mümkündür. Bu amaçla, bonservis bedelinin eski kulübüne ödenmediği gerekçesiyle futbolcunun yeni kulübünde oynaması engellenemez. Bu gibi durumlarda iki kulübün “yetiştirme ve geliştirme” tazminatı konusunda kendi aralarında anlaşmaları asıldır. Bununla birlikte tazminat konusunda kulüplerin anlaşmaları halinde bu tutarı FIFA belirler (Talimat   md. No: 12- 20 ). Ancak, ülkemizde kulüpleri anlaşma sağlamadan Türkiye’deki bir futbolcunun diğer bir futbol kulübünde oynaması imkanı yoktur. Zira FIFA tarafından yayımlanan sözkonusu sirkülerin  29’uncu maddesi ulusal federasyonlar dahilinde yapılacak transferle ilgili olarak farklı uygulamada bulunulması imkanını vermiş ve ülkemiz Futbol Federasyonu da bu yönde karar almıştır.

 

i-Uluslararası Transfer:  Futbolcu, tescil işleminin yapıldığı federasyonun bir kulübünde bu çerçevede futbol oynamaktadır.

 

Mevcut bir sözleşmenin devamı esnasında bir futbolcunun bir başka ulusal federasyondaki kulüpte futbol oynama hakkı, hem Borçlar Kanunu hem de FIFA talimatları çerçevesinde federasyon tarafından düzenlenecek uluslararası transfer belgesinin yanısıra her iki kulübün futbolcunun transferi konusunda anlaşmaya varmasına bağlıdır. Burada satış sözleşmesinin konusu bir futbolcunun  satışından çok, futbolcunun futbol oynama hakkının satışıdır. Burada futbolcunun eski kulübü futbolcunun futbol oynama hakkını FIFA talimatları ve hizmet sözleşmesinin gereği olarak elinde bulundurmaktadır. İki kulüp arasında alım satıma konu olan şey ise futbolcunun futbol oynama hakkıdır. Yani gayrimaddi bir hakkın satış sözleşmesi ile el değiştirmesi sözkonusudur.

 

Ancak, hizmet sözleşmesi sona erse dahi, futbolcunun eski kulübü, yeni kulübünden yetiştirme ve geliştirme tazminatı talep edebilmektedir. Ancak, buradaki önemli olan husus futbolcunun iki kulüp arasındaki mali anlaşmazlıktan etkilenmeksizin yeni kulübünde futbol oynayabilmesidir.

 

ii-Yurt İçi Transfer: Ulusal transferlerde bir futbolcunun transferlerinde futbolcunun yeni kulübünde futbol oynayabilmesi için yeni ve eski kulüplerinin futbolcunun bonservis bedeli üzerinde anlaşmaya varmaları zorunludur. Mali anlaşmazlık futbolcunun yeni kulübünde futbol oynamasını engellemekte, hatta bazı durumlarda eski kulüp futbolcu üstündeki haklarını (birtakım ödemelere bağlı olarak ) devam ettirebilmektedir.

 

Bir futbolcunun herhangi bir kulüpte futbol oynaması hakkı T.F.F. Talimatları ile futbolcu ve kulüp arasında önceden yapılmış hizmet sözleşmesine bağlıdır. Yine burada da futbolcunun bir emtia gibi alım satımı söz konusu değildir. Taraflar arasında alım satıma konu olan şey bir gayri maddi hakkın alım satımıdır.

 

Bir futbolcunun bir futbol takımında futbol oynama hakkının satışı, futbol kulüplerinin isim haklarının veya karşılaşmaların televizyondan yayın haklarının satışından farklı düşünemeyiz. Ancak, 55 nolu K.D.V. K Genel Tebliği bu konuya farklı bir yaklaşım getirerek şu şekilde açıklamada bulunmuştur:

 

Ticari nitelikten ziyade faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan futbolcu transferleri ile kiralamaları karşılığı kulüplerce elde edilen bedeller K.D.V.K.’nın 1-3/g maddesi kapsamında sayılamayacağından verginin konusuna girmemektedir.

 

Kanaatimizce faaliyetin zorunlu bir unsur taşıması, faaliyetin K.D.V.nin konusuna girmeyeceği anlamına gelmeyecektir. Zira bir ticari faaliyetin unsurları burada mevcuttur. Her ne kadar G.V.K.’da ticari faaliyetin çerçevesini tayin edecek belirli ölçüler konulmamışsa da, belirli bir organizasyona dayanan ve G.V.K.'da açık tanımı yapılan zirai faaliyet dışında kalan her türlü faaliyet ticari faaliyettir. Spor kulüplerinin profesyonel futbol şubelerinin derneğe ait iktisadi bir işletme olarak tanımlayarak bir organizasyonun varlığını zaten kabul etmekteyiz. Faaliyetin devamlılığı buruda tartışmasızdır. Bu konu anonim şirket şeklindeki futbol kulüpleri için tartışma yaratmayacak kadar açık olup derneklere ait futbol kulüpleri için de aynı çerçevede değerlendirilmelidir.

 

Ortada bir hakkın teslimi söz konusudur ve buna ilişkin olarak K.D.V.K.’da özel bir düzenleme yapılmamıştır. Futbol kulüplerinin (derneklere ait ) K.D.V.K.’nın 1/ 3-g   maddesi, anonim şirket şeklindeki futbol kulüplerinin aynı Kanun’un 1’inci maddesi uyarınca bonservis bedeli olarak elde ettikleri bu gelirler K.D.V.’ye tabidir.

 

            Gelir İdaresi tarafından verilen bir özelge ise sorunu anonim şirket-derneğe bağlı iktisadi işletme bağlamında vergileme farkı yaratacak niteliktedir. KDV açısından aynı nitelikteki vergiyi bir vergileme unsurunun (vergiyi doğuran olayın) mükellefin statüsüne göre farklı vergi rejimlerine tabi olması sonucuna çıkaran ve katılmadığımız bu özelge özetle aşağıdaki gibi kaleme alınmıştır.

 

“…..Konu ile ilgili olarak 55 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "A-Spor Kulüpleri" başlıklı bölümünde; anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşların bütün teslim ve hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince vergiye tabi olduğu açıklanmıştır. Buna göre, anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan şirketiniz tarafından yapılan futbolcu transferlerinden elde edilen bedeller, KDV Kanununun 1/1 inci maddesi kapsamında KDV ye tabi olacaktır.”[4]

 

iii-Futbolcu Kiralanması: Bir futbolcunun herhangi bir kulüpte futbol oynama hakkı burada kiralamanın konusunu oluşturmaktadır. Varılan anlaşmayla bu hakkın (gayrimaddi hakkın ) kullanımına ilişkin belli bir süre öngörüldüğünden ortada gayrimaddi bir hakkın kiralanması olayı vardır.

 

Bir gayrimaddi hakkın kiralanmasına ilişkin G.V.K.’nın 70’nci maddesinde şu düzenlemeye yer verilmiştir.

 

Anılan maddesinin ilk fıkrasında "aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır" denildikten sonra  5’inci bendinde bu gayrimaddi haklar belirtilmiştir:

 

" 5 ( 3239 sayılı Kanun’un  55. maddesiyle değişen bent ) Arama, işletme, imtiyaz hakları ve ruhsatları, ihtira beratı (ihtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır. ), alameti farika, marka, ticaret ünvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ati bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu hakların kullanılması için gerekli malzeme ve teçhizat bedelleri de gayrimenkul sermaye iradı sayılır)"

 

Yukarıdaki bent hükmünden de anlaşılacağı üzere, "gibi haklar" ifadesiyle yapılan geniş tanımlamanın sonucu olarak, futbolcunun futbol oynamasına konu hakkın kiralanması karşılığında elde edilen iratlar da gayrimenkul sermaye iradı olarak değerlendirilmelidir.

 

Gayrimenkul sermaye iradından bahsedebilmek için, taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi olması yani yazılı veya sözlü bir kira sözleşmesinin bulunması gerekir. Nitekim Borçlar Kanunu'nun 248'inci maddesine göre kira sözleşmesi; bir kimsenin (kiralayan ) bir ücret (bedel ) karşılığında bir şeyin kullanılmasını veya ondan yararlanılmasını belli bir süre için başka bir kimseye (kiracıya ) bırakmayı öngören bir sözleşme şeklidir.

 

Diğer taraftan gayrimaddi haklara ilişkin futbolcu kiralama sözleşmesi, B.K.’nın 248 ila 270’inci maddelerinde yer alan "kira sözleşmesi" hükümleri kapsamındaki "hasılat kirası"nın esaslı unsurlarını taşır.

 

Çünkü adı kira sözleşmesinde; kiracıya kiralanan şeyi sadece kullanma hakkı veren bir sözleşme türü olup, sözleşme konusu menkul ya da gayrimenkul olan maddi bir şeydir. Oysa hasılat kirasında; kiracıya kiralanan şeyi kullanma hakkının yanında onun semerelerini toplama hakkını da verilmekte olup, kiralama konusunu hasılat getiren semere (ürün ) veren  şeyler ve haklardır.

 

K.D.V., gelir ya da kurumlar vergisinden farklı olarak, şahısları veya kurumları değil işlemleri vergilendirmeyi amaçlamıştır. (K.D.V.K.’nın  1'inci   maddesinde, Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler ile mal ve hizmet ithalatının K.D.V.’ye tabi olduğu belirtilmiştir. Kanun’un 4'üncü maddesinde ise; "hizmet teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler" olarak tanımlanmış ve bu işlemlerin bir  şeyi kiralamak şeklinde de gerçekleşebileceği belirtilmiştir.

 

Ayrıca K.D.V.K.’nın 1/3-f maddesinde ise "G.V.K.'nın  70’inci   maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri"nin K.D.V.'nin konusuna girdiği açıkça belirtilmiştir.

 

Diğer taraftan, işlemlerin Türkiye'de yapılması, aynı Kanun’un  6'ncı   maddesinde; "malların teslim anında Türkiye’de bulunmasını, hizmetin Türkiye'de yapılmasını, değerlendirilmesini veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını, (değerlendirme G.V.K.’nın  7’nci maddesine göre tayin olunu ) ifade eder" şeklinde açıklanmıştır.

 

Esas olarak ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler ile her türlü mal ve hizmet ithalatı, K.D.V.K.’nın 1'inci  maddesinin  1 ve  2’nci bendleri uyarınca K.D.V.'ye tabi olmakla birlikte  3 nolu bent hükmü ile diğer faaliyetlerden doğan teslim ve hizmetler de K.D.V.'ye tabi işlemler olarak belirtilmiştir.

 

Derneklere ait futbol kulüpleri açısından K.D.V.K.’nın  1/3-g   maddesi, anonim şirket şeklindeki futbol kulüpleri açısından aynı Kanun’un 1/1 maddesi uyarınca futbolcu kiralaması K.D.V.'nin konusuna girmektedir. Aynı Kanun’un 1/3-f maddesi ise konu hakkında tartışmaya yer bırakmayacak kadar açıktır.

 

Ancak, sıklıkla bahsedilen K.D.V.K Genel Tebliği; futbolcuların kiralanmasını, K.D.V.'nin konusu dışında tutmasına karşın, kanaatimizce uygulama açıklamalarımız doğrultusunda yapılmalıdır."[5]

IV- YAPILAN ÖDEMELERİN AKTİFLEŞTİRİLMESİ

 

Daha öncede tanımlandığı üzere Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilen menfaatlerdir.

 

Bu maddenin 6'ncı fıkrasında “Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler” de bu kapsama girdiğinden eski ve yeni 94'üncü maddelerde aynen zikredildiği üzere “avans olarak ödenenler dahil” nakden veya hesaben yapılan ödemelerde istihkak sahiplerinin Gelir Vergilerine mahsuben G.V.K.2nın 103'üncü maddesinde belirlenen dilimlere uygun olarak Vergi tevkifatı yapılması gerekir.

 

Bu ödemeler;

 

  • Sabit Transfer ücreti,
  • Müsabaka başına transfer ücreti,
  • Başarı ödülü, biçiminde sınıflandırılabilir.

 

“BİLANÇO döneminde, Muhasebenin Dönemsellik İlkesi gereği futbolcu ile kaç yıl için sözleşme yapılmış ise Bonservis ve Transfer bedelleri, ona göre aşağıda gösterilen biçimde bölünür;[6]

 

Takvim yılına göre bütçe esasını kullanan kulüpler için;

 

Bir yıllık Sözleşme için:

Birinci Yıl; 1 Yıllık için sözleşme tutarının %50’si

İkinci Yıl; 1 Yıllık için sözleşme tutarının %50’si

 

İki yıllık Sözleşme için:

Birinci Yıl; 2 Yıllık için sözleşme tutarının %25’i

İkinci Yıl; 2 Yıllık için sözleşme tutarının %50’si

Üçüncü Yıl; 2 Yıllık için sözleşme tutarının %25’i

 

Üç yıllık Sözleşme için:

Birinci Yıl; 3 Yıllık için sözleşme tutarının %16.7’si

İkinci Yıl; 3 Yıllık için sözleşme tutarının %33.3’i

Üçüncü Yıl; 3 Yıllık için sözleşme tutarının %33.3’i

Dördüncü Yıl; 3 Yıllık için sözleşme tutarının %16.7’si

 

Dört yıllık Sözleşme için:

Birinci Yıl; 4 Yıllık için sözleşme tutarının %12.57’u

İkinci Yıl; 4 Yıllık için sözleşme tutarının %25’i

Üçüncü Yıl; 4 Yıllık için sözleşme tutarının %25’i

Dördüncü Yıl; 4 Yıllık için sözleşme tutarının %25’i

Beşinci Yıl; 4 Yıllık için sözleşme tutarının %12.5’u

 

Dört yıllık Sözleşme için:

Birinci Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %10’u

İkinci Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %20’si

Üçüncü Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %20’si

Dördüncü Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %20’si

Beşinci Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %20’si

Altıncı Yıl; 5 Yıllık için sözleşme tutarının %10’u hesaplanarak gider yazılır.”

            TFF Yönetim Kurulu’nun 7.12.2012 tarih ve 18 sayılı toplantısında kabul edilmiş ve TFF’nin resmi web sitesi olan www.tff.org’da 10.12.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan Kulüp Lisans Sistemi ve Mali Fair Play Talimatının Mali Kriterlerin işlenildiği 66-89’uncu maddeleri ile Ek V-X’da da açık biçimde sporcu oynama hakları karşılşığı ödenen bedellerin aktifleştirilmesi gerektiği hususuna yer verilmiştir.

 

S.P.K. tarafından 2002/6 sayılı Bülten ile yayımlanmış 07.02.2002 tarih ve 9/181 sayılı Karar ile 2008 yılında almış olduğu 9/412 sayılı Karar uyarınca halka açılmış futbol kulüplerinin mali yapılarına dair bir takım standartlar belirlenerek, ilan edilmiştir. Bu standartlara göre;

            -Muafiyetten yararlanmak için futbol takımının kulüp tarafından anonim şirkete kiralanması veya devredilmesi (süreli veya süresiz, bedelli veya bedelsiz) gerekmektedir. Yukarıda belirtilen haklar devir veya satın alma yolu ile anonim şirkete geçebilir veya uzun vadeli sözleşmelerle şirkete kiralanabilir. Belirtilen hakların kiralama yolu ile geçmesi durumunda, yapılan sözleşmelere ilişkin bilgilere halka açılma sırasında yayımlanacak izahnamelerde yer verilecektir. Söz konusu hususlar Türkiye Futbol Federasyonuna bildirilerek, federasyondan alınacak onay yazısı Kurula sunulacaktır.

            Belirtilen hakların kira yoluyla devir alınması durumunda, diğer anonim şirketlerden farklı olarak herhangi bir hak veya varlık bulunmayacaktır.

            Söz konusu hakların devir yoluyla alınması durumunda, anonim şirketin aktifinde diğer şirketlerden farklı olarak

a- Futbolcu bonservisleri,

b- İsim hakları (patent, marka, lisans vb.),

c- İdman tesisleri, stadyum vb. faaliyet ile ilgili gayrimenkuller ve bunların kullanım hakkı gibi varlıklar da bulunacaktır:

-Bonservis bedeli, maliyet bedeli ile bilançoda “Maddi olmayan duran varrlıklar-haklar” kaleminde gösterilecek ve sözleşme süresi içerisinde amorti edilecektir.

 

-Şarta bağlı ödemelerin, mali tabloların kesinleşme tarihindenmakul bir şekilde ve makul bir oranda tahmin edilebilmesi halinde tahakkuk ettirilmesi ve mali tablolara yansıtılması gerekir. Belli bir öneme sahip olan, ancak tutarları tahmin edilemeyen şarta bağlı hususlar dipnotlarda açıklanır.

 

-Futbolculara peşin olarak yapılan ödemeler, “Peşin ödenen giderler” olarak bilançoda aktifleştirilecek sözleşme süresince dönem girine atılmak suretiyle itfa olunacaktır.

 

-Futbolculara yapılan aylık, prim ve benzeri dönemsel ödemeler giderin tahakkuk ettirildiği dönemde gelir-gider tablosuna yansıtılacaktır.

 

-Sözleşmesi devam eden bir futbolcunun başka bir kulübe satılması durumunda elde edilen gelirler gayri maddi hakkın satışı olarak değerlendirilecektir.

 

-Futbolcuların bir daha oynayamayacak biçimde sakatlanması veya hastalanması gibi durumlarda futbolcuların lisans hakları için karşılık ayrılması zorunludur.

 

  Sözleşmesi devam eden sporcuların ya da Yetiştirme tazminatı ödenen sporcuların transferlerinde ise, transferler için yapılan ödemeler, sporunu icra etme hakkının satın alınması anlamına gelmektedir. Bu tip gayri maddi bir hakkın satın alınması sürecinde yapılan ödemelerin aktifleştirilerek “Maddi Olmayan Duran Varlıklar” hesabına alınması, gayrimenkullerin değerlemesi ile ilgili esaslar çerçevesinde itfa edilmesi gerekmektedir.

 

            Değerleme ölçüsü ise, V.U.K.’un 262’nci maddesi uyarınca maliyet bedelidir. Bu bedel, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi ya da değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemeler ile bağlı diğer giderlerin toplamıdır. Aktifleştirilen bu iktisadi değerin, V.U.K.’un genel düzenlemeleri çerçevesinde amortisman ayrılmak suretiyle giderleştirileceği, sporcunun sözleşmesinin sona ermesi veya sona ermeksizin bir başka kulübe satılması halinde itfa edilemeyen kısım doğrudan gider yazılabilir. Sporcu kiralamalarında ise, sezonluk kira bedelinin tamamı ilgili dönem giderlerine intikal ettirilmelidir.

PROFESYONEL SPORCU OYNAMA HAKLARININ DEVRİNDE YAPILAN ÖDEMELER VE VERGİLEME-III

V-VERGİ TEVKİFATINA DAİR DÜZENLEMELER

A- ÖDEME YAPILAN DAR MÜKELLEF KURUMLARIN VERGİLENDİRİLMESİ :

 

KVK'nın 3'üncü maddesinde, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayan kurumların, sadece Türkiye’de elde ettikleri  kurum kazançları üzerinden dar mükellefiyet esasına göre vergilendirilecekleri belirtilmiştir.

 

Aynı Kanun’un 3'üncü maddesinin 5 ve 6 numaralı alt bentlerinde ise kanuni merkez ve iş merkezinin ne anlama geldiği açıkça belirlenmiştir. Bu maddeye göre, vergiye tabi kurumların esas nizamname veya mukavelenamelerinde veya teşkilat kanunlarında gösterilen yer kanuni merkez, iş bakımından muamelelerin bilfiil toplandığı ve idare edildiği yer ise iş merkezi olarak tanımlanmıştır.

 

Bu açıklamalar çerçevesinde, bir kurumun hem kanuni merkezi hem de iş merkezi yurt dışında ise ve Türkiye’de bir kazanç elde ediyorsa bu kurumun dar mükellef olarak vergilendirilmesi gerekmektedir.

 

Tam mükellef kurumlarda, G.V.K.'nın 2’nci maddesinde yazılı kazanç ve iratların tümü kurum kazancı adı altında vergiye tabi tutulurken, dar mükellef kurumlarda aynı uygulama benimsenmemiştir.    

 

K.V.K.'nın 1’inci maddesinin son fıkrasında, kurum kazancının, gelir vergisi mevzuuna giren gelir unsurlarından terekküp edeceği, 3’üncü maddesinin ise, dar mükellefiyete tabi kurumların, kurum kazançlarının, ticari kazanç gibi tespit edilmesi gereken kazanç ve iratlar da dahil olmak üzere, ticari veya zirai kazançlar dışında kalan kazanç ve iratlardan ibaret bulunması halinde, G.V.K.'nın bu gibi kazanç ve iratlarının tespiti hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

 

K.V.K.’nın 3'üncü maddesinde ayrıca dar mükellefiyet mevzuuna giren kurum kazancının hangi kazanç ve iratlardan oluştuğu sayılmıştır. Bu maddeye göre dar mükellef kurumlar aşağıda belirtilen kazanç ve iratları elde etmeleri halinde vergiye tabi olacaklardır.

 

1. Türkiye’de Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun işyeri olan veya daimi temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticari kazançlar,

 

2. Türkiye’de elde edilen serbest meslek kazançları,

 

3. Türkiye’de bulunan zirai işletmeden elde edilen kazançlar,

 

4. Taşınır ve taşınmazlar ile hakların ve Türkiye’de kiralanmasından elde edilen iratlar,

 

5. Türkiye’de elde edilen menkul sermaye iratlar,

 

6. Türkiye’de elde edilen diğer kazanç ve iratlar.

 

Yukarıda birinci bentte belirtildiği üzere, yabancı kurumların Türkiye’de elde ettikleri ticari kazançlarının vergilendirilebilmesi için; dar mükellef yabancı kurumun Türkiye’de VUK hükümlerine uygun işyeri veya daimi temsilcisinin bulunması ve kazancın bu işyeri veya daimi temsilci vasıtasıyla elde ediliyor olması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Beyanname” başlıklı üçüncü bölümünde, kurumların elde ettikleri kazançları ne şekilde beyan edeceklerine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu bölümde yer alan “Özel Beyan Zamanı” başlıklı 26’ncı maddesinde; “Dar mükellefiyete tâbi olan yabancı kurumların vergiye tâbi kazancının Gelir Vergisi Kanununda yazılı diğer kazanç ve iratlardan (telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret unvanı, marka ve benzeri gayrimaddî hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller hariç) ibaret bulunması halinde, yabancı kurum veya Türkiye'de adına hareket eden kimse, bu kazançları elde edilme tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kanunun 27 nci maddesinde belirtilen vergi dairesine beyanname ile bildirmek zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret ünvanı, alameti farika ve benzeri hakların satışı, devir ve temliki karşılığında alınan bedeller için dar mükellef kurumların özel beyanname vermeleri söz konusu değildir. Bu tür gelirler dar mükellef kurumlarca beyan edilmemekte ancak K.V.K.'nın 30'uncu maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda, kazanç ve iradı dar mükellef kuruma sağlayan kurumlarca kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulmakta ve yine bu kurumlar tarafından muhtasar beyanname ile beyan edilmektedir.     

 

K.V.K.'nın 30'uncu  maddesinde, dar mükellef kurumların yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlardan hangilerinin kurumlar vergisi tevkifatına tabi olduğu belirtilmiştir. Söz konusu maddeye göre; dar mükellefiyete tabi kurumların ticari, zirai ve diğer kazanç ve iratları dışında kalan kazanç ve iratları ile telif, imtiyaz, ihtira, işletme, ticaret ünvanı, alameti farika ve benzeri gayrimaddi hakların satışı, devir ve temliki mukabilinde alınan bedeller üzerinden %25 nispetinde kurumlar vergisi tevkifatı yapılacağı belirtilmiştir.

            K.V.K.'nın 30'uncu maddesi uyarınca vergisi tevkifatını yapmaya mecbur olanlar tevkifata tabi kazanç ve iratları nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettiren gerçek veya tüzel kişilerdir. Hesaben ödeme deyimi, kesintiye tâbi kazanç ve iratları ödeyenleri hak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Yapılacak vergi kesintisinde kazanç ve iratlar gayrisafi tutarları üzerinden dikkate alınır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde vergi kesintisi, fiilen ödenen tutar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

B- KVK’DA TANIMLI MUAFİYET KAPSAMINDA ÖDEME YAPILAN KİŞİNİN HUKUKİ STATÜSÜNÜN DEĞİŞİK KOŞULLAR ALTINDA ÖNEMİ (TAM MÜKELLEFLER VE SPONSORLAR) :

 

K.V.K.'nın 3'üncü maddesinde, kanuni ve iş merkezlerinden her ikisi de Türkiye içinde bulunmayanların, yalnız Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilecekleri belirtilmiştir. Bu nedenle, ödeme yapılan yabancı kurumun hukuki statüsünün belirlenmesi önem arz etmektedir.

 

12 seri numaralı K.V.K. Genel Tebliği’nde, bir yabancı kurumun sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde olup olmadığı tespit edilirken, T.T.K.'daki kriterlerin dikkate alınacağı ve bu kriterlere göre karar verileceği belirtilmiştir. Aynı şekilde yabancı dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin Kanun’un 1’inci maddesi kapsamına dahil edilip edilmeyeceği, bu işletmelerin Türkiye’de kurulanlarının özelliklerinden hareketle tespit edilecektir.

 

FIFA transfer talimatı uyarınca spor kulüpleri, sözleşme süresi içerisinde futbolcuların (futbol oynama haklarını) bonservislerini satın alıp bunlar üzerindeki hakları elde etmekte, daha sonra bu futbolcuları, kendileri ile sözleşmeli oldukları dönem içerisinde isteyen kulüplere bonservis bedellerini ödemeleri kaydıyla satmaktadırlar. Bu işlem yurt dışında da yapılmakta ve yurt dışındaki menejerlik şirketleri bonservis bedelleri karşılığında, futbolcuların oynama hakkını futbol klüplerine devretmektedirler. 

 

KVK’nın 4/J fıkrası düzenlemesi gereği yalnızca Türkiye’de yerleşik olup, Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş bulunan spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetinde bulunan iktisadi işletmeleri ile spor faaliyetinde bulunan anonim şirketler Kurumlar Vergisinden muaf tutulmuşlardır.

 

Bu tanımın dışında olan, KVK'nın 1’inci maddesinde sayılan kurumlar arasında yer alan spor kulüplerinin (iktisadi işletmeler ya da ilgili ülke mevzuatına göre çeşitli biçimlerde kurulan şirketler), kanuni ve iş merkezinin Türkiye dışında olması, bu kulüplerin dar mükellef kurum statüsünde olduğunu göstermektedir. Bu durumda, spor kulübünün Türkiye’de elde ettiği bonservis gelirlerinin dar mükellef kişi tarafından elde edilen kazanç olarak kurumlar vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

 

Bunun dışında Türkiye’de yerleşik kurumlar gerçekleştirilenler ile  yurtdışında yerleşik kurumlar tarafından Türkiye’de yerleşik kurumlar arasında sporcu transferi kapsamında yapılan ödemelerin KVK düzenlemeleri uyarınca vergi tevkifatı yapılmasına yönelik bir sonucu bulunmamaktadır.

 

KVK’nın 10/b bendi ve 1 seri numaralı Genel Tebliğ gereği, Sporcuların transfer edilmesini sağlayacak bonservis bedelleri ödemelerin sponsorluk kapsamında yapılması halinde ise vergisel yükümlülükler, sponsor kurumlar tarafından yerine getirilecektir.

 

 

C-ÇİFTE VERGİLEMEYİ ÖNLEME

 

Çalışmamızın bu bölümünün K.D.V.K. ile ilgili olarak açıklamalarından özetle, futbolcu satışı, G.V.K.’nın 70/5’inci maddesinde tanımlı  gayrimaddi hak teslimi, kiralama işleminin ise yine aynı hak üzerinden elde edilen gelir olarak (kurum kazancı) olarak işlenmiştir.

 

Çifte vergilemeyi önleme anlaşmalarında, K.V.K.'nın 30’uncu maddesi uyarınca, gayrimenkul sermaye iradı sayılan gelirler, iki kategoriye ayrılmaktadır.

 

• Taşıma araçlarından sağlanan kiralar ve yerinde sabit olan gayrimenkul varlıklardan elde edilen gelirler (Md: 30/1/c ),

•Gayrimaddi haklardan sağlanan satış veya kira gelirleri (Md: 30/2).

 

  Bu itibarla, sporcu satışı nedeniyle, yurt dışında yerleşik spor kulübünün, Türkiye’de yerleşik spor kulübü/anonim şirketten elde etmekte olduğu tazminat ya da gelir, G.V.K.’nın 7’nci ve maddesindeki (değerlemenin Türkiye’de yapılması) düzenlemesi gereği, dar mükellef kurumun Türkiye’de elde etmiş bulunduğu kazanç olarak değerlendirmek gerekir. Sonuçta elde edilen bu kazanç, K.V.K.’nın 30’uncu maddesi uyarınca (telif,imtiyaz, ihtira,işletme,ticaret unvanı,alameti farika ve benzeri maddi hakların satışı,devri ve temliki mukabilinden alınan bedel kapsamında) vergi kesintisine tabi olacak, kesintinin yapıldığı ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına dek muhtasar beyanname ile vergi dairesine beyan edilmesi gerekmektedir.

 

  Sporcunun kiralanması işleminde ise, yurt dışındaki futbol kulübünün (başkaca bir gelir nedeniyle beyanname vermesi gerekmiyorsa, kiralama bedeli olarak elde etmiş bulunduğu tutar üzerinden K.V.K.’nın 30'uncu maddesi gereği (2009/14593 sayılı B.K.K. ile ve finansal kiralama işlemlerinden kaynaklı olanlar hariç) %20 oranında Kurumlar Vergisi tevkifatlarının yapılması gerekir. Aynı madde ile, nakten ya da hesaben yapılacak ödeme veya tahakkuklarda, kesilen vergilerin kesintinin yapıldığı ayı takip eden ayın 23’üncü günü akşamına dek muhtasar beyanname ile vergi dairesine beyan edilmesi gerekmektedir. Tevkifat matrahı, tevkifata tabi kazancın gayri safi tutarıdır.

 

Konuyla ilgili olarak çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının (ÇVÖA) da kural olarak dikkate alınması gerekmektedir.

 

Gayri maddi hak devri ya da kiralaması olarak nitelediğiniz futbolcu transferlerinin uluslararası boyutunun K.V.K.’nın 30/2'nci ve K.D.V.K.’nın 9'uncu maddeleri uyarınca açıklanmaya ihtiyacı bulunmaktadır. K.V.K.’nın 30/2'nci maddesi uyarınca maddi uyarınca gayrimenkul sermaye iratları üzerinden % 20 oranında stopaj yapılması gereği ortaya konulmuştur.

 

  • Know - How
  • Patent (ihtira beratı )
  • Lisans
  • Marka, ticaret ünvanı, alameti farika
  • Mevcut teknik resim, plan, model
  • Sinema ve TV filmleri, ses ve görüntü bantları
  • Arama, işletme, imtiyaz hak ve ruhsatları
  • Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar
  • Telif haklarıve sair gayrimaddi hak ve unsurlar gayrimaddi hak olarak tanımlanmış ve bunlar için yabancı kurumlara yapılan ödemeler gayrimenkul sermaye iradı olarak KV stopajına tabi bulunmaktadır.

 

Anımsanacağı üzere uluslararası futbolcu kiralamayı çalışmanın bölümünde ve sair gayrimaddi haklar kurumu içerisinde tanımlamaya çalışmıştık.

 

Bu tanımlama sonucu yurtdışında yapılan futbolcu kiralamasında K.V.K.’nın 30/2'nci maddesi uyarınca yapılan ödenekten % 2 0 vergi kesintisini yapılması gereğine inanmaktayız.

 

Ancak, bu asırda da çifte vergilendirmeyi önce anlaşmalarını gözönünde bulundurmak gereklidir.

 

Türkiye’nin imzaladığı bazı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları tarih sırasıyla aşağıda yer almaktadır.[7],[8]

 

 

Diğer Akit Devlet

İmza Tarihi

Anlaşmanın yayımlandığı R.G. Tarihi,No

Yürürlük Tarihi

Uygulama Tarihi

1

Avusturya

3.11.1970

1.8.1973-14612

24.9.1973

1.1.1974

2

Norveç

16.12.1971

21.12.1975-15445

30.1.1976

1.1.1977

3

Güney Kore

24.12.1983

2.10.1985-18886

25.3.1986

1.1.1987

4

Ürdün

6.6.1985

15.7.1986-19165

3.12.1986

1.1.1987

5

S,Arabistan (*)

11.1.1989

2.7.1990-20566

9.8.1990

1.1.1991

6

Tunus

2.10.1986

30.10.1987-19590

28.12.1987

1.1.1988

7

Romanya

1.7.1986

21.8.1988-19906

15.9.1988

1.1.1989

8

Hollanda

27.3.1986

22.8.1988-19907

30.9.1988

1.1.1989

9

Pakistan

14.11.1985

26.8.1988-19911

8.8.1988

1.1.1989

10

İngiltere

19.02.1986

19.10.1988-19964

25.10.1988

1.1.1989

11

Finlandiya

9.5.1986

30.11.1988-20005

30.12.1988

1.1.1989

12

KKTC

22.12.1987

26.12.1988-20031

30.12.1988

1.1.1989

13

Fransa

18.2.1987

10.4.1989-20135

1.7.1989

1.1.1990

14

Almanya

16.4.1985

9.7.1986-19159

31.12.1989

1.1.1990

15

İsveç

21.1.1988

30.9.1990-20651

18.11.1990

1.1.1991

16

Belçika

2.6.1987

15.9.1991-20992

8.10.1991

1.1.1992

17

Danimarka

30.5.1991

23.5.1993-21589

20.6.1993

1.1.1992

18

İtalya

27.7.1990

9.9.1993-21693

1.12.1993

1.1.1994

19

Japonya

8.3.1993

13.11.1994-22110

28.12.1994

1.1.1995

20

BAE

29.1.1993

27.12.1994-22154

26.12.1994

1.1.1995

21

Macaristan

10.3.1993

25.12.1994-22152

9.11.1995

1.1.1993

22

Kazakistan

15.8.1995

8.11.1996-22811

18.11.1996

1.1.1997

23

Makedonya

16.6.1995

7.10.1996-22780

28.11.1996

1.1.1997

24

Arnavutluk

4.4.1994

5.10.1996-22778

26.12.1996

1.1.1997

25

Cezayir

2.8.1994

30.12.1996-22863

30.12.1996

1.1.1997

26

Moğolistan

12.9.1995

30.12.1996-22863

30.12.1996

1.1.1997

27

Ç.H.C.

23.5.1995

30.12.1996-22863

30.12.1996

1.1.1997

28

Hindistan

31.1.1995

30.12.1996-22863

30.12.1996

1.1.1004

29

Malezya

27.9.1994

30.12.1996-22863

31.12.1996

1.1.1997

30

Mısır

25.12.1993

30.12.1996-22863

31.12.1996

1.1.1997

31

Polonya

3.11.1993

30.12.1996-22863

1.4.1997

1.1.1998

32

Türkmenistan

17.8.1995

13.6.1997-23018

24.6.1997

1.1.1998

33

Azerbaycan

9.2.1994

27.6.1997-23032

1.9.1997

1.1.1998

34

Bulgaristan

7.7.1994

15.9.1997-23111

17.9.1997

1.1.1998

35

Özbekistan

8.5.1996

7.9.1997-23103

30.9.1997

1.1.1997

36

ABD

26.3.1996

31.12.1997-23217

19.12.1997

1.1.1998

37

Beyaz Rusya

24.7.1996

22.4.1998-23321

29.4.1998

1.1.1999

38

Ukrayna

27.11.1996

22.4.1998-23321

29.4.1998

1.1.1999

39

İsrail

14.3.1996

24.5.1998-23351

27.5.1998

1.1.1999

40

Kuveyt

6.10.1997

28.11.1999-23890

13.12.1999

1.1.1997

41

Rusya

15.12.1997

17.12.1999-23909

31.12.1999

1.1.2001

42

Slovakya

2.4.1997

3.10.1999-23835

2.12.1999

1.1.2001

43

Endonezya

25.2.2000

15.2.2000-24045

18.5.2000

1.1.2001

44

Litvanya

24.11.1998

10.5.2000-24045

17.5.2000

1.1.2001

45

Hırvatistan

22.9.1997

10.5.2000-24045

18.5.2000

1.1.2001

46

Moldava

25.6.1998

25.7.2000-24120

28.7.2000

1.1.2001

*Bu anlaşma yalnızca hava taşımacılık teşebbüslerinin faaliyetlerini kapsamaktadır.

 

a-Gayri Maddi Hak Bedelleri (Royalt/md. 12)

 

 Bu maddede gayri maddi hak bedellerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi düzenlenmiş bulunmaktadır. Maddede “gayri maddi hak bedelleri” teriminin neyi ifade ettiğini açıklığa kavuşturmak üzere bütün anlaşmalarda tanımının yapıldığı görülmektedir.

 

Söz konusu tanım ülkeler itibariyle kısmen farklılık gösterse de genelde aşağıdaki gibi yer aldığı görülmektedir.

 

Bu maddede kullanılan “gayrimenkul hak bedelleri” terimi, sinema filmleri, edebi, artistik, bilimsel her nevi telif hakkının veya her nevi patentin, alameti farikanın desen veya modelin, planın gizli formül veya üretim yönteminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı ile sınai, ticari bilimsel teçhisatın veya sınai, ticari, bilimsel tecrübeye dayalı bilgi birikiminin kullanma imtiyazı veya kullanma hakkı karşılığında ödenen her türlü bedelleri kapsar.”

 

Anlaşmaların bu  maddesinde, gayri maddi hak bedellerinde vergileme hakkı geliri elde edenin mukim olduğu ülkeye 1’inci fıkralarda bırakılmışken  2’nci fıkralarda gayri maddi hak bedelinin doğduğu devlet de sınırlı bir oranda temettü ve faiz gelirlerinde olduğu gibi vergileme hakkının verildiği görülmektedir.

 

Gayri maddi hak bedellerinin elde edildiği devlette yapılacak vergilemenin üst sınırı ülkeler itibariyle aşağıda belirlenmiştir.[9]

 

 

TARAF DEVLET

Gayrimaddi Hak Bedeli Üzerinden Kaynak Devletçe Alınacak Vergi Oranı (%)

 

TARAF DEVLET

Gayrimaddi Hak Bedeli Üzerinden Kaynak Devletçe Alınacak Vergi Oranı (%)

 1-Avusturya

 10

 23-Cezayir

 10

 2-Norveç

 10

 24-Arnavutluk

 10

 3-Güney Kore

 10

 25-Moğolistan

 10

 4-Ürdün

 12

 26-ÇHC

 10

 5-Tunus

 10

 27-Hindistan

 15

 6-Romanya

 10

 28-Malezya

 10

 7-Hollanda

 10

 29-Mısır

 10

 8-Pakistan

 10

 30-Polonya

 10

 9-İngiltere

 10

 31Türkmenistan

 10

 10-Finlandiya

 10

 32-Azerbaycan

 10

 11-KKTC

 10

 33-Bulgaristan

 10

 12-Fransa

 10

 34-Özbekistan

 10- 5

 13-Almanya

 10

 35-ABD*

 10

 14-İsveç

 10

 36-Beyaz Rusya

 10

 15-Belçika

 10

 37-Ukrayna

 10

 16-Danimarka

 10

 38-İsrail

 10

 17-İtalya

 10

 39-Kuveyt

 10

 18-Japonya

 10

 40-Rusya

 10

 19-BAE

 10

 41-Slovakya

 10

 20-Macaristan

 10

 42-Endonezya

 10

 21-Kazakistan

 10

 43-Hırvatistan

 10

 22-Makedonya

 10

 44-Litvanya*

 5- 10

 

(*-Sınai, ticari veya bilimsel teçhizatın kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı karşılığında yapılan ödemeler % 5, bunun dışındaki diğer royalty ödemeleri ise % 10 vergi tevkifatına tabi bulunmaktadır. )

 

SONUÇ

 

Profesyonel futbol kulübü ile sözleşme imzalamış profesyonel futbolcunun, kulübün yurt içinde ve yurt dışında yapacağı resmi ve özel her türlü futbol müsabakalarına iştirak etmek başta olmak üzere pek çok yükümlülüğü bulunmaktadır.

 

Mevcut bir sözleşmenin devamı esnasında bir futbolcunun bir başka ulusal federasyondaki kulüpte futbol oynama hakkı, hem Borçlar Kanunu hem de FIFA talimatları çerçevesinde federasyon tarafından düzenlenecek uluslararası transfer belgesinin yanısıra her iki kulübün futbolcunun transferi konusunda anlaşmaya varmasına bağlıdır. Burada satış sözleşmesinin konusu bir futbolcunun satışından çok futbolcunun, futbol oynama hakkının satışıdır. Burada futbolcunun eski kulübü, futbolcunun, futbol oynama hakkını FIFA talimatları ve hizmet sözleşmesinin gereği olarak elinde bulundurmaktadır. İki kulüp arasında alım satıma konu olan şey ise futbolcunun, futbol oynama hakkıdır. Yani gayrimaddi bir hakkın sözleşme ile el değiştirmesi söz konusudur.

 

Herhangi bir kanunda tanımlanmamış olan “hak” kavramı, hukuk doktrininde genel olarak, hukuken korunan ve sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi tanıyan menfaat şeklinde tanımlanmaktadır. Hukuki tasarruf ise hakkın ya da hak konusu objenin hukukun tanıdığı sınırlar içinde, hukuki işlem ya da eylemler yoluyla, kullanılmasıdır. Hukuken korunan menfaatler çeşitli oldukları için haklar da konularına ve sahibine tanıdıkları yetkisine göre çeşitli şekillerde ortaya çıkarlar.  

 

Ne Türk Vergi Hukuku’nda ne içtihatlarda ne de doktrinde oluşmuş net bir gayrimaddi hak kavramı yoktur. Fakat, vergi sistemimizde açık olan durum, “gayrimaddi” kriterinin tartışmasız bir şekilde “vücutsuz, maddi olmayan, elle tutulamayan, görülmeyen” anlamında kabul edildiğidir. Gayrimaddi hak kavramı, “maddi, somut iktisadi kıymet” kavramının karşısında olup, soyut vücütsuz kıymetleri içermektedir. 1 sıra numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin, Tekdüzen Hesap Planı ile ilgili açıklamaların yapıldığı, “26- Maddi Olmayan Duran Varlık” bölümünde, bu varlıkların, herhangi bir fiziksel varlıklarının bulunmadığı belirtilmektedir.

 

Oluşturulan varlığın gayrimaddi bir mal olması için maddi bir varlığı olmaması, ekonomik bir değer verilebilmesi, teknik vasıtalar ile maddi ve somut bir şekilde belirlenmesi ve bu şekliyle de ekonomik anlamda kullanılması gerekir. Gayrimaddi haklar, maddi bir varlığı olmayan, ekonomik fayda sağlayan, ekonomik bir değeri olan el değiştirebilen haklar olarak tanımlanmaktadır.

 

Diğer taraftan, V.U.K.'un 269’uncu maddesinde, gayrimaddi hakların gayrimenkuller gibi maliyet bedeli ile değerleneceği belirtilmiştir. Aynı Kanun’un 313’üncü maddesinde ise, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269’uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadi kıymetlerin amortisman mevzuunu teşkil edeceği belirtilmiştir. Görüldüğü üzereV.U.K.'dada gayrimaddi haklarla ilgili herhangi bir açıklama yapılmamış, bu hakların değerleme ve itfa şekli belirlenmiştir. V.U.K.'un 269’uncu maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, eğer elde edilen hak, işletmede birden fazla yıl kullanılmıyor ve iktisadi faydası bir yılda tüketiliyorsa bu hak amortismana tabi tutulmayacak bir defada gider ya da maliyet unsuru olarak dikkate alınabilecektir. Dolayısıyla elde edilen hakkın amortisman konusu edilmemesi onun gayrimaddi hak olarak değerlendirilmesine engel teşkil etmeyecektir. 

 

Sahibine, kanun, sözleşme veya idari işlem ile garanti altına alınmış, iktisadi kıymetten yararlanma, ifa veya katlanma hakkı sunan pozisyonlar, gayrimaddi hak olarak nitelendirilebilir. Nitekim, mükellef dernek bir sözleşmeye dayanarak futbol kulübünden bonservis bedeli karşılığında futbolcunun futbol oynama hakkını satın almıştır.

 

Profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi ile futbol kulübü belirlenen bedeli ödeme yükümlülüğü altına girmekte, futbolcunun, futbol oynama hakkını elinde bulunduran kurum ise bu hakkı futbol kulübüne devretme yükümlülüğü altına girmektedir. Görüldüğü üzere, profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi iki tarafa da borç yükleyen bir sözleşme niteliğindedir. Böylece yapılan sözleşme, kavranabilir veya bağımsız şekilde değerlendirilebilir gayrimaddi hak olan futbol oynama hakkının, sözleşme konusunu teşkil etmesi ile onun ticari hukuk hayatında da tanınmasına ve böylece objektif bir şekilde tespit edilebilmesine imkan tanımaktadır.

 

Futbolcunun futbol oynama hakkının satın alınması, mükellef iktisadi işletmeye, aynı sektörde faaliyet gösteren diğer futbol kulüplerine kıyasla bir üstünlük sağlamaktadır. Zaten bu üstünlüğü elde edebilmek için futbol kulüpleri çok yüksek meblağları ödemeye razı olarak bazı futbolcuların futbol oynama hakkını satın almaktadırlar. Futbolcunun, futbol oynama hakkının satın alınması, mükellef kuruma ticari koruma hakkı sağlamaktadır. Dolayısıyla futbol oynama hakkının gayrimaddi hak olmadığını söylemek mümkün değildir.

 

K.V.K.'nın 30'uncu maddesinde kaynakta vergi kesintisine tabi gayrimaddi haklar örnekleme yolu ile sıralanmış daha sonra da “...ve benzeri gayrimaddi haklar...” ibaresi ile yasada ismen sayılanlar dışında kalan benzeri kavramlar atıf yapılan maddesi kapsamına alınmak istenmiştir. Dolayısıyla söz konusu madde düzenlemesinde gayrimaddi hak kavramına girecek tüm olguların kavranması amaçlanmış ve bu kapsamda kabul edilen tüm hak ve değerlerin teslimi/devri yoluyla yapılan ödemeler kurumlar vergisi kesintisine tabi tutulmuştur.

 

Yapılan sözleşmeler ile futbol kulübüne ait olan futbolcunun, futbol oynama hakkının (bonservisinin) satın alınması bu hakkın ticari hukuk hayatında da tanınmasına ve böylece objektif bir şekilde tespit edilebilmesine imkan tanımaktadır. Bu hakkın satın alınması ile mükellef iktisadi işletme herkese karşı ileri sürülebilen bir hak elde etmektedir.

 

Bir futbolcunun, bonservis bedeli ödenerek, futbol oynama hakkının satın alınması sonucunda, mükellef dernek dışında hiçbir futbol kulübü (ya da menejerlik şirketi) o futbolcunun futbol oynama hakkının kendilerine ait olduğunu ileri süremeyecektir. Sözleşme ile elde edilen hak, bir kulübe egemen bir durum sağlamakta ve herkese karşı ileri sürülebilen bir hak niteliği teşkil etmektedir.

 

Yapılan tüm açıklamalar bize göstermektedir ki; sporcunun oynama hakkı vergileme ilkeleri açısından gayrimaddi hak niteliğini haizdir.           

 

Profesyonel sporcu özleşmesi düzenlenmek suretiyle, sporcunun oynama hakkını satın alma veya kiralama yoluyla devralan futbol kulübü Türkiye sınırları içinde imtiyaz hakkı niteliğinde bir gayrimaddi hak elde etmektedir. Sözleşme konusu sporcunun sportif faaliyetlerini kullanma/ oynatma imtiyazı da o tüzel kişiye ait olmaktadır. Bu hakkın karşılığı ödenen bedel, dar mükellef kurum yönünden Türkiye’de elde edilen diğer kazanç ve irat olup, belirli vergisel koşulların varlığı halinde, KVK’nın 30’uncu maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulacaktır.{jcomments on}

 

            KAYNAKÇA

 

            Yılmaz ÖZBALCI, “K.D.V.K. Yorum ve Açıklamaları”, Oluş Yayıncılık, Ocak/2005.

Harun KAYNAK, “Kulüplerin Sporculara Yaptığı Ödemelerin Vergisel Boyutu”, Yaklaşım, Nisan  2001,Sayı: 100.

Şakir, DORUKKAYA Vergi Dünyasi Dergisi, Mart  1999,  Sayı: 221.

İ. Halil BAĞDINLI, Ufuk KURT, Tuncel ATABEY, Halil KIRLI, “Gelir Vergisi Rehberi”, 2.Baskı, Ankara 2001.

Erkan ATEŞLİ, “Yürürlükteki Vergi Mevzuatı ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Çerçevesinde Mukimlik ve Çifte Mukimlik”, Vergi Sorunları Dergisi, Mayıs 2000, Sayı:140, Sayfa:64-82.

Kemal ONAR - Suat SUCUKA, Spor Kulüpleri İçin Tekdüzen Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, TFF Yayını, Ocak/2001

http://www.gib.gov.tr/

Talat Emre KOÇAK, Futbolda Yetiştirme ve Geliştirme Tazminatı, http://emrekocak.squarespace.com/makaleler/2010/10/14/futbolda-yetitirme-ve-gelitirme-tazminat.html,

Kutlu MERİH, Futbolcu Aktif veya Pasif Mi? Futbol Muhasebesi, http://www.futbolekonomi.com/index.php?Itemid=58&catid=123:kutlu-merih&id=837:futbolcu-aktif-veya-pasif-futbol-muhasebesi-&option=com_content&view=article,

 



[1]-Yılmaz ÖZBALCI, “K.D.V.K. Yorum ve Açıklamaları”, Oluş Yayıncılık, Ocak/2005, s. 262.

[2]-Harun KAYNAK, “Kulüplerin Sporculara Yaptığı Ödemelerin Vergisel Boyutu”, Yaklaşım, Nisan  2001,Sayı: 100,

[3]-KAYNAK Harun, a.g.m.,

[4] Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 20.01.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.10.151-30 sayılı özelgesi.

[5]-DORUKKAYA Şakir, Vergi Dünyasi Dergisi, Mart  1999,  Sayı: 221.

[6]-ONAR Kemal- SUCUKA Suat,  Spor Kulüpleri İçin Tekdüzen Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, TFF Yayını, Ocak/2001, s: 19, 20.

[7]-BAĞDINLI İ. Halil, KURT Ufuk, ATABEY Tuncel, KIRLI Halil, “Gelir Vergisi Rehberi”, 2.Baskı, Ankara 2001, Sayfa:573-574,

[8]-Çifte Vergilendirmede Mukimlik Konusunda Ayrıntılı Bilgi ve Açıklama İçin bkz., ATEŞLİ Erkan, “Yürürlükteki Vergi Mevzuatı ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları Çerçevesinde Mukimlik ve Çifte Mukimlik”, Vergi Sorunları Dergisi, Mayıs 2000, Sayı:140, Sayfa:64-82.

[9] http://www.gelirler.gov.tr/. İnternet adresinden alınmıştır.

Bu İçerik  14252  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Murat Başaran Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

19.11.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

93.053

-0,25

 bjk BJKAS

1,62

0,62

 fb FENER

7,04

0,14

 gs GSRAY

1,23

0,00

 trabzon TSPOR

1,26

-0,79

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19581564

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 12  8  3    1   17  5   12    27
2 Galatasaray  12  7  2   3  22  14  8  23
3 Kasımpaşa

 12

 7  1  4  26  19  7  22
4

Malatyaspor

 12  6  3  3  19

 10

 9  21
5 Antalyaspor  12  6  2  4  16  18  -2

 20

6

Ankaragücü

 12

  6 

 1  5  15  13  2  19
7

Beşiktaş

 12

  5 

 3  4  20  16  4  18
8

Göztepe

 12  6  0  6  15  14  1  18
9

Konyaspor

 12  4

 5

 3  17  14  3  17
10

Trabzonspor

 12  4  4  4  19  18  1  16
11 Sivasspor  12

  3 

 5  4  14  18  -4  14
12 Bursaspor  12
 2  7   3   10 11  -1  13
13 Fenerbahçe  12  3  4  5  11  15  -4  13
14 Akhisarspor  12  3  3  6  13  20  -7  12
15 Kayserispor

 12

 3  3  6  10  17

  -7 

 12
16

Alanyaspor

 12

 4  0  8  6  18  -12  12
17 Erzurumspor  12  2  5  5  10  14  -4  11
18 Rizespor   12   1  5  6  13  19  -6  8

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.