x
13 Kasım 2018- Alman basını tarafından 70 milyon elektronik belgenin incelenmesi ile ortaya çıkarılan skandalda UEFA’nın kirli sırları, ve kulüplerin menejerler ile olan uygunsuz ilişkileri belgelendi. 29 Ekim 2018-  10 Maçta 2 Galibiyet, 3 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe'de yönetim teknik direktör Philip Cocu'yu görevinden aldı.  23 Ekim 2018- UEFA 2018/19 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde toplam 1.950 Milyon Euro parasal ödül dağıtacak. Avrupa Ligi'nde ise dağıtılacak tutar 560 Milyon Euro olarak gerçekleşecek. UEFA'nın Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa o... 26 Eylül 2018- Evsahipliğine aday olduğumuz Euro 2024 Organizasyonunu UEFA Almanya’ya verdi.  14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Murat Başaran SPORCULAR VE SPOR FAALİYETİNDE GÖREV ALAN DİĞER KİŞİLERİN (ÜCRETLİLERİN) İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU KARŞISINDAKİ DURUMU

SPORCULAR VE SPOR FAALİYETİNDE GÖREV ALAN DİĞER KİŞİLERİN (ÜCRETLİLERİN) İŞ HUKUKU VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU KARŞISINDAKİ DURUMU

 

110

Murat Başaran 3 Temmuz 2013-

   yazarımız Murat Başaran son zamanlarda giderek önem kazanan bir konuyu inceliyor.

Spocuların ve spor faaliyetinde bulunanların  İş hukuku Ve Sosoyal Güvenlik hukuku karşısındaki durumları

  GİRİŞ

Herhangi bir spor dalını kendisine meslek edinen ve bundan kazanç sağlayan kişilere profesyonel sporcu denilmekte, bu kişiler kulüplerinin (yani işverenin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tabi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar yaptıklarına, mukabilinde önceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına göre, anılan kimselerin işverenle hukuki ilişkileri bir hizmet akdine dayanmaktadır.

Gerek bu kişilerin gerekse bu niteliğe benzer biçimde spor kulüpleri tarafından akdedilen sözleşmelerle teknik direktör, antrenör, masör, menajer gibi sıfatlar altında çalışan spor adamlarının İş Hukuku/Sosyal Güvenlik Hukuku karşısındaki durumları, bu mesleklerin işlevleri ve mensuplarının popülariteleri gereği sürekli olarak tartışma alanı yaratmıştır.

Ülkemizde sosyal güvenlik açısından konu, en azından mevzuat düzenlemeleri bağlamında çözüme kavuşmuş gibi görünse de, sendikal haklar ve örgütlenme açısından teorik ve pratik eksiklikler açık biçimde görülmektedir.

Bu çalışmamızda, bu alanda işgören kişilerin, çok yönlü olarak iş ve sosyal güvenlik mevzuatı açısından durumları ele alınacaktır.

     1-İŞ KANUNU/SOSYAL GÜVENLİK KANUNU KAPSAMINDA DEĞERLENDİRMELER

    

Ücret, işverene[1] tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

GVK’nın 61’nci maddesi ile 61/6, 23/5, 29/3, 29/4 ve Geçici 72’nci bent düzenlemeleri uyarınca, profesyonel veya amatör sporculara, teknik direktörlere, antrenörlere, masörlere, spor müsabakalarını yöneten hakemlere maaş, prim, ikramiye, transfer ücreti, veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret unsuru kapsamına alınmıştır.

Bu kişilere işverenler tarafından ödenen ücretin gerçek safi değeri işveren tarafından verilen para ve ayınlarla sağlanan menfaatler toplamından GVK’nın 63’üncü maddesinde sayılan indirimler yapıldıktan sonra kalan miktardır.

1. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 190'ıncı maddesi uyarınca yapılan kesintilerle, Ordu Yardımlaşma Kurumu ve benzeri kamu kurumları için yapılan kanuni kesintiler;

2. Kanunla kurulan emekli sandıkları ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesinde belirtilen sandıklara ödenen aidat ve primler;

3.Sigortanın Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50'si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.

4. Çalışanlar tarafından ilgili kanunlarına göre, sendikalara ödenen aidatlar (Şu kadar ki, aidatın ödendiğinin tevsik edilmesi şarttır.),

Ücretin gerçek değerinin tayininde, Gelir Vergisi gibi şahsi vergiler ücretten indirilmez.

Yabancı parasıyla ödenen ücretler ödeme gününün borsa rayiciyle Türk parasına çevrilir.

Hizmet erbabına verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre değerlenir.

A-SPORCULARIN DURUMU

     Sporcu, insanın doğayla doğrudan, toplumla işbölümü ve uzmanlaşmaya dayanan ilişkilerinde, kazanılan bedensel beceri ve geliştirilen yöntemleri, ekonomik bir kazanım aracı olarak kullansın ya da kullanmasın, çoğunlukla barışçı, dinlendirici, eğlendirici bir biçimde toplumsal boş zamana uygulayan; oyun, oyalanma ve işten uzaklaşma araçlarını genellikle örgütsel bir çatıda estetik, teknik ve fizik kuralları içerisinde yürüten ve gözeten kişidir.

     Bu başlık altında gereksinim duyulan düzenlemeler;

            i-10.06.2003 tarih 25134 sayılı R.G.'de yayımlanan 4857 sayılı İş Kanunu,

            ii- 16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı R.G.'de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu,

            iii-29/04/1926 tarih ve 359 sayılı R.G.'de yayımlanan 818 sayılı Borçlar Kanunu[2] düzenlemeleridir.

1475 sayılı önceki İş Kanunu’nun 5.maddesinin 9.bendinde sporcular İş Kanunu kapsamı dışında tutulmuştu. Sporcuların iş kanunu kapsamı dışında bırakılmalarında, sporcuların, özellikle profesyonel futbolcuların yaptıkları işin tipik bir iş ilişkisi veya hizmet ilişkisi olmadığı, iş kanunu kapsamındaki işçilerin işverenleri ile olan ilişkilerinden farklı niteliklere sahip olduğu düşüncesi etkili olmuştur. 2003 yılında yürürlülüğe giren 4857 sayılı iş kanunun da sporcuların iş kanununu içinde düşünülmemesi kanaati sürdürülmüş ve nitekim aynı kanunun 4. maddesinin (g) bendince kapsam dışı bırakılmıştır. Buna gerekçe olarak; sporcu kulüp ilişkisi düzenlenirken spora özgü ihtiyaçların ve durumların dikkate alınması gerektiği için, profesyonel sporcuların (futbolcular) iş kanununu dışında bırakıldığı, özellikle iş kanunu’nda yer alan hizmet hizmet sözleşmesinin feshine, kıdem tazminatına ilişkin hükümlerin, sporcular bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle profesyonel sporcuların diğer işçilerden ayrı tutularak iş kanununu dışına çıkarıldıkları ve yaptıkları spor dalına göre, ilgili federasyonların o spor dalının ihtiyaçlarını göz önünde tutarak yaptıkları düzenlemelere uyulması gerektiği öne sürülmüştür.[3]

Öğretide sporculardan anlaşılması gerekenin profesyonel sporcular olduğu konusunda görüş birliği bulunmaktadır . Amatör sporcular, kulüplerinden faaliyete katılmayla ilgili zorunlu giderler dışında herhangi bir ücret almayan kişiler olduğundan İş Hukukunu ilgilendiren bir ilişki doğmamaktadır. Profesyonel sporcular diğer işçilerden ayrı tutularak İş Kanunu kapsamından çıkarılmış ve yaptıkları spor dalına göre ilgili federasyonların o spor dalının ihtiyaçlarını dikkate alarak yaptıkları düzenlemelere tabi tutulmuşlardır. Profesyonel sporcular, kulüplerinden maddi bir menfaat elde etmek daha doğru bir ifadeyle ücret almak suretiyle sporu bir meslek olarak yapan kişilerdir. Yani profesyonel sporcular, iktisadi yönden iş olarak nitelendirilen bir faaliyet gerçekleştirmekte ve bu faaliyetleri karşılığında kulüplerinden belli bir ücret almaktadır.[4]

     Ancak sporcular 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4/g bendi ile kanun kapsamı dışında bırakıldıklarından bu kanun açısından işçi sayılmamaktadırlar. Bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 5/9'uncu bent düzenlemesi de benzer bir hüküm içermekteydi.

     Sporcuların İş Kanunu kapsamı dışında bırakılmalarında, sporcuların, özellikle profesyonel futbolcuların yaptıkları işin tipik bir iş ilişkisi veya hizmet ilişkisi olmadığı, iş kanunu kapsamındaki işçilerin işverenleri ile olan ilişkilerinden farklı niteliklere sahip olduğu düşüncesi etkili olmuştur.

     4857 sayılı İş Kanunu'nda da sporcuların bu kapsamda düşünülmemesine gerekçe olarak; sporcu kulüp ilişkisi düzenlenirken spora özgü ihtiyaçların ve durumların dikkate alınması gerektiği için, profesyonel sporcuların (futbolcular) iş kanununu dışında bırakıldığı, özellikle İş Kanunu’nda yer alan hizmet sözleşmesinin feshine, kıdem tazminatına ilişkin hükümlerin, sporcular bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle profesyonel sporcuların diğer işçilerden ayrı tutularak İş Kanunu dışına çıkarıldıkları ve yaptıkları spor dalına göre, ilgili federasyonların o spor dalının ihtiyaçlarını göz önünde tutarak yaptıkları düzenlemelere uyulması gerektiği öne sürülmüştür.[5]

     Anılan sebeplerle boşluk, TFF ve SGM tarafından çıkarılan transfer talimat ve yönetmelikleri düzenlemeleri ile talimat ve yönetmeliklerle düzenlenmeyen alanlar için 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesini düzenleyen 313 ila 371'inci (6098 sayılı Kanun'un 393 ila 486'ncı) maddeleri hükümleri ile doldurulmaktadır.

            Örneğin, TFF tarafından çıkarılan Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nda profesyonel futbolcular ile kulüpler arasında yapılacak sözleşmelerin şartları belirlenmiş, sözleşmelerin yapılma zamanı, süreler, taraflara yükleyeceği yükümlülükler, hangi şartlarla feshedilebileceği, futbolcuların kulüplerinden ayrılarak başka kulüplere geçmeleri, ihtilafların çözümüne dair süreçlerin belirlenmesi gibi konular ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, ilaveten, futbolcu ve kulüpler federasyonca çıkarılacak bütün talimatlara ve yapılacak değişikliklere kesin olarak uyacaklarını taahhüt ettiklerinden, Borçlar Kanunu'nun Genel Esaslarına aykırı olmayan hükümleri öncelikli olarak uygulanacaktır. Ancak futbolcu ile kulüp arasında ki ilişkiyi düzenleyen talimatta hükmü bulunmayan bir durumla ilgili olarak futbolla ilgili diğer kanun, talimat ve yönergeler, daha sonra da Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulama alanı bulabilecektir.

            Yargıtay da sporcular ile kulüpler arasındaki ilişkisinin hizmet akdine dayandığı yönünde karar vermiştir. Yargıtay'ın vermiş olduğu bu kararın da gerekçesi olarak hizmet akdinin süresi ister belirli olsun, isterse belirli olmasın işgücünü sunan kimse ile bunu kabul eyleyen kimse ya da kimselerin irade bildirimlerinin birleşmesinden oluşmakta olduğunu ve ‘zaman’ ve ‘bağımlılık’ unsurları, bu sözleşmenin ayırıcı özellikleri olarak belirmekte olduğunu belirtmiştir. Ayrıca şu hususu da eklemiştir ki hizmet akdinin varlığı yönünden yasa, karşı tarafa sunulan iş gücünün mutlaka bedensel bir nitelik taşımasını aramamaktadır, işgücünün düşünsel, bilimsel ya da artistik bir nitelik göstermesi de mümkündür. Bundan ötürü, önemli olan faaliyetin türü değil, hukuksal bir değer taşıması ve yabancı bir gereksinmenin giderilmesine yönelmesidir. Tüm bu açıklamalardan dolayı da profesyonel sporcular ile kulüpleri arasındaki ilişki belirgin olarak hizmet akdine dayanmaktadır. Ancak bu kararın verildiği tarihten sonra federasyonlar çıkardıkları talimatlar ile hizmet akdinin unsurları etkileyen düzenlemeler yapmaya başlamışlardır. Bu nedenle de bu kararı yorumlarken daha önceden de belirttiğimiz üzere artık bu talimatlar da hüküm bulunmayan hallerde hizmet akdinin hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varmamız gerekmektedir.[6]

     Spor sözleşmelerinin niteliği itibariyle sporcular, bir işverene bağlı olarak, bir hizmet sözleşmesine dayanmak suretiyle çalışanlara özgü düzenlemeler içeren İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur. İş Hukuku, işçinin bir hizmet sözleşmesine dayanarak, bir işyerinde, bir ücret karşılığında işverene bağlı olarak gördüğü hizmet dolayısıyla oluşan hukukî ilişkiyi düzenler.

     Sporcular her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında sayılmasalar da bu durum 5510 sayılı Kanun uyarınca sigortalı sayılmalarına engel değildir.

     Borçlar Kanunu, hizmet sözleşmesini ‘’işçinin muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibinin ona bir ücret vermeyi taahhüt ettiği’’ bir sözleşme olarak tanımlandığından, profesyonel futbolcuyla kulübü arasındaki sözleşme, standart iş sözleşmesi; iş kanunu da bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan işçi, işçiyi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi işveren, işin yapıldığı yeri işyeri saydığından, futbolcu işçi, kulüp yönetimi işveren, kulüpte işyeri; futbolcu da “hizmet hakkına göre çalışmayı meslek edinmiş olmak” bakımından sendikalı; hizmet akdine dayanak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlardan ‘oldukları içinde sigortalı işçi niteliğindedir.[7]

            Profesyonel takım kurmasına izin verilen kulüpler ile amatör ya da profesyonel futbolcular arasında yapılan ve futbolcunun futbol sporunu (iş görme edimini) bir kulübe bağlı olarak (bağımlılık unsuru), bir ücret karşılığında (ücret unsuru) yani profesyonel olarak yapmayı yüklendiği ve tarafların bazı haklara sahip olmasını ve borçlar altına girmesini öngören –belirli süreli- rızaî sözleşme[8] olarak tanımlanan ve iş sözleşmesi niteliğindeki profesyonel futbolcu sözleşmesi çerçevesinde profesyonel futbolcular kulüpler tarafından istihdam edilmektedir.

     İş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde kanunda belirtilen şartlarla sağlanacak sosyal sigorta yardımlarını düzenleyen 5510 sayılı Kanunu'nun 4/a bendinde “bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların kanuna göre sigortalı sayılacağı” ve kanunun sigortalı sayılmayanları düzenlediği 5'inci maddesinde ise profesyonel futbolcular yer almadığından bu durumda profesyonel sporcuları Kanun gereğince sigortalı niteliğini haiz olacakları açıktır.

            SGK (SSK) tarafından yayımlanan Genelge-16’da[9] profesyonel sporcuların sigortalı olduğu belirtilerek aşağıdaki açıklamalar getirilmiştir:

            “Bilindiği gibi, herhangi bir spor yapmayı kendilerine meslek edinen ve bundan kazanç sağlayan kişilere profesyonel sporcu denilmektedir. Bu kişiler, kulüplerinin (yani işverenin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar yaptıklarına, mukabilinde önceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına göre, anılan kimselerin işverenle hukukî rabıtaları bir hizmet akdine dayanmaktadır.

            Faaliyetin sporla ilgili oluşu, profesyonel sporcu ile kulüp arasındaki bağın hizmet akdi sayılmasına mâni teşkil etmediği gibi, sosyal sigortadan istisnaya da sebep değildir.

            Spor kulüplerince çalıştırılan antrenör, menajer, teknik direktör, masör ve diğer müstahdemlerin âkdi bağlılıkları da aynı niteliktedir.

            Bu itibarla, spor kulüplerince çalıştırılan bu gibi kişilerin sigortalı sayılması gerekir.

            Sporu kazanç getiren bir meslek şeklinde yapmayan amatörlerin ise, 506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılması mümkün bulunmamaktadır.”

     Ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 60/10'uncu bent düzenlemesi gereği, 11.10.1983 tarihli ve 2913 sayılı Dünya Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler, Genel Sağlık Sigortalısı sayılmaktadırlar.

            B-ANTRENÖR VE TEKNİK DİREKTÖRLERİN (MASÖR VE BAĞLI MENAJERLERİN) DURUMU

           

            Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan, kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan ve TFF’den profesyonel takım çalıştırma lisansı almış teknik sorumlu, antrenör ve amatör çalıştırıcılara teknik adam denilmektedir.[10]

           

            05.08.2010 tarihinde TFF’nin resmi web sitesi olan www.tff.org adresinde yayımlanarak yürürlüğe giren TFF Teknik Adamların Eğitimi Ve Sınıflandırılması Talimatı'nın 3'üncü maddesi uyarınca Teknik Adam sınıflandırılması aşağıdaki gibidir:

Amatör Teknik Adam: Futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderler (konaklama, malzeme, sigorta ve antrenman giderleri) dışında herhangi bir ücret almayan ve kulübü ile arasında yazılı bir sözleşme bulunan teknik direktör, antrenör ve çalıştırıcıları,

Profesyonel Teknik adam: Futbol faaliyetine katılması ile ilgili zorunlu giderler dışında, ayrıca kulübünden ücret alan ve kulübü ile bu hususta yazılı bir sözleşmesi bulunan teknik direktör, antrenör ve çalıştırıcıları,

Antrenör: TFF tarafından düzenlenen kurslardan mezun olarak, “Antrenör Lisansı” almış veya TFF Yönetim Kurulu’nca belgelerinin denkliği kabul edilmiş olan kişilerdir.

Teknik Sorumlu: Profesyonel ve amatör takımları olan kulüpler ile imzalamış oldukları “Teknik Sorumlu Sözleşmesi”ne dayanarak görev yapan kişileri,

UEFA PRO Lisanslı Antrenör: “UEFA PRO Kursu” veya “Güncelleme Kursu”ndan mezun olarak “UEFA PRO Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

UEFA A Lisanslı Antrenör: “UEFA A Kursu”ndan mezun olarak “UEFA A Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

UEFA B Lisanslı Antrenör: “UEFA B Kursu”ndan mezun olarak “UEFA B Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

Teknik Direktör: TFF tarafından düzenlenen “Teknik Direktör Kursu”ndan mezun olarak “Teknik Direktör Lisansı” almış veya TFF Yönetim Kurulu’nca belgelerinin denkliği kabul edilmiş olan eğitici kişilerdir.

TFF A-Lisanslı Antrenör: TFF tarafından düzenlenmiş olan ilgili kursu başarıyla tamamlayarak “A-Lisanslı Antrenör” unvanını almış veya TFF Yönetim Kurulu’nca belgelerinin denkliği kabul edilmiş olan eğitici kişilerdir.

TFF B-Lisanslı Antrenör: TFF tarafından düzenlenmiş olan ilgili kursu başarıyla tamamlayarak “B-Lisanslı Antrenör” unvanını almış veya TFF Yönetim Kurulu’nca belgelerinin denkliği kabul edilmiş olan eğitici kişilerdir.

Kaleci Antrenörü: TFF tarafından düzenlenmiş olan ilgili kursu başarıyla tamamlayarak “Kaleci Antrenörü” unvanı almış eğitici kişilerdir.

Amatör Kaleci Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

Genç Kaleci Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

Amatör Lisanslı Antrenör: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak “Amatör Lisanslı Antrenör” unvanı almış eğitici kişilerdir.

Kondisyoner: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

Bayan Futbolu Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

Futsal Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

Plaj Futbolu Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir..

Engelliler Futbolu Antrenörü: İlgili İç Talimat’ta belirtilmiş olan kurs ve/veya sertifika programlarını başarıyla tamamlayarak bu unvanı almış eğitici kişilerdir.

TFF C Lisanslı Antrenör: TFF tarafından düzenlenmiş olan “C Lisansı Kursu”ndan mezun olarak “C Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

TFF D Lisanslı Antrenör: TFF tarafından düzenlenmiş olan “D Lisansı Kursu”ndan mezun olarak “D Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

TFF E Lisanslı Antrenör: TFF tarafından düzenlenmiş olan “E Lisansı Kursu”ndan mezun olarak “E Lisansı”nı almış eğitici kişilerdir.

HİF Gönüllü Lideri: TFF tarafından düzenlenmiş olan ilgili seminerlerde başarı göstererek ve eğitim etkinliğine katılarak “Herkes İçin Futbol Gönüllü Lider Sertifikası”nı almış kişilerdir.

            Teknik direktörler sporcuyu, takım sporlarında çalıştırdığı takımı yapılacak karşılaşmada ne tür bir çalışma planı (taktik) gerçekleştireceği, oyuncu veya oyuncuların karşılaşmalarda nasıl bir görev yapacağını belirleyen, takımda kimlerin kadroda bulunacağını tespit eden en yetkili kişidir. Antrenmanlarda sporcuların çalışmalarını ve durumlarını gözlemleyen ve bu kişilerin antrenman performanslarını dikkate alarak karşılaşmalarda kimin oynayacağını belirleyen kişi olup aynı zamanda sporcuların oyun bilgilerini ve mücadele şekillerini daha önceden belirlenen taktiklere uygun gerçekleştiren kişidir. Ayrıca karşılaşma sırasında takımın oyun planlarında önemli kararlar alarak oyunun kazanılmasını sağlar.[11]

            Antrenörler ise, sporculara spor kurallarını ve taktiklerini öğreten onları karşılaşmalara hazırlayan, sporcuların kabiliyetlerini keşfederek, onları karşılaşmalarda belirli mücadele şeklinde hazırlayan ve yapılarına uygun bir disiplin geliştiren kişilerdir. Bu kişiler sahip oldukları bilgi ve tecrübeleri sporculara aktarırlar, spor kuralları hakkında bilgi verirler, takımda birlik ve beraberliğin kazanılması için kardeşliği sağlamaya çalışırlar. Teknik direktörlerin yardımcılarıdır. Antrenörler sporcuları dışarıdan gözlemleyerek onların eksikliklerini, zayıf yanlarını tespit ederek onları yönlendirirler, sporcuların rakiplerinin taktiklerini analiz ederek onları yetiştirirler ve sporcuları psikolojik olarak da karşılaşmaya hazırlarlar.

            Görüleceği üzere, gerek sporcuların gerekse teknik direktörler ve antrenörlerin spor faaliyetinin içinde yer almasına rağmen, faaliyetlerinin nitelikleri açısından farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Spor faaliyetini yerine getiren kişi sporcu iken; teknik direktör ve antrenör sporu şahsen ifa eden kişi olmayıp verdiği emir ve talimatlarla faaliyetin çerçevesini belirlemektedir. Kimi zaman edilgen kimi zaman ettirgen bir durum içinde kendini göstererek İş Kanunu anlamında işveren vekili sıfatını haiz olmaktadır. Ancak işveren vekili olması işçi olmasını engelleyici mahiyette değildir.[12]

            Kanun'da "sporcuların kimler olacağı tek tek gösterilmediğinden, antrenör ve teknik direktörlerin sporcu sayılıp sayılmayacağı tartışma konusu edilmektedir. Yargıtay tarafından verilen muhtelif kararlarda iş hukuku düzenlemelerinin bu kişiler açısından uygulanması istikametinde farklı ve istikrarsız bir değerlendirme yapılmıştır.

            9. HD., 21.1.1991-1990-9492/305 sayılı kararında, spor kulübünde profesyonel antrenör olarak çalışanların İş Kanunu kapsamında olduklarını kabul etmiştir.[13]

            Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 09.11.1998 tarihli E.1998/11825 ve K.1998/15702 numaralı kararı, 16.03.1999 tarihli E.1998/3251 ve K.1999/5417 numaralı kararı ile 12.04.2001 tarihli E.2001/3126 ve K.2001/6251 numaralı kararında antrenörlerin yaptığı işlerin nitelik itibari ile spor işi olduğunu bundan dolayı 1457 sayılı İş Kanununun 5. maddesine göre kapsam dışında olduğundan hareketle davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir.

            9. HD., 8.12.2003-19877/20178 sayılı kararında, voleybol antrenörü olarak çalışan bir kişinin ücret ve kıdem tazminatı alacaklarına ilişkin davasında görevli mahkemenin iş mahkemesi olmasını öngörmüştür. Yaklaşık dört ay sonra verdiği bir kararında ise (9.HD.,30.03.2004-2003/14073-42004/6561 sayılı Karar ki, bu karar, inceleme konusu yapılan karardır), Yüksek Mahkeme bu kez oybirliğiyle, antrenörlerin İş Kanunu kapsamı dışında oldukları esasını benimseyerek, asliye hukuk mahkemesinin görevli mahkeme olduğunu kabul etmiştir. İşin ilginç yanı, dört ay öncesinde ve sonrasında verilen her iki kararda da, Özel Daire Başkanı'nın imzasının bulunmasıdır.[14]

            Yargıya intikal eden bir olayda, Bakırköy İş Mahkemesi altyapı antrenörü olarak çalışmış olan davacının davasını Yargıtay’ın 16.03.1999 tarihli kararını dikkate alarak görev yönünden reddedilmesine ve dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Daha sonra, Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi de Yargıtay’ın 08.12.2003 tarihli kararını dikkate alarak davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy İş Mahkemesine gönderilmesine ancak bu halde her iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluşacağından görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi de, 12/10/2004 tarihli E. 2004/9042 ve K. 2004/10169 numaralı kararı İş Yasasının 5. maddesine göre yalnızca sporcuların bu yasa kapsamı dışında bırakılmış olduğunu; antrenörlerin hizmet akdi ile çalıştığını ve işveren ile antrenör arasında çıkan uyuşmazlıkta İş Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek Hukuk Yargılamaları Usul Yasasının 25. ve 26. maddeleri gereğince Bakırköy 1. İş Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine oybirliğiyle karar vermiştir.[15]

            22.02.2003 tarih ve 32995964/230 sayılı 2013/11 Sigortalılık işlemleri Genelgesi’nin “1.14- Profesyonel sporcular, Masörler, Teknik Direktörler ve Menajerler” başlıklı Bölümünde bu kapsama girenler açısından şu açıklamalara yer verilmiştir.

Herhangi bir spor dalını kendisine meslek edinen ve bundan kazanç sağlayan kişilere profesyonel sporcu denilmekte, bu kişiler kulüplerinin (yani işverenin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tabi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar yaptıklarına, mukabilinde önceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına göre, anılan kimselerin işverenle hukuki ilişkileri bir hizmet akdine dayanmaktadır.

Faaliyetin sporla ilgili oluşu, profesyonel sporcu ile kulüp arasındaki bağın hizmet akdi sayılmasına mani teşkil etmediği gibi, sosyal sigortadan istisnaya da sebep teşkil etmemektedir.

Spor kulüplerince çalıştırılan antrenör, menajer, teknik direktör, masör ve diğer müstahdemlerin akdi bağlılıkları da aynı nitelikte olduğundan, spor kulüplerince çalıştırılan bu gibi kişiler Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalı sayılacaktır.

            Netice olarak ister profesyonel isterse amatör olsun hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen teknik direktör ve antrenörlerin tamamının İş Kanunu kapsamında olduğu görüşüne katıldığımızı belirtmemiz gerekir.

            Teknik Adamların Statüsü Ve Çalışma Esasları Talimatı'nın 8/e bendi düzenlemesi gereği teknik adamların TFF tarafından tescili için Profesyonel teknik adamın sigortalı olduğuna dair belge gereklidir.

           

            C-HAKEMLERİN DURUMU

            Hakem, Spor karşılaşmalarını uluslararası kurallara uygun olarak yetki ve otoritesiyle yöneten kişidir. Lisanslı spor hakemleri, Merkez Hakem Kurulunun emriyle; organize edilen çeşitli müsabakalarda bulundukları klasmanlara göre orta ve yan hakem olarak görev alırlar. Ayrıca okullar arası spor karşılaşmaları ve diğer özel kulüpler arası karşılaşmalarda da görev alabilirler . Ancak İş ve İşçi Bulma Kurumunun meslekler bölümünde spor hakemi olabilmek için kişinin geçimini sağlayabileceği bir mesleği olduğunu ispat etmesi gerektiği belirtilmektedir; bundan da hakemlik mesleğinin bir hobi veya yan bir iş gibi düşünülmesi gerektiği sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle de profesyonel olarak kabul edilmemektedir.[16] Bu bağlamda hakemler sosyal sigortalardan yararlanamamaktadırlar.

            D- GENÇLİK VE SPOR FAALİYETLERİNDE GÖREVLENDİRİLENLER

Ülkemizde sporun ve spor dallarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Spor Genel Müdürlüğü aracılığı ile yürütülmekte olup tüm spor faaliyetleri bu teşkilatın merkez ve taşra birimleri aracılığıyla yapılamadığından gençlik ve spor kulüpleri, üniversiteler, kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak faaliyetlerin büyük bölümü kendi teşkilatı dışında fahri olarak görevlendirilen kişiler aracılığıyla sürdürülmektedir.

Gençlik hizmetleri ve spor il müdürlükleri spor faaliyetlerinde görevlendirilen bu kişilere Bakanlar Kurulunun 23/7/2001 tarihli ve 2001/2863 sayılı Kararı ile kabul edilen 31/8/2001 tarihli ve 24409 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Gençlik ve Spor Hizmetleri Uygulamasında Görevlendirileceklere Ödenecek Ücretlerle İlgili Esaslar” dahilinde ücret ödenmekte, görevlendirilen kişiler bu işleri asli görevlerinden ayrı olarak yürütmekte ve günde en fazla 2 saat, haftada en fazla 8 saat olmak üzere ayda 40 saat çalışılabilmektedirler.

22.02.2003 tarih ve 32995964/230 sayılı 2013/11 Sigortalılık işlemleri Genelgesi’nde açıklandığı üzere, Kanunun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasına 6353 sayılı Kanunla 12/7/2012 tarihinden itibaren ilave edilen (m) bendi Gençlik ve Spor Bakanlığı, SGM, TFF, bağımsız spor federasyonları tarafından yapılan her türlü gençlik ve spor faaliyetleri ile bu faaliyetlerle ilgili kamp, eğitim ve hazırlık çalışmalarında süreklilik arz etmeyecek şekilde görevlendirilenler hobi amaçlı bu çalışmalarından dolayı sigortalı sayılmayacaklardır.

E-6132 SAYILI AT YARIŞLARI HAKKINDA KANUNA TABİ JOKEY VE ANTRENÖRLER

22.02.2003 tarih ve 32995964/230 sayılı 2013/11 Sigortalılık işlemleri Genelgesi’nde açık biçimde işlenildiği biçimde, 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler 1/10/2008 tarihinden itibaren Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılacaktır.

Fiili çalışma ise lisans belgesinin onaylanması ile başlayacaktır.

Örneğin,Türkiye Jokey Kulübü’ne 1/11/2011 tarihinde lisans belgesinin onaylandığı bildirilen sigortalının anılan Kulüp tarafından Kurumumuza bildirimi 1/12/2011 tarihine kadar yapılacak ve bunların sigortalılıkları 1/11/2011 tarihinden itibaren başlatılacaktır.

            F-SİGORTALI SPORCULARA SAĞLANAN YARDIMLAR[17]
            SGK'da sigortalı olan profesyonel sporculara sağlanan yardımlar şöyledir:

  • İş kazası halinde sağlık yardımı yapılması, geçici ya da sürekli işgöremezlik ödeneği verilmesi, protez araç ve gereç sağlanması veya tedavi için başka bir yere ya da başka bir ülkeye gönderilmesi.
  • İş kazası geçiren sporcunun eş ve çocuklarına ya da geçindirmekle yükümlü oldukları ana ve babalarına gelir bağlanması.
  • Sigortalının, eşinin, çocuklarının ya da bakmakla yükümlü olduğu anne ve babasının hastalanması halinde hekimlere muayene ettirilmesi ve gerekli sağlık yardımlarının yapılması.
  • Sigortalı sporcunun maluliyeti durumunda, gerekli şartların yerine getirilmesi halinde maluliyet aylığının bağlanması.
  • Koşulların yerine getirilmesiyle birlikte yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması.
  • Sigortalı sporcunun ölümü halinde geride kalan eş ve çocukları ile bakmakla yükümlü oldukları ana ve babasına aylık bağlanması.
  1.       G-SİGORTA PRİMİNE ESASKAZANÇ TUTARI

            Spor kulüpleri ile profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticiler arasında yapılan hizmet sözleşmeleri gereği kulüp ücret ödeme borcu altına girmektedir. Profesyonel futbolcu, yönetici ve öğreticilere yapılacak ödemelerin türü, ödenme şekli ve zamanıyla ilgili düzenlemeler TFF tarafından yayımlanan Talimatlarladüzenlenmiştir. Ücret, profesyonelliğin bir gereği olup sözleşmede yazılı edimlerin karşılığı kişilerin hak kazandığı para ve ölçülebilir değerleri ifade eder. Sözleşme gereği olarak profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere transfer ücreti, aylık ücret ve değişik adlar altında prim ödemeleri yapılmaktadır.

            Profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere yapılan ödemeler, aylık ücret ve transfer ücreti olmak üzere ikiye ayrılır.  Bunun dışında profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere milli ve temsili müsabakalardaki başarı durumuna göre ayni veya nakdi ödüller verilebilmektedir. Ancak, milli ve temsili müsabakalardaki başarı veya katılım  karşılığı verilen ödüllerin ise spor kulübün sözleşmeden kaynaklanan ücret ödeme borcu kapsamında değerlendirilmemesi gerekmektedir.

            Profesyonel futbol kulüplerinde çalışan sigortalılara aylık ücretlerin yanı sıra prim adı altında ödemeler de yapılmaktadır. Sigortalılara nedeni ne olursa olsun prim adı altında yapılan ödemelerinin, ödendikleri ay dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekmektedir.

            Prim ödemelerinin yanı sıra futbol kulüplerinde görev yapan profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere ve kulüplerine transfer ücreti adı altında ödemeler yapıldığı daha önce açıklanmıştı. Yapılan hizmetin karşılığı olmayan, futbolcuya veya teknik yönetici ve öğretici arasında, bu kişilerin önceki sportif hayatları ve gelecekte elde edecekleri olası sportif başarılar göz önünde bulundurularak serbestçe kararlaştırılan transfer ücretinin de ödendiği aylar dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekmektedir. Transfer ücretlerine dair ödemelerden niteliği gereği dönemsel olanlar ait oldukları ay sonunda; diğerleri ise sözleşme süresine bölünmek suretiyle ait olduğu ayın son günü ödenmesi gerektiğinden hareketle; ödemeler ilgili döneme veya aya mal edilerek prime tabi tutulmalıdır.[18]

            Spor kulüpleri tarafından profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere ev ya da araç temin edilerek, kira bedelinin kulüp tarafından karşılandığı görülmektedir. Bunlara ilaveten ev eşyası, uçak bileti, ve benzeri ayni ödeme ve masraf yüklenimleri de olabilmektedir. Tüm bu ayni ödemeler ile gider karşılığı ödemelerin de sigorta primine tabi tutulması gerekmektedir. Sözleşmeden kaynaklanan bu yüklenimlerin profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilere nakden ödeme yapılması halinde, bu bedellerin de ödendikleri ay itibariyle prime esas kazanç tutarına dahil edilmesi gerekmektedir.

            Milli takım görev alanlara yapılan prim ödemelerinin ise futbolcunun işçi-işveren ilişkisi kurulamadığından, sigorta primine esas kazanç tutarına dahil edilmemesi gerekmektedir.

            H-SİGORTALILIK DURUMUNUN BAŞLANGICI VE SONA ERMESİ

            Sözleşmenin imzalandığı anda hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlaması asıl olmakla birlikte, federasyonlar tarafından sözleşmenin tescil edilerek, sözleşme yapılan kişiye lisans verilmemesi halinde ise; yapılan sözleşmenin amacı gerçekleşmeyecek ve işlemin esastan bozulması sözkonusu olacaktır.

            Taraflar arasında geciktirici şarta bağlı sözleşme yapılmasının önünde bir engel bulunmadığı daha önce açıklanmış idi. Geciktirici şarta bağlı olarak sözleşme yapılmış olması durumunda sözleşme ilişkisi; tarafların noter huzurunda sözleşmeyi imzalamalarıyla kurulduğu halde, şartın gerçekleştiği, yani lisansın verildiği tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurmaya başlar.

            Bu gibi durumlarda, sözleşmede yazılı başlangıç tarihinin esas alınarak, sözleşme yapılan kişinin Kuruma sigortalı tescili sağlanmalıdır. Çünkü, federasyonunun sözleşmeyi onaylaması, sözleşme yapılmış kişinin sözleşme gereği futbol kulübünde resmi olarak görev ifa etmesinin yolunu açmaya yöneliktir. Bir başka deyişle, kişinin sözleşme gereği kendisine verilen görevi ifa edememesi sigortalı tesciline engel bir durum değildir.

            Profesyonel futbol kulüplerinde çalıştırılacak profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticilerin sigortalılıklarının sona ermesi ve işten çıkış tarihlerinin tespiti de özellik arz etmektedir. Bilindiği üzere, çalıştırılacak profesyonel futbolcu, teknik yönetici ve öğreticiler ile futbol kulübü işverenleri arasındaki akdi ilişki; sözleşme süresinin bitimi, sözleşmenin feshedilmesi, kiralama, profesyonellikten amatörlüğe geçiş (profesyonelliğin sona ermesi) gibi nedenlerle sona ermektedir.

            Tek tip sözleşme yapılmak suretiyle sigortalı tescili sağlananların sigortalılıklarının sona erme tarihlerinin tespitinde (işten çıkışlarının verilmesi); sözleşmelerin noterden fesih edilme, kiralama, sözleşmenin bitiş veya profesyonel olan kişilerin amatörlüğe dönüş tarihleri esas alınmalıdır.

            Taraflar arasında şarta bağlı sözleşme yapılmış olması halinde; şartın gerçekleşmemesi veya federasyonun transfere onay vermemesine bağlı olarak sözleşmenin de feshedilmesi halinde, fesih tarihi itibariyle sigortalılık sona erdirilmelidir.

2-ÇALIŞMA İZNİ ALMALARI VE SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ AÇISINDAN YABANCI TEKNİK DİREKTÖR/ANTRENÖR VE FUTBOLCULARIN DURUMU

            A- YABANCI SPORCULARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ

            Yabancıların Türkiye’deki çalışmalarının izne bağlanması ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esaslar, 06.03.2003 tarih ve 25040 sayılı R.G.'’de yayımlanan 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ile belirlenmiştir.

            4871 sayılı Kanun'un uygulanmasında dair detaylar;

i- 29.08.2003 tarih ve 25214 sayılı R.G.'de yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği,

            ii- - 29.08.2003 tarih ve 25214 sayılı R.G.'de yayımlanan Doğrudan Yabancı Yatırımlarda Yabancı Personel İstihdamı Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.

            4781 sayılı Kanun uygulaması bakımından gerekli mevzuat, başvuru işlem ve belgeleri ile diğer detaylar http://www.csgb.gov.tr/csgbPortal/yabancilar.portal uzantılı internet sitesinde bulunabilir.

            Genel kural olarak, yabancıların Türkiye’de bağımlı veya bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerekir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çalışma Genel Müdürlüğü, Yabancıların Çalışma İzinleri Daire Başkanlığı'ndan gerekli çalışma iznini almadan yabancı uyruklu çalışan istihdam etmek dahil olmak üzere, 4817 sayılı Kanun'a aykırı fiillerin icra edilmesi halinde bu kişilere her bir yabancı için 2012 yılında aşağıda tablolaştırılan idari para cezaları uygulanmaktadır.

4817 Sayılı Kanunun 21'inci Maddesi Gereğince Uygulanacak İdari Para Cezaları

Ceza Miktarı(TL)

Çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işverenlere her bir yabancı için


6.795

Çalışma izni olmaksızın bağımlı çalışan yabancıya


679

Çalışma izni olmaksızın bağımsız çalışan yabancıya


2.717

4817 sayılı Kanunun 18’inci maddesinde öngörülen bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeyen bağımsız çalışan yabancı ile yabancı çalıştıran işverene her bir yabancı için


339

            Çalışma izninden kimlerin muaf olduğu 4817 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat ile belirlenmiştir. Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 55'inci maddesini değiştiren ve 21.01.2010 tarih ve 27469 sayılı R.G.'de yayımlanan düzenleme gereği; özel kanunlarda belirlenen hükümler saklı kalmak ve yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri kaydıyla;

a- TFF veya SGM'nin talepleri uygun bulunan yabancı futbolcular ile diğer sporcu ve antrenörlerin sözleşmeleri süresince,

b- Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmelerle çalışma izninden muaf tutulanların,

c- Daimi ikametgâhları yurt dışında olup bilimsel ve kültürel faaliyetler amacıyla bir aya kadar, (sözleşmeli olmaksızın) sportif faaliyetler amacıyla da dört aya kadar olan süreler için yabancılar,

d- Türkiye’ye ithal edilen makine ve teçhizatın montajı, bakım ve onarımı, kullanımına ilişkin eğitiminin verilmesi veya teçhizatı teslim almak veya Türkiye’de arızalanan araçların tamiri amacıyla; Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren üç ayı geçmemek ve bu durumu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla gelenlerin,

e- Türkiye’den ihraç edilen ya da Türkiye’ye ithal edilen mal ve hizmetlerin kullanılmasına ilişkin eğitim amacıyla Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren üç ayı geçmemek ve bu durumu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlamak koşuluyla Türkiye’de bulunanların,

f- Eğitim süresiyle sınırlı olmak üzere durumunu ibraz edeceği belgeler ile kanıtlayarak üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarına bilgi ve görgülerini artırmak üzere gelen yabancıların,

g- Sosyo-kültürel ve teknolojik alanlar ile eğitim konularında üç ayı aşmayan bir sürede Türkiye’ye önemli hizmet ve katkı sağlayabilecekleri ilgili mercilerce bildirilenlerin,

h- Türkiye’nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal, uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların,

            çalışma izni almalarına gerek bulunmamaktadır.

            TFF ve SGM tarafından talepleri uygun bulunan yabancı futbolcular ile diğer sporcu ve antrenörler sözleşmeleri süresince. Muafiyet kapsamında olan yabancılara talepleri halinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca “Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi” verilir.

            Bu itibarla, TFF veya SGM tarafından talepleri uygun bulunan yabancı sporcu ve antrenörlerin/teknik direktörlerin sözleşmeleri süresince çalışma izni almalarına gerek bulunmamaktadır.

            B- YABANCI SPORCULARIN OTURMA İZİNLERİ

            5683 sayılı Yabancıların Türkiye`de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun’un 3/2'nci fıkrası uyarınca; iş tutmak maksadıyla Türkiye`ye gelen yabancılar, geldikleri tarihten itibaren bir ay zarfında ve her halükârda çalışmaya başlamazdan evvel ikamet tezkeresi almış bulunmalıdırlar. Bu durumda, Türkiye’ye çalışmak amacıyla yurtdışından çalışma vizesi alarak gelmiş olan yabancıların, en geç 30 gün içerisinde ve çalışmaya başlamazdan evvel ikamet tezkeresi alması gerekmektedir.

            Yabancı uyruklu sporcuların ikamet izni hakkında SGM genelgesine göre;
            Transfer işlemi tamamlanan sporcu, oturma izni almak için gerekli olan “sporcu meşruatlı vize yazısı”nı ülkesindeki Türk Büyükelçiliğinden alacaktır. “sporcu meşruatlı vize yazısı” için gerekli bilgilendirme, Federasyon tarafından ilgili Türk Büyükelçiliğine yapılacaktır.

Sporcular aşağıdaki gerekli evrakları ile birlikte Federasyonlara müracaat edecektir.
            a) Pasaport
            b) Kulüp Sözleşmesi
            c) Kulübün Federasyon ve Emniyet Müdürlüğüne yazılmış dilekçeleri
            d) Varsa eski ikamet tezkeresi kartı
            e) Sporcu meşruatlı vize yazısı
            f) İkamet Beyanname Formu

            Bu evraklar doğrultusunda, TFF'den veya (diğer federasyonlar tarafından) S.G.M’ den sporcu için “Uygundur” yazısı talep edilecek, bu yazının alınması ve yukarıdaki evraklar ile birlikte Emniyet Yabancılar Şubesine oturma izni için müracaat edilecektir. TFF'nin uygun görüş yazısını ibraz eden futbolcular ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın uygun görüş yazısını ibraz eden diğer sporculara “Sporcu” meşruhatlı ikamet tezkeresi tanzim edilir.

            C-YABANCI SPORCULARIN SİGORTALILIKLARI

            4857 sayılı İş Kanunu'nun 4'üncü maddesindeki istisnalar arasında sayıldıklarından iş kanunu hükümleri sporcular hakkında uygulanmamaktadır. Ne İş Kanunu'nda, ne de diğer mevzuatda işçi sayılmayanların sigortalı olmayacakları şeklinde ne bir kurala ne de istisnaya yer verilmemiş olduğundan, bu düzenleme sporcuların sigortalı olmalarına engel değildir.            Ancak sporcular arasında profesyonel sporcu ve amatör sporcu şeklinde bir ayrım yapmak gerekir.


           
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4'üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendinde yabancı uyruklulardan bahsedilerek bu kişilerden hizmet akdine tabi olarak çalışanların bu Kanun'un 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamında sigortalı olacakları belirtilmiştir. Kanun'un 6'ncı maddesinin e bendinde ise yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanların sigortalı sayılmayacakları belirtilmiştir.

            12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı R.G.'de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 10'uncu maddesinin birinci fıkrasının d bendinin 02.03.2011 tarihli ve 27862 sayılı R.G.'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilmesi sonucu Kanun'un e bendi değiştirilerek yabancı uyruklu kişiler açısından süre şartı öngörülmüştür.

            Bu düzenlemelere göre; geçici görevle ülkemizde iş üstlenen yabancı uyruklulardan;

            a. Ülkemiz ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi İmzalamamış Ülkede Kurulu Bir Kuruluş Tarafından O Kuruluş Adına Çalışmaya Gönderilenler

            b. Ülkemiz ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi İmzalamış Ülkede Kurulu Bir Kuruluş Tarafından O Kuruluş Adına Çalışmaya Gönderilenler bakımından ayrıma tabi tutulmuşlardır.

            Bu düzenlemeler ışığında, ülkemiz ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalamamış ülkede bulunan bir kuruluş tarafından o kuruluş adına ülkemize çalışmaya gönderilen yabancı uyrukluların artık Türkiye'de sigortasız olarak süresiz çalışamayacakları belirtilerek bu kişilerin yönetmeliğin yayımlandığı 02.03.2011 tarihi itibariyle 3 aylık bir süreye tabi oldukları belirtilmiştir. Ülkemiz ile Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalamış ülkede bulunan bir kuruluş tarafından o kuruluş adına ülkemize çalışmaya gönderilen yabancı uyruklular açısından ise, her ülke ile yapılan sözleşmede yer alan süreler dahilinde bu kişilerin Türkiye'de sigortasız çalışabilecekleri hüküm altına alınmıştır.

            Profesyonel Sporcuların Sigortalılığı : Herhangi bir spor yapmayı kendilerine meslek edinen ve bundan kazanç sağlayan kişilere profesyonel sporcu denilmektedir. Profesyonel sporcuların, işverenin gösterdiği yerlerde ve tespit edilen saatlerde, işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabaka yapmaları,önceden yapılan sözleşme gereğince ücret almaları nedenleriyle bu kimseler ile aralarındaki hukuki bağ hizmet akdidir. Profesyonel sporcular, işverenleri durumundaki kulüplerinin gösterdiği yer ve belirlediği saatlerde, işveren veya vekilinin emir ve talimatı halinde antrenman ve karşılaşma yapmaları, önceden yapılan sözleşme gereğince ücret almaları nedeniyle bu sporcular ile kulüplerin arasındaki bağ iş sözleşmesi olmaktadır. İş sözleşmesinin unsurlarını oluşturan hemen hemen tüm koşullar kulüp ile sporcu arasında düzenlenen sözleşme ile sağlandığından 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamında durumlarına uyan “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar” sıfatıyla profesyonel sporcuların da 4/a sigortalısı (SSK’lı) olarak sigortalı sayılırlar.

            Dolayısıyla profesyonel sporcular ile spor kulüplerinde çalışan antrenör, menajer, teknik direktör ,masör ve hizmetliler sigortalı sayılırlar.

            Bu kişiler, kulüplerinin (yani işverenin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar yaptıklarına, mukabilinde önceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına göre, anılan kimselerin işverenle hukukî rabıtaları bir hizmet akdine dayanmaktadır.
           

            Faaliyetin sporla ilgili oluşu, profesyonel sporcu ile kulüp arasındaki bağın hizmet akdi sayılmasına mâni teşkil etmediği gibi, sosyal sigortadan istisnaya da sebep değildir.            Spor kulüplerince çalıştırılan antrenör, menajer, teknik direktör, masör ve diğer müstahdemlerin âkdi bağlılıkları da aynı niteliktedir. Bu itibarla, spor kulüplerince çalıştırılan bu gibi kişilerin sigortalı sayılması gerekir.

            Amatör Sporcuların Sigortalılığı : Sporu kazanç getiren bir meslek şeklinde yapmayan amatör sporcular sigortalı sayılmazlar.

            Amatör sporcular bir kulübe bağlı olarak , meslek edinme gayesi gütmeksizin, sporu para için yapmayan kişiler olduğundan ve ayrıca kulüp ile sporcu arasında da hizmet akdinin unsurları oluşmadığından sigortalı sayılmamaktadır. Ancak 08.10.1997 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı arasında yapılan protokolle, dernekler yasasına göre kurulan ve amatör sporculardan oluşan dernek, birlik, federasyon veya başka kuruluşların Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri aracılığı ile Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurmaları halinde, iş kazaları ve meslek hastalıkları, hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarından birine, bir kaçına veya tümüne tabi tutulmak üzere topluluk sözleşmesi imzalamak suretiyle amatör sporculara sosyal güvenlik imkanı getirilmiştir.            Fakat, bu imkan 01.10.2008 günü yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile Topluluk Sigortalılığı sona erdiğinden amatör sporcuların sosyal güvenliği artık yoktur.

            4) Sporu kazanç getirici bir meslek olarak yapmayan ve topluluk sigortası yoluyla sigortalılıkları sağlanan amatör sporcular 01.10.2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olacaklardır. Bunların kendileri tarafından yapılacak bildirimleri 01.01.2009 tarihine kadar Kuruma vermeleri gerekmektedir.

            506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin I/G fıkrasına göre, “yabancı bir memlekette herhangi bir müessese tarafından ve o müessese nam ve hesabına Türkiye’ye bir iş için gönderilen ve yabancı memlekette sigortalı olduğunu bildiren yabancı kimseler” sigortalı sayılmazlar.

            Öte yandan, aynı maddenin II/A fıkrasındaki, “Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki ay başından başlanarak uygulanır” hükmü, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır (16-294 Ek sayılı Genelge).

            Bu hükümlere göre;

            a) Yabancı bir müessese nam ve hesabına o yabancı müessesenin Türkiye’deki işyerlerinde (Ticari, Sınai işletmeler, Eğitim Müesseseleri gibi) veya Türk mevzuatına tabi gerçek veya tüzel kişiye ait bir işyerinde çalışmak üzere gelmiş bulunan yabancı uyruklu kimse, ülkesinde sigortalı olduğunu bildirdiği takdirde sigortalı sayılmamaktadır.

            b) Kendi memleketinde sigortalı olduğunu bildirmeyenler sigortalı sayılmakta, 06.08.2003 tarihinden sonraki çalışmalarından dolayı istekleri olup olmadığına bakılmaksızın tüm sigorta kollarına tabi tutulmaktadırlar.

            Bununla birlikte, ülkemiz ile kanun kuvvetinde ikili sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan yabancı uyruklu sigortalılardan işsizlik sigortası primi kesilmemektedir. Sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke uyruğundaki sigortalılardan ise işsizlik sigortası primi kesilmektedir.

Ancak, kanun kuvvetinde bulunan ikili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi yapılmış memleketlerin uyruğunda olanlar, yazılı istekte bulunmamış olsalar bile iş kazası meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kolları ile birlikte malüliyet, yaşlılık, ölüm ve işsizlik sigortalarına da tabi tutulmaktadırlar.

            Kulüpleri ile aralarındaki iş ilişkisi hizmet akdine dayalı olan ve sporu kendine meslek edinip bundan kazanç sağlayan profesyonel sporcular 506 sayılı Kanun uygulamasında sigortalı sayılmışlardır. Yine spor kulüplerince çalıştırılan antrenör(çalıştırıcı), menajer, teknik direktör, masör ve diğer müstahdemlerin akdi bağlılıkları da aynı nitelikte olup bunlar da sigortalıdırlar.            Sporu kazanç amacıyla yapmayan amatör sporcular ile klüpleri arasındaki iş ilişkisi hizmet akdi olarak değerlendirilmediğinden bunlar 506 sayılı Kanun’un ikinci maddesi kapsamında sigortalı sayılmamışlardır. Ancak bunlara topluluk sigortası hükümlerinden yararlanma olanağı tanınmıştır.

            Kulüpler, yabancı sporcuları da aynı Türk sporcular gibi SSK’ya işe başlayış tarihinden itibaren tam ücret üzerinden ve sözleşmesi sona erene kadar bildirmek zorundadır. Bu bildirimde yabancı oyuncunun uyruğu, ülkemizle o ülke arasında sosyal güvenlik sözleşmesinin olmaması gibi etkenlerin önemi yoktur. Yabancı sporcuların SGK’ya bildirimlerinin yapılmaması halinde federasyon işlemleri ve idari para cezaları konusunda ciddi müeyyidelerle karşı karşıya kalacaklardır.

            06.08.2003 Tarihinden Önce Yabancıların Sigortalılığı; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 3. maddesinin II/A fıkrası değiştirilmeden önce “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki aybaşından başlanarak uygulanır.’’ şeklindeydi. Bunun açıklaması ise Yabancılar Türkiye’de çalışmalarından dolayı kısa vadeli sigorta kollarına (Hastalık, analık, iş kazası ..) zorunlu tabii, uzun vadeli sigorta kollarına ise istekleri halinde tabii olacaklardı. Bu durum 4958 sayılı kanunla 06.08.2003 tarihinden itibaren değiştirilmiştir.

            06.08.2003 Tarihinden Sonra Yabancıların Sigortalılığı; Yabancıların sigortalılığı ile ilgili 506 sayılı kanunun 3. maddesinin II/A fıkrası 4958 sayılı kanunun yayımlandığı 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmış olup, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan yabancı uyruklular (Yabancı sporcular) tüm sigorta kollarına tabi olması zorunlu kılınmıştır.

            Yabancı Sporcuların Sigortalı Olmaması Halinde Kulüplere Uygulanacak Müeyyidelerin bazıları aşağıda sıralanmıştır;

1- Yabancı sporcuyla kaç yıl sözleşme yapılmış olursa olsun sigortalı olarak gösterilmedikleri yılın sonunda bedelsiz serbest kalacaklardır.

2- Sporcunun tescil işlemleri sırasında sigortalı işe giriş bildirgesi ibraz edilmez ise lisans işlemleri yapılmayacaktır.

3- Herhangi bir iş kazası halinde SSK tarafından sporcuya yapılacak yardımların tümü kulüpten istenecektir.

4- İşe girişinin yapılmaması halinde Asgari ücretin katları oranında idari para cezaları uygulanacaktır.

Sigortalı Sporculara Sağlanan Yardımlar            Buna göre, SGK’da sigortalı olan profesyonel sporculara sağlanan yardımlar da şöyledir.-İş kazası halinde sağlık yardımı yapılması, geçici yada sürekli iş göremezlik ödeneği verilmesi, protez araç ve gereç sağlanması, yada tedavi için başka bir yere yada başka bir ülkeye gönderilmesi.-İş kazası geçiren sporcunun eş ve çocuklarına ya da geçindirmekle yükümlü oldukları ana ve babalarına gelir bağlanması.-Sigortalının, eşinin, çocuklarının ya da bakmakla yükümlü olduğu anne ve babasının hastalanması halinde hekimlere muayene ettirilmesi gerekli sağlık yardımlarının yapılması,-Sigortalı sporcunun ya da sigortalı olmaya karısının analığı halinde gerekli sağlık yardımlarının yapılması,-Sigortalı sporcunun maluliyeti halinde gerekli şartların yerine getirilmesi halinde maluliyet aylığının bağlanması,-Koşulların yerine getirilmesi ile birlikte yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması,-Sigortalı sporcunun ölümü halinde geride kalan eş ve çocukları ile bakmakla yükümlü oldukları ana ve babasına aylık bağlanması,            15.06.2004 tarihinde Sağlık Bakanlığı ile Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereğince 07.12.2001 tarih ve 24606 sayılı R.G.'de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘’ Sporcu Lisans, Tescil, Vize ve Transfer Yönetmeliği hükümleri uyarınca lisans almış, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmayan sporcular Sağlık Bakanlığı'na bağlı tedavi merkezlerinden ücretsiz olarak sağlık hizmeti alabileceklerdir. Yani lisanslı olan amatör sporculara sağlık bakanlığına ait hastanelerden sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yaralanacaklar.            Amatör olduğu için veya profesyonel olduğu halde bir kulübe bağlı olmadığı için sigortası olmayan ama milli takımlara çağrılan sporcuların durumu da farklılık arz etmektedir.            Bu konuda SGM tarafından düzenlenen profesyonel futbol faaliyetleri dışındaki askeri ve sivil takımları oluşturan milli sporcular ile bu takımlar için görevlendirilen yönetici, teknik ve diğer elemanları kapsayan yönetmeliğe göre milli müsabaka öncesi yapılan kamp çalışmalarının başlangıcından, müsabaka sonrası ikametlerine ulaşıncaya kadar milli takım listesinde yer alan diğer yöneticiler ise müsabakaya gidiş tarihlerinden, ikametlerine varış tarihine kadar geçen süre içerisin de her türlü kaza, hastalık ve sakatlıklara karşı özel sigorta sistemine göre SGM tarafından özel sağlık sigortalarına sigortalanmaları gerekmektedir.

            3-SPORDA SENDİKAL ÖRGÜTLENME

            Türkiye’de futbolcuların sendikal örgütlenmeye gitmeleri 1960 anayasası ile olmuştur. 1965 yılında Genel İşler İşkolunda, Türkiye Profesyonel Futbolcular Sendikası adıyla İstanbul’da kurulan sendika, 13 Mayıs 1969’da Türkiye Profesyonel Futbolcular, Antrenörler, Menajerler ve Monitörler Sendikası, 28 Mayıs 1975 tarihinde ise Türk-İş Konfederasyonu bağlanarak Futbol-İş’e dönüştürülmüştür.             1980 darbesi ile işlevsiz kalan sendika, 23 Eylül 1984 tarihinde münfesih sayılmıştır.             Profesyonel futbolcuları uluslararası ölçekte temsil eden olan sendika FIFPro'dur. FIFPro, 15 Aralık 1965 tarihinde Paris’te toplanan Fransa, İskoçya, İngiltere, İtalya ve Hollanda futbolcu dernekleri arasında eşgüdümü sağlamak ve profesyonel futbolcuların menfaatlerini korumak amacıyla oluşturulmuştur. Sendikaya, 20 Şubat 1968 tarihinde Fransız mevzuatına uygun olarak dünyadaki profesyonel futbolcuların haklarının korunması amacıyla uluslararası dernek statüsü verilmiş ve merkezi Paris olarak belirlenmiştir.

            Sendika, UEFA ve FIFA nezdinde futbolcuların temsilcisi olarak kabul edilmiş ve Avrupa Komisyonu tarafından resmen tanınmıştır. Başta transfer, doping, lisans ve yetiştirme tazminatları olmak üzere futbolun önemli konularının Avrupa futbolunda standartlaştırılması için toplu iş sözleşmelerinin önemli olduğu federasyonlar tarafından muhatap olarak kabul edilmektedir.

      

            FIFPro’nun ticari faaliyetlerinin yanında profesyonel futbolcuların haklarının korunması amacıyla uluslararası futbol yargılama faaliyetlerinde önemli bir yeri olduğunu belirtmek gerekir. Yabancılık unsuru taşıyan (uluslararası) profesyonel futbolcu sözleşmeleri ile transfer sözleşmelerinden doğan ihtilafların çözümü için FIFA bünyesinde kurulan İhtilafların Çözümü Merkezi'nin üye yapısında FIFPro’nun önemli bir etkisi bulunmaktadır. Bahsi geçen merkezin başkanı, başkan vekili ile üyeleri FIFA Yönetim Kurulu tarafından seçilmekte beraber toplam 20 üyeden oluşan merkezin üyelerinin yarısı FIFPro diğer yarısı ise ligleri/kulüpleri temsil eden dernekler tarafından gösterilen adaylardan seçilmektedir. Bunun yanında, Spor Tahkim Mahkemesinde yer alan futbol organlarının önerisi üzerine atanan hakemlerden 10 tanesi FIFPro tarafından önerilmektedir. [19]

            Sendika, çalışma yaşamında “ortak” ekonomik ve sosyal hak ve menfaatleri kapsamına almaktadır. Sendikal özgürlük de bu ortak hak ve menfaatleri korumak ve geliştirmek için kullanılıyor olsa bile temelinde bireysel bir özgürlüktür. Ayrıca sendikalar, üyelerinin ekonomik, sosyal ve siyasi alandaki hak ve çıkarlarının savunucusu olarak demokrasinin ve emek-sermaye arasındaki güç dengesinin kurulmasında önemli aktörler niteliğindedir.

            T.C. Anayasası'nın 51'inci ve 52'nci maddeleri uyarınca; Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

           

            Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

           

            Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

           

            İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.

           

            07.05.1983 tarih ve 18040 sayılı R.G.'de yayımlanan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 2'nci maddesinde yapılan tanım ile sendika; İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzelkişiliğe sahip kuruluşlara denilir.

           

            Atıf yapılan kanun uyarınca;

            Hizmet akdine dayanarak çalışanlara işçi; İşçi sayılan kimseleri çalıştıran gerçek veya tüzelkişiye ve tüzelkişiliği olmayan kamu kuruluşlarına ise işveren denilir. Profesyonel futbolcular ve kulüpler, Sendikalar Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde işçi ve işveren sıfatını haiz olduklarından ortak ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için sendika kurabilirler.

            Sendikalar Kanunu'nun 20'nci maddesine göre, 16 yaşını doldurmuş olan işçiler sendikalarına üye olabilirler. Şayet 16 yaşını doldurmamışlarsa kanuni temsilcilerinin yazılı izniyle üye olabilirler. Önceden bildirimde bulunmak suretiyle de üyelikten çekilebilirler. Sendikada üye kalmaya veya üyelikten ayrılmaya da zorlanamazlar.

            Sendikalar Kanunu uygulamasında spor kulübünün işveren sıfatını kazanması için dernek veya şirket şeklinde örgütlenmesi bir fark yaratmamakta ve işveren sorumluluğunu değiştirmemektedir.

           

            Aynı zamanda, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu düzenlemeleri uyarınca, tarafların karşılıklı hak ve borçlarını, sözleşmenin uygulanmasını ve denetimini, uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yolları düzenleyen hükümlerini içeren toplu iş sözleşmeleri akdedebilirler.

                       

            Sporcular, 4857 sayılı İş Kanunu’nun istisnalar bölümünde kapsam dışında bırakılmış olmalarına karşın 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı işçi olarak kapsama dahil edilmiş olduklarından, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nda tanımlı işçi kapsamına “hizmet akdine dayanarak çalışanlar” olarak girmektedirler. Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi niteliği itibariyle futbolcular ile kulüpleri arasındaki ilişkinin iş (işçi-işveren) ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Borçlar Kanunu’nun 313’üncü maddesine göre, hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.

           Profesyonel futbolcular ve kulüplerin yasal olarak sendika kurmalarına bir engel bulunmadığı gibi doktrinde ilgili tarafların Sendikalar Kanunu ve İş Kolları Tüzüğünde sayılan işkolları içinde olan genel işler kapsamında olduğu kabul edilmektedir. İşçi sendikalarının bir işkolunda ve Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere, işkolundaki işçiler tarafından kurulabileceği hükmü ile örgütlenme hakkı tanınmıştır. Meslek esasına göre sendika kurmak yasaklandığı için futbolcular mesleki esasına dayalı sendika kuramazlar.

            Ayrıca, bu işkolunun kapsamına sadece sporcuların değil, sporla ilgili faaliyetleri bir iş sözleşmesi gereğince gerçekleştiren sporla ilgili tüm kişilerin de alınmaları gerekmektedir. Sporla ilgili faaliyetleri bir iş sözleşmesi gereğince gerçekleştiren sporcular dışındaki kişiler aslında asıl iş olan spor faaliyetlerine yardımcı bir işi yerine getirmektedir. Sendikalar Kanunu bağlamında asıl işe yardımcı işler birlikte değerlendirileceğinden işyeri asıl iş ve yardımcı işiyle birlikte bir bütün olarak ele alınacaktır. [20]

          

            Sendikalar Kanunu’nun 60'ıncı maddesinde işkolları düzenlenmiş ve işyerlerinde yürütülen işlerin hangi işkoluna gireceğine ilişkin karar verme yetkisi 4'üncü madde ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmiştir.

            Futbolcuların hangi işkolunda örgütlenebilecekleri konusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın konuya açıklık getiren bir kararı bulunmaktadır. 02.05.2002 tarih ve 2002/7 sayılı Kararı ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği, Galatasaray Spor Kulübü Derneği, Fenerbahçe Spor Kulübü Derneği işyerlerinin 25 no.lu “Konaklama ve Eğlence Yerleri” işkolunda yer aldığı tespit edilmiştir. Söz konusu Karar’da bu tespitin gerekçeleri; “çeşitli yaş gruplarında sporcu yetiştirmek, amatör ve profesyonel sportif faaliyetleri yürütmek ve yurt içi ve yurt dışı müsabakalar yapmak, dernek üyelerinin sosyal, kültürel ve sportif ihtiyaçlarını karşılamak, Dernekler Kanunu ve diğer mevzuata uygun olarak mal edinmek, sportif faaliyetler için tesisler kurmak, kiralamak, derneğe gelir temin etmek amacı ile öngörülen ticari faaliyetlerde bulunmak veya katılmak olduğu her üç işyerinin de spor kulübü olduğu, sportif faaliyetlerde bulunulduğu, bu nedenle işyerlerinde yapılan işlerin 25 sıra numaralı Konaklama ve Eğlence Yerleri işkolunda yer alması gerektiği tespit edilmiştir.” olarak açıklanmıştır. İş Kolları Tüzüğü’nün, işkollarına giren işler bölümünde açık ve kapalı spor yerlerinde yürütülen işlerin 25 no.lu işkolu kapsamında sayıldığını ve Bakanlığın isabetli tespitini esas aldığımızda spor kulübü, dernek ve şirketler tarafında yürütülen sportif faaliyetlerin 25 no.lu Konaklama ve Eğlence işkoluna girdiği anlaşılmaktadır.[21]

            Toplu iş sözleşmeleri ile uygulamada kaybedilen veya hiç olmayan haklarını almak için önemli bir araç olup, bu yolla, sporcu ücretlerinin zamanında ödenmesi, mesleki sigortaların yapılması, sporcuların transfer ve kiralamalarda söz sahibi olması, tek taraflı fesihlerde kalan ücretin futbolcu yeni bir kulüp bulsa dahi futbolcuya ödenmesi gibi haklar garanti altına alınabilir.            Ayrıca NBA organizasyonun da olduğu biçimde TV yayıncılığı ve müşterek bahis gelirlerinden alınabilecek pay karşılığında kurulacak fon aracılığıyla, sakatlık veya kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle futbol hayatı biten futbolculara maddi destek sağlanması, sözleşme yapamayan futbolcular için antrenman sahası, antrenör hizmeti temini gibi hizmetler verilebilir.

           

            Bu bağlamda, gerek futbolcuların ekonomik ve hukuki anlamda zor durumda kalmaması ve gerekse kulüplerin sorunlarının çözülebilmesi ancak tarafların kurumsallaşmış varlığıyla mümkündür.{jcomments on}

            KAYNAKÇA

BİNBİR Sinan, Profesyonel Futbolcuların Sendikal Hakları, Yaklaşım Dergisi, Temmuz 2006, sayı: 163.

BAŞTÜRK Faruk, Profesyonel Futbolda Sendikalaşma, Ağustos-2006, http://www. fesam.org

BAŞTÜRK Faruk, Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, 2005/6

Köse Alpay, Profesyonel Sporcuların İş Kanunu Karşısındaki Durumu,  ,

KÖSE Alpay, Profesyonel Sporcuların İş Kanunu Karşısında Durumu,  

PETEK Hasan, Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi, Yetkin Yayınları, Ankara 2002

GENÇ Durmuş Ali, Spor Hukuku Ders Kitabı, Alfa Yayınları, İstanbul 1998.

CENTEL Tankut, Antrenör Haklarında Görevli Mahkeme (Karar İncelemesi),  

CAMKURT Mehmet Zülfü, Profesyonel Futbolcu, Teknik Yönetici Ve Öğreticilere Yapılan Ödemelerin Sigorta Primine Esas Kazanç Tutarına Tabi Tutulması, Mükellefin Dergisi, Temmuz/2007, sayı.7.

Yargıtay İş Hukuku Dergisi

sendikam.blogspot.com

sgk.gov.tr

tff.org.tr



[1] İş verenler, hizmet erbabını işe alan, emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişilerdir.

[2] 818 sayılı Kanun 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olup, bu tarihten itibaren 6098 sayılı Borçlar Kanunu uygulanacaktır.

[3] Köse Alpay, Profesyonel Sporcuların İş Kanunu Karşısındaki Durumu,  , erişim:10.10.2012.

[4] BAŞTÜRK Faruk, Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, 2005/6, http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:_9fHzfrIXDkJ:www.fesam.org/uzman/fb001.php+faruk+ba%C5%9Ft%C3%BCrk+legal+i%C5%9F+hukuku&cd=5&hl=tr&ct=clnk&gl=tr, erişim: 30.10.2008.

[5] KÖSE Alpay a.g.m.

[6]http://sendikam.blogspot.com/2011/01/spor-is-kanunu-spor-iscileri-is-kanunu.html, erişim:04.03.2012.

[7] KÖSE Alpay, Profesyonel Sporcuların İş Kanunu Karşısında Durumu, http://www.sporhukuku.org.tr/makaleler/101-profesyonel-sporcularin-kanunu-karisinda-durumu-halpay-koese.html, erişim:03.01.2012.

[8] PETEK Hasan, Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi, Yetkin Yayınları, Ankara 2002, s.35.

[10] 10.06.2009 tarihinde TFF’nin resmi web sitesi olan www.tff.org adresinde yayımlanarak yürürlüğe giren Teknik Adamların Statüsü ve Çalışma Esasları Talimatı md.2-3.

[11] GENÇ Durmuş Ali, Spor Hukuku Ders Kitabı, Alfa Yayınları, İstanbul 1998, s.40-41.

[12] BAŞTÜRK Faruk, a.g.m.

[13]Yargıtay İş Hukuku Dergisi I, Ocak-Mart 1991, s:133

[14] CENTEL Tankut, Antrenör Haklarında Görevli Mahkeme (Karar İncelemesi), http://www.tekstilisveren.org.tr/dergi/2004/temmuz/hukuk.html, erişim:11.01.2012.

[15] BAŞTÜRK Faruk, a.g.m.

[16] http://sendikam.blogspot.com/2011/01/spor-is-kanunu-spor-iscileri-is-kanunu.html, erişim:04.03.2012.

[17] http://www.bloomberght.com/ht-yazarlar/ali-tezel/913207-gecimi-spor-yaparak-kazanan-isci-sayilmiyor, erişim: 18.03.2012.

[18] CAMKURT Mehmet Zülfü, Profesyonel Futbolcu, Teknik Yönetici Ve Öğreticilere Yapılan Ödemelerin Sigorta Primine Esas Kazanç Tutarına Tabi Tutulması, Mükellefin Dergisi, Temmuz/2007, sayı.7.

[19] BAŞTÜRK Faruk, Profesyonel Futbolda Sendikalaşma, Ağustos-2006, http://fesam.org/sur_makale.php?kod=10&url=uzman/fb007.htm#_ftn12#_ftn12, erişim: 03.02.2008.

[20] BAŞTÜRK Faruk, a.g.m.,

[21]BİNBİR Sinan, Profesyonel Futbolcuların Sendikal Hakları, Yaklaşım Dergisi, Temmuz 2006, sayı: 163.

                                                                                                                   

Bu İçerik  22097  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Murat Başaran Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

19.11.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

93.053

-0,25

 bjk BJKAS

1,62

0,62

 fb FENER

7,04

0,14

 gs GSRAY

1,23

0,00

 trabzon TSPOR

1,26

-0,79

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19581717

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 12  8  3    1   17  5   12    27
2 Galatasaray  12  7  2   3  22  14  8  23
3 Kasımpaşa

 12

 7  1  4  26  19  7  22
4

Malatyaspor

 12  6  3  3  19

 10

 9  21
5 Antalyaspor  12  6  2  4  16  18  -2

 20

6

Ankaragücü

 12

  6 

 1  5  15  13  2  19
7

Beşiktaş

 12

  5 

 3  4  20  16  4  18
8

Göztepe

 12  6  0  6  15  14  1  18
9

Konyaspor

 12  4

 5

 3  17  14  3  17
10

Trabzonspor

 12  4  4  4  19  18  1  16
11 Sivasspor  12

  3 

 5  4  14  18  -4  14
12 Bursaspor  12
 2  7   3   10 11  -1  13
13 Fenerbahçe  12  3  4  5  11  15  -4  13
14 Akhisarspor  12  3  3  6  13  20  -7  12
15 Kayserispor

 12

 3  3  6  10  17

  -7 

 12
16

Alanyaspor

 12

 4  0  8  6  18  -12  12
17 Erzurumspor  12  2  5  5  10  14  -4  11
18 Rizespor   12   1  5  6  13  19  -6  8

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.