x
20 Mayıs 2018 - Galatasaray Süper Lig'in 2017-18 sezonunu şampiyon olarak tamamlayıp 21.şampiyonluğuna ulaştı.  6 Mayıs 2018- Real Madrid ve Liverpool rakiplerini eleyerek, Şampiyonlar Ligi finaline yükseldiler. Şampiyonlar Ligi finali  26 Mayıs 2018 günü Kiev'de oynanacak. 19 Nisan 2018 Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan Türkiye Kupası Yarı Final rövanş karşılaşması, maçın ikinci yarısında çıkan olaylar nedeniyle tatil edildi. 13 Nisan 2018- UEFA Avrupa Ligi Yarı Finallerinde Arsenal- A.Madrid ile O.Marsilya da Salzburg ile eşleşti. İlk maçlar 26 Nisan'da, rövanşlar ise 3 Mayıs'ta oynanacak. Final ise 16 Mayıs'ta Lyon'da oynanacak. Futbolekonomi- 13 Nisan 2018 Şampiyonlar Ligi Yarı Final Eşleşmeleri belli oldu. Buna göre Bayern Münih - Real MadridLiverpool - Roma yarı final maçları 24-25 Nisan/1-2 Mayıs'ta oynanacak. Şampiyonlar Ligi finali ise 26 Mayıs'ta Ukra... 13 Nisan 2018- Galatasaray'dan varlık satışına devam...Riva'dan sonra Florya'da satıldı. Bu satıştan Galatasaray'a gelecek tutar 237,8 Milyon TL. Riva ile birlikte Galatasaray'ın kasasına süreç içinde toplam 999,4 Milyon TL  gi... 29 Mart 2018- Yeni yasal düzenlemeyle oyuncularına ücret ödeyen kulüplerin, oyuncularından yaptıkları tevkifatlar, ilgili kulübün amatör branşlarında kullanılmak üzere, söz konusu kulüplere iade edilecektir. 2 Mart 2018- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş'nin 432 milyon lira tutarındaki bedelli sermaye arttırımı başvurusunu onayladı. 20 Şubat 2018- Uluslararası transferde geçen yıl en fazla para harcayan ülkeler listesinde 7`nci sırada bulunan Süper Lig, 2016'ya oranla 2017'de transfere %141 daha fazla  kaynak ayırarak 159,4 milyon dolar harcadı. 20 Ocak 2018- Galatasaray'ın olağanüstü seçimli genel kurulunda Dursun Özbek yerini yeni  başkan Mustafa Cengiz'e devretti. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Murat Başaran Sporcular ve Teknik Adamların Vergilendirilmesi

Sporcular ve Teknik Adamların Vergilendirilmesi

261-futbolcuya-vergi-suclamasi_19146

Murat Başaran -02.08.2010

Sporcuların ve teknik adamların sportif faaliyetleri sonucu elde ettikleri gelirlerinin vergilendirilmesi günümüzde önemli bir konu...

GİRİŞ YA DA SONUÇ :

Belirli süreli hizmet sözleşmeleri akdederek iş görmekte oldukları spor kulüpleri (bu yazıda spor kulübü ifadesi, spor faaliyetiyle uğraşan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı (T.F.F.) ve/veya Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (G.S.G.M.) tarafından tescil edilen spor kulübü derneklerini, derneklere ait iktisadi işletmeleri, futbol şubelerini, halka açık olsun olmasın anonim şirketlerini kapsayacak biçimde kullanılacaktır) sporcu ve teknik adamlara (bu yazıda teknik adam kavramı, teknik direktör, antrenör ve teknik öğreticiyi içerir) icra etmekte oldukları sportif faaliyetler karşılığı ücret adı altında yapılan ödemelere dair vergileme rejimi, temel dinamikleri sabit kalmak kaydıyla en son 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 5766 sayılı Kanun’un 8. nci maddesi ile, 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu’nun (G.V.K.) Geçici 72. nci maddesi ile yürütülmektedir.

 

Türkiye’de spor vergi hukuku bağlamında önemli bir kısmı yeniden ele alınması gereken yerleşik uygulamalar ve diğer mali yükümlülükler ile birlikte düşünüldüğünde bu vergileme rejimi, spor faaliyetiyle uğraşan kurumlar açısından yalnız mali ve finansal açıdan değil, uymakla mükellef oldukları çeşitli hukuk disiplinlerindeki ulusal ve uluslar arası düzenlemeler açısından da ekonomik ve dolayısıyla sportif sonuç doğurucu bir etki yaratmaktadır. Düzenleme sporcularca elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik olsa da gerçekte, sporcuların değil kulüplerin vergilendirildiği bu sistemde oluşan toplam vergi yükü, diğer sektörel/kronik sorunların varlığı ile kulüplerin mevcut mali yapılarını gelir-gider dengesi açısından olumsuz etkilemektedir. Bu yapı, artık bir post-modern endüstri haline geldiği kabul edilen spor sektöründe faaliyette bulunan kurumlar tarafından ülke tanıtımına katkı sağlanmasının yanı sıra, anayasal görevlerin ifası olarak da beklenen, ülke gençliğinin korunması, amatör şubelerin, altyapı tesislerinin ve gençlik programlarının icrasına yönelik harcamaların da istenildiği kadar/biçimde gerçekleştirilememesi sonucunu doğurmaktadır. Çözüm, konuyu tüm yönleri ile ele alarak, ülkemiz kaynaklarının ekonomik olduğu kadar, beşeri, kurumsal ve sportif açılardan da en doğru biçimde ve uzun vadeli değerlendirilmesinde yatmaktadır.

 

A-KONU BAĞLAMINDA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMASI VE KULLANILMASI GEREKEN TEMEL DÜZENLEMELER:

 

1-T.C. 1982 Anayasası’nın 59. uncu Maddesi ve Gerekçesi:

“Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.

Devlet başarılı sporcuyu korur”

 

Sağlık hizmetlerinin bir parçası beden sağlığının spor yaptırılarak korunmasıdır. Sporun kitlelere yayılması bu amacın teminine yarayacak araçlardan en etkinidir. Sporun geliştirilmesi sadece fiilen spor yapanlara değil seyircileri için de eğitici ve sağlık kurallarına uygun bir ortamda yaşamaya sevk edici etkileri sebebiyle Devletçe ele alınması için bir başka sebeptir.

 

2- T.C. 1982 Anayasası’nın 73. üncü Maddesi ve Gerekçesi:

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.”

 

Vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin adaletli ve dengeli dağılımı ilkesi getirilmiştir. Bu yaklaşım ile vergileme sisteminin esasına dair ilkeler; Genellik, Eşitlik, Mali Güce Göre Vergileme (Ödeme Gücü ya da Adillik), Yasallık, Belirlilik, Geriye Yürümezlik olarak özetlenebilir.

 

3- 5253 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 2/a, 14., 27. ve Türk Medeni Kanun’un 56. ncı Maddeleri:

“Dernek: Kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarını,

..........

ifade eder.

“Kamu yararına çalışan dernekler, ilgili bakanlıkların ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine, İçişleri Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla tespit edilir. Bir derneğin kamu yararına çalışan derneklerden sayılabilmesi için, en az bir yıldan beri faaliyette bulunması ve derneğin amacı ve bu amacı gerçekleştirmek üzere giriştiği faaliyetlerin topluma yararlı sonuçlar verecek nitelikte ve ölçüde olması şarttır.

............”

 

4- 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. ve 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2/5.ve 6. ncı Maddeleri:

“Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar.”

 

K.V.K.’nın 2/5.ve 6. ncı maddeleri: aşağıdaki düzenlemeleri içermektedir:

(5)Dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler: Dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmeler, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleridir. Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.

(6) İktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmaması mükellefiyetlerini etkilemez. Mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesi bunların iktisadî niteliğini değiştirmez.

 

5- 3813 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un 26. ve 27, Türkiye Futbol Federasyonu Ana Statüsü’nün 66. ve 67 ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun  4/j Maddeleri:

“Futbol kulüpleri ile diğer spor kulüplerinin futbol şubeleri Federasyona bağlıdır. Bunlar hakkında bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılacak esaslar uygulanır.”

 

Futbol kulüpleri ile diğer spor kulüplerinin futbol şubeleri Federasyon tarafından tescil edilir.

 

Futbol faaliyetinde bulunan kulüpler, Futbol Federasyonu Yönetim Kurulunun belirleyeceği tescil şart ve esaslarını yerine getireceğini taahhüt eder ve tescil ücretini öderse, tescil edilir ve belgesi verilir.

Profesyonel futbol şubesi bulunan kulüpler, genel kurullarınca onaylanan Gelir ve Gider tabloları ile Bilânço ve gelecek döneme ilişkin bütçelerini ve Genel Kurul tutanaklarını Genel kurullarının yapılış tarihini izleyen 30 gün içinde Federasyona göndermekle yükümlüdürler. Federasyon kulüplerce gönderilen bu mali bilgileri denetleme hakkına sahiptir. Yanlış ve yanıltıcı bilgilerden kulüplerin yönetim kurulu üyeleri şahsen sorumludurlar.

 

Tescil edilmeyen veya taahhütlerini yerine getirmeyen ya da genel kurullarınca onaylanan bütçelerine göre gelirlerinin % 25’den fazlasını temlik ettikleri Bilânçolarında görülen kulüpler Disiplin Kuruluna sevk edilerek, müsabakalara iştirakleri yasaklanabilir, takımlarının tescilleri iptal olunabilir.

 

Futbol dalında faaliyet gösteren kulüpler, futbol şubelerini kanunlarla belirtilen sekil ve esaslarda kuracakları veya kurulmuş anonim şirketlere devredebilirler. Kulüplerin şirketleşmesi halinde, tescilli bulundukları yerden başka yere nakilleri yapılamaz. Devirlerde futbolun yayılması, güçlenmesi ve yararları ön planda tutulur. Bu Ana Statü’de belirlenen esaslara ve Yönetim Kurulunca konulacak kurallara uyulması zorunludur.

 

Aşağıda sayılan kurumlar, kurumlar vergisinden muaftır:

“......

j-Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile özerk spor federasyonlarına tescil edilmiş spor kulüplerinin idman ve spor faaliyetlerinde bulunan iktisadî işletmeleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketler.

.........”

 

6/a- Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. nci Maddesi:

“Ücret,işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

 

      Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.

     

      Bu Kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır.

       1-..

      6.Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler”

 

      6/b- Gelir Vergisi Kanunu’nun Vergiden Bağışık Kıldığı Sportif Amaçlı Ücret Ödemeleri:

 

      Vergiden bağışık ücret ödemelerine, ayrıntılı olarak çalışmamızın E Bölümü’nde değinilmiş olduğundan, mükerreren bu başlık altında yer verilmemiştir.

 

6/c- Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 72. nci Maddesi ve 267 Seri Numaralı Genel Tebliğ:

Temel metinler çalışmamızın C/6 Bölümü’nde yer almakta olup, metin açıklamalarına izleyen bölümlerde yer verilmiştir.

 

7- Ücretlerin Bordroya Bağlanması ve Banka Kanalıyla Ödenmesi:

Vergi Usul Kanunu’nun (V.U.K.) 238. inci maddesi gereği, işverenler her ay ödedikleri ücretler için (Ücret bordrosu) tutmaya mecburdurlar. Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle diğer ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tutulmaz.

 

Adı geçen Kanun’un mükerrer 257 nci maddesi, Maliye Bakanlığı’na, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisini vermiştir. Bakanlık, bu yetkisini; 320, 323, 324 ve 332 Sayılı VUK Genel Tebliğleri ve V.U.K. 1/2003-1 Sayılı Sirkülerini yayımlayarak  kullanmış olup; mükelleflere, 8000 YTL’yi aşan ödeme ve tahsilatlarını “banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü” aracılığıyla yapma mecburiyetini getirmiştir.

 

5754 Sayılı “Sosyal Sigortalılar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 08.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 Bu Kanunun;

82 nci maddesi ile 818 Sayılı “Borçlar Kanunu”nun (B.K.) 323 üncü maddesi,

83 üncü maddesi ile 5953 Sayılı “Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki   Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun” un 14 ve 27 nci maddeleri,

84 üncü maddesi ile 854 Sayılı “Deniz İş Kanunu” nun 6, 29 ve 51 inci maddeleri,

85 inci maddesi ile 4857 Sayılı “İş Kanunu” nun (İ.K.) 32 ve 102 nci maddeleri,

86 ncı maddesi  ile 5411 Sayılı “Bankacılık Kanunu” nun 73 üncü maddesi,

değiştirilerek, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın kural olarak Türk parası ile iş yerinde veya özel olarak açılan “Banka” hesabına ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu ödemelerin özel olarak açılan “Banka” hesabına yapılması halinde, bu hesaplara ilişkin bilgi ve belgelerin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı ile bunlara bağlı kurum ve kuruluşlara verilmesinin sırrın ifşası sayılmayacağı hususu da Bankacılık Kanununda yapılan değişiklik ile hüküm altına alınmıştır.

 

Ancak, yapılan yukarıdaki değişiklikler ile ilgili olarak, çalıştırılan işçilerin ücret ve diğer istihkaklarının özel açılacak banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda;

Tabi olduğu mükellefiyet türü,

İşletme büyüklüğü,

Çalıştırdığı işçi sayısı,

İş yerinin bulunduğu il,

ve bu gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret ve her çeşit istihkakının brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkili kılınmışlardır.

 

Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakları zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyenlere bu durumda olan her işçi ve her ay için 100.- YTL. idari para cezası,

 

Ücretlerin, özel olarak banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usul ve esasların anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği de hükme bağlanmışsa da bahse konu yönetmelik henüz yayınlanmamıştır.

 

Yönetmelik yayınlanana kadar çalışanların ücretlerinin Bankalar kanalı ile ödenmesi zorunluluğu (V.U.K. düzenlemeleri ayrıca dikkate alınmak şartıyla) bulunmamaktadır. 

 

8/a- 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 4/g  ve 32. nci Maddesi:

İ.K.’nın 4/g bendi düzenlemesine göre, sporcular açısından İş Kanunu hükümleri uygulanamayacaktır.

 

“Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

Ücret, kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenebilir.

Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.

Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.

İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.”

 

8/b- 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 2. ve 4. üncü Maddeleri:

 Kanunun 4. üncü maddesi düzenlemesi uyarınca;

 a)Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,

......

bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümlerle bağlantılı olmak üzere;

c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar, sigortalı sayılırlar.

 

Kanunun 2. nci maddesinde tadadi olarak sayıldığı biçimde;

1) Hizmet akdi: 22/4/1926 tarihli ve 818 sayılı Borçlar Kanununda tanımlanan hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini,

12) Ücret: 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutarı,

13) Asgarî ücret: 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen bir aylık brüt ücreti ifade etmektedir.

 

Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “Genelge-16” da profesyonel sporcuların sigortalı olduğu belirtilerek aşağıdaki açıklamalar getirilmiştir. Buna göre;

“Bilindiği gibi, herhangi bir spor yapmayı kendilerine meslek edinen ve bundan kazanç sağlayan kişilere profesyonel sporcu denilmektedir. Bu kişiler, kulüplerinin (yani işverenin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işveren veya vekilinin emir ve talimatı altında antrenman ve müsabakalar yaptıklarına, mukabilinde önceden yapılmış anlaşma ile tespit edilmiş ücretleri aldıklarına göre, anılan kimselerin işverenle hukukî rabıtaları bir hizmet akdine dayanmaktadır.

Faaliyetin sporla ilgili oluşu, profesyonel sporcu ile kulüp arasındaki bağın hizmet akdi sayılmasına mâni teşkil etmediği gibi, sosyal sigortadan istisnaya da sebep değildir.

Spor kulüplerince çalıştırılan antrenör, menajer, teknik direktör, masör ve diğer müstahdemlerin âkdi bağlılıkları da aynı niteliktedir.

Bu itibarla, spor kulüplerince çalıştırılan bu gibi kişilerin sigortalı sayılması gerekir.

Sporu kazanç getiren bir meslek şeklinde yapmayan amatörlerin ise, 506 sayılı Kanuna göre sigortalı sayılması mümkün bulunmamaktadır.”

 

9- 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 313. üncü Maddesi:

“Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeği ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.

 

Ücret, zaman itibariyle olmayıp yapılan işe göre verildiği takdirde dahi işçi muayyen veya gayri muayyen bir zaman için alınmış veya çalışmış oldukça, hizmet akdi yine mevcuttur; buna parça üzerine hizmet veya götürü hizmet denir.”

 

10-3289 Sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun’un Genel Hükümleri ve Gerekçesi:

Söz konusu Kanun ve bağlantılı mevzuata, fazlalıkları nedeniyle burada yer verilmemiş olup, konunun kavramsal ve kurumsal açıklanmasında/anlaşılmasında bu düzenlemelerin de dikkate alınması gereği önemle vurgulanmıştır.

 

11/a- 3813 Sayılı Kanun’un 2. ve Ana Statü’nün 4. üncü Maddeleri:

“Türkiye Futbol Federasyonunun görevleri şunlardır:

a) Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve uygulamak,

..............”

f) FIFA ve UEFA’nın statüleri, talimatları ve kararlarına riayet etmek,

g) FIFA ve UEFA statülerinde belirtilen tahkim kurulları ile Uluslar arası Spor Tahkim Mahkemesinin (CAS) yetkisini tanımak,

h) Kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik yönetici ve antrenörlerin, masörlerin, futbolcu temsilcileri ve müsabaka organizatörleri ile diğer tüm ilgililerin Federasyon tarafından konulan düzenleme ve talimatlara uymalarını sağlamak,

 

11/b- 3813 Sayılı Kanun’un 12/A, Ana Statü’nün 49/a ve Uyuşmazlık Çözüm Kurulu Talimatı’nın 2. nci Maddeleri:

Uyuşmazlık Çözüm Kurulu;

a) Kulüpler ile kulüpler,

b) Kulüpler ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri, masörler ve müsabaka organizatörleri,

c) Oyuncu temsilcileri ile futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, arasında her türlü sözleşmeden doğan veya futbolla ilgili olan uyuşmazlıkları, taraflarının başvurusu üzerine münhasıran yetkili olarak inceler ve karara bağlar.

 

    11/c- 3813 Sayılı Kanun’un 14, Ana Statü’nün 51 ve Tahkim Kurulu Talimatı’nın 2. nci Maddeleri:

a) Federasyon ile kulüpler, hakemler, futbolcular, teknik direktörler, antrenörler, oyuncu temsilcileri ile diğer görevliler arasında çıkan ihtilaflar hakkında Yönetim Kurulu tarafından verilecek kararları,

b) Amatör ve Profesyonel Disiplin Kurulları kararlarını,

c) Uyuşmazlık Çözüm Kurulu kararlarını, taraflarının itirazı üzerine inceleyerek kesin olarak karara bağlar.

Tahkim Kurulu kararları kesindir. İdari veya yargısal mercilerin onayına tabi olmadığı gibi, bu kararlara karşı idari ve yargısal mercilere başvurulamaz. Ancak, sporcuların transfer, lisans ve sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilaflar ile teknik direktörler ve antrenörlerin sözleşmelerinden kaynaklanan ihtilaflar hakkındaki

Tahkim Kurulu kararlarına karşı, tarafların Spor Tahkim Mahkemesine başvurma hakkı saklıdır.

 

12/a- Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 2., 3, ve 4. üncü Maddeleri:

“MADDE 2:..........

“b)KULÜP: Futbol dalında faaliyeti bulunan mevzuata uygun olarak kurulmus ve TFF tarafından tescil edilmiş dernek veya şirketleri,

c) TRANSFER: Futbolcunun ilk kez profesyonel sözleşme imzalamasını, mevcut kulübünden başka bir kulüp ile sözleşme imzalamasını veya geçici olarak kulüp değiştirmesini,

d) TRANSFER ve TESCİL DÖNEMİ: Futbolcuların kulüplere tescil işlemlerinin yapılabileceği dönemi,

e) ÜCRET: Profesyonel futbolcunun sözleşmedeki edimleri karşılığı hak kazandığı para ve para ile ölçülebilir diğer değerleri,

f) SEZON: Liglerin ilk resmi müsabakası ile son resmi müsabakasının oynandığı tarihler arasındaki süreyi,

g) VİZE: Sözleşmesi devam eden futbolcuların tescilli oldukları kulüp adına, her sezonda oynama uygunluğunu ve lisansının verilmesini,

h) KORUMA DÖNEMİ: Profesyonel futbolcunun 28 yasından önce imzaladığı sözleşmelerin yürürlüğe girmesini takip eden (önce gelen esas alınmak şartıyla) üç yıllık veya üç sezonluk dönemi ya da profesyonel futbolcunun 28 yasından sonra imzaladığı sözleşmelerin yürürlüğe girmesini takip eden (önce gelen esas alınmak şartıyla) iki yıllık veya iki sezonluk dönemi, ifade eder.

MADDE 3 – PROFESYONEL FUTBOLCULAR

Bir kulüple yazılı sözleşme yapmış olan ve kendisine futbol faaliyetleri kapsamında yaptığı harcamalardan daha fazla miktarda ödeme yapılan futbolcudur.

MADDE 4 - AMATÖR FUTBOLCULAR

(1) Madde 3’te belirtilen tanımın dışında kalan tüm futbolcular amatör futbolcu olarak kabul edilirler.

(2) Bir maç ile ilgili gerçeklesen konaklama, malzeme, sigorta ve antrenman giderlerinin karşılanması futbolcunun amatör statüsünü bozmaz.

(3) Amatör futbolcular, profesyonel resmi lig ve kupa müsabakalarında oynayamaz.”

 

12/b- Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 11.,12.,13 ve 14.üncü Maddeleri:

“MADDE 11 – TRANSFER ve TESCİL

(1) Bir futbolcunun, bir kulüpte profesyonel veya amatör olarak oynayabilmesi için bağlı olduğu kulübü adına TFF nezdinde tescil edilmiş olması zorunludur.

(2) TFF tarafından düzenlenen müsabakalara ancak tescil edilmiş futbolcular katılabilirler. Futbolcu, tescil işlemiyle FIFA, UEFA ve TFF’nin statü ve talimatlarına tabi olacağını kabul eder.

(3) Bir futbolcu için, aynı anda birden fazla kulüp adına lisans verilemez.

(4) Futbolcular aynı sezon içerisinde, sözleşme yenileme ve vize işlemleri de dâhil olmak üzere, en fazla iki kulübe tescil edilebilirler. iki kulübe tescil edilen futbolcunun kulüplerden birinin resmi müsabakalarında oynamamıs olması halinde tescil dönemleri içerisinde üçüncü bir kulübe transfer ve tesciline izin verilir.

(5) Sezon içerisinde iki kulübe tescil edilerek her iki kulübün de resmi müsabakalarında oynayan futbolcuların, farklı bir lige transferleri halinde evvelce aynı sezon içerisinde tescil edilmiş olduğu iki kulüple resmi müsabaka oynama olasılığı bulunmayan üçüncü bir kulübe tesciline ve müsabakalara katılmasına izin verilir.

(6) Uluslararası transferlerde FIFA düzenlemeleri esas alınır.

MADDE 12 – TRANSFER ve TESCİL DÖNEMİ

(1) Futbolcular, ancak TFF tarafından belirlenen transfer ve tescil dönemleri içinde tescil edilebilirler.

(2) Sezon içerisinde yalnızca iki adet transfer ve tescil dönemi mevcuttur. Transfer ve tescil işlemlerinin yapılacağı tarihler, her sezon için birinci transfer döneminden önce TFF tarafından tespit ve ilan edilir.

MADDE 13 - TESCİL BAŞVURUSU

(1) Profesyonel futbolcunun bir kulüp adına tescil edilebilmesi ve lisans verilebilmesi için aşağıdaki belgelerin kulüp tarafından TFF’ye sunulması zorunludur:

a) Taraflarınca imzalanmış, süresi ve futbolcuya ödenecek ücreti içeren dört nüsha profesyonel futbolcu sözleşmesi,

b) Kulübü temsile yetkili kişileri belirleyen noter tasdikli imza sirküleri,

c) Futbolcunun, imza tarihinden en geç 10 gün önce düzenlenmiş ve ilgili kulüple yapacağı sözleşmede kullanılacağına ilişkin açıklamayı da içeren noter tasdikli imza beyannamesi,

d) TFF tarafından her yıl tespit edilen tescil ve vize işlemleri sırasında TFF Sosyal Yardım ve Dayanışma Vakfı hesabına yatırılması gereken bedele ilişkin makbuzu,

e) Tescil işlemleri sırasında belirlenecek işlem gideri ve vize ücretlerinin yatırıldığına dair makbuzu,

f) TFF tarafından istenecek diğer belgeleri.

(2) Yukarıda belirtilen belgelerden herhangi birinin eksik olması halinde tescil başvurusu reddedilir.

MADDE 14 – GEÇİCİ TRANSFER

(1) Profesyonel futbolcu, ancak kendisi ve ilgili kulüpler arasında akdedilecek yazılı bir sözleşme ile asıl kulübünden başka bir kulübe geçici olarak transfer edilebilir.

(2) Geçici transfer sözleşmesinin asgari süresi iki transfer ve tescil dönemi arasındaki süredir.

(3) Futbolcunun geçici transfer sözleşmesinin sona ererek asıl kulübüne geri dönmesi halinde, geçici olarak yapılan tescil ile asıl kulübüne dönüşünde yapılan tescil, tek tescil olarak kabul edilir.

(4) Geçici transfer sözleşmesinin sona ermesi halinde, futbolcu, ancak transfer ve tescil dönemleri içinde asıl kulübüne yeniden tescil edilebilir.

(5) Geçici transfer sözleşmesinde sportif rekabeti ve futbolcunun katılacağı müsabakaları sınırlandıran hükümler bulunamaz.”

 

    12/c- Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı’nın 11.,12.,13 ve 14. üncü Maddeleri:

“MADDE 16 – GENEL ESASLAR

(1) Profesyonel futbolcu sözleşmesi taraflarınca imzalanmış olmalı ve sözleşmenin süresi ile futbolcuya ödenecek ücreti içermelidir.

(2) Sözleşmenin süresi en fazla beş yıl olarak belirlenir. Ancak 18 yasın altındaki futbolcular ile imzalanacak olan sözleşmelerin süresi üç yıldan fazla olamaz.

(3) Her halükarda sözleşmelerin bitiş tarihinin 31 Mayıs olarak tespit edilmesi zorunludur. Sözleşme bitiş tarihinden sonra resmi müsabakaların devam etmesi halinde, sözleşmenin süresi müsabakaların bitimine kadar uzamış sayılır.

(4) Futbolcu ile sözleşme imzalayan kulüp bu sözleşmenin geçerliliğini, sağlık muayenesinin olumlu sonuçlanması koşuluna bağlayamaz.

(5) Tarafların birbirlerine yapacakları her türlü tebligat, sözleşmede gösterilen adreslerine iadeli taahhütlü mektupla yapılır. Taraflar adreslerinde olabilecek değişiklikleri, iadeli taahhütlü bir mektupla birbirlerine ve TFF’ye bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde sözleşmede yer alan adreslere yapılan tebligat geçerli sayılır.

MADDE 17 – SÖZLEŞMENİN İBRAZI

(1) Sözleşmelerin, imzalandıkları transfer ve tescil dönemi içerisinde ilgili kulüp tarafından TFF’ye sunulması zorunludur. Futbolcu da aynı sürede sözleşmeyi TFF’ye sunma hakkına sahiptir.

(2) Futbolcu ile mevcut kulübü transfer ve tescil dönemi ile bağlı kalmaksızın sözleşme imzalayabilir. Bu sözleşmenin imza tarihini takip eden ilk transfer ve tescil döneminin sonuna kadar TFF’ye sunulması ve kulüp tarafından tescil ettirilmesi zorunludur.

(3) Mevcut kulüp ile imzalanan yeni sözleşmenin tescili esnasında, imzalandığında yürürlükte olan sözleşmenin bakiye süresi ile yeni sözleşmenin süresi birlikte dikkate alınır ve toplam sürenin beş yılı asması halinde yeni sözleşme, toplamda beş yılı asmayan kısım için tescil edilir. Ancak, yürürlükte olan sözleşme sezon sonunda sona erecek ise, mevcut kulüple beş yıl süreli olarak yapılan yeni sözleşme tescil edilir.

(4) Bir futbolcunun aynı sezon için birden fazla kulüp ile sözleşme yapması halinde herhangi bir kulüp adına tescil yapılmaz. uyuşmazlığın taraflar arasında ilgili transfer ve tescil dönemi içerisinde çözüme kavuşturulamaması halinde futbolcu, ilgili transfer ve tescil döneminin başlangıcından itibaren 12 ay süreyle hiçbir kulüpte oynayamayacağı gibi ikinci sözleşmeyi yapan kulüp hakkında da Futbol Disiplin Talimatı hükümleri uygulanır.

MADDE 18 - ÜCRET

Ücret, sözleşmede belirlenmesi zorunlu olan ve futbolcuya aylık asgari ücret tutarının altında olmamak kaydıyla ödenen tutardır.

MADDE 19 - SÖZLEŞMEDEN DOGAN UYUŞMAZLIKLAR

Profesyonel futbolcu sözleşmesinden doğan her türlü uyuşmazlık ile kulüplerin futbolcularına verdikleri para cezalarından doğan uyuşmazlıklar, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu tarafından incelenir ve karara bağlanır. Bu kararlara karşı Tahkim Kurulu'na başvurulabilir.”

 

     13-Amatör Futbolcu Lisans ve Transfer Talimatının Lisans ve Transfer İşlemlerine Dair 5., 8 ve 9.uncu Maddeleri:

 

Söz konusu Talimat düzenlemelerine, konunun kavramsal ve kurumsal açıklanmasında/anlaşılmasında bu düzenlemelerin de dikkate alınması gereği vurgulanmak amacıyla burada yer verilmemiştir.

 

14-     Teknik Yönetici ve Öğretici Talimatı’nın 4.,18. ve 25. inci Maddeleri:

“Madde:4

....

g) Teknik sorumlu: Profesyonel takımlarda “teknik sorumlu sözleşmesi” imzalamış olanları,

h) Teknik Direktör Futbol federasyonunca açılmış Teknik Direktör kursundan mezun olarak Teknik Direktör unvanını almış veya Futbol Federasyonu Yönetim Kurulun’ca belgelerinin denkliği kabul edildiği için bu lisans ve unvan verilmiş eğitici kişilerdir.

ı) Antrenör, Profesyonel takımlarda “Antrenör Sözleşmesi” imzalamış olmaları

i) Alt Yapı Sorumlusu; Profesyonel takımlarda “Alt Yapı Sorumlusu Sözleşmesi” imzalamış olanları,

j) Alt Yapı Antrenörü; Profesyonel takımlarda “Altyapı Antrenörü Sözleşmesi” imzalamış olanları,

k) Kaleci Antrenörü; Kaleci Antrenör kursunu bitirmiş ve Sözleşme ile kulüplerde bu sıfatla çalışan antrenörleri,

l) Sözleşme; Taraflar arasında imzalanmış sözleşme örneğini,”

Madde 18- Sözleşme yapma zorunluluğu;

a) Sözleşmeler, taraflarınca imzalanmış olmalı ve sözleşmenin süresi ile teknik adama ödenecek ücreti içermelidir.

b) Sözleşmeler, Federasyonun tescili ile yürürlüğe girer, sözleşmenin bitiş tarihi 31 Mayıs’ tır.

c) Türkiye Futbol Federasyonu tarafından hazırlanmış amatör kulüp ile teknik adam tarafından imzalanacak ve bağlı bulunduğu Türkiye Futbol Federasyonu Bölge Müdürleri tarafından onaylanacak sözleşmeyi yapmak zorundadırlar.

d) Teknik Adamların Amatör kulüplerle yapmış oldukları Amatör Takım Çalışma sözleşmelerinin lig kategorilerine göre bitiş tarihleri 31 Aralık veya 31 Mayıs’ tır.

Madde 25- Bu talimat kapsamındaki Teknik adamlar

“Profesyonel Futbol Faaliyetlerine katılan kulüplerde ücretli olarak çalışmak zorundadırlar”.

 

15- Kulüp Lisans Sistemi Talimatı’nın Tanımlar Başlıklı Bölümü ile Mali Kriterleri İçeren 10. uncu Bölüm ve Alt Kırılımları :

Futbol oyununu oluşturan temel faktörler, kalite standartlarının yükseltilmesi ve bunun belgelendirilmesidir. Kulüp lisans sistemi, Avrupa futbolunun kalitesini daha sağlam şeffaf ve güvenilir temellere dayandırarak geliştirmek ve bu gelişimi belirli bir standarda ulaştırmak amacı ile UEFA tarafından başlatılmış bir projedir.

 

Her ulusal federasyon, UEFA'nın hazırladığı kulüp lisans talimatını kendi kanunları doğrultusunda ve UEFA'nın belirlediği asgari koşulları aynen muhafaza ederek hazırlamak zorundadır.Kulüp Lisans Sistemi Talimatı ekler dahil 11 Bölümden ve 5 Kriter üzerinden yapılan açıklamalardan oluşmaktadır. Bu kriterler şunlardır;

- Sportif Kriterler:

- Altyapı Kriterleri:

- Personele İlişkin ve İdari Kriterler:

- Mali Kriterler:

- Hukuki Kriterler:

 

Türkiye süper ligi ve 1. Lig kategorisindeki kulüpler için mali kriterler: kulüplerin ekonomik ve mali kapasiteleri ile şeffaflık ve kredibilitelerinin artırılması, yatırımcılara gerekli önemin verilmesinin yerleştirilmesi, ulusal ve uluslararası turnuvaların devamlılığının temini ve mali yönden “fair-play”in yerleştirilmesi amaçlarına dönük kriterlerdir. Federasyona, diğer kulüplere olan kesinleşmiş borçları ile, FIFA ve TFF kararları doğrultusunda futbolculara, başka federasyonlara bağlı kulüplere, teknik direktörlere ve lisanslı futbolcu temsilcileri ile futbolcu, teknik direktör, antrenör, idari personel v.b çalışanlarına kesinleşmiş ve vadesi geçmiş transfer faaliyeti borcu olmaması, borçlanma olanaksızlıkları da dahil olmak üzere nakit girişlerinin nakit çıkışlarını karşılayabilecek yeterlilikte olması, kulüpte mali yapının sağlamlaştırılması, öz varlığı artırıcı önlemlerin alınması gibi mali ve finansal ölçüt, yapı ve stratejilerin varlığı önem arz etmektedir.

 (A) Zorunlu: Herhangi bir A kriterini yerine getirmeyen lisans adayı lisans alamaz ve UEFA kulüp müsabakalarına katılamaz.

(B) Diğer yaptırımlar: Herhangi bir A kriterini yerine getiremeyen lisans adayı, lisans verence belirlenen yaptırımlara tabi olacak, ancak yine de lisans alarak UEFA kulüp müsabakalarına katılabilecektir.

(C)En iyi uygulama: En iyi uygulama diye adlandırılan C kriteri ise, yerine getirilmediği takdirde herhangi bir yaptırımı gerekli kılmayan ve lisans verilmesine engel teşkil etmeyen kriterdir. Ancak bazı C kriterleri ileride zorunlu kriterler haline getirilebilir.

Mali Kriterleri somutlamak açısından aşağıdaki düzenlemeler örnek gösterilebilir;

Kırılım Kodu; 10.4.3.8: Oyuncu Lisans Giderlerinin Muhasebeleştirilmesi: Derecesi: A

Kırılım Kodu:10.7: Personele, Vergi Dairelerine/S.S.K.’ya Gecikmiş Borcun Olmaması: Derecesi: A

 

16- Uluslar arası Düzenleme, Uyum ve Politikalar:

Bilindiği üzere Futbol özelinde sportif faaliyetler yalnızca, ulusal kurumların gözetiminde ve bu kurumlarca belirlenen kurallara bağlı olarak yürütülmemektedir.

Bu faaliyetler, özellikleri gereği,  (UEFA, FIFA,FIFpro/Uluslar arası profesyonel futbolcular sendikası gibi) uluslar arası yönetsel ve (CAS gibi) denetsel kurumlar, kurallar ve politikalara bağlı ve uyumlu olarak icra edilmektedir.

 

-Avrupa Komisyonu 11.07.2007 tarihli “White Paper On Sport”-Spor Üzerine Beyaz Rapor içerik ve parametreleri,

-UEFA Vision Europa Raporu

-Nice Deklarasyonu,

-Avrupa Parlementosu 2006-2130 INI Spor Önergesi gibi uluslar arası çalışmalarda mali açıdan çözümleme ve yönelişin;

 

-Mülkiyet ve oynama hakları,

-Oyuncular açısından yapılan harcamaların düzey ve biçimi,

-Sözleşme, transfer işlemlerinin gözetim ve düzenlenmesi,

-Kulüpler arasındaki finansal dengesizliklerin çözümü,

-Oyuncu maaş maliyetlerinin kontrolü,

-Spor faaliyeti icra eden kurumlar arasındaki bütünlük ve yönetişimin tesisi,

-Her halukarda oyun için gerekli finansal rekabet dengesinin oluşması ve korunması ilkelerine olduğu ve ülkemiz açısından da ulusal spor perspektifinin oluşturulmasında dikkate alınması gerektiği ortadadır.

 

B- DÜZENLEMENİN UYGULAMA/ETKİ ALANI

Bu çalışmamızın konu ve kapsamına giren, bu düzenlemeleri uygulayan veya düzenlemelerden etkilenen gerçek ve tüzel kişilerin varlığına dair bilgiler aşağıdaki gibidir. Bilgiler, 2007-2008 Profesyonel Futbol Sezonu baz alınarak G.S.G.M. ile T.F.F. resmi web sayfalarından derlenmiştir.

 

Tescil Edilmiş Spor Kulübü Sayısı                                                                                                      7.829

Türkiye’de profesyonel futbol faaliyetiyle uğraşan kulüp/iktisadi işletme/şirket sayısı                     150

Türkiye’de profesyonel futbol faaliyetiyle uğraşan anonim şirket sayısı                                          :17

TSL:4 /1.LİG:3 /2.LİG:4 /3LİG:3 DİĞER:3

Halka Açık Şirket(Farklı Uygulamalar  ile)                                                                                              : 4

Kulüp Lisans Sistemi Onayı Alan Kulüp/Şirket                                                                          : 14

TSL:9/1.LİG:5

Profesyonel Futbolcu Sayısı                                                                                                              :5.885

Amatör Futbolcu Sayısı                                                                                                                 :191.240

Toplam Lisanslı Sporcu Sayısı                                                                                        :2.171.775

Futbol Hakem ve Gözlemci Sayısı                                                                                                   :10.369

Teknik Adam ve Öğretici Sayısı[1]                                                                                                      13.996

 

C-BUGÜNE DEK UYGULANAN VERGİ SİSTEMİ VE VERGİ ORANLARI:

1. 01.01.1994 Tarihinden Önceki Uygulama:

01.01.1994 tarihinden önce profesyonel sporculara ödenen transfer ücretleri üzerinden G.V.K.’nın. 94.üncü maddesine göre ve Bakanlar Kurulunun 1992/3802 sayılı kararıyla %15 oranında stopaj yapılmıştır. Profesyonel sporculara tanınan bu ayrıcalık sadece kendilerine ödenen transfer ücretleri için geçerlidir. Bunun dışında sporcuya yapılan diğer ödemeler genel esaslara göre vergilendirilmiştir.

 

2. 01.01.1994 – 01.05.1994 Dönemindeki Uygulama:

26.12.1993 tarihinde 3946 sayılı kanunla G.V.K.’da esaslı değişiklikler yapılmış ve bununla birlikte profesyonel sporcuların elde ettikleri transfer ücretlerinden %15 stopaj alınması uygulanmasına son verilmiştir. Bu dönemde profesyonel sporcuların elde ettiği tüm kazançlar, GVK 103 ve 104. üncü maddeleri uyarınca genel vergi tarifesine göre vergilendirilmiştir.

 

3. 01.05.1994 – 31.12.1998 Dönenimdeki Uygulama:

04.05.1994 tarih ve 3986 sayılı kanun ile G.V.K.’ya geçici 40. ıncı madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile sporculara transfer ücreti olarak yapılan ödemeler 01.05.1994 – 31.12.2000 tarihleri arasında gelir vergisinden müstesna tutulmuş ve bu ücretler üzerinden %15 oranında gelir vergisi stopajı yapılmasına hükmedilmiştir. Yapılan düzenlenme ile profesyonel sporcuların vergilendirilmesinde 3946 sayılı kanunun öncesindeki uygulamaya geri dönülmüştür.

 

4.01.01.1999-24.04.2003 Döneminde Uygulama:

G.V.K'da 29.07.1998 tarih ve 23417 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanunla yapılan düzenlemelerle sporculara yapılan transfer ücretlerinde uygulanan tevkifat oranı konusunda önemli değişiklikler olmuştur. Bu Kanun değişikliğinden önce sporculara yapılan transfer ücretleri konusunda aşağıda yer alan prosedüre dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

G.V.K'nın 61. maddesine göre ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış, ücretin ödenek, kasa tazminatı, tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlarla ödenmiş olmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddede 6 bent olarak sayılan ödemelerin de ücret sayılacağı belirtilmiştir. Bu maddenin 6. bendinde, sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatlerin ücret sayıldığı açıklanmıştır.

Yine anılan Kanun’un “vergi tevkifatı” başlıklı 94/1. inci maddesinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ([2]) ve 104. üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Ancak, G.V.K'nın 3946 sayılı Kanunla eklenen geçici 40. ıncı maddesi gereğince, sporculara transfer ücreti olarak yapılan ödemelerin 01.05.1994-31.12.2000 tarihleri arasında gelir vergisinden müstesna olduğu, fakat bu tarihler arasında bu ücretler üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatının yapılacağı ve bu oranı, %25 oranına kadar artırmaya veya kanuni oranına kadar indirmeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu açıklanmıştır.

Yukarıda bahsi geçen geçici 40. ıncı madde, 4369 sayılı Kanun’un 82/3-v maddesiyle 01.01.1999 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklikle, 01.01.1999 tarihinden itibaren sporculara yapılan transfer ödemeleri G.V.K'nın 103. maddesinde belirtilen oranlarda tevkifata tabi tutulacak ve 104. üncü maddesinde belirtilen esaslara göre vergi hesaplanacaktır.

Sporculara transfer ücreti ödeyen tarafın dernek veya anonim şirket şeklinde kurulmuş olmasının gelir vergisi tevkifatı açısından bir farkı yoktur. Anonim şirket veya dernek olarak faaliyet gösteren ve sporculara transfer ücreti ödeyen spor kulüpleri, bu ödemelerinden gelir vergisi tevkifatı yapmak ve izleyen ayın 20’sine kadar yapmış oldukları bu tevkifatları bir muhtasar beyanname ile ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairelerine beyan edip ödemekle sorumlu tutulmuşlardır.

G.V.K'nın “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlığını taşıyan 96. maddesi gereğince; vergi tevkifatı, 94. üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder. Vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.

Konuyu bir örnek üzerinde izah edelim:

(A) Futbol Kulübünün Profesyonel futbolcu (B) ile net 750.000.000.000 TL ödeme koşuluyla 2002 Haziran ayında anlaşma imzaladığını varsayarsak, adı geçen spor kulübünün yapması gereken tevkifat tutarı aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır.

Hesaplamada öncelikle 2002 yılında uygulanacak olan tevkifat nispetlerinin bilinmesi gerekmektedir. Buna göre, 2002 yılında gelirin 95.000.000.000 TL'den fazlasının 95.000.000.000 TL'si için 29.260.000.000 TL, fazlası için ise %40 nispetinde tevkifat yapılması gerekmektedir.

Gelir Vergisi Tevkifat (Brüt) Matrahının Hesaplanması:

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı= Transfer Ücreti+Gelir Vergisi Tevkifatı

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=750.000.000.000+(GV Matrahı- 95.000.000.000)x%40+29.260.000.000

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=750.000.000.000+%40GV Matrahı- 38.000.000.000+29.260.000.000

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı- 0.4 GV Matrahı=741.260.000.000

0.6GV Matrahı=741.260.000.000

GV Matrahı=741.260.000.000/0.6

GV Matrahı=1.235.433.000.000 TL (Brüt)

Gelir Vergisi Tevkifatının Hesaplanması:

Gelir Vergisi Tevkifatı=29.260.000.000+(Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı- 95.000.000.000)x%40

Gelir Vergisi Tevkifatı=29.260.000.000+(1.235.433.000.000 - 95.000.000.000)x%40

Gelir Vergisi Tevkifatı=29.260.000.000+1.140.433.000.000%40

Gelir Vergisi Tevkifatı=29.260.000.000+456.173.200.000

Gelir Vergisi Tevkifatı=485.433.200.000 TL

 

5. 24.04.2003-31.12.2007 Döneminde Uygulama :

Bazı vergi kanunlarında değişiklik yapan 4842 sayılı Kanunun 17’inci maddesiyle GVK’ya eklenen geçici 64’üncü madde ile, Kanunun yayım tarihi olan 24.04.2003’den itibaren sporculara ücret olarak yapılan ödemeler, bu ücretler üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması koşuluyla gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Yasal düzenleme şu şekildedir;

“31.12.2007 tarihine kadar sporculara, ücret olarak yapılan ödemeler, gelir vergisinden müstesnadır. Bu ücretler üzerinden %15 gelir vergisi tevkifatı yapılır. Bu istisnanın tevkif yolu ile ödenen gelir vergisine şumulü yoktur. Bakanlar Kurulu, %15 oranını %25 oranına kadar arttırmaya veya kanuni oranına kadar indirmeye yetkilidir.”

 

Sporculara ödeme net tutar üzerinden yapılacağından 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası tevkifat matrahı şu şekilde bulunacaktır:

A-Sporcuya ödenecek net tutar,

B-Tevkifat nispeti,

C-Gelir vergisi tevkifat matrahı,

C = A + (BxC)

Uygulamayı örnek üzerinde açıklayalım:

(X) A.Ş., (A) sporcusuna 15.04.2003 tarihinde transfer ücreti olarak brüt 100.000.000.000 TL ile 25.04.2003 tarihinde maç primi olarak brüt 100.000.000.000 TL ödemelerde bulunmuştur.

Sporcuya yapılan ödemelere ilişkin vergilendirme, 4842 sayılı Kanundan önceki ve 4842 sayılı Kanundan sonraki olmak üzere iki aşamalı olacaktır.

4842 sayılı Kanunun yayımından önce yapılan ücret ödemesinin vergilendirilmesi, (Burada, GVK’nun 104’üncü maddesinin 4842 sayılı Kanunla değişmeden önceki tarifeye göre vergilendirme yapıldığına dikkat edilmesi gerekmektedir.) Buna göre (TL olarak),

-Sporcuya yapılan brüt ödeme             :100.000.000.000 TL

(15.04.2003 tarihinde yapılan ödeme )

-Gelir Vergisi Tevkifatı = 15.950.000.000 TL+40.000.000.000 x %35

-Gelir Vergisi Tevkifatı = 15.950.000.000 TL+14.000.000.000 TL

-Gelir Vergisi Tevkifatı = 29.950.000.000 TL

       

 4842 sayılı Kanunun yayımından sonra yapılan ücret ödemesinin vergilendirilmesi

-Sporcuya yapılan brüt ödeme                         :100.000.000.000 TL

(25.04.2003 tarihinde yapılan ödeme)

-Gelir Vergisi Tevkifatı = 100.000.000.000 x %15 = 15.000.000.000 TL

Toplam GV Tevkifat Tutarı=29.950.000.000 + 15.000.000.000 =44.950.000.000 TL

 

Örneğimizi net ödemeden yola çıkarak tevkifat matrahlarına (brüt) ulaşmaya çalışırsak;

4842 sayılı Kanunun yayımından önce yapılan ücret ödemesinin vergilendirilmesi,(YTL olarak)

1.Formül:

Toplam Gelir Vergisi Tevkifatı=Gelir Vergisi Tevkifatı+(Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı- Gelir Vergisi Tarife Dilimi)xGelir Vergisi Kalan Tarife Dilimi

29.950.YTL=15.950.YTL+( Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı –60.000.YTL)x%35

29.950.YTL=15.950.YTL+%35Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı-21.000.YTL

%35Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=(29.950.YTL+21.000.YTL-15.950.YTL)

%35Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=35.000.YTL

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=35.000.YTL/0.35=100.000.YTL TL

2.Formül:

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı= Net Transfer Ücreti+Toplam Gelir Vergisi Tevkifatı

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=70.050.YTL+29.050.YTL=100.000.YTL

4842 sayılı Kanunun yayımından sonra yapılan ücret ödemesinin vergilendirilmesi

1.Formül:

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=Sporcuya yapılan net ödeme+Gelir Vergisi Tevkifatı

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=85.000.YTL+15.000.YTL

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=100.000. YTL

2.Formül:

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı=Gelir Vergisi Tevkifatıx100/15

Gelir Vergisi Tevkifat Matrahı = 15.000.YTL x 100/15 = 100.000. YTL

Toplam GV Tevkifat Matrahı=100.000.YTL + 100.000.YTL =200.000 YTL

 

Yukarıda yer alan formüller yardımıyla hem brütten nete, hem de netten brüt ödemeye ulaşmak mümkündür. Görüldüğü üzere, 4842 sayılı Kanunla yapılan değişiklik spor kulüpleri ve sporcular lehine olmuş ve sorumlular üzerindeki vergi yükü azalmıştır.

 

6-/a  01.01.2008 Tarihinden İtibaren Geçerli Olan Uygulama:

            Vergilemeye dair temel düzenleme G.V.K.’nın Geçici 72. nci maddesinde yer almakta olup, uygulama 267 Seri Numaralı Genel Tebliğ uyarınca yapılacaktır. Buna göre;

 

      31/12/2017 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden aşağıdaki oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılır.

 

      a) Lig usulüne tabi spor dallarında;

      1) En üst ligdekiler için             % 15,

      2) En üst altı ligdekiler için        % 10,

      3) Diğer liglerdekiler için          %  5,

 

      b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındaki sporculara yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden       % 5.

 

      (2) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

 

      (3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır.

 

      (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."

 

267 Seri Numaralı G.V.K. Genel Tebliği’nde yer verildiği biçimde, bu ödemeler nihai vergileme niteliğinde olduğundan ayrıca Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü madde kapsamında tevkifat yapılmayacak ve ücret gelirini elde edenler tarafından bu gelirleri için yıllık beyanname verilmeyecek, diğer gelirleri için beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

“Ücretlerin nakit dışındaki ödeme araçları vasıtasıyla yapılması:

Sporcu ücretleri, nakit olarak ödenebildiği gibi ayın olarak da ödenebilmektedir.

Sporcu ücretlerine ilişkin ödemelerin nakit dışında örneğin gayrimenkul veya taşıt ve benzeri ayın şekilde yapılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca ücretin safi tutarı;

• Verilen ayınlar, verildiği gün ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre,

• Konut tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise, konutun emsal kirasına veya menfaatin emsal bedeline göre

tespit edilmek suretiyle değerlenecek ve bu ödeme tutarları toplamı üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

1/7/2008 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ödemeleri:

Kanuna eklenen geçici 72 nci maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır." hükmü uyarınca, 01/01/2008 tarihinden geçici 72 nci maddenin yürürlüğe girdiği 1/7/2008 tarihine kadar sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler üzerinden, geçici 64 üncü maddedeki hükümler çerçevesinde % 15 oranında tevkifat yapılmak suretiyle vergilendirilecektir.

Bu dönem içinde yapılan ücret ödemelerinden genel hükümlerin uygulanması nedeniyle fazla kesilen verginin, ödenmiş olması kaydıyla, hak sahibi olan sporcuların talebi üzerine Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği tabiidir.”

6/b- Mevcut Düzenlemenin Yasalaşma Süreci:

i- 1.inci Aşama:

Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı’nın 8. maddesinin (a) bendi ile G.V.K.’nın, MÜTEFERRİK İSTİSNALAR” başlığı altındaki 23 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (16) numaralı bent eklenmesi ve vergileme rejiminin geçici olmaktan çıkarılması düşünülmüştür.


"16. Sporculara ücret olarak yapılan ödemeler. Bu istisnanın, 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur."

 

Tasarının aynı maddesinin (ç) bendi ile vergi tevkifatını düzenleyen 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

"1. Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden;

  1. Sporculara ücret olarak yapılan ödemelerden,

b) Diğerlerinden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,"

 

ii- 2.nci Aşama:

Plan ve Bütçe Komisyonunda sürekli uygulama süreli/geçici hale getirilmiş, teknik direktör ve antrenörler madde metnine alınmış ve Maliye Bakanlığı’na usul ve esasları belirleme yetkisi verilmiştir. Buna göre hazırlanan yeni metin aşağıya alınmıştır.;

c) Geçici 71 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

 “GEÇİCİ MADDE 72- (1) 31/12/2017 tarihine kadar teknik direktör ve antrenörler ile sporculara yapılan ücret ve ücret sayılan ödemelerden aşağıdaki oranlarda gelir vergisi tevkifatı yapılır.

a) Lig usulüne tabi spor dallarında;

1) En üst ligdekiler için % 15,

2) En üst altı ligdekiler için % 10,

3) Diğer liglerdekiler için %  5,

b) Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındakilere, milli takımlarda görev yapan teknik direktör ve antrenörlere yapılan ödemeler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemelerden % 5

(2) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz.

(3) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan ücret ve ücret sayılan ödemelerin vergilendirilmesinde 31/12/2007 tarihinde yürürlükte olan hükümler uygulanır.

(4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

 

iii- 3.üncü Aşama:

Plan ve Bütçe Komisyonunca kabul edilerek TBMM Genel Kurulu’na sevk edilen kanun tasarısı, genel kurul görüşmeleri sırasında verilen bir önerge ile değişikliğe uğrayarak yasalaşmıştır. Plan ve Bütçe Komisyonunca kabul edilerek TBMM Genel Kurulu’na sevk edilen kanun tasarısındaki madde metninde “teknik direktör ve antrenörler” ibaresi açıkça yer almakta iken Fatih Terim örneğinden hareketle vergi oranının % 5’ e düşürülmesinin, spor kamuoyu ve medya da yoğun bir şekilde vergide eşitlik ilkesinin ihlal edildiği yönündeki tartışmaları da beraberinde getirmesi üzerine verilen bir önerge ile “teknik direktör ve antrenörler” ibaresi yasa metninden çıkarılmış ve bugünkü metin oluşturulmuştur.

7- Gelir Vergisi Kanunu Tasarı Taslağı Uyarınca Düşünülen Yeni Vergileme Sistemi (Sporcu Ücretlerinin Serbest Meslek Kazancı Olarak Nitelendirilmesi):

 

Vergi idaresi tarafından vergi kanunlarının yeniden yazımı çalışmaları kapsamında, yasalaşarak yürürlüğe giren K.V.K.’nın ardından G.V.K. gündeme alınmıştır.

 

Vergi Konseyi oluşumu içerisinde, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla tamamlanan çalışmaların, bu yasama dönemi içerisinde son şekli verilerek, yasalaşması beklenmektedir. Söz konusu taslak, sporcu ve teknik adamlarca elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde de önemli yapısal değişiklikler içermektedir. G.V.K. tasarı taslağında, sporculara ödenen her türlü ayni ve nakdi menfaat, ÜCRET kapsamında çıkarılarak, SERBEST MESLAK KAZANCI” tanım ve kapsamı içerisine yerleştirilmektedir.

 

Tasarı ile sporcu ve teknik adamların, sportif faaliyetlere katılım karşılığı aldıkları ücretler dışında reklam, sponsorluk ve isim hakkı ve benzeri bağlantılı gelirleri de açık olarak vergi kanunu içerisinde serbest meslek kazancı unsurları içerisinde tanımlanmaktadır.

 

Kısaca anımsatmak gerekirse, GVK’ya göre sporcular ve teknik adamlar, sportif aktivitelerini bir tüzel kişiliğe bağlı olarak icra ederler ve buradan elde ettikleri gelir de ÜCRET tir. Mevcut vergileme rejimi uyarınca, başkaca gelirleri olmamak kaydıyla sporcu ve teknik adamlar;

-Nihai vergi ödemekte,

-Mükellefiyet ile ilgili diğer mükellefler tarafından yerine getirilmesi gereken ödev ve sorumlulukları bulunmamakta,

-Belge düzenlememekte,

-Defter tutmamakta,

-Beyanname vermemekte,

-Diğer gelirleri için beyanname verse dahi bu gelirlerini beyannamesine dahil etmemekte,

-Vergi ödeme yükümlülüğü ve sorumluluğu işverene (spor kulübüne) ait olmaktadır.

 

Serbest meslek kazancını ticari kazançtan ayıran temel unsur, kazancın elde edilmesinde sermayenin rolünün emeğe ve bilgiye kıyasla geri planda kalışıdır. Ücret geliri ile serbest meslek kazancının ayrımı ise, esas olarak, gelir doğuran sözleşmenin nitelik farkında yatmaktadır. Ücret kazancı bir hizmet akdine dayanmakta iken serbest meslek kazancını doğuran iş-hizmet, istisna ve vekalet sözleşmelerine bağlı olarak görülmektedir. Bu niteliğiyle de ücrete yol açan faaliyette işverene bağımlılık göze çarparken, serbest meslek kazancı elde eden kişi, ilgiliye hizmetini bağımsız biçimde sunmaktadır.

Serbest meslek faaliyetini mutad meslek olarak ifa edenler serbest meslek erbabı kabul edilmektedir. Bu kişilerin serbest meslek faaliyeti yanında başka iş veya görevle devamlı olarak meşgul olmaları bu niteliklerini değiştirmez. Gümrük komisyoncuları, borsa ajan ve acentaları, noterler, serbest meslek erbabını biraraya getirip örgütleyerek ya da onlara sermaye vererek serbest meslek kazancından pay alanlar ve serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirket ortakları da serbest meslek erbabı kabul edilirler

G.V.K.’nın 67. nci maddesinde serbest meslek kazancı, bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, serbest meslek kazançlarının elde edilmesinde "tahsil esası" geçerlidir. Hasılatın yalnızca tahakkuk etmesi, yani hesaplanabilmesi ve talep edilir hale gelmesi yeterli sayılmamaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 67. maddesi, bu esası açıklamak üzere 7. fıkrasında getirdiği düzenlemeler ile, fiili ve nakdi edimin yanısıra hangi durumların da tahsil olarak sayılacağını hükme bağlamaktadır. Buna göre, serbest meslek erbabının, muttali olması şartıyla namına, kamu müesseselerine, icra dairesine, bankaya notere veya postaya para yatırılması durumunda da tahsil gerçekleşmiş sayılır. Görüldüğü gibi, burada hesaben ve kayden değişik yollardan ödeme gerçekleşmiş olmaktadır. Öte yandan, serbest meslek kazancı olarak doğan alacağın temlik edilmesi veya müşteriye olan borç ile takası durumlarında temlik ya da takas konusu meblağın tahsil edilmiş sayılacağı öngörülmektedir. Bu itibarla. serbest meslek kazancında, elde etme yönünden, kural olarak, fiili tasarruf ilkesi benimsenmiştir. Bu nedenle, serbest meslek faaliyeti karşılığı olan bedel tahsil edilmedikçe, gelirin elde edilmesinden söz edilemeyeceğinden vergiyi doğuran olay meydana gelmeyecektir.

Serbest meslek kazançları açısından tahsil, hizmet bedelinin nakden veya aynen alınması yahut herhangi bir yarar sağlanmasını ifade etmektedir.

 

Serbest meslek kazancını elde edenler (kural olarak ve istisna düzenlemeleri bulunmadığı halde):

1-                Defter tutacaklardır.

2-                Beyanname vereceklerdir.

3-                Diğer gelirleri ile birleştirerek artan oranlı tarife üzerinden (%35’e dek artan) vergi ödeyeceklerdir

4-                İş hukuku ve Sosyal Güvenlik mevzuatı açısından sorumlulukları bulunacaktır.

5-                Her türlü hizmet ifaları için makbuz düzenleyeceklerdir.

6-                Her türlü mal ve hizmet alımları için belge alarak muhafaza edeceklerdir.

7-                Kendilerine yapılan ödemelerden kesilen vergileri beyanname üzerinden mahsup edebilecekler, vergi iadesi alabilecekler ve gerek olması halinde şahsi olarak vergi incelemesine konu olacaklardır.

8-                Geçici vergi ödeyeceklerdir.

9-                Her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarında katma değer vergisi hesaplayacaklardır.

 

Bu genel sistematiğe koşut olarak, sporcu- spor kulübü ilişkisinde mevcut iktisadi ve mali geçirgen zemin, sporcular üzerinde yaratılacak her türlü idari ve mali tasarrufun aynen spor kulübüne yansımasına da yol açacaktır. Yani, bu ifadenin açıklaması, sporcuların vergileme rejimindeki değişikliğe paralel olarak vergi yüklerinde oluşabilecek artışın, spor kulüplerinin taleplerinin aksine doğrudan kendi bütçeleri üzerinde gider artırıcı baskı yaratacağıdır.

Çerçevesi yukarıdaki gibi çizilen vergileme rejiminde, vergi tevkifatı, beyan ve istisna düzenlemeleri ile uygulamanın, bugünküne yakın biçimde yerleştirilmesi beklenebilir.

 

8- Ücret Gelirlerinin Beyanına Dair Genel Olarak Uygulanan Sistem :

 

Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61' inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), GVK 103 ve 104' üncü maddelere göre vergi kesintisi yapılmaktadır.

 

G.V.K.’nın 103 üncü maddesinde yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2008 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki gibidir.

 

7.800 YTL'ye kadar

% 15

19.800 YTL'nin 7.800 YTL'si için 1.170 YTL, fazlası

% 20

44.700 YTL'nin 19.800 YTL'si için 3.570 YTL, fazlası

% 27

44.700 YTL'den fazlasının 44.700 YTL'si için 10.293 YTL, fazlası

% 35

 

i-Tam mükellefiyette;

Tam mükellef gerçek kişiler tevkif yoluyla vergilendirilmiş, tek işverenden alınan ücretleri için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyeceklerdir. Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2008 yılı gelirleri için 19.800 YTL) aşması halinde birinci işverenden alınan da dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir.

 

Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı serbeştçe belirlenebilecektir.

 

Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri (Gelir Vergisi Kanununun 64 üncü maddesinde yer alan diğer ücretler hariç) için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilecektir.

 

ii-Dar mükellefiyette;

Dar mükellef gerçek kişiler, tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret gelirleri için beyanname vermeyeceklerdir. Bu uygulamada, ücret tutarının ve işveren sayısının bir önemi bulunmamaktadır.

 

9- Mevcut Vergileme Pratiğinde Üç Ana Sorun Alanı:

i-Teknik Adamların Durumu:

 

Teknik direktör, antrenör ve teknik öğretici gibi sıfatlar altında çalışan kişilerin hizmet sözleşmesi akdettikleri spor kulüplerinden elde etmekte oldukları gelirlerin vergilendirilmesine dair tartışma uzun süredir yapılmaktadır. Doğrudan spor kulübünde iş sözleşmeli/kadrolu çalışanı olan masör, doktor, malzemeci gibi işlerde çalışanların elde etmekte oldukları ücretlerin genel esaslara göre vergilendirilecek olmaları hususunda bir sorun bulunmamaktadır.

 

Bu kişilerin, vergi yasalarında yer alan sporcu tanım ve kapsamı içerisinde olup olmadıkları sorusunun yanıtlanmasına, Spor Hukuku metinleri ve bağlı uygulamalar ile yargı kararları ışık tutmaktadır.

“Sporcu, insanın doğayla doğrudan, toplumla işbölümü ve uzmanlaşmaya dayanan ilişkilerinde, kazanılan bedensel beceri ve geliştirilen yöntemleri, ekonomik bir kazanım aracı olarak kullansın ya da kullanmasın, çoğunlukla barışçı, dinlendirici, eğlendirici bir biçimde toplumsal boş zamana uygulayan; oyun, oyalanma ve işten uzaklaşma araçlarını genellikle örgütsel bir çatıda estetik, teknik ve fizik kuralları içerisinde yürüten ve gözeten kişidir. Öğretide sporculardan anlaşılması gerekenin profesyonel sporcular olduğu konusunda görüş birliği bulunmaktadır. Amatör sporcular, kulüplerinden faaliyete katılmayla ilgili zorunlu giderler dışında herhangi bir ücret almayan kişiler olduğundan İş Hukukunu ilgilendiren bir ilişki doğmamaktadır. Profesyonel sporcular diğer işçilerden ayrı tutularak İş Kanunu kapsamından çıkarılmış ve yaptıkları spor dalına göre ilgili federasyonların o spor dalının ihtiyaçlarını dikkate alarak yaptıkları düzenlemelere tabi tutulmuşlardır. Profesyonel sporcular, kulüplerinden maddi bir menfaat elde etmek daha doğru bir ifadeyle ücret almak suretiyle sporu bir meslek olarak yapan kişilerdir. Yani profesyonel sporcular, iktisadi yönden iş olarak nitelendirilen bir faaliyet gerçekleştirmekte ve bu faaliyetleri karşılığında kulüplerinden belli bir ücret almaktadır [3]

“Teknik direktörler sporcuyu, takım sporlarında çalıştırdığı takımı yapılacak karşılaşmada ne tür bir çalışma planı (taktik) gerçekleştireceği, oyuncu veya oyuncuların karşılaşmalarda nasıl bir görev yapacağını belirleyen, takımda kimlerin kadroda bulunacağını tespit eden en yetkili kişidir. Antrenmanlarda sporcuların çalışmalarını ve durumlarını gözlemleyen ve bu kişilerin antrenman performanslarını dikkate alarak karşılaşmalarda kimin oynayacağını belirleyen kişi olup aynı zamanda sporcuların oyun bilgilerini ve mücadele şekillerini daha önceden belirlenen taktiklere uygun gerçekleştiren kişidir. Ayrıca karşılaşma sırasında takımın oyun planlarında önemli kararlar alarak oyunun kazanılmasını sağlar.

 Antrenörler ise, sporculara spor kurallarını ve taktiklerini öğreten onları karşılaşmalara hazırlayan, sporcuların kabiliyetlerini keşfederek, onları karşılaşmalarda belirli mücadele şeklinde hazırlayan ve yapılarına uygun bir disiplin geliştiren kişilerdir. Bu kişiler sahip oldukları bilgi ve tecrübeleri sporculara aktarırlar, spor kuralları hakkında bilgi verirler, takımda birlik ve beraberliğin kazanılması için kardeşliği sağlamaya çalışırlar. Teknik direktörlerin yardımcılarıdır. Antrenörler sporcuları dışarıdan gözlemleyerek onların eksikliklerini, zayıf yanlarını tespit ederek onları yönlendirirler, sporcuların rakiplerinin taktiklerini analiz ederek onları yetiştirirler ve sporcuları psikolojik olarak da karşılaşmaya hazırlarlar. 

Görüleceği üzere, gerek sporcuların gerekse teknik direktörler ve antrenörlerin spor faaliyetinin içinde yer almasına rağmen, faaliyetlerinin nitelikleri açısından farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Spor faaliyetini yerine getiren kişi sporcu iken; teknik direktör ve antrenör sporu şahsen ifa eden kişi olmayıp verdiği emir ve talimatlarla faaliyetin çerçevesini belirlemektedir. Kimi zaman edilgen kimi zaman ettirgen bir durum içinde kendini göstererek İş Kanunu anlamında işveren vekili sıfatını haiz olmaktadır.”[4]

Çalışmamamızın İlk bölümünde de yer verilen temel Spor Hukuku düzenlemeleri incelendiğinde ise sporcu ve teknik adam kavram ve işlevlerinin hukuksal altyapısıyla iç içe geçmiş oldukları görülmektedir. Bazı ortak özellikleri kısaca sıralamak gerekirse,

-         İki grup da belirli süreli hizmet sözleşmesi akdetmektedir.

-         İki grup tarafından akdedilen belirli süreli hizmet sözleşmesi uyarınca işçi-işveren ilişkisi spor kulüplerinde istihdam olunan diğer çalışanlardan farklılık göstermektedir.

-         Hizmet sözleşmesinin düzenlenmesi, işlerliği ve feshi, T.F.F. talimatları uyarınca benzer hukuksal koruma ve gözetim altındadır.

-         İki grup da T.F.F. tarafından özel Talimat düzenlemesine tabi olup, tescil, lisans ve vize işlemlerine tabidir.

-         İki grubun spor kulüpleri ile olan ihtilafları, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, (bazı hallerde Yönetim Kurulu) Tahkim Kurulu, (bazı durumlarda) C.A.S. zinciri içerisinde çözümlenmektedir.

-         İki grup da Yargıtay’ın devamlılık arz eden kararları uyarınca İş Kanunu kapsamı dışında tutulmaktadırlar.

     Tamamı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne ait olmak üzere bu çerçevede bazı kararlar aşağıya alınmıştır.[5]

T               Tarih

    Esas Numarası

              Karar Numarası

15.09.1992

1992/2858

1992/10152

30.03.2004

2003/14073

2004/6561

16.03.1999

1998/3251

1998/5417

11.06.1997

1997/6542

1997/11529

09.02.1995

1995/1619

1995/3137

 

-         İki gruba mensup yabancı uyruklular benzer uluslar arası (uluslar arası transfer, çalışma izni, çifte vergilendirilmenin önlenmesi gibi) düzenlemelere tabidirler.

-         Spor kulüpleri, oyuncular ile teknik adamlara aylık ücretle birlikte transfer ödemelerinde de bulunabilmektedir. sporcular ile teknik adamların istihdamlarında mali açıdan net ödeme prensibi esas alınmaktadır.

-         Gerek Vergi ve S.P.K., gerekse Kulüp Lisans Sistemi Talimatı mali kriterleri uyarınca, sporcu ve teknik adamlara yapılan sözleşmeye bağlı oynama hakkı ve ücret tahakkukları aktifleştirilecektir.

Kısaca, tartışmaların sonlandırılması bakımından, 5766 sayılı Kanunun (ç) bendiyle G.V.K.’ya eklenen geçici 72 nci maddesinin 4 üncü bendinde “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir” hükmü uyarınca Maliye Bakanlığı’nca çıkarılacak olan bir tebliğ ile teknik adamların da sporcu tanımı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.

ii- Sponsorluk, Reklam, Tanıtım, İsim Hakkı gibi Bağlantılı Gelirlerin Durumu:

 

Sporcu ve teknik adamlar tarafından, işçi-işveren ilişkisi kurulmaksızın akdedilen belirli/belirsiz reklam,sponsorluk,kiralama ya da hizmet tipi sözleşmeler kapsamında, spor faaliyetleri ile doğrudan/dolaylı bağlantılı olarak reklam, tanıtım, sponsorluk ve isim,logo veya görüntü teslimi karşılığı elde edilen gelirlerin vergi uygulamalarındaki niteliği de hali hazırda tartışmalı olan alanlardandır. G.V.K. düzenlemeleri çerçevesinde, bu gelirlerin arızi serbest meslek kazancı olması ve geliri tahakkuk ettirenlerce G.V.K.’nın 94. üncü maddesi gereği vergi kesintisi yapılması en makul yöntem olarak görülmektedir. Yukarıda da değinildiği üzere G.V.K. tasarı taslağında bu tip gelirler, serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilerek boşluk doldurulmak istenilmektedir.

 

iii-Özel (İkinci) Sözleşmelerin İçerdiği Gelirlerin Durumu:

 

Bilindiği üzere, T.F.F. tarafından tescil edilen ve sporcu veya teknik adamlara tescil döneminde, sözleşme akdettiği spor kulübü adına yurtiçi ve yurtdışında organize edilen spor müsabakalına katılma hakkı veren sözleşme, T.F.F. tarafından (web sitesinde yer verildiği biçimde) tek tipleştirilen sözleşmedir. Ancak, yine spor kamuoyunun malumu olduğu çeşitli mali, hukuki ve sportif nedenlerle kspor kulüpleri-sporcular-sporcu temsilcileri, aralarında bu sözleşmeye (bir) sözleşme dersek, EK SÖZLEŞME, PROTOKOL, SÖZLEŞME YAPMA VAADİ gibi adlarla bu (bir) sözleşmenin yanı sıra çeşitli nedenlerle başkaca/ikinci sözleşmeler düzenlenmektedirler.

 

Yürürlükten kaldırılan Profesyonel Futbol Transfer Talimatı’nın 23 ila 26. maddeleri çerçevesinde noterden onaylı 3 nüsha tektip sözleşmenin ibrazı çerçevesinde başlayan ve ihtilaf halinde yönetim kurulu tarafından daha sonra ortaya çıkan bağlantılı sözleşmelerin dikkate alınmaması nedeniyle adli yargı mercilerine kadar taşınan ve nihayet Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 13.04.2004 tarihli 2003/16256 E. ve 2004/5446 K. İle karmaşıklaşan süreç, Tahkim Kurulu’nun 13.04.2004 tarih ve 2003/16256 E- 2004/5446 K; 03.03.2005 tarih ve 2004/14650 E-2005/3214 K; 11.10.2005 tarih ve 2005/9042 E-2005/15044 K; 04.01.2007 tarih ve 2006/306 E sayılı karaları da referans alınmak üzere gözden geçirilen Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferi Talimatı (PFSTT) düzenlemeleri ışığında sonlandırılmış bulunmaktadır. Buna göre, noter onayı gerekmeksizin düzenlenecek profesyonel futbolcu/teknik sorumlu/antrenör sözleşmesi, içeriği talimatlarda belli edilen taahhütname ile taraflarca en az 1 adedi 4 örnek olmak üzere sözleşme tescil ve lisans işlemleri için T.F.F.’ye (belirli diğer şartları taşımak kaydıyla) ibraz edilir hale getirilmiştir.

 

Sözleşme kavramı, Türk Ticaret Kanunu’ndan, İ.K.’ya, Ödünç Para Verme Hakkında Kanun’dan Noterlik Kanunu’na dek pek çok kanunda tanımlanmakla birlikte asıl anlamı ile B.K.’nın 1 ila 10; biçimselliği ile  11. ila 18. ve konusu ile 19. maddelerinde hayat bulmaktadır. Buna göre, iki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde akit tamam olur.

 

B.K.’nın 313.’üncü maddesi düzenlemesi kapsamında, hizmet sözleşmesi gereği iş gören, ücret karşılığı, işverene bağlı olarak, belirli bir süre, işverene ait yerde, iş aletleri işverence tedarik edilmek suretiyle, ekonomik açıdan ona bağlı olarak çalışmaktadırlar. Sporcular, kulüplerinin (işverenlerinin) gösterdiği yerlerde tespit edilmiş çalışma saatlerine tâbi olarak ve işverenin emir ve gözetimi altında antrenman ve müsabakalar yaptıkları ve karşılığında da önceden kararlaştırılmış bir ücret almaktadırlar. Bu boyutuyla taraflar arasında bağıtlanan akit, hizmet ya da iş akdidir.

 

İ.K.’da iş sözleşmesinden 1. maddede ve “bu kanunun amacı, işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir”cümlesi ile yer verilmektedir. Ancak aynı Kanunun 4/g maddesi ile getirilen istisna gereği sporcular hakkında bu İş Kanunu hükümleri uygulanamamaktadır.

 

Dolayısıyla, sporcu-spor kulübü/anonim şirket, iş gören-işveren  arasında kurulan hukuksal ilişki, ilişkinin  meydana doğuşu, görev,hak ve yükümlülükler ile sona erdirilmesi yönleriyle;

-İ.K,

-B K.,

-Türk Vergi Mevzuatı,

-Spor Mevzuatı düzenlemelerinde bir bütünün parçaları olarak kendini göstermektedir.

 

      İ.K.’daki açık istisna düzenlemesi gereği B.K. düzenlemeleri kapsamında ele alınan ve iş görme amacını taşıyan sözleşmeler (aslında tüm sözleşmeler) için bilinmesi ve söylenmesi gereken genel kural, süreli-süresiz, yazılı-sözlü, tek taraflı-çok taraflı olmasından önce/öte, SERBESTÇE TAYİN OLUNABİLİRLİĞİDİR. Tarafların aralarında yapacakları sözleşmenin konusu ve kapsamını serbestçe tayin edebilme, mevcut şartları yenileyebilme ya da değiştirebilmelerine SÖZLEŞME SERBESTİSİ denilir.

 

       Farklı yasal düzenlemeler ile biçim, usul ve belirli esasları belirlense de kural B.K.’da gösterilen sınırlar dikkate da dikkate alınarak, istenilen konu, biçim ve içerik ile sözleşme akdedilebilinir. Bu yolla düzenlenen sözleşmenin sporcu-spor kulübü arasında bir hizmet sözleşmesi olarak nitelenebilmesi için yalnızca,

      -Taraflar arası serbest irade beyanı ile anlaşma sağlanmış olması,

      -Taraflar arası bağlılık ilişkisinin varlığına vurgu yapılması,

-Bir işin görülmesine dair olması,

      -Belirli bir çalışma süresini içermesi

      -Bu sürede ve bu işin icrası karşılığında bir ücretin saptanmış bulunması,

      koşullarıyla tanzim edilmesi gerekli ve yeterlidir.

 

Böylece düzenlenen sözleşme;İşverene/spor kulübüne (i) İş verme, (ii) belirlenen sürede ve biçimde ücret ödeme (iii) araç, gereç, malzeme sağlama ve çalışma yeri ve olanakları sağlama, (iv) muhtemel zararlardan koruma ve gözetme (v) sigortalama (vi) gerektiğinde çalışma belgesi (bonservis) verme (vii)gerektiğinde ödül verme borcu yüklerken, işgörene/sporcuya (i) işi icra etme, (ii) işine ve kendisine özen gösterme (iii) işverene sadakat (iv) iş ile ilgili yasal düzenleme ve talimatlara uyma borcu yüklemektedir.

 

Bu bağlamda akdedilen (birinci/bağlantılı tüm) sözleşmelerin tamamının kanımızca T.F.F.’ye ibrazı zorunludur. İhtilaf durumunda, söz konusu sözleşmeler bir bütün halinde, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu, Tahkim Kurulu ve gerektiğinde C.A.S adli zincirinin denetimine de konu olacaktır.

 

Türk Vergi Kanunları düzenlemeleri uyarınca vergiyi doğuran olayın,  sözleşme şart ve şekline, ödeme yöntemine, ödeme yapan ya da yapılanın ehliyetine, hatta ödemenin dayandığı faaliyetin kanunlarca yasaklanmış olup olmadıklarına bakılmaksızın gerçekleşmekte olduğu ve bu bağlamda özel sözleşmelerin de delil niteliğinin bulunduğu tartışmasızdır.Konu vergi mevzuatı açısından ele alındığında ise aşağıdaki düzenlemelerin dikkate alınması zorunluluktur.

 

i-V.U.K. 3. Madde: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.

Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.

İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.

 

ii- V.U.K. 8. Madde: Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzelkişidir.

Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.

Bu kanunun müteakip maddelerinde geçen "mükellef" tabiri vergi sorumlularına da şamildir.

 

iii-V.U.K. 9. Madde: Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.

Vergiyi doğuran olayın kanunlarla yasak edilmiş bulunması mükellefiyeti ve vergi sorumluluğunu kaldırmaz.

 

iv-V.U.K. 19. Madde: Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.

Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.

 

v-V.U.K. 134. Madde: Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır.

İncelemeye yetkili olanlar tarafından lüzum görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasına ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların tetkikine de teşmil edilebilir. Fiili envanterin yapılmasının gerektirdiği ve incelemeyi yapan tarafından tasdik edilen giderler Hazinece mükellefe ödenir.

 

vi-V.U.K. 227. Madde: Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.

 

vii-V.U.K. 242. Madde: Tüccarlar evvelki maddelerin dışında kalan ve bir hüküm ifade eden veya icabında bir hakkın ispatına delil olarak kullanılabilen mukavelename, taahhütname, kefaletname, mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla ihbarname, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını dosyada muhafaza etmeye mecburdurlar.

Damga resmi mükellefleri, gazete ve sair neşriyatın pul yapıştırılan koleksiyon nüshalarını ve Türkiye'de tanzim edilip doğrudan doğruya ecnebi memleketlere gönderilen evrak ile çekilen telgrafların Türkiye'de kalan kopyalarını aynı surette muhafaza etmek mecburiyetindedirler.

G.V.K.’nın 54'üncü maddesinin 21 numaralı bendine göre vergi matrahlarının tespitinde gerçek giderleri nazara alınan mükellefler, bu giderlerini tevsik edecek vesikaları saklamaya mecburdurlar.

G.V.K.’ya göre diğer kazanç ve iratları üzerinden vergilendirilecek mükellefler, vergi matrahının tespitinde nazara alınacak giderlerini ispat edecek vesikaları muhafaza etmek mecburiyetindedirler.

 

viii-V.U.K.: 252. Madde: Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar.

 

T.F.F.’nin Kamusal Sorumluluğu: T.F.F. tarafından gerek nezdinde yaratılan uyuşmazlıklarda, gerek kulüpler ve sporcular adına uluslararası spor organizasyonları ile yapılan yazışmalarda, gerekse idari bir tasarruf vesilesiyle bilgisi dahiline giren bu tip (sözleşme olsun olmasın) bilgi, belge ve kağıtların içerdiği iş ve işlemlerin, vergisel bir kayba yol açıp açmadıklarının da Maliye Bakanlığı’ndan araştırılması talebinde bulunması kamusal sorumluluk gereği olmaktadır.

 

D- ÖDEME TÜRLERİ İTİBARİYLE ÜCRETİN UNSURLARI :

 

1-Transfer Ödemeleri:

PFSTT düzenlemeleri uyarınca profesyonel futbolculara ve teknik adamların, ilk kez profesyonel sözleşme imzalaması, mevcut kulübünden başka bir kulüp ile sözleşme imzalaması veya geçici olarak kulüp değiştirmesi karşılığı ödenen ayni ve nakdi bedeldir.

 

2- Maaş Ödemeleri:

PFSTT düzenlemeleri gereği profesyonel futbolculara mesleki faaliyetlerine karşılık olarak çeşitli periyotlarda ödenen, sözleşmede belirlenmesi zorunlu olan ve futbolcuya aylık asgari ücret tutarının altında olmayacak tutardır.

 

Ayrıca, gençlik ve spor hizmetleri uygulamasında (amatör branşlarda ve G.S.G.M. hizmeti ve denetimi altında) görevlendirilecek kişilere (hakemler ve gözlemciler dahil) ödenecek ücretlerle ilgili olarak ayrıntılı düzenleme, 31.08.2001 tarih ve 24509 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gençlik ve Spor Hizmetleri Uygulamasında Görevlendirileceklere Ödenecek Ücretlerle İlgili Esaslara Dair B.K.K.’da bulunmaktadır.

Ücretlerde istisnalar G.V.K.’nın 23. üncü maddesine göre, yüz ve daha aşağı sayıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki amatör sporcu çalıştıranların her yıl milli müsabakalara iştirak ettiklerinin belgelenmesi halinde, bu amatör sporculara ödenen ücretler asgari ücretin iki katını aşmamak kaydıyla gelir vergisinden istisna edilmiştir.

3- Prim Ödemeleri:

Spor kulüpleri tarafından profesyonel sporculara gösterdikleri performans çerçevesinde aylık ücret ve transfer ücretleri haricinde ayni ve nakdi menfaat sağlanabilmektedir.

4- Milli ve Temsili Karşılaşmalarda Verilen Ödüller:

Yapılacak milli ve temsili yarışmalarda galibiyet ve beraberlik hallerinde teknik sorumlu, antrenör ve futbolculara ödül talimatı esasları uyarınca Yönetim kurullarınca aynı ve nakdi ödül verilir.

3289 sayılı GSGM Kuruluş Kanunu’nun Ek 3. üncü maddesi düzenlemesi gereğince, ulusal ve uluslararası yarışmalarda üstün başarı göstermiş sporcular ve kulüpler ile bu başarıya emeği geçen kişi, kurum ve kuruluşlara ayni ve nakdi ödül verilebilmektedir.

5- Dünya, Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara Verilen Ücretler:

13.10.1983 tarih ve 18190 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2913 sayılı Dünya, Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonluğu Kazanmış Sporculara ve Bunların Ailelerine Aylık Bağlanması Hakkında Kanun düzenlemeleri uyarınca; uluslararası düzeyde üstün başarı kazanan Türk sporcularına (ve ölümleri halinde aile fertlerine) aylık bağlanması öngörülmüştür. Bu sporculara, kırk yaşlarını doldurdukları tarihten başlamak üzere; (ve ölümleri halinde Emekli Sandığı Kanunu’nun 67, 75 ve 108. inci maddeleri uyarınca aile fertlerine), 2150 sayılı Vatani Hizmet Tertibinde Aylık Alanların Aylıklarının Yükseltilmesi Hakkındaki Kanun hükümlerine göre aylık ödenecektir.

6- Diğer Gelirler

i- Amatörlükten Profesyonelliğe Geçişte Ödeme: Amatörlükten ilk defa profesyonelliğe geçen futbolcuya yapılacak ödemedir.

ii Ölüm Halinde Ödeme: Profesyonel bir futbolcu ve teknik öğreticinin ölümü halinde, kanuni mirasçılarına kulübü tarafından talimat düzenlemeleri çerçevesinde yapılacak ödemelerdir.

iii- Haksız Fesih Tazminatı: Sporcu ile kulüp arasındaki sözleşmenin haksız fesih halinde, sporcu lehine ve talebine bağlı olarak ilgili sözleşmeye ilişkin ücretler ve diğer hakların ilgiliye aktarılmasıdır. Sözleşmede açıkça öngörülmüş bir tazminat hükmü var ise bu tutar esastır.

iv- Jübile Gelirleri: Genç, Amatör, Olimpik, Ümit, A ve Silâhlı Kuvvetler Milli takımlarında toplam olarak 25 müsabakaya katılan veya aynı kulüpte profesyonel ve amatör olarak aralıksız 10 yıl fiilen futbol oynayan profesyonel futbolcular, T.F.F.Jübile Talimatı uyarınca, jübile töreni yapma hakkına sahiptirler. Bu futbolcunun kayıtlı bulunduğu kulüp, geliri tamamen futbolcuya ait olmak üzere yalnız bir kez müsabaka tertip eder. Bu tören bir defaya mahsus olup, başka illerde ve yerlerde tekrarlanamaz. (Jübile Talimatı Madde 5 ve 6)

7- Reklam ve Tanıtım Gelirleri:

Bir ürünün kullanımı veya tanıtımı amacıyla bir sözleşmeye bağlı olarak elde edilen gelirler ücret geliri olarak nitelenebilir. Burada sporcu, spor faaliyeti dışında, belirli bir süre ile kendi kulübünden başka bir kurumdan gelir elde edebilmektedir. Bu durumda elde edilen ücretlerle ilgili olarak birden ziyade işverenden elde edilme kavramı devreye girmektedir.

8-Ayın Olarak Sağlanan/Para İle Temsil Edilen Menfaatler:

Transfer ücretlerinin futbolculara transferleri sırasında, gerek kullanımlarına terk edilen, gerekse  mülkiyetlerine geçirilen ev, ev eşyası, otomobil ile  bedelsiz uçak biletleri teslimi ve iletişim hizmetleri sağlanması şeklinde ödenmesi durumu ile de sık karşılaşılmaktadır. G.V.K'nın 61.inci maddesi hizmet erbabına bu şekilde ayın olarak verilen kıymetlerin ücret kapsamında değerlendirileceğini, hüküm altına almıştır.

Transfer ücretlerinin kısmen veya tamamen daire, uçak bileti, ev eşyası, araba vb. kıymetlerle ödenmesi durumu ile de sık karşılaşılmaktadır. G.V.K.’nın 63. üncü maddesi uyarınca, hizmet erbabına bu şekilde verilen ayınlar, verildiği tarih ve yerdeki ortalama perakende fiyatlarına göre; konut,otomobil tedariki ve sair suretle sağlanan menfaatler ise, konutun ve otomobilin emsal kirasına (konut ya da otomobil işveren tarafından kiralanmış ise işverence ödenen kira bedeli, kendi tutarınca ücret niteliğindedir) veya menfaatin emsal değerine göre belirlenir.

 

Elde edilen ücret gelirinden sportif faaliyetleri, bireysel davranışları veya sözleşmeden doğan cezaların indirim konusu yapılması mümkün değildir. Çünkü gerçek ücretin tespitinde indirim konusu yapılabilecek hususlar G.V.K.’nın  62’nci maddesinde sayılmıştır.

 

9-Diğer Bazı Gelirler:

Sporcular tarafından (ivazsız/karşılıksız) olarak elde edilecek bir kısım gelirlerin doğrudan gelir vergisi konusuna girmeksizin, ivazsız intikal olarak değerlendirilerek Veraset ve İntikal Vergisi’nin konusuna .girmesi de olanaklıdır.

 

10- Birden Fazla Görevin İcrasından Elde Edilen Gelirlerin Durumu:

Sözleşme düzenlenmek suretiyle istihdam edilen ve lisans sahibi bulunanların G.V.K.’nın Geçici 72. nci maddesi düzenlemesinden istifade edebilmeleri için, ödenen ücretin münhasıran spor faaliyeti ile ilgili bulunması yahut spor faaliyeti ile doğrudan ilgili olmayan ödemelerin (her nevi idari iş ve görev, menajerlik, koordinatörlük gibi) sözleşmelerde ayrıştırılmış bulunması gerekir.

 

E- SPOR FAALİYETLERİNİ İCRA SIRASINDA ELDE EDİLEN GELİRLERE DAİR DİĞER VERGİ DÜZENLEMELERİ VE BAĞIŞIKLIKLARI:

 

1-G.V.K.’nın 29/3. üncü maddesi uyarınca amatör sporculara ödenen ödül ve ikramiyeler vergiden istisnadır.

 

2-G.V.K.’nın 23/15. inci maddesi ve 147 numaralı Genel Tebliğ düzenlemeleri uyarınca yüz ve daha aşağıda işçi çalıştıran işyerlerinde bir, yüzden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde iki amatör sporcuya yapılan ödemeler, her yıl milli müsabakalar katılındığının belgelenmesi ve asgari ücretin iki katını aşmamak koşuluyla vergiden istisnadır.

 

3- G.V.K.’nın 29/4. üncü maddesi ile spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler vergiden istisnadır.

4-G.V.K.’nın 25/1 inci maddesi uyarınca, Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar. Miktar kısıtlaması olmayan bu istisnanın uygulanmasında Borçlar Kanunu, İş Kanunu, Sosyal Sigortalar Kanunu gibi kanunlar gereğince ödenen tazminat ve yardımların, zararı veren ya da bir başkası veya herhangi resmi veya özel bir kuruluşça yapılmış olmasının önemi yoktur.

5-G.V.K.’nın 27/2 nci maddesi ile, resmi ve özel daire ve müesseselerce hizmet erbabına işin icabı olarak verilen ve bunların işten ayrılmaları halinde geri alınan giyim eşyası vergiden istisna edilmiştir.

 

6- G.V.K.’nın 29/1.inci maddesi ve “spor hizmet ve faaliyetlerinde üstün başarı  gösterenlerin ödüllendirilmesine  dair yönetmelik” düzenlemeleri uyarınca ulusal ve uluslararası spor hizmet ve faaliyetlerinde üstün başarı gösteren sporcular ile bunların kulüpleri, teknik direktörleri ve antrenörlerine başarıda emeği geçen diğer kişilere ayni ve / veya nakdi ödenen ödül ve ikramiyeler vergiden istisna tutulmaktadır.

 

7- Türkiye’de oturma izni sahibi (Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 55.inci maddesi uyarınca, T.F.F. ve G.S.G.M. tarafından talepleri uygun bulunan yabancı sporcu ve antrenörler sözleşme süreleri boyunca çalışma izninden muaftır.) yabancı sporcular açısından G.V.K.’nın “Tam Mükellefiyet” ve “Dar Mükellefiyet” esasları ile varsa bu kişilerin tabiyetinde bulundukları ülke ile Türkiye Cumhuriyeti arasında akdedilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Antlaşmaları (Ç.V.Ö.A.) düzenlemelerine dikkat etmek gerekir.

 

8- Sanatçı ve sporcuların durumu vergi anlaşmalarının hemen hepsinde (OECD Tipi anlaşmaların standart 17. maddelerinde) serbeşt meslek faaliyeti icra edenler olarak ele alınmış ve bir akit devlette mukim olan sanatçıların ve sporcuların yapmış oldukları faaliyetler dolayısıyla elde ettikleri gelirlerin faaliyetin icra edildiği diğer devlette vergilendirilebileceği belirtilmiştir. Bu yüzden sporcuların Türkiye'de ifa ettiği hizmetler sebebiyle elde ettikleri gelirlerde vergileme hakkı Türkiye'nindir.

 

F- SPORCU VE TEKNİK ADAMLARIN ÜCRETLERİNDE ELDE ETME

 

Elde etmenin somut göstergesi, fiilen ücret veya para ile temsil edilen değerlerin fiilen elde edilmesi (fiili tasarruf) olmakla birlikte, temel ölçü hukuki ve ekonomik tasarruftur. Hukuki tasarrufun doğması ile birlikte ekonomik tasarruf imkanının da doğduğu kural olarak kabul edilir. Bu temel belirlemeler çerçevesinde ücret geliri hukuki tasarruf imkanının doğduğu anda elde edilmiş sayılır.

“Ancak, gelirin, sahibinin emrine hangi tarihte amade kılınmış olduğunu tespit etmek güçtür. Bu nedenle, daha çok belirli olan ve gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini ifade eden, hukuki tasarruf esas alınır. Hukuki tasarrufun doğması ile, ekonomik tasarruf imkanının da doğduğu, karine olarak, kabul edilir. Mükellefin hukuki tasarruf hakkının doğmuş olmasına rağmen, ekonomik tasarrufun sağlanamadığını ispat hakkı vardır.

Bu esas içinde, ücret geliri, hukuki tasarruf imkanının doğduğu anda elde edilmiş sayılır. Zira aynı tarihte, ekonomik tasarruf imkanına da kavuşulmuş olduğu kabul edilir. Ancak, ücretli hukuki tasarrufa rağmen, gelirin, geliri doğuran muamelenin karşı tarafınca, emrine amade tutulmamış olduğunu ispat ederse, elde etmenin tekemmül ettiği ileri sürülemez.

Buna karşılık ücret, hizmet erbabının emrine amade tutulmuş, yani ekonomik tasarruf imkanı doğmuşsa, sahibince tahsil edilememiş olsa bile, elde edilmiş sayılır. İşverenin, sonradan iflas ve benzeri bir nedenle ödemeyi fiilen yapamaması dahi bu sonucu değiştirmez”

Bu açıklamalar ışığında sporcuların ve teknik adamların spor kulübü derneklerinden ve anonim şirketlerde elde edecekleri gelirler (transfer ücreti, primi, maaş, vb.)spor kulüpleri tarafından sporcuya ve teknik adama ödeneceği dönemde bunların ekonomik tasarrufuna da girmek şartıyla ücret geliri olarak kabul edilir ve vergilendirilir.

Transfer ücretlerinin kısmen veya tamamen daire, uçak bileti, ev eşyası, araba vb. kıymetlerle ödenmesi durumunda, bu şekilde ayın olarak verilen kıymetlerin ücret kapsamında değerlendirileceği ve yasada yazılı biçimde değerlenerek vergileneceği hususu daha önce belirtilmişti.

Bu kavramlar, sporcu-spor kulübü ilişkisinde, ücretin tahakkuk tarihi ve dolayısıyla bu tarihte spor kulübünün müsabık olduğu ligin saptanmasına bağlı olarak, geçerli vergi oranının hangisi olacağının tespiti açısından önem arz etmektedir.

 

G- DÜZENLEMEYE DAİR OLASI DİĞER SORUNLAR VE ÇÖZÜMLEMELER:

1-Sporcuların Elde Etmekte Oldukları Gelir Üzerinde Oluşan Vergi Yükü ve Beyanı:

 

Spor kulübü dernekleri ve profesyonel futbol faaliyeti ile uğraşan anonim şirketler  ile sözleşme akdetmek suretiyle hizmet ifa eden sporculara (ve sözleşme düzenlemek suretiyle istihdam edilen teknik adamlara) ödenen ücretlerin vergilendirilmesine dair izlenmesi gereken vergisel süreç ve unsurları  aşağıdaki gibi sıralanabilir.

a- Vergi mükellefi           : Sporcu ve teknik adamlar/spor faaliyetini icra edenler,

b- Vergi sorumlusu         : Spor Kulübü Derneği/Anonim Şirket

c- Vergiyi doğuran olay: Tarafların aralarında akdedecekleri bir ya da birden fazla yazılı ya da sözlü iş/hizmet sözleşmesi uyarınca veyahut herhangi bir biçimde Spor kulübü derneği/anonim şirket tarafından sporcu yada temsilcisine nakden ya da hesaben ödeme yapılmasıdır.

 

Gerek spor kulüplerinin ve münhasıran spor faaliyetiyle uğraşan anonim şirketlerin kuruluş amaçları ile ülke gereksinimlerine koşut biçimde kurumlar vergisinden muaf tutulmaları, gerekse finansal ve mali büyüklükler itibariyle artık endüstri halini aldığı kabul edilen bu faaliyeti icra eden kurumların kronik örgütlenme, yönetim ve yönetişim sorunları ve nihayet bu öncel gerçeklikler ışığında (vergileme tekniği bakımından vergi mükellefi olsalar da) sporcuların kendilerine özgü beyan sisteminin de yardımıyla net ücret talep etmeleri nedeni ile stopaj yoluyla tahakkuk eden gelir vergisi açısından yük reel olarak spor kulüplerinin üstünde kalmaktadır. Bu finansal ve mali sorun, ödemelerin mali tablolara ve beyanlara tam olarak aktarılamaması gibi daha zararlı sonuçlara yol açmaktadır.

Ülkemizde sporcular açısından uygulanan beyan sistemi ve spor kulüpleri ile sporcular arasındaki anlaşmalar ve ödemelerin net tutar üzerinden yapılmakta olduğu gerçeklikleri, profesyonel sporculara ödenen ücret ve benzeri haklar üzerinden hesaplanacak ve ödenecek vergileri, açık biçimde vergiden muaf olan kulüpler üzerinde bırakmakta, bu durum spor kulüplerini aşağıdaki biçimde adil olmayan bir yükle karşı karşıya bırakmaktadır.

Herhangi bir ticari faaliyet ile iştigal eden kurum açısından vergi, bir hesap dönemi içerisinde icra edilen ticari faaliyet sonucu gelir ve giderlerin topluca dikkate alınması sonucu, (faaliyet sonucunun zarar olarak çıkması halinde bir vergileme söz konusu olmayacak) mali kar doğması halinde ve yalnızca bu kar vergi matrahı olmak üzere %20 oranında hesaplanacaktır.

Spor faaliyeti ile uğraşan kurumlar açısından dolaylı olarak oluşan Kurumlar Vergisi vergi yükü ise, herhangi bir gelir gider kıyaslaması yapılmaksızın, faaliyet sonucunun kar ya da zarar doğurup doğurmadığına bakılmaksızın, her halükarda sporculara yapılan ödemelerin brüt tutarının %15’i olmaktadır.%10 ve %5 vergi oranı baz alınarak aynı örnek farklılaştırılabilir.

ÖRNEK (YTL olarak):

KURUM

A İNŞAAT A.Ş.

B TEKSTİL A.Ş.

C SPOR A.Ş.

D SPOR KULÜBÜ

GELİRLERİ

10.000.000

10.000.000

10.000.000

10.000.000

GİDERLERİ/İNDİRİMLERİ

11.000.000

9.500.000

5.000.000

4.500.000

SPORCU ÜCRET ÖDEMELERİ BRÜT

 

 

6.000.000

5.000.000

KAR (ZARAR)

(1.000.000)

500.000

(1.000.000)

500.000

VERGİ TUTARI/YÜKÜ

0

500.000X%20

=100.000

6.000.000X%15

=900.000

5.000.000X%15

=750.000

 

2- Tartışmalı Konular:

i-       Lig Statüsünün Vergilemeye Etkisi:

 

      31 Aralık 2017 yılına kadar teknik direktör ve antrenörler ile sporculara yapılan ücret ve ödemelerden hangi oranda gelir vergisi kesintisi yapılacağını belirleyen düzenlemeye göre, lig usulüne tabi spor dallarında; en üst ligdekiler için yüzde 15, en üst altı ligdekiler için yüzde 10, diğer liglerdekiler için 5 oranında kesinti yapılacak. Lig usulüne tabi olmayan spor dallarındakiler ile milli sporculara uluslararası müsabakalara katılmaları karşılığında yapılan ödemeler için yüzde 5 oranında gelir vergisi kesintisi uygulanacaktır.

 

Bilindiği üzere T.F.F. sorumluluk ve denetiminde aşağıdaki ligler, farklı statülerde icra edilmektedir.

Turkcell Süper Lig

Bank Asya 1. Lig

TFF 2. Lig

TFF 3. Lig
Profesyonelliğe Aday Futbolcu Hazırlık Ligi (PAF Ligi)   Lig Statüsüne göre, Turkcell Süper Liginde yer alan kulüpler, PAF LİGİ Müsabakalarına katılmak zorundadırlar
 Deplasmanlı Süper Gençler Ligi  (DSGL): Lig Statüsüne göre, Turkcell Süper Ligi ve Bank Asya 1. Ligi Kulüpleri Deplasmanlı Süper Gençler Ligi müsabakalarına katılmak zorundadırlar. TFF 2. Lig ve TFF 3. Liginde yer alan kulüpler Deplasmanlı Süper Gençler Ligine katılmak zorunda değillerdir.

3.Lige Yükselme Ligi: 3. Lige Yükselme 1. Kademe Müsabaka Statüsü Türkiye Profesyonel 3. Ligine Yükselme Müsabakalarının Birinci Kademesi 81 İl’den 160 takımın katılımıyla, 20 tarafsız grup merkezinde tek maçlı eleminasyon şeklinde oynanacaktır.

Bayanlar Ligi:

İllerde Amatör Ligler:

- Büyükler

A- Süper Lig

B- 1. Amatör Lig

C- 2. Amatör Lig

-A Gençler

-B Gençler

-Yıldızlar

-Minikler

-Miniminikler

 

Türkiye Basketbol Federasyonu sorumluluk ve denetiminde ise aşağıdaki ligler icra edilmektedir.

-Beko Basketbol Ligi:

-Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi:

-Türkiye Erkekler 2. Ligi

-Türkiye Bayanlar 2. Ligi

-Erkekler Bölgesel Lig

-Bayanlar Bölgesel Lig

 

Bu uygulama, en üst lig, alt lig ve diğer lig tasnifi bağlamında Ligin;

-Erkek ya da Bayan yapısı,

-Amatör ya da Profesyonel statüde olması halleri ile,

-Kulüplerin Ligler arasında (yükselme veya düşme şeklinde) geçişleri

-Sporcuların Kulüpler arasında (transfer dönemlerinde) geçişleri,

-Sporcuların amatör-profesyonel nitelikleri, amatör-profesyonel statü geçişleri

-Sporcuların spor kulüpleri arasında) kiralanmaları gibi konularda tartışmalı alanlar yaratmaktadır.

 

Tüm spor dalları için en üst Ligin, hangi lig olduğu (Ligler hiyerarşisi) sorunu dışında, elde edilen kazanca uygulanacak vergi oranının tespitinde mücadele edilen (Türkiye Süper Ligi, 1. Lig., 2.lig gibi) kategorilere  göre farklı oranlar belirlenmesi uygulaması, tam ve sağlıklı olarak işletilmesi dışında Anayasal açıdan da sorunlu görünmektedir.

 

 Bu uygulamada, sporcuların (transfer, kiralama) ve kulüplerin (küme düşme-yükselme) kategoriler arasından kolaylıkla yer değiştirebilmeleri, vergi yükünün kulüpler arasında transfer maliyetlerini farklılaştırması nedeniyle rekabet eşitsizliğine de yol açabilecektir. Aynı alanda, aynı kurallara tabi olarak faaliyette bulunan/ aynı faaliyeti icra eden sporcu ve spor kulüplerinin yalnızca kategori farkına göre vergilendirilmeleri, Anayasamızın 73. maddesinde vergilemede temel ilkelerden sayılan, eşitlik ve ödeme gücü ilkelerine kesin aykırılıklar içermektedir. Basit olarak örneklendirmek gerekirse,

 

2. kategorisi spor kulübü x açısından 2007/Haziran ayında akdettiği farklı sürelerdeki sözleşmelere göre tahakkuk ettireceği vergiler ve bunların mali sonuçları gerek kulüp, gerekse sporcu açısından belli iken, bu kulübün 2008/Mayısında kategori yükselmesi nedeniyle aynı faaliyeti icra eden aynı sporcuya, aynı sözleşmeden kaynaklanan, aynı tutarda ödeyeceği ücret için 2008/Mayıs ve 2008/Haziran aylarındaki vergi tutarı değişecektir.

 

2.Lig kategorisindeki y spor kulübünde faaliyetini icra eden sporcu a, 2008/Ocak döneminde aynı maddi hakları aynı kalmak kaydıyla, TSL kategorisindeki z kulübüne kiralanmış/transfer olmuştur. Görüldüğü üzere, aynı faaliyeti icra eden aynı sporcuya, , aynı tutarda ödenen ücret için 2008/Mayıs ve 2008/Haziran aylarındaki geçerli vergi oranı değişecektir.

 

Farklı kategori takımlarında Amatörlük profesyonelliğe geçiş yapacak sporcular içinde benzer durum söz konusu olacaktır. -b futbolcusu için farklı kategori takımlarından o ve p talip olmuşsa, düşük vergi oranına sahip olan kulübün söz konusu oyuncuya verebileceği ücret/ayırabileceği fon farklı olacaktır.

 

Örnekleri daha da artırmak gerekirse, TSL liginde aylık 3.000 YTL ücret ile oynayan A sporcusunun vergi yükü, bir alt lig’de aylık 5.000YTL ücret ile oynayan sporcudan daha fazla olmaktadır.

 

ii-     Sözleşme Tescili İşlemleri:

 

“Profesyonel futbolda sözleşmelerin Federasyona tescil ettirilme zorunluluğu, profesyonel futbolcunun Federasyon tarafından düzenlenen ya da Federasyon iznine tabi müsabakalara katılması durumlarında kendini göstermektedir. Zira, (eski) Profesyonel Futbol ve Transfer Talimatının 26. maddesinde Federasyon tarafından düzenlenen ya da Federasyonun iznine tabi müsabakalara katılacak olan futbolcuların Federasyona tescilinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. Ancak, tescil gerçekleşmediği takdirde futbolcunun belirtilen faaliyetlere iştiraki mümkün olamamaktadır. Ayrıca, Federasyon birinci tescil döneminden önce Türkiye liglerine dahil kulüplerde sözleşmeli kaç profesyonel futbolcunun lisansının tescil edileceğini ilan eder ve bu sayının üstünde olan sözleşmeler tescil edilmez.

 

Bu çerçevede, Federasyonca sözleşmenin tescil edilmesinin açıklayıcı tescil olduğu yönündeki görüşe katılamadığımızı belirtmek gerekir. Bu görüşe göre, FIFA talimatlarına da uygun olarak, Profesyonel Futbol Talimatında yer alan bu tescil, bir açıklayıcı tescildir. Zira futbolcu, kulüple iş sözleşmesi imzaladığı andan itibaren “profesyonellik” sıfatını iktisap etmektedir. Tescilin yapılmaması futbolcunun profesyonellik sıfatını engellemez. Sadece onun Federasyon tarafından düzenlenen müsabakalara katılmasını engeller.”[6]

 

Sözleşmesinin TFF tarafından tescil edilmesinin önemi futbolcunun tescil edilen kulüp bünyesinde TFF’nin müsabakalarına katılmasını sağlamaya yöneliktir. Geçerli vergi oranının uygulanması bakımından odak noktası kabul edilecek husus, birinci adımda T.F.F. tarafından Liglerin tescil tarihi,ikinci adımda ise sporcunun spor kulübü için tesciline dayanak olan sözleşme yapılarak T.F.F.’ye ibrazı olmakla birlikte, sporcu-spor kulübü ilişkisinde aralarında sözleşme olsun olmasın, spor kulübü tarafından sporcu adına nakden ya da hesaben yapılan ödemenin/ ücretin tahakkuk tarihi ve bu tarihte spor kulübünün müsabık olduğu ligin saptanmasıdır.

 

iii-                Muhtelif TFF Organları ve CAS Kararlarının Vergilemeye Etkişi:

 

-Verilen Hizmet Karşılığı Zamanında Tahakkuk Ettirilmemiş Ücretlerin Mahkeme Kararı İle Ödenmesine Hükmolunması:

Sözleşme süresinin sona ermesi yahut sözleşmenin taraflarca feshedilmesine karşın sözleşme şartlarının ücret ödenmesine dair hükümlerinin ihlal edilmesi, bir kısım ücretlerin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya ücretin saptanmasında uyuşmazlık bulunması halinde, ulusal veya uluslar arası kuruluş ve mahkemelerce verilen kararlar ışığında sözleşmeye bağlı olarak ödenmesine hükmolunan paralar, tahakkuk ettirildiği dönemde (taraflar arasında iş ilişkisi bulunmasa dahi) ücret olarak vergilendirilecektir.

C.A.S.’a yansıtılmış ve spor kamuoyunu uzun süre meşgul etmiş bulunan Beşiktaş/Del Bosque olayı örneğinden konuya yaklaşıldığında, Del Bosque’ye sözleşme fesh tarihine dek 300.000 Euro ödenmiş olsaydı, adı geçene ödenmesine hükmolunan  paralar içerisinde yer alan ve çalışılan döneme isabet eden 450.000 Euro’nun  sözleşmede belirtilen dönemler itibariyle ücret olarak vergilendirilmesi gerekecekti.

 

Teminat Mektuplarının Çözülmesi İle Alınan  Paralar:

Bilindiği üzere Türkiye’de spor faaliyeti icra etmek üzere sözleşme imzalayan  yabancı sporcu ve teknik adamlar, çeşitli nedenlerle sözleşme süresinde verecekleri hizmet karşılığı belirlenen ücretlerin bir kısmını her hal ve takdirde garanti altına almak üzere, spor kulüplerimizden sözleşme döneminde banka teminat mektubu alabilmektedirler.

Bu mektuplar, kamuoyunda yaygın olarak “garanti para” olarak da algılanabilmektedir. Teminat Mektupları, alan kişiler açısından sözleşme süresinin sonuna kadar, verilen ve verilecek/işverenin emrine amade kılınacak her türlü hizmet karşılığı olarak değer ifade eder. Bu bağlamda mektup sahibi işgören (aksi mahkemelerce kararlaştırılmadıkça), sözleşme kapsamında 1 gün dahi hizmet üretse, bu hizmet karşılığı ücreti teminat mektubu değeri kadar olacaktır.

Örnek olayda, Del Bosque’ye sözleşme süresinde ödenen ücret net 1.750.000 Euro olmalıdır. Gerek TFF Tahkim Kurulu gerekse CAS kararları uyarınca, kulüp tarafından adı geçene sözleşme süresince ve sözleşmeye bağlı olarak verilen ve bu kişi tarafından da tahsil edilen ayın, nakit, gider karşılığı ödemeler ve para ile temsil edilen her türlü menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir. Paraya çevrilen teminat mektupları açısından vergilendirme dönemi, paraya çevrilme dönemidir.

 

-Sözleşme Hükümleri Uyarınca Ödenmesine Hükmedilen Tazminat  Ve Cezalar:

Ulusal ve uluslar arası kurumlar ve yargı mercileri tarafından, gerek sözleşmelerde yer verilen hükümler gerekse yasal düzenlemeler çerçevesinde taraflar, muhtelif adlar altında tazminat ve cezalar ödenebilmektedir. Şüphesiz ki, yukarıda da yer verilen ücret tanımından hareketle, bu başlık altında hükmolunacak tazminat ve cezalar, ücret kapsamı içerisinde düşünülemez.

     

Kaldı ki, G.V.K.’nın 25/1. inci maddesi uyarınca, ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle verilen tazminat ve yapılan yardımlar vergiden bağışıktır. Miktar kısıtlaması olmayan bu istisnanın uygulanmasında B.K., İ.K., Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gibi kanunlar gereğince ödenen ihbar tazminatı, kıdem tazminatı gibi tazminat ve yardımların, zararı veren ya da bir başkası veya herhangi resmi veya özel bir kuruluşça yapılmış olmasının önemi yoktur.

G.V.K ve K.V.K. düzenlemeleri uyarınca, sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve cezalar kurum kazancın gider olarak indirilebilmektedir.

                                                                    

H- DEĞERLENDİRMELER:

Spor faaliyetleri ile uğraşan kurumlar ile sporcu ve teknik adamlarca spor faaliyetinin icrası dolayısıyla elde edilen ücretlerin beyanı ve vergilemesinde;

 

1- Sporcular tarafından elde edilen gelirler için uygulanacak vergilenme sistemi, spor kulüplerinin finansal ve mali yapıları ile kurumsal örgütlenmelerinde ve vergi mükellefiyetlerindeki gereksinim ve tasarımlara koşut olarak uzun soluklu olarak belirlenmelidir. Yöntem olarak, sporcular ve spor kulüpleri, vergisel düzenlemelerde birlikte düşünülmeli ve ele alınmalıdır.

 

     2- Bu süreçte, spor faaliyetiyle uğraşan kurumların, gerek sportif ve iktisadi faaliyetleri ulusal ve uluslar arası düzeyde icra, gerekse kamusal görevleri ifada, ekonomik olduğu kadar idari, sosyal ve siyasal açıdan da bağımsız, güçlü olabilmeleri/kalabilmelerini teminen, mali yapılarını koruyucu bir bakış açısı oluşturulmalıdır.

 

     3-Bir yandan endüstri halini alan, diğer yandan (A.B.,UEFA, FIFA, CAS, FIFpro gibi) uluslar arası kuruluşların yarattığı hukuka bağlı olarak bu kurumsal gözetim ve denetimi altında da bulunan spor kulüpleri açısından, yapılacak düzenlemelerde rekabet eşitliğini korumak esas olmalıdır.

 

     4-Elde edilen gelirin niteliği ne olursa olsun, ülkemizde sporcular açısından uygulanan beyan sistemi ve spor kulüpleri ile sporcular arasındaki anlaşmalar ve ödemelerin net tutar üzerinden yapılmakta olduğu gerçeklikleri, profesyonel sporculara ödenen ücret ve benzeri haklar üzerinden hesaplanacak ve ödenecek vergileri, açık biçimde vergiden muaf olan kulüpler üzerinde bırakmaktadır.

 

     5-Türk Vergi Hukuku, B.K. ve İ.K. açısından sporcu ve spor kulübü arasında kurulan ilişkinin, kuruluş, tarafların borçları ve sonuçları itibariyle de işveren-ücretli ilişkisi (iş ilişkisi) olduğu tartışmasızdır. Bu açıdan sporcuların vergilendirilmesinde, elde edilen gelir unsurunun ücret niteliğinin korunması, çalışmanın C/7 Ayrımında yapılan tartışmalar ışığında daha uygun olacaktır.

 

6- Yabancı sporcular ve teknik adamların durumunun netleştirilmelidir. Sporcular tarafından yurt dışında elde edilen ücret gelirlerinin durumunun netleştirilmelidir.Yöntem ve oran tespitinde sektörün yabancı uyruklu sporcu ve teknik adam istihdamına yatkınlığı da dikkate alınmalıdır. OECD modeli anlaşmaların 7., 14., 15 ve 17.nci maddeleri düzenlemelerine göre, bir devletin mukim olan sanatçı ve sporcuların diğer devlette icra ettiği şahsi faaliyetlerinden dolayı elde ettiği gelirler söz konusu faaliyetin icra edildiği kaynak ülkede vergilenecektir.

Sanatçı ve sporcuların icra ettikleri bu nitelikteki faaliyetlerden dolayı bir organizatöre ödenen ücretlerin de faaliyetin icra edildiği kaynak devlette vergileneceği ve sanatçı ve sporcuların misafir devletteki faaliyetlerinin kaynak devletin kendisinin bir siyasi alt bölümünün veya bir mahalli idaresinin fonlarından önemli ölçüde finanse edilmesi durumunda vergilemenin yalnızca mukim devlette gerçekleştirileceği tabiidir. Buna göre;

 

G.V.K.’nın dar ve tam mükellefiyete dair düzenlemelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu aşağıdaki sınıflandırma yapılabilir.

a- Türk Uyruklu ve G.V.K. 4. maddesi şartlarını taşıyanlar; tam mükellefiyet esaslarına göre,

b- Türk Uyruklu ve G.V.K. 4. maddesi şartlarını taşımayanlar; dar mükellefiyet esaslarına göre,

c-Yabancı Uyruklu ve G.V.K. 4. maddesi şartlarını taşıyanlar; tam mükellefiyet esasına tabi olmakla birlikte, Türkiye ile uyruğunda bulunduğu ülke arasında ÇVÖA varsa, bu anlaşma düzenlemelerine göre, yoksa genel esaslara göre,

d-Yabancı Uyruklu ve G.V.K. 4. maddesi şartlarını taşımayanlar; dar mükellefiyet esaslarına, ancak, Türkiye ile uyruğunda bulunduğu ülke arasında ÇVÖA varsa bu anlaşma düzenlemelerine göre, yoksa genel esaslara göre vergilendirilecektir.

 

7- Sporcu ve teknik adamlar, spor faaliyeti harici olarak, işverene bağlı kalmaksızın, gerektiğinde B.K. uyarınca yazılı veya sözlü olarak düzenlenecek sözleşme ile, belirli bir süre zarfında kendi kulübünden başka bir kurumdan reklam, sponsorluk, tanıtım, isim hakkı gibi adlar altında G.V.K.’da sayılan gelir unsurları dışında tanımlı gelirler elde edebilmektedir. Bu kişilerin, bu nitelikteki gelirleri, doğrudan spor faaliyetini icradan kaynaklanmasa dahi, sportif kimlikleri ve tanınırlıkları üzerinden, isimleri, görüntüleri, fotoğraf, sembol, imza ya da diğer ayırt edici şeylerin kullanılmasından/değerlendirilmesinden elde ettikleri tartışmasızdır. Bu açıdan, bu gelirlerinden, sportif faaliyetin doğal bir sonucu olarak ücret unsuru içerisinde tanımlanması ve aynı oranda vergilendirilmesi uygun olacaktır.

 

8- Sporcular ile aralarında doğrudan ücretli-işveren ilişkisi kurulmayan FİFA, UEFA,TFF ya da muhtelif kurumlar tarafından çeşitli başarı ölçütlerine göre verilen nakdi ve ayni ödemelerin, son aşamada ödemeyi gerçekleştiren kurum tarafından ücret unsuru içerisinde tanımlanması ve aynı oranda vergilendirilmesi uygun olacaktır.

 

9- Teknik adamların (teknik direktör, antrenör ve masörlerin) icra ettikleri faaliyetlere göre (sportif/idari) vergileme yönteminin açık olarak belirlenmelidir. TFF tarafından lisans verilen ve spor kulüpleri ile, TFF tarafından düzenlenmesi istenilen tek tip sözleşmeyi akdederek sportif faaliyetin icrasının içerisinde yer alan sporcu, teknik adam ve antrenörler de sporcu tanımı içerisine alınmalıdırlar. T.F.F. tarafından lisans verilen ve sözleşme akdederek çalışan diğer spor personelinin durumu açıklanmalıdır.

 

10-Sporcularca elde edilen gelirlerin teknik olarak vergiden bağışık tutulması uygulamasına, kamuoyundaki tartışmaların da önüne geçilecek biçimde son verilmelidir.

 

11- Amatör- profesyonel faaliyetin vergileme üzerine etkisi tartışılmalıdır. Amatör sporcular ile  düşük gelir elde eden sporcular açısından gelir vergisi muafiyeti örtülü olarak devam etmeli, kesinti yapılmak suretiyle vergileme rejimi bu grup için nihai vergimle olmalıdır. Profesyonel sporcular açısından, spor kulüpleri tarafından yapılan kesintisinin dışında, spor faaliyetlerinden elde ettikleri tüm gelirleri için, toplam gelirin belirli bir tutarı aşması kaydıyla, yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi mükellefiyeti getirilmelidir. Bu yolla, geliri belirli bir tutarı aşan profesyonel sporcular için, vergi tevkifat oranı ve beyanname ile beyan edilen gelire uygulanacak oranın da farklılaştırılması ile, kulüpler ile birlikte toplam vergi yükünü paylaşmaları sağlanmalıdır. Bu yolla sporcular tarafından yapılan bir kısım harcamaların gelir vergisi matrahından düşülmesi olanağı da sağlanmış olacaktır.

 

12-Her halde uygulanacak vergi oranlarının belirlenmesinde, vergi yükünün kulüplere yansıtılamamasına dikkat edilmelidir.

 

13- TFF’ye ibraz edilen tek tip sözleşme dışında düzenlenen özel sözleşmeler uyarınca elde edilen gelirlere istinaden ödenmesi gereken vergilerin tam ve zamanında beyan edilerek ödenmesinden, bu verginin mükellefi bulunan sporcuların da müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarına dair  düzenleme yapılmalıdır.

 

14- TFF yetkili kurullarına çeşitli nedenlerle ibraz edilen özel sözleşmeler için bu kurum tarafından verilecek hizmetler için, söz konusu sözleşmeler kapsamındaki gelirlerin vergisinin ödenip ödenmediğinin tespiti/ispatı/gerekirse beyanı ön şartı getirilmelidir.

 

15-Ulusal ve uluslar arası kurumlarca çeşitli ölçütlere göre sağlanan başarılara verilen prim ve ödüllerin vergilendirilme yöntemi açığa kavuşturulmalıdır.

Spor faaliyetini icra dolayısıyla elde edilen gelirlerde ücret-serbeşt meslek faaliyeti tartışmasından, bu gelir unsurlarının taşıdıkları dinamikler ve sonuçları gereği uzak durulmalıdır.

Liglere göre vergi oranı farklılaştırılması uygulaması gözden geçirilmelidir.

 

I- SONUÇ VE ALMAŞIK ÇÖZÜMLEME:

1 –Eski Uygulamaya Dönülmesi:

 

Bu uygulama ile,

-Sporcular, herhangi bir vergisel yükümlülükle karşılaşmayacaklar,

-Gelirler vergiden bağışık tutulacak; vergi kesintisi nihai vergi olacak,

-Vergi yükü tamamen kulüplerin üzerinde kalacak,

-Başta Anayasal ilke olana vergi adaleti olmak üzere vergileme rejiminin temel ilkeleri, gelirin unsurları, ücretin niteliği gibi teknik konular dışında, spor sektörünün ekonomik gereksinimlerine dair her türlü tartışma ve uygulama devam edecektir.

 

2- Mevcut Uygulamanın Devamı Yanında, Vergi Tevkifat Oranının Düşürülmesi / Tevkifat Oranının Başkaca Ölçütlere Göre Farklılaştırılması:

 

Nihai vergileme yöntemi olarak uygulanan Vergi Tevkifatının %15’den %10’a düşürülmesi, diğer teknik tartışmaların devamı dışında, spor faaliyetiyle uğraşan  kurumlar açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.

Vergi Tevkifatı oranının;

-Sporcunun niteliğine yani amatör ya da profesyonel olmasına göre (profesyonellik ölçütleri gerek Türk Spor Hukuku, gerekse uluslar arası hukuk düzenlemelerinde açık biçimde tanımlanmıştır)

-Sporcunun yıl içerisinde elde etmekte olduğu gelir düzeyine göre,

-Spor kurumunun spor faaliyetinde bulunduğu kategoriye göre, farklılaştırılması yukarıda da gösterildiği biçimde;

 

-Spor faaliyetinin/sporcuların faaliyetinin ücret ve benzeri gelirler hariç gelir doğurucu kaynaklar açısından çeşitliliği,

-Spor faaliyetlerinin hem sporcunun ifa ettiği hizmet, hem de spor kurumunun faaliyetleri itibariyle düzenli olarak vergileme açısından önem arz eden genel ya da özel (12 aylık) takvim yılına yayılı olmaması,

- Anayasal vergileme ilkeleri olan belirlilik, eşitlik, genellik ve ödeme gücü ilkelerine göre aykırılıklar içermeleri gibi nedenlerle tartışmalı olacaktır.

 

3- Sporcuların Kendi Gelirlerini Beyan Etmeleri (Vergi Tevkifatı Uygulanarak):

 

Sporcuların büyük kısmının, başkaca gelir elde edici faaliyetleri, örneğin ticari kazanç, menkul ya da gayri menkul sermaye iradı elde etmeleri dolayısıyla vergi mükellefiyeti ile ilişkili oldukları bilinmektedir. Vergileme tekniği açısından, uniter sistemin gereği, teknik olarak önerilen sistem bu olmakla birlikte, sporcuların net ücret hesabı yaparak, GVK’nın 103.üncü maddesindeki tarife çerçevesinde tüm vergiyi kulüplerin üzerinde bırakmaları kaçınılmaz görünmektedir. Bu tercih ile kulüplerin bütçeleri üzerinde vergi yükü baskısının  artacağı açıktır.

 

4- Sporcuların Kendi Gelirlerini Beyan Etmeleri (Vergi Tevkifatı Uygulanmayarak):

 

Yukarıdaki başlık altında yapılan değerlendirmeler devam etmek kaydıyla, bu uygulamada spor kurumlarının vergi beyanına dair bildirim, tahakkuk, tahsilat, ödeme ve denetim riskleri bulunmamaktadır. Ancak bu uygulama, ücret gelirlerinin vergilenmesine GVK’da hakim yönteme aykırılıklar teşkil etmekte ve kendi içerisinde gerek hazine kaybına dair beklentiler gerekse adaptasyon sorunları barındırdığından kısa vadede uygulanabilir görünmemektedir.

 

5- Karma Uygulamaya Geçilmesi (Örnek Uygulama):

 

Bu sistemde, hem vergi tevkifatı oranları spor kurumları açısından ekonomik bir etki yaratacak biçimde düşürülebilecek, hem de sporcuların kulüp bütçelerine olumsuz etkileri olmayacak bir biçimde gelirlerini beyan ile vergi yüküne kısmen iştirak etmeleri sağlanacaktır.

 

Diğer yandan içerdiği ücret itibariyle vergi beyanına konu edilmeyen ikincil/özel sözleşmelerin varlığı ve bu yolla vergi kaybına yol açıldığının saptanması halinde, sporcuların da bu vergi ve cezanın ödenmesinden kulüplerle birlikte sorumlu olacakları gerçeğidir.

 

Unutulmaması gereken bir diğer husus da, sporcuların spor faaliyetleri dışındaki faaliyetleri nedeniyle elde etmekte oldukları, (ticari-zirai-mesleki) kazanç, (menkul-gayri menkul sermaye) faiz, kira ve iratlar için genel esaslar çerçevesinde vergi beyanında bulunduklarıdır.

 

Bu modelde vergi kesintisi oranı %5-10 aralığında olacaktır. GVK’da yapılması gerekli düzeltmeler şu şekilde önerilmektedir.

 

i-GVK Madde 61: (Ücretin Tanımı)

“……….

    Bu Kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır.

     1-..

          6. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Spor Federasyonlarından gerekli lisans ve vize işlemleri yapılmak suretiyle, spor faaliyetiyle iştigal eden kurumlarla sözleşme akdeden sporcu ve teknik adamlara,  transfer ücreti veya sair adlarla yapılan para ve para ile temsil edilen ödemeler ve sağlanan menfaatler ile spor faaliyetini icra dolayısıyla bu  kurumlar dışındaki kişi ve kurumlardan elde edilen ödül, prim, reklam, tanıtım ve sponsorluk ve benzeri gelirler ”

 

       ii-GVK Madde 86: Toplama Yapılmayan Haller (Gelirin Beyanı/Genel Esaslar dışında kalan düzenlemeler)

- Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez.

1. Tam mükellefiyette;

a) ………..,

b) GVK 61/6 maddesinde sayılanlar hariç olmak üzere, tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2008 yılı için bu tutar 19.800 YTL) aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil)

c) Vergiye tâbi gelir toplamının [(a) ve (b) bentlerinde belirtilenler hariç] 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmaması koşuluyla, Türkiye'de tevkifata tâbi tutulmuş olan; birden fazla işverenden elde edilen ücretler, menkul sermaye iratları ve gayrimenkul sermaye iratları,

d) Bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 960 YTL’yi aşmayan, tevkifata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 103 üncü. maddedeki tarifenin en üst dilimininin iki katını (2008 yılı için bu tutar 89.400 YTL)  aşmayan GVK 61/6 maddesinde sayılanlar ücret ödemeleri

2. Dar mükellefiyette, tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbeşt meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar.

iii-GVK Madde 94: (Vergi Kesintisi)

 

Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbeşt meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahşuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

  1. /a-Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar ile GVK 61/6 ncı maddesinde sayılanlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,
  2. /b- GVK 61/6 ıncı maddesinde sayılanlar ödemelerden (Bu oran Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenecek olup, önerilen vergi oranı %5-10’dur.)

 

iv-GVK Madde 103 (Vergi Tarifesi)

 

Gelir vergisine tabi gelirler;

7.500 YTL'ye kadar

% ?

19.000 YTL'nin 7.500 YTL'si için 1.125 YTL, fazlası

% ?

43.000 YTL'nin 19.000 YTL'si için 3.425 YTL, fazlası

% ?

43.000 YTL'den fazlasının 43.000 YTL'si için 9.905 YTL, fazlası

% ?

oranında vergilendirilir.

GVK 61/6 ıncı maddesinde sayılanlar için önerilen yıllık vergi tarifesi:

89.400 YTL'ye kadar

% 5-10

225.000 YTL'nin 89.400 YTL'si için 8.940 YTL, fazlası

% 10-15

225.000 YTL için 29.450 YTL, fazlası

% 15-20

 

Sporcunun GVK’da sayılan (ticari kazanç, zirai kazanç, serbeşt meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradı gibi) diğer gelirleri için yıllık beyanname vermesi halinde, bu vergi matrahı ayrıca gösterilecektir.

 

Bu yolla;

 

1-                          Spor kulüpleri veya diğer kurumlar tarafından sporculara ödenen tutar ne olursa olsun %5-10 vergi kesilecek ve kurumlar üzerindeki vergi yükü azalacaktır.

2-                          Bir ya da birden fazla kurumdan bir yıl içerisinde 89.400 YTL’ye kadar gelir elde sporcular tarafından vergi beyannamesi verilmeyecek ve bu gelir üzerinden kesilen (%10 oranı ile)  8.940 YTL vergi nihai vergi olacaktır.

3-                          Bu tutarı aşan gelirler için yıllık beyanname verilecek ve özel tarifeye göre vergilendirilecektir.

4-                          Sporcu, (ticari kazanç, zirai kazanç, serbeşt meslek kazancı, gayrimenkul sermaye iradı, belirli tutarı aşması halinde birden fazla işverenden alınan ücret geliri ve menkul sermaye iradı gibi) diğer gelirleri için yıllık beyanname vermesi halinde bu gelirleri için, diğer gelirleri ile birleştirmeksizin ayrıca beyanda bulunacak ve kulüp tarafından kesilen vergileri hesaplanan gelir vergisinden mahsup edecektir.

5-                          Uygulama hazine açısından da önemli bir gelir kaybına yol açmamaktadır.

6-                          Vergi beyanına dair gerekli hizmetler, spor klüpleri ve spor federasyonları tarafından kolaylıkla verilebilecektir. Bu yolla, spor federasyonları denetim ve gözetim açısından önemli bir işlevi de yerine getirmiş olacaktır.

 

v-Örnekler:

 

1- Z Spor kulübünden yıllık toplam  48.000 YTL gelir elde eden O’nın durumu:

 

Sporcu O için herhangi bir vergisel ödev bulunmamaktadır. Z Spor Kulübü tarafından vergi kesintisi yapılmak suretiyle ödenen 4.800 YTL, adı geçen için nihai vergi olacaktır.

 

2-Çeşitli sportif faaliyetleri nedeniyle birden fazla kurumdan toplam 85.000 YTL gelir elde eden sporcu A’nın durumu:

 

Ödemeyi Yapan  ( İşverenler)

Ödeme Tutarı/Brüt-YTL

Kesilen Vergi(%10)

Ödemenin Niteliği

B Spor Kulübü

50.000

5.000

Transfer Ücreti-Sair ödemeler

TFF

15.000

1.500

Prim

C Ltd. Şti.

20.000

2.000

Tanıtım

Toplam

85.000

8.500

 

 

Bu durumda Sporcu A için herhangi bir vergisel ödev bulunmamaktadır. Muhtelif kurumlar tarafından ödenen 8.500 YTL, adı geçen için  nihai vergi olacaktır.

 

3- Çeşitli sportif faaliyetleri nedeniyle birden fazla kurumdan toplam 285.000 YTL gelir elde eden sporcu E’nın durumu

 

Ödemeyi Yapan

Ödeme Tutarı/Brüt-YTL

Kesilen Vergi(%10)

Ödemenin Niteliği

D Spor Kulübü

200.000

20.000

Transfer Ücreti-Sair ödemeler

G Spor Kulübü

55.000

5.500

Transfer Ücreti-Sair ödemeler

F Ltd. Şti.

30.000

3.000

Sponsorluk

Toplam

285.000

28.500

 

 

Bu durumda, Sporcu E yıllık beyanname verecek ve  ilgili yılda elde etmiş olduğu gelirleri üzerinden tarifeye göre 41.450 YTL Gelir Vergisi hesaplanacaktır. Ancak, 28.500 YTL, muhtelif kurumlar tarafından beyan edildiğinden dolayı adı geçen tarafından, beyanname üzerinden başkaca her hangi bir gider ve indirim yapılmadığı varsayımı ile mahsup sonrası (41.450-28.500)= 12.950 YTL gelir vergisi ödenecektir.

 

4- Çeşitli sportif faaliyetleri nedeniyle birden fazla kurumdan toplam 1.400.000 YTL gelir elde eden Teknik Direktör T’nın durumu:

 

Ödemeyi Yapan

Ödeme Tutarı/Brüt-YTL

Kesilen Vergi(%10)

Ödemenin Niteliği

D Spor Kulübü

800.000

80.000

Transfer Ücreti-Sair ödemeler

TFF Primleri

200.000

20.000

Transfer Ücreti-Sair ödemeler

FIFA Primleri

200.000

30.000*

Sair Ödemeler

K  A.Ş

100.000

10.000

Otomobil/Ev Tahsisleri

L Ltd. Şti.

100.000

10.000

Tanıtım

Toplam

1.400.000

150.000

 

*Yurt dışında %15 vergi kesildiği varsayılmıştır.

           

Bu durumda, Teknik Direktör T  yıllık beyanname verecek ve ilgili yılda elde etmiş olduğu gelirleri üzerinden tarifeye göre 264.450 YTL Gelir Vergisi hesaplanacaktır. Ancak, 150.000 YTL, muhtelif kurumlar tarafından beyan edildiğinden dolayı adı geçen tarafından, beyanname üzerinden başkaca her hangi bir gider ve indirim yapılmadığı varsayımı ile mahsup sonrası (264.450-150.000)= 114.450 YTL gelir vergisi ödenecektir.

 

6- Artan Oranlı Tarife Uygulanmak Suretiyle Vergi Tevkifatı Yapılması:

 

Mevcut uygulamaya yakın bu uygulamada, vergi tevkifatı, ödemeyi yapan kurum tarafından artan oranlı tarife uygulanmak suretiyle yapılacaktır. Böylece,

-Sporculara ödenen ücretler vergiden istisna tutulacak,

-Sporcular, herhangi bir vergisel yükümlülükle karşılaşmayacaklar,

-Spor kurumları tarafından yapılan vergi kesintisi, sporcular açısından nihai vergi olacak,

-Vergi yükü kısmen azalmakla birlikte, tamamen kulüplerin üzerinde kalacaktır.

 

7- Sporculara Ödenen Ayni ve Nakdi Tutarların Serbest Meslek Kazancı Olarak Nitelendirilmesi:

 

Konu ile değerlendirmelere çalışmamızın C/7 Bölümü’nde yer verilmiştir.



[1] (www.tufad.org.tr web adresinden alınmıştır

[2]-103 md. gereğince  2001, 2002 ve 2003 yıllarında uygulanan gelir vergisi tarifeleri şu şekildedir.

             2003 Yılı İçin,(4842 Sayılı Kanunun 13. Maddesi ile Değişen Şekli)

............ 5.000.000.000 liraya kadar.............................................................................................. %20

............ 12.000.000.000 liranın 5.000.000.000 lirası için 1.000.000.000 lira, fazlası................... %25

............ 24.000.000.000 liranın 12.000.000.000 lirası için 2.750.000.000 lira, fazlası................. %30

............ 60.000.000.000 liranın 24.000.000.000 lirası için 5.350.000.000 lira, fazlası................. %35

............ 120.000.000.000 liranın 60.000.000.000 lirası için 18.950.000.000 lira, fazlası............. %40

............ 120.000.000.000 liradan fazlasının 120.000.000.000 lirası için 42.950.000.000 lira, fazlası %45

             Ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde, yukarıda yer alan vergi oranları beş puan indirilmek suretiyle uygulanır

             2003 Yılı İçin,

............ 5.000.000.000 liraya kadar.............................................................................................. %15

............ 12.000.000.000 liranın 5.000.000.000 lirası için 750.000.000 lira, fazlası...................... %20

............ 24.000.000.000 liranın 12.000.000.000 lirası için 2.150.000.000 lira, fazlası................. %25

............ 60.000.000.000 liranın 24.000.000.000 lirası için 5.150.000.000 lira, fazlası................. %30

............ 120.000.000.000 liranın 60.000.000.000 lirası için 15.950.000.000 lira, fazlası............. %35

............ 120.000.000.000 liradan fazlasının 120.000.000.000 lirası için 36.950.000.000 lira, fazlası %40

             2002 yılı için,

............ 3.800.000.000 liraya kadar............................................................................................. % 15

............ 9.500.000.000 liranın 3.800.000.000 lirası için 570.000.000 lira, fazlası....................... % 20

............ 19.000.000.000 liranın 9.500.000.000 lirası için 1.710.000.000 lira, fazlası.................. % 25

............ 47.500.000.000 liranın 19.000.000.000 lirası için 4.085.000.000 lira, fazlası................ % 30

............ 95.000.000.000 liranın 47.500.000.000 lirası için 12.635.000.000 lira, fazlası............. % 35

............ 95.000.000.000 liradan fazlasının 95.000.000.000 lirası için 29.260.000.000 lira, fazlası % 40

............ 2001 yılı İçin,

............ 2.800.000.000 liraya kadar.............................................................................................. %15

............ 7.000.000.000 liranın 2.800.000.000 lirası için 420.000.000 lira, fazlası........................ %20

............ 14.000.000.000 liranın 7.000.000.000 lirası için 1.260.000.000 lira, fazlası................... %25

............ 35.000.000.000 liranın 14.000.000.000 lirası için 3.010.000.000 lira, fazlası................. %30

............ 70.000.000.000 liranın 35.000.000.000 lirası için 9.310.000.000 lira, fazlası................. %35

............ 70.000.000.000 liradan fazlasının 70.000.000.000 lirası için 21.560.000.000 lira, fazlası %40

[3] Baştürk Faruk, Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi 6. sayı Nisan-Mayıs-Haziran 2005

[4] Baştürk Faruk, a.g.m.

[5] Yatkın M. Cüneyt Türkiye’de Sporcuların Vergilendirilmesi, Atılım Üniversitesi Yayınları, Ankara, s:42

[6] Baştürk Faruk, Profesyonel Futbolda Tescilin Hukuki Niteliği Ve Deniz Barış Olayı, http://www.fesam.org., 23.09.2005

Bu İçerik  31034  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Murat Başaran Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

18.05.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

102.211

0,34

 bjk BJKAS

2,37

1,72

 fb FENER

34,88

-0,57

 gs GSRAY

2,16

-0,92

 trabzon TSPOR

1,40

0,72

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 18214562

Süper Lig İlhan Cavcav Sezonu 2017-18 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  24   3    7   75  33   42    75 
2  Fenerbahçe  34  21  9  4  78  36  42  72
3 Başakşehir

 34

 22  6  6  62  34  28  72
4

Beşiktaş

 34  21  8  5  69

 30

 39  71
5 Trabzonspor
 34  15  10  9  63  51  12

 55

6

Göztepe

 34

 13 

 10  11  49  50  -1  49
7

Sivasspor

 34  14  7  13  45  53  -8  49
8

Kasımpaşa

 34  13  7  14  57  58  -1  46
9

Kayserispor

 34  12

 8

 14  44  55  -11  44
10

Malatyaspor

 34  11  10  13  38  45  -7  43
11 Akhisarspor  34  11  9  14  44  53  -9  42
12 Alanyaspor  34  11  7   16   55  59  -4  40
13 Bursaspor  34  11  6  17  43  48  -5  39
14 Antalyaspor  34  10  8  16  40  59  -19  38
15 Konyaspor

 34

 9  9  16  38  42  -4  36
16 Osmanlıspor

 34

 8  9  17  49  60  -11  33
17 Gençlerbirliği  34  8  9  17  37  54  -17  33
18 Karabükspor   34   3  3  28  20  86  -66  12

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2018 Dünya Kupası 1.Tur 1.Grup Puan D.

Avrupa Elemeleri 1.Tur Grup I
Sıra TAKIM O G B M A Y PUAN AV
1

izlanda-bayrak İzlanda

10 7 1 2 16 7 22 9
2 hirvatistan-bayrak Hırvatistan 10 6 2 2 15 4 20 11
3 ukrayna-bayrak Ukranya

10

5 2 3 13 9 17 4
4

turk-bayrak Türkiye

10 4 3 3
14

13

15 1
5 finlandiya-bayrak Finlandiya
10 2 3
5 9 13 9

-4

6

kosova-bayrak Kosova

10 0 1 9
3

24

1 -21

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.