x
12 Haizran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek. 27 Mayıs 2019- Süper Lig 2018-19 sezonunda tamamlanan maçlar sonrasında Bursaspor, Akhisarspor ve Erzurumspor küme düştü. 27 Mayıs 2019- Türkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig'in 2019-20 sezonunun  16, 17, 18 ve 19 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayacağını, 17 Mayıs 2020'de de sezonun sona ereceğini açıkladı.&n... 19 Mayıs 2019- Galatasaray Başakşehirspor’u 2-1 yenerek Süper Lig 2018-19 şampiyonu oldu. Bu şampiyonlukla Galatasaray 22.şampiyonluğuna ulaştı. 12 Mayıs 2019- Başkan Fikret Orman’ın, Beşiktaş’ın 2018 Yılı İdari ve Mali Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamaya göre Beşiktaş’ın net borcu 2.4 Milyar TL.  1 Mart 2019- Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,  İddaa oyunun Şans Girişim Ortak Girişimi üzerinden 10 yıl süreyle oynatılmasını onayladı.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Ahmet Talimciler Şiddeti Önleme Yasası Değişiyor

Şiddeti Önleme Yasası Değişiyor

16fa7ef29a415167d

Ahmet Talimciler-23 Temmuz 2018 Şiddeti Önleme Yasası olarak adlandırılan 6222 sayılı yasanın yeni dönemde revize edileceği haberini okuduğumda ilk aklıma gelen 17 Mayıs 2011 tarihinde İzmir’de İZVAK tarafından düzenlenen toplantıdaki federasyon yetkilisi avukatın yasal düzenleme hakkındaki ifadeleri oldu.

Aradan geçen yedi yıl içerisinde başta şike süreci olmak üzere çıkartılan yasanın maddelerinde bir takım değişikliklerin yapıldığını buna karşın spor sahalarında şiddetin ortadan kaldırılamadığını gayet iyi biliyoruz.

Aslında bu düzenlemenin geçmişi bundan 2 yıl önce Sakarya’da düzenlenen Sporda Şiddet ve Tahkim Çalıştayı’na kadar uzanıyor. 3-4 Mayıs 2016 tarihinde Adalet, İç İşleri ile Gençlik ve Spor bakanlıklarının önderliğinde büyük bir organizasyon düzenlenmişti. Dönemin bakanlarının katılımı ve konuşmaları ile yön verdiği etkinlikte özellikle televizyonlardaki programlara yönelik yaklaşım dikkat çekiciydi. Cezai yaptırımların ağırlaştırılması gerektiği düşüncesi orada da gündemdeydi. Peki ne değişti de yeniden bu tartışmanın içerisinde kendimizi buluverdik!

Sıkıntı 6222 sayılı yasa ile birlikte önümüze konulan ve elektronik bilet uygulaması olarak adlandırılan düzenlemeye karşın futbol sahalarında yaşanan karmaşanın ortadan kalkmamış olmasında gizli. 2011 yılındaki toplantıda bütün düzenlemelerin ceza verme üzerine odaklandığı eleştirisinde bulunmuştum. Hala aynı kanaatteyim ve cezalarla terbiyenin mümkün olmayacağı düşüncesini savunmaya devam ediyorum. Ayrıca klasik mantığımız çerçevesinde olaylarla hiç ilgisi olmayan insanların da cezalandırılması düşüncesinin halen sürdüğünü de eklemek durumundayım.

İçinde bulunduğumuz dönemde sahanın belirli bölümlerinin kapatılması ve cezai yaptırımlarda bulunulması uygulaması ile o gün karşılaşmada bulunmayan insanlara da ceza verildiği gerçeğini es geçemeyiz. Hatta geçtiğimiz yıllarda yaşanan örnekte olduğu gibi Adana Demirsporlu sağır ve dilsiz bir taraftarın küfür etme cezasına çarptırılan tribün nedeniyle takımını destekleme hakkının elinden alındığını da öğrenmiştik. O halde bugün önümüze çözüm olarak konulan ve bazı medya organları tarafından spor sahalarında şiddetin önlenmesine yol açacak maddeler diyerek tanıtılan kararların aslında pek de öyle söylendiği gibi çözüm üretemeyeceği gerçeğini dile getirmeliyiz.

Bunun en önemli nedeni ise bugün geldiğimiz noktaya bizi getiren ipuçlarının varlığıdır. Elektronik bilet uygulaması ile birlikte elinizdeki Pasolig kartınızla yüzünüzün eşleştirilmesini kontrol etmesi gereken görevli, işini yapmadığı takdirde sizin çözüm olarak ortaya koyduğunuz bütün stadyumlara yüz tanıma sistemi getirilmesi maddenizin işlemeyeceği ortaya çıkacaktır. Aslında eldeki var olan sistemi uygularsanız zaten ekstradan yeni bir harcamaya da ihtiyacınız bulunmamaktadır.

İkinci maddeye göre; polis sayısı artarken, özel güvenlik sayısı azalacak. Statların güvenliğinden tamamen polis sorumlu olacak. Ayrıca kulüplerde bulunan "taraftardan sorumlu yönetici" görevinin kaldırılarak, "stat sorumlusu" adı altında bir yapıya dönülecek. Özel güvenlik uygulaması hayata geçirildiğinden bu yana kulüpler işin maliyet boyutuna vurgu yapmayı sürdürdüler. Stadyumların çevresinde güvenliğin polis tarafından sağlanması buna karşın stadyum içerisinde görev tarifi ve sorumlulukları netleştirilen özel güvenliklerin varlığı daha işlevsel olacaktır. Çünkü binlerce polisi saatlerce maçlar için görevlendirmek ve onlara iş külfeti yüklemek hiç de adaletli bir tutum olmayacaktır.

Ayrıca taraftardan sorumlu yönetici görevinin kaldırılması özellikle deplasman karşılaşmalarına gidiş gelişlerde yaşanabilecek sorunlar karşısında da başvuru merci olarak konumlanan yöneticilerin yerlerini tamamen taraftar liderlerine bırakması anlamını taşıyacaktır. Bir adım sonrasında yine bilindik deplasman yasaklarına dönük talepler gelirse şimdiden hazırlıklı olun uyarısında bulunacağım. Çünkü kulüpler sorumlulukları üzerlerinden atmak konusunda oldukça maharetli gözüküyorlar.

Üçüncü maddeye göre; cezalar katlamalı gidecek. Daha önce saha içi ve saha dışında suç işleyen kişi 1 yıl ceza alıyordu. Bundan sonra suç işleyene ilkinde 1 yıl, ikincisinde 3 yıl, 3'üncüsünde ise 5 yıl ceza verilecek. Başından beri ısrarla savunduğum düşüncemi yineleyeceğim, bizim sıkıntımız ceza verilmesi değil verilen cezaların uygulanmamasıdır. Her defasında araya birilerinin sokulması ve bazılarının daha eşit olarak görülmesi düşüncesi, ülkemizin spor sahalarındaki şiddetin belinin bükülmesini önlemektedir.

Dördüncü madde ise deplasman yolculuğu sırasında üzerinde suç aleti (bıçak vb.) bulunan taraftarlar da, saha içinde suç işlemiş gibi bu ceza kapsamına dahil olacak. Bizim ülkemiz dışında deplasman yolculuğuna çıkan taraftarların seyahat ettikleri araçları yolda durdurulup, araçların içerisindeki kesici ve delici aletlere el konulup taraftarların maça gitmesine izin verildiği kaç tane ülke vardır acaba? Şimdi bu madde ile zaten yapılması gereken bir uygulama hayata geçirilmiş olacak ki çoktan yapılmalıydı.

Beşinci madde, biletsiz taraftarlar da ceza kapsamına alındı. Spor faaliyetinin yapılacağı salona biletsiz giren taraftarlara da cezalar uygulanacak. Güzel fakat eksik bir tespit aslında bütün maddelerde var olan eksikliği dile getirmenin belki de tam sırasıdır, bütün bu olup bitenlerin sorumluluğunu kimsenin üstlenmemesi durumunu ne yapacağız? Bir başka deyişle bu madde için şöyle dile getirebiliriz, bu biletsiz taraftarların içeri sokulmasına aracı olan görevlilerin durumu ne olacak? Sorumsuz sorumlular olarak varlıklarını devam mı ettirecekler?

Toplantının belki de en dikkat çekici maddesi ise "sosyal medya" konusunda oldu. Kulüp başkanı, yönetici, teknik adam veya sporcu sosyal medyada taraftarı ya da rakibi kışkırtıcı yazı paylaştığı takdirde disipline gidecek. Ayrıca televizyon programlarında yapılacak her türlü kışkırtıcı sözler de cezai sisteme bağlanacak. Sınırların yine belirsizleştiği ve cezaların neye göre verileceğinin anlaşılamadığı bir madde daha var karşımızda. Örnek olarak rakibi kışkırtmak üzerinden gidiyoruz peki söz konusu olan bütün bu isimler hakemler hakkında atıp tutmaya devam edebilecekler mi? Hakemlerin arkasında taraftarlar bulunmadığına göre onların haklarını kim/kimler savunacak? Televizyon programlarına ceza verme meselesinin de sansüre kayıp kaymayacağı ve nerede durup durmayacağı soruları da yanıtlanmayı bekliyor.

Spor sahalarında yaşanan şiddetin spor sahalarından kaynaklanmadığı gerçeğini göz önüne almadan ortaya konulacak olan bütün yasal düzenlemeler sadece var olan durumu kurtarmaya hizmet edeceklerdir. İçinde yaşadığımız ülkede şiddet fenomeni ile mücadele etmenin yolu şiddeti şiddet ile bastıracak uygulamalardan geçemez! Çünkü böylesi bir anlayış şiddeti üreten kaynakları kurutmayı değil sadece o kaynaklardan beslenenleri ortadan kaldırmayı amaç edinecektir. Bunun yerine bütün toplumu ilgilendiren başta adalet mekanizması ve eğitim ile birlikte yürüyecek olan saygı temelli bir yaklaşımı hayata geçirmek durumundayız.

Spor sahalarında şiddetin ve şiddete yönelik uygulanan düzenlemelerin belirsizliği içinde yaşadığımız sorunların en büyüğünü oluşturmaktadır. Net anlaşılabilmesi açısından takımlarımızın Avrupa kupalarında oynadıkları karşılaşmalarla süper ligdeki karşılaşmalarındaki başta merdiven boşluklarının kullanılmasından başlayarak her alanda hem kulübüyle hem seyircisiyle çok farklı yaklaşımlar sergilemekte olduğunu görüyoruz. Avrupa’da yapılanların karşılığının farkında olan ve buna maruz kalmamak adına çok daha dikkatli hareket eden kulüpler ve taraftarın, kendi ligimizde ise nasıl olsa hallederiz yaklaşımı ile olan bitene yaklaştığını söyleyebiliriz.

Bundan on beş yıl önce rahmetli Cem Can, ülkemizdeki spor sahalarında yaşanan şiddetle ilgili çok sayıda yazı yazdığında ve çözüm önerilerini ortaya koyduğunda yapılanlar maalesef şimdi de aynen tekrarlanıyor. Onun ‘kötü yönetim şiddettir’ mottosunu boşuna zikretmediğini ve hala spor sahalarına ilişkin olarak yaşadıklarımızı dile getirdiği yazıları ile günümüze ışık tutmayı sürdürdüğünü şimdi daha iyi anlıyorum. İlgilenenler aşağıda künyesi bulunan kitabın içerisinde sayfa 38-115 arasındaki Toplumun Maketi Olarak Stadyum-Taraftar Uyuma-Polisin İşi- Erkeklere Değil Kulübe Ceza ve Alem Yasa Görsün başlıklı beş bölümdeki yazılara göz atabilirler.

*Cem Can, Fair Play Yemin İstemez-Fan Etik Yazıları 1; Yay. Haz. Ahmet Talimciler-Hakan Can, Moss Spor, 2012-İstanbul

{jcomments on}

Bu İçerik  794  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Talimciler Perşembe, 25 Kasım 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

17.06.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

92.433

1,81

 bjk BJKAS

1,40

0,72

 fb FENER

7,23

-0,41

 gs GSRAY

1,36

1,49

 trabzon TSPOR

0,91

1,11

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 21320982

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 34  20  9    5   72  36   36   69
2 Başakşehir  34  19  10   5  49  22  27  67
3 Beşiktaş

 34

 19 8  7  72  46  26  65
4

Trabzonspor

 34  18 9  7  64

 46

 18  63
5 Malatyaspor  34  13  8  13  47  46  1

 47

6

Fenerbahçe

 34

  11 

 13  10  44  44

  0 

 46
7

Antalyaspor

 34

  13 

 6  15  39  55  -16  45
8

Konyaspor

 34  9  17  8  40

 38 

  2  44
9

Alanyaspor

 34  12

 8

 14  37  43   -6  44
10

Rizespor

 34  9  14  11  48  50   -2  41
11 Sivasspor  34

  10 

 11  13  49  54   -5  41
12 Kayserispor  34
 10  11   13   35  50  -15  41
13 Ankaragücü  34  11  7  16  38  53  -15  40
14 Kasımpaşa  34  11  6  17  53  62  -9  39
15 Göztepe

 34

 11  5  18  37  42

  -5 

 38
16

Bursaspor

 34

 7  16  11  28  37  -9  37
17 Erzurumspor  34  8  11  15  36  43  -7  35
18 Akhisarspor   34   6  9  19  33  54  -21  27

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.