x
25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Kriz Tuğrul AKŞAR ENDÜSTRİYEL FUTBOLDA KRİZ :

ENDÜSTRİYEL FUTBOLDA KRİZ :

 

 20 Temmuz 2004

GİRİŞ : FUTBOL KURTARILABİLİR Mİ?

 Saygın ekonomi dergisi BusinessWeek’in 19 Haziran 2004 tarihli sayısının kapağını, bu başlık oluşturuyordu. ‘’Futbol Kurtarılabilir mi?’’ Dünya futbol pastasının üçte ikisini üreten ve paylaşan Avrupa futbolu, her geçen gün daha çok kişi tarafından izleniyor olmasına karşın, ne yazık ki bir çok kulüp iflasın eşiğinde.

 Gün geçmiyor ki, bir futbol kulübünün sıkıntıda olduğuna ilişkin medyada haber çıkmasın…En son spor sayfalarına düşen haberlerden birisi, Napoli’nin iflas ettiğini yazıyordu. Bir başka haber ise, Yunan AEK takımının kapanmamak ya da iflas etmemek için milli oyuncularının bonservislerini serbest bıraktığını…İtalya’nın en gözde takımlarından Roma’nın, içinde bulunduğu krizden kurtulmak için, taraftarlarından parasal yardım talep ettiğini belirten haber ise, futbol kulüplerinin en dramatik haberlerinden birisiydi. Galatasaray’la oynadığı olaylı yarı final maçlarından, futbolseverin çok yakından tanıdığı bir firma, bir marka olan İngiliz futbol kulübü Leeds United’ın, maddi olanaksızlıklar yüzünden hemen hemen tüm as oyuncularını satması sonrası, Premier Lig’den bir alt kümeye düşmesine ne demeli? Kısacası, daha buna benzer bir çok haberi, artık spor sayfalarının dışında ekonomi sayfalarında da görmeyi kanıksar hale geldik.

 Sadece başarılının ayakta kaldığı bir ortamda, futbolun geleceği ciddi tehdit altında. Bu sıkıntıları daha önceden gören UEFA, ortaya koyduğu kriterlerle sadece sportif değil, mali anlamda da kulüpleri disipline etmeye çalışıyor.

 Futbol endüstrisinin içinde bulunduğu ekonomik krizin bir çok önemli nedenleri var.  Sektörü oluşturan  kesimlerin her birinin ayrı bir sorunu bulunuyor. Bu sorunları, faktör bazında incelemeye-irdelemeye çalışalım.

 1- Futbol Arzında Bulunanların (kulüplerin) Sorunları

Business Week’in de belirttiği gibi fahiş transfer ücretleri, Avrupalı kulüpleri iflasa sürükleyen temel faktörlerin başında geliyor. Gelirleri giderlerini karşılamayan kulüplerin, finansman açıklarını banka kredileri ile karşılamaya çalışmaları ise, onları sona daha da hızlı yaklaştırıyor.  Banka kredisi bularak, biraz soluklanmak isteyen kulüpler de, o kadar şanslı değiller...Faaliyetlerinden yarattıkları gelirlerin, sadece kulüp günlük giderlerinin karşılanmasına yetmesi; borçlarını ödeyebilecek artı bir sermaye birikimi sağlayamamaları, onların kredi faiz yükünün altında ezilip gitmelerine neden oluyor.

Borcun ödenmesine olanak sağlayacak yeterli nakit birikimine ulaşamayan kulüplerin, hepsinin banka kredisi bulabileceğini söylemek de, mümkün değil…Soluklanmak, birazcık zaman kazanmak için bile olsa, aradığı krediyi bulamayıp maalesef oyunu önceden terk etmek zorunda olan kulüpler de var. Çünkü, kredi tamamen sportif başarıya bağlı.

  •  Sportif Başarısızlık Mali Başarısızlığı Getirdi

Sportif başarı ile mali başarı arasında her zaman doğrusal bir korelasyon bulunmuyor. Ancak şurası kesin ki;  sportif başarı olmadığı zaman mali başarı hiç olmuyor. Yani  sportif başarı, mali başarı için gerekli şartlardan en önemlisi. Ama bir kez daha vurgulayalım ki, mali başarı için kesinlikle sportif başarı gerekli,  ancak yeterli şart değildir. Sportif başarının mali başarıyı getirmesi kuvvetle muhtemel olmakla birlikte; 2000 UEFA kupasını kazanan Galatasaray tipik örneğinde de olduğu gibi, sportif başarının mali başarıya dönüşebilmesi çok ciddi profesyonel bir yönetim gerektiriyor.  Bu konuda yaptığımız bir analizi kitabımızın ilerleyen bölümlerinde sizlerle paylaşacağız.

  •   Pahalı Oyuncu Transferleri Maliyetleri Arttırdı

Avrupa futbolu geçtiğimiz sezon 12 milyar dolara ulaşan devasa geliriyle, ciro bakımından tarihinin en parlak günlerini yaşarken, İngiltere, Almanya, Fransa, ve İtalya gibi ülkelerin takımları gelirlerini, 90’larda kıyaslandığında üçe katladılar. 

Tüm dünyada, futbol kulüpleri sadece markalı ürün satışlarından yılda 3.1 milyar dolara yakın para kazanıyor. Deloitte&Touche’a göre, Manchester United’ın geçen yıl satışları toplamı yaklaşık 317 milyon dolara ulaştı.  Aynı şekilde, Real Madrid de, sahip olduğu oyuncuları David Beckham ve Zinedin Zidane sayesinde, Avrupa’da olduğu kadar Çin’de, Hindistan’da, Japonya’da, dünyanın dört bir tarafında 338 milyon dolar civarında satış yapabildi. Böyle bakıldığında, büyük bir gelir ve kar yaratıyormuş gibi görünen futbol, ne var ki; kulüplerin maliyetlerini disipline ederek, kontrol altına alamamaları, onları mali sıkıntı içine itti. Bugün İrlanda’dan Ukrayna’ya kadar, 400 birinci lig kulübü finansal kriz içinde.

Futbolun ilgi gördüğü ve seyirci sayısının ciddi artış kaydettiği ülkelerde bile, futbol takımları hızla para kaybediyor. Örneğin, Serie A takımları 1.4 milyar dolarlık 2002 yılı satışlarında toplam485 milyon dolar kayba uğradı. Bu kayıp, 2003 yılında 360 milyon dolar civarındaydı. Mali bakımdan sağlam görünen Premier Lig’de bile, 20 kulüpten sadece beşi sezon sonunda, vergi öncesi faaliyet karı yatabildi.  Premier Lig’de geçen sezon satışlar %7 yükselerek, 2.4 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık kulüplerin maliyetlerinde de ciddi artışlar kaydedildi. Yine İtalya ve Fransa’da da, gelirler artarken; kayıplarda  da bir daralma oluştu. Özellikle bu ülkelerde oyuncuların transfer ücretleri, önceki yıllara göre daha azaldı.

  •  Yanlış Transferler, Kaynakların Boşa Harcanmasına Neden Oldu

eki futbolu bu denli sıkıntıya sokan şey ne? Futbol kulüplerine mali konularda destek olan Schecter&Co. Şirketinin sahiplerinden Stephen Schecter’a göre giderek artan futbolcu maliyetleri en büyük sorun. Geçtiğimiz yıl, yıldızlar topluluğu Real Madrid, Beckham için 42 milyon dolar ödedi. Bir önceki yıl ise Zinedin Zidane’a ödenen tutar ise 86 milyon dolardı. Bu harcamalara rağmen Real Madrid geçen sezon La Liga’yı ancak dördüncü tamamlayabildi ve iki yıldır da Şampiyonlar Ligi’nde başarısız.

Hemen hemen çoğu futbol takımı yaptığı transferlerin belirli kısmında, aradığını bulamaz. Transfer edilen oyuncu çok yetenekli veya yıldız bile olsa, bazı durumlarda yaşanan adaptasyon sorunları, transfer edilen oyuncudan beklenen verimin elde edilememesine neden olabilir. Bazen de, belirli bir mevkiye, çok incelemeden ve araştırmadan yapılan transferlerin sonu hüsranla sonuçlanabiliyor. Ancak bu süreç içinde yapılan kontratlar, ödenen peşinatlar, menejerlere ödenen komisyonlar gibi daha bir çok harcama, kulüplerin ciddi sıkıntıya girmesine neden olabilmektedir.

  •  Futbol Kulüpleri, Yayın Gelirlerindeki Dramatik ve Hızlı Düşüşe Hazırlıksız Yakalandılar

Hala futbol kulüplerinin gelirleri içinde naklen yayın(tv) gelirleri, önemli bir paya sahiptir. Bugün Avrupa’da %50’lere yaklaşan tv yayın gelirleri, ülkemizde de benzer bir bir paya sahiptir. Durum böyle olunca, başka ve farklı gelir kalemi yaratamayan futbol kulüpleri, bu gelirlere bağımlı bir yaşamın da içine girmekteler. Ancak, digital platformların da çok ciddi finansman sorunlarıyla uğraşıyor olmaları, futbol kulüpleri ile yapılan sözleşmelerde, tutarların beklenenin altında gerçekleşmesine yol açmıştır. Bu sonucun gerçekleşmesinin temelinde yatan ana neden ise; yayıncı digital kuruluşların, yeterli sayıda aboneye ulaşamamalarıdır. Yayın gelirleri arttıkça, futbolculara ödenen ücretlerin de artmaya başlaması,  futbol kulüplerinin kayıplarının yükselmesine neden olmuştur. 

  • Kulüpler, Gerektiği Gibi Yönetemeyecekleri İşlere Giriştiler

Bugün Manchester United istisna olmak üzere, gerçek anlamda futbolun dışında önemli gelir yaratabilecek, faaliyet dışı gelir elde eden futbol kulübü neredeyse yok…Ya da Man.Utd.’ı kendisine örnek alıp, yola çıkan kulüplerin büyük bir kısmı yaptıkları işlerden ciddi zararlar ettiler. Başta merchandising geliri yaratacak logolu malların üretimi işinin yanı sıra, ek gelir yaratıcı, farklı sektörlerde yatırımlara yönelinmesi, faaliyet dışı giderlerin artmasına yol açmıştır.

  •  Temel Maliyet Denetimlerini ve Yönetimini İyi Yapmadılar

Kulüpler sahip oldukları maliyetlerini iyi yönetemediler, iyi kontrol edemediler. Oysa,

Kaynakların kıt, gereksinimlerin sınırsız olması, kaynakların en uygun maliyetlerle kullanımını bir yerde zorunlu kılmaktadır. Kulüplerin bu kapsamda, katlanmak olduğu maliyet türlerinden ilk akla gelen maliyet türü alternatif maliyettir. Alternatif maliyet: Bir şeyi elde edebilmek için futbol kulübünün vazgeçmek zorunda kaldığı bir maliyettir. Örneğin, Galatasaray’ın, Avrupa’da hedefe yönelirken, denk olmayan bütçe uygulaması içinde kadrosunu yıldızlarla donatıp, stadını ihmal etmesi, bu duruma bir örnek olarak verilebilir.

Günümüzde maliyet kavramı, futbolda ciddi noktalara gelmiştir. Bugün gerek ulusal, gerekse uluslararası organizasyonlara katılan takımların, olağan gelirleriyle bu maliyetlerin altından kalkabilmeleri mümkün olmadığından, sponsor uygulaması giderek yaygınlaşan, yaşamsal öneme sahip bir uygulama haline gelmiştir.

  •  Yöneticiler, Egolarının Esiri Oldular, İş Yaşamının Mantığına Aykırı Kararlar Aldılar

‘’Kulüpler varlıklarını  sürdürmek istiyorlar ise, yüksek standartta yönetişim ilkelerini benimsemek ve uygulmak durumundadırlar. Buna karşılık bütün araştırma ve değerlendirmeler göstermektedir ki,  genel olarak futbol kulüplerinin yönetişim standartları düşük, içsel ve dışsal kontrol mekanizmaları yok veya yetersizdir.’’(Kutlu MERİH, Cumhuriyet Spor, 16 Haziran 2004, Sayı 31)

 Bugün dışarıda olduğu gibi, ülkemizde de çoğu futbol kulübünün başkanı mutlaka bir iş adamıdır. Başkanlar birer iş adamı olunca, futbol kulüpleri de birer ticari işletmeymiş gibi yönetilmeye başlandı. Çoğu iş adamı aynı zamanda bu makamları, kendi işlerinin görülmesinde ve bazı legal olanaklardan yararlanma düzeylerinin yükseltilmesinde bir araç olarak gördüler. Hal böyle olunca, futbol kulüplerinin yönetiminde ciddi yönetsel hatalar yaptılar.(Bakınız bu konuda çarpıcı bir örnek olarak, ‘’Yönetsel yönden bir Galatasaray analizi’’ başlıklı yazı.)

2- Diğer Faktörler Bakımından Sorunun Değerlendirilmesi

Endüstriyel futbolun çıkarları ile Futbol arzında bulunanların (kulüplerin) ya da diğer ifadeyle sportif futbolun çıkarları çatışmaktadır. Endüstriyel futbolun sermaye birikimi yaratabilmesi ve kendini yeniden üretebilmesi için, en önemli unsur futbolu satacak (yayıncı kuruluş) olan digital platformun ulaşacağı ‘’reyting’’ dir. Bu nedenle, Türk futbolunda yayın gelirlerinin paylaşımı, temelde reytingi en yüksek kulüplerin, aslan payı almasına dayalı bir sistem üzerine kuruludur. Bu durum yayıncı kuruluşun çıkarlarına uygun düşmekle birlikte; reytingi düşük kulüpler için adil olmayan bir paylaşım demektir. Aslında bu durum endüstriyel futbolun geleceğini de ipotek altına alan bir durumdur. Futbolun gelişimi tamamen rekabete dayalı olmasına karşın; büyüklerin(reytingi yüksek olanların) lehine yaratılan haksız rekabet, futbolun uzun vadede gelişimini de sekteye uğratabilecektir. Bir ligde her sene başında kimin şampiyon, kimin başaltı olacağının  belirli olduğu bir sistem, ileride ne kadar bir reyting yaratabilecektir, orası da ayrı bir tartışma konusudur. Endüstriyel futbolun gelişimi, adil ve rekabeti artırıcı farklı bir sistem temelinde,  maddi katkıda  bulunduğu/bulunacağı sportif futbolun  da gelişimine bağlıdır. Bugün milyon dolarlık yıldızlar ve takımların oluşumunun temelinde de, futbolun özündeki rekabet ve yarışmacı ruh yatmaktadır.

Markanın Gücü

Avrupa futbolunda her ne kadar gelirler artıyorsa da, giderler de o hızda artıyor. Endüstriyel futbol’un, futbol kulüplerini günümüzde sportif bir örgüt olmaktan çıkartarak, ekonomik birer örgüt durumuna getirmesinin altında da bu temel neden yatıyor. Bu anlamda endüstriyel futbol, gelirlerin sürekliliği ve düzenliliği açısından markalaşmayı da kulüplerin önüne bir zorunluluk olarak ortaya koyuyor. Çünkü markalaşma, endüstriyel futbolun kendisini yeniden üretebilmede gerekli sermaye birikimini sağlayabilecek yegane unsur. Endüstriyel futbolun getirdiği bu yeni yapılanma, yeni futbol ekonomisinin de çarklarının dönmesini sağlıyor.

Futbol kulüpleri bir yandan yeşil sahalarda kazanmak için mücadele verirken, diğer yandan da iktisadi alanda var olabilmenin savaşımını vermekteler. Bunun için de markalaşmak günümüzün kaçınılmaz bir görevi olarak, tüm futbol kulüplerinin önünde duruyor.

Gelir gider dengesizliği hem markalaşmayı, hem de etkin bir finansal yönetim gerektirmektedir. Özellikle, gelirlerin üstünde bir gelir yaratabilmek için markalaşmaktan da başka bir yol bulunmamaktadır. Tabii ki, markalaşmak tamamen sportif başarıya endeksli. Markalaşmak, aynı zamanda uluslararasılaşabilmek demektir.

Gelir>gider durumunu markalaşarak yaratmak; gelirin düzenli ve sürekli olması, nakit akışının düzenli hale gelmesi demektir. Ancak, gelirleri arttırabilmek kısa vadede o kadar kolay olamayacağı için, maliyet yönetimi de büyük önem kazanmaktadır. Her ikisinin de bir arada yürütülmesi ideal olanıdır.

3- Temel sorunlar ve Öneriler

Sonuçta, futbol kulüplerinin finansal krize girmelerinde karşılaştığımız temel sorunlar, ana başlıklar halinde aşağıda sıralanmıştır.

  • Pahalı oyuncu veya yanlış oyuncu transferleri, kulüplerin kaynaklarının heba olmasına neden olmuştur.
  • Televizyon yayın gelirlerinde yaşanan ani düşüşe hazırlıklı olmayan ve başka gelir kalemi yaratamayan futbol kulüpleri, mali sıkıntıya girmişlerdir.
  • Gelecekteki gelirleri peşin harcayan kulüpler, giderlerini karşılayamaz duruma gelmişlerdir.
  • Futbol kulüpleri futbol faaliyetinin dışında, ek gelir yaratmak amacıyla girdikleri işlerde zarar ettiler. Örneğin, perakende satışlar
  • Ço
  • ğu futbol kulübü markalaşamadıkları için gelirlerini arttırmakta zorlandı. Diğer yandan etkin bir maliyet yönetimi de sergileyemeyen kulüpler, mali sıkıntı içine girmekten kurtulamadı.
  • Yöneticiler, egolarının esiri oldular ve iş yaşamının mantığına aykırı kararlar aldılar.
  • Çoğu iş adamı aynı zamanda bu makamları, kendi işlerinin görülmesinde ve bazı legal olanaklardan yararlanma düzeylerinin yükseltilmesi aracı olarak gördüler. 

  

Peki Ne Yapmalı?

 Bu çalışmanın temel amacı da zaten bu konuyu sorgulamaktır…Kulüplerin gelirleri artmasına karşın, futbol mali anlamda parlak günlerine nasıl ulaşacak? Bunun için;

  1. Futbol kulüpleri tamamen performansa dayal
  2. ı bir ücretlendirme sistemine geçmelidir. Peşin ücret uygulaması, verimliliği olumsuz etkileyen faktörlerin başında geliyor. Bir süre sonra futbolcunun kendisine iyi bakmaması ve antre etmemesi, çok sık sakatlıklara ve form düşüklüklerine yol açıyor. Ancak, ülkemizde olduğu gibi, çoğu transferin de yapılması peşin ücret ödemesi koşuluna bağlı.
  3. Stat gelirlerinin arttırılması mutlaka sağlanmalıdır. Futbol kulüplerinin klasik gelir kalemlerinden olan, maç günü ve stat gelirlerinin arttırılabilmesi gerekiyor. Bunun için;
    • Stat fiziki kapasitesinin arttırılması,
    • Paralı,  yani ‘’taraftar müşteri’’nin statlara çekilmesi, Premium koltuk sayılarının arttırılması,
    • Statların sadece maç için değil, bir shoping center olarak tasarlanması,
    • Özellikle stat içi reklam ve medya gelirlerinin arttırılması gerekiyor.
  4. Futbol kulüplerinin Nike, Puma ve Adidas gibi sporu finanse eden sponsorların, taraftar mağazaları açmalarına izin vermeleri,
  5. Transferlerde sonu bol sıfırlı ücretlere muhatap kalmamak için kulüplerin, alt yapıya gereken önemi vermeleri gerekiyor.
  6. Futbol kulüplerini sevk ve idare eden yöneticilerin, stratejik kararlar alırken ve planlamalar yaparken, gerçekçi amaçlar belirlemeleri ve buna uygun bir maliyet yapısını da oluşturmaları gerekiyor. Bu konuda en çarpıcı örnek olarak, Özhan Canaydın Galatasaray
  7. ’a başkan olduktan sonra düzenlediği ‘’Arama Konferansları’’nı verebiliriz.
  8. Merchandising, medya ve reklam gelirlerinin daha da arttırılabilmesi için, nüfusu kalabalık ülkelerden (Çin, Japonya gibi) yetenekli, nispeten daha ucuz futbolcu transfer edilmesinde çok büyük yarar vardır.
  9. Şampiyonlar Ligi gibi parası ve saygınlığı yüksek turnuvalara katılabilmenin mutlaka yolları bulunmalıdır. Bu konuda takımların kazandıkları tutarlara ilişkin önceki sayfalarımızda bazı rakamlar belirtmiştik. Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası
  10. ’nda özellikle final oynayan  takımlara verilen ödüller her geçen yıl artıyor. Ama bu kupaları kazananların sayılarında ise azalmalar yaşanıyor. Avrupa’da son yıllarda sadece az sayıdaki kulüp sürekli bu kupaları alarak, gelir ve imaj artırıyor. Bu kulüplerin başında ise kuşkusuz Juventus, Milan, Real Madrid, Bayern Münich ve Man.United geliyor. Deloitte& Touche’ın araştırmalarına göre, Şampiyonlar Ligi’nde final oynayan bir takımın kasasına sergilenen  performans ve bonuslarla birlikte minumum 21,5 milyon dolar para giriyor. Buna ilaveten  televizyon, perakende ve bilet staışlarından da gelen paralarla bu rakam 40 milyon dolara yükselebiliyor. Galatasaray 2000’de UEFA kupasını kazandığında toplam gelirleri 50 milyon dolara yaklaşmıştı. Bu gelir, büyük takımların mali yapılarını güçlendirerek, gelirlerinin daha da artmasını sağlarken;  turnuvalara giremeyen veya girip te başarılı olamayan  takımların ise mali durumlarını giderek kötüleştiriyor. 

 Futbolun kurtarılabilmesi; kulüplerin kurtarılabilmesi ve adil koşullarda sportif rekabetin devam ettirebilmesi demektir. Bu bağlamda, başta yayın gelirleri olmak üzere, diğer bazı gelirlerin dağıtımında, bu koşulun sağlanmaması, futbol sektörünün geleceğini sıkıntıya sokabileceği gibi, yarışmacı rekabetin de ölümüne neden olabilecektir. Reyting heyecanının, bir futbol ateşi olarak sürekli yanabilmesi için bu bir zorunluluktur. Yoksa, her yıl kimlerin şampiyon, kimlerin başaltı olacağının belirli olduğu bir ligde, endüstriyel gelir ve seyir zevkinin kaybolması engellenemez.{jcomments on}

 

 

futbol_topu_krampon

  Tuğrul AKŞAR

 
Bu İçerik  7562  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.10.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.886

0,00

 bjk BJKAS

1,65

-1,20

 fb FENER

12,10

0,83

 gs GSRAY

1,53

0,66

 trabzon TSPOR

1,30

-0,76

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22764721

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

 8   5   2   1   18   10  8  17
2 Trabzonspor
 8  4  3  1  17  10  7  15
3 Fenerbahçe

 8

 4  2 2 13  8  5  14
4

Başakşehir

 8  4  2 2  14

 10

 4  14
5 Malatyaspor 
 8  4  1 3  18  10  8

 13

6

Galatasaray

 8

 3

 4 1  9  1

 1

 13
7

Sivasspor

 8

 3

 3 2  14  10  4  12
8

Konyaspor

 8  3  3 2  10

 8

 2  12
9

Gaziantep

 8  3

 2

3  13  17  -4  11
10

Antalyaspor

 8  3  2 3  9  15  -6  11
11 Göztepe
 8

 2

 3 3  7  7  0  9
12 Beşiktaş
 8  2  3 3  10  12  -2  9
13 Ankaragücü
 8  2  3  3  6  11  -5  9
14 Denizlispor
 8  2  2  4  7  10  -3  8
15 Kasımpaşa

 8

 2  2  4  8  12

 -4

 8
16

Rizespor

 8

 2  2  4  8  16  -8  8
17 Gençlerbirliği
 8  1  3  4  12  12   0  6
18 Kayserispor
 8  0  4  4  8  15  -7  4

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.