x
19 Mayıs 2019- Galatasaray Başakşehirspor’u 2-1 yenerek Süper Lig 2018-19 şampiyonu oldu. Bu şampiyonlukla Galatasaray 22.şampiyonluğuna ulaştı. 12 Mayıs 2019- Başkan Fikret Orman’ın, Beşiktaş’ın 2018 Yılı İdari ve Mali Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamaya göre Beşiktaş’ın net borcu 2.4 Milyar TL.  19 Nisan 2019- 2018-19 Sezonu UEFA Şampiyonlar Ligi Yarı Final maçlarını  Ajax- Tottenham, Barcelona- Liverpool arasında oynanacak. Maçlar 1-8 Mayıs 2019 tarihlerinde oynanacak. 4 Nisan 2019- Almanya Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Grindel pahalı bir kol saatini hediye olarak kabul ettiğini doğrulayarak istifa ettiğini açıkladı. 1 Mart 2019- Spor Toto Teşkilat Başkanlığı,  İddaa oyunun Şans Girişim Ortak Girişimi üzerinden 10 yıl süreyle oynatılmasını onayladı. 1 Mart 2019- Lucescu’dan boşalan Milli takımlar teknik direktörlüğüne Beşiktaş teknik direktörü Şenol Güneş getirildi. Şenol Güneş 31 Mayıs 2019’a kadar Beşiktaş’ı çalıştırmaya devam edecek.  28 Mart 2019- Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören istifa etti. Haziran ayındaki  Genel Kurulu'a kadar Türkiye Futbol Federasyonu'na Başkanvekili Hüsnü Güreli vekaleten başkanlık edecek. 14 Şubat 2019- Spor Toto İddaa ihalesini Şans Girişim Ortaklığı (Demirören-Scientific Games) Kazandı.  4 Şubat 2019- Deloitte Para Ligi'nin 2017-18 Lideri 750 Milyon Euro'luk geliriyle Real Madrid oldu. İkinci sırada ise  690 Milyon Euro'luk geliriyle Barcelona yer alıyor. Türkiye'den tek takım Beşiktaş ise 167 Milyon Euro geliriyle 26.s... 10 Ocak 2019- Süper Lig kulüplerinin borçları, kredilerin bulunduğu  bankalar tarafından yapılandırılacak.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Kriz Tuğrul AKŞAR Futbol Kulüpleri Neden Satılıyor?

Futbol Kulüpleri Neden Satılıyor?

alt

Tuğrul AKŞAR/18 Ekim 2010

Geçen hafta yazılı ve görsel basında çok fazla yer almasa da,  yurtdışında Liverpool’un satışına ilişkin önemli haber ve yorumlar vardı. Liverpool’un çok ciddi bir borç yükü altında olması satışı ilginç kılıyordu. Bu kadar borç batağında olan bir kulüp neden satın alınırdı ki? Liverpool’un yıllık gelirleri belli olduğuna göre bu kadar borcun altına kim neden imza atıyordu?

 

Bu hafta biz Liverpool özelinde futbol kulüplerinin alınıp satılmasını ele alıp, irdelemek istiyoruz. Ancak buna geçmeden önce Liverpool’un satışına ilişkin ilginç gelişmeler de yaşandı. Başlangıçta satış,  kulüp yönetimince onaylanmasına karşın, daha sonra kulüp sahipleri Tom Hicks ve George Gillett’in,  önerilen 300 milyon Sterlin’i az bularak, satışın durdurulması için mahkemeye gitmeleri bir futbol kulübü için gerçekten enteresan gelişmelerdi. Öncelikle isterseniz Liverpool’un satışına ilişkin süreci kısaca bir anımsayalım.

Başkan Liverpool’un Satıldığını Açıkladı!

Her ne kadar Liverpool’un satışı Premier Lig yönetimince henüz onaylamamış olsa da, Liverpool Başkanı Martin Broughton, geçen hafta kulübün resmi sitesinde satış işleminin başarıyla sonuçlanmasından duyduğu mutluluğu dile getiren ifadeler kullanmış  ve Amerikan NESV'nin teklifinin, Liverpool yönetimine iletilen tekliflerden en iyisi olduğunu belirtmişti.

alt

Hatta başkan Martin Broughton NESV’i aynı zamanda Liverpool’un ‘her zaman kazanma’ felsefesine en uygun alıcılardan birisi olarak nitelemiş, satış sürecinin başarıyla tamamlandığını kulübün resmi sitesinden kamuoyuna ve taraftarlara duyurmuştu.

Kısacası, Liverpool Kulübü Yönetim Kurulu yaptığı açıklamalarla, kulübün satışı ile ilgili ABD'nin ünlü beyzbol kulübü Boston Red Sox'un sahibi de olan NESV şirketiyle anlaştıklarını bildirmiş ve kulüp açısından mutlu sona varılmıştı. Ancak daha sonradan  olay birden tersine döndü. Liverpool yönetimi önce mahkemeye, daha sonra da Premier Lig’e başvurarak, satışın durdurulmasını talep etti.

Liverpool'un şu anki sahipleri Tom Hicks ve George Gillett, 2007 yılının Şubat ayında Liverpool'u 347.5 milyon Dolar'a satın almışlardı.

alt

Hicks ve Gillett, Royal Bank of Scotland'a olan 237 milyon Sterlin borcun vadesinin yaklaşıyor olması nedeniyle kulübü bir an önce elden çıkartmaya çalışmaktaydılar.

Liverpool’un Satışı Mahkemeye Taşınıyor

BBC'nin haberine göre; Liverpool'un Amerikalı sahipleri Tom Hicks ve George Gillett, kulübün Amerikan şirketi New England Sports Ventures'a satışını önlemek için mahkemeye başvurdu.

Tom Hicks ve George Gillett, Liverpool Yönetim Kurulu'nun kabul ettiği 300 milyon Sterlinlik  teklifi yetersiz buluyor.

Anlaşmanın yapılması halinde 200 milyon dolardan fazla kayba uğrayacaklarını ifade eden Hicks ve Gillett, Liverpool yönetim kadrosu içindeki oylamada üç kabul oyuna karşılık iki oyla azınlıkta kalınca satış kararını mahkemeye taşımıştı.

Amerikalı şirket sahipleri, kulübün yönetim kurulu başkanı Martin Broughton’un böyle bir satışı onaylama yetkisi bulunmadığını savunuyor.

Satış Tartışması

The Guardian gazetesi spor ekinde ise Liverpool'la ilgili bir gelişmeye daha yer verildi.  Singapurlu milyarder iş adamı Peter Lim de Liverpool için karşı bir teklifte bulunmuştu.

The Guardian'a göre Peter Lim, "sahneye çıkmayı bekliyor"du.  Gazete, Lim'in de Liverpool için 476 milyon dolarlık (300 milyon Sterlin) bir teklifte bulunduğunu; hatta teklifin bazı yönlerinin, taraftarlar için New England Sports Ventures'ın teklifinden de iyi göründüğünü belirtiyordu.

Yine gazetenin haberine göre, Liverpool'un vadesi gelen borcunu ödeyememe durumu gerçekleşirse, kulübün kayyuma devredilmesi ve takımının dokuz puanın silinmesi gündeme gelebilecekti…

Liverpool'un Satışı Durdu!

New England Sports Ventures yetkilileri, bu durumda, Liverpool'u, en azından aynı koşullarda satın almaktan vazgeçebileceklerinin sinyalini vermişti.

Liverpool’un eski sahipleri Tom Hicks ile George Gillett’in , ABD'nin Teksas eyaletindeki bir mahkemeden Liverpool kulübünün New England Sports Ventures'a (NESV) satış sürecini durduracak geçici bir karar aldığı açıklandı.

alt

Kulübün Amerikalı sahipleri Tom Hicks ile George Gillett Jr. tarafından yapılan açıklamada, mahkemenin, Liverpool'un satışını ihtiyati tedbirle durdurma kararı aldığı iddia edildi.

Açıklamada, kulüp için teklif edilen meblağın yetersiz olduğu, satışın gerçekleştirilmesi halinde kulübün, gerçek pazar değerinin yüzmilyonlarca dolar altında bir rakama satılacağı ve bu nedenle satışa onay veren 3 yönetim kurulu üyesinin mahkemeye verileceği kaydedildi.

İngiliz Yüksek Mahkemesi, Liverpool'un satışıyla ilgili açılan davada, dün Tom Hicks ve George Gillett aleyhinde karar vermiş ve kulübün satışıyla ilgili süreçte yönetim kurulunu haklı bulmuştu.

Sonunda Satış Gerçekleşti

Liverpool’un The Royal Bank of Scotland’a faizleriyle birlikte yaklaşık 237 milyon Sterlin  borcunun bulunması,  Tom Hicks ve George Gillett’i vadesinde bu borcun ödenmesi için yeni bir kaynak arayışına itmişti.

alt

 

Ancak ilk önce yaklaşık 1 milyar Sterlin, arkasından da 600 milyon Sterlin değer biçtikleri kulüplerinin 300 milyon Sterlin’e Amerikan NESV’ye satılmasına onay vermeyen ancak yönetim kurulunda 2’ye karşın 3 oyla satışın gerçekleşmesinin de önüne geçemeyen ortaklar, her ne kadar Amerikan Texas eyalet mahkemesinden satışı durduracak bir karar almalarına karşın, İngiliz mahkemesinin satışın durdurulmasına ilişkin Hicks ve Gilett tarafından açılan davanın ret edilmesine karar vermesi sonucunda Liverpool resmen yeni bir Amerikalı firmaya satılmış oldu.

Kulüpler Nasıl Satılabilir Aşamaya Geldi?

Liverpool örneğinde olduğu gibi bugün Avrupa’nın çoğu liginde mücadele eden futbol kulübü satıldı, hisseleri el değiştirdi veya mevcut borçlarını ödeyemedikleri için İtalyan Roma kulübü örneğinde olduğu gibi bankalara devredilmek durumunda kalındı.

alt

Sadece futbol oyununu oynamak için kurulmuş bu asırlık kulüpler bugün nasıl oluyor da satılıyor, hisseleri el değiştiriyor? Bu soruya yanıt verebilmek için biraz geriye gitmemiz gerekecek…

Futbol Endüstrileşiyor

Eğlence ve endüstriyel sanayinin en ileri dönemini yaşadığımız bu çağda, dünyanın en evrensel ve en küresel işini futbol olarak tanımlarsak, herhalde yanılmamış oluruz. Hangi sanayinin ana dalında ya da hangi endüstri kolunda, üç milyarın üzerinde bir kişiden talep yaratabilecek bir sektör ya da üründen söz edilebilir ki?

Tüketim boyutlarını fark eden kulüpler dünyanın her tarafından taraftar kazanmanın yolunu günümüzde buldu. Bugün Avrupa’nın Real Madrid, Barcelona, Manchester United, Liverpool gibi üst düzey kulüplerinin formaları ve logolu ürünleri dünyanın dört bir tarafında milyonlarca insanlara satılıyor.  Dijital platformlar sayesinde bu kulüplerin maçları tüm dünyada milyarlarca insan tarafından izleniyor. Sadece Premier Lig maçları haftalık 470 ülkede canlı yayınlanıyor.

Seksenli yılların ortasından itibaren digital yayın olanaklarının (platformlarının) gelişmesine paralel olarak, futbol sektörü de niteliksel bir değişime uğradı.  Globalleşme ile birlikte futbol da yavaş yavaş spor olmaktan öteye doğru yol aldı.

Milyarların ilgisini çeken bir spor dalı olarak futbol, bugün olimpik ruhtan hızla uzaklaşarak; günümüzün en yaygın tüketim kalıplarını belirleyen, ticari iş kollarından birisi olup çıktı. Bu ticari gelişme, futbolun pazar için yeniden üretimini sağlayan bir sürecin kaçınılmaz sonucudur da aynı zamanda. Yani futbol, gelişen ve değişen koşulların sonucunda, nitelik ve içerik olarak ciddi bir evrimsel süreç geçirdi. Alınıp satılan bir meta haline geldi.

200 Milyar Dolarlık Bir Pazar

Bunun parasal anlamı ise, tüm dünya genelinde dışsal etkilerini de dikkate aldığımızda 200 milyar dolara yaklaşan devasa cirodur. Bu anlamda futbol bugün sportiflikten endüstriyelliğe evrilirken; spor kulüpleri de birer ekonomik örgüt olup çıktı.  Bu değişim ve gelişim sürecini; futbolun yan ürünlerinin pazarlanmasında, futbol-medya ilişkisinde, taraftar ve yıldız futbolcu profilinde, hatta taktik anlayışlarda bile gözlemleyebiliyoruz. Bu dönem futbolun bir çeşit kabuk değiştirme dönemi bir bakıma…

Doksanlı yıllarda endüstriyel ve ticari yönünü daha da küreselleşerek milyonları peşinden koşturan bir etkinlik, sosyal hayatın önemli bir parçası, gündelik yaşamda hakkında en çok konuşulan tartışılan konu haline geldi futbol. Bu dönüşüm futbolu yalnızca bir spor dalı olmaktan çıkardı ve adeta büyük bir sektöre dönüştürdü. Dünya sporu haline gelen futbolda temel amaç da tüketim olmaya başladı. Günümüzün futbolu artık bir gösteri endüstrisine (show bussines) dönüş bulunuyor.

Bu endüstriyel süreç tam anlamıyla futbolun niteliksel dönüşüm süreci aslında…Yeşil sahalardaki her hamle, her taktik, her diziliş ve kurgu tam anlamıyla bu sürecin ve endüstrinin bir parçası konumunda. Zenginler için stadyumlardaki localara kurulan VIP’ler, kulüplerin borsadaki işlemleri, sponsor firmalar, televizyonlardan alınan yayın hakkı ücretleri, takımların logosunu taşıyan forma, kaşkol, kasket, eşofmanları ve minik bir servet oluşturan kombine biletleriyle, yıllık yüzmilyon dolarlara ulaşan gelirleri ve harcamalarıyla  bir futbol ekonomisi oluştu.

Kulüpten özel şirkete

Futbolun bu süreçte giderek parasallaşıp ticari bir karaktere bürünmesi başta futbol kulüpleri olmak üzere çoğu şeyin niteliğini ve içeriğini değiştirdi. Çünkü yıllık gelirlerin ve giderlerin  yüz milyon dolarlara ulaşması, kulüpleri birer sportif organizasyon olmaktan daha çok ekonomik-sportif organizasyonlara dönüştürdü. Böylesine büyük bütçeler doğal olarak kendi örgütlenmesini ve ekonomisini de yeniden yarattı.

Aslında kulüplerin ilk şirketleşmesi, bugünden çok daha farklı bir anlam ve sorumluluk taşımaktaydı.

 

İlk Şirketleşen Kulüplerde Amaç Farklıydı

 

Başlangıçta bütün futbol kulüpleri gönüllü üye kuruluşları olup amaçları spor yapmaktı. Seyircilerden para almak veya futbolculara para ödemek gibi bir anlayışları yoktu. Günümüzde çeşitli federasyonlara kayıtlı çok sayıdaki futbol kulübü hala bu anlayışla varlığını sürdürüyor. 

Zaman içinde futbolun para karşılığı da yapılabileceği, insanların bunu ödemeye hazır oldukları ortaya çıkınca, futbol giderek profesyonelleşti ve para ile dönen bir örgütlenme şekline dönüştü. Bunun çeşitli hukuki ve finansal sorunları da beraberinde getirmesi, özellikle İngiltere’de kulüplerin hızla anonim şirketler şekline dönüşmesine yol açtı.

Kulüplerin ilk şirketleşmesinin profesyonellikle birlikte ortaya çıktığını söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim bu bağlamda ilk şirketleşen kulüpleri İngiltere’de görüyoruz. İngiltere’de geçen yüzyıl başında kulüplerin şirketleşmesi, futbolun profesyonelleşmesine paralel olarak gerçekleşti. Kulüpleri yönetenler para hareketlerinin kendilerini sorumluluk altına sokmasını istemiyorlardı ve buna göre kulüpler sınırlı mali sorumluluk gerektiren limited şirketler (PLC) haline dönüştürüldü ve bu  yapı aynı zamanda kulüp yöneticilerinin kulüplerden mali çıkar sağlamasına da olanak veriyordu.

İngiltere Federasyonu (FA) kulüp yöneticilerinin kulüplerden çekebileceği kaynaklara bir sınır getirdi (Kural 34). Bu kurala göre hisselere ödenecek maksimum temettünün bir sınırı vardı ve kulüp yöneticilerine ödeme yapılması yasaklanıyordu. Ayrıca kulübün iflas ederek tasfiye edilmesi halinde aktifleri bir yerel spor kuruluşuna devredilmeliydi. Bu anlayış bir çok ülkede kulüpler ve yerel yönetimler ve Barcelona gibi taraftar kuruluşları ile derinlemesine ilişkilerin gelişmesine yol açtı.

 

Şirket olarak Futbol Kulübü

Genellikle dernek şeklinde örgütlenen futbol kulüpleri tarafından yürütülen sportif faaliyetler önemli bir ekonomik faaliyetin konusunu oluşturuyor. Bu oyunda futbolcular profesyonelleşirken, kulüpler de şirketleşiyor. Avrupa’daki takımların neredeyse tamamı şirketleşirken, Türkiye’de de bu sayı giderek artıyor.

Bir çok durumda kulüpten şirkete dönüşme, pratik bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Şirketleşmenin çeşitli yararları bulunduğu tartışılabilir. Endüstriyelleşmenin değişik meyvelerinden yararlanabilmek amacıyla şirketleşen kulüpler, ilk zamanlar profesyonel futbol için çok önem taşıyan stadyumları inşa edebilecek fonları yaratabilmeyi amaçlıyorlardı. Ancak günümüzde kulüplerin halka arzda bulunabilmeleri için öncelikle şirketleşmeleri gerekiyor. Bu yasal zorunluluk, şirketleşmeyi hızlandıran temel katalizör olarak karşımıza çıkıyor.

 

Şirketleşme yeni sorunlar yaratıyor

 

Futbol kulüplerinin şirketleşmesi bugün Liverpool ve Manchester United örneklerinden de görülebileceği üzere kulüplere kaynak yaratmak değil, kulüp kaynaklarının kolaylıkla sektör dışına aktarılabilmesine olanak sağlamak için tasarlanıyor.

İngiltere’de ilk şirketleşmeler 20. yüzyıl başlarında gerçekleşmiş ve kulüp yöneticilerinin kişisel borç yükü altına girmelerini engellemek amacını taşımıştır. Kulüplerin şirketleşerek halka açılması ise sanıldığı gibi ekstra finansal kaynak yaratmak yerine, mali yapıların daha da çarpıklaşmasına yol açmıştır.

 

Halka Açılma

1983 yılında Tootenham Hotspurs halka açılan ilk İngiliz kulübü oldu.

alt

 O zaman bunun iyi bir fikir olduğunu çok az kişi düşünüyordu, taraftarlar ve sektördeki diğer kulüpler kuşkucu yaklaştı ve borsa oldukça kayıtsız kaldı. 1989 Hillsborough stad faciasından sonra Lord TAYLOR raporu futbola yatırımlar yapılmasını gerektiren öneriler ortaya koyunca kaynak yaratabilecek finansal mekanizmalar sektörün de gündemine girmeye başladı.

Bugün Avrupa’da otuza yakın kulüp borsada işlem görüyor. Bu kulüplerin piyasa değerleri yüzmilyon Eurolara ulaşmış durumda…

Sadece Man.Utd.’ın piyasa değeri 1.2 milyar Dolar civarında.

alt

Ancak günümüzde yanlış model ve yöntemlerle halka arza gitmek kulüpleri gelecek yıllarında içlerinden çıkamayacakları bataklıklara da sürüklüyor. Bunun en tipik örneği olarak ülkemizde Galatasaray’ı görüyoruz.  Başkan Adnan Polat bir süreden beri Sportif A.Ş. ile Futbol A.Ş.’yi birleştirerek, yanlış halka arzın kulübe verdiği milyonlarca dolar zararın önüne geçmeye çalışıyor. 

alt

Ticarileşme Sorunları da Beraberinde Getirdi!

Futbol kulüplerindeki ticarileşmenin yüksek boyutlara ulaşması, sektörde borçlanmanın önünün açılmasına; fon akışlarının giderek bozulmasına, kulüp dışına fon transferinin giderek artmasına ve buna bağlı olarak kulüp aktiflerinizi zaman içinde erimesine neden oldu.

Bugün Liverpool’un içine düştüğü durum tamamen kulüp sahipleri  Hicks ve Gilette’in kulübü satın alırken kullandıkları banka borçlarının, kulübün pasifine kaydedilmesinden kaynaklanıyor. Kulübü borçlandırmak suretiyle, mali durumunu finansal baskı altına sokmak ve süreç içinde kulüpten fon transferinde bulunmak, Liverpool’u içinden çıkılmaz bir noktaya getirdi.

Yine Manchester United 2005 yılına kadar kar eden ve sıfıra yakın bir banka borcuna sahip kulüpken, bu tarihte Malcolm Glazer’ın kulübü satın almasıyla giderek artan banka borçlanması yüzünden  kulübün yüksek bir finans baskısına maruz bırakılması, kulübü bu senenin Mart ayında 600 milyon Sterlinlik tahvil ihracına sürükledi.

Yine yukarıdaki faktörlerin yanı sıra, futbol sektöründe faktör fiyatlarının belirsiz olması, futbolculara yapılan transfer ödemelerinin ve ücretlerin ciddi bir ekonomik hesaba dayanmasını engelliyor. Bu durum da kulüpleri irrasyonel finansal yöntemlere sürüklüyor. Mantık ve finansal denge sınırlarını zorlayacak şekilde borçlanan kulüpler, çoğu zaman bu borçları ödeyebilmek için diyet olarak, uzun yıllarda edindikleri değerli taşınmazlarını, aktiflerinden çıkartıyorlar. Bir çok ülkede kulüplerin değerli arsalarının sporla ilgisi olmayan ticaret merkezleri haline dönüştüğü görülüyor. Futbol kulüpleri kendi konuları olmayan seyahat ve otelcilik gibi sektörlerde para ve enerji harcamak durumunda kalıyor.

 

Kısacası, bugün futbolun endüstriyel bir karaktere bürünmesi,  kulüpleri her ne kadar şirketleşmeye zorlasa da hala dernek statüsünde olup Avrupa’da başarılı olan Barcelona, Real Madrid, Bayern Münih gibi dev futbol kulüpleri de bulunuyor.

 

Ancak, günümüzde giderek yüzmilyon dolarlara ulaşan ciroları ve sahip oldukları şirketlerle  komplike bir yapıya bürünen kulüplerde çoğu zaman dernek yapılanmasının da yönetim,  denetim ve paydaşlar  bakımından yeterli bir örgütsel model oluşturamaması, ibra müessesesinin iyi çalıştırılamaması kulüpleri şirketleşmeye yöneltiyor. Hal böyle olunca da sorunlar da beraberinde geliyor. Tüm bunların içinde en önemli ögeler ise kulüplerin iyi yönetilmemesi ve gerekli denetimin yapılamaması olarak karşımıza çıkıyor. Bu durum ise, kulüplerin sportif ve finansal geleceklerini tehlikeye atan, sportif rekabette geride kalmalarına yol açan bir olumsuzluğa neden oluyor.

 

Sonuçta;

Bugün futbol kulüpleri ulaştıkları popülariteleri sayesinde dünyanın dört bir tarafında kendilerine taraftar müşteri bulabiliyorlar. Küreselleşmenin getirdiği tüm kolaylıklardan yararlanan futbol günümüzde artık,  başka ürünleri pazarlar konuma geldi. Bu durum çoğu iş sahibinin kendi ürettiğini, dünyanın dörtbir tarafına pazarlayıp satabilmesi için iyi bir olanak sağlarken; diğer taraftan da futbol sayesinde yeni iş olanakları yaratılabiliyor, ilave katma değerlere ulaşılabiliyor.  

Futbol kendisi aynı zamanda çok ciddi parasal gelirler yaratabiliyor.

Yine OECD’nin 2009 yılında yayınladığı bir rapora göre futbol kulüpleri aynı zamanda yoğun bir şekilde kara paranın aklanmasında, yasal olmayan servetin yasallaştırılmasında ve başka alanlara para transferinde yoğun bir şekilde kullanılıyor.

Yukarıda değinilen özellikler futbol kulüplerini  yüzmilyon dolarca borcu bulunsalar dahi çoğu zaman alınıp satılmada cazip hale getirebiliyor.   

Kısacası günümüzde futbolun öyküsü,  Uruguaylı büyük yazar ve şair Eduardo Galeano’nun ifadesiyle, “…zevkten zorunluluğa uzanan hüzünlü bir öyküye” dönüşmüş durumda ve  “spor bir sanayi dalına dönüştüğü oranda, iş olsun diye oynandığı zamanki güzelliğinden bir şeyler kaybetmiş” durumda.{jcomments on}

Bu İçerik  19332  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

15.05.2019 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

87.565

-0,52

 bjk BJKAS

1,52

0,66

 fb FENER

7,43

1,78

 gs GSRAY

1,93

-2,53

 trabzon TSPOR

0,91

0,00

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 21069582

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 33  20  9    4   69  32   37   69
2 Başakşehir  33  19  9   5  48  21  27  66
3 Beşiktaş

 33

 18 8  7  69  44  25  62
4

Trabzonspor

 33  17 9  7  61

 44

 17  60
5 Malatyaspor  33  13  8  12  46  44  2

 47

6

Antalyaspor

 33

  13 

 6  14  38  52

  14 

 45
7

Konyaspor

 33

  9 

 16  8  40  38   2  43
8

Fenerbahçe

 33  10  13  10  41  43  -2  43
9

Alanyaspor

 33  12

 7

 14  36  42   -6  43
10

Rizespor

 33  9  14  10  46  47   -1  41
11 Kayserispor  33

  10 

 11  12  35  48  -13  41
12 Ankaragücü  33
 11  7   15   37  51  -14  40
13 Kasımpaşa  33  11  6  16  51  59  -8  39
14 Sivasspor  33  9  11  13  45  51  -6  38
15 Göztepe

 33

 10  5  18  35  41

  -6 

 35
16

Bursaspor

 33

 6  16  11  26  36  -10  34
17 Erzurumspor  33  7  11  15  34  43  -9  32
18 Akhisarspor   33   6  8  19  33  54  -21  26

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.