x
13 Kasım 2018- Alman basını tarafından 70 milyon elektronik belgenin incelenmesi ile ortaya çıkarılan skandalda UEFA’nın kirli sırları, ve kulüplerin menejerler ile olan uygunsuz ilişkileri belgelendi. 29 Ekim 2018-  10 Maçta 2 Galibiyet, 3 beraberlik, 5 mağlubiyet alan Fenerbahçe'de yönetim teknik direktör Philip Cocu'yu görevinden aldı.  23 Ekim 2018- UEFA 2018/19 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde toplam 1.950 Milyon Euro parasal ödül dağıtacak. Avrupa Ligi'nde ise dağıtılacak tutar 560 Milyon Euro olarak gerçekleşecek. UEFA'nın Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa o... 26 Eylül 2018- Evsahipliğine aday olduğumuz Euro 2024 Organizasyonunu UEFA Almanya’ya verdi.  14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Mali Tuğrul AKŞAR Futbolun Endüstriyel Gelişiminde Finansal Aşama (III)

Futbolun Endüstriyel Gelişiminde Finansal Aşama (III)

 

Football-and-Money-800x330

Tuğrul Akşar/21 Temmuz 2015 Geçen haftaki yazımızın ikinci bölümünde, Endüstriyelleşen futbolun rekabeti nasıl olumsuz etkilediğini ve rekabetin yeniden nasıl şekillendiğini anlatmıştık. Bu haftaki yazımızın son bölümündeyse, haksız rekabeti yücelten finansal futbolun kaynaklarını nereden ve nasıl sağlamaya çalıştığı üzerinde duracağız.

 

Rekabetin Finansmanı Nasıl Sağlanıyor?

 

Peki, kendilerine haksız rekabet üstünlüğü sağlayan bu kulüplere para nereden geliyor? Bu soruya verilecek ilk yanıtlardan birisi: Merkez Lig takımlarının sportif performanslarını parasal üstünlüğe dönüştürürken, rakipleri aleyhine gelişen haksız rekabet, bir süre sonra, futbol dışı fonların bu takımlara daha fazla yönelmesine neden oldu. (Belki, Alman Bayern Münih bu genellemenin dışında tutulabilir) Son yıllarda en fazla yabancı fon çeken kulüplerin başında Manchester City ve Paris Saint Germain geliyor. Bu iki kulüpten Manchester City'e giren yabancı kaynak tutarı son iki yılda 440 milyon Sterlin'e ulaşırken, PSG'e giren yabancı sermaye tutarı ise (şimdilerde ülkemizde Digitürk’ü satın alan) Bein Sports Group aracılığıyla 250 Milyon Euro oldu. Yine, bu kapsamda Abramovich aracılığıyla Chelsea'ye aktarılan yabancı kaynak tutarı da 840 Milyon Sterlin'e ulaşmış durumda. Bu kulüplerde yaşanılan bu sıra dışı gelir ve servet artışı, bu kulüplerin kendi liglerinde ve Avrupa futbol piyasasında kendi hegemonyalarını kurmalarını da beraberinde getirdi.  

Servet Artışı, Kulüplerin Piyasa Değerlerini Artırıyor

Aşağıdaki tablo bize, Avrupa'nın en fazla servet birikimine ulaşan kulüplerinin aynı zamanda Dünya'nın en değerli kulübü haline geldiğini gösteriyor. Bu bağlamda bakıldığında, Real Madrid sahip olduğu 3.26 Milyar Dolarlık değeriyle ilk sırada yer alıyor. Real Madrid'i 3.16 Milyar Dolarlık değeriyle Barcelona izlerken, İngiliz futbol kulübü Manchester United'ın değeri 3.10 Milyar Dolara ulaşmış durumda. Kulüplerin piyasa değerlerinin yüksekliği, onların önemli varlıklara sahip olduğunu  ifade ediyor. Sermaye birikiminin sonunda ulaşılan zenginlik, onları sportif ve mali olarak farklı bir düzeye çıkartıyor.

chartoftheday 3470 the worlds most valuable soccer clubs n

 

Maç Günü ve Yayın Gelirlerinin Payı Azalırken, Ticari Gelirlerin Payı Arttı!

 

İkinci önemli finansman kaynağını ticari gelirler oluşturuyor. Ticari gelirler içinde başta sponsorluk gelirleri olmak üzere, kulüplerin yayın geliri hariç her türlü ticari kontratlarından oluşan gelirler oluşturuyor. 2004-14 arası ticari gelirlerin gelişimine bakıldığında, toplam gelirler içinde tek payını artıran gelir kalemi olarak karşımıza çıkıyor. Şüphesiz ki, bunda en büyük payı sponsorluk gelirlerinde yaşanılan olağanüstü artışlar oluşturuyor.

european-shirt-sponsorship

Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere başta forma sponsorluğu olmak üzere, sponsorluk gelirlerinde önemli parasal büyümeler yaşandı. Forma sponsorluk gelirlerinde Premier Lig yıllık 213 Milyon Euro'luk gelirle ilk sırada yer alıyor. Premier Lig'in forma sponsorluk gelirleri bir önceki yıla göre %36'lık bir artış kaydederek 157 Milyon Euro'dan 213 Milyon Euro'ya ulaşmış durumda.  

 

 

soccerdeals1

 

Sponsorluk gelirleri içinde en önemli kalemi forma sponsorluğu oluştururken, diğer taraftan Stadyum isimlerine yapılan yatırımlardan elde olunan sponsorluk geliri de kulüpler için çok önemli bir kaynak haline geldi. Nitekim, forma sponsorluk ve stadyum sponsorluk gelirlerinde Manchester United ilk sırada yer alıyor. manchester United'ın forma ve stad ismi sponsorluk gelirleri yıllık 140 Milyon Dolara yaklaşırken, Barcelona'nın gelirleri seksen milyon dolar civarında olduğu görülüyor.

 

2004-14 Arası Para Ligi’ne Giren Kulüplerin Gelirlerinin Bileşimi

                                                                                   

   

Gelirlerin Payı (%)

 
   

Maç Günü

 
 

Yayın

 
 

Ticari

 
 

2014

 
 

21,9

 
 

36,1

 
 

42

 
 

2013

 
 

23,1

 
 

39,5

 
 

37,4

 
 

2012

 
 

23,3

 
 

41,8

 
 

35

 
 

2011

 
 

25,9

 
 

41,8

 
 

32,3

 
 

2010

 
 

26,3

 
 

40,8

 
 

32,9

 
 

2009

 
 

28,5

 
 

40,8

 
 

30,7

 
 

2008

 
 

26,5

 
 

41

 
 

32,5

 
 

2007

 
 

27

 
 

41

 
 

32

 
 

2006

 
 

27,3

 
 

41,7

 
 

31

 
 

2005

 
 

26,2

 
 

42,7

 
 

31,2

 
 

2004

 
 

26

 
 

42,5

 
 

30,9

 
 

Ort. Pay

 
 

25,6

 
 

40,9

 
 

33,4

 

 


Kaynak: Deloitte Money League Raporları’ndan Derlenmiştir.

 

Üçüncü önemli kaynak ise, yıllık milyar Euro’lara ulaşan naklen yayın haklarının satışından elde olunan büyük paralar oldu. Parasal gelir yaratmada birinci sırada yer alan Avrupa’nın beş büyük ligi, aynı zamanda borçlulukta da ilk sırada yer alıyor. Nitekim, 2016-19 arası naklen yayın haklarını 5.1 Milyar Sterlin’e satan Premier Lig’in 2014 sonu itibariyle toplam borcu 2.4 Milyar Sterlin’e ulaşmış durumda. Borçlanmanın temel nedenini de, bir önceki yıla göre %34 artarak, 964 Milyon Sterlin’e ulaşan transfer harcamaları oluşturuyor.

 

Premier Lig’de Değirmenin Suyu nereden Geliyor?

 

Peki, Premier Lig’de değirmenin suyu nereden geliyor? Premier Lig’in temel yakıtını İngiltere dışından, bu lige akan para oluşturuyor. Son sekiz yılda Premier Lig’e gelen yabancı kaynak 9 Milyar Sterin’e ulaşmış vaziyette. Deloitte’un son raporuna göre 2013-14 sezonunda Premier Lig’e gelen yabancı sermaye bir önceki sezona göre %56 artarak, 212 Milyon Sterlin’e ulaştı. Bu para akışından en büyük payı 94 Milyon Sterlin ile Manchester City alırken, onu Tottenham ve diğer kulüpler izledi. Bu bağlamda, aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere Premier Lig’de 11 kulübün mülkiyeti yabancıların elinde bulunuyor.

Owners of The PL

 

Yabancı sermaye akımının dışında diğer önemli bir kaynak ta, naklen yayın haklarının satımından elde olunan para. Nitekim, 2016-19 arası Premier Lig’in naklen yayın hakları 5.1 Milyar Sterlin’e BskyB’ne satıldı. Uluslararası yayın hakları da bu tutara eklendiğinde, Premier Lig naklen yayın hakları tutarı 5.5 Milyar Sterlin’e ulaşıyor. 1992-97 ile 2019 arası Premier Lig naklen yayın bedellerinin gelişimi aşağıdaki grafikte görülüyor. 1992/97 döneminde 191 Milyon Pound civarındaki yayın hakları bedeli geçen 25 yıllık süre içinde tam 25 kat artarak, 5.136 Milyon Sterlin'e yükseldi.

PL Broadcast rights

     

Aşırı gelir birikimi ve servet yoğunlaşmasının yaşandığı bu liglerde bazı kulüpler, sahip oldukları rekabet üstünlüklerini de kullanarak, Avrupa futbol pastasından daha fazla pay almaya başladılar. Küçük kulüp ve liglerin futbol pastasından aldıkları payların giderek incelmesi, büyük kulüplerle küçük kulüpler arasındaki rekabeti neredeyse olanaksız hale getirdi. Buna bağlı olarak, kulüpler ve ligler arasında sportif ve mali performansta derin uçurumlar oluştu.

      

Bozulan Rekabet, Servet Birikimini Hızlandırdı

 

Kulüpler arasındaki rekabetin dengesiz ve haksız bir rekabete dönüşmesi, kulüplerin bileşkesinden oluşan Lig yapılanmaları arasında da rekabetin bozulmasına yol açtı. Bunun doğal sonucu merkezde kümelenmiş ve futbolu domine eden merkez ligler (İngiliz Premier Lig, Alman Bundesliga, İspanyol La Liga, İtalyan Serie-A ve Fransız Lig1) oluştu. Bu ligler sahip oldukları haksız rekabet olanaklarını lehlerine kullanarak, zaman içinde Avrupa ve Dünya futbolunu yönlendiren ligler konumuna geldiler. Süreç içinde bu liglerin çevresinde de Periferi ve semi-periferi olarak nitelendirebileceğimiz lig yapılanması meydana geldi. Beş büyük ligin dışında, ancak sportif performans olarak onları zorlayabilecek ligler olarak değerlendirebileceğimiz (Hollanda Ligi, Portekiz Ligi, Belçika Ligi, Rusya Ligi, Türkiye Süper Ligi gibi) semi-periferi liglerin oluşumuna UEFA olanak tanıdı. Bu ligler, rekabetin tamamlanması için zorunlu liglerdi.

 

Bu süreç aynı zamanda Merkez Ligler için bir servet birikim süreciydi de…Bu dönem teşvik, şike, rüşvet, şiddet, bahis gibi anti futbol unsurların da yavaş yavaş futbolun bağışıklık sistemini çökertmeden, palazlanmaya başladıkları dönemdir. “Kazanmak için her şeyin mübah olduğu” bir ortamda, haksız rekabetlerini daha da maksimize etmeye çalışan takımlar, sportif performansın önündeki engelleri kaldırabilmek için yeri geldiğinde teşvik, şike, rüşvet, şiddet ve bahis gibi anti futbol unsurlarını da kullanmaktan çekinmediler. Ancak, bu olumsuzlukların bir süre sonra kendisine zarar verdiğini gören Finansal Futbol, bu kez başta Finansal Fair Play kuralları olmak üzere, bir dizi uygulamalarla futbolu, anti futbol unsurlarına karşı koruma altına almaya çalıştı. Ama bunu yaparken de, yine Merkez Liglerin ve bu liglerin takımlarının çıkarlarını koruyarak bu düzenlemeleri getirdiler.

   

Büyükler Para Yaparken, Küçükler Kriz Sarmalından Kurtulamadılar

 

Deloitte' un son raporuna göre[*] Avrupa futbol pazarının büyüklüğü 25 Milyar Euro'ya ulaştı ve bu gelirin %48,22'si olan 12 Milyar 55 Milyon Euro'luk kısmı 5 Büyük Lig'e, yani merkez liglere (İngiliz Premier Lig'e, Alman Bundesliga'ya, İspanyol La liga'ya, İtalyan Serie-A'ya ve Fransız Lig1'e) gidiyor. Bu gelirden kalan 49 çevre lige düşen tutar ise 12 Milyar 945 Milyon Euro. (%51.78)

Avrupa Futbol Pazari

Yukarıdaki verilere göre Merkez Lig'lerde lig başına ortalama gelir 2.411 Milyon Euro olarak gerçekleşirken, çevre liglerde lig başına düşen gelir ortalaması ise 264.2 Milyon Euro. Buna göre, merkez ligde yer alan liglerin ortalama geliri, çevre liglerin ortalama gelirinden tam 9.13 kat daha fazla. Yani, merkez ligde yer alan Beş Büyük Lig neredeyse, çevre liglerden 10 kat daha fazla kazanıyor.[**]

Big5

Kısacası, Avrupa futbol ekonomisinin gelir dağılımında ciddi bir dengesizlik var ve bu gelir dağılımındaki dengesizlik, ligler arasındaki iktisadi, mali ve sportif rekabet gücünün daha da açılmasına ve futbolun krize girmesine neden oluyor.

Futbol ekonomisinin yarattığı gelirlerden çevre liglerin paylarına düşen gelirin giderek azalması, sportif rekabetin yanı sıra iktisadi ve mali olarak ta bu ligleri performans olarak olumsuz etkilemeye başladı. Bu olumsuzluk zaman içinde, o ülke liglerinde sosyal ve sportif huzurluksuzlukları da beraberinde getirdi. Aslında, bu liglerin temel sorunu, finansallaşan futboldan yeterli pay alamamaları nedeniyle, rekabet için gerekli sermaye birikimine yeterli düzeyde ulaşamamalarıydı. Finansal futbolun sermaye birikimin sürecinde, merkez liglerin gerisinde kalan bu çevre ligler, geçen süre içinde giderlerini karşılayabilecek yeterli geliri yaratamadıkları için finansal krizlere girmeye başladılar. Finansal kriz ise, Çevre Ligleri Merkez Ligler karşısında daha da yoksullaştırdı ve sportif performansta geride bıraktı. İstikrarlı bir büyümeyi yakalayamayan periferi ligler, doğal olarak gerekli sermaye birikimine ulaşamadıkları için varlıklarını da artıramadılar. Merkez liglerle rekabette yeterli varlığa sahip olamayan Çevre Ligler ve bu liglerin kulüpleri sportif performansta yetersiz kaldılar. Sportif performans yetersizliğinin bu ligler için anlamıysa: yaratılan futbol pastasından daha az pay almak anlamına geliyor. 

Son Söz

 

Bugün Avrupa futbolu finansal bir niteliğe bürünmüştür. Endüstriyel futbolun en üst aşaması olan finansal futbol süreç içinde Merkez Lig yapılanmasını yüceltirken, çevre liglerin giderek rekabetten uzaklaşmalarını da beraberinde getirmiştir. Bu süreçte Merkez Ligler sermaye birikimlerini yoğunlaştırıp servetlerini artırırken, Çevre Ligler ve bu liglerin takımları ise mali anlamda net borçlu kulüpler haline gelmişlerdir. Rekabet giderek aleyhlerine bozulmuş, sportif olarak yetersizleştirilmişler ve kriz sarmalına sürüklenmişlerdir. Aslında, uzun vadede futbolun ölümü anlamına gelen bu sportif, iktisadi ve mali durum sürdürülebilir değildir ve Avrupa futbolunun geleceğini tehdit etmektedir.

 

İşte Avrupa futbolunun temel sorunu budur. UEFA bu soruna acilen çözüm bulmalı ve rekabeti deha dengede bir rekabete dönüştürecek yeni yapılanmalara yönelmelidir.

Avrupa futbolunda var olan rekabet koşulları, Çevre Ligleri de gözeterek yeniden kurgulanmalı ve dengede rekabet sağlanmalıdır. Salt reyting ve daha fazla gelir yaratabilmek uğruna Merkez Ligleri koruyan ve kolluyan bir futbol yapılanması yerine, daha demokratik, daha katılımcı ve daha adil bir rekabet yapısı oluşturulmalıdır. Bu süreçte başta Şampiyonlar Ligi olmak üzere UEFA'nın tüm organizasyonları bu bağlamda yeniden yapılandırılmalı ve Çevre Liglerin temsil yetenekleri artırılmalıdır. Merkez Ligler lehine haksız rekabete neden olan tüm yapılanmalar ve örgütlenmeler, dengeli rekabeti sağlayacak şekilde yeniden organize edilmeliler. Bu dönüşüm ve yeniden yapılanma oluşturulamadığı sürece, Çevre Ligler Merkez Liglerin fidanlığı ve payandası olmaya devam edeceklerdir.{jcomments on}

[*]:Bu bilgi makaleye daha sonra (Deloitte Sport Business'ın June 2016 tarihli, Reboot, Annual Review of Football Finance 2016 raporundan) eklenmiştir. http://futbolekonomi.com/images/stories/raporlar/Genel/deloitte-uk-annual-review-of-football-finance-2016.pdf

[**]: Deloitte'un yukarıda belirtilen raporunda yer alan bilgilerden hesaplanmıştır.

       

Bu İçerik  4968  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

15.11.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

93.053

-0,25

 bjk BJKAS

1,60

-1,23

 fb FENER

7,03

-0,42

 gs GSRAY

1,22

0,00

 trabzon TSPOR

1,28

0,79

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19560364

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 12  8  3    1   17  5   12    27
2 Galatasaray  12  7  2   3  22  14  8  23
3 Kasımpaşa

 12

 7  1  4  26  19  7  22
4

Malatyaspor

 12  6  3  3  19

 10

 9  21
5 Antalyaspor  12  6  2  4  16  18  -2

 20

6

Ankaragücü

 12

  6 

 1  5  15  13  2  19
7

Beşiktaş

 12

  5 

 3  4  20  16  4  18
8

Göztepe

 12  6  0  6  15  14  1  18
9

Konyaspor

 12  4

 5

 3  17  14  3  17
10

Trabzonspor

 12  4  4  4  19  18  1  16
11 Sivasspor  12

  3 

 5  4  14  18  -4  14
12 Bursaspor  12
 2  7   3   10 11  -1  13
13 Fenerbahçe  12  3  4  5  11  15  -4  13
14 Akhisarspor  12  3  3  6  13  20  -7  12
15 Kayserispor

 12

 3  3  6  10  17

  -7 

 12
16

Alanyaspor

 12

 4  0  8  6  18  -12  12
17 Erzurumspor  12  2  5  5  10  14  -4  11
18 Rizespor   12   1  5  6  13  19  -6  8

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.