x
6 Kasım 2019- Futbolda oyunculara ödenecek ücretten kesilen Stopaj oranı %20'ye çıkartılırken, 500 Bin TL'nın üzerinde gelir elde eden oyuncular ve teknik adamlar ise yıllık beyanname ile %40 vergi ödeyecekler. 25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Küllerinden Yeniden Doğan Bir Kulüp: Borussia Dortmund

Küllerinden Yeniden Doğan Bir Kulüp: Borussia Dortmund

alt

Tuğrul AKŞAR/20 Aralık 2010

Haftalardır Alman futbol ligi Bundesliga’da fırtına gibi esen bir takım var. Her ne kadar son maçta deplasmanda Frankfurt’a 1-0 kaybetseler de, tüm dünya onları taktir ve ilgiyle izliyor.

Oynadıkları futbol, aldıkları sonuçlar ve mütevazı kadrolarıyla çoğu ülke takımı tarafından da büyük bir olasılıkla rol model olarak kabul edilip, örnek alınıyorlardır. Hepinizin yakından tanıdığı üzere bu takım Borussia Dortmund. Bu seneki çıkışlarıyla adeta küllerinden yeniden doğdular. Oynadıkları 17 maçta 14 galibiyet aldılar, bir maçta berabere kalıp, 2 maçı da kaybettiler. Son maçtan bir puan daha çıkartabilseler Bayern Münih’in tarihi rekoru olan ilk yarının sonunda toplanan 44 puana ulaşıp bu rekoru egale edeceklerdi. Ama olmadı. Ancak Dortmund ligin ikinci yarısında da yoluna devam edecekmiş gibi görünüyor.

Borussia Dortmund

 

alt

Tam isim

Ballspiel-Verein Borussia
1909 e. V. Dortmund

   

Renkler

Sarı-Siyah

Kuruluş

19 Aralık 1909

Stadyum

Signal Iduna (eski adı :Westfalen Stadyum)

Kapasite

81.264

Başkan

Dr. Reinhard Rauball

Teknik direktör

Jürgen Klopp

Lig

Bundesliga

2009-10

Bundesliga, 5.

Resmî site

bvb.de

 

Ulusal Başarıları

  • Alman Ligi Şampiyonluğu: 6 kez

1955–56, 1956–57, 1962–63, 1994–95, 1995–96, 2001–02

  • Alman Federasyon Kupası: 2 kez

1964–65, 1988–89

  • Alman Supercup: 4 kez

1989, 1995, 1996, 2008

Uluslararası Başarılar

  • UEFA Şampiyonlar Ligi: 1 kez

1997

  • Avrupa Kupa Galipleri Kupası : 1 kez

1966

  • Kıtalararası Kulüp Şampiyonluğu: 1 kez

1997

Genç Takımlar Başarısı

  • 19 Yaş altı Bundesliga Şampiyonluğu: 5 kez

1994, 1995, 1996, 1997, 1998

  • 17 Yaş altı Bundesliga Şampiyonluğu : 4 kez

1984, 1993, 1996, 1998

  • 19 Yaş altı Batı Bundesliga Şampiyonluğu : 1 kez

2009

  • 17 Yaş altı Batı Bundesliga şampiyonluğu: 1 kez

2008

 

Alman Bundesliga’yı ülkemizde en yakından takip eden ve bilen www.futbolekonomi.com yazarlarından Hüseyin Özkök’ün geçen hafta  www.futbolekonomi.com’ da kaleme aldığı nefis “Dortmund” başlıklı yazısı aslında benim çoktandır niyetlendiğim ama bir türlü fırsat bulamadığım bu yazının kaleme alınmasına neden oldu.

1909’da Kuruldu

Ballspiel-Verein Borussia 1909 e.V. Dortmund kısaca BVB şeklinde bilinen Borussia Dordmund, adından anlaşılacağı üzere Almanya'nın Dortmund şehrinde 1909 yılında kuruldu.

Diğer branşları yanında en çok futboldaki başarılarıyla tanındı. Alman futbolunun en başarılı kulüplerinden birisi olarak değerlendiriliyor.  6 Alman Şampiyonluğu ve 1997 yılında kazandıkları Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu onlara sadece Almanya’da değil tüm Avrupa ve dünyada haklı olarak bir popülarite sağladı.

Seksen bin Kişilik Stada Sahipler

Etkileyici ve rakip takımı baskı altına alan eski adıyla Westfalenstadion yeni adıyla Signal Iduna stadyumu 81.264 kişilik kapasitesiyle Almanya'daki en büyük stadyumu olarak göze çarpıyor. Ancak esas önemli olan nokta ise Dortmund’un neredeyse her maçını ortalama 80.000'e yakın kişiye oynaması ve yakaladıkları bu seyirci ortalamasıyla Avrupa’nın bir numaralı kulübü olmaları…

alt

Westfalenstadion yeni adıyla Signal Iduna stadyumu

Aşağıdaki tablo bu durumu somut olarak gözler önüne seriyor. 2009/10 sezonunu ortalama 77.245 ortalama seyirciye oynayan Dordmund bu sayede elde ettiği 23.1 milyon Euroluk bilet satışıyla Avrupa’nın en fazla bilet geliri elde eden kulüplerinden birisi olarak karşımıza çıkıyor ve bu gelir toplam gelirinin yüzde yirmibirini oluşturuyor.

 

Sıra

Bundesliga'da Yıllar İtibariyle Ortalama En Yüksek Seyirciye Sahip İlk Beş Kulüp

 

Kulüp

2007/08

2008/09

2009/10

1

Borussia Dortmund

72.500

74.830

77.245

2

Bayern Munich

69.000

69.000

69.000

3

Schalke 04

61.275

61.385

61.325

4

Hamburg SV

55.365

54.775

55.240

5

FC Koln

43.740

49.310

48.060

 

Gençlere Her Zaman Önem Veren Bir Kulüp

25.7 yıllık yaş ortalamasıyla  Alman Bundesliga’da en genç kadroya sahip dokuz kulüpten birisi olan Dordmund’da hatırlanacağı üzere Türk asıllı oyuncu Nuri Şahin de 2004-2005 sezonunda 16 yaşındayken ilk 11'de maça başlamış ve Bundesliga'da ilk 11'de forma giyen en genç oyuncu unvanını almıştı. Dordmund’un yine genç takımlarıyla  19 ve 17 yaş altı Bundesliga’da  aldığı şampiyonluklar bunu kanıtlıyor.

1990’lı Altın Yıllar

Her ne kadar Dortmund 1966 yılında Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nı müzesine götürse de, onlar için gerçek çıkış yılları 1990’lı yıllardı.  Nitekim, Borussia 1993 yılında UEFA Kupası finaline kadar yükselme başarısı gösterdi. O yıllarda çift bacaklı oynanan final maçlarında toplamda gol eşitliğinde  altıya bir  Juventus’un gerisine düşerek şampiyonluğu kaçırsalar da çok geçmeden 1996/97 sezonunda daha büyük bir başarıya imza atıp 1997 yılında Münih’te oynanan Şampiyonlar Ligi  finalinde bu kez Juve’yi 3-1 yenerek, hem rövanşı alıyorlar, hem de tarihlerinde  ilk kez en büyük kupayı kazanıyorlardı.

alt

 O yıl gerçekten de hasat toplama zamanıydı ve Dortdmund Şampiyonlar Ligi şampiyonluğundan sonra Kıtalararası Şampiyonluk maçında Brezilya’nın Cruzeiro ekibini de 2–0 yenerek  1997 Intercontinental Cup’a ulaşmıştı.

Finalde Kaybetti, Borsada Kazandı!

2001/02 sezonunu üstün bir başarıyla geçen Dordmund Bundesliga’da o yıl  altıncı ve son şampiyonluğuna ulaşırken, o sezon sonu tekrar UEFA Kupası’nda da finale yükselme başarısı gösterdi. UEFA Kupası’nda Hollanda’nın Feyenoord ekibine karşı Rotterdam’da final oynayan Dordmund bu maçta da üstün bir performans ortaya koymasına karşın, Van Hooijdonk, Tomasson  ve Koller’in gollerine engel olamamış, Amoroso’nun kaydettiği tek Dordmund golüyle finali 3-1 kaybemişti.

Ancak bu final ve 2001/2002 sezonunda Bundesliga’da ulaşılan şampiyonluk onlar için bir dönemin de başlangıcı oldu. Dordmund Alman futbol tarihinde bir ilke imza atarak, borsaya açılma kararı verdi ve bu şekilde sezon sonunda Alman Frankfurt borsasına kote ilk ve tek kulüp olarak tarihe geçti.

Sportif Başarı Gelmeyince Çöküş te Başladı

Borussia yeşil sahada kazandığı başarıları mali performansa çevirmeyi iyi bildi. 2001/02 sezonunda sergilenen üstün performans onları borsaya taşıdı. 2001 sonunda borsaya hisselerini açtıktan sonra çok önemli miktarda paraya ulaşan Dordmund’u bu olanak  daha da büyük başarılara taşıyabilirdi. Bu amaçla büyük transferler yapılması gerekiyordu ve nitekim 2001/2002 sezonunda 31 milyon dolar ödeyerek  Marcio Amoroso’yu renklerine bağladılar. Ancak  Dordmund sportif performansta gösterdiği başarıyı finansal alanda tekrarlayamayınca, kulüp çok önemli bir finansal krizin içinde buldu kendisini.

Başarının Ardından Gelen Finansal ve Sportif Çöküş

 

“2003/2004 sezonuna gelindiğinde kulübün zararı 65 milyon, borcu ise 118 milyon euroya kadar yükselmişti. Oysa kulübe ait şirket borsaya açılmış ve stadyum satılmıştı. Tribün gelirleri ise sürekli en üst noktadaydı. Başkan Gerd Niebaum ve menacer Michael Meier’e eleştiriler bu dönemde had safhaya ulaştı.

alt

Başkan Niebaum ve  Menacer Meier

Kendileri iş bilmezlikle suçlandı. Bunun üzerine Başkan Niebaum 2004 yılında başkanlıktan, 2005 yılında ise şirket yönetiminden ayrıldı. Menacer Meier de istifa edip ayrılmak zorunda kaldı. Kulüp başkanlığına Galatasaray’ı Neuchatel davasında savunan Reinhard Rauball gelirken, Hans-Joachim Watzke de kulübe ait futbol şirketinin başkanı oldu.

alt

Reinhard Rauball  veHans-Joachim Watzke

 

Watzke göreve gelir gelmez kulübün küçülmesine ve yeniden öz kaynaklara dönülmesine karar verdi.” (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com)

 

“Borussia Dordmund Kurtarılabilir mi”ydi?

Ünlü ekonomi ve iş dergisi BusinessWeek’in 19 Temmuz 2004 tarihli sayısının kapağının ve içeriğinin önemli bir kısmını bu sıkıntılardan dolayı futbolun içine düştüğü açmaz oluşturuyordu ve derginin başlığında  “Can football be saved?” yani” Futbol kurtarılabilir mi?” sorusu sorularak bazı futbol kulüplerinin bu açmaza nasıl ve neden düştükleri geniş bir şekilde analiz ediliyordu.  O analize dahil edilen kulüplerden birisi de, bugün size övgüyle bahsettiğimiz Borussia Dortmund idi.

İyi Yönetilemeyen Dordmund Krize Girdi

Nitekim Business Week’in  yaptığı analize göre Dordmund’da  yolunda gitmeyen bir takım yanlışlıklar vardı ve bunlardan en önemlisi özellikle futbolculara ödenen maaş ve ücretler ile primlerde yaşanılan çok önemli artışlar ve transferlere delicesine akıtılan milyon dolarlardı. Nitekim bu kapsamda Borussia Dortmund Avrupa’da oyuncularına en fazla maaş, ücret ve prim ödeyen kulüplerin başında geliyordu. 1996/97 Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Dortmund’un 2001 yılında da Şampiyonlar Ligi’nde Kupa’ya uzanabilmek için 31 milyon dolar bedelle Marcio Amoroso’yu renklerine bağlaması, Avrupa’da büyük bir sükse yaratmıştı. Ancak kendisinden çok şey beklenen Amoroso, beklenmeyen bir sakatlık nedeniyle  uzunca süre takımdan ayrı kalmış ve bir süre sonra da gözden düşmüştü. O sezon Şampiyonlar Ligi’nden de elenen Dortmund  yaklaşık 62 milyon dolarlık bir gelir kaybıyla karşı karşıya kalmış  ve toplam gelirinin yaklaşık yüzde 38’ini yitirmiş ve sezon sonunda kulüp sezonu 35 milyon zararla kapattığını anons etmişti. 

Oysa “Dortmund bu başarıları elde ederken alt yapısından yetişen oyuncular ağırlıktaydı. Şampiyonlar Ligi finalinde takımın 3’üncü golünü atan Lars Ricken o karşılaşmada henüz 17 yaşındaydı. Ancak kulüp daha sonra bu yörüngesinden saparak pahalı transferler yapmaya başladı.” (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com)

Sportif  Başarı Gelmeyince Hisse de Düştü 

Bundesliga’da en son 2001/02 sezonunda kazanılan şampiyonluktan sonra bir daha Şampiyonluğa ulaşamayan Dortmund 2002/03 sezonunda gösterilen üçüncülük performansından sonra adeta serbest düşüşe geçti.

Dordmund’un 2002/03 sezonunda şampiyon olarak direkt katıldığı Şampiyonlar Ligi grubundan çıkamaması, onları büyük bir yıkıma götüren başlangıcın da ilk adımını oluşturdu. Yaptığı büyük yatırımlardan bir türlü istenilen sonuca ulaşamayan Dordmund 2005 yılında,  yaşadığı krizin zirvesine çıkmıştı. O sezon yaklaşık 11 Euro’ya kadar yükselen hisse bu dönemde %80 değer yitirdi. Sportif performanstaki yetersizlik onları çok şiddetli önlemler almaya itti ve bu dönemde oyuncuların maaşlarında %20 kısıntıya gidildi.

Sadece sportif anlamda değil, mali anlamda da irtifa kaybeden Dortmund’un Frankfurt borsasında işlem gören hisse senedi de çok önemli oranda değer yitirmiş; 2001/02 sezonunda tarihi zirve yaparak 8 Euro’ya kadar yükselen hisse bu tarihten sonra hızla değer yitirmeye başlamış ve 2007/08 sezonunda 13. Sırada bitirilen Bundesliga performansı sonrası hisse senedinin değeri de 1 Euro’nun altına kadar düşmüştü. Nitekim bu durum aşağıdaki tablodan da net olarak görülüyor.

 

Stock Price BVB

11/30/2000 – 12/18/2010
alt
alt

 

2009/10 sezonunun Bundesliga’da beşinci sırada tamamlanması, hissenin yukarı yönlenmesine de olanak sağladı.

 

Bir Türlü Gelmeyen Başarı

Dordmund’un 90’lı yıllarda başlayan yükselişi 2000’li yıllarda sekteye uğradı ve bir türlü lokal ve uluslararası başarıya ulaşılamadı. Bu başarısızlık doğal olarak kulübün hem mali hem de sportif performansını olumsuz ekileyen bir kısır döngünün de başlamasına neden oldu.

Nitekim aşağıdaki tablodan da görüldüğü üzere Dordmund en son şampiyonluğuna 2001/02 sezonunda ulaşabildi.

 

Sezon

Lig

Sezon sonu sıra

1999–00

Bundesliga (I)

11

2000–01

Bundesliga (I)

3

2001–02

Bundesliga (I)

Şampiyon

2002–03

Bundesliga (I)

3

2003–04

Bundesliga (I)

6

2004–05

Bundesliga (I)

7

2005–06

Bundesliga (I)

7

2006–07

Bundesliga (I)

9

2007–08

Bundesliga (I)

13

2008–09

Bundesliga (I)

6

2009–10

Bundesliga (I)

5

 

Yeniden Başlayan Yükseliş Dönemi

 

Dordmun’un  borsaya kote olduktan sonra ulaştığı parasal olanakları yeterince iyi ve verimli değerlendirememesi onları  önemli bir finansal krize sürüklemişti ve neredeyse kulüp 2005 yılında iflas noktasına gelmişti. Kulübün her ne kadar gelirlerinde dönemsel olarak önemli bir büyüme kaydedildiyse de, masrafların kontrol altına alınamayışı ve banka kredilerinin getirdiği finansal sıkıntı kulübü ciddi nakit sıkışıklığına itmişti. Aynı zamanda borsaya açılmış durumda bulunan Dordmund’un yasal olarak ta sermaye açığını kapaması gerekiyordu. Bu nedenle sürekli, sermaye arayışına giden   kulüp ortaklık yapısında bazı değişikliklere yönelerek kendisine yeni özkaynaklar buldu.

 

Kulübün “ sermayesini  sürekli artırımı ve stadyumun geri alınmasının yanı sıra Morgan Stanley’den alınan destek ile borçlar azalmaya başladı. Bunların sonucunda öz semayedaki pay % 34,5’a kadar yükseldi ve Dortmund kulübü yeniden sağlıklı bir temel üzerine oturtuldu.” (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com)

 

Bu dönem itibariyle Dordmund’un sermaye yapısı ve son finansal durumu aşağıdaki tabloyla bilgilerinize sunuluyor. %60,93’lük kısmı halka açık olan kulüpte bugünkü durum itibariyle  kulübün elindeki hisse oranı  %21.68’e gerilemiş durumda.

 

Hissedarlar

 

Borussia Dortmund GmbH& Co.Kga

14,44

Morgan Stanley International Plc

14.44

BlueBay Asset management Plc.

9,99

Bernd Geske

7,4

BV.Borussia 09e.V.Dortmund

7,24

Borsada İşlem Göre Kısım

60,93

Toplam

100

(Kaynak: Borussia Dordmund Faaliyet Raporu, 2008/09)

 

Kulübün Gelirleri Arttı ama Giderleri de!

 

Kutlu Merih’in saptadığı “ Bir futbol kulübünün gelirleri arttıkça, giderleri de artar ve verimlilik düşmeye başlar” temel paradoksu burada da kendisini gösteriyor. Kulübün gelirleri 2006 yılından sonra önemli miktarda artmasına karşın giderler de çok önemli boyutlara geldi ve bugünkü finansal durum itibariyle kulübün bütçe ve nakit açığı halen devam ediyor. Kulübün gelirlerindeki gelişim aşağıda gösteriliyor.

 

Borussia Dortmund’un 2005/2009 Arası Gelirlerinin Gelişimi (Milyon Euro)

Yıllar Milyon Euro
2005 79
2006 83
2007 96
2008 110
2009 104

 

Jürgen Klopp ile Seyirci Sayısı Arttı, Gelirler de…

 

Gelirlerin artması finansal yapıdaki bazı olumlu gelişmelere neden olduysa da hala finansal yapıda kulübü rahatlatacak bazı gelişmelere daha ihtiyaç bulunuyor. Ancak bugünkü durum geçmişle kıyaslanmayacak kadar farklı ve olumlu yönde ilerliyor. 

alt

 Jürgen Klopp

Borussia Dordmund’un son finansal göstergeleri aşağıdaki tabloyla dikkatlerinize sunuluyor. Yukarıdaki tablodan da görülebileceği üzere Dortmund’un gelirlerinde esas önemli artış 2007 yılından itibaren başladı ve bir sene sonra gelirler 110 milyon Euro’ya kadar yükseldi.

 

2008/09 İtibariyle Dortmund’un Gelirlerinin Bileşimi

 

Milyon Euro

Payı(%)

Maç Günü Geliri

23,1

21

Naklen yayın Geliri

24,2

22

Sponsorluk Gelirleri

37,4

34

Transfer Geliri

12,1

11

Logolu ürün satış geliri

13,2

12

Toplam

110

100

 

 Bunda şüphesiz ki, kulübün yaptığı önemli bir hamlenin önemli rolü bulunuyordu. Bir yandan bu sezonda  alt yapıdan gelen oyuncuların A takıma yükselerek önemli performans sergilemelerinin (Bunların başında ise Türk oyuncu Nuri Şahin geliyordu) yanı sıra, 2008/09 sezonunda kulüp taraftarla arası çok iyi olan ve 4 yıl süreyle TV’de Milli Takım yorumculuğu yaparak tüm Almanların beğenisini kazanan Mainz’dan ayrılan  Jürgen Klopp ile anlaşmaya vardı. Bu sayede 72.500 civarında olan seyirci sayısı da 77.250’ye kadar yükseldi. “Menecerliğe ise kulübün alt yapısından yetişen eski oyuncu Miachael Zorc getirildi. Klopp göreve gelir gelmez takıma hemen damgasını vurdu. İlk sezonunda 5’inciliği son haftada Hamburg’a kaptıran Dortmund geçen sezon bu defa ligi 5’inci olarak bitirerek yeniden Avrupa sahnesine çıkma fırsatı yakaladı.” (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com) Bu gelişme Dortmund’un parasal gelirinde de önemli bir gelişime neden oldu.

 

Kulübün gelirlerindeki bu olumlu gelişim, Dortmund’un 2009 finansallarına da olumlu etki yaptı. Özkaynakları 98,1 milyon Euro’ya yükselirken, faaliyetlerinden 10,5 milyon Euro kar etti.  Ancak diğer giderler ve finans maliyetleri de dikkate alındığında Dortmund 2008/09 sezonunu 2,9 milyon zararla kapattı. Geçmişten gelen zararlar da dikkate alındığında birikimli zarar 3,8 milyon Euro’ya ulaşmış görünüyor. Kulüp yarattığı gelirle giderlerini henüz karşılayacak düzeye gelemedi. Buna karşın borsada işlem gören birim hisse fiyatı 2,49 Euro olarak gerçekleşirken, piyasa değeri de geçen hafta itibariyle  152  milyon Euro’ya kadar yükseldi. Banka borcu ise 26,7 milyon Euro olarak hala kontrol edilebilir düzeyde görünüyor.  

 

       

2008/09

Özkaynaklar

91,8 Milyon Euro

Devam Eden Yatırımlar

20,1 Milyon Euro

Toplam Hasılat

110,3 Milyon Euro

Vergi, Amortisman ve faiz Öncesi kar (EBITTA)

10,5 Milyon Euro

Net Kar/zarar

(-)2,9 Milyon Euro

Kümule Zarar

(-)3,8 Milyon Euro

Bu yıl ki Nakit Durumu

(-)4,5 Milyon Euro

Geçen Yılki Nakit Durumu

54,3 Milyon Euro

Banka Borcu

26,7 Milyon Euro

Hisse Fiyatı (16 Aralık 2010 itibariyle)

2,49 Euro

Piyasa Fiyatı (16 Aralık 2010 itibariyle)

152 Milyon EURO

Takım Değeri (16 Aralık 2010 itibariyle)

131 Milyon Euro

Kaynak: Business Report Borussia Dortmund July 2008- June 2009)

 

2010/11 Sezonu İyi Başladı, İyi Devam Ediyor!

Her ne kadar geçen hafta deplasmanda Frankfurt’a 1-0 yenilse de, bu sezon Dortmund Bundesliga’da oynadığı 17 maçta topladığı 43 puanla ilk yarıyı lider tamamlamış durumda. Sportif performanstaki bu olumlu gelişme aynı zamanda hisse senedi performansını da dikkat çekici bir noktaya getirdi.  Kasım 2010’da bir ara 3.5 Euro’ya kadar yükselen hisseler, geçen hafta itibariyle 2,49 Euro’dan işlem gördü. 2010/11 sezonunda işlerin  iyi gittiği Dordmund’da hisse fiyatları da, yatırımcısına da kazandırmaya devam ediyor.

 

Bu sezon başında Klopp takımı kendi alt yapısından ve dışarıdan aldığı yetenekli yıldızlarla donattı. Takımın saha içi yaş ortalaması 22’ye indi. Dış transferde Japonya 2. Lig’den 350 bin euroya alınan Kagawa takımın değişmez oyuncusu oldu. En büyük rakam 4 milyon 750 bin euro ile Lewandowski’ye ödendi. İşte bu genç takım bu sezon Budesliga tarihinin en iyi başlangıç rekoruna imza atarak ilk 15 haftada en yakın rakibine 10 puan fark atarak sadece 4 puan kaybetti. Önümüzdeki sezon Şampiyonlar Ligi’ne dönüş yapması artık kuvvetle muhtemel Dortmund, büyük seyirci potansiyeli ile bundan sonra borçlarını tamamen eritip Bayern Münih gibi borçsuz bir kulüp olma yolunda ilerlemek amacında.” (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com)

 

Gelenek, Tutku ve Başarının Takımı

Borussia Dortmund kendisini faaliyet raporunda geleneklerine tutkuyla bağlı başarıya odaklı bir kulüp olarak tanımlıyor. faaliyet raporunda.

1996/97 Yılında  Juve’yi  yenerek Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Dortmund tam 11 kez Deloitte’un en zengin kulüpler sıralamasına girme başarısı gösterdi. 2009/10 En zengin 20 Kulüp sıralamasına da 104 milyon Euro’luk geliriyle 18. sıradan giren Dortmund, bu listede yer alan beş Alman kulübünden birisi.

74.800 ortalama seyirci sayısı ile Avrupa’nın ve Almanya’nın en fazla seyirciye oynayan kulübü.

2016’ya kadar 4 yıllığına stadın ismini Signal Iduna’ya yıllık 4 milyon Euro’ya satan Dortmund’un forma sponsoru ise 2011 yılına kadar, yıllık 7 milyon Euro ödeyen  Evonik. Malzeme sponsoru ise yıllık 4 milyon Euro ödeyen Nike.

Takımın Bonservis Bedelleri Üzerinden Değeri 131 Milyon Euro’ya Ulaştı

Borussia Dortmund’un 16 Aralık 2010 itibariyle takım değeri 131milyon 50 bin Euro’ya ulaşmış durumda. Takımın en değerli oyuncusu 16 Milyon Euro’luk değeriyle Türk oyuncu Nuri Şahin. Takımın yaş ortalaması 25,7  olup, Alman liginde en genç ortalamaya sahip dokuzuncu kulüp konumunda. Takımın değeri aşağıdaki tabloyla sizlere  sunuluyor.

 alt

Nuri Şahin

 

Borussia Dortmund’un Bonservis Bedelleri Üzerinden Takım Değeri(16 Aralık 2010)

 

 

Bonservis bedeli

Oyuncu

Euro

Roman Weidenfeller

4.500.000

 

Mitchell Langerak

500.000

 

Johannes Focher

150.000

 

Lasse Sobiech

300.000

 

Neven Subotic

15.000.000

 

Mats Hummels

10.000.000

 

Dedê

2.500.000

 

Patrick Owomoyela

3.000.000

 

Lukasz Piszczek

3.000.000

 

Felipe Santana

3.500.000

 

Marcel Schmelzer

5.500.000

 

Marc Hornschuh

200.000

 

Sebastian Kehl

5.000.000

 

Florian Kringe

1.750.000

 

Nuri Sahin

16.000.000

 

Markus Feulner

1.750.000

 

Jakub Blaszczykowski

7.500.000

 

Kevin Großkreutz

5.000.000

 

Sven Bender

5.000.000

 

Shinji Kagawa

5.000.000

 

Tamás Hajnal

1.750.000

 

Mario Götze

7.500.000

 

Antônio da Silva

600.000

 

Yasin Öztekin

250.000

 

Robert Lewandowski

6.000.000

 

Mohamed Zidan

4.500.000

 

Damien Le Tallec

500.000

 

Lucas Barrios

14.000.000

 

Daniel Ginczek

400.000

 

Marco Stiepermann

400.000

 

Toplam

131.050.000

 

Sonuç

 

Alman Bundesliga’yı son haftalardır kasıp kavuran ve topladığı 43 puanla ilk yarıyı lider tamamlayan, bu performansıyla taraflı tarafsız herkesin taktirini kazanan Borussia içinde bulunduğu finansal sıkıntılar nedeniyle 2004-05 sezonunda iflasa kadar uzanan bir çıkmaz yola girmişti. Bu olumsuzluk kulübün sportif performansını da derinden etkilemiş ve Bundesliga’da bir varlık gösterememişlerdi. Ancak daha sonradan kulübün aldığı bazı yönetsel kararlar katı bir şekilde uygulandı. Transferlerde kesinlikle yıldız satın alma politikasından vazgeçildi ve altyapıya, gençlere yönelindi. Bunun yanı sıra takım içi dengeleri bozmayacak bir ücret ve maaş politikasına geçildi. Bu sayede takım içi maliyetler minimize edildi. Takımın en değerli oyuncusu Nuri Şahin’in yıllık 350 bin Euro’ya oynadığını söylersem, sanırım konu daha net olarak ortaya çıkacaktır. Takımın başına herkesin sevdiği ve kulübe yeniden heyecan verecek, güven yenileyebilecek, tribüne ilave taraftar çekebilecek popüler ama yerli bir hoca getirildi.  Yönetsel kısımda aynı zamanda kulübün özellikle kurumsal yönetim ve şeffaflığına çok önem verilerek, kulüp içi yeni düzenlemelere gidildi. Başarısız bulunan ve kulüpte yaklaşım yüzde sekize yakın hissesi bulunan başkan Gerd Niebaum ve menacer Michael 2004 yılında başkanlıktan, 2005 yılında ise şirket yönetiminden ayrıldı.  “Kulüp başkanlığına Galatasaray’ı Neuchatel davasında savunan Reinhard Rauball gelirken, Hans-Joachim Watzke de kulübe ait futbol şirketinin başkanı oldu. Watzke göreve gelir gelmez kulübün küçülmesine ve yeniden öz kaynaklara dönülmesine karar verdi. Ayrıca sermayenin sürekli artırımı ve stadyumun geri alınmasının yanı sıra Morgan Stanley’den alınan destek ile borçlar azalmaya başladı. Bunların sonucunda öz sermayedeki pay % 34,5’a kadar yükseldi ve Dortmund kulübü yeniden sağlıklı bir temel üzerine oturtuldu. Bu süreçte yeni yıldız genç oyuncular da çıkmaya başladı. “ (Hüseyin Özkök, www.futbolekonomi.com)

 

İdari yapılanmanın yanı sıra artan sermaye desteği ile banka borçlarının çok önemli bir kısmının ödenmesi kulüp üzerindeki finans baskısını ortadan kaldırdı. Vadesi gelen borçların yaklaşık yüzde seksenbeşi ise beş ila on yıllık bir ortalama vade ile yeniden yapılandırıldı. Bu yapılırken, finans maliyeti de aşağı çekildi. Ancak kulübün aldığı mali önlemleri destekleyen en önemli politika kulübün yıldız transferi için bütçesini heba etmemesiydi. Tüm bu idari ve finansal yapılanma, bir yandan kulübün sportif anlamda önünü açarken, parasal gelirlerinde de önemli artışlara yol açtı. Bu şekilde kulübün mali borçları 118 milyon Euro’dan 26,7 milyon Euro’ya kadar geriledi.

 

Bugün Borussia Dortmund Bundesliga’yı sezon sonunda olur da şampiyon olarak bitiremese bile, son altı-yedi yılda çok önemli hamleler yaptı ki, bu hamleler onları hem Avrupa’da hem de Almanya’da kesinlikle eski günlerine götürecektir. Önemli olan bu sağlıklı yapıya Dortmund gibi yeniden kavuşabilmektir. Yeniden küllerinden doğabilmek için bu süreçte sabır edebilmek ve alt yapıdan oyuncular çıkartabilmek, yeniden tavizsiz bir yapılanmaya gidebilmek çok önemli görünüyor. Bunu Dortmund yaptı. Neden bizim kulüplerimiz yapamasınlar ki? Bugün finansal sıkıntı ve sportif başarısızlık içinde bulunan bazı kulüplerimizin Dortmund’un yeniden yapılanmasından alacağı çok önemli dersler bulunuyor. Tabi ki, anlayana…

 

 

 

 

Bu İçerik  30845  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

13.11.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104.828

0,82

 bjk BJKAS

2,08

-0,02

 fb FENER

15,98

0,07

 gs GSRAY

1,66

0,00

 trabzon TSPOR

1,41

-0,01

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 23029285

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Sivasspor

 11   6   3   2    20   11  9  21
2 Fenerbahçe 
 11  6  2  3  21  12  9  20
3 Trabzonspor

 11

 5  4 2 20  13  7  19
4

Alanyaspor

 11  5  4 2  19

 12

 7  19
5 Başakşehir
 11  5  4 2  18  13  5

 19

6

Galatasaray

 11

 5

 4 2  13  9

 4

 19
7

Malatayaspor

 11

 5

 3 3  25  13  12  18
8

Beşiktaş

 11  5  3 3  14

 13

 1  18
9

Gaziantep FK

 11  4

 3

4  16  21  -5  15
10

Rizespor

 11  4  2 5  11  18  -7  14
11 Göztepe
 11

 3

 4 4  10  12  -2  13
12 Konyaspor
 11  3  4 4  12  16  -4

 13 

13 Kasımpaşa
 11  3  3 5  16  18  -2  12
14 Denizlispor
 11  3  2  6  9  13  -4  11
15 Antalyaspor

 11

 3  2  6  11  20

 -9

 11
16

Gençlerblirği

 11

 2  4  5  15  16  -1  10
17 Ankaragücü
 11  2  3  6  8  17   -9  9
18 Kayserispor
 11  1  4  6  10  21  -11  7

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.