x
6 Kasım 2019- Futbolda oyunculara ödenecek ücretten kesilen Stopaj oranı %20'ye çıkartılırken, 500 Bin TL'nın üzerinde gelir elde eden oyuncular ve teknik adamlar ise yıllık beyanname ile %40 vergi ödeyecekler. 25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Futbolda şiddetin kökenleri

Futbolda şiddetin kökenleri

alt

16 Şubat 2004—  Futbolda şiddetin ne yakıcı bir sorun olduğunun henüz farkına varabilmiş değiliz.

 Yitirdiğimiz yaşamlar, sadece birkaç gün bizi sorun üzerinde düşünmeye sevk ediyor.

Olayın sıcaklığını çok çabuk yitiriyor ve kısa süre içinde unutuyoruz. İnsan belleğinin unutma özrü olduğu bilinen bir gerçek ama, insan yaşamına endeksli bu sorun karşısında sergilediğimiz toplumsal duyarsızlık ve umursamazlık, ciddi bir sorgulamayı da beraberinde getirmektedir.

Daha geçen hafta İzmir’de Karşıyaka-Göztepe futbol maçında, iki kulübün taraftarları arasında yaşanılan ve onlarca insanın yaralanmasına neden olan bu şiddet olayları neden durmamaktadır? Bu tür şiddet gösterilerinin kökenlerinde neler bulunmaktadır? Bu tür eylemler, organize bir hareket midir? Olayın toplumsal ve siyasal yönleri bulunmakta mıdır? Kısacası, daha bir çok soruyu sormak mümkün olmakla birlikte; sorulara yanıt ve çözüm bulmakta zorlanmaktayız.
       Orta yerde duran bu sorunun çözümüne ne ölçüde toplumsal ilgi ve duyarlılık gösteriyoruz? Şiddet kapımızda olmasına karşın, ne yazık ki biz ona dur diyememekteyiz ve sükunetle şiddetin kapımızı çalmasını beklemekteyiz. Önümüzde ciddi bir tehlike olarak duran bu sorunun çözümü için, önce onu doğuran temel nedenler üzerinde kısaca durmak gerekmektedir.
       Anımsanacağı üzere; futbolda ülkemizin başına gelen en büyük şiddet felaketi, 1967 yılının Eylül ayında, Kayserispor ile Sivasspor arasında oynanan İkinci Lig karşılaşmasında yaşanmıştı.
       İki takımın taraftarları arasında çıkan çıkan arbedede 48 kişi ölmüş, 600 kişi de yaralanmış, stadın tribünleri yakılıp yıkılmıştı. Dış dünyada yaşanılan en dramatik olay ise, 1985 yılında Brüksel’in Heysel Stadı’nda gerçekleşmiş; Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalini oynayan Liverpool ile Juventus arasındaki maçta, Liverpool’un saldırgan taraftarlarının çıkardıkları olayda 50 den fazla insan ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmıştı.
       
       Saldırganlık ve Şiddetin Kaynakları
       
Toplumların hızlı değişim zamanlarında ortaya çıkan ve giderek kuralsızlığa dönüşen bireysel ve toplumsal kargaşa durumu, saldırgan davranışların ve şiddet eylemlerinin kaynağıdır. Saldırganlık davranışının eyleme dönüşmesi sürecinde kullanılan bir yöntem ve araç olarak karşımıza çıkan şiddetin, çok çeşitli toplumsal ve ekonomik nedenleri olabilir.
       Sporda saldırganlık ve şiddete baktığımızda ise: Sporun tüm dallarında ve de en çok futbolda, insanın kendisiyle ve başkalarıyla savaşımına tanık oluruz. “Sporda amaç, doğal ve evrensel olan saldırganlık içgüdüsünü yüceltmek, ‘daha güçlüye, hızlıya, yükseğe ulaşmak’ için savaşmaktır. (Prof.Dr. Özcan Köknel, Bireysel ve toplumsal şiddet, sh.233, , Altın Kitaplar, 2.basım İst.,2000)
       Saldırganlık içgüdüsel olduğu kadar, sonradan öğrenilebilir ve yönlendirilebilir bir nitelik de taşır. Bu anlamda, içgüdüsel olarak başlangıçta ortaya çıkan saldırganlığın, süreç içinde yönlendirilebilir bir hale dönüşmesi, spor karşılaşmalarında, özellikle de futbolda büyük bir öneme sahiptir.
       Ülkemizde çarpık kentleşme ve gelir dağılımındaki dengesizliğin giderek artması; ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak kültürel bir çöküntü ve yozlaşmaya neden olmuştur. Bu olumsuzlukların yol açtığı bireysel anomi, bu alt kültürü oluşturan kitlelerde büyük bir öfke birikimine sebep olmaktadır. “…Bu kitleler de öfke birikimlerini ifade edebilecekleri en uygun ortam olarak spor alanları ve futbol maçlarını görmektedirler.”(Mahmut Sert, 10.11.2003 tarihinde NTV’de yapılan söyleşiden)
       
       Futbolda Şiddet Kültürünün İçsel Bir Olgu Haline Gelmesinde Medyanın Rolü
       
Şiddetin futbolda sürekli var olmasının bazı iç dinamikleri bulunmaktadır. Şiddet bir sonuçtur. O halde bu sonuca yol açan nedenleri iyi incelemek zorundayız. Futbolu bugün sadece basit bir spor dalı gibi göremeyeceğimizi, yine bu sütunlarda yazmış olduğum Futbol A.Ş.’de uzun uzun anlatmış ve dünya genelinde beş yüz milyar dolara ulaşan devasa bir pastanın varlığından bahsetmiştim. Bu denli yüksek bir gelirin paylaşımının olduğu bir yerde savaşım da olacaktır şüphesiz.
       Bugün futbolun bir gösteri endüstrisine dönüşmesi, kendi siyasal iktidarını da yaratmaktadır. Bu siyasal iktidarı paylaşanların, futbolun yığınsallığından yararlanmak ve onu kendi dümen sularına çekmek için gösterdikleri çaba ve harcadıkları her tür enerji ve tahrik, futbol izleyicisindeki içgüdüsel saldırganlık davranışının harekete geçirilmesini sağlayan temel içsel dinamiklerden en önemlisidir.
       Bu içsel dinamiği harekete geçiren en önemli araç ta medyadır. Futbolda şiddetin özellikle, bu sektörde pastanın giderek büyümeye başladığı 1990’lı yılların başından itibaren, yönlendirilebilir içsel bir olgu haline gelmesi; kitlelerin, bu tehlikeyi görmelerinin önünde bir perde görevi görmektedir. Bugün yeni futbol ekonomisinde, altyapıda dev bir tekelleşme; üstyapıda, yani iktidarda ise yönetim ve denetimi elinde tutan oligarşik bir yapılanma mevcuttur.
       “Futbol iktidarının oluşumunda kitle iletişim araçlarının çok önemli işlevleri bulunmaktadır. Bu iktidarı paylaşanlar, futbolun kitleler tarafından-uygulanmasından çok, konuşularak kendi iktidarlarının yeniden üretilmesini, birbirleriyle girdikleri sıkı ilişkilerle sağlamaya çalışırlar…kitle iletişim araçlarının gelişmişliği, herhangi bir izlencenin izleyicilerini toplu olarak avucunda tutabilir.
       Bugünün koşullarında bir futbol maçını, stadyumda en fazla iki yüz bin kişi- Brezilya’da Maracana’da- izleyebilir; oysa aynı maç, televizyondan milyarlarca insana izlettirilebilir; yine milyonlarca insan yazılı basından aynı maç hakkında bilgi sahibi olabilir. Hangi araç kullanılırsa kullanılsın, hedef kitle bu alanın iktidar odaklarının etkisi altına girmektedir.”(Mahmut Sert, Gol Atan Galip-Futbola Sosyolojik Bir Bakış, Sh. 132-133, Bağlam yayınları, İst.,2000)
       Kısacası, yeni futbol ekonomisinde gelirin paylaşımı ve nüfuz alanının daha da arttırılabilmesinin yolu, medya aracılığıyla daha büyük kitlelere ulaşmaktan geçmektedir. Bu amaca ulaşmada kullanılan yöntem ise ilginin her zaman en üst seviyede olmasını sağlayacak, rating mücadelesinden geçmektedir. Bu amaçla, TV’lerde spor programları, basında köşe yazıları ve futbol haberleri, her zaman rutin olmayan şeyleri ön plana çıkartarak; bir yandan bu tür olayların önüne geçilmesi şeklinde göstermelik bir popülist yaklaşım sergilerken; diğer yandan da taraftarın, futbolcu, yönetici, federasyon ve hakemle karşı karşıya gelmesini sağlayacak ve daima ateşi yüksek tutacak, yorum ve haberlerle, konuyu sürekli tekrarlayarak, sıcak tutmaya çalışır. “Yapılan maç eleştirilerinin ve yorumlarının genellikle tribündeki taraftarın bakış açısından, özellikle kullanılan dil bağlamında yapılması”(Mahmut Sert, a.g.e., Sh.136) futbolda atmosferin giderek daha da arttırılmasına yol açmaktadır. Bütün şiddet unsurlarının artmasında, kışkırtılmasında medyanın rolü olduğunu görmekteyiz. Olayların defalarca gazetelerde yazılması, televizyonlarda konuşulması, maç sonralarında her türlü pozisyonla birlikte bu şiddet olaylarının, sözde şiddeti önleme bahanesiyle yayımlanması, şiddete çanak tutan en önemli faktörlerden birisidir.
       Ülkemizde İstanbul kentinin üç takımı Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe, Türkiye geneline yayılmış taraftar profilleriyle ve bunlar üzerindeki etkinlikleriyle futbolun iktidarını paylaşmaktadırlar.(Mahmut Sert, a.g.e.,sh.149)
       
       Ülkemizde Görülmeyen Bir başka Neden -Irkçılık
       
Futbolda ülkemizde ortaya çıkan saldırganlık ve şiddetin sebeplerinin, diğer ülkelerden farklılıklar taşıdığını görmekteyiz. Örneğin ülkemizde hiç karşılaşmadığımız, ancak özellikle Avrupa’da yoğun olarak karşılaşılan faktörlerden birisi “ırkçılık”tır. İngiltere’de, Belçika’da, İtalya’da, İspanya’da, Macaristan’da, Sırbistan ve Slovakya’da futbol dünyasının yakından tanıdığı futbol kulüplerinin ırkçı taraftarlarınca oluşturulan organize şiddet örgütlerinin olduğunu belirtelim.(Bu konu üzerinde ileride bir başka yazımızda detaylıca durulacaktır.)
       Futbolun beşiği İngiltere, aynı zamanda futbol serseriliğinin de beşiğidir. İngiltere’de “hooliganizm”in merkezi Liverpool, işsizliğin ve yoksulluğun da yoğun olduğu bir kent… 1985 yılında Brüksel’in Heysel Stadyumu’nda, sarhoş ve saldırgan Liverpool’lu holiganlar onlarca insanın ölümüne neden olmuşlardır. (Serhat Hürkan, Yıkılmayan İmparatorluk Futbol, sh. 105, Ümit yay., Ank. 2000)
       
       Ülkemizde Taraftar Oluşumları
       
Ülkemizde başta üç büyükler olmak üzere tüm kulüplerin taraftarlarınca oluşturulmuş, sivil kitle örgütleri adında çeşitli taraftar oluşumları mevcuttur. Bu oluşumlar esas itibariyle, maçlarda taraftarı olunan takımın desteklenmesi ve motive edilmesi gibi masumane amaçlarla yola çıkmışken; örgüt içi ve dışı sabotajların etkisiyle bugün farklı mecralara sürüklenmeye çalışılmışlardır. Oysa bu tür demokratik kitle örgütleri, bugün tribündeki terörün önlenmesinde istenilirse ciddi uygulamalar içine girerek, olası kötü sonuçların önüne geçebilme yeteneğine sahiptirler. Çoğu futbol maçlarında, tribünlerde başlayan saldırganlık ve şiddet olaylarının bazen, belirli bir çekirdek grup tarafından yönlendirildiğini de dikkate alındığında bu oluşumlara önemli görevler düşmektedir.
       
       Sonuçta;
       
Futbolda saldırganlık ve şiddetin çeşitli toplumsal, siyasi ve ekonomik nedenleri bulunmaktadır. Bunun dışında karşılaşılan çeşitli şiddet ve saldırganlık olayları aslında münferit olaylardır. Futbolun giderek endüstriyel bir sektöre dönüşmesi, oluşan gelirin paylaşımında ciddi savaşımlar gerektirmektedir. Bugün futbol iktidarına ortak olanlar, yeni futbol ekonomisindeki paylarını arttırabilmek için daha geniş kitlelerin ilgisini çekmek ve bu ilgiyi artan düzeyde korumak durumundadırlar. Bunun için futbolun büyülü atmosferini, kitle iletişim araçlarını kullanarak daha da gerginleştirip, kışkırtmaya çalışan bu anlayışın önüne geçmenin çok da kolay olmadığı görülmektedir. Futbolda şiddet bugün içsel bir olgu haline gelmiştir. Şiddet ve saldırganlık bugün organize bir hal almıştır. Şiddetin önlenmesinde toplumsal gereklerin yerine getirilmesi sorunun çözümünde gerekli olmakla birlikte yeterli değildir.{jcomments on}
       

Bu İçerik  17417  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

13.11.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104.828

0,82

 bjk BJKAS

2,08

-0,02

 fb FENER

15,98

0,07

 gs GSRAY

1,66

0,00

 trabzon TSPOR

1,41

-0,01

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 23029307

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Sivasspor

 11   6   3   2    20   11  9  21
2 Fenerbahçe 
 11  6  2  3  21  12  9  20
3 Trabzonspor

 11

 5  4 2 20  13  7  19
4

Alanyaspor

 11  5  4 2  19

 12

 7  19
5 Başakşehir
 11  5  4 2  18  13  5

 19

6

Galatasaray

 11

 5

 4 2  13  9

 4

 19
7

Malatayaspor

 11

 5

 3 3  25  13  12  18
8

Beşiktaş

 11  5  3 3  14

 13

 1  18
9

Gaziantep FK

 11  4

 3

4  16  21  -5  15
10

Rizespor

 11  4  2 5  11  18  -7  14
11 Göztepe
 11

 3

 4 4  10  12  -2  13
12 Konyaspor
 11  3  4 4  12  16  -4

 13 

13 Kasımpaşa
 11  3  3 5  16  18  -2  12
14 Denizlispor
 11  3  2  6  9  13  -4  11
15 Antalyaspor

 11

 3  2  6  11  20

 -9

 11
16

Gençlerblirği

 11

 2  4  5  15  16  -1  10
17 Ankaragücü
 11  2  3  6  8  17   -9  9
18 Kayserispor
 11  1  4  6  10  21  -11  7

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.