x
29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı.  25 Şubat 2020- UEFA, Finansal Fair Play kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle Manchester City'e 2 yıl, kupalara katılmaktan men cezası verdi. 25 Şubat 2020- Galatasaray, 20 yıldır deplasmanda yenemediği Fenerbahçe'yi 3-1 yenerek seriyi bitirdi. 17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Sterlin'e ulaşacak.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Şike Depremi Futbolu Fena Etkileyecek!

Şike Depremi Futbolu Fena Etkileyecek!

Tuğrul Akşar/ 11 Temmuz 2011

 

Futbolumuz geçen haftadan beri şike depremiyle sarsılıyor. Savcılıkça sürdürülen soruşturma kapsamında çoğu kulüp yönetiminde yer alan 25 kişi tutuklandı. Gazetelerin sütunlarında çıkan haberler doğruysa, soruşturma çok kapsamlı ve Türk futbol tarihinde milat olabilecek gelişmelere de gebe görünüyor.

 

Biz bu hafta gazete sayfalarında yer alan iddialara yer vermekten daha çok, Avrupa’da çok yakın geçmişte yaşanılan olayları analiz ederek, bu olaydan ne tür dersler çıkartılabileceğimizin üzerinde durmaya çalışacağız.

 

Endüstriyel Futbol Risk Yönetimini Zorunlu Kılıyor

 

Futbolun kendi içsel dinamikleri çoğu zaman futbolda bazı dengesizliklere neden oluyor. Her geçen gün parasallaşarak endüstrileşen futbol bir yandan kendini yeniden büyüterek üretebilmenin yolunu ararken, diğer yandan da bazı patolojilere neden olabiliyor. Bu iç dinamiklerdeki dengesiz gelişim yapısı futbolun yumuşak karnını daha zayıflatıyor ve bazı anti futbol öğelerinin bünyesine girmesine neden oluyor.

 

Futbolda heyecan ve rekabetin en üst düzeyde tutulması tüm spor dallarında olduğu gibi futbol için de vazgeçilmez temel öğeyken, diğer yandan endüstriyel kaygılarla  futbol pastasının daha da büyütülmesi futbol dışı öğelerin futbola bir şekilde etkimesine zemin hazırlıyor. Endüstriyel döngü içinde oyuncu da, kulüp te, yayıncı kuruluş ta daha çok kazanmak istiyor. Durum bu olunca fayda maksimizasyonu sağlamanın yolu heyecan ve rekabeti en üst düzeyde tutarak, futbol pastasını büyütmekten geçiyor. Ancak bunu yaparken, teşvik, şike, doping gibi futbol dışı bazı ögelerin futbola sızdığını görüyoruz  ve İtalya’da olduğu gibi büyük skandallar ortaya çıkabiliyor.

 

İşte bu noktada karşımıza futbolda risk yönetimi çıkıyor. Zira sahip olduğu aktiflerini iyi yönetemeyen, onları sistematik olan ve olmayan bazı risk kaynaklarından koruyamayan, futbolun belirsizliğinin neden olabileceği olumsuz sonuçlara karşı önceden gerekli önlemleri alamayan bir futbol yapılanmasının endüstriyel futbolda eşitleriyle çok da rekabet edebilme şansı bulunmuyor.

 

Bu bağlamda ben Fenerbahçe kulüp yönetiminin risk yönetiminde stratejik hatalar  ve yanlışlar yaptığını düşünüyorum. Sadece kazanmaya odaklı yarışmacı ruh içinde hırsın önemi ön plana çıkarken, bazı risklerin daha önceden belirlenerek kulübün tüm varlıkları ve değerlerinin bu yarışmacı ortam içinde olası risklere karşı korunması gerekirdi.  Şampiyonluk ve kazanma kültürü gelişmiş bir kulüpte bu tür risklere asla izin verilmemesi kurumsal yönetim açısından da bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

 

Çünkü Fenerbahçe’nin bugün  sahip olduğu takım değeri   ve gelirleri yüzmilyon dolarlara ulaşıyor. Yine oyuncularının dışında sahip olduğu Stat ve  storlar gibi önemli aktifler, kulüplerin faaliyetlerinin devamları ile sportif ve mali başarıya ulaşmaları bakımından etkin bir risk yönetimini gerektiriyor.

 

Bu kapsamda olası gelişmelerin Türk futboluna ne tür etkilerinin olabileceğini de geçmiş Avrupa deneyimlerinden hareketle sizlerle paylaşmış olacağız. Bu olaylardan ben gerek Türk futbol yönetiminin gerekse kulüplerimizin çok önemli dersler çıkarttığını düşünüyorum.

 

Avrupa’nın En Çok Ses Getiren İki Şike Olayı

 

Ülkemizde karşılaştığımız şike olaylarının futbolumuza olası etkilerini analiz etmeden önce çok yakın geçmişte Avrupa’nın üst düzey takımlarından 1992-93 sezonunda Şampiyonlar Ligi şampiyonu  olan ve daha sonra bu unvanı elinden alınan Fransız Olympique de Marseille ile geçmişte Şampiyonlar Ligi’ni 2, Kupa Galipleri Kupası’nı 1 ve UEFA Kupası’nı da 3 kez kazanan bir İtalyan devi Juventus’un bulaştığı şike olaylarından ve bunların sportif, iktisadi ve mali sonuçlarından kısaca bahsetmek istiyorum.

 

Bir Şampiyon’un Çöküşü ve Dirilişi: Olympique de Marseille

 

1899 yılında kurulmuş, maçlarını 60.000 kişilik Stade Vélodrome'da oynayan 9 Fransa Ligi, 10 Fransa Kupası, 2 Fransa Lig Kupası ve daha sonra ellerinden alınan 1 kez de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile  Fransa’nın en çok kupa sahibi takımı olan Olympique de Marseille 1980’lerin başında karanlık bir dönem geçirerek iflasın eşiğine kadar gelmişti. Bernard Tapie’nin kulübe başkan olmasıyla tarihindeki en iyi dönemini yaşayan Marsilya 1992-1993 sezonunda Milan'ı 1-0 yenerek Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazanan ilk ve tek Fransız takımı olmuştu.

 

OM-Milan Şampiyonlar Ligi Final Maçından bir enstantane 

Ancak daha sonra başkan Tapie’nin  şike davasından yargılanıp suçlu bulunmasıyla kulüp için de çöküş dönemi başladı. İlkin 1992 yılında Fransa şampiyonluğu, arkasından da  Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu elinden alındı ve hemen arkasındanda Fransa İkinci Ligi'ne düşürüldü

.

 Bernard Tapie

 

Tam dört yıl sonra 1996’da Fransız Lig 1’e yeniden dönebilen Marsilya’nın bu kez de başı 2006 yılı mali hesaplarıyla derde girdi. Bu süre içinde hiçbir kupaya uzanamayan Marsilya ancak kendisini 1999’da toparlayabildi ve 1999 ve 2004’de UEFA Kupası finali, 2006 ve 2007’de Fransa Kupası finali oynadı ve 2009-10 sezonunda da hem Fransa Lig 1’i hem de Kupa’yı kazanarak duble yaptı.

 

 

 

Hala Mazisini Arayan Juventus

 

2005-06 sezonunda  Napoli, Torino ve Roma savcılarının bir yıl boyunca gizlilik içinde yürüttüğü soruşturmada; Savcıların dinlediği telefon konuşmaları sonucunda Juventus Genel Direktörü Luciano Moggi’nin, İtalya Futbol Federasyonu hakemlerinden sorumlu yöneticisi Pierluigi Pairetto ile yaptığı telefon görüşmelerinde bazı maçlara hakem tayinleri yaptırttığı; bunun yanısıra bir sonraki hafta karşılaşacakları takımların yıldız oyuncularını cezalı duruma düşürmek için hakemlere baskı yaptığı, bazı oyuncu ve hakemlere maddi menfaatlar temin edildiğinin de ortaya çıkmasıyla FC Juventus’un 28. Şampiyonluğu kulübün elinden alınmış ve daha sonra da Juventus, AFC Fiorentina ve SS Lazio İkinci Lig’e düşürürken, Serie-A’da  kalan AC Milan’ı ise Avrupa Şampiyonlar Ligi’ne katılmaktan men etmişti…Serie-A’da kalan Milan 19 puan eksiyle bir sonraki sezona başlarken, Serie-B’ye düşürülen kulüpler ise -8 puanla bir sonraki sezona başlamışlardı.

 

Kulüplerin Küme Düşmeleri Onları ve Ligleri Nasıl Etkiledi?

 

Avrupa’da yaşanılan iki önemli olayda şike nedeniyle liglerde ve kulüplerde gelişmenin farklı boyutlarda yaşandığını saptamış bulunuyoruz.

 

Liglerde temel olarak; 1) Rekabet Kalitesi düşüyor, 2)Futbol Pastası küçülüyor, 3) Reyting düşüyor. Bu tür skandallar dev endüstriyel ekonomilerde, pasta büyük olduğu için daha çarpıcı sonuçlara yol açıyor. En önemlisi endüstriyel futbolun kendisini yeniden üretim aracı olan reyting düşüyor ve o ligler güvenilirliğini zaman içinde yitirmeye başlıyor. Güvenilirlik düzeyinin düşmesi peşinden kalite ve rekabet sorununu da beraberinde getiriyor. Düşük rekabet reytingin yükselmesinin önünü kesiyor. Reyting yüksek olmadığında da sponsorların o lige olan ilgisi en alt düzeyde oluyor. Güvenilirlik düzeyinin yüksekliği, o ülke liginde gelirlerin artması için bir baz oluşturuyor. Endüstriyel futbolun en önemli gelir kaynaklarından olan sponsorluk gelirleri özellikle reytingi yüksek, marka olmuş  liglere daha çok yöneliyor. Naklen yayın gelirleri pastası buna bağlı olarak daha çok büyüyebiliyor.  Bu nedenle endüstriyel futbolda gelirlerin artması ve pastanın büyümesi tamamen heyecanın en üst düzeyde tutulmasına, yani reytinge bağlı. Bu nedenle endüstriyel futbolda reyting yaşamsal bir öneme sahip. Bunun içindir ki, endüstriyel futbol hiç bir zaman teşvik, şike, doping gibi kendi mezar kazıcılarının sistemde  gelişip, filizlenmesine izin vermiyor.  Bunun en tipik örneğini bu skandalla İtalya’da yaşamış olduk.  

 

 

Kulüplerde temel olarak;

 

1) Gelirler Düşüyor. (Sponsorluk, Reklam ve medya, maç günü ve naklen yayın gelirleri önemli ölçüde azalıyor.) Gelirler azaldığı için giderler aynı hızda düşmediğinden sezon içinde kulüplerin faaliyet zararları artıyor. Artan zararların finansmanı için kulüpler yoğun olarak banka kredilerine yönleniyorlar. Ağırlaşan finans yükü kulübün sportif rekabet gücünü düşürüyor.

2) Marka Değeri Zarar Görüyor. Bu üç şekilde gerçekleşiyor. 1. Kulüp borsaya kote ise kulübün hisse senetlerindeki düşüş nedeniyle kulübün piyasa değeri düşmeye başlıyor. Nitekim Juventus’un piyasa değeri bir sene içinde yüzde yetmiş iki azalırken, Fenerbahçe’nin piyasa değeri bir hafta içinde yüzde otuzbeş düştü. 2. Kulübün oyuncularının bonservis bedelleri üzerinden takım değeri düşüyor. Juventus’da Viera, Zlatan İbrahimoviç’in Inter’e, Zamborotta ve Lilian Thuram’ın Barcelona’ya, emerson ile Cannavaro’nun Real Madrid’e transferi nedeniyle takım değerinde 175 milyon Euro’ya yakın bir düşüş yaşandı.

 

3) Sportif Rekabet Gücü Düşüyor. Yukarıda da dile getirdiğimiz gibi takımdaki çok önemli oyuncuların federasyon kısıtları ve başka olaylar nedeniyle takımda kalmak istememeleri takımın sportif rekabet gücünü olumsuz etkiliyor.

 

Kısacası;

 

I- Kulüp bazında olumsuz etkiler

 

1.       Kulüplerin gelirlerinde önemli ölçüde parasal kayıplar yaşanıyor.

 2.       Zedelenen itibar ve olumsuz etkilenen marka değerinin, sponsorları ve medya haklarını olumsuz etkiliyor.

3.       Önemli oranda yıldız oyuncularını satmak durumunda kalıyorlar.

 4.       Kulüplerin rekabet güçleri önemli ölçüde zayıflıyor.

5.       Borsada işlem gören kulüplerin borsa değerlerinde önemli düşüşler yaşanıyor.

 6.       Ayrılan futbolcular yüzünden takımların piyasa değerlerinde ciddi düşüşler meydana geliyor.

 

 II. Ülke Futbolu Bazında Olumsuz Etkiler,

1.       Lokal ligde rekabet kalitesi düşüyor. 2.Futbol pastası küçülüyor. 3.       Ülke dışına giden oyuncular nedeniyle ülke ligleri reytinginde bir düşüş yaşanıyor.

 

Juve ve Marsilya’da Durum Nasıl Değişti?

 

Her iki kulübün küme düşürülmesi sonrasında başta iktisadi ve mali gelirleri ile buna bağlı olarak sportif performanslarında çok önemli düşüşlerin olduğu gözlemlendi.

 

O.Marseille’in küme düşürüldüğü yıl olan 1993/94 sezonunda gelirlerinin bir önceki yıla göre yüzde kırkbeş; Juventus’un da yüzde 63 azaldığı; piyasa değerlerinin ise O.Marseille’de %35, Juventus’un da  %52 düştüğü görülüyor.

 

Bu gelir düşüşleri içinde en önemli gelir kaybının sponsorluk ve naklen yayın gelirlerinden kaynakladığı gözlemleniyor. O.Marseille’in sponsorluk gelirlerindeki düşüş yüzde otuzbeşe ulaşırken, bu kayıp Juventus’da yüzde yetmişe yaklaşmış.  

 

O.Marseille Lig1’e dört sene sonra yükselebilirken, Juventus bir yıl sonra tekrar Serie-A’ya yükselebilmiş…

 

O.Marseille’nin Lig 2’ye düşmesi nedeniyle Lig 1’in gelirlerinde yüzde dokuza yakın bir düşüş kaydedilirken, Serie-A’da Juventus ve diğer üç takımın da düşmesi nedeniyle Lig gelirlerinde %16 civarında bir gelir düşüşü yaşanmıştı.

 

İki ligde toplam seyirci azalışı ise Fransız lig1’de yüzde onbir civarında gerçekleşirken, İtalyan Serie-A’da ise bu kayıp yüzde onsekize ulaşmış.

 

Endüstriyel Futbol’da Şikeye Yer Yok!

 

İtalyan Spor Mahkemesi emsal olmaması ve bu tür olayların önüne geçebilmek bakımından Serie-A ve B’de en ağır cezaları verdi. Bu cezalar verilirken, kimsenin endüstriyel gücüne bakılmadı ve “eyyam” yapılmadı, Reytingi dikkate alınmadı. Çünkü endüstriyel futbolun gerekleri buna izin veremezdi, vermedi de...Endüstriyel futbol ya da futbolun endüstrisi, “futbol dışı haksız kazançların” legalleştirilerek, kanıksanması şeklinde algılanamaz. Endüstriyel futbol pastanın daha fazla büyütülebilmesi ve daha fazla parasal gelir yaratılabilmesi açısından heyecanı ve rekabeti hep en üst düzeyde tutmaya çalışır. Diğer yandan da popüler kulüpleri de bir şekilde bu yarışmaların içinde tutarak, reytingi yüksek tutmanın yolunu arar. Futbol kulüplerinin kendilerine haksız sportif ve mali kazanç sağlamalarının yolunu ve önünü kesmeye çalışır. Çünkü endüstriyel pastanın kendisini büyütebilmesinin yolu yüksek reytingden geçmektedir.  Bunun mantığı çok sade ve basit…Zira,  endüstriyel futbolun kendisini yeniden üretebilmesinde en önemli araç olarak karşımıza “reyting” ne kadar yüksekse, endüstriyel dönüşüm de o denli yüksek oluyor. Futbolun endüstrileşmesinin temelinde yatan dinamik te budur aslında…

 

Kısacası, şike, endüstriyel futbolun ve futbolun endüstrisinin ruhuna aykırıdır. Daha baştan heyecanı ve rekabeti öldürür, reytingi düşürür, hatta yok eder… Bu ögeler anti- endüstriyel futbol ögeleridir.

 

Fenerbahçe Ne Kazanmıştı?

 

Fenerbahçe 2010-11 sezonunda ortaya koyduğu sportif performans nedeniyle Süper Lig havuz gelirlerinden en fazla payı alan kulüp oldu. Hesaplamalarımıza göre Fenerbahçe’nin havuz gelirleri toplamı 64 milyon TL’ne ulaştı. (21 Milyon TL Puan Ödülü+18 Milyon TL şampiyonluk sayısı ödülü+15 Milyon TL şampiyonluk ödülü+ 10 Milyon TL katılım payı)

 

Lig Mutlaka Etkilenir. Çünkü Fenerbahçe Toplam Gelirin %13’ünü tek Başına Kazanıyor

 

Açılan davanın Fenerbahçe aleyhine sonuçlanacak olması durumunda, kulübün olası küme düşürülmesi halinde Süper Lig ekonomik anlamda etkilenecektir.  Çünkü, dört büyük kulübün toplam futbol pastasından aldıkları payın yüzde 38 civarında olduğu ve  bu kulüpler içinde Fenerbahçe’nin payının ise %12,54e ulaştığı dikkate alındığında Süper Lig bu kardan muhakkak olumsuz etkilenecektir.

Takımlar

2010/11 sezonunda Gelirden Aldıkları Pay (%)

Fenerbahçe

12,54

Trabzonspor

9,87

Beşiktaş

7,96

Galatasaray

7,64

TOPLAM

38,01

Diğer 14 Kulüp

61,99

 

Fenerbahçe’nin Olası Gelir Kaybı 150 Milyona Ulaşacak

Fenerbahçe bu olaydan iktisadi, mali, sportif ve moralite yönünden olumsuz etkilenecek gibi görünüyor.  Özellikle parasal kayıp, yüksek takım maliyeti ve operasyonel gider sahibi Fenerbahçe’yi yoğun olarak yabancı kaynak kullanımına sevk edecek. Bunun yanı sıra yukarıda saydığımız olumsuz faktörlerin de etkisiyle kulübün rekabet gücü zayıflayacak.

Parasal olarak yaptığımız hesaplamalar ise kulübün ilk etapta 2010/11 performansından dolayı  (21 milyon TL Süper Lig ve 20 Milyon Euro-yaklaşık 45 milyon TL) 65 milyon TL fiili zarar uğrayacak.  Mahkemenin Fenerbahçe aleyhine sonuçlanması ve Federasyon’un küme düşürme cezası vermesi durumunda  Kulübün alternatif getirileri de dikkate alındığında bir sonraki sene zararı toplamda 100 milyonu aşıyor. Bu durumda kulübün olası gelir kayıpları toplamı 150 milyon TL’sına kadar çıkabiliyor. Tüm bu gelişmeler kulübün bir yandan piyasa değerini, diğer taraftan da marka değerini olumsuz etkileyebilecek potansiyeldedir. Bunun yanı sıra kulübün takım değerindeki azalma da şirket birleştirmelerinin önüne bir engel olarak çıkabilir.

  1. Lig Şampiyonluğu Gidecek, Sportif Performans Ödülü Geri Alınacak

    TÜRKİYE Futbol Federasyonu’nun ligde başta şampiyonluk primi olmak üzere, mahkeme kararına göre belirlenecek maçlara ilişkin sportif performans ödülünün geri alınacak olması kulübü maddi olarak olumsuz etkileyecektir. Halen iddia edilen sekiz maç dikkate alındığında 6 milyon TL’lık sportif performans ödülü ve Federasyonun Şampiyon olan takımlara verdiği 15 milyon TL’lik ödül geri alınacak. Bu durumda  Sarı lacivertliler böylece 21 milyon TL’lik bir kayıp yaşayacak. Zarar: 21 milyon TL

     Yayın geliri en az 55 milyon TL düşecek

    FENERBAHÇE’nin ligi ilk 5 içinde bitirmesi durumunda alacağı televizyon geliri en az 50 milyon TL olacakken, Bank Asya 1. Ligi’nde oynarsa bu miktar 1.5 milyon TL’ye düşecek. Zarar: 50 milyon TL

    Devler Ligi Gelirinden Olunacak

    ŞAMPİYONLAR Ligi’nden bu sezon gelecek en az 20 milyon Euro yaklaşık 45 milyon TL gelirden mahrum kalacak.  Bunun yanı sıra Bank Asya’da oynaması nedeniyle bir sonraki sezon da Devler Ligi’ne gidemeyecek olan sarı lacivertlilerde zarar 2 katına çıkacak. Zarar: 90 milyon TL

    Reklam gelirleri önemli oranda azalacak

    Fenerbahçe’nin Spor Toto Süper Lig’den düşmesi halinde reklam verenlerin büyük bölümü bu reklamlarını geri çekebilir. Buradan da sarı lacivertlilerin kaybı son derece yüksek olacak. Zarar: 25 milyon TL

    Yabancı futbolcular takımdan ayrılacak

    BANK Asya 1. Ligi’nde 3 yabancı oynatabilecek olan Fenerbahçe tüm oyuncularını takımda tutabilir. Ancak gelirleri çok düşecek olan sarı lacivertliler için bu ücretler ekonomik anlamda bir yıkım olabilir.

 

Sponsorluk gelirleri azalabilecek ve yeni sponsor bulmada bazı zorluklarla karşılaşılabilecektir.

 

 

Sonuçta;

 

Fenerbahçe’nin maddi ve maddi olmayan kayıpları kulübe ve Süper Lig’e önemli hasar verecekmiş gibi görünüyor.  Ancak tüm bunlara karşın Türk futbolu tarihi bir sınav ile karşı karşıya bulunuyor. Temiz ve fair bir futbol için bu olayın en doğru şekilde soruşturularak sonuçlandırılması Türk futbolunun Avrupa’daki imajına da olumlu etki yapacaktır. Bu olaydan tüm kulüplerimizin ve federasyonun çıkartacağı çok önemli dersler bulunuyor. Bundan sonraki futbol yaşamında daha sağlıklı, rekabet gücü ve kalitesi yüksek bir lig için bu soruşturmanın sağlıklı bir şekilde sonuçlandırılması çok önem arzediyor. Buradan çıkan bir başka önemli ders de, kulüplerimizin çok önemli varlıklara sahip olmalarına karşın varlıklarını koruyacak etkin bir risk yönetimi yapılanmalarını gerçekleştirememeleri ve kurumsal yönetimi kulübe egemen örgüt modeli haline getirememeleridir.{jcomments on}

 

Bu İçerik  32710  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

31.05.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

104,539

2,11

 bjk BJKAS

2,46

1,27

 fb FENER

10,69

0,81

 gs GSRAY

2,64

0,07

 trabzon TSPOR

5,46

1,48

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25302862

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 26   15   8  3    59   28  31  53
2 Başakşehir
 26  15  8 50  25  25  53
3 Galatasaray

 26

 14  8 4 44  20  24  50
4

Sivasspor

 26  14  7 5  47

 29

 18  49
5 Beşiktaş 
 26  13  5 8  40  32  8

 44

6

Alanyaspor

 26

 12

 7 7  44  25

 19

 43
7

Fenerbahçe

 26

 11

 7 8  46  34  12  40
8

Göztepe

 26  10  7 9  31

 30

 1  37
9

Gaziantep

 26  8

 8

10  36  41  -5  32
10

Denizlispor

 26  8  7 11  26  34   -8  31
11 Antalyaspor
 26

 7

 9 10  29  43  -14  30
12 Gençlerbirliği
 26  7  7 12  33  44  -11

  28 

13 Kasımpaşa
 26  7  5 14  38  50  -12  26
14 Konyaspor
 26  5  11 10  21  33  -12  26
15 Malatyaspor

 26

 6  7  13  38  40

 -2

 25
16

Rizespor

 26

 7  4  15  26  44  -18  25
17 Ankaragücü
 26  5  8  13  23  45  -22  23
18 Kayserispor
 26  5  7  14  28  62  -34  22

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.