x
5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek. 27 Mayıs 2019- Süper Lig 2018-19 sezonunda tamamlanan maçlar sonrasında Bursaspor, Akhisarspor ve Erzurumspor küme düştü. 27 Mayıs 2019- Türkiye Futbol Federasyonu, Spor Toto Süper Lig'in 2019-20 sezonunun  16, 17, 18 ve 19 Ağustos 2019 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayacağını, 17 Mayıs 2020'de de sezonun sona ereceğini açıkladı.&n...
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Kulüplerde Yönetim Riski ve Ankaragücü Örneği

Kulüplerde Yönetim Riski ve Ankaragücü Örneği

ankaragucu

Tuğrul Akşar/30 Ocak 2012  

“Enflasyon düşer, Hükümet düşer, Ankaragücü düşmez” tezahüratı Ankaralıların çok yakından bildikleri bir tezahürattır. Yüzyıllık kulübün bugün içinde bulunduğu  dramatik durum Ankaragücü’nü bu kez küme düşürecekmiş gibi görünüyor.

Ankaragücü Süper Lig’de Kalabilecek mi?

 

Belki de, futbol tarihimizin en ilginç sorunlarından, daha doğrusu, organize bir sorunla karşı karşıyayız. Makine Kimya Endüstrisi Ankaragücü ya da yaygın olarak bilinen kısa ismiyle MKE Ankaragücü 2009 yılında içine yuvarlandığı yönetsel ve hukuksal kaosla boğuşmaya devam ediyor, adeta yaşam savaşı veriyor. Eğer soruna çare bulamazsak, asırlık bir kulüp olan MKE Ankaragücü tıpkı Vefa, Hacettepe, Karagümrük, PTT ve daha nice kulüp gibi tarihteki yerini alacak.

 

22. Hafta sonunda aldıkları 18 puanla ligin en dibinde bulunuyorlar ve hızla küme düşmeye doğru gidiyorlar. Kulüp içine düşürüldüğü yönetsel krizin etkisi ve hukuksal kaos sonucu tüm gelirlerine temlik konulduğu için ödemelerini zamanında yapamıyor. Oyuncularına maaşlarını ödeyemiyor, sahada mücadele edecek oyuncuların malzemeleri bile karşılanmakta zorlanıyor.  Kulübün geleceğinin ne olacağı ise koskocaman bir soru işareti…

 

Peki, bir zamanların anlı şanlı Ankaragücü takımına ne oldu da bu noktaya geldi? Şu anda kümede kalabilmek için yaşam savaşı veren Ankaragücü bir alt lige düştüğünde durum düzelecek mi? Futbol otoritesi ne yapıyor? Kulüp taraftarı ne yapıyor? En önemlisi yönetim ne durumda?

 

Kısaca geçmişi bir anımsayalım isterseniz…

 

Gökçekler Yönetime Geliyor, Ankaraspor Lig’den İhraç Ediliyor

102 yıllık tarihiyle ülke futbolunun önemli kulüplerinden olan Ankaragücü'nün başına 2009 yılında Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek'in gelmesiyle kulüp peşi sıra yönetsel ve hukuksal sorunları da yaşamaya başladı.

İlk yaşanılan sorun Ankaraspor yönetim ve denetiminde bulunan Gökçekler’in, TFF ve UEFA’nın aynı ligde yönetimi aynı olan kulüplerin mücadele edemeyecekleri açık hükmü bulunmasına karşın, genel kurulda sağladıkları oy çoğunluğuyla Ankaragücü yönetimine gelmeleriydi. Ankaraspor yönetiminde bulunan Gökçeklerin aynı zamanda Ankaragücü yönetimine de gelmeleri otomatikman TFF’yi harekete geçirdi ve TFF Gökçeklerin yönetiminde bulundukları iki kulüpten birini tercih etmelerini defacto istedi. Ancak kulüplerin yönetiminden ayrılmak istemeyen Gökçekler, sonuçta asırlık Ankaragücü’nü tercih ederek  Ankaraspor’u kaderiyle baş başa bıraktılar ve sonuçta, Türkiye Futbol Federasyonu’nun “Hiçbir gerçek veya tüzel kişinin herhangi bir müsabaka ya da turnuvanın dürüstlüğünü herhangi bir biçimde zedeleyecek şekilde birden fazla kulübü yönetemeyecekleri veya kontrollerini elinde bulunduramayacakları" hükmü gereğince, Ankaraspor tüm liglerden ihraç edildi.

100.Yılda Temel Hedef Şampiyonluktu

Aslında Gökçekler Ankaragücü takımının başına kulübü çok daha ileri taşımak ve yüzüncü yılda kulübü şampiyonluğa ulaştırmak vaadiyle geldi. TFF’nin açık hükümleri gereği Ankaraspor ligden düşürünce otomatikman Ankaraspor tasfiye olundu ve Ankaraspor’un tüm oyuncuları Ankaragücü’ne devir edildi.

Ne var ki, kısa süre sonra Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in kazandığı kongre,  Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce  “Usulüne uygun olmayan 400 kişinin genel kurula katılımının” sağlandığı gerekçesiyle iptal edildi ve Ankaragücü de böylece bir kaosun içine sokulmuş oldu.

Kongre’nin İptali ve Kaosun Başlangıcı

Kongrenin iptal edilmesi sonrası başkanlığa veda edeceği belli olan Ahmet Gökçek’in yönetim ve denetimindeki  Sarı-lacivertli ekibin yönetimi ve 14 yönetici, kulüpten olan alacakları nedeniyle  bir ay içinde kulüp aleyhine 33.7 milyon TL'lik haciz kararı aldırdı ve tüm gelirlerine temlik koydurdu.

Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, Ahmet Gökçek’in Ankaragücü Başkanı seçildiği 30 Ağustos 2009 tarihli olağanüstü genel kurul ile 3 Ocak 2010’da yapılan genel kurul kararlarını iptal etmesinin ardından Başkent kulübü tarihi kaosun içine sürüklendi.

Ahmet Gökçek sonrası Cengiz Topel yönetime geldi. Ancak, sular durulmadı bu kez de Cengiz Topel ile Cemal Aydın arasında problemler ve davalaşmalar başladı.

Topel de çekilince kulüp başkansız kaldı. Bu süreç içerisinde futbolcuların parası ödenemedi. Bu nedenle futbolcuların bir kısmı sözleşmelerini tek taraflı feshetti. Bir iki futbolcu derken tüm profesyonel futbolcular gitti. Şu anda  A2 takımı maçlara çıkan Ankaragücü’nün üç profesyonel futbolcusu kaldı.

15 milyon TL borç 95 milyon oldu

Kulüp yönetiminin değiştiği 30 Ağustos 2009 tarihinde yaklaşık 15 milyon TL borcu bulunan Ankaragücü’nün, mahkeme kararıyla Gökçeklerin yönetimden ayrıldığı tarihteki borcu 95 milyon TL’ye çıktı. Bu borcun yarattığı mali sıkıntı sonrası 102 yıllık tarihi olan Ankaragücü şimdi öyle bir hale geldi ki, ne deplasman maçlarına gidecek yol parasını bulabiliyor ne de maçlara götürecek yedek bir forma.

Ankaragücü’nün yeni başkanı Sami Altınyuva ise “Kulübün 95 milyon TL borcu olduğunu, bu haliyle kulübü yönetmenin mümkün olmadığını” belirterek geçmiş dönem başkalarına çağrı yaparak yardım istedi.

 “Son kalan oyuncular gidiyor, yedek formamız yok”

Geçen haftalarda oynanan Sivas maçında takımın içinde bulunduğu zor durumu Teknik Direktör Hakan Kutlu, şu sözlerle ortaya koyuyor: "Ben maç skorlarından daha çok Ankaragücü'nün içinde bulunduğu durumu hep değerlendirdim. Aslında sürekli de yakınmak istemiyorum ama bu çocuklar, bugün sahaya anlaşmalı olduğumuz firmanın da parasının ödenmemesinden dolayı tek formayla gelip ilk yarı giydikleri ıslak formayla ikinci yarıya çıkmak zorunda olan bir takım. Yani bu çocuklar bu şartlarda mücadele ediyorlar. İlk yarı giydikleri ıslak formayla ikinci yarı sahaya çıkıyorlar, çünkü ikinci formamız yok şu an. Ayrıca, işin ikinci bir boyutu daha var. Kongremiz ertelendi. Bana da niye ertelendiği konusunda bilgi verilmedi. Bu çocuklardan üçü Salı günü yine fesih haklarını ellerine alacaklar. Bunlar Aydın, Bora ve zannediyorum Ergin Keleş. Eğer bu çocuklar da bu takımdan ayrılırsa nasıl mücadelesini sürdürecek bu takım”

Kurumsal Yönetim Anlayışı Eksikliği

 

Ankaragücü ve Ankaraspor olayları birbirinden farklı birer sorunmuş gibi görünse de aslında, iç içe geçmiş ve birbirini bütünleyen bir organize sorun olarak karşımıza çıkıyor. İlk olayda, yani Ankaraspor sorununda açıkça ortada bir kurumsal yönetim ve yönetişim faciası yaşanarak, yönetim kurulunun  bir kulübü nasıl olup da, kurallar çok açık ve net iken,  başta futbolcuları olmak üzere tüm paydaşlarına karşı bir sorumluluğu varken,  kulübü kurumsal bir felakete sürükleyebileceğini ve kulübün varlığını sona erdirebileceğini gördük. İkinci olayda, yani Ankaragücü sorununda ise ülkemizde kulüplerin genel kurullarının ne kadar sağlıklı ve doğru yapılabildiğine tanık olduk. Dernek statüsündeki organizasyonlarda aslında bir Vakaadiye olan bu sorunun taraflarından birisinin Gökçekler olması olayı bu boyuta taşıdı. Aksi halde, bu sorun bu kadar gündeme gelmeyecekti. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin   “Usulüne uygun olmayan 400 kişinin genel kurula katılımının sağlandığı” gerekçeli kararıyla iptal olunan kongre,  aslında bize dernek statüsündeki kulüplerde genel kurul yapılarının ne kadar sağlıklı çalıştığını gözlemlememize ve sorgulamamıza olanak sağlıyor.

   

Oyuncular ciddi mağdur oldu. Kulüp çok önemli gelirlerini kaybetti. Daha da kötüsü varlığını yitirdi. Bu işin sorumluları hakkında futbol otoritesi ve kamu ne yasal yönden ne yaptı?  

 

Bugün aynı olumsuz gelişmeler Ankaragücü için de geçerli. Ankaragücü ikinci bir Ankaraspor olayıyla karşı karşıya. Asırlık bir kulübün göz göre göre geleceği karartılıyor.  

 

Artan Borcun Kaynağı Nedir?

 

Ankaragücü’nün son mali kongresinde belirtilen rakamlara göre kulübün borcu 95 milyon TL’ne ulaşmış durumda. Öncelikle sormak gerekiyor. 30 Ağustos 2009 tarihine kadar 15 milyon TL civarında olan bir borç ne oldu da 95 milyon TL’ye yükseldi? Bu borcun kaynakları nelerdir? Bu borcun ne kadarlık kısmı Sosyal Güvenlik prim borcu ve vergi borçlarından oluşuyor? Bugünkü yasal mevzuat gereği kulüpler ister dernek statüsünde olsun, isterse şirket şeklinde örgütlensinler, SGK prim ve  vergi borçlarından kulüp yöneticileri VUK. 10. Maddesi gereğince sorumludurlar. Bu sorumluluk kamu otoritesince arandı mı? TFF Kulüp Lisanslama birimi kulübün mali yapısını ne ölçüde denetledi?

 

Ankaraspor ve Ankaragücü Olayından Çıkan Dersler

 

Ankaragücü’nü bugünkü noktaya getiren gelişmelerin temelinde aslında Ankaraspor sorunu yatıyor. Eğer bu sorun doğru analiz edilip ve buna uygun çözümler bulunabilseydi, büyük olasılıkla bugün Ankaragücü sorunu yaşanmayacaktı diye düşünüyorum.

 

Profesyonel Meslek Örgütlerinin Bulunmayışı Büyük Sorun

 

Son Ankaragücü olayı bize bir kez daha göstermiştir ki, Ankaraspor olayında olduğu gibi, bir kulübün geleceğine yönelik yaşamsal kararlar alınırken, futbolcuların ciddi anlamda bir profesyonel meslek örgütlerinin bulunmaması böyle bir felakete yol açabiliyor. Mesleğini icra demeyen futbolcular çok büyük sosyo-ekonomik maddi kayıplara uğrayabiliyor, rekabet güçlerini yitirip mesleki kariyerleri açısından zarar görüyorlar.

 

İşe Uygun Yönetici Seçilmeli

 

Bundan sonra bu tür olayların önüne geçebilmek için mutlaka kulüp yönetim ve denetimini sadece genel kurula bırakmamak gerekiyor. Bu örnekten de görülebileceği üzere, futbol otoritesi mutlaka kulüp yönetimleri üzerinde bir tahakküm kurmadan ancak denetim ve gözetim fonksiyonunu da çalıştırarak, daha baştan olaylara müdahil olup sorunu kanser haline gelmeden çözmeye yönelik yeni bir hukuksal ve operasyonel yapılanmaya gitmelidir. Mutlaka, kulüp yönetimine gelecek ya da kulüp sahibi olacak kişilere “Fit and proper person” (İşe uygun adam-yönetici) testi uygulanmalı ve buna göre TFF son onayları vermelidir.

 

Sonuç

 

Bugünkü gelinen aşamada Ankaraspor ve Ankaragücü olayında yaşanan gelişmeler, zincirin halkalarını tamamlıyor gibi görünüyor. Burada belki şu soruları sormak bazı yanıtlar bulmamıza ve çözümler aramamıza yardımcı olabilir:  Ne pahasına olursa olsun “Şampiyon Olma Kültürü”, ne kadar doğru bir anlayışı ifade ediyor? 100. Yılda şampiyonluk şiarı ile yola çıkıp önce Ankaraspor’u, arkasından Ankaragücü’nün yok olma noktasına getirmede sorumluluk kimlere ait? Bu işte sadece Gökçeklere mi sorumluluk yükleyeceğiz? Böyle bir oluşuma çanak tutan taraftar, yönetici, futbol otoritesi ne kadar sorumluluğunun farkında? Heba edebilecek kaç tane yüzyıllık kulübümüz var? Neden tarihimize sahip çıkamıyoruz? Neden bir arada yaşama ve rekabet etme kültürünü egemen kültür anlayışı haline getiremiyoruz?

 

 

 

Bu İçerik  15825  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

08.08.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

99.140

0,00

 bjk BJKAS

1,47

0,68

 fb FENER

7,42

0,13

 gs GSRAY

1,48

0,68

 trabzon TSPOR

1,06

0,00

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22114949

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

                 
2 Antalyaspor
               
3 Beşiktaş

 

             
4

Çaykur Rizespor

         

 

   
5 Fenerbahçe
             

 

6

Galatasaray

 

   

       

  

 
7

Gazişehir GFK

 

  

           
8

Gençlerbirliği

         

 

   
9

Göztepe

   

 

         
10

İM Kayserispor

               
11 Kasımpaşa
 

 

           
12 Konyaspor
 
              
13 Medipol Başakşehir
               
14 MKE Ankaragücü
               
15 DG Sivasspor

 

         

 

 
16

Trabzonspor

 

             
17 Yeni Malatyaspor
               
18 Yukatel Denizlispor
               

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.