x
25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Futbola Mali Kural!

Futbola Mali Kural!

Bu hafta ele alacağımız  “Futbola Mali Kural”,  aslında bizim bu sütunlarda uzunca süreden beri üzerinde durduğumuz bir konu. Bu bağlamda geçen hafta iki farklı konuda ancak felsefe olarak aynı anlayışa sahip iki önemli olayla karşı karşıyaydık. Bunlardan ilki, makroekonomik disiplini sağlamak amacıyla meclisten geçirilmek için hazırlanan “mali kural” yasa tasarısı; diğeri ise sportif anlamda tüm profesyonel futbol kulüplerini yakından ilgilendirecek Türkiye Futbol Federasyonu’nun “Futbola Mali Kural” deklarasyonu…endustriyel-futbol

 

 

Ekonomik ve sportif olarak iki farklı alanda gündeme gelen ancak temel olarak benzer felsefi ve mali hedeflere odaklanmış iki değişik konuyu burada değerlendirmeye çalışacağız. Her ne kadar birisi spor, diğeri de ekonomi ile ilgi olsa da, öz itibariyle parasal borçlanmanın disipline alınmasıyla ilgili bu iki benzer konu genel olarak mali bir amaç peşinde uygulamaya alınmaya çalışılıyor.

 

Biz öncelikle kısaca isterseniz, ekonomik anlamda “mali kural”ı kısaca anlamaya çalışalım. Daha sonra “futbolun mali kuralı’” üzerinde durmaya çalışalım.

 

Nedir Mali Kural

 

Kamuoyunda daha çok “Mali kural” olarak bilinen bu yasa tasarısının temel amacı: Ekonomide güven ve istikrarı güçlendirmek, mali disiplin anlayışını kalıcılaştırmak, ekonomi politikalarına uzun vadeli perspektif getirerek mevduat ve kredi vadelerinin uzamasını sağlamak, kamunun uzun vadede finansman ihtiyacını netleştirerek özel sektörün daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetle kaynaklara ulaşmasını sağlamak…

Tasarıya göre Mali Kural, genel yönetim, KİT'ler ve bağlı ortaklıklar ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan işletmeci kuruluşlar ile fonları kapsayacak. Döner sermayeli işletmelerin bütçelerinde gelir ve gider denkliğinin sağlanması esas olacak. KİT'ler ve bağlı ortaklıkları ile sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait işletmeci kuruluşlar toplulaştırılmış bazda borçlanma gereği oluşturamayacak.

Kısacası: bahse konu yeni mali politika anlayışına göre borç artışının kontrol altına alınabilmesi için bütçe açıklarının bu süreç içinde sürekli kontrol altına alınması gerekiyor. Yani sözün özü,  bu yasa tasarısı ile borçlanmaya bir disiplin getiriliyor.

Yukarıda anlattığımız “Mali kural” makro ekonomi için yaşamsal öneme sahip. Olayın makro ekonomik görünümü yukarıda anlattığımız gibi. Ancak bunun etkilerini önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz. Olayın sportif yönünde ise “Mali kural”  neyi hedefliyor, hayata nasıl geçirilecek? Ona bakalım isterseniz…

Futbolun Borcu Gelirlerini Aşıyor!

Futbolun günümüzde giderek parasallaşıp ticarileşmesi ve endüstriyel bir karaktere bürünmesi futbol pastasının on milyar Euro’lara ulaşmasına yol açtı. Öyle ki Deloitte’un  en son raporuna göre Avrupa futbolu yıllık 14,6 milyar Euro bir gelir yaratıyor.  Yaratılan bu gelir doğal olarak futbolun parasal giderlerini de artırıyor. Gelirler ve giderler arasındaki bu orantısız büyüme süreç sonunda gelirler ve giderler arasında uçurumun giderek büyümesine yol açıyor. Başta transfer harcamaları, oyuncu ücret maş ve primleri, statlara yatırılan yüz milyonlarca Euro olmak üzere kulüplerin yapmış oldukları harcamalar ne yazık ki bir türlü futbolun parasal gelirleriyle karşılanamıyor.  Gelirlerin kaynağını artırmak ya da yeni gelirler elde etmek kolay olmuyor. Statların kapasiteleri artırılarak, ilave gelir elde etmek her zaman mümkün olamıyor. Her sene bir önceki yıla göre daha fazla logolu ürün satışı gerçekleştirilemiyor, taraftar sayısı artmıyor. Kısacası futbolun gelirleri sınırlı kaynaklardan elde ediliyor. 

Bir bütün olarak bakıldığında, futbolun  gelirlerinin  giderlerini karşılamakta yetersiz kalması, kulüp borçlanmalarının her geçen giderek artmasına yol açıyor. Temelde rekabet dinamiğinden kaynaklanan bu yetersizlik,  futbol gelirlerinin elde edilmesi sürecinde önemli bir finansman ihtiyacı doğuruyor. İşte futbol kulüplerinin, kendi rekabet güçlerini artırabilmek adına yöneldikleri bu süreçte giderlerin gelirlerden fazla olması, sezon sonlarında kulüplerin “gider fazlası” vermelerine neden oluyor.  Bir türlü “gelir fazlası” veremeyen futbol kulüplerinin giderlerindeki  bu dramatik artış, aslında futbol kulüplerinin  finansal, ekonomik ve sportif sağlıklarını olumsuz etkilemeye başlıyor, bağışıklık sistemini zayıflatmaya başlıyor. Doğal olarak bu aşırı borçlanma kulüplerin mali yapıları üzerinde finansal bir baskı yaratıyor. Bu finansal baskıdan kendisini kurtaramayan kulüpler ise süreç içinde geri dönemeyecekleri bir yola giriyorlar. Sonuçta, kulüp iflasları, küme düşmeler, kapanan ve tarih olan kulüpler gerçeği ile karşılaşıyoruz.

Gelir ve Borçlanma Arasındaki Açık Artıyor

 

Deloitte’un  düzenlediği  “En Zengin 20”  sıralamasında yer alan kulüplerin bir önceki yıla göre toplam borçlanmaları, toplam gelirlerinden yaklaşık 280 milyon Euro fazlayken; bu tutar 2008/09 sezonunda tam 2,2 kat artarak 898 milyon Euro’ya yükselmiş durumda. Yani kulüplerin gelirlerindeki artış, giderlerini karşılamakta yetersiz kalınca, bir önceki yıla göre en zengin 20 kulüp 618,4 milyon Euro daha fazla borçlanmaya gitmiş. Kulüp başına borçlanmadaki artış tutarı yaklaşık 40 milyon Euro’ya ulaşıyor.

 

Şüphesiz gelirler ile borçlanma arasındaki makasın bu kadar çok açılmasının en önemli nedenlerinden birisi; gelirler çok fazla artmazken, başta transfer harcamaları olmak üzere kulüplerin operasyonel giderlerinde çok önemli artışlar yaşanmış olmasıdır.

 

Gerçekten de bugün Avrupa’nın en zengin ve en büyük liglerine bakıldığında  Alman Bundesliga ve Fransız  Lig 1 hariç olmak üzere diğer 3 büyük ligin borçlanmaları, gelirlerinin üzerinde seyrediyor. Bu liglerin içinde İngiliz Premier Lig’in yıllık finansman açığı yaklaşık 4 milyar euro civarındayken; bu tutar İspanyol la Liga’da 3,5 ve İtalyan Serie-A’da ise 1,2 milyar euro düzeyine yükselmiş durumda.

 

En zengin 20’deki toplam finansman açığı ise 898 milyo euro. 900 milyaon euroya ulaşan bu açık kulüplerin doğal olarak mali disiplinlerini de bozuyor ve onları çok ciddi sıkıntıların içine itiyor.

 

Bu somut durum bir kez daha bizim Kutlu Merih hoca ile birlikte ortaya koyduğumuz “Bir futbol kulübünde gelirler arttıkça, giderler ve buna bağlı olarak borçlanmalar artar” tezimizi de doğruluyor. Bunun somut örneklerini ne yazık ki futbol kulüpleri  çok acı yaşıyorlar.

 

Ülkemizde Durum Nasıl?

 

Ülkemizde yıllık yaratılan futbol gelirleri toplamı yaklaşık 525 milyon Euro civarındayken, 2010 başında yapılan yeni naklen yayın ihalesiyle bu tutar 287 milyon Euro artarak   812 milyon Euro’ya yükseldi.[1]

 

2008/09 rakamlarına göre Süper Lig kulüplerinin yıllık gider  toplamları 685 milyon Euro düzeyindeydi ve Türkcell Süper Lig ekipleri  yaklaşık 160 milyon Euro açık vermekteydi. Ya da kulüplerimizin ifadeleriyle Gelir Gider tabloları 160 milyon Euro “Gider Fazlası” veriyordu. Son on yılda oluşan  birikimli  zarar toplam ise 585 milyon Euro’ya ulaşmış durumda. Süper Lig ekiplerinin oluşan gider fazlaları ve zararlarını finanse edebilmek için bilançolarındaki toplam borçlanmaları ise 695 milyon Euro’ya kadar yükseldi. Yani buna göre Türkcell Süper Lig ekiplerinin ortalama borçlanma tutarları 38,6 milyon Euro düzeyinde.

 

Yukarıdaki verilerin bir başka ifadeyle açıklaması:  Turkcell Süper Lig her yıl ortalama 160 milyon Euro gider fazlası verirken, ortalama 58,5 milyon Euro da zarar ediyor.

 

Futbola Mali Kural Ne Demek?

 

Gelirlerin giderleri karşılayamadığı ve her yıl bu amaçla aradaki açığı borçlanmayla kapatmaya çalışan Turkcell Süper Lig, yıllık önemli bir finansman baskısı altında rekabetçi gücünü ayakta tutmaya çalışıyor. Yeni yayın sözleşmesiyle artan gelirler bu anlamda Turkcell Süper Lig ekiplerine önemli bir soluklanma olanağı sağlayacak. Tabi ki, bu gelirin sürdürülebilirliği ise ligin kalitesi ve marka değeriyle yakından ilintili. Yayıncı kuruluşun vergiler dahil her yıl ortalama 400 milyon Euro kulüplere ve federasyona ödeme yapmak durumunda kalması, kulüpler açısından olumlu olmakla birlikte yayıncı kuruluş açısından ciddi bir finansman da gerektiriyor.

 

Kulüplerimizin yetersiz gelirlerini aşacak şekilde harcamaya yönelmesi ve bunun yarattığı “Gider fazlası” yıllar itibariyle kulüp borçlanmalarının geometrik olarak artmasına neden olmuştur. Kulüp borçlanmasındaki artış ise ilave finansman gerektirdiğinden, kulüplerin birikimli zararları da artmaya başlamıştır. Bu durum rekabet açısından sürdürülebilir ve kontrol edilebilir bir durum olmaktan çıkmasına neden olurken; bu durumun kontrol altına alınabilmesi “Futbola mali Kural” uygulamasını da bir zorunluluk haline getirmiştir.

 

Yukarıdaki olumsuz gidişat ve UEFA’nın 2004 yılında yayınlamış olduğu “Kriterler”  ile 2009 yılında almış olduğu “Finansal Fair Play” uygulaması çerçevesinde Türkiye Futbol Federasyonu da harekete geçerek geçen hafta bir deklarasyon yayınlamak durumunda kaldı. Bu deklarasyona göre bundan sonra kulüplerimiz gelirlerinin yaklaşık yüzde yetmişini kendi operasyonel  giderleri için harcayabilecekler ve transfere ayıracakları tutar ise bütçelerinin bir buçuk katı kadar olabilecek. Futbola getirilen bu mali kurallara uymayan kulüpler ise lisans alamayacaklar. Bu bağlamda “…Kendi dönemlerinde kuralları her kulübe aynı şekilde uygulandığını” belirten Federasyon Başkanı Mahmut Özgener, ''Belki sizleri üzdük, ama uzun vadede ne yapmak istediğimizi anlayacağınızı sanıyorum. Borcu olan hiçbir kulübe lisans vermedik. Bu kararı verirken üzüldük, ama biz mali disiplini sağlamadığımız taktirde futbolu bugünkü sıkıntılarından kurtaramayacağımız inancıyla kararlarımızı aldık. Görevde olduğumuz sürece kurallar, tüm kulüplere aynı şekilde uygulanacaktır'' ifadelerini kullandı. Konuşmasına  “…liglerde mücadele edecek takımların lisans alabilmeleri yolundaki denetlemeleri eksiksiz uyguladıklarını ve herkese adil davrandıkları” şeklinde devam eden Özgener,  “Göreve geldikleri dönemde, kulüp lisans uygulamasıyla ilgili var olan kuralların aksine, farklı uygulamaların yapıldığını tespit ettiklerini” dile getirerek, ''Kurallar gereği futbolcusuna, antrenörüne borcu olan bir kulübe lisans verilmemesi lazım. Ama bizden önceki federasyon döneminde keyfi uygulamalarla önemli sayıda kulübe bu lisans borçlarına rağmen verilmiş. Bazı kulüplere kurallar ciddi bir şekilde uygulanırken, bazılarına ise farklı davranılmış. Örneğin Samsunspor, borcu nedeniyle kadrosuna ikinci bir kaleci dahi alamazken, 20 küsur kulübe bu hak ayrıca tanınmış'' şeklinde konuştu.

Futbola Mali Kural Çalışır mı?

UEFA 2004 yılında “UEFA Kriterleri” adı altında yayınlayıp, 53 ülke federasyonuna bu  Lisanslama Kriterlerini gönderdiğinde, o günün koşullarında bu kriterleri uygulamanın çok da kolay olamayacağı lokal Federasyonlarda tartışılmaktaydı. Hatta bazı Federasyonlar 2008 yılına kadar kulüplerini bu değişen yaşama adapte edebilmek için ilave süreler bile aldılar. Ancak sistem UEFA’ya gidecek takımlar için çalıştırıldıysa da, UEFA organizasyonlarına katılmayan kulüpler için çalıştırılmadı. Bu nedenle de her yıl Turkcell Süper lig’de lisans alan ortalama kulüp sayısı altıyı geçmedi. Oysa bu seneden itibaren artık sadece UEFA’ya gitmek için değil, aynı zamanda Turkcell Süper Lig’de ve diğer profesyonel liglerde mücadele edebilmek için de bu kriterlerin yerine getirilerek lisans alınması bir zorunluluk haline getiriliyor.

Finansal Fair Play Uygulaması Ne zaman Hayata Geçirilecek?

UEFA’nın 2009 yılında yönetim kurulundan geçirerek, 2012-13 sezonundan itibaren uygulamaya almayı planladığı “Finansal Fair-Play” uygulamasıyla kulüpler; 1) Gelirlerinden daha fazla harcama yapamayacaklar, 2)Kulüp yöneticilerinden, başkanlardan ve diğer futbol dışı kurum ya da kişilerden alınan fonların kaynaklarına iade edilmesi amaçlanmaktaydı. Ancak daha sonra başta İngiliz kulüpleri olmak üzere bazı üst düzey lig takımlarının itirazları üzerine bu uygulamanın başlaması 2012-13 sezonu yerine  2014-15 sezonuna  kaydırıldı.  Bu amaçla Türkiye Futbol Federasyonu’nun da bu kriterlere kulüplerimizi uyarlaması gerekiyor.

Kulüpler Mali Kriterlere Uyacak Durumdalar mı?

Kulüplerin mali kriterlere uyabilecek konumda olduklarını bugünden söylemek çok zor. Kısa süre içinde mali disiplinin sağlanarak harcamaların kontrol altına alınması, denk bütçe uygulamasına geçilmesi, gelirlerin yüzde yetmişinden daha fazla harcamaya yönelinmemesi, transfer harcamalarında kulüp bütçesinin bir buçuk katının aşılmaması, kulüplerin şeffaf, hesap verebilir, denetlenebilir bir yönetsel yapıya kavuşturulması kulüplerimizi bu yapıya uymada gerçekten zorlayacakmış gibi görünüyor.

Ancak ne olursa olsun bu yapılanmanın içine de bir an önce girmek gerekiyor.

Sonuçta,

Makro ekonomide harcamaların ve borçlanmanın disiplin ve kontrol altına alınarak, bütçe açıklarının azaltılıp  bazı makro dengesizliklerin önüne geçilmeye çalışılması  ne kadar önemli ise, futbolda da kaynakları verimli kullanmayan, gelirlerinin çok üzerinde gider yaparak aşırı borçlanmaya yönelen kulüplerimizin rekabet güçlerini koruyabilmek için bu kuralın hayata geçirilmesi çok önemlidir. Bu amaçla Federasyonu böylesi bir karar alma ve uygulamaya gitmesi nedeniyle tebrik etmek gerekiyor. Ancak bu işin ne kadar zor ve uzun bir yol olduğunu da hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Federasyonun burada çok dik durması ve eşitlik ilkesine göre hareket etmesi, uygulamanın başarısı açısından yaşamsal bir öneme sahip. Bu kararların hayata geçirilmesinin  orta ve uzun vadede Türk futboluna çok yararlı olacağını, rekabetçi dengeyi yükselterek  Türk Futbolunun kalitesini ve marka değerini artıracağını düşünüyorum.

Bu uygulamaya yönelik gördüğüm eksiklik ve bazı aksaklıkları da önümüzdeki hafta bu sütunlarda ve www.futbolekonomi.com  ‘da yazmaya devam edeceğim.

 



[1] Bu konuda bakınız, Tuğrul AKŞAR, Futbolun Ekonomi Politiği, Literatür Yayınları,  İstanbul, Haziran 2010. Sh.53.

 

Bu İçerik  12384  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

22.10.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.886

0,00

 bjk BJKAS

1,65

-1,20

 fb FENER

12,10

0,83

 gs GSRAY

1,53

0,66

 trabzon TSPOR

1,30

-0,76

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22764756

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

 8   5   2   1   18   10  8  17
2 Trabzonspor
 8  4  3  1  17  10  7  15
3 Fenerbahçe

 8

 4  2 2 13  8  5  14
4

Başakşehir

 8  4  2 2  14

 10

 4  14
5 Malatyaspor 
 8  4  1 3  18  10  8

 13

6

Galatasaray

 8

 3

 4 1  9  1

 1

 13
7

Sivasspor

 8

 3

 3 2  14  10  4  12
8

Konyaspor

 8  3  3 2  10

 8

 2  12
9

Gaziantep

 8  3

 2

3  13  17  -4  11
10

Antalyaspor

 8  3  2 3  9  15  -6  11
11 Göztepe
 8

 2

 3 3  7  7  0  9
12 Beşiktaş
 8  2  3 3  10  12  -2  9
13 Ankaragücü
 8  2  3  3  6  11  -5  9
14 Denizlispor
 8  2  2  4  7  10  -3  8
15 Kasımpaşa

 8

 2  2  4  8  12

 -4

 8
16

Rizespor

 8

 2  2  4  8  16  -8  8
17 Gençlerbirliği
 8  1  3  4  12  12   0  6
18 Kayserispor
 8  0  4  4  8  15  -7  4

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.