x
Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu. 31 Mayıs 2019- Abalı Denizlispor, Gençlerbirliği ve Gazişehir Futbol Kulübü 2019-20 sezonunda Süper Lig'de mücadele edecek. 27 Mayıs 2019- Süper Lig 2018-19 sezonunda tamamlanan maçlar sonrasında Bursaspor, Akhisarspor ve Erzurumspor küme düştü.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR TFF Yapılanışının Yönetsel Analizi

TFF Yapılanışının Yönetsel Analizi

Tuğrul AKŞAR
Aralık. 2005

   
   

Ancak  kulüpler ile Federasyon arasındaki iletişimin bir süre aksamaya uğraması, Federasyonu zaman içinde iyice sıkıntıya soktu ve 2006’nın Ocak ayında yeni bir seçime götürdü. Bu olumsuzlukların  etkisiyle BIÇAKÇI federasyonu giderek yıprandı ve kredibilite kaybına uğradı.

 

Seçim sonucu ne olur bilemeyiz ama, bizim başta Endüstriyel Futbol kitabımızda olmak üzere (bkz. Endüstriyel Futbol, 260-284) yeni düzenlemelerin devreye girmeye başladığı yaklaşık bir buçuk yıl öncesinde olayın fundamantali'ne ilişkin değindiğimiz sorunlar ne yazık ki, varlığını hala devam ettiriyor. Bu sorunlar değişmediği ve halledilmediği sürece hangi yönetim olursa olsun benzer sorun ve sıkıntılar yaşanmaya devam edecektir.

Her şeyden önce Türk futbolunun çok temel sorun ve sıkıntıları bulunuyor. Futbolumuzda haksız rekabetin tüm ağırlığıyla kendisini Anadolu kulüpleri üzerinde hissettirmesi; büyükleri koruyan ve kollayan bir lig yapılanması içinde rekabet ve kalitenin yeterli düzeyde olmaması tüm bu sorunların da temelini oluşturuyor.

Kısaca bu konuda Endüstriyel Futbol’da daha önceden neler söylemiştik bir göz atalım isterseniz.

Futbolun Değişen Yapısı Yeni Yasal  Düzenlemeler Gerektiriyor

‘’Günümüzde futbol artık, sadece boş zamanları değerlendirmeye yönelik bir yarışma faaliyeti veya bedenin gelişimini sağlama gibi doğal var oluş nedenlerinin dışında, kazanç elde etme amacı güdülen ticari bir işkolu haline gelmiştir.  Çağımızın en popüler spor dallarından birisi olan futbol, geniş kitleleri etkileyen özelliği ve çekiciliğiyle, bugün dünya genelinde üç milyar insana ulaşabilen, dev bir gösteri endüstrisine dönüşürken; amaç ve işlev olarak uğradığı bu niteliksel değişim ve gelişim, onu kendi içinde iktisadi, mali ve hukuki olarak da yeniden yapılanmaya mecbur bırakmıştır.

Futbolun bugün endüstriyel anlamda ulaştığı en üst aşama olan profesyonellik, kendi iktisadi, mali ve hukuki değerlerini de yaratmıştır. Yaratılan katma değerin yüz milyar dolarlara ulaşması, futbolun üzerinde yükseldiği temel ekonomik ve mali dinamiklerin, hem ulusal hem de küresel anlamda, yazılı hukuk kurallarıyla düzenlenmesi gereksinimini de ortaya çıkartmıştır.

Bugün futbolun spor mevzuatı, temel hukuk ilkelerine uygun olarak bütün ülkelerin iç hukuklarına etki edecek biçimde uluslararası niteliğe dönüşmüştür. Bu bağlamda Uluslararası spor örgütlerine üye olan ülkeler bu kuruluşların benimsediği ilkelere ve talimatlara uyacaklarını peşinen kabul etmişlerdir.

Ülkemizde profesyonel futbol faaliyetleri, 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulmuş bulunan Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir. Kanunun 1 inci maddesine göre futbol faaliyetleri, ulusal ve uluslararası kurallara

Başkan vekilleri ile Yönetim Kurulunun bir kısım üyelerini belirleme yetkisi Başkandan alınarak, Genel Kurul ile Yönetim Kuruluna verilmiş ve bu Kurulların etkinliği artırılmıştır. Bu anlamda, mevcut düzenlemede Federasyon Başkanı tarafından seçilen Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve üyelerinin, Genel Kurul tarafından seçilmeleri ve ayrı bütçelerinin olması öngörülerek Başkana bağımlılığı engellenmiş ve kamuoyunda bu Kurul ve hakemlerle ilgili tartışmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Ancak uygulamada Kurullar arasında gerekli koordinasyonun sağlanmasında ciddi sorunlarla karşılaşılmış; Başkan kurullar arası eşgüdümü tam anlamıyla gerçekleştirememiştir. Bu kapsamda Kurulların birbiriyle zaman zaman çatışan kararların altına imza atmaları, Federasyon Yönetimine olan tepki ve muhalefetin giderek yükselmesine neden olmuştur. Özellikle son aylarda Tahkim Kurulu’nca verilen bazı çelişkili kararlar (Örneğin Deniz Barış olayında olduğu gibi) kulüplerle Federasyonu  karşı karşıya getirmiştir.

 “Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”da yapılan yeni değişikliklerle, esas itibariyle “başkanlık sultası” sona erdirilmek istenmiştir.

 “Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun”da yapılan yeni değişikliklerle, esas itibariyle “başkanlık sultası”nın sona erdirildiğini görüyoruz. Bu amaçla, başkanlık görev ve yetkileri son derece sınırlandırılırken; eski yasa da Yönetim Kurulu ile Merkez Hakem Kurulu, Tahkim Kurulu ve Denetleme Kurulu gibi yardımcı kurullara üye atama yetkisi başkandan alınarak, Genel Kurul’a verilmiştir.

Bu kapsamda yeni düzenleme ile, Yönetim Kurulunun on dört üyesi ile Denetleme, Tahkim ve Merkez Hakem kurulları üyelerinin, Genel Kurul tarafından seçilmesi esası getirilmiştir. Diğer yandan Başkanlık Sultası’nın kalıcı olmasını önlemek amacıyla, Başkan’ın üst üste en fazla iki dönem için seçilebileceği de hükme bağlanarak, Federasyonda farklı kişilerin Başkan olarak görev yapması sağlanmıştır.

Yukarıda belirtilenlerden hareketle, bu yasanın aslında bir tepki yasası olduğunu ifade edersek, yanılmamış oluruz. Geçen sezon yaşanan olumsuzlukların neden olduğu spekülasyonlar, böylesi bir düzenlemeyi, bir yerde zorunlu kılmıştır. Nitekim, yasa değişikliğinin ön gerekçesinde: “Mevcut düzenlemede Federasyon Başkanı tarafından seçilen Merkez Hakem Kurulu Başkanı ve üyelerinin, Genel Kurul tarafından seçilmeleri ve ayrı bütçelerinin olması öngörülerek Başkana bağımlılığı engellenmiş ve kamuoyunda bu Kurul ve hakemlerle ilgili tartışmaların önüne geçilmesi amaçlanmıştır.” ifadesi de, yeni yasal değişikliklerin, “bir tepki yasası” olarak, Başkanlık sisteminden daha yaygın bir Genel Kurul sistemine doğru yönlenilmiştir.  Ancak Başkanlık uygulamada, yeni yasal değişikliklerin yaşama geçirilmesinde ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Bir yandan demokratik bir yapılanışa yönelinirken; diğer yandan etkin yönetim sergilenmesi mümkün olamamıştır.

Merkez Hakem Kurulu Genel Kurulda Seçilmiştir.

Bu değişiklikle, Başkan’ın görevleri arasında yer alan Yönetim Kurulunun başkan vekilleri dahil üç üyesi ile Merkez Hakem Kurulunun üyelerini belirleme görevleri, Kanunda yapılan düzenlemeyle Başkan’dan alınarak, Genel Kurul ile Yönetim Kuruluna verilmiş ve bu Kurulların etkinliği artırılmıştır. Özellikle, Yönetim Kurulu ile Genel Kurula verildiğinden Bu bağlamda özellikle kamuoyunda Merkez Hakem Kurulu ve hakemler ile ilgili tartışmaların önüne geçilmesi amacıyla, mevcut düzenlemede Federasyon Başkanı tarafından seçilen Merkez Hakem Kurulu üyelerinin, Genel Kurul tarafından seçilmeleri yasal olarak hükme bağlanmıştır. Hatta Merkez Hakem Kurulunun daha bağımsız çalışması amacıyla, Kurula ayrı bütçe verilerek, bu bütçenin Genel Kurulda ibra edilmesi ve Yönetim Kurulunca belirlenecek esaslar dahilinde kullanılması düzenlenmiştir. BIÇAKÇI döneminde yapılan ilk  MHK seçiminde Sabri Çelik başkanlığında MHK oluşturulmasına karşın; Federasyon eski başkanı Kemal ULUSU’nun, MHK seçiminde listenin hukuka aykırı hazırlandığı iddiasıyla açtığı iptal davasının,  Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nce onaylanması sonucu Sabri Çelik görevinden ayrılmak durumunda kalmıştır. Daha sonra yeni oluşturulacak MHK yönetimiyle ilgili hukuki sürecin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, 3813 sayılı yasadaki değişiklikleri onaylamasıyla MHK başkanlığına Ufuk Özerten  atanmıştır.

Tahkim Kurulunda Uzmanlık Düzeyi Arttırılmak İstenilmiştir.

Federasyon ile kulüpler; federasyon ile hakemler; federasyon ile teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler ve antrenörler; kulüpler ile oyuncular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflar hakkında Yönetim Kurulunca verilecek kararlar ile disiplin kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek kesin karara bağlayan Tahkim Kurulu’na, üyelerinin bir kısmının hukuk fakülteleri ile spor yüksek okullarında görev yapan öğretim üyeleri arasından seçilmesi esası öngörülerek, mesleğinde ihtisas sahibi kişilerin, Kurul’da görev almaları sağlanmıştır. Bu yapısal değişiklikle; özerkliği güçlendirilen, sorunları kendi içinde çözebilen bir mekanizma oluşturmak amaçlanmıştır.

Ne var ki, bu dönemde özellikle futbolcu Deniz BARIŞ olayında (Tuğrul AKŞAR, ‘’ Futbolcuların Yaptıkları Özel Sözleşmeler ve Deniz Barış Örneği’’, http://www.fesam.org/sur_makale.php?kod=2&url=http://www.verkac.org/?p=403) Tahkim Kurulu’nun verdiği kararlar ve bu kararların yol açtığı sorunlar ve bazı disiplin uygulamalarında standartın tutturulamaması, Tahkim Kurulu’nun giderek yıpranmasına yol açmıştır. Bu aşamada   Tahkim Kurulu ile diğer kurullar arasında olduğu gibi yaşanılan koordinasyon sorunları ve bu sorunların çözümünde Başkanlığın gerekli otorite ve iradeyi göstermede zaman zaman yetersiz kalması, bazı kulüplerin Tahkim’e ve Tahkim Kurulu üyelerine müdahale ettikleri yönünde ortaya atılan spekülasyon ve iddialar Tahkim Kurulu Üyelerinin toplu istifasına kadar gitmiştir.

Kurulların koordinasyonu için bir üst kurul gerekebilir mi?

Daha demokratik bir yapılanmanın, daha etkin bir temsil sağlayacağı su götürmemekle birlikte; kurulların çokluğu ve aşağıdan yukarıya doğruya bu yapılanma, kurullar arası koordinasyonun sağlanması ve efektif bir yönetimin gerçekleştirilmesinde önemli sorunlara yol açmıştır.  (Bu konuda Endüstriyel Futbol kitabımızdaki önerimizi tekrar yinelemekte yarar görüyorum. A.g.e. sh.266)

Bu türden bir olumsuzluğun önüne geçebilmek için Kurullar üstü, bir üst kurul oluşturmanın, bu sistem içinde yeri olup olmayacağı tartışılabilir. Bu konuyu tartışmaya açmakta yarar görüyorum.

Yeni yasal değişikliklerin gerekçeleri içerisinde yer alan “UEFA kriterleri sürekli değişmekte ve buna uyum sağlanması zorunlu olmaktadır” ifadesi, yerinde bir gerekçe olmakla birlikte; UEFA 2004 kriterlerine uyum konusunu, sportif, hukuksal, yönetsel, mali ve tesis kriterleri yönünden denetleyecek ve gözleyecek ayrı bir kurulun(organın) oluşturulmayışı, yeni yasanın en büyük handikaplarından birisidir. (Tuğrul AKŞAR, Endüstriyel Futbol, sh. 270)

Yönetsel yönden BIÇAKÇI Federasyonu ne yazık ki 2005’in son çeyreğinden itibaren karşılaştığı önemli problemler karşısında gerekli ve yeterli Liderliği sergileme ve otorite kullanma konusunda istenilen noktaya ulaşamaması nedeniyle Federasyon ciddi kredibilite kaybına uğramıştır. 

        
İKTİSADİ VE MALİ YÖNDEN YENİ YASAL DEĞİŞİKLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Futbol Sayıştayı mı kurulmalı?

Yasanın en önemli eksikliklerinden birisi; ülkemizde cirosu yıllık 200-300 milyon dolar civarında olan futbolda, yıllık gelir gider toplamı (bütçesi) 86 Trilyona, Bilanço büyüklüğü ise 62.4 Milyon YTL’ne TFF.’nun mali denetiminin, sadece Başbakanlık Teftiş Kurulu ya da Federasyonun denetleme kuruluna bırakılamayacak kadar önemli bir büyüklüğe ulaştığını görememesidir. Bu anlamda TFF.’nun Sayıştay denetimine benzer bir denetime tabi tutulması kaçınılmaz bir zorunluluk olarak orta yerde durmaktadır. Ya da futbolun ekonomi politiği üzerine ciddi çalışmaları olan saygıdeğer bilim adamı Kutlu MERİH’in önerisinde olduğu gibi, ayrı bir "Futbol Sayıştayı" mı kurulmalıdır yoksa? Bu konuyu tartışmaya değer buluyorum.

Yasada çok detay olarak yer almasa da, TFF.’nun 44 no.lu talimatında, kulüplerin mali durumlarına ilişkin istenecek belge ve doküman ile yapılacak analizler, futbol kulüplerinin özel konum ve muhasebe sistemleri dikkate alınmadan bire bir herhangi bir ticari şirketin mali analizi yapılacakmış gibi, talimata konulmuştur. Oysa, bir futbol kulübünün finansalları ile ticari bir işletmenin finansalları arasında başta gelir ve gider kalemleri olmak üzere çok farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıkları gözetecek şekilde, futbol kulüpleri için ayrı bir denetim ve analiz yapısı oluşturulması daha sağlıklı olabilirdi.

Sorunlu kulüpler için bir Sigorta ve Yardımlaşma Fonu

Yasada belirlediğimiz en önemli boşluklardan birisi de; geçen sezon İstanbulspor ve Adanaspor örneğinde yaşadığımız gibi, mali sıkıntı içine düşen kulüplere yönelik ne tür aksiyomların alınacağına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemesidir. Diğer ülke liglerinde olduğu gibi bu durumda olan takımlar, küme düşürülebileceği gibi; sorunun çözümüne katkı sağlamak açısından Federasyon nezdinde bir sigorta ya da yardımlaşma fonu da oluşturulabilirdi.

UEFA Kriterleri denetimi Federasyon dışında bir organca yapılmalı

Yeni yasal düzenlemelerin gerekçesinde, Türk futbolunun UEFA kriterlerine uyumunu sağlamak ve buna ilişkin gerekli önlemlerin alınması ile denetim ve gözetiminin gerekliliğinden çok kısaca bahsedilmekle birlikte; bu kriterlere kulüplerin uyumunu ve bu kriterlerin gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin denetiminin, Federasyonun Denetleme Kuruluna bırakılmış olması, çok ciddi sorunları beraberinde getirebilecektir. Çünkü, asıl itibariyle Denetleme Kurulu, Türkiye Futbol Federasyonunun mali işlemlerini denetlemek üzere oluşturulmuş bir denetim organıdır.

Bu kurul, federasyonun her türlü işlemlerini mevzuata, belge ve kararlara uygun olup olmadığını Genel Kurul adına denetler ve her yıl hazırlayacağı yıllık denetleme raporunu Genel Kurulun onayına sunar. Hal böyle iken, UEFA kriterlerine ilişkin Kulüplerin uyum, denetim ve gözetimi gibi çok önemli ve uzmanlık gerektiren, yaşamsal öneme sahip bir görevin denetleme kuruluna bırakılması, yasanın önemli bir eksikliğidir.

Kriterlerinden sorumlu ayrı bir organ gereği

TFF’nun resmi sitesinde UEFA Kriterleri adı altında yayınlanan 44 no.lu talimatta da belirtildiği gibi; UEFA Ulusal Federasyonlara, futbol kulüplerinin mali yapısını ve işlemlerini incelemeye mecbur bırakan bir lisans verme sistemini getirmeyi teklif ediyor. Buna göre, UEFA 2004 kriterlerine uyum ve buna ilişkin gerekli denetimin sağlıklı yapılabilmesini sağlamaya yönelik ya Federasyon bünyesinde doğrudan Genel Kurula bağlı, ayrı bir kurul/organ oluşturulmalıydı ya da Federasyon dışında özerk bir yapıda, en azından Spordan sorumlu Devlet Bakanına bağlı bir uyum ve denetim organı oluşturulmalıydı.

2004 UEFA kriterleri sadece kulüplerin mali yapılarının disipline edilmelerini değil; aynı zamanda Sportif, Tesis, hukuksal ve yönetsel kriterler bakımından da gerekli uyumun sağlanmasını teminen denetimi zorunlu kılıyor. Böylesine yaşamsal ve ciddi yaptırımları olan bu kriterlere uyumun sağlanıp sağlanmadığının denetimi konusunu, Denetleme Kuruluna yüklemek, bu görevin yerine getirilmesi konusunda sekter bir tavır takınmak anlamına gelecektir.

İstenilen bilanço dönemi uygunsuz

Yeni yasa ile, Federasyonun en önemli organlarından Denetleme Kurulunun, Genel Kurulun onayına hangi içerikle rapor sunacağı da belirgin hale getirilirken; Denetleme Raporu’nda yer alması gereken mali tablolar da ayrıca belirtilmiştir. Bu durum kurulun etkinliğinin arttırılması bakımından önemli bir gelişme olmakla birlikte; TFF’nun UEFA kriterleri başlığı ile yayınladığı 44 no.lu talimata göre; “denetçilerin kulüp hesaplarını 31 aralık itibariyle ilgili yasalara ve federasyonca belirlenen kriterlere uygun bir şekilde denetlemek zorundadır” ifadesi, kulüplerin özel bilanço dönemleri olmasına karşın, 31 aralık tarihli bilanço ve gelir tablolarına göre, yıllık hesap analizi yapmaları bir çelişkiyi ortaya koyuyor. Zira kulüplerin bilanço dönemleri, sezonun bitiş tarihini takip eden Mayıs ayından başlamakta olup, bir sonraki yılın haziran ayında bitmektedir.

Bu nedenle tüm faaliyetlerin sonlandığı tarih Haziran sonu olduğundan 31 Aralık rakamları, kulüplerin gerçek finansal durumlarını yansıtmayacaktır. Federasyonun kendisi 01 haziran 31 mayıs tarihleri arasında bütçe hazırlarken, kulüplerden 31 Aralık itibariyle finansal tablolarını istemek, doğru bir yaklaşım gibi görülmüyor.

Bilançoların güvenilirliği

Ülkemizde Türk Ticaret Kanunu’nun 75. maddesine göre, her ne kadar bilançoların elverdiği ölçüde açık, anlaşılabilir ve doğru olarak düzenlenmesi öngörülmüşse de, yükümlülerin bu konuda hukuksal açıdan yeteri derecede hassas olduğunu söyleyemeyiz. Ayrıca ülkemizde kulüplerin çoğu kayıtlarının gerçeği yansıtmaması nedeniyle, kulüplerin mali tablolarında beyan ettikleri finansal duruma, ne ölçüde güvenileceği de çok önemli bir sorundur. Bu durumda, alınacak aksiyomlar ne kadar sağlıklı olacaktır? Yani kulüplerin bilançolarının güvenilirliğinin nasıl sağlanacağı bilinememektedir.

Kulüplerce Federasyona gönderilen/gönderilecek mali tabloların, UEFA kriterlerine uyum kapsamında denetlenmesi ve incelenmesi görevinin, bağımsız bir kurul aracılığıyla gerçekleştirilmesi, uygulamanın selameti bakımından son derece önemlidir. Çünkü, kulüplerin aynı zamanda Genel Kurul üyeleri olduğu da göz önüne alındığında; bu durum, denetim fonksiyonunun işlerliği önünde bazı sorunlar oluşturabilir.

Nakit akışları

Ayrıca, yine Federasyonun sadece 01 ocak ile 30 haziran tarihleri arasında, kulüplerin nakit akışlarını kontrol etmeye çalışması da eksik ve yetersiz bir çalışma olacağından, çıkan sonuçlar sağlıklı olmayacaktır. Bu nedenle Bilanço dönemine ait en az iki yıllık finansal tablolardan hareketle, nakit akışının çıkartılarak yorumlanması daha anlamlı olacaktır.

              
Sonuçta;

Yeni yasal düzenlemelerle, futbol federasyonun yönetiminde başkanın yetkileri ciddi ölçüde budanarak, kurulların egemenliği sağlanmıştır. Bu durum demokratikleşme ve daha katılımcı bir yönetimi de beraberinde getirirken; diğer taraftan yasanın hazırlanmasında bazı eyyamlara yer verilmesi, yasanın özü ile ruhunun çelişmesine yol açmıştır. Diğer yandan yasada denetim, UEFA kriterlerine uyum gibi konularda ciddi boşluk ve eksiklikler bulunmaktadır. Özellikle bu konularda, kısa süre içinde yasadaki eksik yönlerin giderilmesi sağlanmalıdır. Bu anlamda Yasa ile oluşturulacak organların, Federasyonun inisiyatifine bırakılması ve bu işin sadece talimatlarla halledilmeye çalışılması, soruna gerçekçi olmayan bir yaklaşım sergilemek demektir.

Yasaların uygulayıcıları, yasaları en iyi ve en kötü biçimde uygulayabilirler. Bu nedenle yasa uygulayıcının amaç ve niyeti, uygulamanın da karakteristiğini ortaya koyar. Yeni düzenlemelerle Federasyon’un bazı sorunları aşması bekleniyordu ama beklenen gerçekleşmedi. Özellikle kulüplerin her birinin kendi amaç ve çıkarları doğrultusunda, Federasyona baskı ve zorlamalarda bulunmasının yanı sıra; diğer yandan Yönetimin bazı konu ve uygulamalarda basiret ve beceri yönünden arzu edilen iradeyi ortaya koyamaması, sorunları daha da içinden çıkılmaz bir noktaya getirdi. Futbol idaresinin eleştiri ve önerilere karşı gereken duyarlılık ve hassasiyeti gösterememesi de sorunların çözümünü zorlaştırdı.

Bugün günümüzde futbol pastası giderek büyüyor. Federasyon bu yasal değişimlerin getirdiği rüzgarla da kulüplere yeni kaynaklar yaratabilme başarısını en azından gösterebildi. Futbolun bir endüstri haline geldiği günümüzde, yeni yasal değişiklikler, TFF. yasasında bazı iyileştirmeler sağladı şüphesiz ki.  Süper Lig’in ve  Federasyon Kupası’nın isimlerinin satılmasının yanında, şans oyunlarından da ciddi gelirlerin Federasyona akması ve yeni sponsorluk sözleşmelerinin imzalanması, Türk Futboluna yeni kaynaklar yarattı.

Ancak ligimizin yapılanışında, omurgasında bazı temel çarpıklık, eksiklik ve olumsuzlukların bulunması, sorunlarımızın giderek artmasına yol açıyor.  Rekabetçi dengenin yerini haksız rekabetin aldığı, büyüklerin ekseninde şekillenen oligarşik bir yapılanış Türk Futbolunun gelişiminin önünü kesiyor. Sorunlarımıza bu yapılanış içerisinde, bu yönetsel mantalite ve hareket tarzı ile çözüm bulmak son derece zor görünüyor.{jcomments on}

Bu İçerik  14995  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

12.09.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

102.289

0,36

 bjk BJKAS

1,83

0,55

 fb FENER

10,12

0,50

 gs GSRAY

1,75

1,16

 trabzon TSPOR

1,52

0,00

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 22362337

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Alanyaspor

 3   3   0  0    3  5  9
2 Fenerbahçe
 3  2  1 8  2  6  7
3 Denizlispor

 3

 2  1 0 4  0  4  7
4

Çaykur Rizespor

 3  2  1  0  4

 2

 2  7
5 Trabzonspor
 3  1  2  0  4  3  1

 5

6

Ankaragücü

 3

 1

 2  0  2  1

 1

 5
7

Sivasspor

 3

 1

 1  1  5  3  2  4
8

Beşiktaş

 3  1  1  1  4

 4

 0  4
9

Galatasaray

 3  1

 1

 1  4  5  -1  4
10

Antalyaspor

 3  1  1  1  3  4  -1  4
11 Gazişehir GFK
 3

 1

 1  1  5  7  -2  4
12 Malatyaspor
 3  1  0  2  6  5  1  3
13 Konyaspor
 3  0  3  0  3  3  0  3
14 Başakşehir
 3  1  0  2  3  6  -3  3
15 Kayserispor

 3

 0  1  2  3  5

  -2

 1
16

Kasımpaşa

 3

 0  1  2  2  6  -4  1
17 Göztepe
 3  0  1  2  0  4  -4  1
18 Gençlerbirliği
 3  0  0  3  2  7  -5  0

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.