x
6 Kasım 2019- Futbolda oyunculara ödenecek ücretten kesilen Stopaj oranı %20'ye çıkartılırken, 500 Bin TL'nın üzerinde gelir elde eden oyuncular ve teknik adamlar ise yıllık beyanname ile %40 vergi ödeyecekler. 25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek. 5 Ağustos 2019- Beinsports ile süren yayın krizi, Kulüplerin 500 Milyon TL eksik ödemeyi kabul etmesiyle, uzlaşmayla sonuçlandı. 12 Temmuz 2019- 2019 FIFA Kadınlar Dünya Kupası'nda Hollanda'yı 2-0 mağlup eden ABD Kadın Milli Takımı, dördüncü kez dünyanın en büyüğü olmayı başardı. 3 Temmuz 2019- Fikret Orman: Türkiye’de Finansal Bir Kriz Var. Kulüplerin giderleri büyük oranda dövizle.  Kulüplerin Daralması Lazım! 12 Haziran 2019- A Milli Takımımız Euro 2020 grup maçında İzlanda deplasmanında rakibine 2-1 yenildi. 3 Haziran 2019- UEFA Şampiyonlar Ligi  2018-19 sezonu finalinde Tottenham’ı 2-0 yenen Liverpool şampiyon oldu. Liverpool bu şampiyonlukla, Şampiyon Kulüpler Kupası ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere 6 kez mutlu sona ulaştı. 3 Haziran 2019- Ankara’da yapılan Türkiye Futbol Federasyonu Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısında, Nihat Özdemir, 174 oy alarak TFF başkanlığına seçildi. 31 Mayıs 2019- UEFA Avrupa Ligi finalinde Arsenal'i 4-1 yenen Chelsea 2018-2019 sezonunun şampiyonu oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Tuğrul AKŞAR Türk Futbol Üst Yapısının Yeniden Yapılanmasına İlişkin Model Arayışları

Türk Futbol Üst Yapısının Yeniden Yapılanmasına İlişkin Model Arayışları

Tuğrul AKŞAR
20.Haziran.2007

 

I. GİRİŞ

Günümüzde futbol pastası küresel olarak giderek büyüyor. Bu büyüme etkisinden Türk futbolunun da yararlanması gerekiyor. Tıpkı günümüzdeki dünya ekonomik konjonktüründeki olumlu rüzgardan yararlanma gibi...

Nitekim Federasyon bu yasal değişimlerin getirdiği rüzgarla da 2005 yılında kulüplere yeni kaynaklar yaratabilme başarısını en azından gösterebildi. Futbolun bir endüstri haline geldiği günümüzde yeni yasal değişiklikler, TFF. yasasında bazı iyileştirmeler de sağladı şüphesiz. Süper Lig’in ve Federasyon Kupası’nın isimlerinin satılmasının yanında, şans oyunlarından da ciddi gelirlerin Federasyona akması ve yeni sponsorluk sözleşmelerinin imzalanması, Türk Futboluna yeni kaynaklar yarattı. Ancak tüm bunlar yapılırken, rekabetçi dengeyi yükseltecek; futbol kalitesini artıracak; futbol dışı öğelerin futbola etkilerini minimize edecek yasal ve yapısal dinamiklerde gerekli dönüşümler tam sağlanamadı. Büyüklerin lehine haksız rekabet en aza indirilemedi; sportif ve mali anlamda kartelci yapı kırılamadı; gelirlerin dengede rekabeti sağlayacak şekilde yeniden dağıtımı gerçekleştirilemedi; hukuksal ve yönetsel alanda verilen kararlarda standardizasyon bir türlü sağlanamadı...Kısacası alt yapıda bazı olumlu hamleler atılmakla beraber, üst yapı buna uygun düzenlenemedi...Rekabetçi dengenin yerini haksız rekabetin aldığı, üç büyüklerin ekseninde şekillenen oligarşik lig yapılanışı Türk Futbolunun gelişiminin önünü kesiyor. Sorunlarımıza bu yapılanış içerisinde, bu yönetsel mantalite ve hareket tarzı ile çözüm bulmak son derece zor görünüyor. İşte  biz bu makalemizde, bu problemlerin aşılabilmesi için Türk Futbolunun Federasyon ve kulüpler  bazında nasıl bir yapılanmaya gitmesi gerektiğini tartışmaya çalışacağız. Bu yazımızı iki bölümde incelemenin yer darlığı nedeniyle yararlı olacağını düşünüyoruz.

II.MEVCUT TFF YAPILANMASI

Sorunun çözümü TFF’nun yeniden yapılanmasından geçiyor. Öncelikle futbol otoritesi yeniden yapılanabilmeli ki, kulüp yapıları buna göre reorganize olabilsin...Bu amaçla makalemizin ilk bölümünde Türk futbol otoritesinin yeniden yapılanmasını irdeleyeceğiz ve getirdiğimiz önerileri tartışmaya çalışacağız. Gelecek sayıda, yani makalemizin ikinci bölümünde ise kulüp bazında Türk futbolunun ne tür bir yapılanmaya yönelmesi gerektiği üzerinde duracağız. Yeni yapılanma model önerimize geçmeden önce izninizle kısaca mevcut modeli bir anımsayalım.

Bugün futbolun spor mevzuatı, temel hukuk ilkelerine uygun olarak bütün ülkelerin iç hukuklarına etki edecek biçimde uluslararası niteliğe dönüşmüştür. Bu bağlamda Uluslararası spor örgütlerine üye olan ülkeler bu kuruluşların benimsediği ilkelere ve talimatlara uyacaklarını peşinen kabul etmişlerdir.

Ülkemizde profesyonel futbol faaliyetleri, 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca kurulmuş bulunan Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir. Kanunun 1 inci maddesine göre futbol faaliyetleri, ulusal ve uluslararası kurallara göre örgütlenmek, uygulanmak, yürütülmek ve geliştirilmek zorundadır.

3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince faaliyetlerini sürdüren TFF’nu tanımak için öncelikle organizasyon şemasına bir göz atmamız gerekiyor.  

TFF aşağıdaki organizasyon şemasından da açıkça görülebileceği üzere, kurullardan oluşuyor. Ancak en üst yönetim ve yasama organı olarak karşımıza Genel Kurul çıkıyor. Genel kurul bir nevi futbolun parlementosu gibi çalışıyor ve toplam 223 üyesi bulunuyor. Genel Kurul’un seçmiş olduğu kurul üyeleri ve başkan ise TFF’nun faaliyetlerini sürdürmekle görevli.  

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU ORGANİZASYON ŞEMASI
 

 

  FEDERASYONUN GÖREVLERİ :

3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2. maddesine göre;  Türkiye Futbol Federasyonunun görevleri:

a) Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak, kararlar almak ve uygulamak,

b) Milli ve milletlerarası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını sağlamak ve Türkiye'yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek,

c) Yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri ile milli müsabakalar için plan, program ve benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak ve başarılı sonuç sağlanması için gerekli tedbirleri almaktır.

III. NE YAPMALI? YA DA YENİ BİR YAPILANMA ÖNERİSİ

Günümüz futbolu geldiği endüstriyel aşamada farklı bir yapılanmayı zorunlu kılıyor.  Her şeyden önce futbolun ticarileşmesinin getirdiği parasal akım, futbol pastasının finansal büyüklüğünü sürekli ve istikrarlı bir şekilde artırmayı gerektiriyor. Futbol pastası büyüdükçe yarattığı dışsal etkiyle katmadağer artıyor. Katmadeğer arttıkça futbola akan para daha fazlalaşıyor. Bu bağlamda futbolun patronu konumundaki TFF’nin bu parasal ve ticari döngü içinde endüstriyel dinamikleri iyi çalıştırması, o ülke futbolunun gelişimini hızlandırıyor. Bu nedenle futbolun yönetsel yapılanışının dışında Avrupa’da iktisadi ve mali olarak Federasyonların farklı bir yapılanma içine yöneldiklerini görüyoruz.  İngiltere’de, Almanya’da ve Fransa gibi majör liglerde futbolun idari yapılanışının dışında, ayrıca bir iktisadi ve mali  yapı bulunuyor. Bu ayrı organizasyon genelde Anonim Şirket olarak örgütlenmiş, ilgili ülkelerin Ticaret hukuklarına göre faaliyetlerini devam ettiren, iktisadi ve mali yapılar olarak karşımıza çıkıyor.

Bu ayrı iktisadi ve mali oluşum, ligin parasal değerinin artırılması; futbol pastasının daha da büyütülmesi; satış ve pazarlamanın hızlandırılması gibi asli konularda etkinliğini sürdürüyor.

Biz ise bu yapıya ilaveten UEFA ve FIFA ile de uyum içinde ayrı iki yapıyı daha eklemek istiyoruz.  Bu yapılardan ilki Futbol Hukuk Kurulu ile diğeri Sosyal Güvenlik Kurulu’dur.  Yeni model önerimize geçmeden önce mevcut yönetsel yapıya bir göz atalım.

Türk Futbol Üstyapısının Yeniden Yapılanması

Mevcut Türk futbol Üstyapısı organizasyonunun yapılanması hakkında daha detay bilgi ve analizler için Endüstriyel Futbol ve Futbol Ekonomisi isimli kitaplarımıza bakılabileceğinden biz sadece yüzeysel olarak yukarıda konuya ilişkin bilgi verdik. [1]

Futbol üst yapımızın yeniden yapılanmasını hedef alan modelimizle öncelikle konuyu tartışmaya çalışalım. Önerdiğimiz modele ilişkin organizasyon yapısı aşağıdaki gibidir.

TÜRK FUTBOL ÜSTYAPISININ YENİDEN YAPILANMASINA ALTERNATİF MODEL 

 

 

  IV. MODELİN YAPILANMASI

Yukarıda önermiş olduğumuz modelin yapılanmasına şimdi birlikte bir göz atalım. 

Yeni yapılanmamızda ya da diğer deyimle yeni yapılanma modeliyle, eskinin statükocu ve tüm görevleri kendisinde toplamış, klasik yönetim organizasyonun yerini, daha dinamik, daha katılımcı, daha şeffaf, daha demokratik, daha fonksiyonel ve profesyonel kadrolardan oluşan  güçler ayrılığı ilkesine göre konumlandırılmış yeni bir örgütsel yapı alıyor. Bu yapılanma aynı zamanda daha fonsiyonel ve matriks bir yapılanmayı beraberinde getiriyor. Yeni örgütsel yapı temelde seçilenler ve profesyonellerden oluşuyor. Stratejik üst yönetim kararlarını alacak kurulları oluşturacak Futbol Üst Yönetim Kurulu üyeleri seçimle gelirken; bu kurul futbol yapılanmasını oluşturan diğer kurulları profesyonel kadrolardan oluşturur. Şimdi modelimizin yapılanmasına geçelim: 

Futbol Üst Kurulu : Yeni yapılanmanın en üst yönetim ve seçim organını yine eski yapıda olduğu gibi Genel Kurul oluşturuyor. Genel Kurul genel seçici özelliğinin yanısıra, atamanın da başını oluşturuyor. Genel Kurul’un yeni yapısından birazdan söz edeceğiz. Genel Kurul’un belirlediği yeter sayıda Futbol Üst Kurulu üyeleri futbolu güçler ayrılığı ilkesine göre yönetme sorumluluğuna sahip, yeni bir oluşum.  Futbol Üst Kurulu, futbol otoritesini yönlendiren, denetleyen ve atayan bir yapıdır. Bu kurul Futbol Hukuk Kurulu dışındaki tüm kurullara doğrudan müdahale edebilir, hesap sorabilir, denetleyebilir. Kurulların yıllık faaliyetlerini gözler, denetler. Futbol Üst Kurulu aynı zamanda Federasyon başkanını  Lig İdari Kurulu üyeleri arasından seçer ve atar. Bu Kurul’a, Genel Kurul’ca seçilen yeterli liyakata sahip yeter sayıdaki Futbol Üst Kurul üyeleri, Türk futbolunu; 

  1. İktisadi ve Mali,
  2. İdari (Federasyon),
  3. Hukuksal ve
  4. Sosyal Güvenlik olarak

Yönetme sorumluluğu ve fonksiyonuna sahip olacaklardır. Bu dörtlü yapılanmanın her biri birbirinden bağımsız ama hepsi Futbol Üst Kurulu’na bağlı olarak görev yapacak yönetsel yapılardır. Bu bağımsız yapılar içerisinde diğer üç yönetsel yapıdan temelde farklılık gösteren en farklı yapı Futbol Hukuk Kurulu yapısıdır. Tahkim Kurulu, Merkez Hakem Kurulu, Profesyonel Disiplin Kurulu ve diğer operatif kurullardan oluşan bu yönetsekl yapı, bir yandan Futbol Üst Kuruluna bağlıyken, diğer taraftan da doğrudan UEFA ve FIFA’ya bağlı çalışacaktır. Futbol Hukuk Kurulu bu yönetsel yapılanmasıyla, futbolun yönetiminde; 

  1. Kulüplerin Kulüplerle,
  1. Kulüplerin Federasyonlarla,
  1. Oyuncuların kulüplerle olan hukuksal sorunlarını karara bağlamak,
  1. Maçlara hakem atamalarını gerçekleştirmek,
  1. Gözlemci ve diğer hukuksal operasyonel kadroların oluşturulmasını sağlamakla görevli ve sorumludur.

 
Lig İdari Kurulu (Federasyon),
bu oluşum içinde futbolu yönetsel anlamda sevk ve idare eden bir kuruldur. Lig İdari Kurulu üyeleri Futbol Üst kurulu tarafından belirlenir ve kulüplere burada eşit oranlarda temsil olanağı sağlanır. Lig İdari Kurulu bir anlamda kulüpler birliğinin en üst oluşumudur. Bu yapılanma içerisinde yer alacak kurul üyelerinin görev süreleri, Genel Kurulca gerçekleştirilecek seçimlerle sınırlıdır. Federasyon başkanını doğrudan Lig İdari Kurulu üyeleri içinden Futbol Üst Kurulu seçer ve başkan bir yandan Lig İdari Kurulu’na diğer yandan doğrudan Futbol Üst Kurulu’na sorumludur.

Lig İdari Kurulu genel olarak, 

  1. Liglerin Organizasyonundan,
  2. Futbolun yönetsel sevk ve idaresinden,
  3. UEFA ve FIFA ile entegrasyon ve  koordinasyondan,
  4. Amatör Futbolun Organizasyonundan,
  5. Kadın Futbolunun Organizasyonundan,
  6. Dünya Kupası, Avrupa kupası, UEFA ve Şampiyonlar Ligi Organizasyonlarına iştiraklerin düzenlenmesinden,
  7. Diğer Avrupa Ligleriyle iletişim ve koordinasyondan sorumludur.

 
Futbol Hukuk Kurulu
, geçmiş yıllardaki şaibe, spekülasyon ve duyumlar gibi futbolu olumsuz etkileyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak ve tam bağımsız olarak çalışacak, her biri görevin gerektirdiği liyakat ve kalifiye özelliklere sahip hukukçulardan ve eski hakemlerden oluşan bir yapıyı ifade ediyor. Futbol Hukuk Kurulu üyeleri bu özellikleri gözetilerek, Futbol Üst Kurulu tarafından tayin olunurlar ama diğer kurulların aksine sadece Futbol Üst kurulu’na değil aynı zamanda doğrudan UEFA ve FIFA’ya karşı da sorumlu olarak çalışırlar. Bu kurula üyeler futbol Üst kurulu tarafından seçilmelerine karşın, yasalara, tüzeklere, yönetmeliklere aykırı eylemleri saptanmadığı sürece görevden alınmaları mümkün değildir. Bu kurula atanan yöneticiler, Genel kurul seçimlerinin dışında yedişer yıl süreyle görev yaparlar, görev süresi biten aday, ikinci kez yeniden seçilemez. Bu üyeler üzerinde herhangi bir siyasi baskı kuracak yapılanmaya gidilemez. Siyasi iktidar, kurul üyelerini yönlendiremez, görev yer ve sorumluluklarını değiştiremez.  

Futbol Hukuk Kurulu temelde genel olarak;  

  1. Kulüplerin Kulüplerle,
  1. Kulüplerin Federasyonlarla,
  1. Oyuncuların kulüplerle olan hukuksal sorunlarını karara bağlamak,
  1. Maçlara hakem atamalarını gerçekleştirmek,
  1. Gözlemci ve diğer hukuksal operasyonel kadroların oluşturulmasını sağlamak,  
  1. Kulüplerin UEFA Kriterlerine uyumunu denetlemek ve gözetiminin gerçekleştirmek gibi görev ve sorumluluklara sahip olacaktır.


Süper Lig A.Ş.,
futbolu iktisadi ve mali anlamda yönetecek yapılanmayı temsil ediyor. Futbol endüstrisinin gelişiminden daha fazla pay alarak futbol pastasını büyütmek ve bu şekilde Türk futbolunun gönenç düzeyini artıracak temel sorumluluğuyla hareket eden bir yapıyı temsil ediyor Süper lig A.Ş.. Bu yapı doğal olarak Anonim şirket olarak örgütlenmeyi zorunlu hale getiriyor. Futbol otoritesinin yönetsel etkinliklerini, finansal gelire dönüştürmeyi amaçlar ve hedefler. Bu nedenle şirket olarak örgütlenir. Kar maksimizasyonu ile rant maksimizasyonunun optimal dengesini kurarak, faaliyetlerini sürdürür. Bir yandan Süper Lig’in satış ve pazarlamasını yaparken,  diğer yandan sosyal sorumluluk gereği, kazanılan gelirlerin, futbol kalitesini yükseltecek, rekabeti artıracak şekilde dengeli dağıtımını sağlar. Süper lig’in marka değerinin pazarlanması, yeni ticari kontratların yapılması, finansal olanakların yaratılması temel görevlerindendir. Süper Lig A.Ş.aynı zamanda naklen yayın gelirleri kapsamında gelirleri kulüplere dağıtırken, diğer yandan haksız rekabete izin vermeyecek ve kulüplerin gelirlerinde yıllar itibariyle dalgalanmaları önleyecek bir finansal yapıyı da kurar. Bunu şu şekilde gerçekleştirir. Her sezon itibariyle dağıtılacak gelirin belirli bir yüzdesi (yüzde beşi geçemez) kulüplere dağıtılmayıp, her kulüp adına, Süper Lig A.Ş’nin yönlendireceği bir bankada her bir kulüp adına açılacak hesaplara yatırılarak, rezerv fon olarak saklanır. Bu fonun amacı, örneğin bir sezon ligi iyi derecede tamamlayan bir kulüp, bir sonraki sezon daha aşağıda bir dereceyle ligi tamamladığında, gelir kaybına uğramaması, finansal sıkıntı içine girmemesi için, bir nevi kötü gün parası (kumbara gibi) bu fondan eksik kalan kısım tamamlanır. Bu şekilde sportif performans kaybının, finansal gelir kaybına neden olmasının önüne geçilmiş olur. Bu şekilde Süper Lig A.Ş.İktisadi anlamda bir yandan futbol pastasını büyütecek her türlü etkinliği oluşturmaya çalışırken; diğer taraftan elde olunan bu gelirin dengeli bir şekilde dağıtımını da sağlayarak, Türk futbolunun rekabetçi dengesini yükselterek, kalitesini artırmaya; haksız rekabeti önleyerek, kulüpler arasındaki finansal kutuplaşmayı engellemeye olanak sağlayıp teşvik, şike, rüşvet, bahis ve şike gibi futbolun bağışıklık sistemini zayıflatan anti-futbol öğelerinden futbolu korumaya çalışır. 

Süper lig A.Ş.’nin sezon sonunda yıllık faaliyetleri Futbol Üst Kurulu tarafından denetlenir, ibra edilir ya da edilmez. Yıllık büyüme oranları, şirketin temel başarı kriteridir. Süper Lig A.Ş. tamamıyla profesyonel kadrolardan oluşur. Yönetim kuruluna bağlı bir Genel Müdür tarafından sevk ve idare olunur.


Sosyal Güvenlik Kurulu
futbolu yaşatan, üreten ve oynayan temel aktörün yani  oyuncuların geleceklerini güvence altına alacak, sakatlıklarında onlara sosyal güvence sağlayacak, emekliliklerini  organize edecek bir Kurul’dur. Bu kurul aynı zamanda, FIFPRO [2] ile de doğrudan bağlantılı çalışabilecek bir yapılanış ve örgütlenme içinde olacaktır. Kurul üyeleri yine Futbol üst Kurulu tarafından seçilir. 
 
Genel Kurul Yapılanması 

Futbol otoritesini oluşturacak ve yönetecek yöneticileri seçen değil atayan bir yapı var karşımızda. Burada Genel Kurul yine futbolun en üst yönetim organı olarak varlığını devam ettiriyor ve eski yapılanmadan gelen görev ve fonksiyonlarını devam ettirirken; Genel Kurul’un yapısını değiştirmek ve genel kurul üye sayısını tüm futbol kesimlerini daha fazla temsil edecek şekilde artırmak gerekecektir. Özellikle Süper Lig’in yanısıra Amatör futbol, kadın futbolu temsilcilerinin de etkin katılımının sağlanabileceği ve profesyonel liglerde takımı olmayan bölgelerin bile katılımlarının sağlanması ve en geniş toplumsal konsensusun sağlandığı bir yönetsel yapılanma olmalıdır. Mevcut Genel Kurul’un yapısını bir kez daha anımsamak için tabloyu aşağıya aldık. 

Tablodan da görülebileceği üzere, futbol kulüplerinin temsilcilerinin payı %76’ya ulaşmış durumda. %24’te aktif futbolun dışından gelen veya futbolla indirekt ilgisi bulunan kesimlerin yüzdesini gösteriyor. Burada yapılacak olan futbolun daha geniş katmanlı temsilini sağlayacak şekilde belki bir dört puanlık daha artırımla yüzde seksene taşıyabiliriz. Bunu önermemizin temel nedeni de futbolun üretiminde ve yönetiminde olan, yani futbolun asıl sahiplerinin daha fazla işin içinde olmalarını sağlamaktır.  

Mevcut Genel Kurul yapısı

Üyeler

Delege sayısı

Toplam İçindeki payı (%)

Toplu Paylar

Kulüplerin Payı

Dört Büyük Kulüp

28

13

0,44

 

Diğer Süper lig Kulüpleri

70

31

 

Lig A Kulüpleri

28

13

 

0,76

Lig B Kulüpleri

30

14

0,32

 

3.Lig Kulüpleri

12

5

 

 

Onur/Doğal Üyeler

36

16

0,24

0,24

Diğer üyeler

19

8

 

 

TOPLAM

223

100

1,00

1,00

 

Yukarıdaki tabloyu analiz ettiğimizde; dört büyük kulübün genel kurulda temsil yüzdelerinin daha yüksek olduğunu görüyoruz. Futbolda haksız rekabetin en az düzeye indirilebilmesi ve rekabetçi dengenin yükseltilebilmesinin ilk adımını, bu dört kulübün payını diğer kulüplerle eşit seviyeye çekmekle atabiliriz. Genel Kurul’un yapısına ilişkin bizim burada önerdiğimiz alternatif model ise aşağıda yer almaktadır.

Alternatif Genel Kurul Yapısı

Üyeler

Delege sayısı

Toplam İçindeki payı (%)

Toplu Paylar

Kulüplerin Payı

Dört Büyük Kulüp

24

0,06

0,28

 

Diğer Süper lig Kulüpleri

84

0,22

 

Lig A Kulüpleri

18

0,05

 

 

Lig B Kulüpleri

50

0,13

 

0,84

3.Lig Kulüpleri

64

0,17

0,56

 

Amatör Kulüpler

64

0,17

 

 

Kadın Futbolu

16

0,04

 

 

Onur/ Doğal Üyeler

40

0,11

0,16

0,16

Diğer üyeler

20

0,05

 

 

TOPLAM

380

1,00

1,00

1,00

 

Önerdiğimiz alternatif modelde öncelikle Genel kurul üye sayısı %70.4 oranında artarak, 223’ten 380’e çıkmaktadır. Bu şekilde Türk futbolu en geniş katmanla Genel Kurul’da temsil edilmiş ve Türk Futbol iradesini yansıtmış olacaktır.  Bu artış aynı zamanda yukarıdan aşağıya olan merkezi yapının tabanını genişletmek suretiyle, tüm futbol kulüplerinin bir şekilde yönetim ve denetime katılmak suretiyle, rekabetçi yapının daha da artırılmasını amaçlamaktadır. Daha geniş tabanlı ve ulusal konsensusa dayalı bu modelde delege yönlendiriminin de bir ölçüde önüne geçilmiş olacaktır.

Yeni Genel Kurul’un Değişen Yapısı

Bu yapılanmayla ilk göze batan ve en önemli değişiklik: dört büyük kulübün payının yüzde  onüçten yüzde altıya çekilmesidir. Buradaki temel amaç 49 yıllık profesyonel futbol tarihimizde büyükler ekseninde şekillenen ve onları koruyan, kollayan, futbol kalitesi ve rekabetçi dengesi düşük sistemden uzaklaşmak amaçlanmaktadır. Süper Lig’de mücadele eden her takımın eşit sayıda, yani altışar delege ile temsil edilmesi düşünülmektedir. Mevcut sistemde dört büyük kulüp yedişer delege ile temsil olunurken, diğer ondört kulüp ise beşer delege ile temsil olunmaktadır. Bu nedenle biz ortalama bir sayı ile yani altı delege ile Süper Lig kulüplerinin temsil edilmelerini planlamaktayız. Bu yapılanmayla yüzde 44 civarında etkinliği bulunan Süper Lig’in temsil ağırlığı %28’e çekilmektedir. Bu şekilde diğer liglerin de daha fazla katılımı sağlanmaktadır.

Bugünkü futbol yapılanmamızda aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere, 150 profesyonel kulüp bulunuyor. 

 

  

Profesyonel Kulüp Sayısı

Süper Lig

18

Lig A

18

Lig B

50

3.Lig

64

Profesyonel Kulüp Toplam sayısı

150

 

Süper Lig’in dışındaki Liglerde temsilci sayısı, o liglerdeki takım sayısına endekslenmiştir. Buna göre futbol kulüplerinin, Genel kurul içindeki payı yüzde yetmişaltıdan yüzde seksendörte çıkartılmıştır. Doğrudan aktif futbolun içinde olmayan veya futbolla dolaylı ilişkisi bulunan grubun payı da yüzde yirmidörtten, yüzde onaltıya indirilmiştir.

Biz futbolu, futbolun asıl sahiplerince yönetilmesi ve denetlenmesini temel bir felsefe olarak kabul ediyoruz. Ancak futbolun yönetim ve denetiminde, kurumsal ilişkilerin kurulmasında, yönetişiminde entelektüel katkının sağlanabilmesi açısından futbol eğitim ve öğretimi içinde olan kurumlar ve kişilere de mesleki unvan ve toplumsal statüleri ne olursa olsun bakılmaksızın  bu kurulda yer verilmesi gerekmektedir. 

Bu yapılanma içinde önerdiğimiz sayılar şüphesiz ki, değişebilir, değiştirilebilir. Biz sadece bir tartışma yaratmak istiyoruz.

Genel Kurul’un çalışma tarzı ve örgütlenmesi de değiştirilebilir. Genel Kurul’da kişilerin, kulüplerin, kurumların, mesleki örgütlerin, siyasetin etkisini minimize edecek bir çalışma anlayışı ve örgütlenme yapısı acilen oluşturulmalıdır. Bu yapılanmanın sağlanabilmesi ve delege yönlendiriminin önüne geçilebilmesi için Genel kurul tüm kurulları atamamalıdır. Tüm kurulların genel kurul tarafından belirleniyor olması, çıkar gruplarının futbol üzerindeki etkisini daha artırmakta ve iştahlarını kabartmaktadır.

Kaldı ki, bizim önerdiğimiz model içerisinde zaten liyakat, basiret, beceri gibi özellikler ön plana çıkacağı için profesyonellik ağır basmaktadır.

Futbol Üst Kurulu’nun Oluşumu

Genel Kurul futbolun üst organı  ve parlementosu olarak çalışmalı, futbolun üst yönetiminde yer alacak ve burada önerdiğimiz “Futbol Üst Kurulu” üyelerini seçmelidir. Futbol Üst Kurulu Genel Kurul’ca seçilecek üyelerden oluşturulduktan sonra bağımsız yapısıyla kendi seçim ve atamalarını yaparak, Türk futboluna yön vermelidir diye düşünüyoruz.

Bu yapısal değişim sürecinde Futbol Üst Kurul’unda yer alacak üye sayısı, futbol yönetimi ve denetimi için gerekli toplantıları düzenleme, gerekli ve yeterli kararları alabilmeye olanak sağlayacak, geniş katılımcı yönetime olanak sağlayacak sayıda olmalıdır. Burada optimal sayı 15 ile 20 arasında olmalıdır. Bu üye sayısı hem toplanma, hem karar alma, hem de geniş katılımı sağlamak bakımından optimal sayı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Futbol Üst Kurulu’nun Asli Görev ve Fonksiyonları

Futbol üst kurulu futbol parlementosunun iktidarı, diğer deyimle hükümeti, kurul üyeleri de bakanlarıdır. Futbol Üst Kurulu Futbolumuzun yönünün belirlenmesi, yönetilmesi, denetlenmesi, kalitesinin artırılması, futbol pastasının büyütülmesi, Türk futbolunun ve futbolcusunun gönenç düzeyinin artırılması ve Türk Futbolunu Dünya ve Avrupa’da hakettiği yerlere getirilebilmesi misyon ve vizyonunu üstlenmiş bir örgütlenme olmak zorundadır. Bu çalışma anlayışı ve felsefesi ile hareket etmek durumundadır. Futbol Üst Kurulu aynı zamanda “futbol sayıştayı” olarak ta görev yapacaktır.  Dört yönetim organının da üstünde bir denetim ve yönetim organı olan Futbol Üst Kurulu denerim fonksiyonunun da yerine getirmek durumundadır.

Bu yapılanmayla futbolda “Güçler Ayrılığı” ilkesi de yaşama geçirilmiş oluyor. Futbol hukuk kurallarının düzenlenmesi, alınan kararların uygulaması ve sorunların hukuk kurulları aracılığıyla karara bağlanması temel uygulaması gündeme gelmektedir.

Burada karşımıza çıkacak en büyük sorun: Bu yapılanma ile FIFA ve UEFA tarafından Federasyonun özerk yapısının ortadan kaldırılmaya çalışıldığı algılanabilir. Aksine bu yapılanma ile siyasetin ve diğer kurumların Futbol üzerindeki egemenliklerine son verilmeye; Türk futbolunun iktisadi ve mali büyüklüğünün  artırılması suretiyle marka değerinin yükseltilmesine; futbol dışı ögelerin futbola etkimesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. 

Burada en önemli şey: UEFA ve FIFA’ya bu gelişim ve değişim projesinin Türk Futbolun geleceği için yapıldığını; bu noktada siyasetin ya da başka bir kurumun federasyon üzerinde özerkliğe aykırı bir uygulama içine girmesi düşüncesinin bulunmadığını net olarak anlatmak gerekecektir. Bu yapılanmayla futbolun özerkliği daha da artmış olacaktır. burada kastedilen Türk futbolunun küresel markalaşma ve marka değerinin yükseltilmesine olanak sağlayacak dinamikleri harekete geçirebilecek, endüstriyel futbola uygun bir yapılanmadır. Türk futbolunun sportif, iktisadi ve mali anlamda daha ileri noktalara taşınması amaçlanmaktadır. Bunun için de Türk futbolunun  içinde bulunduğu yetersiz ve haksız rekabet ortamından kurtulabilmesi, dengede rekabetin sağlanarak, futbol kalitesinin yükseltilmesi; teşvik,şike rüşvet gibi futbol dışı ögelerin tamamen futbol dışına itilmesi bu şekilde mümkün olabilecektir.


V. SONUÇ

Yukarıda önerdiğimiz yapı, küresel futbol endüstrisinin gereklerini yerine getirecek ve dönüşüm dinamiklerini yakalayacak;  Türk futbolunu Avrupa ve Dünya futbol devleriyle  rekabet edebilir düzeye getirebilecek bir yapıdır.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun Türk futbolunun yapısal sorunlarına çözüm bulabilme konusunda yeniden yapılanmaya yönelik acilen “özel bir ekip” (task force) oluşturması gerekiyor ve bu oluşacak ekipte, tüm paydaşlardan geniş tabanlı bir katılımın sağlanması ve ulusal konsensusa varılması gerekiyor. Futbolumuzda rekabeti artıracak, kaliteyi yükseltecek, futbol pastasını büyütecek, futbol dışı ögelerin etkisini en aza indirecek bir çalışamayı kapsamalı bu platform.

Nitekim FIFA başkanı Sepp BLATTER,  2005 Ekim’inin sonunda FIFA kongresinde futbolu  tehdit eden önemli sorunları  irdelemesi amacıyla böylesi özel bir ekip oluşturmuştu. Buna göre üç çalışma grubu oluşturulması karara bağlanmıştı. Finans çalışma grubu (futbolun parası, ajanlar, transferler, birden fazla kulübe sahip olma, iddialar, suistimal); müsabakalarla ilgili çalışma grubu (takvim, bazı kulüplerin aşırı kazançları, müsabaka sayısı, futbol ve televizyon, hakemlik); ulusal kurumlar ve siyasal müdahalelerle ilgili çalışma grubu. [3]

Futbolumuzda yeniden yapılanma, özellikle futbol otoritesinin kendisini yeniden yapılandırmasından geçiyor. Çünkü futbolumuzun yönetimi, denetimi ve yönlendiriminden tek sorumlu olan TFF’nun, futbolun kurumsal yönetim yapısını kendi bünyesinde kurarak, buradan hareketle kulüplere yönelik aksiyomlar alması işin doğası gereğidir.

 

Yararlanılan kaynaklar:

Tuğrul AKŞAR, “Anadolu ve İstanbul Açısından Ligimizde İktisadi ve Mali Anlamda Rekabetçi Denge”, http://www.fesam.org/sur_makale.php?kod=2&url=uzman/ta044.htm

“Anadolu ve İstanbul Açısından Ligimizde İktisadi ve Mali Anlamda Rekabetçi Denge”, http://www.fesam.org/sur_makale.php?kod=2&url=uzman/ta044.htm

Tuğrul AKŞAR- Kutlu MERİH, Futbol Ekonomisi, Literatür yay., 2006.

Tuğrul AKŞAR, Endüstriyel futbol, Literatür yayınları 2005.

“Futbolun Avrupalılaştırılması: AB Komisyonunun Futbolu Yeniden Yapılandırma Çalışmaları”, http://www.fesam.org/sur_makale.php?kod=1&url=uzman/km027.htm

Key Performance Indicators For Footbal Clubs” 2002;  Governance: A Guide for Football Clubs”, December 2005;

Vision Europe, UEFA, Nyon, April, 2005.

Dr. Aylin SEÇKİN, Sloane Fayda Maksimizasyonu Modeli, EuroAsia, SportNews,  Ocak 2007/1.

Peter J.Sloane’in “The Economics of Professional Football: The Football Club as a Utility Maximiser”, Scottish Journal of Political Economy.

John Goddard and Peter J. Sloane, “Economics of Sport”,The Welsh Economy Labour market Evaluation and Research Centre.

http://www.deloitte.com/dtt/press_release/0,1014,sid%253D2765%2526cid%253D159284,00.html


[1] Bu konuda bkz. Tuğrul AKŞAR, Endüstriyel Futbol,  Literatür yayınları,  sh.   , İstanbul 2005.

   Tuğrul AKŞAR- Kutlu MERİH, Futbol Ekonomisi, Literatür yayınları, sh.   , İstanbul 2006.

[2] Tam adı Fédération International de Footballeurs Professionels, kısaltılmışı FIFPro olan profesyonel futbolcuların dernekleri ile sendikalarının 1965’te oluşturdukları mesleki federasyonları. İlk kuruluşunda  Fransa, İskoçya, İngiltere, İtalya, Hollanda futbolcu derneklerinin ve  sendikalarının yanısıra, 1980’li yıllardan başlayarak Arjantin, Şili, Uruguay, Nijerya, Güney Afrika, 1998-2001 yılları arasında da  Brezilya, Meksika, Japonya, Avustralya, Kamerun,  Cezayir ve Türkiye gibi 42  ülkenin futbolcu örgütleri bu federasyon’un üyesi olmuşlardır. 

[3]  Pascal BONIFACE, Futbol ve Küreselleşme, NTV Yay., Mayıs 2007, 1. Baskı, sh. 165-166.

Bu İçerik  15216  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Tuğrul Akşar Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

20.11.2019

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

107.529

0,00

 bjk BJKAS

2,22

-0,04

 fb FENER

16,47

-0,20

 gs GSRAY

1,74

-0,02

 trabzon TSPOR

1,55

0,03

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 23064134

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Sivasspor

 11   6   3   2    20   11  9  21
2 Fenerbahçe 
 11  6  2  3  21  12  9  20
3 Trabzonspor

 11

 5  4 2 20  13  7  19
4

Alanyaspor

 11  5  4 2  19

 12

 7  19
5 Başakşehir
 11  5  4 2  18  13  5

 19

6

Galatasaray

 11

 5

 4 2  13  9

 4

 19
7

Malatayaspor

 11

 5

 3 3  25  13  12  18
8

Beşiktaş

 11  5  3 3  14

 13

 1  18
9

Gaziantep FK

 11  4

 3

4  16  21  -5  15
10

Rizespor

 11  4  2 5  11  18  -7  14
11 Göztepe
 11

 3

 4 4  10  12  -2  13
12 Konyaspor
 11  3  4 4  12  16  -4

 13 

13 Kasımpaşa
 11  3  3 5  16  18  -2  12
14 Denizlispor
 11  3  2  6  9  13  -4  11
15 Antalyaspor

 11

 3  2  6  11  20

 -9

 11
16

Gençlerblirği

 11

 2  4  5  15  16  -1  10
17 Ankaragücü
 11  2  3  6  8  17   -9  9
18 Kayserispor
 11  1  4  6  10  21  -11  7

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

 2019 Deloitte Para Ligi Raporu

“ Yirmiikincisi  yayınlanan 2019 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Real Madrid 750 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Tek Türk takımı Beşiktaş 167 Milyon Euro ile 26. Sırada bu ligde kendisine yer buldu. 
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Raporu

 

“Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in üçüncü sayısını yayınladı.  Süper Lig’in 2016-2017 sezonunda 2,3 milyar TL olan gelirleri, 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL'ye ulaştı. Bkz.”

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.