x
17 Şubat 2020- Beşiktaş başkanı Çebi: "Şu anda Beşiktaş'ın tek bir çıkış yolu var; Bağış kampanyası! Herkesten destek bekliyoruz, 1 lira da değerli, 10 bin lira da değerli. Beşiktaş'ı Beşiktaş'tan başka kimse kurtaramaz." 16 Şubat 2020- Premier Lig 2023'ten itibaren PremFlix isimli dijital platform aracılığıyla yayın haklarını satacak bir planlama içinde. Bu proje gerçekleşirse, Premier Ligin beklenen yayın geliri yıllık 24 Milyar Euro'ya ulaşacak. Futbolekonomi- 9 Ocak 2020- Beşiktaş'ın eski başkanı Fikret Orman, 1 Haziran 2018 ila 31 Mayıs 2019 tarihleri arasındaki hesap dönemine ilişkin faaliyet ve işlemlerden dolayı oy çokluğu ile ibra edilmedi. 4 Ocak 2020- Türkiye Futbol Federasyonu 2019-20 sezonuna ilişkin takım harcama limitlerini belirledi. 2.4 Milyar TL'na yaklaşan harcama limitlerinin yüzde kırkı Beşiktaş Fenerbahçe ve Galatasaray'a ait.  6 Aralık 2019 Emlak Konut ile Galatasaray arasında devam eden anlaşmazlık sonunda Galatasaray'ın Florya'yı geri almak için 120 Milyon TL ödemeyi taahhüt etmesi sonrası çözüldü. Buna göre Riva projesi devam edecek. Futbolekonomi- 2 Aralık 2019 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) kura çekimi Romanya'nın başkenti Bükreş'te gerçekleştirildi. A Milli Futbol Takımı, İtalya, İsviçre ve Galler'in bulunduğu İtalya ve Azerbaycan'ın ev sahipliği... 26 Kasım 2019- Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın “Kimsenin borcunu silmedik, piyasa koşulları neyi gerektiriyorsa onu yaptık. Kulüplere nefes aldırdık” dedi. 6 Kasım 2019- Futbolda oyunculara ödenecek ücretten kesilen Stopaj oranı %20'ye çıkartılırken, 500 Bin TL'nın üzerinde gelir elde eden oyuncular ve teknik adamlar ise yıllık beyanname ile %40 vergi ödeyecekler. 25 Eylül 2019- Beşiktaş Başkanı Fikret Orman istifa etti. Orman: " Beşiktaş'ta kan değişimine ihtiyaç var. Beşiktaş'taki sürecimi tamamlıyorum." Futbolekonomi- 30 Ağustos 2019 UEFA Şampiyonlar Ligi 2019-2020 sezonunun kura çekimi Monako'da yapıldı. Galatasaray, Paris Saint-Germain, Real Madrid ve Club Brugge'un olduğu A grubunda mücadele edecek.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Yönetim Mete İKİZ Bir Endüstri Olarak FUTBOL

Bir Endüstri Olarak FUTBOL

274İngiltere’de kökleri 12. yüzyıla kadar uzanarak kuralları olmadan, 18. yüzyılda ise Devlet ve Kilisenin toplum değerlerini kötü etkilediği savıyla yasaklanmış olmasına rağmen birçok kolejde 100 yıl kadar daha organize bir şekilde takımlar kurularak, ellerin ve ayakların birlikte kullanılması ile o tarihde genellikle toplumun elit kısmını peşinden sürükleyerek oynanan bir oyundu Futbol.

 

1857 yılında dünyanın ilk futbol kulübü olan Sheffield’in ortaya çıkması ve 1862 yılında Uppingham Koleji öğretmenlerinden John Charles Thring’in yazdığı oyunun ilk kuralları ile organize olmaya başlayan önlenemez futbol hareketi, 1863 yılında İngiliz Futbol Birliği’nin (Football Association, FA) kurulmasıyla resmiyet kazanan bir spor dalı hüviyetine bürünerek, İngiltere’den başta kolonileri olmak üzere tüm dünyaya hızla yayılmış ve toplumların sosyal hayatlarında giderek daha fazla yer alan önemli bir aktivite haline gelmiştir.

Beşiği olan İngiltere’de şekilllenen futbolun tarihi apayrı bir yazı konusudur. Günümüzde dünya çapında yarattığı 30 milyar Euro büyüklüğünde önemli bir endüstri haline gelen futbolun, mevcut durumunu ve gideceği yeri saptamaya çalışırken, ilk dönemlerde Kulüplerin sahipleri, üyeleri, oyuncuları tarafından amatör ruhla yapılan, taraftar açısından ise takımının tarihine, renklerine sevdalı olarak yağmur, çamur demeden büyük bir özveriyle takip edilen futbolun, günümüzde kimlik değiştirerek endüstriye geçişindeki aşamaların iyi anlaşılması gerekmektedir.

 

Aynı şekilde, Türk spor kulüplerinin de futbol  alanındaki stratejilerini, diğer bir değişle önümüzdeki dönemlerin yol haritalarını hazırlarlarken, makro resmi kapsamlı olarak analiz etmeleri ve pastadan daha fazla pay alma yolunda kendilerine has stratejik modellerini belirlerken, bu küresel endüstrideki yapılanmaları iyi bilmeleri bir zorunluluk haline gelmektedir.    

 

Avrupa Futbolu – Endüstriye Giden Yol:

Başta İngiltere olmak üzere Avrupa’da 1980’lerin başından, ülkemizde ise 1990’lı yılların sonlarından itibaren, Kulüplerin yeni stadlar inşa ederek gelirlerini artırma isteğiyle başlayan ve sonrasında ortaya çıkan reklam, sponsorluk gelirleri ile bunların etkisiyle artış gösteren logolu ürün (merchandising) gelirleri ve özellikle özel televizyon kanalları arasında yaşanan yoğun rekabetin bir sonucu olarak önemli artışlar yaşanan yüksek yayın hakları gelirlerinin de katkısıyla baş döndürücü bir hızla futbol büyük bir endüstri olarak yeniden yapılanmıştır.

 

Futbol endüstrisi hakkında 16 yıldır kapsamlı ve veriye dayalı uluslararası çalışmaları gerçekleştiren danışmanlık şirketi Deloitte’un, İngiltere’deki Spor İş Grubu’nun hazırladığı Mayıs 2007 tarihli “Annual Review of Football Finance” raporuna göre, 2005-06 sezonu itibariyle Avrupa futbol piyasası büyüklüğü 12,6 milyar Euro’ya ulaşmıştır. Avrupa liglerinin gelirlerinin dağılımına bakıldığında, sponsorluk, yayın ve reklam gelirlerinin toplam gelirlerin %80’ine ulaştığı, geriye kalan %20’lik kısmın ise stad gelirleri olduğu görülmektedir. Avrupa genelinde gelirlerin dağılımında son 20 yıllık dönemde stad gelirlerinin, toplam gelirler içerisindeki %80’ler civarındaki ağırlığının, %20’ler seviyesine gerilemesi, futbolun geleneksel gelirlerinin yanında giderek artan bir oranda yeni gelir kaynakları yaratarak bir endüstri halini almasının açık bir kanıtıdır.

 

İngiltere ile birlikte futbolun en büyük 5 ligi sıralamasında sırasıyla yer alan İtalya, Almanya, İspanya ve Fransa, yarattıkları toplam 6,7 milyar Euro’luk büyüklükle Avrupa futbol pazarının %53’ünü oluştururken, bu pastanın oluşumuna en çok katkıyı sağlayan ve bu anlamda Avrupa’nın, sonuç olarak da dünyanın futbol pazar lideri hiç değişmez bir şekilde İngiliz Premier Ligi’dir.

 

Premier Lig kurulmadan önceki sezon olan 1991-92’de 1. Lig olarak adlandırılan ligde yer alan Kulüplerin toplam gelirleri 170 milyon Pound iken, 2005-06 sezonunda sadece bir Kulüp olarak Manchester United’ın gelirlerinin 168 milyon Pound’a ulaştığı dikkate alınırsa, 14 yıllık bir süreç içerisinde İngiliz futbolunun geldiği nokta daha net olarak anlaşılacaktır. 5 büyük ligin içinde Premier Lig’in yarattığı gelir %30, Avrupa’nın geneline bakıldığında ise %16 dolayında olup, bu kapsamda Premier Lig’in, Amerika’nın NBA ile dünya basketbol pazarı içerisindeki farklı ve dominant konumuyla ortaya çıkan “dünyayın basketbol ligi” olma durumuna benzer bir şekilde “dünyanın futbol ligi” olma yolunda hızla ilerlediği dikkat çekmektedir. Birçok farklı özelliği ve uygulamasıyla ayrı bir yazı konusu olacak olan Premier Lig, 2006 yılında yarattığı 2 milyar Euro’luk gelirle, Amerikan Futbolu Ligi (NFL), Amerikan Beyzbol Ligi (MLB) ve Amerikan Basketbol Ligi (NBA)’den sonra dünyanın en büyük 4. spor ligi konumunda bulunmaktadır.

 

Avrupa Futbol Pazar Büyüklüğü, 2005-06 (Toplam 12,6 milyar Euro)

5 Büyük Lig: %53

5 Büyük Ligdeki Diğer Ligler: %15

5 Büyük Lig dışında Kalan 47 Avrupa Ligi: %14

FIFA, UEFA ve Ulusal Futbol Federasyonları: %15

5 Büyük Lig dışında Kalan 47 Avrupa Ligi’nin Diğer Ligleri: %3

Kaynak: Deloitte, Annual Review of Football, Mayıs 2007

 

Futbol Kulüpleri ve Federasyonlarının sağladıkları gelir kalemleri içinde futbol kulüplerinin Maç Günü gelirlerinin dışında, Medya ve Yayın, Sponsorluk ve Ticari
(Merchandising) gelirler önemli gelir kaynaklarını oluşturmaktadır. 2005-06 sezonu itibariyle İngiliz Premier Ligi’nde gelirlerin %33’ü Maç Günü gelirlerinden oluşurken; diğer Büyük 4 ligde sırasıyla bu oran; İtalya’da %13, Almanya’da %25, İspanya’da %28, Fransa’da ise %15 civarındadır. Medya ve Yayın gelirleri ise İngiltere’de %42’e ulaşırken, bu oran İtalya’da %62, Almanya’da %27, İspanya’da %35, Fransa’da ise %57 civarındadır.

 

Önemli Avrupa Liglerinin Gelir Dağılımı (2005-06 Sezonu, milyon Euro)

İngiltere: Toplam: 1.994: Maç Günü 655 (%33), Medya&Yayın 839 (%42), Sponsorluk 500 (%25)

İtalya: Toplam: 1.399; Maç Günü 179 (%13), Medya&Yayın 873 (%62), Sponsorluk 188 (%14), Ticari 159 (%11)

Almanya: Toplam: 1.195; Maç Günü 302 (%25), Medya&Yayın 325 (%27), Sponsorluk 360 (%30), Ticari 208 (%18)

İspanya: Toplam: 1.158; Maç Günü 320 (%28), Medya&Yayın 406 (%35), Sponsorluk 432 (%37)

Fransa: Toplam: 910; Maç Günü 134 (%15), Medya&Yayın 524 (%57), Sponsorluk 161 (%18), Ticari 91 (%10)

Kaynak: Deloitte, Annual Review of Football, Mayıs 2007

 

Gelir Açısından ilk 20 Kulüp:

Yine Deloitte tarafından yayınlanan Şubat 2007 tarihli “Football Money League” raporuna göre 2005-06 sezonunda Avrupa’daki ilk 20 kulübün toplam gelirleri 3,3 milyar’a Euro’ya ulaşmış ve söz konusu raporun ilk yayınlandığı ilk sezon olan 1996-97’de ilk 20 Kulübün toplam geliri olan 1,2 milyar Euro’a kıyasla önemle bir artış göstermiştir.

 

Avrupa’nın Gelir Açısından ilk 20 Kulübü (2005-06 Sezonu, Euro)

 274_2

Kaynak: Deloitte, 2005/2006 Football Money League, Şubat 2007

 

Yıllık Kulüp geliri olarak en büyük 5 kulüp sırasıyla Real Madrid, FC Barcelona, Juventus, Manchester United ve AC Milan olmuş ve son derece detaylı bir iş planı ile birlikte Joan Laporta Başkanlığında 2003 yılındaki seçimlerde, Kulübün kurulduğu 1900 yılından beri rekor katılım eşliğinde rekor lehte oyla yönetimi devrelan bir avuç Barca sevdalısının başlattığı Blue Elephant hareketinin günümüzün endüstriyel futbolunun realitelerini dikkate alarak, baştan sona yeniden organize ettiği ve ayrı bir yazı konusu olacak olan FC Barcelona, iş planındaki olağanüstü başarının getirdiği kuvvetli nakit akımlarının etkisiyle 4 sene içerisinde ard arda 8 sıra birden yükselerek Zenginler Liginde ikinciliğe ulaşmayı üstelikde karlı olarak başarmış, sonucunda ise ulusal ve Şampiyonlar Ligi gibi uluslararası alanlarda şampiyon olarak sportif başarıyı yakalamıştır.

 

Önemli Avrupa Kulüplerinin Yıllar Bazında Gelirleri (mn Euro)

274_4

Kaynak: Deloitte, 2005/2006 Football Money League, Şubat 2007

 

Değişen Taraftar/Müşteri Odaklı Organizasyon Yapıları:

Yeni ekonominin hızla değişen dinamikleri, “taraftar/müşteri” sayıları milyonlarla ölçülen futbol kulüplerinin, hızla ekonomik bir örgüt olarak organize olmalarına neden olmuştur. Yeni stadlarını inşa ederek geleneksel gelirlerini artırmak, bununla birlikte 1980’lerin başında ortaya çıkan merchandising, sponsorluk, reklam ile 1990’lar sonrasında önem kazanan medya ve yayın gelirleri gibi yeni gelirleri ortaya koyarak, Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası vb. uluslararası turnuvalarda başarılı olmaları zorunluluğu, futbol kulüplerini başdöndürücü bir hızda şirketleşme sürecinin içerisine sokarak, kuruluşlarından bu yana devam etmiş olan sadece sportif bir organizasyon olmalarını misyonunu, satışları devasa büyüklüklere ulaşan pazarlamanın ön planda olduğu ve profesyoneller tarafından yönetilen ekonomik / kurumsal organizasyonlara dönüştürmüştür.

 

274_1

Endüstri haline gelerek yapı değişikliğine uğrayan ve ekonomik gerçeklerin ön plana çıktığı günümüzün “yeni futbol” kurallarıyla birlikte ortaya çıkan iş modellerinin ana prensibi, medya platformları, içerik sağlayıcılar, reklamcılar, sponsorlar ve organizatörler gibi destek unsurlarını optimum şekilde kullanılarak, “Futbol Şovunu” yaratmak, oynatmak ve sonuç olarak diğer alternatif eğlence/spor türleriyle rekabet ederek ticaretleştirmekden geçmektedir. Bu yeni futbol düzeninde kendilerini yeniden yapılandırarak başarılı olan Manchester United, Barcelona, Real Madrid gibi Kulüplerin birbirinden farklı iş modelleri incelendiğinde, hepsinin ortak paydasının, mevcut durumlarını objektif olarak tespit ettikden sonra, sportif, ekonomik ve sosyal başarı hedefiyle uzun vadeli sürdürülebilir stratejiler eşliğinde, kurumsal değer artışı sağlayacak bir değer zincirini bütün detaylarıyla ortaya koymuş oldukları görülmektedir.

 

Deloitte’un her yıl yayınladığı çalışmalar incelendiğinde, 5 Büyük Ligin gelirlerinin son 10 yılda 1,9 milyar Euro’dan, 6,7 milyar Euro’ya ulaştığı ve yıllık bazda %13 oranında büyüdüğü dikkat çekmekle birlikte, devamlı olarak karlılık gösteren İngiltere ve Almanya haricinde, İtalya, Fransa ve Almanya’nın operasyonel açıdan zarar ettikleri de bir realite olarak karşımıza çıkmaktadır. İtalyan futbol endüstrisi 1995 yılında bugüne kadar kümülatif olarak 1,3 milyar Euro, Fransız futbolu ise aynı dönemde 400 milyon Euro civarında zarar ederken, 2006 yılında İtalyanlar ilk defa başa baş noktasını yakalamışlar, Fransızlar ise uzun bir dönem sonra ilk defa kara geçmeyi başarmışlardır.

Avrupa genelinde ve ülkemiz özelinde futbolun karlı hale gelememesinde yatan temel sebep ise, büyük bir hızla dev bir endüstri haline gelen futbolun organizasyon ve yönetim yapısının aynı hızla değişim gösterememesindedir. Spor kulüplerini oluşturan Yönetim Kurulu Üyeleri, Kulüp Üyeleri, Teknik Kadro ve Sporcuları, profesyonel çalışanları ve hepsinden önemlisi taraftarlarının, kendi farklı bakış açılarını yansıtan ve bu anlamda ortak bir payda da biraraya gelmeleri fazlaca mümkün olmayan Kulüplerinden farklı beklentileri bulunmakta ve bu durumda ortak strateji ve hedeflerin konulmasını zorlaştırmaktadır.

 

Üye Kayıt Sistemine Dayalı Klasik Dernek Modelinin Sonu:

Aynı zamanda endüstriyel futbola geçiş döneminin başında, bir aile ve kişinin dominant olarak sahip olduğu “Şirket” modeli ağırlıklı bir yapı gösteren İngiltere dışında, diğer ülkelerdeki öncelikli model üye kayıt sistemine dayanan ve bu anlamda “klasik” olarak adlandırılabilecek dernek modeli olduğundan, yönetimlerin devamlılığı sonucu oluşan kurumsal yönetim ile birlikte ortaya çıkan sürdürülebilir ticari başarı zor hale gelmekte, üyelerin Kulübe sermaye koyarak ortak olmamalarından dolayı ticari bir bağlılık da hissetmemeleri nedeniyle ana kriter olan sportif başarı, Kulüp Yönetim Kurullarının kendi şahsi kaynaklarının gücüne ve bunları yönetim becerilerine bağlı kalmaktadır.

 

Bu sebeplerden dolayı, Kulüp yönetimlerinde rasyonel karar verme mekanizmaları popülizmin etkisiyle genellikle kaybolmakta, mevcut dernek yapıları nedeniyle yönetimlerde hesap verme ve şeffaf olma yeterince gelişmiş olmadığından, Kulüpler şirketler gibi düzgün bir şekilde yönetilememekte, üyelerce hesap sorma sistemi ise tam olarak oturmadığından, sportif başarı olduğu, diğer bir değişle “top çizgiyi geçtiği” sürece, yetersiz ciro yaratma kapasitesi, taşınamaz yükselikde oyuncu kadrosu maliyetleri, hatalı borçlanmadan kaynaklanan nakit akımı sorunları ve sportif başarısızlık neticesinde gelirlerde önemli düşüşler yaşanması gibi Kulüp bünyesinde krize yol açabilecek önemli sorunlar görmemezlikden gelinmektedir.     

 

Endüstriyel Futbolun Getirdiği Yeni Sahiplik & Yönetim Modelleri:

Klasik Dernek yapısının karlılığı olumsuz etkileyen bu yönetsel sorunları karşısında, 1980’lerin başından itibaren Avrupa Kulüplerinde, “Aile Şirketi” yapısına ek olarak yeni sahiplik ve buna bağlı olarak yönetim modelleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunlar sırasıyla; İngiliz Modeli olarak da adlandırılarak, gelir ve giderlerinin tamamını bir şirkete devrederek hisse senetlerini borsada halka arz eden “Futbol A.Ş.” yapısı; sadece ülkemize özgü bir şekilde futbolla ilgili tüm önemli gelir kalemlerini şirketlerin içerisinde toplayarak, giderleri Kulüplerin üzerinde bırakan “Sportif A.Ş.” yapısı; Barcelona ve Real Madrid tarafından uygulanan ve yüzbinin üzerinde Üyeleri arasından seçilen delegelerin gözetiminde görev yapan Yönetim Kurullarının aldığı rasyonel kararlarla Külübü bir Şirket şeklinde yöneten “Geniş Tabanlı Taraftar A.Ş.” yapısı ve Kulüpleri kar odaklı sosyal oluşumlar haline getirmeye çalışan taraftar gruplarının Kulübe sermaye koyarak ortak oldukları halihazırda sadece İngiltere amatör liglerinde göreülen “Supporters Direct” yapısıdır. Söz konusu sahiplik modelleri bundan sonraki yazılarda ayrı ayrı incelenecektir.

  

Ülkemizdeki yapı incelendiğinde ise, idari (iyi ve rasyonel yönetilmeme), mali (gelir kaynaklarını yeterince arttıramama, olan gelirleri de verimli kullanamama, yüksek finansal borçlanma), devletle ilgili (birikmiş vergi borçlarının tasviyesi, yüksek vergi oranları, yeni spor yasasının çıkarılması), rekabetçi denge (sadece 3 büyüklerin şampiyon olabilmesi, Avrupa’da başarılı olamama) vb. birçok önemli ve acil çözüm bekleyen sorunu olmasına rağmen Türk Spor Kulüplerinin birincil öncelikli sorununun; yapısal olduğu gözükmektedir. 

 

Bu kapsamda başta 3 büyükler olmak üzere, her spor kulübümüzün üzerinde büyük bir hassasiyetle düşünmesi gerekli husus, uluslararası arena da başarıyı yakalamış spor kulüplerinin modellerinin incelenerek, başarılı olanların bir karmasının asırlık tarihlerinden gelen köklü kültür ve değerlerine uyarlanmasının, gelirleri açısından dünyanın en büyük 20 futbol kulübünün arasına kalıcı ve karlı olarak girilebilmesi için uzun vadede izlenebilecek bir yol haritasının oluşturulmasıdır.

{jcomments on}

 

Bu İçerik  24026  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Mete İkiz Cuma, 09 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

17.02.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

120.951

0,67

 bjk BJKAS

2,95

0,07

 fb FENER

16,33

-1,15

 gs GSRAY

3,40

0,52

 trabzon TSPOR

5,59

0,93

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 24222059

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Trabzonspor

 21   13   5   3    47   21  26  44
2 Başakşehir
 22  12  7  3  41  22  19  43
3 Galatasaray

 22

 12  6 4 36  17  19  42
4

Sivasspor

 22  12  6 4  41

 26

 15  42
5 Alanyaspor 
 22  11  6 5  41  21  20

 39

6

Fenerbahçe

 22

 11

 5 6  41  26

 15

 38
7

Beşiktaş

 22

 11

 3 8  34  28  6  36
8

Göztepe

 21  9  6 6  28

 23

 5  33
9

Gaziantep

 22  8

 6

8  33  35  -2  30
10

Malatyaspor

 21  6  6 9  34  30   4  24
11 Gençlerbirliği
 22

 6

 6 10  31  30   1  24
12 Denizlispor
 22  6  6 10  21  30  -9

  24 

13 Rizespor
 21  7  3 11  21  32  -11  24
14 Antalyaspor
 22  5  7 10  23  39  -16  22
15 Konyaspor

 22

 4  8  10  17  30

 -13

 20
16

Ankaragücü

 22

 4  8  10  20  38  -18  20
17 Kasımpaşa
 22  4  4  14  29  49  -20  16
18 Kayserispor
 22  3  6  13  22  54  -32  15

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.