Türk Futbolu Manifestosu
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Manşet Türk Futbolu Manifestosu

Türk Futbolu Manifestosu

12TFFBPF9ei6K 400x400

Tuğrul Akşar- Sebahattin Devecioğlu- Erdal Alkış 8 Haziran 2022 Futbol her geçen gün gelişmelere açık olan, profesyonel bir uğraşı, bilimsel bir araştırma konusu, seyredenler açısından heyecan verici bir gösteri, toplum bilimi açısından tüm dünyada olağanüstü boyutlara ulaşan ticari bir uğraş durumundadır.

 

 

Toplumsal gelişmede küçümsenmeyecek bir yere sahip bulunan futbol, sektörel anlamda da önemli sayılabilecek bir yapı sergilemektedir. Bütün bu gelişmelere karşın, futbolu herkesin aktif olarak katılımda bulunabildiği bir spor dalı haline getirebilmek için var olan potansiyeli, dengeli bir düzeyde geliştirip benimsetmek futbol yönetimi ile ilgilidir.

 

Son yıllarda, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)’ nin problemli olarak sunmuş olduğu futbol hizmetlerinde, siyasi ve bürokratik egemenlik gibi şekillerde kendini gösteren idari tıkanıklıklar dikkat çekmektedir. Dolayısıyla hızlı bir değişimin yaşandığı günümüz ortamında futbola katılımın ve faaliyetlerin ülke düzeyine optimal biçimde sunulmasını sağlayacak yeni bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu sık sık vurgulanmaktadır.

 

Bugün Türk futbolunun yapısal nitelikli Ekonomik, Finansal, Örgütsel, Yönetsel ve Yasal önemli sorunları bulunmaktadır. 

 

Son yirmi yılda, futbolumuz parasal büyümesini artırırken, sportif performansta geride kalmıştır. Bunun ana nedeni ise yukarıda sayılan sorunlardır. Bu dönemde futbolumuzdaki parasal büyümeyi yönetecek bir idari ve örgütsel yapılanma gerçekleştirilememiştir. 

 

Bunun kaçınılmaz sonucu ise; Türk futbolu, 2000’deki UEFA ve FIFA sıralamasının gerisine düşmüş olmasıdır. 

 

T.F.F.’nin idari yapısının; serbest piyasa mekanizmalarına uyum sağlayabilecek rekabet, hız, kalite ve verimlilik şartlarınıyerine getirerek etkinlik kazanacağı; mali yapısındaki etkinliğin ise, finans kaynaklarının futbolla ilgili bütün kurum ve organizasyonları kapsayacak şekilde objektif ve sistemli kullandırılmasına bağlı olduğu ileri sürülebilir. Özerkliğin “mali açıdan kendi kendini finanse etme” ilkesinin sporda profesyonelliği ön plana çıkardığı göz ardı edilmeyerek; T.F.F.’nin özerk kurumsal yapısının, sporun amatör dokusuna aykırı olmayan ve günümüz şartlarına uygun çağdaş yönetim anlayışına kavuşturulması gerekmektedir. Federasyonun özerkliği sadece kâğıt üzerinde olmamalı ve kurumsallaşmanın devam etmesi için siyasi otorite federasyonun özerk yapısını desteklemelidir.

 

Dünya Futbolunun yöneticiler kuruluşu olan F.I.F.A. Futbolda kuralların uygulanması, değiştirilmesi, uluslararası maçların ve turnuvaların düzenlenmesi konusunda en yetkili organdır. U.E.F.A. ise “Avrupa futbolunun sorunlarını incelemek, birlik üyelerinin sportif ilişkilerini geliştirmek, pekiştirmek ve karşılıklı çıkarlarını korumayı” amaçlamaktadır. Birlik üyeleri arasında çıkabilecek muhtelif problemleri ve ihtilafları önlemek, organizasyonlar düzenleyerek, başarılı olanları ödüllendirmek ve bu yolla üyeleri arasında rekabet ortamı yaratarak, Avrupa futbolunun ilerlemesine katkıda bulunmaktadır. 

 

Dünyadaki gelişim ve değişimlerin gerisinde kalan TFF, başarıyı yakalamakta gecikmiş ve diğer tüm kurumların bağımlısı haline gelmiştir. TFF, siyasi çekişmelerden uzak tutulmalı ve hiçbir siyasi parti veya hükümetin etkisi altında kalmamalıdır.

 

TFF, bu çerçevede; dünya futbolunu yakından takip etmelidir. Futbolun tepe yönetimleri olan FIFA, UEFA’nın çalışmalarının uygulamalarını ve projelerini izlemeli, bu kurumlar ile eşgüdüm içinde çalışmalı, futbolun taban birlikleri ve paydaşlarıyla birlikte sürdürülebilir idari ve mali bir yapı oluşturmalıdır. 

 

Son dönemlerde TFF, Dünya ve Avrupa futbolunun finansal çabaları ve bütçe uygulamalarının gerisinde kalmıştır.

 

Bu yeni gerçeklikle ve Avrupa futbol endüstrisinin 2010'dan bugüne daha büyük küreselleşme ve teknolojik yeniliklerle evrildiği gerçeğiyle başa çıkmak için yeni geliştirilmiş finansal çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. 

 

UEFA İcra Komitesi Nisan 2022 toplantısında, yeni UEFA Kulüp Lisanslama ve Finansal Sürdürülebilirlik düzenlemeleri hayata geçirerek, futbol endüstrisinin evriminde, futbolun kaçınılmaz finansal etkilerinin yanı sıra, pandemi, toptan reform ve yeni finansal sürdürülebilirlik düzenlemelere ihtiyaç olduğu vurgulamıştır.

 

UEFA, kulüplerin bu yeni zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olacak bu yeni önlemleri geliştirmek için, Avrupa futbolu genelindeki paydaşlarıyla birlikte çalışarak, yapılacak düzenlemelerin, oyunu korunmasına ve gelecekteki olası şoklara hazır olunmasına yardımcı olurken, rasyonel yatırımları teşvik ederek, oyun için sürdürülebilir bir gelecek inşa etmektedir. 

 

UEFA Kulüp Lisanslama ve Finansal Sürdürülebilirlik kapsamındaki yeni düzenlemelerin temel amacı finansal sürdürülebilirliği sağlamaktır. Düzenlemelerin ödeme gücü, istikrar ve maliyet kontrolü olmak üzere üç temel unsur aracılığıyla gerçekleştirilmesi planlanmaktadır:

 

Futbolun uluslararası en üst yönetim organları olan FIFA ve UEFA, futbolda ekonomi yönetimi ile ilgili birçok kararları ve uygulamaları hayata geçirmişlerdir. Dünyada futbolun ekonomik gelişimini sürdürmeye yönelik alınan ‘Finansal Fair Play`gibi uygulamalar ülkemizde yeterince anlaşılmamış ve gerekleri yerine getirilememiştir. Bunun kaçınılmaz sonucu ise sportif ve mali başarısızlık olmuştur. Ne yazık ki bu süreçte, Türk futbol yönetimi içinde bulunduğu finansal sorunları  çözebilme yetkinliğini kaybetmiştir. Bu nedenle var olan finansal ve yönetsel sorunlar giderek derinleşmiş bir krize dönüşmüştür. Bu kaotik gidişin tek sorumlusu bugünkü futbol yapılanması ve yönetimidir.  

 

Türk futbolunun en önemli sorunlarından birisi mutlak sportif başarı için gerçekleştirilen sınırsız, hesapsız, verimsiz  ve fütursuz finansal harcamalardır. Bu sorun bugün ülkemiz futbolunun en büyük problemidir.

 

Türk futbol üst yönetimi Avrupa futbolundaki değişim ve dönüşümleri iyi okuyamamış, bu  gelişmelerden kendisine pay çıkartarak, gelişen futbol endüstrisinde kendisini konumlandıramamıştır. Bu nedenle Türk futbolu büyüyen Avrupa ve dünya futbol pastasından sportif, ekonomik ve finansal olarak hak ettiği payı alamamıştır. Türk futbol yönetimi, futbolumuzun potansiyelini harekete geçiremediği için gelişmelerin gerisinde kalmış ve kulüplerimiz sportif olarak başarısız olurken, mali olarak finansal bir borç batağına sürüklenmiştir.  Geçmiş hatalardan doğrulara ulaşılamamış, futbolumuz ekonomik ve mali olarak iflas etmiştir.  

 

Kamuoyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) göre; Türk futbolunun dört büyükleri olarak nitelendirilen kulüplerin 1 Haziran 2021 ve 28 Şubat 2022'yi kapsayan döneme dair dokuz aylık bilançolarında, yıllık gelirlerinin en az dört katı kadar borcu bulunmaktadır. Bu kulüpler dokuz ayda 1 milyar 121 milyon lira zarar etmiştir. Sadece bu dört takımın toplam borcu 17 milyar TL'ye ulaşmış durumdadır. Türkiye’ profesyonel faaliyet gösteren 127 kulübün toplam borcunun 30 Milyar TL olduğu bu rakamın kur farkı ve faizlerden oluşacak şekli ile 50 Milyar TL’ ye ulaşacağı ifade edilmektedir. 

 

Türk Futbolunun göz bebeği Süper Lig'in marka ve lig değeri,son yirmi yılda yönetsel ve sportif başarısızlıklar sonucu gerileyerek, rekabet ettiği liglerin gerisine düşmüştür.

 

Bir önceki ihalede 500 Milyon Dolar'a ulaşan Süper Ligin yayın haklarına, bugün önerilen tutar 152 milyon dolara düşmüştür.  Teklif edilen tutar Türk futbolunun 2001'deki yayın gelirinin gerisine düşmüştür. Yani, Türk futbolunun yayın hakları  satış değeri 21 yıl öncesi seviyeye geri dönmüştür. 

 

Bugün, Süper Ligin Marka değeri 450 milyon dolardan, 140 milyon dolara düşerek 26 yıl öncesine dönülmüştür.

 

Süper Ligin değerinin erimesiyle birlikte, son yıllarda dört ülke değer sıralamasında Türkiye'nin üzerine çıkmıştır. Portekiz 976 milyon Euro ile 6. sıraya yerleşirken, Rusya 910 milyon Euro ile 7. durumda. Hollanda'nın 888 milyon Euro ile 8. sıraya yükseldiği listede, Belçika ise 682 milyon Euro ile 9. sırayı almıştır. 

 

Türk futbolunun rekabet yetkinliği, esnek olmayan hantal yapılardan kaynaklanan sorunlardan dolayı bilim ve teknolojilerdeki gelişmeleri yakalayamamış bu konularda rakiplerinin arkasında kalmıştır.  

 

Türk futbolu uzun yıllar kendi markasını oluşturamamış; ligini, kulüplerini, futbolcularını ihraç edememiş, üretmeden tüketici durumunda kalarak yüksek fiyatlı ithal futbolcu, teknik heyetler transfer ederek ile sınırlı gelirleri bol bol harcayarak çökme noktasına getirilmiştir.  

 

Devletin, hükümetlerin, belediyelerin destekleri olmadan, Türk futbolunun ayakta durması mümkün görünmemektedir. Kulüplerin, devlet destekli TRT yayın gelirleri, şans oyunu ve TFF’nin isim hakki gibi gelirleri olmazsa, bugün birçok Anadolu kulübü varlığını sürdüremeyecektir. Hatta birçok kulüp bu desteklere ve resmi gelirlere rağmen iflas etmiş ve kapanmıştır.

 

Son zamanlarda yaşanan TFF’ yönetimindeki istifalar ve değişikliklerle birlikte yayın ihalesindeki belirsizlikler, hakemlik kurumundaki krizler, Profesyonel Liglerdeki, Bölgesel Amatör Liglerdeki statü tartışmaları gibi halının altına süpürülmüş problemler yumağı, Türk futbolunu tükenmişlik sınırına getirmiştir

 

Bugün geldiğimiz noktada; Türkiye Futbol Federasyon Kanunu’nda 1923 yılından bugüne kadar 7 defa değişiklik yapılmış, 43 Federasyon başkanı görev yapmıştır. 6 bin tescilli futbol kulübün temsil ettiği 300 delegenin Türk Futbolunda başkan adayının belirlenmesinden çok yapısal reformlara ihtiyaç bulunmaktadır.

 

Dünyada değişen yeni ekonomi yönetim sistemleri ile birlikte, Endüstri 4.0 sürecine giren tüm sistemler, yapısal özelliklerini yenilemektedir. Bu çerçeveden bakıldığında, Türk futbolu dijitalleşmenin gerisinde kalmıştır. TFF, Futbol bilim ve teknolojisi ile tanışmalı; İnovasyon ve Metaverse, Web3.0, uygulamaları ile birlikte, yeni ürün ve hizmetler geliştirmeli, katma değer yaratmalı, rakipleri ile rekabet etmelidir. TFF kendisi ilebirlikte kulüpleri, ligleri yeniden yapılandırmalıdır. 

 

Türk futbolunun kurtuluşu ve rekabetçi bir yapıya kavuşmasının en temel çözümü yasal düzenlemelerde yapılacak olan devrim niteliğindeki değişiklikler olmalıdır. Sadece yasal düzenlemelerle sorunların üzerinden gelinebileceği anlayışı ne yazık ki, günümüz futbol yapılanmasında geçerli bir yaklaşım değildir

 

Futbolumuzun rekabet yetkinliğini yükseltebilecek, Avrupa ve Dünya futbolundan ekonomik, finansal ve sportif olarak hak ettiği payı alabilecek bir yapının tesis edilmesi gerekir. Bunun için soruna uzun vadeli ve stratejik bir anlayış ve yapısal nitelikte yaklaşılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.

 

Bugünü kurtarmaya yönelik palyatif çözümlerden daha çok yarınları kurtaracak bir futbol yapılanması örgütlenmelidir. Bu kapsamda Türk futbolunun rekabet düzeyi ve kalitesini artıracak kapsayıcı kurumlar oluşturulmalı; kalıcı başarıyı getirebilecek sürdürülebilir ve sağlıklı bir mali yapı sağlanmalıdır. 

 

Futbolumuzun üst yapı örgütlenmesi günümüz futbolunun gereksinimlerini karşılamaktan uzaktır. Mevcut statüko altmış beş yıldır Türk futboluna başarı getirmemiş, aksine sorunların kaynağını oluşturmuştur.

 

Özellikle Avrupa’da son yirmi yılda kulüp futbolu ciddi parasal getiri sağlayan bir alan olurken, TFF bu gelişimi ve değişimi iyi okuyamamış, futbol üst örgütlenmesini buna organize edememiştir.

 

Futbolumuzun ana gelir kaynağı olan naklen yayın konusunda ne kulüpler birliği ne de TFF sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapı tesis edememiş, bu konuda sahip olduğu misyonunun gereklerini yerine getirememiştir.

 

Futbolumuzun üzerinde siyasetin etkisi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle yeni çıkan “Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Yasası” ile bu konuda yürütmeye geniş ve mutlak yetkiler tanınmış; ancak borçlu kulüpler bu yasaya karşı sorunlarının çözümlerine yönelik bir etki ortaya koyamamışlardır.

 

FIFA’nın UEFA’nın almış olduğu kararlara özgü, kulüplerin profesyonel bölümleri ticari ve finansal olarak yeniden yapılanması gerekmektedir. Futbolda ekonomi yönetimine geçirilerek yükselen futbol gelirleri pastasından pay alabilecek sistematik yapılar oluşturmak gerekmektedir. 

 

TFF, idari ve mali olarak kendisini yenilemeli, yasal düzenlemeler, teşkilatlanma ve organizasyon yapısı yeniden düzenlenmelidir. 

 

Yıllardır tarihe damga vurmuş güzide kulüplerimizi kendi PR ve şahsi menfaatleri için kullanarak amacından saptırılmasına göz yumulmuştur. Dolayısıyla özerk yapının verdiği dayanaktan faydalanarak “sözüm ona” başarı için hesapsız transferler, harcamalar ile sadece kulüplerimiz değil ülke gençliği ve ekonomisine zarar verilmiştir.

 

Aynı zamanda sorunların çözümüne katkı sağlamak yerine çözüm için siyasileri devreye sokanlar ile siyasilerin spora müdahalesine itiraz edenler hep aynı kişiler olmuştur. Bu da maalesef içeride kısır döngü oluşturarak taraftar baskısına neden olmuştur. Bütün bunlar bu düzeni maalesef destekleyen en önemli etken olmuştur. 

 

Bugün Türk futbolu tarihte hiçbir dönemde  olmayacak kadar siyasetle iç içe girmiş durumdadır. Bu yapıdan kısa zamanda çıkabilme olasılığı da bu siyasal iklim ve bu futbol yapılanmasıyla çok mümkün görünmemektedir.  

 

Türk futbolu yenidünya futbol düzenine uygun olarak yeniden yapılanmalıdır. Türk futbolunu dünya markası yapmak için gerekli önlemler ve tedbirler alınmalıdır. 

 

Türk futbolunun kurtuluşu dünyadaki gelişmelere uyum sağlayacak, objektif kriterlere dayalı, hesap verebilir, sürdürülebilir futbol ekosisteminin hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır.

 

TFF, Türkiye’nin Federasyonu olmalıdır, futbol sevgisinin tohumlarını Anadolu’ya ekerek futbolu yeniden yeşertmelidir. 

 

Özetle; 

 

Türk futbolunun temel sorunları olarak:

  

- Kurumsal Yönetim Yetersizliğini,

- Yanlış Şirketleşme ve Halka arzın yarattığı sorunları,

 -Örgütlenme Sorunlarını

- Devletin Futbola sponsorluğunun artarak devam etmesinin neden olduğu sorunları,

- Kontrolsüz Transfer Harcamalarını,

- Ölçüsüz Ücret, maaş ve prim Personel Harcamalarının astronomik artışı, 

- Kulüplerin Artan Borçlarını, 

- Ekonomik konjonktürün olumsuz etkisiyle artan finansman maliyetlerini,

- Faaliyetlerinden kar yaratamayan kulüplerin giderek artan zararları sonucu, öz kaynaklarını yitirdiklerini,

-Futbol yayınlarındaki gelir düşüşlerini, 

- Finansal sorunların giderek derinleştiğini,

Hep birlikte görüyoruz.

 

Türk futbol pastası hızla büyürken, bu geliri sevk ve idare edecek yönetsel yapıyı gerçekleştiremedik. Bu nedenle Türk futbolunun temel sorunu bir üst yapı sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Türk futbolu sahip olduğu potansiyelleri itibariyle Avrupa futbolunda hak ettiği yere gelebilir. Yeter ki, bu potansiyeli harekete geçirebilecek yönetsel ve organizasyonel yapıları; rekabeti ve kaliteyi sağlayacak, sürdürülebilir ve sağlıklı bir mali yapıyıoluşturacak kapsayıcı kurumları inşa etmeliyiz. Toplum ve kültür olarak bunu yapabilecek yetkinliklere sahibiz.

 

Kamuoyuna saygılarımızla.  Haziran 2022  

Tuğrul Akşar, Futbol Ekonomisti 

Erdal Alkış, Eski TFF Başkan Adayı  

Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu, Akademisyen

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  1437  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Futbol Ekonomi Site Yetkilisi Perşembe, 22 Eylül 2011.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

09/08/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

2.785,16

-0,35

 bjk BJKAS

5,07

3,05

 fb FENER

51,75

-4,78

 gs GSRAY

5,21

 9,92

 trabzon TSPOR

5,54

5,32

   SPOR ENDEKSİ

1.528,01

2,08

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 31877487

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Başakşehir   1   1  0  4  4    3 
2 Alanyaspor  1   1  0  2 

3

3 Trabzonspor  1  1 0 0 2 3
4 Adana D.  1    1   1 3
5 Beşiktaş  1 1 0  0  0 1 3
6 Galatasaray  1  1    0  0  0    1  
7

Fenerbahçe

 1  1   3   0
8 Ümraniyespor  1   1  0 
9 Gaziantep FK 1  1 0
10 Sivasspor  1   1  1
11 Ankaragücü

1
12 Konyaspor   0     1 
13 Hatayspor 0   0
14 Giresunspor  1   3    -1     0  
15 Antalyaspor  1 -1  0
16 Kayserispor   1  0   -1 0
17 Karagümrük 1 -2   0  
18 İstanbulspor  1  0 2   -2 0
19 Kasımpaşa 1  -4   0  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.