Rıdvan, Emirhan ve Serdar Üzerinden Pazarlanan Altyapı
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Müslüm GÜLHAN Rıdvan, Emirhan ve Serdar Üzerinden Pazarlanan Altyapı

Rıdvan, Emirhan ve Serdar Üzerinden Pazarlanan Altyapı

3048316-5

Müslüm Gülhan - 5 Ağustos 2022 Sporun endüstri haline dönüşmesiyle ve sağlıklı yaşam için bir hobi olmaktan çıkmasıyla birlikte, amatör sporların bile profesyonel mantık çerçevesinde kurgulanmasına neden oluyor. Büyük bir sektör haline gelen futbolun bu endüstri yapısı içindeki etkisi tüm spor branşlarını geride bırakıyor.

 

Futbol branşı üzerinden kulüpler ister direkt iştirak ile ister derneğin olması kaydıyla yüzlerce milyon dolarlık dev şirketlerin sahibi haline geldiler. Haliyle, rekabet kurgusu, diğer takımlarla mücadelede ve başarıyı yakalamada milyonlarca lira-dolar-avro harcayarak kadrolarına nitelikli futbolcular katmaya çalışıyorlar.

İşte bu noktada; yapılan transferlerle ilgili ranta dayalı popülist davranış normları, kulüpler için kâbusa dönüşecek ve kulüplerin bütçelerini sarsacak miktarlarda para harcamaları sayesinde bir borç sarmalının oluşmasına neden oluyor. Üç büyüklerin borç toplamı neredeyse 20 milyar TL’ye ulaştı.

Federasyon ile birlikte siyasi etkinin baskısı sonucu araçsallaştırılan futbol, ödenmesi mümkün olmayan paralar ile adeta açığa oynayarak, yaptıkları harcamalar ekonomik krize neden olsa da yine de var olan çözümün içinde, futbolun içinde gelen yöneticilerin ortaya koyacağı akılcı transfer politikalarla birlikte, iyi organize olmuş, verimli bir şekilde işleyen altyapı sistemleri gerçek bir çıkış yolu olabilecektir.

Bizim gibi ülkelerin dışarıdan sağlayacağı iki önemli çıkış yolu vardır. Birincisi; UEFA Avrupa kupalarında kalıcı olarak yer alıp bir girdi sağlayarak katma değer yaratmak. İkincisi; alt yapıdan yetiştirilen sıfır maliyetli nitelikli oyuncuları bu alanla oynatarak yüksek bir değer katmak ve koşullar oluştuğu zaman zarfında da satmak.

Madem altyapı üzerinden gideceğiz biraz orayı irdelemekte yarar var.

Öncelikle, iki araştırmanın sonuçları üzerinden yol alarak dünya ile bizim bakış açımızın ne olduğu konusunda bir fikir edinebiliriz.

1995 yılında kurulan ve FIFA ile organik bağı bulunan Spor Bilimleri Merkezi (CIES), 2005 yılında bir futbol araştırmaları merkezi kurarak yıllık raporlar yayımlamaya başladı. CIES’in en son yayınladığı 2014 raporuna göre Barcelona / İspanya yüzde 64,0, Athletic Bilbao / İspanya yüzde 60,9, Real Sociedad / İspanya yüzde 57,7, Lyon / Fransa yüzde 53,8, Freiburg / Almanya yüzde 34,6 ve Arsenal / İngiltere yüzde 32,3 oranları ile kendi yetiştirdiği futbolculara A takım kadrolarında yer veriyor. Bu raporun da desteklediği üzere, altyapı takımlarının önemi, İngiltere, İspanya, İtalya, vb futbolda önde gelen ülkelerde yeterince kavranmış.

Altyapıdan oyuncu yetiştirme verimliliği üzerine düzenlenen ikinci araştırma raporları sonucunda, Avrupa ligleri içinde Türkiye 31 ülke arasında 30. sırada yer alıyor. Diğer bir sonuç ise, Türkiye Süper Liginde yer alan takımlar kadrolarının ortalama yüzde 25’ini kendi altyapılarından yetiştirdikleri futbolculardan oluşturuyorlar. Altyapılardan yetişen oyuncu sayısı ile bu oyuncuların takım kadrolarında yer alma oranları incelendiğinde ise bizdeki esas sorunu ortaya koyuyor. Esas sorunun altyapılardan oyuncu yetişmemesinden daha çok, yetişen bu oyuncuların A takımlarında yeterince oynama şansı bulamamasından kaynaklandığı anlaşılıyor.

Futbolda altyapı sistemi, 12 yaş ve üzerindeki genç futbolculardan oluşan takımların olduğu sistemdir. 12 yaş ile 16 yaş gurubu arasındaki eğitim dönemi tamamlayıcı temel eğitim dönemi olduğu için burada yarışmacı bir kurgudan söz etmek mümkün olmaz.

Bu farklı yaş gruplarındaki takımların oluşabilmesi için, doğru antrenman ve hareket metotları ile, özellikle kendi futbol okullarında veya iş birliği oluşturdukları takım veya okullarda 10 ile 12 yaş arasında temel eğitim devresi eğitimini tamamlayıp yetişmiş genç futbolculara ihtiyaç duyuluyor.

Futbolun küresel bir oyun olma özelliğiyle bir endüstri olarak kabul edilmesi altyapı organizasyonunda ve futbolcu yetiştirme prensiplerinde dünya çapında kabul gören ortak değerler bulunuyor. Haliyle, futbolcu geliştirme ve yetiştirmedeki doğru prensipler açık bir şekilde biliniyor. Kulüpler tarafından da bu prensiplerin uygulanması ve detaylandırılması başarıyı getirecek temel unsurdur. Bu prensipler çerçevesinde futbolcu adaylarının altyapıda geçirdiği sürede aldığı eğitim ve A takıma çıkış süreci büyük önem taşıyor. Bu süreç hem kulüp hem futbolcu açısından doğru değerlendirdiğinde bir değer yaratma konusunda başarıya ulaşılabiliyor. Dünyadaki büyük kulüplere baktığımızda, hiç de küçümsenmeyecek bir düzeyde, ekonomik ve nitelik bakımından katkı sağlayacak futbolcular yetiştirme amacıyla altyapı programlarını organize ediyorlar.

Beşiktaş Serpil Hamdi Tüzün ile başlattığı ‘Öz Kaynak Düzeni’ modeliyle Türkiye’de bir ‘ekol’ yaratarak diğer tüm takımların da saygısını kazandı.

Süleyman Seba dönemi, bu düzen sayesinde hem Türkiye futboluna hem de Beşiktaş’a değerler kazandırarak çok önemli başarılar ve ekonomik olarak da artı bakiye verecek birikimler yakaladı

Ama ne olduysa son 20 yıl içerisinde oldu!

Süleyman Seba döneminde sağlanan bütçe fazlası nedeniyle, Seba sonrası Beşiktaş’ı bir arpalık olarak gören kör zihniyet, özellikle Fulya projesinin yarattığı ekonomik büyüklük üzerinden ve hiçbir itirazla karşılaşmadan tüm varlıkların yok edilme tehlikesine kadar gidilmesine rağmen, altyapıyı bile pazar olarak görüp kulübü resmen rant kurgusuna çevirdiler.

Kurumsallaşmış alt yapı yok edildi.

Bir tek, tüm öğrencilerimde olduğu gibi öğrencim olduğundan gurur duyduğum Emrah Bayraktar döneminde başkanlar ve yönetimlere rağmen, kulübün tüm prensipleri dağılmış olmasından dolayı, kendi prensipleri üzerinden 5 sene doğru bir süreç yaşandı ve bugün alt yapıdan yetişip A takıma çıkan değerleri de o günün çalışmaları sayesinde oldu.

İşte Rıdvan, Emirhan ve Serdar olayları…

Menajerlerin yönetime karşı sahip oldukları birtakım güçlü veriler ile oluşturdukları masa sayesinde, istedikleri rant kurgusunu yaratarak, kulüpte sanki bir futbolcu enflasyonu oluştuğu algısı üzerinden adeta bir ticaret kurgusu yaratıldığı görüntüsü hasıl oluyor

Rıdvan’ın ne yapılıp-edilip satılması ve sol kenarda bir alan yaratılması ile, Emirhan ile yapılan yeni sözleşme sayesinde satış bedeli üzerinden yaratılan ticaret kurgusu ve Serdar Saatçi ile bir türlü yapılamayan sözleşme yüzünden, Valerin İsmeal’in katkısı sayesinde (!) oyuna alınıp çıkartılması ve önceden yaratılan gerilim nedeniyle maç sonrasına yansıyan olay neticesinde, kadro dışı bırakılıp ve özür diletilerek önüne 5 yıllık sözleşme konulması, Rıdvan ve Emirhan olaylarında olduğu gibi satış üzerinden sanki bir ticaret havuzu yaratılmaya çalışılıyor. İşin kötüsü, maalesef bu uygulamaların artık bir sistem haline getirilmesiyle, özellikle altyapıdan yetişen yeni oyuncuları olumsuz etkileyerek gelecek için kaygı verici boyuta ulaşıyor.

Rıdvan, Emirhan ve Serdar ilk 11 oyuncuları olup gelişim dönemlerini bitirmişlerdir. Yeteneklerini kullanma becerileri olgunlaşma dönemine girmesiyle birlikte artık usta olacak sürece başlamışlardı. Altyapıdan yetişmelerinin verdiği özgüven sayesinde, her türlü riski alarak oyuna katkı yapmaya çalışmaları özellikle kendine olan güvenlerinin yeni yapılan transferlerin çok çok üstünde olduğunun kanıtıdır.

Fakat, tüm bu olgunlaşma sürecinin Rıdvan ve Emirhan için Beşiktaş takımı içinde oluşması gerekirken, bu rant havuzu nedeniyle, çok daha donanımlı seviyeye gelmelerini sağlayacak Beşiktaş’ın Avrupa kupalarında geçirmesi gereken süre içerisinde oynamaları sayesinde, oyunlarına değer katmalarının yanında, transfer bedellerinin ve yaratılacak katma değerin kaybolmasına neden olacaktır. İstenilen seviyeye gelmeleri ile, yerlerine altyapıdan aynı donanımda oyuncuların yetişme süreci yok edildiği gibi, bu oyuncuların yetişmesi sayesinde muhtemelen transfer olma süreci bertaraf edilerek, tüm performans süreleri sekteye uğratacak ve kulübü zarara sokacak bir transfer pazarı yaratıldı.

Olgunlaşma elbette sahadaki performans kurgusu için gerekli ve önemli bir olgudur. Ama en önemlisi, yabancı bir ülkeye ve yabancı bir kültüre -ki tüm sosyal davranış ritüelleri farklılık içerebiliyor- uyum sağlamalarını sağlayacak olgunluğa henüz sahip olmamalarından dolayı, bu kadar genç oyuncular için sorun teşkil edecek olması, performans olarak oynamaları gereken seviyenin çok altında kalarak kayıp olmalarına neden olacak tehlikeleri içinde taşıyor.

Tüm kaygıları kurguladığımızda, altyapıdan yetişmiş, belirli olgunluk seviyesine gelmiş ve çok daha önemli değere sahip olacak potansiyeli olan 21 yaşındaki Rıdvan Yılmaz’ın yerine, 2016-17 sezonunda diz sakatlığı nedeniyle 4,5 ay top oynayamayıp 13 maça çıkan, 2020-21 sezonunda diz ameliyatı yüzünden 3,5 ay sahalardan uzak kalıp sadece 12 maç oynayabilen ve 2021-22 sezonunda form grafiği yüzünden sadece 13 maç oynayan Artur Masuaku’nun West Ham United’dan kiralanmasının başka bir açıklaması olabilir mi?

Tıpkı geçen sene, bir sene boşta kalmasına rağmen 3,9 milyon avro’ya satın alınan ve bu sene Vesco da Gama ile sadece 500 bin avro karşılığında anlaşan Alex Teixeria’yı Emirhan’ın önüne koymaları gibi…{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  39  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Müslüm Gülhan Cuma, 20 Nisan 2012.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

09/08/2022

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

2.785,16

-0,35

 bjk BJKAS

5,07

3,05

 fb FENER

51,75

-4,78

 gs GSRAY

5,21

 9,92

 trabzon TSPOR

5,54

5,32

   SPOR ENDEKSİ

1.528,01

2,08

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 31877402

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Başakşehir   1   1  0  4  4    3 
2 Alanyaspor  1   1  0  2 

3

3 Trabzonspor  1  1 0 0 2 3
4 Adana D.  1    1   1 3
5 Beşiktaş  1 1 0  0  0 1 3
6 Galatasaray  1  1    0  0  0    1  
7

Fenerbahçe

 1  1   3   0
8 Ümraniyespor  1   1  0 
9 Gaziantep FK 1  1 0
10 Sivasspor  1   1  1
11 Ankaragücü

1
12 Konyaspor   0     1 
13 Hatayspor 0   0
14 Giresunspor  1   3    -1     0  
15 Antalyaspor  1 -1  0
16 Kayserispor   1  0   -1 0
17 Karagümrük 1 -2   0  
18 İstanbulspor  1  0 2   -2 0
19 Kasımpaşa 1  -4   0  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.