top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Ankara’ya spor penceresi

Önümde üç siyasi partinin, Ak Parti, CHP ve MHP’nin spor politikaları metinleri var.

Her biri birbirine benzeyen,aralarında çok da farklılıklar barındırmayan politikalar…Sonuçta spor siyasi bir ideoloji içermediği için partilerin üzerinde kolaylıkla uzlaşabildikleri bir alan..

Elbette merkezi hükümetin bir spor politikası olacak ama öte yandan artık 2, 5 hatta 10 milyonluk şehirleri sadece merkezi spor politikaları ile yönetebilmek ve yönlendirebilmek de mümkün değil. Burada yerel yönetimlerin kent-spor bağını nasıl kuracağına dair hedefler belirlemesi ve seçmenlerine sunması gerekiyor.

5 milyonluk bir nüfusu olan Ankara’da oturuyorum ve elbette yerel seçimleri de çok yakından takip ediyorum.Mevcut Belediye Başkanı  ile CHP ve MHP’nin adaylarının seçim konuşmalarını da takip etmeye çalışıyorum.

Ne yazık ki; spor konusunda doyurucu bir vizyon gördüğümü söyleyemiyorum.

Bu kentte 50 yılını geçirmiş biri olarak diyorum ki, yüzbinlerce çocuk ve gencin şehirde spor yapması Ankara’da çok zor, hatta imkansız.

Eğer özel kuruluşların spor okulları olmasa -o da parasıyla-Ankara’da çocukların spor yapabileceği ortamlar da son derece az.

Geçtiğimiz günlerde “CHP’nin İstanbul adayı Mustafa Sarıgül spor medyasıyla yemek yedi” haberini okuyunca Ankara’mız için daha bir üzüldüm.

Zaten imrenerek izlediğim İstanbul Belediyesi’nin sportif çalışmalarına muhalefet adayı da aynı önemi veriyor ve “benim de yapacaklarım var” diyor.

Ankara adayları bugüne kadar böyle bir politika açıklamadıkları gibi spor medyasıyla beraber olmadılar. (“Ankara’da ağırlığı olan bir spor medyası var mı?” sorusu da ayrı bir tartışma konusu)

Hâlbuki dünyanın en büyük metropoller her zaman spor turizmine büyük önem verirler. Paris’te Roland Garros, Londra'da Wimbeldon, New York maratonu, Formula yarışları ilk aklıma gelenler, her biri şehirlerin isimleriyle özdeşleşmiş organizasyonlar..

Bir insanın Paris’e gitmesi için onlarca neden yaratılır sonra turizmin hizmetine açılır. Spor da bunlardan bir tanesidir.

Bakalım Ankara’ya; geçtiğimiz hafta milli maç için 19 Mayıs Stadı’na gittim, 60 yaşını geçmiş stadımıza.

Ankara semtleri için unutamadığım bir betimleme okumuştum: “Ulus kadar yorgun, Kayaş kadar yıkık, Çinçin kadar belalı, Yenimahalle kadar saf ve çocuksu, AŞTİ kadar vedalara alışık, Kızılay kadar kalabalık, Etlik kadar cefakâr, Tunalı kadar asil, Gölbaşı kadar karışığım.”

“Ulus’un yorgunluğunda acaba tam ortasındaki spor kompleksinin geliştirilememiş olması mı yatıyor?” diye düşünüyorum. Hem TFF Başkanı’nı, hem de Fatih Terim’i mutlu eden Ankaralı taraftarlar “sahipsiziz” diye bağırırlarken acaba haksızlar mı diye sormadan edemedim.

Bence Wembley gibi stat Ankara’ya yakışır ve milli takım stadı olarak da kullanılmalıdır.

Başkan adaylarına sesleniyorum, Ankara’nın dört bir yanını tenis kortları, basketbol potaları ile donatmak çok  mu zor? Şehrin ismiyle anılacak uluslararası organizasyonları düzenlemek çok mu zor? Çok mu zor, Ankara için kalıcı bir spor politikası oluşturmak.Tıpkı İstanbul’da olduğu gibi Ankara’ya Spor A.Ş. Genel Müdürlüğü kurmak…

Stadımızdan başlayarak yeni dönemde Ankara’da bir spor penceresinin açılmasını diliyorum.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page