Devrim gibi bir karar (mı) !
Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Genel Ahmet GÜVENER Devrim gibi bir karar (mı) !

Devrim gibi bir karar (mı) !

GG

Ahmet Güvener- 11 Mart 2015 Kulüpler Birliği Vakfı (KBV) Başkanı Göksel Gümüşdağ Salı günü yaptığı açıklamada Kulüplerin – bu arada son toplantıya Fenerbahçe ve Trabzonspor katılmamış ve de Fenerbahçe uzunca süredir vakıf toplantılarına katılmıyor – naklen yayın ihalesini kendilerinin yapması konusunda karar aldıklarını ve bunu gerçekleştirmek içinde Süper Lig A.Ş. nine kurulması gerektiğini söylemiş.

Gümüşdağ’ın kim olduğunu hatırlarsak bu önerinin icazet alınmış ciddi bir öneri olduğu anlaşılır.

Çok uzun bir süredir Türk Futbol yönetişim modelinin çağ ve Avrupa dışı olduğunu yazıp duruyoruz. UEFA’ya bağlı 54 Federasyon içinde bir tek Türkiye Futbol Federasyonu’nun kanunla kurulduğunu, özel hukuka göre yönetildiğini; Genel Kurul yapısının 53 ülkeden farklı olarak nerede ise sadece profesyonel kulüplerden oluştuğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Bilgi için diğer ülkelerin hepsinde Federasyonlar ülkelerinin Dernekler Kanununa göre kurulan sivil toplum örgütleridir; Genel Kurullar aşağıdan yukarıya demokratik bir oluşumla oluşur; ve de Genel Kurulların çoğunluğunu amatörler ve futbolun diğer paydaşları oluşturur.

Bugünkü Genel Kurul yapısı ile TFF ancak Profesyonel Futbol Kurumu olabilir. Çünkü evrensel tanımıyla ne federasyondur, ne de futbolun tüm paydaşlarını hakkaniyetle temsil eder.

Kulüplerimizin yönetişim yapısı da tam bir aşuredir. Çoğu kulübümüz hem dernek hem de anonim şirkettir. Karlar AŞ’ye zararlar derneğe diyebiliriz. Anglosakson sistemin getirdiği sahipli kulüp modeli üst liglerimizde yoktur. Kulüpler ve yönetimleri Dernekler kanununa göre kurulmuştur. Aslında kar amacı gütmeyen kurumlar için düşünülmüş dernek modelini kullanarak “hesap verile bilinirlik” ten kurtulurlar. Adı büyük olan tüm kulüplerimiz zarardadır ve bazılarını bu zarara sokan kişiler hiç bir sorumluluk almadan kulübü bırakıp gitmişlerdir.

Kısacası bu yönetişim modeli ile Türk futbolunun kurtuluşunu beklemek tam bir hayaldir.

Yapılması gereken 3 adım vardır:

  1. A) TFF Genel Kurul yapısını değiştirerek profesyonel kulüplerin hegemonyasından kurtarmak.
  1. B) Kulüpler yasası çıkartarak yöneticileri mali sorumlulukla mükellef kılmak
  1. C) Lig Şirketleri oluşturarak liglerin kulüpler tarafından yönetilmesini sağlamak.

Kulüpler Birliği Başkan’ının bu hafta önerdiği sadece son maddenin bir kısmıdır. Yani KBV naklen yayın ihalesini kendi düzenleyerek, TFF ‘ye 5894 Numaralı kanundan doğan %10’u vermemeyi planlamaktadır. TFF bu yüzde 10 karşılığı Süper Ligin organizasyon sorumluluğunu üstüne almaktadır. Umarım bu konuda yanılıyoruzdur.

Eğer KBV açıklamasından anladığımız bu doğru ise yine bir kez daha Avrupa’da hiç bir ülkede olmayan bir modelle karşı karşıya kalacağız. Bu model diğer yukarıda bahsedilen adımlar gerçekleşmeden hayata geçirilecek olursa Türk futbolu için asla bir çözüm olamaz. Sadece profesyonel kulüplere aktarılan mali kaynak miktarı artar. Bugün zaten Türkiye Avrupa’nın altıncı bir başka araştırmaya göre yedinci büyük futbol ekonomisidir. Ama sportif anlamda en sonlardadır. Diğer bir deyimle bu yanlış modelle sokağa atılan para miktarı artar.

Hazır söz naklen yayın gelirlerinden açılmışken Premier Ligin yaptığı yeni anlaşmanın (20 Milyar TL) Türkiye’nin bugünkü rakamının 20 misli olduğunu hatırlatalım. Üstelik bu rakama yurt dışı yayınlar dâhil değildir. Bu kulüplerimizin iştahını açabilir. Fakat ne yazık ki Süper Ligin futbolunun marka değer Premier Lig’in 20 mislinden de küçüktür. KBVnın yapacağı ilk iş ligin marka değerini düşürecek davranışları önlemek olmalıdır. NBA’in Clippers’in sahibi Donald Sterling’e – seçilmiş başkanı değil sahibi – ırkçı söylemlerde bulunarak NBA’in marka değerini düşürdüğü için ömür boyu men cezası verdiğini anımsayalım. Unutmayalım NBA Clippers da dâhil tüm kulüplerin kurduğu bir şirket, yani Sterling NBA’in ortağı. İkinci adım olarak önerdiğim kulüpler yasasının önemi işte burada ortaya çıkıyor. Kulüp yöneticileri her eylemlerinden – mali veya diğer – sorumlu olmalıdırlar, yoksa ligin marka değeri düşer.

Avrupa’nın gelişmiş liglerinde (Premier Lig, Bundesliga vb.) ve de ABD’deki tüm profesyonel liglerde naklen yayın ihalelerini malın sahibi olan kulüpler oluşturdukları bir şirket aracılığı ile yaparlar, ama ligi de kendileri yönetirler. Yani fikstürü kendileri belirler, disiplin olayını kendileri düzenlerler ve bir ölçüde de hakemleri kendileri yönetirler. (UEFA ve FIFA liglerin hakem atamasını ve eğitimini tek başlarına yapmalarına izin vermemektedir.) Kısacası bugün eleştirdikleri her şey için kulüpler taşın altına ellerini koymak zorunda kalırlar.

Peki, eğer yanılmışsak ve de Ligleri de kendileri yöneteceklerse bu durumda ne gibi değişimler olacaktır. Gerek kulüplerin naklen yayın ihalesini kendileri yapabilmesi gerekse ligi organize etmesi için öncelikle ya 5894 Numaralı TFF kuruluş kanununun değişmesi ya da kalkması gerekecektir. Ayrıca bu değişim sadece süper lig için düşünülmemeli profesyonel takım sayısı azaltılarak tüm profesyonel ligler için veya en azından birinci lig için tasarlanmalıdır. Bu arada Türkiye’nin İngiltere’den sonra Avrupa’da en fazla profesyonel takıma sahip ülke olduğunu hatırlatalım.

TFF’nin işi ne olacaktır diye düşünebilirsiniz. Çünkü bu yapısı ile TFF yalnızca Profesyonel liglere ilgi göstermekte ve onların bir dediğini iki yapmamaktadır. Ne yapsınlar; siyasi iradenin işaret ettiği bir başkan ve de Demokles’in kılıcı gibi başlarının üstünde %90ını profesyonel kulüplerin oluşturduğu bir Genel Kurul. İşte kulüpler liglerin yönetimini aldığı zaman, TFF asli görevi olan varsa alt profesyonel liglerin organizasyonu, lisanslama, yetiştirme, geliştirme ve Milli Takımları yönetme görevini üstlenecektir.

Nasıl UEFA kendi müsabakalarına katılacak kulüplerde bazı kriterler arıyorsa, uymayanları müsabakalara almıyorsa, TFF’de çok gecikmiş Ulusal Lisanslama sistemini devreye sokmak zorundadır. Yani Süper Lig A.Ş. nin organize ettiği lige katılabilmek için kulüpler TFF’den lisans almak zorunda kalmalıdırlar. TFF’nin bu modelde lisanslama ile ilgili sorumluluğu budur. Ayrıca TFF Antrenörleri, hakemleri, sağlık personelini yetiştirme ve lisanslama sorumluluğunu da taşıyacaktır.

İşte bu noktada önerdiğim birinci adımın önemi ortaya çıkıyor. Bu Genel Kurul yapısı ile Ulusal Lisanslama sistemini devreye sokamazsınız, soksanız da uygulayamazsınız.

Pekiyi, birinci adımı nasıl gerçekleştireceğiz?

Genel Kurul yapısını Ana Statü belirler ve Ana Statüyü de Genel Kurul değiştirebilir. Profesyonel kulüplerin kontrolündeki bir Genel Kuruldan kontrollerini kaybedecek bu değişimi beklemek fazla hayalperestliktir. O zaman ya Genel Kurul yapısı kanuna konacak, ya da kanun külliyen kaldırılacaktır. En doğrusu kanunun kalkması ve yeni Federasyonun aşağıdan yukarıya demokratik bir şekilde Dernekler kanunu çerçevesinde yapılanmasıdır. Fakat 1936dan beri sporu yöneten ve 5894 Numaralı kanun çıkarken TFF’nin merkezi Ankara olacak diye ısrar eden devletin bu radikal değişime izin vereceğini hiç sanmıyorum.

Onun için bu son öneri gerçekten bir “devrim gibi bir karar” mıdır, değil midir göreceğiz.{jcomments on}

                    linkedin-logo Paylaş                        Flipboard -logo Paylaş

Bu İçerik  3150  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Ahmet Güvener Çarşamba, 16 Ocak 2013.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

 

02/02/2023

Kapanış Günlük
Değişim %
  BİST 100

4.752,24

0,82

 bjk BJKAS

6,86

-6,67

 fb FENER

61,00

-3,17

 gs GSRAY

9,16

-9,93

 trabzon TSPOR

3,86

-3,26

   SPOR ENDEKSİ

1.827,78

-6,05

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 34003167

SÜPER LİG 2022-2023 SEZONU

  

 

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV  
Galatasaray  20  15   3   2  42 14   28   48 
2 Fenerbahçe  20  14  4 51  23   28 

44

3 Başakşehir  20  12 4 32  20 12 40
4 Beşiktaş  19   11  37  21  16 38
5 Adana Demir  20 10 7  3  39  21 18 37
6 Trabzonspor  20  10   5 31   27    4   35 
7

Kayserispor

 20  2   9  32  29   3 29 
8 Konyaspor  20  9

24  21   3  27 
9 Alanyaspor 20  7 32  36  -4 25 
10

Karagümrük

 19  7 40  39   1  22
11 Gaziantep FK 20  5

27 

28  -1  22
12 Ankaragücü 20  10  24  31  -7    22 
13 Antalyaspor 19  10  26  33   -7   21
14 Giresunspor  20  6 19   33   -14    21  
15 Hatayspor 19 17  34  -17  20
16 Kasımpaşa  20  5   11  22  39  -17 19
17 Sivasspor 20 10  22  31  -9   18  
18 İstanbulspor  20  3 13  20  44   -24 15
19 Ümraniyespor 20 5 12  24  37  -13   14  

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2022 Deluitte Raporu

 

2022-deloitte football review


Deloitte Sports Grup’un Avrupa Futbol Finansmanına ilişkin 31. kez düzenlediği yıllık futbol finans raporuna göre, Avrupa futbol pazarı bir önceki yıla göre %10 büyüyerek 27.6 Milyar Euro büyüklüğe ulaştı. Rapora ulaşmak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız

 


 

 

annual report 202021 photo

 

Avrupa Futbolunun patronu UEFA’nın gelirleri 5.7 Milyar Euro’ya Ulaştı. Raporu okumak için tıklayınız.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

master bm report lowres

 

The European Club Footballing Landscape 2022


UEFA'nın Avrupa Lulüp futboluna ilişkin 13, kez yayınladığı, Covid-19'un etkilerinin de analiz edildiği raporu okumak için Bkz.


 

 Eko spor 1

“Ekospor’un aylık bültenlerinden haberdar olmak için tıklayınız”

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.