Recep Cengiz -1 Mayıs 2022 Oyun kalitesi ve taraftar desteğini hesap etmeden, Trabzon’da maç kazanmak istemek, 2+2’nin 5 etmesini istemek gibi bir şeydi. Oysaki, matematik bize 2 artı 2’nin 4 ettiğini söylüyor.
Aslında şampiyonluğu kaybetmenin ne kadar zor olduğu kabul edilse de ligi üst sıralarda tamamlamak için 2 artı 2’nin 5 etmesi, en azından Nuri Şahin gibi göreve yeni başlamış bir teknik direktörün işine gelirdi...
Bu arada şampiyonluk yolunda yanlışlıklar olabilirdi.
Ama olmadı.
Defansta açık verme alışkanlığı devam ediyor. 2 gol yiyorlar, 1 penaltıyı kaleci Uğurcan kurtarıyor. Sahada “olsun”, “sorun yok” dedirten bir futbol oynanıyor.
Saha da verimliliği her yönü ile artırabilmek için iyi bir taraftar olmanın zorunlu şartı içsel olarak şampiyonluğa odaklanmaktı, o da fazlasıyla oldu.
Bu sezonun sadece fikstür değil istatistik şampiyonu da olan Trabzonspor müsaade etmedi. Beraberliği iki kez yakalayan rakibine karşı Geriye maçta anlamsal karşılığı olan doğrular fazla olunca yanlışlar kendiliğinden ortadan kalkıyor.
Abdullah Avcı, teknik direktörlüğünün olgunluğuna erişmiş bir insan; arif inceliğinde duyguya, bir filozof sağlamlığında düşünceye sahip görüntüsünü ve belleklerde kalacak Ahmet Suat Özyazıcı kasketiyle soğukkanlılıkla koruyor.
Güven, destek, şefkat, başarı, hırs, arzu... Hepsi, Trabzonsporlu futbolculara kendilerini yalnız hissettirmeyen güçlü hissettiren duygular.
Siopis yetenekleri sınırlı ama canla başla çalışıyor... Abdulkadir Ömür kalitesini gösteriyor... Cornelıus ve Dorukhan taraftarının beklentisine cevap veriyor.
Trabzonspor bildiğimiz gibi… kısaca üç kelime pres, pas ve şutla şampiyonluğu ilan edeceği maçı berabere bitiriyor.
Beraberlik her iki takım içinde sofradan yarı aç yarı tok kalmak gibi bir şeydi…
Maçın sonlarına doğru faul düdüğünü bitiş düdüğü zanneden yüzlerce taraftar saha da Karadeniz gibi dalgalanıyor.
Hakem oyunu durdurup, durumu düzeltmeye çalışıyor.
Dalgaların kıyıya çarpıp geri çekilmesi gibi taraftarlar tribünlere çekiliyor.
Olanlar oldu işte…
Maç 10 dk. Uzuyor.
Dayanılacak gücü kalmayan taraftarlar maçın bitmesini bekliyor.
Nihayet…
En son 1983-84 sezonunda şampiyon olan Trabzonspor, 38 yıl beklediği bu şampiyonlukla aynı zamanda benliğini kazanıyor.
Sahada coşkulu taraftar klasiği var.
Taraftarlar, Avni Aker’de 38 yıl sonra gelen şampiyonluğun dayanılmaz hafifliği içindeler. Bordo mavili forma ve yerel kıyafetler içinde şarkılar söylüyorlar, horon tepiyorlar ve kolbastı oynuyorlar… Heyecanları takımlarına güç veriyor.
Hayal değil hepsi gerçek…
Evet, “Trabzonspor Şampiyon”
Şimdi, bu ekipten beklenen hedefleri gerçekleştirmek için değişecek koşullara uyum sağlaması, saygı duyulan bu oyunu geliştirmesidir.
Şampiyonlar ligi düzeyinde başarılı olmak istiyorlarsa sıradanlaşmamak için daha güçlü gelişim ve değişim stratejileri geliştirmek zorundalar.{jcomments on}