top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Rakip THY!

Rakip kimdir?

 

- Rakip, bizi bize gösteren bir güçtür.

- Deneyimdir.

- Anıdır.

- Kendini kanıtlama fırsatıdır.

- Kariyer basamağıdır.

- Yetenek ve becerilerin test edilmesi için önemli bir araçtır.

- İsteklerimizi gerçekleştirmek için bir fırsattır. Oyun alanında rakip yoksa oyunda yoktur.

- Oyun içinde rakip oyuncular arasında kızgınlıkların gerginlik, kızgınlık veya saldırganlık olabilir, normaldir. Çünkü ismi üstünde rakip! 

TFF 2. Lig Beyaz Grup'ta play-off'a kalma mücadelesi veren Ankaraspor ve kümede kalmaya çalışan Nazilli Belediyespor’un hedeflerine ulaşmak için 1 puan yetiyordu. Birbirlerini rakip olarak görmediler. Nazillispor, Ankaraspor'u; Ankaraspor- Nazillispor'u rakip olarak kabul etmediler!

Birbirlerini “denetleyen, kontrol eden" olması gerekirken, yanlışlıkla rakip kaleye yaklaşan oyuncularını denetlediler!

Her iki takımda “kamyon arkası yazıdan yola çıkarak “Tek Rakibim THY” dediler!

Nazilli ve Ankaraspor futbolcuları; kulüp yöneticilerinin talimatları ve Teknik direktörlerinin taktiklerini “büyük bir disiplinle” uyguladılar! 

Taraftarın enerjisi ve hakemlerin çabası adil ve dürüst oyun yetmedi. Performans sınırlarını zorlamadılar. 

Risk almadılar. 

Her iki takım neyin doğru neyin yanlış olduğuna bakmadan. Çatışma yönetimindeki “Kazan-kazan” yöntemini uyguladılar. 

Kendilerine gerekli olan (beraberlik) skoru riske etmemek için maç boyunca rakibe rakip olduklarını hissettirecek hiçbir atak yapmadılar. İki takım da müsabakayı şut çekmeden tamamladılar. Maçta pozisyon gereği sadece 2 köşe atışı kullandılar. 

“Kazanmak için her yok mubahtır” anlayışını hâkim olduğu durumlarda gerekli sonucu elde etmek için sonuca giden yolda “etik olmayan” anlayışı sergilediler.

Nazilli Belediyespor Başkanı Şahin Kaya: Karşılaşmada Kesinlikle Şike Olayı Yoktur… Şeklinde konuştu. Başkana göre bu istatistiklerde en ufak bir tutarsızlık yok. Ancak, müsabaka da bu söylemi destekleyecek hırs yoktu, ikili mücadele yoktu, şut yoktu, gol pozisyonu yoktu. 

Müsabaka da birbirini yenmeye uğraşan, aynı şeyi, aynı ya da daha iyi sonucu sağlamaya çalışan takımlar prensipli ve özenli davranmadılar.

Birbiriyle yarışan futbolcular, kendileri gibi alın teri dökerek ekmek parası kazanan Zonguldak Kömür Sporlu meslektaşlarına saygı duymadılar. İyi bir futbolcu olma ile iyi bir insan olma sürecinin aynı olduğunu unuttular. Hak yememek için adil ve dürüst bir oyun oynamadılar. Oyunda iyi ve kötü davranışı birbirinden ayırmadılar. 

Fair play, müsabaka da etik dışı taleplere karşın takımda oynamama korku, kaygı ve tepkileri düşünmeden iradeli ve omurgalı bir duruş sergilemektir. Her iki takım oyuncuları bu duruşu sergile(ye)mediler. Bu hareketlerinin yanlışlığı yalnızca Zonguldak Kömür Spor takımı ve oyuncularına değil, futbolun ruhunu dokundu.

Rakibin üstünlük kurma çabası anlama ve saygıyı gerektirdi, olmadı… Saygının yokluğunda centilmenlik değer olmaktan çıktı, vakit geçirmek için orta sahada kısa paslaşmalar veya sakatlık numarası yapma örneğinde olduğu gibi çıkarın ya da dürtünün gerekçesi oldu.

Her iki takımda ihtiyaçları olanı almak için spor ahlakı, etik, fair play ilke prensiplerine gerek duymadan maçı dar alanda kısa paslaşmalarla tamamladılar!

 
 
 

Yorumlar


bottom of page