Recep Cengiz- 27 Kasım 2024Hayatımızda; kararsızlıklar, geç anlamalar, gereksiz pişmanlıklar, kötü anılar ve çaresizliklerin olması yanılgı veya yanlış anlama ile doğru orantılıdır.
"Yanlış anlama" aslında, ben anlattım sen anlayamadın, “Yanılgı” olay ve olguların gerçekliğinden uzak kendi düşüncelerimizle hareket etmek demektir.
Kişiler arası iletişimde; insanların birbirini yanlış anlamasında “düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı” arasında doğru orantı olduğu ileri sürmektedir.
Toplumsal yaşam ve sporda yanılgı ve yanlış anlama örneklerine bakıldığında:
- Spor denilince bir noktaya bakmamız, sadece topun ağlara değmesini ve kupa madalyaya bakıp, geride kalanları görmememiz ‘bir yanlış anlamadır!’
- Spor kültürününfutbol programlarından öğretilmeye çalışılması ‘biryanılgıdır!’
- Koşu bantlarıyla yemek masası arasında geçen bir spor salonu hayatımızın olması ‘bir yanlış anlamadır!’
- Spor yönetiminde yapısal sorunları bireysel çabalarla çözmeye çalışmak ‘biryanılgıdır!’
- Başarılı sporcu ve takımlara sahip olmakla spor ülkesi olduğumuzu zannetmek ‘bir yanlış anlamadır!’
- Sporcu eğitiminde, iyi insan iyi sporcu dengesinin kurulmaması; eğitimli, bilgili, disiplinli ve sorumluluk sahibi insanların enerjilerini eğitimsiz, bilgisiz, disiplinsiz ve sorumsuz insanlara harcanması bir ‘yanılgıdır!’
- Değer yargısı olmadan bakış açısını değiştirmeden sporun gelişmesini düşünmek ‘bir yanlış anlamadır!’
- Ebeveynleri eğitmeden çocuk sporcuları eğitmek bir ‘yanlış anlamadır!’
- Gereksiz futbolcu ve teknik direktör transferinde dünyanın en büyük tüketicilerinden olmamız ‘ bir yanılgıdır!’
- Başarısız diye gönderilen bir teknik direktörün başarılı diye bir başka takımla anlaşması ‘ bir yanlış anlamadır!’
- Mantığı anormal bir oyunu normalmiş gibi oynamaya çalışmak ‘bir yanılgıdır!’
- Bir takımda, teknik direktörler değişiyor; yönetim anlayışı değişmiyor, futbol anlayışı gelişmiyor veya kazanıma dönüşmemesi ‘bir yanlış anlamadır!’
- Müsabakayı oyun bilgisi olmadan kurallarla yönetmeye çalışmak bir ‘yanılgıdır!’
- Yetenekleri sınırlı ama canla başla çalışan bir sporcunun çalışkanlığının takımda bazı oyunculara tembelliğini hatırlatmaması bir ‘yanlış anlamadır!’
- Akıl ve mantığa değil, duyguya dayanan taraftarlık bir ‘yanılgıdır!’
- Futbol bilgisi ve gramer bilgisi zayıf birçok eski antrenör, futbolcu ve hakemin TV ekranlarında analiz yapması ‘biryanlış anlamadır!’
Yanılmak ve yanlış anlamaktan çıkaracağımız sonuç; yanlış anlamamak için “doğru anlamak”, yanılmamak için “yanıltmamak” önemini kavramak, bunun için erdemli insan veahlaklı bir toplum en temel koşuldur.
Türk sporu ve toplumsal yaşamda çok konuşup bilimsel olarak tartışmadığımız‘yanılgı ve yanlış anlamalar’ ne zaman biter?