Bizi Takip Edin Futbol ekonomisi facebookta futbol ekonomisi twitterde
x
Futbolekonomi 16 Şubat 2021- Two-Zero Girişim Fonu Göztepe Spor Kulübü A.Ş' ile imzaladığı anlaşma gereğince kulübe belirli bir oranda yatırım yapacak. 29 Ocak 2021 Deloitte tarafından 24.kez yayınlanan Futbol Para Ligi raporuna göre, Avrupalı 20 zengin kulübün gelirleri pandemi nedeniyle bir önceki yıla kıyasla  1.1 Milyar Euro gerileyerek, 8.2 Milyar Euro ola... 28 Ocak 2021- Deloitte'un son raporuna göre Avrupa futbolu pandemi nedeniyle 2 Milyar Euro zarara uğradı. 6 Ocak 2021- Süper Lig takımlarına toplam 3.069.480.267 TL takım harcama limiti tanımlandı. Kulüpler bu tutarı % 15 fazlasıyla 3.529.902.307 TL'na kadar yükseltebilecekler. 1 Ocak 2020 Futbolekonomi olarak yeni yılınızı kutlar, sağlık ve mutluluklar dileriz. 24 Aralık 2020- Türk futbolunun efsane futbol insanı Özkan Sümer 22 Aralık 2020 tarihinde bir süredir kanser tedavisi gördüğü KTÜ Farabi Hastanesi'nde 80 yaşında hayata gözlerini yumdu. 21 Aralık 2020- Real Madrid: Covid-19 Real Madrid açıkladı: Avrupa futbolu Covid-19 nedeniyle 5,2 Milyar Euro kaybetti. Futbol Çok Kötü Etkilendi. Hiç Bir Şey Eskisi Gibi Olmayacak! Futbolda Devrim İçin Beklenmemeli! 5 Aralık 2020- Premier League Yönetimi, Alt Futbol Liglerine Pandemi Nedeniyle 250 Milyon Sterlin Yardım Paketini Kabul Etti. 19 Kasım 2020 UEFA Uluslar Ligi'nde Milli Takımımız B Ligi 3.Grup ta  Macaristan'a karşı oynadığı maçı 2-0 kaybederek grup sonuncusu oldu ve C ligine düştü. 18 Kasım 2020- Kulüpler ile yayıncı kuruluş arasındaki kriz çözüldü. beinsports kulüplere yıllık 2.650 Milyon TL ödeme yapacak. Bu anlaşma ile kulüplerin kaybı yaklaşık 550 Milyon TL oldu.
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Mali Diğer Yazarlar Borç İçinde Kalkınma Çabaları ve Sistem Şartı

Borç İçinde Kalkınma Çabaları ve Sistem Şartı

FFP

Gökhan Sezer- 1 Mayıs 2017 Futbol kulüpleri, özellikle Finansal Fair-Play(FFP) sopası başlarına inmeye başladığından bu yana, har vurup harman savurma rahatlığından bir nebze de olsa uzaklaşmış görünüyorlar.

Başat Avrupa ligleri İspanya, İngiltere ve Almanya'da göze batan bedellerle yapılan transferler devam etse de, uçuk sayılabilecek harcamaları kabul edilebilir kılan bir seyir zevki, pazarlama/reklam karşılığı ve sportif karşılık büyük ölçüde alınıyor. Türkiye'de ise, bir nevi futboldaki "Muhasır medeniyet seviyesine ulaşma" hedefinde örnek olarak gösterilen bu liglerdeki bu dengeli gidişatın aksine, bir geriye gidiş söz konusu. FFP sopasının başına inmemesi için veya mali açıdan daha zor süreçlere adım atmamak için kulüplerin kendine seçtiği "Çıkış modelleri" pek de realist değil ve beklenen sonuçları vermiyor. Zira genel başarı anahtarı görülen geçici süreli küçülmeye gitme metodu, ekonomik anlamda harcamaların kısıntıya uğratılması üzerine kurgulanırken, bunun sportif etabı ve bu etapta doğacak sonuçlar doğru analiz edilmiyor. Bu metotla yola çıkmış ve günümüzde yerel bir başarı örneği olarak gösterilebilecek Beşiktaş dahi süreç içinde birçok yanlış hamle yaptı veya yapmak durumunda kaldı.

 Oysa ki, futbolun yazılı olmayan bazı kuralları ve yerelleştirilebilecek birçok başarı örneği var. Bunlardan birini seçip "Ben bu yolla kalkınacağım" demek yerine, bu kalkınma örneklerinin ortak noktalarını tespit ederek, bunların üzerine öznel bir model inşası daha sağlıklı. Ama bunu yapacak kaç spor yöneticisine veya profesyoneline sahibiz veya sahip olunan değerlere görev ve yetki verme gerekliliğinin farkında olan kaç seçilmişimiz mevcut, bu apayrı bir tartışma konusu… Futbolun fikri bilim tarafına giren bu hamlelerin ülkemizde gördüğü değer nedir, henüz bunun analizini yapmaya gerek bile görmüyoruz.

 

Yakın bir örnek ile konuyu detaylandırmamız mümkün. 2010'da, Türkiye'de şampiyonluğa ulaşarak, kasasına büyük bir girdi sağlayan fakat bunu iyi değerlendiremeyen Bursaspor, günden güne geriye gitti ve rekabet içinde kalmayı bir yana bırakın, içinde bulunduğumuz 2016-2017 sezonunda "Küme düşer miyiz?" korkusunu dahi yaşadı. Bu uzun süreli geriye gidişi durdurmak ve mali yapıyı toparlamak için, göreve gelen yönetimlerin çare önermeleri, tıpkı Beşiktaş gibi hep "Küçülme" üzerine oldu. Hâlbuki, Bursaspor’un önünde başka bir yol daha vardı. Beşiktaş'ın dahi başaramadığı bir futbolcu ihracatı gerçekleşmişti. Alfred Ndiaye, Enes Ünal, Cedric Bakambu, Şener Özbayraklı gibi isimler, ülkemiz kulüpleri için oldukça değerli olan bedellerle, ülke içinde ve dışında önemli kulüplere satıldı. Jose Fernandao, Josue, Batuhan Altıntaş gibi isimlerin yıldızı Bursa'da parladı ve Avrupa onları tanıdı. Bursaspor'u yönetme yetkisini alanlar ise buradan doğru mesajı çıkaramadılar. Küçülme hamlelerinin gerekliliği tartışılmazdı ancak bunu yaparken, önceki paragraflarda da bahsettiğim doğru sportif planlamanın kıyısından dahi geçmediler.

 

2016 yılı içinde, özel bir çalışma olarak hazırladığımız "Yapısal ve Taktiksel Benzerlikleriyle 10 Dönem Takımı" raporunda ulaştığımız bazı sonuçların, bu konuda da ciddi fikirler verdiğine inanıyorum. Raporun içeriğine dair bilgi vermem çok mümkün değil ancak örneğin, adı geçen 10 kulübün kadro derinliği dereceleri, teknik direktör ve diğer profesyonellerin seçimindeki kriterleri, başarılı da olsalar, başarısız da olsalar takımın yaş ortalamasını düşürme çabaları, Türkiye'de Beşiktaş dışındaki hiçbir kulüp tarafından hayata geçirilmeyen şeyler. Hatırlayın, "Mali küçülme" hedefi ile yola çıkan Beşiktaş, ilgili süreçte kadrosunun yaş ortalamasını ciddi oranda düşürmüş, tecrübeye önem verirken gençlere de güvenmeyi unutmamış, hatta ve hatta küçülme hedefine rağmen kulüp bünyesinde tutulan oyuncu sayısı nedeniyle oldukça fazla eleştiri almıştı. Ancak belli ki, bu çalışmayı yürüten ve içinde bir dönem Önder Özen'in de olduğu ekip, dersine doğru çalışmıştı. Meyveleri özellikle iki sezondur toplanıyor ve Beşiktaş halen, bu kurgudaki bazı profesyonellerle yollarını ayırsa da, bu çalışmaya sadık kalarak doğru yolda ilerliyor. Bursaspor ise mali çöküntüsüne rağmen kulübü ayakta tutan futbolcu satışlarının ve Beşiktaş'ın kıymet verdiği diğer bilimsel detayların söylediklerini görmezden gelerek, süreç içinde "Ligi bilen oyuncu" saçmalığı gibi detaylara daha fazla önem vererek, ekonomisini şekillendiren transferde, kadrosunu bir sonraki durağı evi olması muhtemel birçok emekli adayı oyuncu ile doldurdu.

 

 Yeşil-Beyazlılar, gelinen aşamada kendisine sağladığı sportif katkı ile takımı hem en azından Avrupa rekabetinin içinde/yakınında tutacak, hem de satışı yoluyla mali anlamda kalkındıracak oyuncular sayesinde gazete sayfalarında yer bulmak yerine, kredi üstüne kredi haberleri ile yer buluyor. Hatta ve hatta hem sportif, hem de mali anlamda dibe doğru ilerleyen kulübün kalkınması için, "Dortmund örneği" denerek borsaya açılma hamlesine kalkışıldı. Fakat 2002 yılına gelindiğinde, tarihinin altıncı lig şampiyonluğuna ulaşan Alman ekibinin ülkesinde bir ilk olan borsaya kote olma hamlesi, altyapısı doğru hazırlanmadığı ve sportif başarının devamlılığı sağlanamadığı için 2005 yılına gelindiğinde bir iflas hali yaratmıştı. Bursaspor'a kalkınma için borsa yolunu gösterenler, bunu 2008-2009 sezonunda yeniden çıkışa geçen Dortmund örneği ile gerekli göstermeye çalışsalar da, camia Dortmund'u krizden çıkaranın değil, aslında dibe götürenin yanlış bir borsa hamlesi olduğunu idrak etmişti ve tüzük kongresinde bu hamlenin önünü aldılar. Pek tabii tüm bu gidişat, ne sportif anlamda ne de yönetimsel olarak bir istikrar kurgusuna imkân vermiyor. Zira başarısız birinin istikrarı, başarılı birinin ışık hızıyla geçip gitmesinden daha yararlı değil.

 

Peki, sonuç olarak bu anlatılanlardan ne mesaj çıkarabiliriz?

 

Sonuç şu; öncelikle kalkınma için mali anlamda küçülmeye gitmek ile kulübün artıya geçmesini sağlamak aynı şeyler değil. Kulübün borcu olabilir, ancak bu borcun, ödeme takvimine uyulabilecek halde, kazanımlarla dengeli tutulması şart. Bu ekonomik denge beraberinde, kulübün modeline uygun sportif hamlelerle başarı tesisini sağlamak durumundasınız. Ekonomik dengeyi sağlarken elde edeceğiniz her sportif başarı, devamı da doğru getirildiğinde, zaman içerisinde kulübün tüm eksilerini artıya çeviriyor. Araziler, benzin istasyonları, hidroelektrik santralleri, gayrimenkul yatırımları; bunlar değerli şeyler ancak sportif başarıdan daha büyük bir proje olmadığını bir an önce anlamak gerekiyor. Sattığınız arazi bir hatalı transferle heba olabilir, dünyada en fazla benzini satan istasyon sizin de olsa sportif açıdan bunu tamamlayamazsanız taraftar sizi koltuğunuzda rahat oturtmaz.

 

Tüm bunları anlatırken, kilit konuyu es geçersek olmaz. O da şu… Kulüplerin, en nihayetinde hepsi geçici olan yönetimlerin tercihlerinden bağımsız, kalıcı ve modern kaldıkça ölümsüz birer futbol anayasaları, yani en basit anlatımla bir sistemleri olmalı. Bu temel, hem profesyonel seçimlerinde, hem takımı oluşturacak oyuncuların tespitinde, hem de tüm bunların beraberinde doğru birer kalkınma/yükselme modelinin belirlenmesinde ciddi bir kolaylık tesis edecek, sonuçlara ilişkin öngörülerin gerçekçiliğini artıracak. Bunu yapmazsanız, Borussia Dortmund yerine 2017’nin Orduspor’u gibi olmanız gayet mümkün.{jcomments on}

 

 Gökhan SEZER

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://twitter.com/gkhnszr

Bu İçerik  3908  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Futbol Ekonomi Site Yetkilisi Perşembe, 22 Eylül 2011.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

finansal-futbol-anim-1

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

Spor Endexi

04.03.2021

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

1.535,97

0,32

 bjk BJKAS

4.13

2,23

 fb FENER

32.86

6,55

 gs GSRAY

3.94

-5,29

 trabzon TSPOR

2.40

1,27

   SPOR ENDEKSİ

946,19

-1,83

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 27399030

SPOR TOTO SÜPER LİG 2020-21 SEZONU

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Galatasaray

 27 18 3  6 53

21

32  57
2 Beşiktaş  26  18  3  5 57 26  31   57
3 Fenerbahçe

 27

 17  4  6 49 28 21  55
4

Trabzonspor

 27  15  6  6 34

 26

8  51
5 Hatayspor  27  13  7  7 47  32  15 

 46

6

Alanyaspor

 27

12

7  8 41  27

14

 43
7

Gaziantep

 27

 11 

10  6 39  30 9  43
8

Karagümrük

 27 11 8  8 43

 36

 7  41
9

Göztepe

 27  9

9

 9 37  32   5  36
10

Antalyaspor

 27  7 14  6 25  30   -5  35
11 Sivasspor  26

 7

12  7  29  30   -1  33
12 Konyaspor  26  8 8  10  33  31    2

 32

13 Malatyaspor  27  7 10  10  33  36    -3  31
14 Kasımpaşa  27  8 5  14  30  43    -13  29
15 Kayserispor

 26

7 7  12  19  31

   -12

 28
16

Rizespor

 27

 6 10  11  31  44    -13  28
17 Başakşehir  27  6 8  13  29  45  -16  26
18 Erzurumspor  27  6 8  13  26  43 -17  26
19 Ankaragücü  26  6 5  15  30  45 -15  23
20 Denizlispor  26  5 6  15  23  46 -23  21
21 Gençlerbirliği  25  5 6  15  22  48 -26  21

 

            

 

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

2021 Deluitte Raporu

 

 

 

 2021de-avrupada-ve-turkiyede-futbol-ekonomisi

Cocid-19 sürecinde 2021'e girerken Avrupa'da ve Türkiye'de Futbol Ekonomisi'nde yaşanılan değişim ve olumsuz gelişmeleri okumak için tıklayınız.

 


 

2021-Money-league-Raporu

 

 

 

Yirmidördüncü Deloitte Money League raporuna göre Barcelona'nın 715.1 Milyon Euro'luk geliriyle ilk sırada yer aldığı, tamamı merkez lig kulüplerinden oluşan ve bir önceki yıla göre gelirleri %12 azalan Para Ligi raporunu okumak için tıklayınız


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.