x
10 Temmuz 2020- Federasyonun açıklamasına göre, Süper Lig'de 2020-2021 sezonu 11 Eylül 2020 Cuma günü başlayıp, 16 Mayıs 2021 Pazar günü tamamlanacak. 19 Haziran 2020- Covid-19'un neden olduğu olumsuzluklar nedeniyle UEFA Geçici Acil Önlemler başlıklı bir bildiri yayınlayarak, Finansal Fair Play konusunda kulüplere bazı esneklikler sağladı. Bu kapsamda en önemli karar: 2020 mali yılın... 19 Haziran 2020- UEFA, 2020 sezonu Şampiyonlar Ligi'nde sezonun kalan maçlarının Portekiz'in başkenti Lizbon'da oynanacağını; 2020 finaline ev sahipliği yapmayı bekleyen İstanbul'un ise 2021 finaline ev sahipliği yapacağını duyurd... 5 Haziran 2020- UEFA Finansal Fair Play kriterlerine uyum sağlayamadığı gerekçesiyle Trabzonspor 1 yıl süreyle Avrupa kupalarından men edildi... 29 Mayıs 2020 -Türkiye Futbol Federasyonu,  Süper Lig'in 12 Haziran 2020'de seyircisiz başlayacağını açıkladı. 20 Nisan 2020- COVID-19 Avrupalı kulüplerin bonservis bedelleri üzerinden takım değerlerini eritmeye devam ediyor. Premier Lig'de kulüplerin değerleri 2.2 Milyar Euro düştü.  20 Nsan 2020- COVID-19 nedeniyle Avrupa futbolunda ekonomik kayıplar 5 Milyar Euro'ya, Süper Lig'de de 1.5 Milyar TL'na ulaştı. 20 Mart 2020- KPMG'ye göre,  maç günü, yayın ve ticari gelirden mâhrum kalacak olan  Premier Lig, La Liga, Bundesliga, Serie A ve Ligue 1'de yer alan kulüplerin toplam kaybı 4 Milyar Euro'ya kadar çıkıyor. 18 Mart 2020 UEFA, EURO 2020'yi 2021 yılına erteledi. UEFA, 55 üye ile yaptığı toplantıda EURO 2020'yi 1 sene erteleme teklifini sundu. Bu teklif üye ülkeler, Avrupa Kulüpler Birliği ve futbolcuları temsilen katılan FIFPro tarafınd... 8 Mart 2020- Kulüplerbirliği yaptığı toplantıyla kur nedeniyle gelirlerin düşmemesi için gerekli çalışmayı başlatıı. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Mali Diğer Yazarlar Borç İçinde Kalkınma Çabaları ve Sistem Şartı

Borç İçinde Kalkınma Çabaları ve Sistem Şartı

FFP

Gökhan Sezer- 1 Mayıs 2017 Futbol kulüpleri, özellikle Finansal Fair-Play(FFP) sopası başlarına inmeye başladığından bu yana, har vurup harman savurma rahatlığından bir nebze de olsa uzaklaşmış görünüyorlar.

Başat Avrupa ligleri İspanya, İngiltere ve Almanya'da göze batan bedellerle yapılan transferler devam etse de, uçuk sayılabilecek harcamaları kabul edilebilir kılan bir seyir zevki, pazarlama/reklam karşılığı ve sportif karşılık büyük ölçüde alınıyor. Türkiye'de ise, bir nevi futboldaki "Muhasır medeniyet seviyesine ulaşma" hedefinde örnek olarak gösterilen bu liglerdeki bu dengeli gidişatın aksine, bir geriye gidiş söz konusu. FFP sopasının başına inmemesi için veya mali açıdan daha zor süreçlere adım atmamak için kulüplerin kendine seçtiği "Çıkış modelleri" pek de realist değil ve beklenen sonuçları vermiyor. Zira genel başarı anahtarı görülen geçici süreli küçülmeye gitme metodu, ekonomik anlamda harcamaların kısıntıya uğratılması üzerine kurgulanırken, bunun sportif etabı ve bu etapta doğacak sonuçlar doğru analiz edilmiyor. Bu metotla yola çıkmış ve günümüzde yerel bir başarı örneği olarak gösterilebilecek Beşiktaş dahi süreç içinde birçok yanlış hamle yaptı veya yapmak durumunda kaldı.

 Oysa ki, futbolun yazılı olmayan bazı kuralları ve yerelleştirilebilecek birçok başarı örneği var. Bunlardan birini seçip "Ben bu yolla kalkınacağım" demek yerine, bu kalkınma örneklerinin ortak noktalarını tespit ederek, bunların üzerine öznel bir model inşası daha sağlıklı. Ama bunu yapacak kaç spor yöneticisine veya profesyoneline sahibiz veya sahip olunan değerlere görev ve yetki verme gerekliliğinin farkında olan kaç seçilmişimiz mevcut, bu apayrı bir tartışma konusu… Futbolun fikri bilim tarafına giren bu hamlelerin ülkemizde gördüğü değer nedir, henüz bunun analizini yapmaya gerek bile görmüyoruz.

 

Yakın bir örnek ile konuyu detaylandırmamız mümkün. 2010'da, Türkiye'de şampiyonluğa ulaşarak, kasasına büyük bir girdi sağlayan fakat bunu iyi değerlendiremeyen Bursaspor, günden güne geriye gitti ve rekabet içinde kalmayı bir yana bırakın, içinde bulunduğumuz 2016-2017 sezonunda "Küme düşer miyiz?" korkusunu dahi yaşadı. Bu uzun süreli geriye gidişi durdurmak ve mali yapıyı toparlamak için, göreve gelen yönetimlerin çare önermeleri, tıpkı Beşiktaş gibi hep "Küçülme" üzerine oldu. Hâlbuki, Bursaspor’un önünde başka bir yol daha vardı. Beşiktaş'ın dahi başaramadığı bir futbolcu ihracatı gerçekleşmişti. Alfred Ndiaye, Enes Ünal, Cedric Bakambu, Şener Özbayraklı gibi isimler, ülkemiz kulüpleri için oldukça değerli olan bedellerle, ülke içinde ve dışında önemli kulüplere satıldı. Jose Fernandao, Josue, Batuhan Altıntaş gibi isimlerin yıldızı Bursa'da parladı ve Avrupa onları tanıdı. Bursaspor'u yönetme yetkisini alanlar ise buradan doğru mesajı çıkaramadılar. Küçülme hamlelerinin gerekliliği tartışılmazdı ancak bunu yaparken, önceki paragraflarda da bahsettiğim doğru sportif planlamanın kıyısından dahi geçmediler.

 

2016 yılı içinde, özel bir çalışma olarak hazırladığımız "Yapısal ve Taktiksel Benzerlikleriyle 10 Dönem Takımı" raporunda ulaştığımız bazı sonuçların, bu konuda da ciddi fikirler verdiğine inanıyorum. Raporun içeriğine dair bilgi vermem çok mümkün değil ancak örneğin, adı geçen 10 kulübün kadro derinliği dereceleri, teknik direktör ve diğer profesyonellerin seçimindeki kriterleri, başarılı da olsalar, başarısız da olsalar takımın yaş ortalamasını düşürme çabaları, Türkiye'de Beşiktaş dışındaki hiçbir kulüp tarafından hayata geçirilmeyen şeyler. Hatırlayın, "Mali küçülme" hedefi ile yola çıkan Beşiktaş, ilgili süreçte kadrosunun yaş ortalamasını ciddi oranda düşürmüş, tecrübeye önem verirken gençlere de güvenmeyi unutmamış, hatta ve hatta küçülme hedefine rağmen kulüp bünyesinde tutulan oyuncu sayısı nedeniyle oldukça fazla eleştiri almıştı. Ancak belli ki, bu çalışmayı yürüten ve içinde bir dönem Önder Özen'in de olduğu ekip, dersine doğru çalışmıştı. Meyveleri özellikle iki sezondur toplanıyor ve Beşiktaş halen, bu kurgudaki bazı profesyonellerle yollarını ayırsa da, bu çalışmaya sadık kalarak doğru yolda ilerliyor. Bursaspor ise mali çöküntüsüne rağmen kulübü ayakta tutan futbolcu satışlarının ve Beşiktaş'ın kıymet verdiği diğer bilimsel detayların söylediklerini görmezden gelerek, süreç içinde "Ligi bilen oyuncu" saçmalığı gibi detaylara daha fazla önem vererek, ekonomisini şekillendiren transferde, kadrosunu bir sonraki durağı evi olması muhtemel birçok emekli adayı oyuncu ile doldurdu.

 

 Yeşil-Beyazlılar, gelinen aşamada kendisine sağladığı sportif katkı ile takımı hem en azından Avrupa rekabetinin içinde/yakınında tutacak, hem de satışı yoluyla mali anlamda kalkındıracak oyuncular sayesinde gazete sayfalarında yer bulmak yerine, kredi üstüne kredi haberleri ile yer buluyor. Hatta ve hatta hem sportif, hem de mali anlamda dibe doğru ilerleyen kulübün kalkınması için, "Dortmund örneği" denerek borsaya açılma hamlesine kalkışıldı. Fakat 2002 yılına gelindiğinde, tarihinin altıncı lig şampiyonluğuna ulaşan Alman ekibinin ülkesinde bir ilk olan borsaya kote olma hamlesi, altyapısı doğru hazırlanmadığı ve sportif başarının devamlılığı sağlanamadığı için 2005 yılına gelindiğinde bir iflas hali yaratmıştı. Bursaspor'a kalkınma için borsa yolunu gösterenler, bunu 2008-2009 sezonunda yeniden çıkışa geçen Dortmund örneği ile gerekli göstermeye çalışsalar da, camia Dortmund'u krizden çıkaranın değil, aslında dibe götürenin yanlış bir borsa hamlesi olduğunu idrak etmişti ve tüzük kongresinde bu hamlenin önünü aldılar. Pek tabii tüm bu gidişat, ne sportif anlamda ne de yönetimsel olarak bir istikrar kurgusuna imkân vermiyor. Zira başarısız birinin istikrarı, başarılı birinin ışık hızıyla geçip gitmesinden daha yararlı değil.

 

Peki, sonuç olarak bu anlatılanlardan ne mesaj çıkarabiliriz?

 

Sonuç şu; öncelikle kalkınma için mali anlamda küçülmeye gitmek ile kulübün artıya geçmesini sağlamak aynı şeyler değil. Kulübün borcu olabilir, ancak bu borcun, ödeme takvimine uyulabilecek halde, kazanımlarla dengeli tutulması şart. Bu ekonomik denge beraberinde, kulübün modeline uygun sportif hamlelerle başarı tesisini sağlamak durumundasınız. Ekonomik dengeyi sağlarken elde edeceğiniz her sportif başarı, devamı da doğru getirildiğinde, zaman içerisinde kulübün tüm eksilerini artıya çeviriyor. Araziler, benzin istasyonları, hidroelektrik santralleri, gayrimenkul yatırımları; bunlar değerli şeyler ancak sportif başarıdan daha büyük bir proje olmadığını bir an önce anlamak gerekiyor. Sattığınız arazi bir hatalı transferle heba olabilir, dünyada en fazla benzini satan istasyon sizin de olsa sportif açıdan bunu tamamlayamazsanız taraftar sizi koltuğunuzda rahat oturtmaz.

 

Tüm bunları anlatırken, kilit konuyu es geçersek olmaz. O da şu… Kulüplerin, en nihayetinde hepsi geçici olan yönetimlerin tercihlerinden bağımsız, kalıcı ve modern kaldıkça ölümsüz birer futbol anayasaları, yani en basit anlatımla bir sistemleri olmalı. Bu temel, hem profesyonel seçimlerinde, hem takımı oluşturacak oyuncuların tespitinde, hem de tüm bunların beraberinde doğru birer kalkınma/yükselme modelinin belirlenmesinde ciddi bir kolaylık tesis edecek, sonuçlara ilişkin öngörülerin gerçekçiliğini artıracak. Bunu yapmazsanız, Borussia Dortmund yerine 2017’nin Orduspor’u gibi olmanız gayet mümkün.{jcomments on}

 

 Gökhan SEZER

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
http://twitter.com/gkhnszr

Bu İçerik  3624  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Futbol Ekonomi Site Yetkilisi Perşembe, 22 Eylül 2011.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

10.07.2020

Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

113.822

-1,70

 bjk BJKAS

3,27

-0,38

 fb FENER

12,22

-0,53

 gs GSRAY

2,63

-0,04

 trabzon TSPOR

6,24

-0,69

   SPOR ENDEKSİ  68,971 -5,78

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 25604759

Süper Lig Cemil Usta Sezonu 2019-20 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR 0 G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 31   19   9  3    59   27  32  66
2 Trabzonspor
 31  17  11 70  35  35  62
3 Sivasspor

 31

 15  9 7 50  34  16  54
4

Beşiktaş

 31  16  5 10  53

 40

 13  53
5 Galatasaray 
 31  14  10 7  50  33  17

 52

6

Alanyaspor

 31

 14

 9 8  57  34

 23

 51
7

Fenerbahçe

 31

 14

 8 9  54  41  13  50
8

Gaziantep

 31  10  11 10  45

 47

 -2  41
9

Göztepe

 31  10

 9

12  39  42  -3  39
10

Antalyaspor

 31  9  11 11  37  50  -13  38
11 Kasımpaşa
 31

 10

 6 15  46  55  -8  36
12 Gençlerbirliği
 31  8  9 14  36  50  -14

  33 

13 Malatyaspor
 31  8  8 15  44  46  -2  32
14 Denizlispor
 31  8  8 15  29  45  -16  32
15 Rizespor

 31

 9  5  17  34  52

 -18

 32
16

Kayserispor

 31

 8  7  16  38  68  -30  31
17 Konyaspor
 31  6  12  13  26  43  -17  30
18 Ankaragücü
 31  5  11  15  29  55  -26  26

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

delo-4

 

Yirmiüçüncüsü yayınlanan 2020 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Barcelona 840.8 Milyon Euro’luk geliriyle ilk sırada.  Tamamı Merkez Lig kulüplerinden oluşan Lig’in Raporunu okumak için tıklayın.

 

 


    

191112 Aktifbank Ekolig

 

Türk futbolunun gelirlerinin ve ekonomik görünümünün mercek altına alındığı Futbol Ekonomi Raporu – EkoLig'in dördüncü sayısı yayınlandı. Süper Lig’in 2017-2018 sezonu sonunda 3,2 milyar TL olan geliri, 2018-19 sezonunda 4,2 milyar TL’na ulaştı. Bkz.

 

 

Süper lig Marka değeri araştırma

''Taraftar Algısına Göre Türkiye Süper Ligi Marka Değerini Etkileyen Faktörlerin ve Marka Değeri Boyutlarının Değerlendirilmesi'' Prof. Dr. Musa PINAR öncülüğünde yapılan bu araştırmayı okumak için tıklayınız.

 

 

the-european-elite-2019

KPMG Avrupa’nın 32 Elit Kulübünün değerlemesini yaptı. Süper Lig’den Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bulunduğu bu raporda en değerli kulüp 3.2 Milyar Euroluk değeriyle Real Madrid oldu. Raporu okumak için tıklayınız.
 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için tıklayınız

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.