top of page
Varlık 2_4x_edited.png

Ne Söylersek Çok, Ne Yazsak Az!

Virüsle bile maç yapacak kadar yetenekli bir toplumuz. Bir tarafta “Can çıkmadan huy çıkmaz spor” diğer tarafta “böyle gelmiş böyle gitmez spor” İzleyenler “bu kadar da olmaz” gurubu. Maç kıran kırana geçiyor, ama hayatımız ve geleceğimiz üzerine oyun oynuyoruz, farkında değiliz. Sonucu ne olursa olsun kuralları delmeye devam ediyoruz.

 

Virüs, sağlık ve toplum arasında bir denge kurmak istiyoruz ama ne mümkün… Kendini sorgulamayı unutmuş bir toplumda, her şeyin bir yolunu bularak yaşıyoruz.Takım oyununda şahsi oynayan takım bütünlüğünü hiçe sayan, astarı yüzünden pahalı bencil bir oyuncu gibiyiz.

 

Maske takmamanın, sokağa çıkmanın, fırsatçılığın, kumar oynamanın, karantinadan kaçmanın, kadın cinayetlerin de her şeyin ama her şeyin bir yolunu bulduk. Ancak bunların hiçbiri, iki kadının hayatını kurtarmaya yetmedi.

 

Rize’de son bir ay da iki kadın daha basit bir nedenle öldürüldü. İnsanlığını ruhunda öldürmüş iki katil; virüsten binlerce insan ölürken, binlerce insan yoğun bakımda yatarken, binlerce insan işsiz kalırken, binlerce insan mağdur olduğunda değil, biri reddedildiği diğeri boşandığı eşi sosyal medya hesabı açtı diye çıldırmış!

 

Bazı insanlar için hayat o kadar güzel ki virüs bulaşmış ve ölmüş hiç umurunda değil. Komşusundan mangal dumanının virüse iyi geldiğini duyan “kerameti kendinden menkul” vatandaş virüsten korunmak için sahilde mangal yaktı. Mangal kokusuna dayanamayan virüs “ama virüs direncinin de bir sınırı var” diye isyan etti. Yani, önceleri biz virüsü duyduk bocaladık, sonra virüs bizi gördü o bocaladı. Virüs “abi BİM’e girecem maskesiz almıyorlar, iki dakika maskeni ödünç verir misin?” diyen vatandaşın vücuduna girmektense ölmeyi tercih etti.

 

Anormal koşullarda yaşamaya alışkın insanımız bir türlü durumun anormal olduğunu anlayamadı.

 

Örneğin;

Hayatta önemli olan ne biliyor musun?

-         “Sağlııık”

Virüs yayılıyor.

-         “Sakin olll”

Ne demek şimdi bu?

-         “Kesinlikle bize bir şey olmazzz”

Üst komşu balkonda spor yapıyor, bizde yapalım mı?

-         “Boş verrr!”,

İçeriden biri bağırdı: Can kaybı artıyor.

-         "Eeee? "

Soruya soru ile cevap verdi bir başkası: “Ne eeee?”

 

Ben dışarı (insanımızın zamanı çok kıymetli evde harcamak istemiyor) çıkıyorum.

 

Dışarı çıkma riskli, nereye gidiyorsun?

-         Hiçbir yere… Sıkıldım, şöyle bir dolaşıp geleceem…

 

Dışarı çıkmak, bir candan daha mı değerlidir?

“Kafayı yormaaaa!”

 

Yormayacağın kafayı niye taşıyorsunnnnnnnnnnn…

 

Evet, ne diyorduk?

“Herkes sakız çiğner ama Ayşe kız gibi çatlatamaz” denildiği gibi dünyada herkes virüsü yaşıyor ama bizim gibi zevkini çıkaran yok.

 

Herhangi bir şeyi tek seferinde anlama sorunumuz var. Ders tekrarı, maç tekrarı, dizi tekrarı…. Durum böyle olunca bu değil iki virüs dalgasında kesinlikle uyarılara uyacağız…

 

Nedensiz bir bencillik ve ukalalıkla, yine başladığımız yere döndük. Yanlış yerde, yanlış zamanda ve yanlış mevzu, yani zincirleme hata yapıyoruz. Yaşantısını televizyon programlarına göre ayarlamak zorunda bırakılmış bir toplumdan neden bilinçli davranışlar bekliyoruz.


Dürüst olmak için aldatılmış olmak, sağlıklı çalışanlarına hoşgörülü davranmak için virüs kapmak, kadın cinayetlerine dur demek için kadın olmak, evine ekmek götüremeyen insanları anlamak için mutlaka fakir olmak şart değildir. Bunun için ahlaklı olmak ve empati yapmak yeter de artar bile...


Ne söylersen çok ne yazsan az…

 
 
 

Yorumlar


bottom of page