Futbol Ekonomisi Genel Haber & makaleler
x
Buradasınız >> Ana Sayfa HABERLER & MAKALELER Genel Müslüm GÜLHAN


Fenerbahçe Oyunu, Ligi ve Rekabeti Dengeledi

12Ocak2026 GS-FB

Müslüm Gülhan- 12 Ocak 2026 Ali Koç Süper Kupa maçına U19 takımıyla çıkarak kendi egoları ve kaygılarına takımı ve camiayı alet etmişti.

Devamını oku...
 
Bu Eşkıya’ya FIFA barış ödülü vermişti

gulhan100126

 

Müslüm Gülhan - 9 Ocak 2026 ABD terör devletidir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra küresel ölçekte kurduğu emperyal dizaynın uygulama şeklindeki değişimler ve bazı alanları kaybetme kaygısı; Trump gibi bir Eşkıya’yı başa getirmekle birlikte, dünyayı elindeki tek güç olan asker kurgusu üzerinden işgal etme ve yönetme saldırganlığı artık çete uygulamalarına kadar indi.

ABD, terör devleti olma ve Latin Amerika’ya ‘arka bahçe’ yapmak isteği, 1823’te emperyalist perspektifle genişleme hamlesi olarak ‘Monroe Doktrini’ ile başladı.

Dünya halkları, hemen-hemen tüm kıtalarda çok çekti. Küba, Şili, Guatemala, Kolombiya, Bolivya, Nikaragua, Arjantin, Brezilya, Vietnam, Lübnan, Afganistan ve Japonya gibi ülkeler baskı ve ambargolarla veya direkt -atom bombası dahil- askeri müdahalelerle emperyalist saldırganlığa karşı çokça bedel ödedi.

Bugün dünya hala bu emperyalist tehditle karşı karşıya.

Tabii ki futbolun küresel ölçekteki kullanışlı siyasi enstrüman olması nedeniyle sürece katkı yapması kaçınılmazdı.

Hazır 2026 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacakken ve FBI bir önceki yönetimin defterini dürtüp Infantino gibi bir soytarıyı da seçtirmişkenFIFA’nın ve futbolun sürece dahil olması kaçınılmazdı.

‘Panama Belgeleri’nde FIFA yolsuzluk skandalında adının geçmesi ile, 2022 Katar’daki organizasyonda can siperine çalışması-ki göçmen işçilerin uğradığı haksızlıklar karşısında tavır almaması ve 2034 Dünya Kupası’nın Sudi Arabistan’a verilmesinde oynadığı kilit rol, onun siyasi beklentilere ve sermayeye ne kadar yakın olduğunu da ortaya koymaktadır.

Gazze’de yaşanan soykırım karşısında hiçbir tavır almayan ve İsrail’in süreci kendi lehine çevirmesinden sonrasında, diğer Müslüman ülkelerin liderlerini de yanına alarak birbarışplanı oyunu oynamaya kalkması ile, ‘Nobel Barış Ödülü’ için aday gösterilmesi, kendisine yapılacak şirinlikler içindeki en iyi hamle olacaktı. Özellikle Gazze savaş suçlusu İsrail başbakanlığının sosyal medya hesabından ‘Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verin. O hak ediyor’ paylaşımı yapması olayın çirkinliğini net olarak ortaya koymaktaydı. Savaş suçundan yargılanması gereken kişi bunu söylüyor…

FBI tarafından başlatılan yolsuzluk operasyonu sonucunda, yolsuzluğa bulaşan Blatter, 2 Haziran 2015'te FIFA’nın Zürih'teki genel merkezinde aniden bir basın toplantısı düzenledi. Devam eden yolsuzluk skandalı nedeniyle FIFA başkanlığı görevinden istifa edeceğini duyurdu.

Operasyon amacına ulaştı ve 26 Şubat 2016 FIFA'nın başkanlığı için yapılan seçimleri İsviçreli Gianni Infantino ikinci turda kazandı.

Trump’ın Nobel Barış Ödülünü ıskalamasından sonra, Infantino’ya gelen ‘vahi’, FIFA’nın futbol olan işinin yanına bir de Trump’ı mutlu etme stratejisini koyarak ‘Barış Ödülü’ icat etti.

Washington’daki Kennedy Center’da düzenlenen törende FIFA Başkanı Gianni Infantino, ödülü Trump’a verirken ABD Başkanı’nın yaklaşık bir yıllık görev sürecinde dünyanın farklı bölgelerinde birçok çatışmanın sona erdirilmesinde kilit rol oynadığını söyledi.

Infantino, şerrinden korkusunu bir kenara bırakırsak-FIFA’nın tarihinde ilk kez bir barış ödülü verdiğini belirterek bu ödülün Trump’a ‘dünya barışına yaptığı katkılar’ gerekçesiyle sunulduğunu ifade etti. Törende konuşan Trump ise Kongo Demokratik Cumhuriyeti ile Ruanda arasındaki savaşın durdurulmasından Hindistan–Pakistan hattındaki gerilimlerin azaltılmasına kadar birçok örnek vererek milyonlarca hayat kurtardığını söyledi. ‘Buödülbenim için büyük bir onur’ dedi. Komedi…

Trump, teşekkür konuşmasında 2026 Dünya Kupası ortakları olan Kanada ve Meksika liderlerine -şimdi tehdit etmesine rağmen- özel olarak teşekkür ederken-şimdi Venezuela’ya da saldırmasına rağmen-o zaman arsızca ‘Dünya şu anda daha güvenli bir yer’ ifadelerini kullandı.

FIFA, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada -kıçından uydurarak- dünya barışına katkı sağlayan bir kişiye ilk kez böyle bir ödül verileceğini duyurmuş duyurmasına da; bu yeni kategorinin açıklanmasının ardından kime verileceği merak konusu hiç olmadı. Ödülün ilk sahibinin Trump olacağı bilinmesine rağmen herkes salağa yatarak çok şaşırdı.

Küresel icazet ile göreve gelen-küresel asalak Infantino, 2026 Dünya Kupası süresinde, kendisine bir olumsuzluk yansımasını önlemek ve yaptırımlara maruz kalmamak için böyle bir uyduruk durum yaratmak zorundaydı.

Ayrıca bir barış ödülü sorunu dünyanın başına bela olmuşken ve ucunda da 2026 Dünya Kupası varken burada tepkisiz kalamazdı.

Bir şey bulmak zorundaydı…

Bizde de Infantinolar var biliyorsunuz… Küresel icazet ile çalışan ve aldığı diplomanın kimlere hizmet için verildiğini iyi bilen, kapitalist aparat Özgür Demirtaş’ın açıklaması da Trump’ın haberi olmasa da gönlünden bir ödüldü.

Açıklamaya bakar mısınız: ‘Kanada, Meksika, Venezuela, Kolombiya-Amerika Birleşik Devletleri’ne özel statü ile (sınırlı dolaşım, vergi gelir paylaşımı, askeri koruma, üretim paylaşımı) yeni 4 eyalet olarak katılmalı. Bu fikir çok radikal gelebilir. Ancak biraz düşünürseniz EKONOMİK açıdan muazzam bir güç yaratacağını görürüsünüz. Sadece ABD için değil ama Dünya için de.’

Rolex’i kadar pahalı bir çıkış… O kadar pahalı ki silmek zorunda kaldı.

Bakın, bu bir profesör… Ve Boğaziçi Üniversitesi’nde aylardır direnen akademisyenler de profesör…

Bu hocalar 5 yıldır iradelerinde taviz vermediler.

Gerçek ‘Kurucu Önder’ Mustafa Kemal’in dediği gibi: ‘Emperyalizm ölüme mahkûmdur.’

 

 
Futbol, İnsanı Kendi Benliğinden Göç Ettirir!

3 Ocak2026 MG

Müslüm Gülhan 3 Ocak 2026 Göç yer değiştirme eylemidir. Farklı coğrafyalarda birbirinden değişik sonuçlara yol açabilen, toplumsal yaşamı ilgilendiren ve sosyal yapının tüm unsurlarıyla etkileşimli olarak kendi çerçevesini de oluşturan sonuçlar doğurmaktadır. 

Devamını oku...
 
Kulüpler Ele Geçirilebilir mi?

29.12.2025-MG 1

Müslüm Gülhan- 29 Aralık 2025 Günümüzde otoriter rejimler demokratik hayatın kurumlarını ve kültürünü geleneksel yöntemlerle bastırmayı değil, yumuşak güç stratejileri ile kontrol etmeyi ve ehlileştirmeyi tercih etmektedirler.

Devamını oku...
 
597 milyon avroluk yalan

gulhan051225kapak

Müslüm Gülhan - 5 Aralık 2025  “Kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumun zenginliği, ‘muazzam bir meta birikimi’ olarak görünür, bunun birikimi tek bir meta olarak görünmektedir”

 

Futbolda ekonomik üretime dayalı olmadan maddi zenginliğin yaratılması, toplumdaki tüm beklentilerin şekillendiği başlangıç ​​noktasıdır. Ekonomik faktörler ile futbolun gelişiminin tüm boyutları arasındaki ilişkiye baktığımızda, yaratılan sermaye birikimi ile yaratılan oyunun toplumsal fayda dönüşümleri arasında bir bağ kurmak mümkün değildir. Bu servet transferleriyle kurulan ilişkiler, toplumun ekonomik ve sosyal dezenformasyonunu oluşturmaktadır.

Futbol pratikte, metalaştırılmasıyla değer yaratma becerisini fiilen kaybetmiştir.

Futbol, sosyopolitik ve sosyoekonomik toplumsal düzende, paylaşımın maddi güçlerinde sürekli bir dönüşüm yaşatır.

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan maçın içeriği; araçsallaştırılan futbolun nasılda manipülasyona açık konumda hiyerarşik bir kontrol mekanizması içinde oynandığının önemli bir analiz alanı oldu.

Maçın taktiksel anlamda bir izahı mümkün değildir. Her iki hocanın da yaptıkları planlarının uygulanması konusundaki tüm açıklamaların karşılığı yoktur.

Maç tamamen yukardan aşağıya doğru korku ve kaygıların giderilmesine yönelik, saha içi ve saha dışı etmenlerin kontrolünde ‘ağzımızın tadı kaçmasın’ beklentisiyle el freni çekik olarak oynatıldı.


 

Derin analize girmeden, sadece birkaç farklılıktan bahsetmek bile olayın izahını ortaya koymaya yeter.

Sanchez’in sağ bek oynatılması ile Osimhen’in son üç dakika Icardi’nin şerrinden korkusuyla oyuna alınması, ne teknik direktörlük mesleği ile ne de taktiksel içerik ile anlaşılması kolay olmayan öznel hareketlerdir.

Fenerbahçe’nin, Kazım’ın zorunlu oyununa karşı, Nene gibi bir çaylakla cevap vermesi; çaylağa karşı çaylak eşitliği üzerinden, futbol adına değil de, sanki oyun rekabetini bertaraf eden ahlaki bir acemilik olarak göründü.

İsmail’in 6 numara oyunu reddedip illa 8 veya 10 oynama isteği kendi haddini zorlayarak-golde olduğu gibi-artık takıma zarar verecek duruma geldi. Oosterwolde ile Brown arası takımların kullanım alanı olarak deşifre edilen bir hat oldu. El Nesri ile oynan tüm maçların kazanım oranının düşük olması, bu birkaç ayrıntı bile oyun ile oyuncu arasındaki kalite farkı ve rekabet uyuşmazlığını net olarak belirlemektedir.

Bunların hepsi birer ayrıntı olarak maça etki etti.

Ama Hakem kadar değil…

Fiziksel kapasite eksikliği ile diyalog sıkıntısı çok netti.

Tüm maç boyuncu, kararlardaki faz farkı-sanırım VAR’ın müdahalesine açık tutum içinde maçı yukarıya havale etme zorunluluğundan kaynaklıydı.

Galatasaray’ın bonservis değeri 305,20 milyon avro. Fenerbahçe’nin bonservis değer toplamı 291,80 milyon avro.

Oynan oyundaki değer 597 milyon avro.

İtibar; bu bonservis toplamlarında mı, yoksa oynanan oyunda mı olmalı?

Fenerbahçe’nin 46,15 milyon avro değerinde olan Ferencvaroş ile berabere kalması ve Galatasaray’ın 90,60 milyon avro değerindeki Union Gilloise’ye yenilmesi bazı gerçeklerle yüzleşmeyi sağlıyor.

Ortada kocaman bir yalan var…

Ve yalanı korumaya hedeflenmiş yorumlar…

Kocaman-kocaman paralar verilerek konuşma zorunluluğu altına girip, ama 150 kelime ile durumu anlatmaya çalışan kişilerin-dönüp dolaşıp Skriniar’ın Sara’nın ayağına basması kırmızı karttı demeye gelmeleri içler acısı bir sondur.


Transferlerde, uçağın iniş saatini kulüpten öğrenip bunu pazarlamak artık gerçek gazetecilik ve yorumculuk oldu. Asgari ücret ile sömürülen taraftar da bunu bekliyor. Çünkü, hayattaki kaybedilen duygusal varlığın mücadele alanı olarak futbolun pazarlanması-popülist kültürün sattığı bir metadır. Popülist kültürün yarattığı ürünler, irade dışında alınan ve peşine takılan metalar olduğu için, futbol bunun için biçilmiş kaftandır. Bu bonservis bedelleri bu yüzden verilmektedir. Yoksa kimsenin futbolun başarısından beklentisi yok.

Popüler kültür, üretildiği toplumsal yapı içinde paylaşılan inanç, uygulama ve nesnelerdir ki bunlar sayesinde kitleleri tahakküm altına alır. İşte bu tahakkümü pazarlayan yorumcular sırf bu yüzden böyle kocaman-kocaman paralar alıyorlar.

Çünkü, popüler kültür, başta televizyon olmak üzere kitle iletişim araçları vasıtasıyla üretilir.

Hedef, saha içindeki ve saha dışındaki izleyicilerin boş zamanının pazarlanıp kar edecek bir metaya dönüştürülmesidir.

Yani, izleyiciler araçsallaştırılarak, emeğiyle kazandıkları çekilip alınarak ve böylece sermaye içine dahil edilerek kazanca dönüştürülmüş olunacaktır.

Futbol, artık sermaye ve siyasetin kazan-kazan oyunu haline geldi.

Tabii bunun da pazarlanması lazım.

 

 

 
Çürüme

28.11.2025 Fut Yoz

Müslüm Gülhan- 28 Kasım 2025 Adaletin yok edildiği ve yozlaşmanın alan bulduğu yerde çürüme başlar.

Devamını oku...
 
Bahis kuponu sistemin aparatıdır

gulhan181125kapak

Müslüm Gülhan - 18 Kasım 2025 Kapitalizmin meta haline getirdiği futbolu kullanma stratejisi; toplumsal bir parçalanma üzerinden kitleleri daha kolay denetim altına alınmasını sağlamaktadır.

İşte bu bahis kuponu; oynayanların gereksinim duyduğunu zannettiği fakat-gereksinim duyulmaması gereken ürün olmasıyla birlikte, sistemin tahakkümünü sağlayan bir kâğıt parçasıdır. Bir misyonu var.

Peki süreç insanları kupona neden götürmekte?

Futbolun kitle kültürü ürünü olması ve uygulanan ekonomik politikaların yarattığı yıkım; insanları bütün olarak bu alanlara yöneltmektedir. Kapitalizmin yarattığı tek tipleştirme ve yabancılaşma, insanların artık çözüm odaklı üretme merkezini kaybetmesi nedeniyle yaratılan bu suni pazarların taşıyıcısı-torbacısı haline getirmektedir. Buna bağlı olarak, bugün yasal bahis oynayanların sayısı 7 milyon kişiye,yasa dışı bahis oynayanların sayısı da 12 milyon kişiye ve toplamda 19 milyon kişi bir şekilde bahis oynuyor. Yani, toplumun %23’ü bahis sektörüyle ilişki içinde. Ve ülkemizde yasa dışı bahis sektörünün büyüklüğü 50 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

Dünyada yasadışı bahis 1,7 trilyon dolar hacme sahiptir.

Kulüplerin bu kadar borç batağında olmasına rağmen, ciddi bir kontrol mekanizmasının bugüne kadar oluşmaması adeta sürecin kontrolsüz ve denetimsiz işlemesine neden olmuştur. Kulüplerdeki transfer için harcanan paraların kaynaklarının olmaması ve adeta açığa oynanarak geleceklerine ipotek altına alınması ve ne Avrupa’da ne de başka bir ortamda hiçbir başaranın gelmemesine rağmen, bunun ürün haline getirilerek-metalaştırılıp pazarlanması sürecin bütünsel yapısının kırılmasına neden oldu. Bu bir yönetim stratejisidir. Bir düzeltme veya bir değişim söz konusu olamaz.

Futbolda patlayan bahis skandalını bu gerçeklerden uzak kalarak-öznelleştirerek yorumlamak doğru olmaz. Bu sömürü mekanizması içinde kuponun can simidi olarak görünmesi, Ülkedeki ekonomik, finansal, sosyolojik, hukuksal koşulların ve politik sapmaların sonucudur. Kapitalist kurgu içinde, sistemin en derinindeki parçalanmalar, ekonomik fay hatları, kültürel deformasyonla bir yerde kupon üzerinden sistemle yüzleşmemize neden olmakta.

Burada mesele hakem,futbolcu, antrenör, başkan, yönetici, menajer değil. Karşımızda yapısal sorun var. Mevcut olan spor kültüründeki yozlaşma var. Hepsi hiyerarşik olarak reaksiyon halinde. Bu kadar büyük sistemsel bir çürümeyle hesaplaşmadan bir şeyleri düzeltmek mümkün olmaz.

Şimdi, ahlaklı, etik değerlere önem veren ve kuponu hiç eline almamış insanları-taraftarı oyunun adil bir oyun olduğuna nasıl ikna olacak?

İçeride ve dışarıda kulübü için mücadele eden Beşiktaş taraftarını ki iki futbolcusuna yapılanlar ortadayken nasıl ikna edeceksiniz?

Oraya çıkan gerçek; kulüpler başta olmak üzere, sistemin tam anlamıyla denetlenmediği ve şeffaf bir yapıya sahip olmadığı için TFF ve Bakanlık üzerine düşeni tam anlamıyla yapmadığıdır. Çünkü, yasadışı bahis sektörünün bu kadar büyümesi ancak denetim eksikliğinden olur.

Kupona karşı ortaya bir irade konulsa ve teknolojik altyapı kurgulansa her şey çok rahat takip edilebilir.

Biz de hala gol teknolojisi yok! Bu bile bir manipülasyon sebebidir.

Algı manipülasyonu zaman için ilaç mahiyetinde bir araçtır. Sporda rekabetçi kültürün kendi iradesini kaybetmesinin nedeni; var olan sistem üzerinden diplomasız ve liyakatsiz insanların yetkili olabilme gücüne hasıl olmasıyla aynı paralellikte gitmektedir. O yüzden, yapılan manipülasyonlara rağmen, kimse kalkıp demesin rekabet kültürü bu anlamda ülkemizde yeterlidir diye…

Taraftarı müşteri haline getirerek kimliksizleştirip, yabancılaştıran sistem onu tahakküm altına almıştır.  Haksız rekabetin ve kolay yoldan kazanmanın çok kolay olduğunu görüp, etik dışı haksız uygulamalarda ‘sorun yok’ tarzındaki anlayış ve algılar, sporun içinde de etik dışı davranışlara karşı iyimser olmayı sağlamaktadır. Yani, yasa dışı bahsin kuponunun toplum içinde karşılık bulması bu koşulların kaçınılmaz bir sonucudur. Kupon kendini rahat hissetmekte…

Tesadüfen bu noktalara gelmedik…

Türkiye, ‘Dünya Hukukun Üstünlüğü’ endeksinde 142 ülke arasında 117’nci sırada.

Türkiye, dünyanın en güvenli ülkeleri listesinde 146’nci sırada.

Şimdi kulüpler ve başkanları TFF’ye baskı kurarak, oyuncularına verilen cezaları aşağıya çekmeye veya verilen ceza kadar liglerin ertelenmesini-(böyle bir hukuk anlayışı yok)-istiyorlarmış.

Ve süper Lig kulüplerinin borcu neredeyse 100 milyar TL’ye yaklaştı.

 Neden peki, dışarıya servet transferi için mi?

“Madem para her şeyin evrensel olarak kendinde oluşmuş değeridir. Ve bu yüzden hem insan hem doğayı özgül değerinden yoksunlaştırıyor, o zaman para, insanın varoluşunun yabancılaşmış özü olup, haliyle de insanı da ona tapar hale getirmektedir.” Hatırı sayılır bir büyüğümüzün bu söylediği de doğrulanmış oldu.

Bakalım kupona karşı mücadele nasıl sonuçlanacak?

 

 
Bahiste masa ve kasa kimin elinde?

gulhan141125kapa

 

Müslüm Gülhan - 14 Kasım 2025 Neoliberal politikalar üzerinden futbolun anlamlandırılması; kapitalizmin ekonomik, siyasal, ideolojik ve özellikle de kültürel amaçlarını üretmeye yönelik örgütlü-bütüncül etkinlikler toplamıdır. Toplumsal bir parçalanma üzerinden yarattığı politikalar sayesinde; kitleleri daha kolay denetim altına alınmasını sağlamaktadır.

Futbol ayrıca sermaye birikimi sağlayan kültür endüstrisi ürünüdür. Bu sayede,  İnsanı gereksinim duymayacağı ürünlere yönlendirir ve iktidarla uzlaştırarak kapitalist tahakkümün yeniden üretimine yardımcı olur.

Bu sürecin tetikleyicisi olan kitle iletişim araçlarını -televizyon başta kullanarak, popüler kültür enstrümanı olan futbolu içinde yaşanılan toplumu tahakküm almak amacıyla araçsallaştırarak, oluşturduğu kitle kültürü formatı üzerinden tek tip türdeş bir yapı oluşmasını sağlar. Bu da kullanışlı bir kurgu üzerinden yönlendirilecek kitleler yaratılmasına neden olur.

Kültür endüstrisi ürünü olmasının başka sebebi-siyasetin çekim alanına irmesini de bir kenara bırakırsak-mafyadan FETÖ gibi cemaatlere ve özellikle bahis teşkilatları dahil tüm çıkar gruplarının mali-idari kurgusu haline getirilmesidir.

Halil Falyalı’nın öldürülmesine kadar bu bahis oyunları merkezi olan KKTC bilinen-uyuyan bir yapı konumundaydı. Hollanda’da öldürülen Falyalı’nın muhasebecisi Cemil Önal’ın verdiği bilgiler ve dağıtılan paralarla ilgili sürecin bir iradenin kontrolünde söz edilmesine yetiyordu. Fakat ne olduysa bu iki insanın öldürülmesinden sonra oldu ve masa ile kasa sanki başka bir iradenin eline geçti.

Cemil Önal Aralık 2023’te Hollanda’da yakalanmış ancak Türkiye’ye iade edilmemişti. 16 ay tutukluluktan sonra tahliye edilen Önal tutuksuz olarak Hollanda’da yargılanmaya devam ederken, Hollanda ve ABD istihbaratına da 20 saat boyunca 130 sayfa ifade vermiş.

Burası çok önemli!

Çünkü, Falyalı’nın sponsorluk adı altında-kimlere-dağıttığı paraları ve elindeki şantaj kasetlerinin detaylarını çok iyi biliyordu.

Burudaki kritik nokta; büyük paranın Kıbrıs’taki iki bankada tutularak temizlik işlerine başlatılmasıydı. Avrupa’da toplanan bahis paralarının Belarus’a oradan da Dubai’ye ve Güney Kıbrıs’a transfer edilirmiş. Çünkü 100 milyar dolardan bahsediliyor…

Bakın! Dünyada yasadışı bahis miktarı 1,7 trilyon dolardır.

Bu oyundaki para temizleme olaya kripto firmaları üzerinden yapılması ve Murat Ağırel’in aktardıklarına göre Papara ve Payfix firmalarının sahiplerinin cezaevinde olması operasyonun sürecinin yol haritası üzerinden ne olduğunu açıklamaya çalışıyor. Yine yazıda Papara iddianamesinde 75 milyar TL’nin bu bankalara aktarıldığı, bankalardan da kripto firmalarına aktarıldığı tespit edilmiş.

Asıl merak edilen konu; KTTC üzerinden bilinen sürecin iki ölüm sonrası bu operasyonların yapılmasının arkasındaki gerçekte bu işi yöneten iradenin-yani masa ve kasanın el değiştirmesi mi?

Kıbrıs halkının tüm bu olup bitenlere karşı ortaya koyduğu seçim iradesi çok kıymetli ve bunu bu işlerin dışında tutmak gerek. Onlar, siyasi bir tepki koydular ortaya; kendi gelecekleri adına.

152 hakemin, 1024 futbolcunun, sonra açıklanacak antrenörlerin ve menajerlerin legal bahis sitesine üye olduğu ve bahis oynadığı tespit edilmesiyle birlikte, hakem ve yöneticilerin tutuklanması ile diğerlerinin PFDK’ya sevk edilmeleri derin bir araştırma sürecini mecbur kılıyor. Etik olarak, yönetmelik ve belirli yasalara bağlı olarak bir hakemin ve bir futbolcunun böyle bir üyeliğinin kabul edilmesi mümkün değil. Fakat hukuki olarak sağlam deliller ve gerekçeler ortaya konulması gerekir. Bu noktada masumiyet karinesine de dikkat edilmelidir. Sonu nereye varılması bilinmeden, varsa-suçsuz insanların peşinen kamu vicdanında hüküm giydirilmesi doğru olmaz. TFF bu konuda daha duyarlı olmalıydı.

Şampiyonluk, küme düşmeyi belirleyecek ayrıntılarla, yüksek getirisi olan-paraya dayalı oyunların öncelikle belirlenmesi amaç için son derece elzemdir.

Siyasetin futbolun bu kadar içinde olması ve kulüpleri dahil dizayn etmesi, bu iradenin başka oluşumlara izin vermediği gibi, alternatif sermaye organizasyonların yaratılmasına ve sonunda da bir siyasi veya örgütsel oluşumlara finansal destek verecek kadar ileri gidilmesine izin verilmesi mümkün değildir. Acaba operasyonlar böyle bir oluşuma karşılık mı geliyor?

Başlatılan hukuki sürecin arka planı tekil bir oluşumun varmışçasına bakılarak sürecin öznelleştirilerek bitirilmesi de pek mümkün gözükmüyor.

Murat Ağırel’in dediği gibi: “Pronet Gaming, Betco, Digitain, Cascade isimli altyapı sağlayıcılarının Türkiye ile bağları kopartılsa binlerce yasadışı bahis sitesi otomatik olarak kapanmış olacak.”

Türkiye’de futbol araçsallaştırılmış oyundur… Manipülasyona açık bir oyundur… Politik bir oyundur…

Kulüplerin bu kadar borç batağında olmasına rağmen, ciddi bir kontrol mekanizmasının bugüne kadar oluşmaması adeta sürecin bu şekilde işlemesine neden olmuştur. Kulüplerdeki transfer için harcanan paraların kaynaklarının olmaması ve adeta açığa oynanarak geleceklerine ipotek altına alınması ve ne Avrupa’da ne de başka bir ortamda hiçbir başaranın gelmemesine rağmen, bunun ürün haline getirilerek-metalaştırılıp pazarlanması sürecin bütünsel yapısının kırılmasına neden olmaktadır. Bu bir yönetim stratejisidir. Bir düzeltme veya bir değişim söz konusu olamaz.

Futbolun kitle kültürü ürünü olması ve uygulanan ekonomik politikaların yarattığı yıkım; insanları bütün olarak bu alanlara yöneltmektedir. Kapitalizmin yarattığı tek tipleştirme ve yabancılaşma, insanların artık çözüm odaklı üretme merkezini kaybetmesi nedeniyle yaratılan bu suni pazarların taşıyıcısı haline getirmektedir.

Alt yapı üst yapıyı belirlediğine göre, boşuna değil futbolda tüm alt yapıların bertaraf edilmesi…

Bu bir sistem sorunudur.

 
Beşiktaş Neden İllüzyon ve Algı Manipülasyonundan Medet Umuyor?

1903-9.11

Müslüm Gülhan- 9 Kasım 2025 İllüzyon, yanılsama üzerinden yapılan bir kurgudur. Gerçek bir nesnenin duyular üzerindeki izlenimlerinin yanlış değerlendirilmesidir.

Devamını oku...
 
Sevgili Kâmil Özer Hocam…

288x300KO

Müslüm Gülhan- 31 Ekim 2025 Sanırım 1985 yılıydı ve sizle ilk jimnastik dersi yapmak için jimnastik salonunun dersliğinde toplanmıştık. Siz derse gelmeden önce aldığımız referans; çok disiplinli ve derslerinde kaynama yapılmasına izin vermeyen biri olduğunuz bize söylenmişti.

Devamını oku...
 
Sayfa 1 / 38

futbolekonomihakkimizdabanner2

esitsizliktanitim

aksartbmmraporbanner

Yazarlarımızın Son Yazıları

Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Kutlu Merih
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Doç. Dr. Deniz Gökçe
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Prof. Dr. Sebahattin Devecioğlu
Murat  Başaran
Murat Başaran
Mete İkiz
Mete İkiz
Hüseyin Özkök
Hüseyin Özkök
Ömer Gürsoy
Ömer Gürsoy
Neville Wells
Neville Wells
Kenan Başaran
Kenan Başaran
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Ahmet Talimciler
Prof. Dr. Lale Orta
Prof. Dr. Lale Orta
Müslüm Gülhan
Müslüm Gülhan
Tuğrul Akşar
Tuğrul Akşar
Av. Hüseyin Alpay Köse
Av. Hüseyin Alpay Köse
Doç. Dr. Recep Cengiz
Doç. Dr. Recep Cengiz
Dr. Ahmet Güvener
Dr. Ahmet Güvener
Av. Arman Özdemir
Av. Arman Özdemir
Dr. Tolga Genç
Dr. Tolga Genç
Tayfun Öneş
Tayfun Öneş
Dr. Bora Yargıç
Dr. Bora Yargıç
Alp Ulagay
Alp Ulagay
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Dr. Sema Tuğçe Dikici
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Fuat Tanhan
Prof. Dr. Turgay Biçer
Prof. Dr. Turgay Biçer

Kimler Sitede

Şu anda 1705 konuk çevrimiçi

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 55918953

raporlaranas

kitaplar aksar

1

futbol ekonomi bulten

fesamlogobanner

ekosporlogo


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

futbolekonomisosyal2

 

sosyal1