x
14 Eylül 2018- Fenerbahçe Başkanı Ali Koç kulüp televizyonundan yaptığı açıklamada, Fenerbahçe'nin borçlarının son kur artışından sonra 400 Milyon TL artarak, 4.5 Milyar TL'na ulaştığını belirtti. 31 Ağustos 2018- Galatasaray, 2018-19 sezonunda UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Rusya'nın Lokomotiv Moskova, Portekiz'in Porto ve Almanya'nın Schalke 04 takımları ile eşleşti. 15 Ağustos 2018- UEFA 2018/19 Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Süper Kupa Finali’nden  toplam 3.25 Milyar Euro gelir elde edecek. Bu gelirin 2.55 Milyar Euro'luk kısmı kulüplere dağıtılacak.  Şampiyonlar Ligi'ne katılacak ... 13 Ağustos 2018- Süper Lig 61.sezonu başladı. Spor Toto Süper Lig  11, 12 ve 13 Ağustos 2018 tarihlerinde oynanacak maçlarla başlayıp 26 Mayıs 2019'da sona erecek. Futbolekonomi- 1 Ağustos 2018  Toplam gelirleri 3.5 Milyar TL civarında olan Süper Lig'de kulüplerin toplam borçları 9.8 Milyon TL'na Ulaştı.   Futbolekonomi- Rusya'nın ev sahipliği yaptığı 2018 Dünya Kupası'nın finalinde Fransa, Hırvatistan'ı 4-2 yenerek 2. kez Dünya Kupası'nın sahibi oldu. Futbolekonomi- 12 Temmuz 2018 Real Madrid'in Portekizli yıldızı Chiristiano Ronalda 99.2 Milyon Sterlin (yaklaşık 112 Milyon Euro) karşılığı İtalyan devi Juventus'a transfer oldu. Juventus'a imza atan Ronaldo 4 yıllık imza kar... 15 Haziran 2018-  FIFA 21.Dünya Kupası başladı. Bir ay sürecek turnuva Rusya’da 11 kentte ve 12 farklı statda oynanacak. FIFA 32 takıma 400 Milyon $ dağıtacak. Şampiyon takım 38 Mio $ kazanacak.  4 Haziran 2018- Aziz Yıldırım'ın 20 yıllık başkanlık dönemine son veren Ali Koç, Fenerbahçe'nin yeni başkanı oldu. Resmi sonuçlara göre geçerli oy sayısı 20 bin 736 olarak açıklanırken oyların 16 bin 92'sini Ali Koç, 4 bin 644'... 27 Mayıs 2018-Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirilen genel kurulda , 2525 oy alan Mustafa Cengiz yeniden Galatasaray'ın başkanı oldu. 
Buradasınız >> Ana Sayfa Haberler & Makaleler Hukuk Murat Başaran Sporcu Transferi ve Kiralanmasında Vergi Sorunu

Sporcu Transferi ve Kiralanmasında Vergi Sorunu

imagesCANEA2YSTürkiye’de spor faaliyetiyle uğraşan kurumların Katma Değer Vergisi karşısındaki durumu, 30 MAYIS 1996 tarih ve 22651 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 55 seri numaralı KDV Genel Tebliği ile belirlenmiştir.

Bahis konusu Tebliğ’de, açıklamaların öznesi olan spor kulübünden ne anlaşılması gerektiği şu şekilde açıklanmıştır:

 

“A) Spor Kulüpleri

Profesyonel futbol faaliyetleri 2908 sayılı Dernekler Kanununa (o dönem yürürlükte bulunan y.n.) göre kurulan ve faaliyet gösteren dernek statüsündeki kuruluşlar ya da kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri eliyle gerçekleştirilmektedir. 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun (o dönem yürürlükte bulunan y.n.) 27. maddesi ile Profesyonel Futbol Talimatının (o dönem yürürlükte bulunan y.n.) 52. maddesi hükümlerine göre kulüpler, profesyonel takımlarını Türk Ticaret Kanununa göre kuracakları veya kurulmuş anonim şirketlere devredebilirler. Bunun sonucu olarak profesyonel futbol faaliyetlerinin anonim şirket statüsündeki kuruluşlarca yapılması da mümkündür.”

            Yine söz konusu Tebliğ’de, o dönem itibariyle spor kulüplerinin dernek statüsünde oldukları gerçeği ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-g maddesine göre profesyonel futbol şubelerinin katma değer vergisi kapsamına giren teslim ve hizmetleri tek tek sayılmış, futbolcu transferleri ile kiralamaları için Tebliğ genelindeki bakış açısından sapılarak, değerlendirme ticari nitelikten ziyade faaliyetin zorunlu bir unsuru olarak yapılan tanımlaması üzerine inşa edilerek, bu işlemler karşılığı kulüplerce elde edilen bedellerin Katma Değer Vergisinin konusuna girmemekte oldukları sonucuna ulaşılmıştır.

 

            Oysa kafa karışıklığına yol açan durum, spor faaliyeti ile uğraşan kurumların statüsünün belirlenmesi noktasındadır. Spor faaliyeti ile uğraşan kurumlar, dernek, derneklere ait iktisadi işletme ve (bir kısmı halka açık) anonim şirket olarak faaliyette bulunmakta, bu kurumların tamamı,  münhasıran spor faaliyetleri ile uğraşmaları halinde Kurumlar Vergisinden muaf tutulmaktadırlar. Kurumlar Vergisi açısından mevcut vergi dışı durum, gerek mükellef gerekse idare tarafından (federasyonların çatısı altında) benzer faaliyette bulunan bu kurumların ticari nitelikleri ve iktisadi işletme özelliklerine göre standart bir mükellefiyet oluşturulmasında gecikmelere ve dolayısıyla farklı uygulamaların devamına yol açmaktadır.  Bu kurumsal farklılığın Katma Değer Vergisi açısından da sürdürülmeye çalışılması, analizlerin bu çerçevede yapılması, söz konusu verginin işlem vergisi özelliği gereği karmaşaya yol açan bir duruma neden olmaktadır.

 

Futbolcu transferleri ile kiralamalarının Tebliğde belirtilen gerekçelerle, maç hasılatları, Spor toto-loto ve lotogol isim hakkı gelirleri, Spor malzemesi ve hediyelik eşya satışı, Yayın hakkı gelirleri, Reklam gelirleri, Diğer gelirler dışında değerlendirilmesi ayrı bir tartışma konusudur. Detaya girmeksizin belirtmek gerekirse, bu işlemlerin de yürütülen sportif faaliyetin ticari niteliği gereği, KDV’ye tabi diğer işlemlerden ayrı tutulmaması zorunlu olup, vergi alanına dahil edilmesi gerekir.

 

Ancak vergi idaresinin Futbolcu transferleri ile kiralamaları ile ilgili Tebliğ’deki yorumunu tartışma dışına bırakırsak, hükmün, Tebliğ yayımı tarihinde statüsü dernek olsa dahi, bugün itibariyle hangi statüde olduğunun bir önemi olmaksızın tüm spor kurumlarına uygulanacak biçimde düşünülmesi zorunluluktur. 

 

            Örnek vermek gerekirse, bugün Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı tarafından organize edilen Spor-Toto Süper Lig, PTT 1. Lig, Spot-Toto 2. Lig ve Spor –Toto 3. Lig’de 124 spor kulübü faaliyette bulunmaktadır. Bunların 4 adedi muhtelif modellerde halka açık olmakla birlikte 19 adedi ( ki bunlar Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor, Kasımpaşa, Adanaspor, Çaykur Rizespor,Göztepe, Çamlıdere Şekerspor, Kızılcahamamspor, Sakaryaspor, Kahramanmaraşspor, Tepecikspor, Fatih Karagümrük, İstanbulspor, Dardanelspor, Bursa Nilüferspor, Altınordu ve Yimpaş Yozgatspor’dur) ANONİM ŞİRKET statüsünde bulunmakta, kalan 105 adedi ise bir kısmı derneğe ait iktisadi işletme olmakla birlikte çoğunlukla dernek tüzel kişiliği altında faaliyette bulunmaktadır.

 

            Türkiye Basketbol Liglerinde ise faaliyette bulunan 2 adet anonim şirket (Banvit ve Bandırma Kırmızı) mevcuttur.

Toplu bir değerlendirme yapmak gerekirse, profesyonel liglerde yürütülen tüm faaliyetin ticari faaliyet ve faaliyeti yürütenlerin de iktisadi işletme olduklarıdır.

Gelir İdaresi Başkanlığı, futbolcu transferinden elde edilen gelirin KDV'ye tabi olup olmadığı hakkında hazırladığı 20/01/2012 ve B.07.1.GİB.4.16.16.02-300.10.151-30 sayılı Özelgesinde ise bu toplu değerlendirmeden ayrılarak kurumsal statü bazlı bir değerlendirme yapmıştır. Özelge içerdiği bilgi gereği tam metin olarak aşağıya alınmıştır.

 

“İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda; Anonim şirket statüsünde bulunan Şirketinizin 3. Profesyonel Futbol Liginde oynadığı ve sadece sportif faaliyetlerde bulunduğundan bahisle, Şirketiniz tarafından yapılan futbolcu transferlerinden elde edilen gelirin katma değer vergisine tabi olup olmadığı konusunda bilgi verilmesi istenilmektedir.

 

Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi ile ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde Türkiye'de yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi tutulmuş, aynı Kanununun 1/3-g maddesi ile genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisine tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı maddenin 4 üncü fıkrası tic

ari, sınai, zirai faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliği Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceğini, 5 inci fıkrası ise bu faaliyetlerin kanunların veya resmi makamların gösterdiği gerek üzerine yapılması, bunları yapanların hukuki statü ve kişiliklerinin işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye mani teşkil etmeyeceğini hükme bağlamıştır.

 

Konu ile ilgili olarak 55 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin "A-Spor Kulüpleri" başlıklı bölümünde; anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan kuruluşların bütün teslim ve hizmetlerinin Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1 inci maddesi gereğince vergiye tabi olduğu açıklanmıştır.

 

Buna göre, anonim şirket statüsünde sportif faaliyetlerde bulunan şirketiniz tarafından yapılan futbolcu transferlerinden elde edilen bedeller, KDV Kanununun 1/1 inci maddesi kapsamında KDV ye tabi olacaktır.”

 

Yukarıda ipuçlarını vermiş olduğumuz görüşümüz ekseninde özelge içeriği ve ulaşılan sonuç, KDV açısından faaliyetin/işlemin niteliğinin vergiye tabi olup olmama bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, spor faaliyeti ile uğraşan kurumun statüsüne bağlı farklı değerlendirmelerin, gerek sportif ve mali rekabet eşitliği, gerek verginin adilliği, gerekse somut olarak zaten bu boyutuyla dernek, derneğe ait iktisadi işletme veya anonim şirket olsun sportif kurumların tamamının hali hazırda ticari faaliyette bulunan iktisadi işletmeler oldukları gerçeğiyle örtüşmemektedir.

 

Aynı ligde, tek bir mevzuata bağlı ve düzenlemelere tabi olarak benzer faaliyette bulunan, aynı (yayın, sponsorluk, hasılat, reklam v.b) gelirleri elde eden iki kurumdan birinin yalnızca anonim şirket statüsü gereği sporcu transfer ve kiralamalarında işin ticari olduğundan bahisle KDV hesaplaması, diğerinin ise aslında olması gereken iktisadi işletme statüsü idari olarak tesis edilmediğinden aynı işlemin bu defa ticari niteliği bulunmadığından KDV dışı kalması kabul edilemez. Özellikle devir KDV yükü bulunan spor kulüpleri açısından KDV hesaplayan (anonim şirket) konumunda olmak bir finans girişine, KDV hesaplayamayan  (dernek/iktisadi işletme) konumunda olmak ise bir finans çıkışına neden olacaktır.

 

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından aşağıya alınan ve spor kulüpleri dernekleri tarafından yılda birden fazla kermes düzenlemesi, çay ocağı veya lokal işletilmesi, kurs düzenlenmesi, federasyonlar tarafından da lig katılım, seminer, sponsorluk, kira ve işletme gelirleri elde edilmesi durumunun dahi ticari nitelikte olduğu ve iktisadi işletme oluşturduğu yönündeki yorumları, sporcu transferlerinde yapılan yorumla özde çelişmektedir.

 

Sonuç olarak, ya futbolcu transferleri ile kiralamaları spor faaliyetinde bulunan tüm kurumlar için vergiye tabi bir işlem olarak tanımlanacak, ki görüşümüz bu olmakla birlikte bunun için 55 seri numaralı KDV Genel Tebliği değişmelidir; ya da 55 seri numaralı Genel Tebliğ’de bu husu bağlamında yapılan açıklama anonim şirket statüsünde olsun olmasın tüm kurumlar için bağlayıcı olmalı ve işlem vergi dışında tutulmalıdır.

İlgili Özelgeler:[1]

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü)

   

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-4:2011/14001-03-99

18/01/2012

Konu

:

Dernek tarafından yapılan kermesin iktisadi işletme oluşturup oluşturmayacağı ve belge düzeni hk.

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda derneğinize ayni olarak alınan bağışların (küçük çaplı çeyiz eşyaları, evde yapılan yiyecekler v.b.) zaman zaman düzenlenen kermesle satıldığı belirtilerek, bu durumun vergi mevzuatı açısından değerlendirilmesi talep edilmiştir.

A-) KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşları vergi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

3/4/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler" başlıklı (2.4) bölümünde iktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerektiği, aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.

İktisadi işletmenin belirgin özellikleri; bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir. Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir.

Kanun, bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsama almıştır.

Dernek veya vakfa ait bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilebilmesi için iktisadi işletmenin;

• Dernek veya vakfa ait veya bağlı olması (ait olma, sermaye bakımından; bağlı olma ise idari bakımdan bağlılığı ifade eder),

• Sermaye şirketi veya kooperatif şeklinde kurulmamış olması,

• Ticari, sınai veya zirai alanda devamlı olarak faaliyette bulunması

gerekmektedir.

Devamlılık unsuru, bir hesap dönemi içinde aynı veya ayrı faaliyet alanlarında ticari mahiyet arz eden işlemlerin birden fazla yapılmasını ifade etmektedir. Aynı hesap döneminde tek işlem nedeniyle ticari faaliyetin devamlılık unsurunun oluştuğunu kabul etmek mümkün olmamakla birlikte, faaliyetin organizasyon gerektirmesi veya amacının ticari olması durumunda devamlılık unsurunun varlığı kabul edilir.

Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir.

Örneğin; aynı vergilendirme döneminde birden fazla veya birden fazla vergilendirme döneminde periyodik olarak, ticari bir organizasyon çerçevesinde çay, yemek, tiyatro, kermes, konser gibi faaliyetlerin düzenlenmesi ve bu faaliyetlerden dolayı gelir elde edilmesi nedeniyle oluşacak olan iktisadi işletme için kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekecektir.

Yapılan işlemlerin ticari mahiyet arz etmemesi durumunda, devamlı bir ekonomik faaliyet söz konusu olmayacaktır.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, Derneğiniz tarafından organize edilecek kermesin bir defaya mahsus olmak üzere gerçekleştirilmesi halinde, bu faaliyet nedeniyle Derneğinize bağlı bir iktisadi işletme oluşmayacaktır.

Ancak, bu faaliyetin yılda birden fazla veya her yıl bir defa olmakla beraber müteakip yıllarda ya da birkaç yıl arayla periyodik olarak tekrar ettirilmesi veyahut ticari bir organizasyon çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde, söz konusu faaliyet dolayısıyla Derneğinize bağlı bir iktisadi işletme oluşacağından bu iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edileceği tabiidir.

B-) VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME :

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinde; "Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;

2.Serbest meslek erbabına;

3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;

4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;

5.Vergiden muaf esnafa.

Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.

Yukarıdakiler dışında kalanların, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile kazancı basit usulde tespit edilenlerden ve defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilerden satın aldıkları emtia veya onlara yaptırdıkları iş bedelinin (01/01/2011 tarihinden geçerli olmak üzere) 700,-TL'yi geçmesi veya bedeli 700,-TL'den az olsa dahi istemeleri halinde emtiayı satanın veya işi yapanın fatura vermesi mecburidir" hükmü yer almaktadır.

Öte yandan; aynı Kanununun 172 nci maddesinde, bu Kanunun esaslarına göre defter tutacaklar sayılmış olup, iktisadi kamu müesseseleriyle dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin, defter tutma bakımından tüccarların tabi oldukları hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 177 nci maddesinde, " Aşağıda yazılı tüccarlar I. sınıfa dahildirler.

...

5- Kurumlar vergisine tabi olan diğer tüzel kişiler (Bunlardan işlerinin icabı bilanço esasına göre defter tutmalarına imkan veya lüzum görülmeyenlerin, işletme hesabına göre defter tutmalarına Maliye Bakanlığınca müsaade edilir.)..." hükmü mevcuttur.

Diğer taraftan, Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında 3100 sayılı Kanunla, perakende mal satan veya hizmet ifa eden birinci ve ikincisınıf tüccarlara, Vergi Usul Kanununa göre fatura verme mecburiyetinde olmadıkları satışlarının belgelendirilmesi için ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti getirilmiştir.

Anılan Kanunla ilgili olarak yayımlanan 36 Seri No.lu Genel Tebliğin 2/a bölümünde; "1/1/1992 tarihinden itibaren yeni işe başlayan (ödeme kaydedici cihaz kullanmayı gerektiren bir işle uğraşan veya hizmet ifasında bulunan) mükelleflerde, işe başlama tarihinden itibaren; 30 gün içerisinde ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetinin başlayacağı" açıklanmıştır.

Buna göre, derneğiniz tarafından söz konusu kermesin ticari organizasyon çerçevesinde yapılması, yılda birden fazla tekrar edilmesi veya her yıl bir defa olmakla beraber müteakip yıllarda ya da birkaç yıl arayla yapılmasına karşılık periyodik olarak tekrar edilmesi durumunda, bu faaliyetin devamlı olduğunun kabulü gerektiğinden oluşacak söz konusu derneğe bağlı iktisadi işletmenin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin 5 inci bendi gereğince I nci sınıfa tabi tüccar olarak bilanço esasına göre defter tutması gerekmektedir.

Diğer taraftan; bu satışların tamamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 232 nci maddesinin birinci fıkrasında beş bent halinde sayılanlara yapılması veya her bir satış tutarının 700.-TL'yi aşması halinde ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti bulunmamaktadır. Ancak, bunların dışında kalanlara yapılan ve bedeli 700-TL'nin altında kalan satışlar için müşteriler tarafından fatura talep edilmesi bu satışların perakende olma özelliğini değiştirmeyeceğinden ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyeti bulunmaktadır.

C-) KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3 üncü maddesinin g bendinde; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV nin konusunu oluşturduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, Derneğiniz tarafından söz konusu kermesin ticari organizasyon çerçevesinde yapılması, yıl içerisinde birden fazla tekrar ettirilmesi veya yıl içerisinde bir defa olmakla beraber müteakip yıllarda ya da birkaç yıl arayla yapılmasına karşılık periyodik olarak tekrar ettirilmesi durumunda, bu faaliyetin devamlı olduğu kabul edilerek Derneğinize bağlı bir iktisadi işletme oluşmuş olacağından, söz konusu iktisadi işletmenin KDV mükellefiyetinin tesis ettirilmesi gerekecektir.

 

 

T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü


TARİH : 27.06.2000
SAYI : B.07.0.GEL.0.54/5417-1740/31047
KONU : Spor Klubü Derneğinin, çay ocağı, büfe ve
lokal işletme faaliyetinden dolayı, KDV mükellefiyetinin
tesis edilip edilmeyeceği hk.


AMASYA VALİLİĞİNE
(Defterdarlık: Gelir Müdürlüğü)


.....'da kurulu .... Spor Kulübü Derneği tarafından Bakanlığımıza verilen 14.10.1999 tarihli dilekçe ve eklerinin birer örneği ilişikte gönderilmiştir

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 1 inci maddesinin (D) bendi ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler vergi mükellefiyetine alınmış, dernek ve vakıflar tüzel kişilikleri itibariyle mükellefiyet dışında tutulmuştur. Aynı Kanun'un 4 üncü ve 5 inci maddeleriyle de dernek ve vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve sermaye şirketleri ile kooperatifler dışında kalan ticari, sınai ve zırai işletmelerin, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu, bunların kazanç gayesi gütmemelerinin faaliyetin Kanun'la tevdi edilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, müstakil muhasebeleri ve kendilerine tahsis edilmiş sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerine etki etmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, adı geçen Dernek tüzel kişiliği itibariyle kurumlar vergisi mükellefi değildir Ancak, adı geçen Derneğe ait bir iktisadi işletme bulunması halinde söz konusu iktisadi işletmenin (lokal, çay ocağı vs.) kurumlar vergisi mükellefi olacağı açıktır.

Diğer taraftan, aynı Kanunun 7 nci maddesinin 8 numaralı bendinde, Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetlerinde bulunan anonim şirketlerin kurumlar vergisinden muaf olduğu belirlenmiştir.

Buna göre, adı geçen derneğin Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklerden olması halinde, söz konusu derneğe ait idman ve spor müesseseleri kurumlar vergisinden muaf olacaktır

Ayrıca, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin (5/b) bendinde, vakıflara ve derneklere ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden vergi tevkifatı yapılacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu tevkifatın oranı ise 01/02/1995 tarih ve 22189 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/01/1995 tarih ve 95/6429 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 20 olarak belirlenmiştir.

Bu durumda, söz konusu derneğe ait gayrimenkullerin kiralanması karşılığında kiracılar tarafından derneğe yapılacak kira ödemelerinden % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının 4369 sayılı Kanunun 48 inci maddesiyle değişik 8 numaralı bendinde ise, kanunla kurulan dernek ve vakıflar ile dernek ve vakıf olmamakla birlikte; odalar, borsalar meslek örgütleri ve bunların üst kuruluşları, siyasi partiler, emekli ve yardım sandıkları gibi vergi uygulamalarında dernek ve vakıf olarak kabul edilenler hariç, dernek ve vakıflar ile tam mükellef kurumlara ödenenler dahil, mevduat hesaplarına yürütülen faizlerden gelir vergisi tevkifatı yapılacağı belirlenmiştir.

22/08/1998 tarih ve 23441 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 59 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin "Dernek ve Vakıflara Ödenen Menkul Sermaye İratlarında Tevkifat" başlıklı (1.2.1) bölümünde de, bu hükmün 29/07/1998 tarihinden itibaren, vadesiz hesaplara ödenecek faizlerle, bu tarihten itibaren açılan veya vadesi yenilenen hesaplara ödenecek mevduat faizlerine uygulanacağı, bu tarihten önce açılmış olan vadeli hesaplara ödenen faizlerden tevkifat yapılmayacağı ve tevkifat uygulamasında mevduat hesabının vade tarihinin önemli olmadığı açıklanmıştır.

Buna göre, adı geçen Dernek adına 29/07/1998 tarihinden önce bankalarda açılmış olan vadeli hesaplarına yürütülen faizlerden tevkifat yapılmayacağı ancak, bu tarihten sonra açılan veya vadesi yenilenen hesaplara yürütülecek faizlerden 29/12/1996 tarih ve 22862 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 20/12/1996 tarih ve 96/8955 sayılı Kararnamenin Eki Karar ile % 12, 25/08/1999 tarih ve 23797 sayılı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan 20/08/1999 tarih ve 99/13230 sayılı Kararnamenin Eki Karar ile de 01/09/1999 tarihinden itibaren % 13 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri katma değer vergisine tabi bulunmaktadır.

Buna göre, adı geçen kulübün çay ocağı, büfe ve lokal işletme faaliyetinden dolayı katma değer vergisi mükellefiyetinin tesisi gerekmektedir.

 

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

(Katma Değer - Özel Tüketim Vergileri ve Anlaşmalar Uygulama Müdürlüğü)

   

Sayı

:

B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-3/2010-14001-35-542

18/07/2011

Konu

:

Spor Kulubü bünyesinde açılacak kurslarda KDV

 

 

İlgide kayıtlı yazınızda, ... olarak dernek tüzüğü dahilinde çeşitli spor dallarında kursların düzenlenmek istendiği belirtilerek bu kurslar için kurumlar vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyet tesisinin gerekip gerekmediği yönünde Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır.

KURUMLAR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, dernekler ve vakıflar kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmamakla birlikte, aynı maddenin (ç) bendi ile dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler mükellefiyet kapsamına alınmıştır. Kanunun 2 nci maddesinde de dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadi işletmeleri olduğu; bunların kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "2.4. Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler" başlıklı bölümünde iktisadi işletmenin tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerektiği, aksi halde diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.

İktisadi işletmenin belirgin özellikleri; bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesidir. Diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurları, ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetlerdir.

Kanun, bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek ya da vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsama almıştır.

Ticari organizasyon, sermaye tahsisi, işyeri açılması, personel istihdamı, ticaret siciline kaydolmak gibi unsur ve şartlardan tümü veya bir kısmı yerine getirilmek suretiyle belirli şekilde kurulmuş olacaktır. Bu takdirde bu organizasyon içinde bir takvim yılında veya iki veya üç yılda tek bir işlem yapılmış olsa dahi ticari faaliyetin varlığı kabul edilecektir.

Bu çerçevede; derneğinizin belli bir bedel karşılığında kursiyerlere düzenleyeceği kurslar, Kurumlar Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında idman ve spor faaliyeti olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından ve kurs faaliyeti nedeniyle derneğinize ait iktisadi işletme oluşacağından oluşan iktisadi işletmeden dolayı kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesisi gerekmektedir.

KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanununun;

1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olanveyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV ye tabi olduğu,

17/1 inci maddesinde, genel ve katma bütçeli daireler, il özel idareleri, belediyeler, köyler, bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, siyasi parti ve sendikalar, kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları, kamu menfaatine yararlı dernekler, tarımsal amaçlı kooperatifler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıfların, ilim, fen ve güzel sanatları, tarımı yaymak, ıslah ve teşvik etmek amacıyla yaptıkları teslim ve hizmetleri ile tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetlerinin KDV den istisna olduğu,

hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, derneğinizin kurs faaliyetleri nedeniyle oluşan derneğinize ait iktisadi işletmenin teslim ve hizmetleri KDV Kanununun 1/3-g maddesine göre KDV ye tabi olacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Gelir Yönetimi Daire Başkanlığı I

   

Sayı

:

B.07.1.GİB.0.01.55-130-5

06/02/2012

Konu

:

Türkiye Kick Boks Federasyonunun Gelirlerinin KDV ile KV Karşısındaki Durumu

 

 

İİlgide kayıtlı dilekçenizde; Federasyonunuzun ana statüsünün 35 inci maddesinde belirtilen, federasyon gelirlerinin katma değer vergisine tabi olup olmadığı ile federasyonunuz ile sponsor firma arasında imzalanan sponsorluk sözleşmesine dayanılarak sorumlu sıfatıyla KDV nin beyan edilip edilmeyeceği hususunda bilgi istenilmektedir.

1- KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile iktisadi kamu kuruluşları kurumlar vergisi mükellefiyeti kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinde de Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan sermaye şirketleri ve kooperatifler dışında kalan ticari, sınai veya zirai faaliyetlerin iktisadî kamu kuruluşu olduğu, bunların kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal ve hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin "2.4. Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler" bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Anılan Genel Tebliğin (2.3.1) bölümünde ise iktisadi işletmenin belirlenmesinde iktisadi işletmenin en belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesi olduğu diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı veya hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kâr edilmemesinin, kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği ifade edilmiştir.

Dolayısıyla, federasyonların tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayıp devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetleri nedeniyle oluşacak iktisadi işletmeler nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edileceği tabiidir.

Öte yandan, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna, 5105 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle eklenen Ek 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında, federasyonlara talepte bulunmaları durumunda Merkez Danışma Kurulunun uygun görüşü, Genel Müdürlüğün bağlı olduğu Bakanın teklifi ve Başbakanın onayı ile idari ve mali özerklik verilebileceği ve aynı maddenin on üçüncü fıkrasında ise özerk federasyonların tüm gelirlerinin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükme bağlanmıştır.

12/09/2006 tarihinde kurulan Federasyonunuza, 3289 sayılı Kanunun Ek 9 uncu maddesi hükmü çerçevesinde, 22/12/2006 tarih ve 26384 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Başbakanlık Makamının 13/12/2006 tarih ve 343 sayılı olurları ile idari ve mali yönden özerklik verildiği ve Federasyonunuz ana statüsünde yer alan tüm gelirleriniz dolayısıyla her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunuz anlaşılmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, Federasyonunuzun özerk bir federasyon olması nedeniyle ana statüsünüzün 35 inci maddesinde sayılan gelirleriniz, 3289 sayılı Kanunun Ek 9 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca kurumlar vergisinden muaf tutulacaktır. Ancak, bu gelirleriniz dışında devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetlerinizin bulunması halinde, oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.

2- KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

Katma Değer Vergisi Kanununun;

- 1/3-c maddesinde, profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi faaliyetlerinin katma değer vergisine tabi olduğu,

- 1/3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticarî, sınaî, ziraî ve meslekî nitelikteki teslim ve hizmetlerinin katma değer vergisine tabi bulunduğu, aynı maddede ticari, sınaî, ziraî faaliyet ile serbest meslek faaliyetinin devamlılığı, kapsamı ve niteliğinin Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre; Gelir Vergisi Kanununda açıklık bulunmadığı hallerde, Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre tayin ve tespit edileceği, ayrıca Kanunun 1 nci maddesinde sayılan faaliyetlerin kanunların veya resmî makamların gösterdiği gerek üzerine yapılmasının, bunları yapanların hukukî statü ve kişiliklerinin, Türk tabiyetinde bulunup bulunmamalarının,ikametgâh veya işyerlerinin yahut kanunî merkez veya iş merkezlerinin Türkiye'de olup olmamasının işlemlerin mahiyetini değiştirmeyeceği ve vergilendirmeye engel teşkil etmeyeceği,

- 17/1-b maddesinde, bu maddede sayılan kurum ve kuruluşların tiyatro, konser salonu, kütüphane, sergi, okuma ve konferans salonları ile spor tesisleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kültür ve eğitim faaliyetlerine ilişkin teslim ve hizmetlerin, 17/2-e maddesinde ise; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, kanunlarla kendilerine verilen görev gereği ve kuruluş amaçlarına uygun ruhsat, izin, onay ve benzeri hizmetleri ile bu hizmetlerle ilgili olarak kullanılacak basılı kağıtların bu kuruluşlar tarafından tesliminin (motorlu taşıtlar tescil plaka teslimleri hariç) KDV den istisna tutulduğu,

-17/2-b maddesinde KDV Kanununun 17 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlara bedelsiz olarak yapılan her türlü mal teslimi ve hizmet ifalarının katma değer vergisinden istisna edildiği

-hükme bağlanmıştır.

Bu çerçevede Federasyonunuzun ana statüsünün 35 inci maddesinde sayılan " Genel Müdürlük bütçesinden altyapı ve eğitime ilişkin projelerin desteklenmesi için aktarılacak kaynak, sporcu kartlarından ve sporcu lisanslarından alınacak tescil ve vize ücretleri, özel spor salonu kulüp ve diğer kuruluşlardan alınacak katkı ve tesis yeterlik belgesi ücretleri ile aidatlar, turnuvalardan alınacak katkı payları, transferlerden alınacak pay, ceza ve itiraz gelirleri" katma değer vergisine tabi bulunmamaktadır.

Ancak, Federasyonunuzun bu gelirleri dışındaki " turnuva ve lig müsabakaları katılım bedelleri, eğitim, hakem ve antrenör kursları, gelişim seminerleri katılım bedelleri, sponsorluk gelirleri, kira ve işletme gelirleri" ticari faaliyet kapsamında ifa edildiğinden katma değer vergisine tabidir.

Diğer taraftan, KDV Kanununun 17/1 inci maddesinde sayılan kurum ve kuruluşlardan olan Federasyonunuza bedelsiz olarak yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları Kanunun 17/2-b madde hükmü gereğince KDV den istisna tutulacaktır.

Öte yandan, Federasyonunuzun sponsorluk ve kiralama işlemlerine ait KDV'nin mükellef sıfatıyla tarafınızdan beyan edilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

www.gib.gov.tr/index.php?id=1028

 

 

Bu İçerik  9155  Defa Okunmuştur
 

Degerli yazarimiz Murat Başaran Cuma, 02 Nisan 2010.

YAZARIN DIGER YAZILARINI GORMEK ICIN TIKLAYIN

Neden Futbol Ekonomisi?

 

www. Futbolekonomi.com’un  vizyon ve misyonu temel olarak  Futbol Ekonomisi Stratejik Araştırma Merkezi’nin (FESAM) vizyon ve misyonuna paralel ve aynı düzlemdedir.

 

Bu bağlamda temel misyonumuz: Futbolun yerel ve küresel makro özelliklerini incelemek ve yeni yapısal modeller önermek; bu kapsamda entelektüel gelişimi hızlandırmak ve buna ilişkin referans olabilecek bir database oluşturmak ve bunu tüm futbol araştırmacılarının emrine sunmak... Bu amaçla yapılan çalışmaları yayımlamak; gerekli her türlü bilimsel futbol araştırma ve geliştirme projelerine entelektüel anlamda destek vermek.

 

Temel Vizyonumuz: Önerilen yeni modellerin gerçekleştiğini görmektir.

 devamı >>>

tbmm-logo

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Spor Kulüplerinin Sorunları ile

Sporda Şiddet Sorununun Araştırılarak

Alınması Gereken Önlemlerin

Belirlenmesi Amacıyla Kurulan

 

MECLİS ARAŞTIRMASI

KOMİSYONU

RAPORU

tugrulaksar_ge_roportaj

Tuğrul Akşar Güngör Urasın sorularını yanıtlıyor

  Yazar Tuğrul Akşar,
Milliyet Gazetesi Yazarı Güngör Uras'ın
sorularını yanıtlıyor.
detay için tıklayınız..

 

e- Bülten Üyeliği

E-Bülten listemize üye olmak için lütfen aşağıdaki alanları doldurunuz.

Spor Endexi

21.09.2018 Kapanış Günlük
Değişim %
  IMKB 100

97.244

1,17

 bjk BJKAS

2,19

-1,35

 fb FENER

22,20

-1,07

 gs GSRAY

1,62

0,62

 trabzon TSPOR

1,34

-0,74

 

       

Videolar

Tuğrul, Tuğrul Akşar, Pusula, Ekonomi, Futbol, Futbol Ekonomi, Mali,VİDEONUN DEVAMI VE DİĞER VİDEOLAR İÇİN TIKLAYIN.

İstatistikler

İçerik Tıklama Görünümü : 19107928

Lefter Küçükandonyadis Sezonu 2018-19 Puan Durumu

 Sıra TAKIMLAR O G B M A Y AV P
1

Başakşehir

 6  4   1    1   11  3   8    13 
2 Galatasaray  6  4  0  2  14  9  5  12
3 Kasımpaşa

 6

 4  0  2  10  2  2  12
4

Beşiktaş

 6  3  2  1  11

 8

 3  11
5 Konyaspor
 6  3  2  1  10  7  3

 11

6

Malatyaspor

 6

  3 

 1  2  6  4  2  10
7

Ankaragücü

 6

 3 

 1  2  8  7  1  10
8

Antalyaspor

 6  3  1  2  10  13  -3  10
9

Göztepe

 6  3

 0

 3  6  6  0  9
10

Alanyaspor

 6  3  0  3  4  10  -6  9
11 Kayserispor  6

  2 

 2  2  5  6  -1  8
12 Trabzonspor  6  2  1   3   10  8  2  7
13 Fenerbahçe  6  2  1  3  6  7  -1  7
14 Akhisarspor  6  1  2  3  7  8  -1  5
15 Bursaspor

 6

 0  5  1  4  5

  -1 

 5
16 Sivasspor

 6

 1  2  3  6  11  -5  5
17 Rizespor  6  0  3  3  5  8  -3  3
18 Erzurumspor   6   0  2  4  5  10  -5  2

Okur Yazar


Futbolun ekonomisi, mali, hukuksal ve yönetsel kısmına ilişkin varsa makalelerinizi bize gönderin, sizin imzanızla yayınlayalım.

Yazılarınızı  info@futbolekonomi.com adresine gönderebilirsiniz. 

 

 

Money Football League

2018 Deloitte Para Ligi Raporu   

“ Yirmibirincisi yayınlanan 2018 Deloitte Para Ligi Raporu’na göre Manchester United 676 Milyon Euro’luk geliriyle zirvedeki yerini korudu. Türk takımı bulunmayan Lig’in ilk 20’sinde 14 İngiliz Kulübü bulunuyor.
Raporu okumak için Tıklayınız

 


    

EkoLig-Foto

 

EkoLig - Futbol Ekonomisi Raporu, Türk Futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına alan ve futbolun finansal verilerini Avrupa'nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapor 
için tıklayınız 

 

 

Endustriyel_futbol

 

Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı Üzerine

Futbolun Endüstriyel gelişimi, kulüplerin sportif ve iktisadi/mali yapılanışını derinden etkiliyor. Dorukhan Acar’ın Kurumsal Yönetim temelli yaklaşımı ile "Futbolda Endüstriyel Denge ve Başarı"yı okumak için klikleyiniz

 

 

Türkiye'de Kadın Futbolunun Gelişimi ve Günümüzdeki Durumu

 

imagesCAVM4O4L

 

Dr. Lale ORTA’nın Kadın Futboluna Entelektüel Bir Yaklaşım Sergilediği makalesi için tıklayınız.” 

 

 

İngiliz Futbolunda Kurumsal Yönetişim Üzerine

 

governance_in_football

 

Tüm kulüplerimize ve Türk Futbol yapılanmasına farklı bir bakış açısı kazandırabileceğini düşündüğümüz, İngiliz Parlementosu’nun Kültür, medya ve spor Komitesi’nin hazırladığı raporu okumak için tıklayınız. 

 

money-and-soccer

“Money scorring goals”, Gerçekten de “Para Gol Kaydedebiliyor mu? “

Euro 2012’nin olası ekonomik etkilerini
okumak için tıklayınız. 



FFP

Futbolda Finansal Sürdürülebilirlik Kapsamında ''Finansal Fair Play Başa Baş Kuralı ve Beşiktaş Futbol Kulübü Üzerinde Bir Uygulama 
Hüseyin AKTAŞ/Salih MUTLU,

okumak için tıklayınız.